Risk almak için büyük işlerle uğraşmaya gerek yoktur. Risk, emin olamadığınız her şey için alınabilir gibi görünse de öyle değildir. Risk, birçok seçeneğin arasından birini seçmek değildir asla. Benim için risk, deneyebilecek başka bir şansınız olmadığında aldığınız karardır.
İyi bir girişimci risk alandır denir. İyi bir girişimci aslına bakarsanız, gördüğü fırsatı ilk olarak değerlendirendir. Risk de buradan gelir zaten. İlk olmak, riskli ve bir o kadar da zordur. Girişimci olmanız için risk alıyor olmanız gerekir. Yatırımcı ile girişimci arasındaki fark budur. Yatırım da bir risktir diyeceksiniz. Ama bu benim tanımıma uymuyor!
Yatırımcının önünde bir çok seçenek vardır. Sürekli dener, olmadı yine dener. Kazanır ve kaybeder. Girişimci de buna çok yakındır ama asla bir yatırımcı bir girişimci kadar deli olamaz! Girişimci, parasız dolaşmayı göze alabilmiştir, yatırımcı bu kadar deli değildir. Girişimci “olmaz” ‘ları olur yapmak için çabalar, yatırımcı “olur” ‘u oldurtur. 1′e 3 verecek bir bahis kuponunun 10′a 30 vermesini sağlar yatırımcı. Oysa girişimci 1′e 300 verecek bir kupon hazırlamanın peşindedir. Yatırımcı, yükselme eğilimindeki bir hisse senedine parasını yatırandır. Girişimci ise tabanı gören hisse senedine yükselişe geçecek ümidiyle para yatırandır.
Girişimci varsa yatırımcı gelecektir. Önemli olan yatırımcının ne kadar melek olduğunu ayırt edebilmektir.
Girişimci geleceği öngörendir bir bakıma. Yatırımcı ise inandığı öngürülere destek olandır. Fonlayandır kısaca. Girişimci şirketin kendisidir. Yatırımcı onun hisselerine ortak olandır. Girişimci fikir üretir, yatırımcı bu fikri kara çevirme çabasındadır. Bunun içindir ki yatırımcı pasiftir. Aslolan girişimcidir. Girişimci varsa yatırımcı gelecektir. Girişimci varsa proje üretilecektir. Girişimci varsa kalkınma gerçekleşecektir. Yatırımcı nasıl olsa bulunacaktır. Önemli olan yatırımcının ne kadar melek olduğunu ayırt edebilmektir.
Girişimci adayları dört gözle uzak doğu, yakın batı demeden araştırır, okur ve takip eder. Amerika girişimciliğin pazarıdır. Sosyal medya bu konuda üzerine düşen desteği zaten vermektedir. Ülkemizdeki çoğu girişimcinin yaptığı, yurt dışından iş fikirlerini ithal etmektir. Bu yüzdendir ki böyle yapanlar uyanık yatırımcılardır. Girişimci değil!
Amerika’da tuttu burada neden tutmasın?
Bu işte tam olarak yatırımcının işidir. Ülkemizde girişimcilik gibi algılansa da yatırımcının yaptığı işlerden bir tanesidir. Bir girişimci elbette yukarıda bahsettiğim iş modelini uygulayabilir. Bundan kendi girişimleri için kaynak yaratabilir. Arzulanan ise her girişimcinin “yeni ne yapılabilir” diyerek araştırmasıdır. Uzun vadeli düşünmeli, yeni iş modeli geliştirmeli ve büyük oynamalıdır. Bunun için de öncelikli olarak geleceğin sektörlerini iyi belirlemelidir. Öncü olmalıdır. Sektör yaratmalıdır!
Girişimci kaybetmeyi göze alandır. Girişimci aşıktır! Yatırımcı sevginin peşinden koşar, girişimci gerçek aşkın! Girişimci tutkalarıyla sınırlarını zorlayandır, kendi şarkısını kendi sözleriyle söyleyendir. Yatırımcı başkalarının sözleriyle sınırlı bir ilişki peşinde olandır.
İşsizliğin giderek artığı bu dönemde tek çare girişimciliktir.
Riski alacak olan girişimcidir. Almak zorundadır da. Öyleyse herkes hayal kurmalıdır. Düşlemeli ve yaşamalıdır. İşsizliğin giderek artığı bu dönemde tek çare girişimcilikse bu bir risktir. Artık her türlü yeniliğin yapıldığı, daha keşfedilecek bir şeyin kalmadığı sanılan bir ortamda bunu başarmak daha da zorlaşabilir. Ama girişimcilik biraz da henüz farkına varılmayan ihtiyaçların ortaya çıkarılmasıdır. Birileri bu riski almalı ve tek çare de budur. İşsizliğe karşı elimizdeki tek seçenek!
Erman Akdeniz / Businews Genel Yayın Yönetmeni









Gerçekten çok güzel bir yazı ancak şunu da vurgulamak isterim ki girişimci hesaplanmış risk alabilen kişidir. Bu hesaplanmış risk fırsatları ve tehditleri görebilmek demektir. Özetle, girişimci SWOT analizini en iyi şekilde yapabilen kişidir.