Categorized | Serbest Kürsü

İşletmelerde Stres ve Stres Yönetimi

Stres bireyin içinde bulunduğu çevre ve iş koşullarının onu etkilemesi sonucunda vücudunda özel biyo-kimyasal salgıların oluşarak mevcut koşullara uyum için zihinsel ve bedensel olarak harekete geçmesi durumuna verilen addır” (Eren: 2000a). En geniş anlamıyla ise stres, “bireyler üzerinde etki yapan ve onların davranışlarını, iş verimini, başka insanlarla ilişkilerini etkileyen bir kavramdır” (Eren:2000b). Strese neden olan birtakım olayların olduğu gibi, stresin insanlar üzerinde yol açtığı bir takım etkilerde bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi iş yaşamı üzerindeki etkidir. Bu etki sonucunda çalışanın kuruma yabancılaşması, ürün ve/veya hizmet yoğunluğunun azalması ve kalitesinin düşmesi söz konusudur. Bireyin iş çevresi ile ilgili stres kaynakları arasında, kişiye taşıyabileceğinden daha fazla işin yüklenmesi, sürekli aynı işte çalışma, teknolojik gelişmelere ayak uydurmaya çalışmak, yetkisinden daha fazla sorumluluk yüklenmesi, beklediği kariyer hedefine ulaşamaması yer almaktadır. Ayrıca bir diğer önemli stres kaynağı ekonomik faktörlerdir.

Nitekim klasik yönetim teorisini oluşturan düşüncelerde çalışanın ekonomik rasyonelliğine dikkat çekilmektedir (Middlemist:2007). Klasik yönetim teorisine göre insanlar ekonomik edinimler doğrultusunda motive olurlar. Bu görüş ekseninde motive olmuş bireyin stres yaşama olasılığı ise oldukça düşüktür. Ayrıca ekonomik edinimler çerçevesinde motive olmuş bireyin işini ve çalıştığı işletmeyi benimsemesi kaçınılmazdır. İş çevresi ile ilgili stres kaynaklarından belki de en önemlisi işini kaybetme korkusudur. Yarın ne olacağını kestiremeyen, her an işten çıkarılma korkusu yaşayan bireyin, stres yaşamamasının ve verimli olabilmesinin mümkün olmadığını bilimsel araştırmalar ortaya koyuyor. Bu bilimsel araştırmalar anksiyeteye neden olan etkenlerin başında gelecek ile ilgili endişelerin yer aldığında birleşmekte.

Kriz ve stres ilişkisi

Küresel bir krizin yaşandığı günümüzde gelecek ile ilgili kaygılar hat safhada seyretmekte. Her gün yeni işten çıkarımların, ücretsiz ve süresiz izinlerin yaşandığı böyle bir dönemde, stres yönetiminin önemi daha da artmaktadır. Eğer anksiyete’yi ortaya çıkaran çeşitli etkenlerin başında iş çevresinin yarattığı stres geliyorsa ve bu türden bir stres işletmenin bütününde hâkim ise olası bir kriz kaçınılmazdır. Çünkü sağlıksız ve başarısız bir stres yönetiminin malum sonucu krizdir ya da aniden gelişen bir krizin başarısız yönetimi stresi beraberinde getirecektir. Kriz dönemindeki başarısız yönetim stres döneminde de devam ederse entropi kaçınılmazdır. Örgütsel anlamda krizin kısa bir tanımını yapmak gerekirse, “örgütün amaçlarını ve varlığını tehdit eden, risk önleyici önlemlerini yetersiz kılabilecek nitelikte ani tepkisini gerektiren, beklenmedik ve hızlı değişikliklerin hâkim olduğu planlama, karar mekanizmalarını olumsuz bir biçimde sekteye uğratan gerilimli durum olarak değerlendirilebilir” (Baydaş ve diğerleri:2004).

İşletmeleri kriz aşamasında etkileyen iç ve dış faktörler vardır. İç faktörler yöneticiler, çalışanlar ve organizasyon yapısı ile ilgilidir. Başarılı veya başarısız stres yönetimleri de bu iç faktörler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Stres dönemlerini en az zarar ile atlatmanın tek yolu başarılı bir stres yönetimidir. Bu safhada ise profesyonel ve günümüz yöneticisinde olması gereken özellikleri taşıyan yöneticilerin etkisi oldukça artmakta. Bu yöneticiler “bilgili, etkin iletişim yeteneğine sahip, duygusal olgunluğa erişmiş, objektif, kararlarında ve ilişkilerinde açık, sezgileri güçlü, işletmeye bağlı bireyler olmalıdır” (Eren: 1993).

