Amerika’nın Asıl Sorunu Resesyon Değilse, Nedir?

“Resesyon sona erdiğinde bile, Amerikalıların çoğu 10 yıl öncesine göre daha iyi durumda olmayacak. İş dünyasını şeytan gibi görmenin de bir yararı yok.”

Stajını puanla, senden sonra gelen öğrenciler faydalansın. www.stajinipuanla.com
Türkiye'nin en gözde şirketlerini üniversite öğrencileri belirliyor. www.engozdesirketler.com

Dünyanın en çok hasılat sağlayan filmi “Avatar” şimdi sinemalarda ve dünyadaki en şeytani gücün ne olduğunu açıkça tanımlıyor: İş. “Avatar”da Pandora gezegenindeki bir madencilik şirketinin faaliyetlerinin yapmacık tavırlı yöneticisi, “Hissedarların kötü bir reklamdan çok daha fazla korktukları tek şey var” diyor. “Bu da kötü bir mali çeyrek raporudur.” Barışsever yüzlerce Pandoralı’nın katliamı basında olumsuz haberlerin yapılmasına yol açabilir ama her halükarda, kâr uğruna, bunu yapmaya kararlı.

Oscar adayı “Up in the Air”de (Aklı Havada) de karşımıza çıkan bu betimleme biraz abartılı olsa da mevcut ortamla son derece uyumlu; nitekim, ABD Başkanı Obama da kısa süre önce ironik bir şekilde “şişman kedi bankacılar” ifadesini kullandığında, büyük bir kesimin gönlünü okşadığının bilincindeydi. Anketler, ABD ve gelişmiş ülkelerin, ABD’deki resesyonun başlamasının üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ iş dünyasından nefret ettiğini gösteriyor. Edelman PR tarafından 2009 yılında yapılan bir anket, Amerikalıların yalnızca yüzde 30’unun (İngilizlerin ise yüzde 13’ü) global iş dünyasının iyi bir imaja sahip olduğuna inandığını ortaya koydu. Şimdi ise Kongre, finans hizmetleri sektörünü cezalandırmak için “Wall Street vergisi”ni gündeme alırken, İngiltere ve Fransa, bonuslardan yüksek vergiler alınmasını öngören yasal düzenlemeleri çoktan uygulamaya koydu.

Ancak hedefteki kurbanlar rahatlıkla bunlardan paçayı sıyırabilecekleri için bu yaptırımlar hiçbir işe yaramayacak. Aslında tüm bu adımlar bir tür bedel ödetmeyi amaçlıyor: Seçmenler resesyondan ve mali açıdan zor duruma düşmelerinden sorumlu tuttukları belli bir kesimin cezalandırıldığını görmekten mutluluk duyuyor. İşlerin mevcut gidişatından memnun olunmamasının haklı gerekçeleri var. Ancak…

İŞ DÜNYASINI SUÇLAMAK HEM DELİLİK HEM DE TEHLİKELİ.

Delilik çünkü son resesyona yol açanları gerçekten bilmek istiyorsanız, liste uzun: Kuşkusuz, aptal ve sığ görüşlü şirketlerin rolü yadsınamaz ama aynı zamanda unutmamak gerekir ki, riskli kredilere izin veren ve teşvik eden hükümetti; bunun sonucunda milyonlarca insan aslında hiçbir zaman almamaları gereken mortgage kredilerini aldı. Daha da önemlisi, çok daha geniş çaplı bir soruna rasyonel olmayan bir tepki gösteriliyor. Bu resesyon ne kadar berbat olursa olsun, acı gerçek şu ki, sona erdiğinde bile (belki de çoktan sona erdi) Amerikalıların büyük bir bölümünün 10 yıl öncesine göre daha iyi durumda olmayacağı gibi, büyük beklentileri de olamayacak. İş dünyasını ipin ucunda sallandırmak hiçbir işe yaramaz.

AMERİKALILARIN ÇOĞU İÇİN ASIL SORUN RESESYON DEĞİL.

Asıl sorun, bir ailenin ortalama gelirinin son 10 yıldır hiç artmamış olması. Ülkenin büyük bir bölümü uzun bir süre ekonomide büyümeler, daralmalar, ayı ve boğa piyasaları, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar’la havanda su dövdü. Gerçek hayattaki filmde kötü adamı bulmaya çalışalım. Geniş çaplı bir küresel emek pazarı düzeni, milyonlarca Amerikalının iş için Çinliler, Hintliler ve diğer çalışanlarla rekabete girmek zorunda kalması sonucu, ücretlerin aşağıya çekilmesi anlamına geldi. Toplumsal trendler tek ebeveynli ve dolayısıyla, daha düşük gelirli hane sayısını artırdı. Belki de daha da önemlisi, ABD artık yaşam standartları sürekli yükselen mezunlar ortaya koyan, dünya şampiyonu bir eğitim sistemini desteklemiyor.

KÖTÜ ADAM KİM?

Birkaç kişiyi ya da tek bir sektörü şeytan ilan edemeyiz. Suçlu zenginler değil; tepedeki yüzde 1’lik kesimin kazancı alttakilerin gelirinin azalmasına yol açmadı. ABD toplumu hiç de kötü değil. Sadece değişen bir dünyaya uyum sağlayamıyor. Ancak umutsuzluğa kapılmayın; yeniden yüksek yaşam standartlarına kavuşabiliriz. Bunu daha önce de yapmıştık. Ancak bu kadar çok sayıda Amerikalının ekonomik açıdan zor durumda olmasının gerçek nedenleriyle yüzleşmeyi reddettiğimiz sürece bunu asla tekrar başaramayacağımız kesin.

YAŞAM STANDARTLARI NASIL İYİLEŞTİRİLİR?

1.HESAP VERME MEKANİZMASINI GÜÇLENDİRİN VE DEVLET OKULLARINA DAHA FAZLA BÜTÇE AYIRIN. Okul müdürleri ve öğretmenlerin herkes kadar teşviklerden hoşlandıklarının bilincine vardığımız zaman daha donanımlı mezunlarımız olabilir.

2.PERFORMANSI YÜKSEK GÖÇMENLERE KUCAK AÇIN. Onlar Amerikalıların işlerini çalmıyor; tersine istihdam yaratıyorlar ve ABD’yi daha rekabetçi hale getiriyorlar.

3.ABD İŞ DÜNYASINA UYGULANAN VERGİLERİ DÜŞÜRÜN VE ŞİRKETLERE YÖNELİK TEŞVİKLERE SON VERİN: Bu Amerikan şirketlerini dünya çapında daha rekabetçi hale getirecek ve Amerikalı işçileri de olumlu etkileyecek.

Geoff Colvin / Fortune

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorumlayin

Spam Protection by WP-SpamFree Plugin