İyi bilançolara rağmen şirketlerin gündeminde işe alım planı yok. Vergi verenlerin parasıyla iflastan kurtulan şirketler bile istihdam değil, yeni pazar arayışı derdinde.
Piyasalar Avrupa bankacılık stres testi sonuçlarını çok inandırıcı bulmasa da olumlu bir şekilde atlattı. İki hafta önce başlayan bilanço rüzgârı ise piyasalarda görülen “boğa”ya benzer yükselişi ateşlemeye devam ediyor. ABD’li bilişim devi Intel ile alüminyum üretiminin lideri Alcoa’nın beklentilerin üzerinde gelen kâr rakamları ile başlayan 2010 ikinci çeyrek şirket bilançoları rüzgârı her gün yeni bir kâr ya da gelir artışı ile süsleniyor. Şu ana kadar sanayi devi Dupont’tan Microsoft ve Apple’a kadar bir çok şirket tahminlerin üzerinde bir performans tablosu açıkladı. Kârını yüzde 80′e yakın artıranlar bile oldu. Hatta krizde zor duruma düşen Wall Street bankaları bile bilançolarındaki kâr hanesinde milyar dolarlar yazdı. Borç krizi içinde oldukları için kamudan özel sektöre kadar herkesin ciddi biçimde kemer sıktığı Avrupa’daki şirketlerin karneleri bile adeta yıldızla dolu. Son olarak dün de dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Avrupalı ArcelorMittal ikinci çeyrekte 3 milyar dolar ile beklentilerin üzerinde kâr açıkladı. Air France’in kârı 26 milyon euro ile tahminlerden fazla gelirken, WellPoint’in kârı yüzde 4 arttı. LG Electronics’in karında ise yüzde 33 düşüş görüldü.
Yani bilançolar genel olarak hala iyi gelmeye devam ediyor. Piyasalar da şirketlerdeki kâr artışını krizden çıkışta önemli bir haberci olarak fiyatlıyor. Hatta Dow Jones pazartesi günü 2009 Şubatı’ndan bu yana en yüksek seviyesine çıkarak 2010 zararının tümünü hem şirket bilançoları hem de iyi gelen yeni ev satışları rakamlarının etkisiyle kapattı. Ancak artan kârlara rağmen şirketlerin yeni istihdam yaratma gibi bir kaygısı yok.
Berkeley Üniversitesi profesörlerinden Robert Reich’in son analizine göre artık yüksek kârlar yüksek istihdam anlamına gelmiyor ve şirket kârları ile istihdam rakamları arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Bir çok Amerikan şirketinin eskiden olduğu gibi büyük işe alımlar gerçekleştirmeyeceğini düşünen uzmanlar, tüketicilerin kendi ürünlerini satın almaya başladıklarına inanana kadar yeni iş alımlarına da gitmeyeceğini öne sürüyor. Bu durumda işletmelerin işe alımlarını artırmaya başlamaları için gözler tüketici güveni ile tüketici harcamalarında olacak. Son verilere bakılırsa durum hiç iç açıcı değil. Salı günü açıklanan tüketici güven endeksi şubat ayından bu yanaki en düşük seviyesine geriledi.
İşe alıma ilişkin ses yok
Dev şirketlerin çoğundan karlarındaki artışa rağmen yeni istihdam yaratacakları yönünde en ufak ses çıkmıyor. Yani krizle beraber maliyetleri düşüren, bunun içinde ilk hedef olarak işten çıkarmalara giden şirketlerin bir çoğu krizden toparlansa bile işçi alımı yapmayacak. Bu da bilançolardaki pembe tablonun ekonominin gerçek anlamda bir iyileşme kaydedilebilmesi için en önemli ayağı olan istihdama yansıyıp yansımayacağı yönünde şüpheler uyandırmaya başladı. Uzmanlara göre artan şirket kârları ile bu şirketlerin sağladıkları istihdam arasındaki oran hiç bu kadar büyümemişti. İstihdamı artırma planlarının olmamasının en büyük sebebi de bu büyük şirketlerin üretim faaliyetlerini daha çok Asya gibi ucuz iş merkezlerinde gerçekleştiriyor olması. Yani istihdam yaratılsa bile bu ABD’li işsizlere fazla yaramayacak.
Örneğin ABD’li otomotiv devi Genaral Motors (GM) Çin’de ABD’de sattığından daha fazla araç satıyor. Ancak zaten bu araçların büyük kısmını yine Çİn’de üretiyor. Çin’de 32 bin çalışanı bulunan GM’in ana pazarı olan ABD’deki çalışan sayısı ise sadece 52 bin kişi. Şirketin 1970′lerde ABD’deki çalışan sayısı ise 468 bin kişiydi. İşin en ironik yanı ise devlet tarafından iflasın eşiğinden kurtarılan GM alsında bir anlamda vergi mükelleflerinin paraları sayesinde ayakta kalabildi. Yani ABD’li kendi vergisi ile kurtarılan ve yüzde 60′ına devletin sahip olduğu GM’de iş bulamıyor. Hatta GM inkar etse de kimilerine göre şirket kurtulmak için devletten aldığı maddi yardımla yine kendini düşünüyor ve satış yapamadığı ABD pazarı yerine Çin’de büyümeyi tercih ediyor.
Üretim Doğu Asya’ya kayıyor
Şirketlerin artan kârlara rağmen işçi alımına gitmemelerinin bir diğer sebebi de paralarını emekten tasarruf eden teknolojilere harcamalarında yatıyor. Örneğin ABD’li Ford geçen hafta açıkladığı 2.6 milyar dolar kâr ile 1999′daki rekor kârının 3′te 2′sine ulaştı bile. Ancak şirketin çalışan sayısı 10 sene önceye kıyasla yarı yarıya azaldı. Avrupalı şirketler ise maliyetlerde yeni kesinti planları açıklıyor. Kısa süre önce Avrupalı ilaç devi GlaxoSmithKline de Avrupa pazarındaki harcamalarını her yıl yüzde 3 azaltma kararı aldı. Alman enerji şirketi EON ise yıllık 1.5 milyar euroluk bir maliyet kesintisi daha açıkladı. Ayrıca bazı şirketlerin Çin’deki ucuz tedarikçilerle işbirliği de artıyor. Dolayısıyla Avrupalı istihdama olan ihtiyacı da azalıyor. Özellikle Çin’in yuanı dolar çıpasından çıkarmasını ardından Avrupalı üreticiler Bangladeş ve Vietnam gibi tedarikçilere kaymaya başlayacak.
Referans