İşletmelerde stresi ortadan kaldırmak adına neler yapılabilir?

Stresi ortadan kaldırmak adına fiziksel koşulların iyileştirilmesi, kariyer planlamasının ve yönetiminin yapılması, işbirliğine dayalı destekçi bir ortamın oluşturulması, iş zenginleştirme, rol analizinin yapılması ve örgütsel ilişkilerin belirginleştirilmesi, eğitim ve iyileştirme programlarının uygulanması gerekmektedir. Ayrıca kişiler arası ilişkileri geliştirme, stresi ortadan kaldırmak adına önemli bir adımdır. Stresli durumlar beşeri ilişkilerden kaynaklanıyor olsa da, bu kişilerle tartışabilmek, çözüm için bir anahtar olabilir. Tartışmalar sırasında “sen” dilini kullanmadan “ben”li cümlelerle sorumluluğu üzerine almak iletişimi ve ilişkiyi güçlendirebilir. “Sen beni anlamak istemiyorsun” yerine “kendimi yeterince anlatamadığımı düşünüyorum” daha yapıcı bir tutum olacaktır.

Ayrıca iş yerinde stresi azaltmak için çalışanlarında uygulaması gereken bir dizi yöntem vardır. Bunlar; yaşamın bütününde stres nedenlerini yok etmek, yaşanan stresin seviyesini azaltmak, altından kalkılamayacak işi üstlenmemek, hedefler belirlemek ve belirlenen hedeflere ulaşabilmek adına planlar yapmak, süreleri kısaltılmış sık dinlenme molaları vermek, problemlerden kaçmayarak, üzerine gitmek, eksikliklere odaklanıp vakit kaybetmek yerine, sahip olunanlara odaklanmak, iş ve ev dengesi sağlayarak rol çatışmalarına fırsat vermemek, önce kendisine daha sonra ise iş arkadaşlarına güvenmek ve sorumluluk paylaşımı yapmak, İlişki sorunlarını iletişimi artırma yoluyla aşmak, toplantılarda harcanan zamanı azaltarak iş dışı desteklerden yararlanmak (Progresif Muskuler Relaksasyon, nefes egzersizleri), kişisel ve sosyal yaşama nitelik kazandırmak adına imajinasyon teknikleri (gevşeme, doğru nefes alıp verme, pozitif düşünce gücü ve olumsuz düşünceyi yakalama, NLP, sportif faaliyetler ve psikolojik tedaviler) geliştirmek olarak sıralanabilir.

Stresle başa çıkmanın kısa, orta ve uzun vadeli amaçları şunlardır; (Güney:2001)

Kısa vadeli amaçlar

Stresin yapısını, nedenlerini ve neden olduğu etkilerini öğrenmek,

Stresle daha etkili olarak başa çıkabilmek adına gerekli kural ve yöntemleri öğrenmek.

Orta vadeli amaçlar

Çalışana ve organizasyona zarar verici stres nedenlerini öğrenmek,

Stresin uyarıcı belirtilerini önceden saptamak,

Stresi önleyici etkili bir yaşam stili geliştirmek,

Olumlu stres kaynaklarını algılamak,

Duygusal ve bedensel stres tepkilerini kontrol altına almak,

Gerektiği durumlarda stresi harekete geçirmek,

Stresin artmasına yapısal olarak engel olmak.

Uzun vadeli amaçlar

Yüksek düzeyde huzuru sağlamak,

Sağlıklı ve düzenli yaşamak,

Yaşamdan tat almaya çalışmak,

Yüksek seviyede verimlilik elde etmek,

Yetenekleri geliştirme imkânı hazırlamak ve sağlamak.

Dünya Sağlık Örgütü 1992 yılındaki raporunda “İş stresi dünya çapında epidemi haline geldi” söylemiyle durumun vahametini gözler önüne serdi. Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM)’in 1992 yılı raporunda “20.yy ‘ın hastalığı” olarak nitelendirilen iş stresinin organizasyona ağır yükleri bulunmaktadır. Bunlar; çalışanların giderek, daha fazla strese bağlı yeti yitimi bildiriyor olmaları (yeti yitiminin 1/3′ü stresle ilintilendiriliyor), süreğen depresyonu olduğunu bildirenlerin sağlık giderlerinin diğerlerinden yüzde 70 daha fazla olması, iş yeri güvenliğinin giderek daha iyi duruma getirilmesine karşın, iş kazalarının gün geçtikçe artıyor olmasıdır. Bu artış, kümülatif travma, içerdeki havalandırma problemi ve iş stresi (yüzde 60–80) ile ilişkilendiriliyor. Yani iş stresi yaşayan çalışanın iş kazasına maruz kalma olasılığı oldukça yüksek. Bu bağlamda işletmelerin, hukuki birtakım yaptırımlar ile çalışanının ihtiyaçlarını (hastane v.s) karşılıyor olması işletmeye fazladan bir gider olarak yansıyor.

Aslında “stres yönetiminin asıl amacı stresten bütünü ile kaçmak değil, optimum stres düzeyini sağlayarak verimlilik, enerji, motivasyon ve performans artırıcı pozitif güç oluşturmaktır” (Büyükbeşe:2004). Bu bağlamda günümüz dünyasının içinde bulunduğu ekonomik bunalımda işletmelerin bu stres ve kriz dönemlerini kâra dönüştürücü eylemlere girişmeleri gerekmektedir. Bu ise başarılı kriz ve stres yönetiminden geçmektedir. Bunu başarmak için ise çalışanların çeşitli edinimlerle mutlu olmalarını sağlamak, işletmeye bağlılıklarını arttırmak adına zaman zaman görüşlerine başvurmak, özel günlerinde onları hatırlamak, başarılarını ödüllendirmek (terfi, tatil. prim v.s ) gerekmektedir. Cüceloğlu’nun da belirttiği gibi “Can kale alınmak, umursanmak ister”.

Açık sistemi benimseyerek yönetici- çalışan işbirliğini sağlayan, çalışanlarına güvence veren kurumların bugün küresel krize kapılarını kapatarak sağlam adımlarla geleceğe doğru ilerlediği görülmektedir. Aksi durumdaki işletmelerin ise vahim durumları gözler önündedir.

Zıtlıklarla problemlerden ve aykırılıklardan korkmayın onlar bizim var oluşumuzun temel taşlarıdır. Mücadele için vicdanımız ve aklımız yeterlidir. Önce kendinizin Sonra karşımızdaki insanın stresini çözün. Size sınırlı verilmiş olan ömrünüzün kıymetini bilin. Geçen zamanın tekrar geri gelmeyeceğini bilincinde olun ve gülümseyin. (K. Y. Yung)

Ümit Uzun

Kocaeli Üniversitesi, Kandıra Meslek Yüksekokulu, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, birinci sınıf öğrencisi

Fortune Kampüs

KAYNAKÇA

Baydaş, Abdulvahap. Bakan, İsmail. Özyılmaz, Adnan. (2004). “Kriz ve Kriz Yönetimi”. Çağdaş Yönetim Yaklaşımları İlkeler, Kavramlar ve Yaklaşımlar. Editör: İsmail Bakan. İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım.

Büyükbeşe, Tuba. (2004). “Stres ve Stres Yönetimi” Çağdaş Yönetim Yaklaşımları İlkeler, Kavramlar ve Yaklaşımlar. Editör: İsmail Bakan. İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım.

Eren, Erol (2000).”Örgütsel Davranış ve Yönetim Psikolojisi ” İstanbul , 6. Baskı. Beta Basım Yayım Dağıtım.

Güney, Salih (2001). “Stres ve Stresle Başa Çıkma” Yönetim ve Organizasyon (Editör: Salih Güney). Ankara: Nobel Yayın Dağıtım

Karalı, T, Nuray. “İş Stresi ve Baş Etme Yolları “  http://psikiyatripsikoterapi.com/jobstress.ppt

Middlemist R.D, Management Evolution. http://www.biz.colostate.edu/faculty/dennismi.managementevolution.html

Yalman, Yalçın (2008).”Yönetimle İlgili Güncel Konular” Yönetim ve Organizasyon ( Editörler: Cem Ayden, Mehmet Örgev) İstanbul: Lisans Yayıncılık

Yılmaz. Nurgül.  http//www.sagmer.Hacettepe.edu.tr/ubsportal/dosyalar/stres.doc

Leave a Reply