Mülakata çağrılma şansınızı arttırmanın yolları

Hepimiz bir kariyer hedefi ile mezun oluruz. Nerede çalışmak istediğimiz, tercihlerimiz, kendimize uygun gördüğümüz pozisyon ve alternatiflerimiz üzerine kafa yorarız.  Yakınlarımız, arkadaşlarımız ile nasıl bir işte çalışmak istediğimiz ve o işten beklentilerimiz hakkında uzun uzun sohbetler yapar, ne istediğimizi çok iyi anlatırız.  Sıra, işverende ilk izlenimi bırakacak olan özgeçmişimizi hazırlamaya gelince heyecan duyduğumuz mesleki ilgi alanımızı, eğitimimizi, deneyimlerimizi anlatmakta ve kendimizi ifade etmekte zorlanırız.

Özgeçmişimizi hazırlarken üzerinde uzun uzun düşünürüz. Hatta bazen işin içinden çıkamadığımız duygusuna kapılır,  internette etkin bir özgeçmiş hazırlama konusunda  ipuçları ararız. Ancak internet günümüzün bilgi kaynağı olarak etkin bir araç olsa da doğru veya yanlış olan birçok özgeçmiş örneği  ile bizleri baş başa bıraktığı için, özgeçmişimiz üzerinde saatlerimizi de harcasak, kelimelerimizi özenle de seçsek etkin bir CV hazırladığımızdan yine de emin olamayız. Kendimizi iyi ifade eden etkin bir CV hazırladığımızı düşünüp ilgimizi çeken pozisyonlara başvurular yaparız ve beklemeye başlarız. Yapılan başvurulardan ancak birkaçı geri döner veya dönmez. İşte o zaman merak eder ve sorgulamaya başlarız. Sanırım birçoğumuz, “ Neden? ” sorusunu kendimize bir çok defa sormuşuzdur. Bu durumda yapılması gereken şey, işverenin neden özgeçmişimizi atlamış olabileceği ve değerlendirmeye almadığı üzerine düşünüp özgeçmişimizi tekrar gözden geçirmemizdir. Özgeçmişimize işveren gözüyle bakmamız gerekir. Bu yüzden kendimizi onların yerine koyalım ve kendi iç sesimiz ile şu soruları soralım;

  • Özgeçmişim güncel mi ?
  • Özgeçmişim beni yansıtıyor mu ? ( Bu kısım çok önemli. Sizi yansıtmayan bir CV, mülakat şansınızı yok edebilir. Bu yüzden mümkün olduğunca kendinizi tanıtan ve gereksiz bilgilerden kaçınan özet ama net bir fikir verebilen bir CV hazırlamak gerekir.)
  • Sorumluluklarımı yerine getirebilecek bir aday olduğumu özgeçmişimden çıkarabiliyor mu?
  • Karşılaşacağım sorunların üstesinden gelebileceğim izlenimini veriyor muyum?
  • Şirket kültürüne uygun bir aday profili çiziyor muyum?
  • Çalışacağım pozisyonda şirkete katabileceklerim konusunda işverenler net bir fikre sahip olabiliyor mu ?
  • Eğitimim ve yabancı dilim ( dil gerekiyorsa ) ve bilgisayar becerilerim başvurduğum pozisyon için yeterli mi ?
  • Doğru ilanlara mı başvuruyorum?
  • Yetiştirmek üzere beni işe alabilecekleri bir pozisyon mu? Yoksa deneyim ve bilgi birikiminin şart olduğu bir pozisyon mu?
  • Başvurduğum firma yaşadığım yere uzak mı?
  • Başarılarımı net olarak ifade edebildim mi?

Özgeçmişinizde dikkat etmeniz gereken diğer hususları sıralarsam;

CV’ imizi her zaman güncel tutmalıyız. Çünkü online ortamda, CV’ ler güncelleme tarihine göre sıralanır. İşverenler de  özgeçmişleri bu sıraya göre değerlendirmeye alır veya es geçer. Listenin başında yer almak değerlendirilme şansınızı  oldukça artırır.

CV’nizi güncellediniz artık listenin başlarında yer aldığınıza eminsiniz. Peki, şansınızı daha fazla nasıl arttırabilirsiniz ?

Anahtar kelimelere dikkat ederek CV oluşturmalıyız. CV taraması yapılırken adayın yaşadığı yer,  eğitim durumu, askerlik durumu, eğitim bilgileri, geçmiş iş deneyimleri, çalıştığı sektör veya pozisyona göre arama yapıldığı gibi, işveren görmek istediği açıklamalara ve bilgilere ulaşmak için CV’ leri anahtar kelimelere göre de aratabilir. Bu yüzden bildiğimiz programları, seminerleri, kursları, iş tanımına çalıştığımız pozisyona dair sorumluluklarımızı eksiksiz bir şekilde yazmamız gerekir.

Örneğin, İç Mimar pozisyonunda çalışacak bir aday aranıyor. CV taraması yapılırken,  X kadar deneyimi olan, bir üniversitede x bölümünde okumuş, firmaya yakın  x semtte oturan diye aratmak dışında, firma Autocad ve Kitchendraw  bilen adaylarla çalışmak istiyorsa anahtar kelimeye kitchendraw ve Autocad yazılarak arama yapılabilir. Bu yüzden, deneyimi olan ancak bildiği programları açık bir şekilde ifade etmemiş adaylar ne yazık ki arama sonuçlarında çıkmayarak mülakat şanslarını kaybetmiş olurlar. Bu yüzden bilgilerin eksik olmamasına çok özen göstermek gerekir.

Pozisyona göre eğitimleri vurgulamalıyız. Başvurduğumuz pozisyonla ilgili alınan eğitimleri, eğitimler kısmında en başa yazarak okuyucunun dikkatini çekmek, işi kapma şansınızı arttırır.

Başarılarımızı ifade etmeliyiz. “ Başarıları ifade etmek mi ? Yaptıklarım başarı sayılır mı ? “diyenleriniz çoktur sanırım. Başarı denince akla ilk, yeni mezun arkadaşlarım için, sınavdaki başarılar, mezuniyet derecesi,  iz bırakan projeler gelebilir. Mesleki deneyimi olan arkadaşlarım için başarı, bir ürün için pazar araştırması yapmak, tüketicilerin nabzını yoklamak, çıkan verilere göre bir yol izlemek ve satışı %40 arttırmak olabilir.

Ancak başarı denince akla sadece ödül, proje, sınavlar, satışta % x kadar artış sağlamak gibi olgular gelmemelidir.  Başarı; ilgi duyulan spor dalında ve ya satranç turnuvasında alınan bir ödül de olabilir, gönüllü faaliyetlerde aktif rol almak, bir konferansta konuşmacı olarak yer almak da…
Herkesin başarısı, ilgi alanına göre değişir. Önemli olan başvurulan pozisyona ve kariyer hedefine uygun bir başarının vurgulanmasıdır. Böylece özgeçmişiniz diğer sıradan özgeçmişlerden sıyrılmış ve okuyanda merak uyandırmış olur.

Tarihlere ve yazım hatalarına dikkat etmek önemlidir. Mezuniyet tarihimizi, eğer paylaşıyorsak mezuniyet derecemizi, işe giriş ve çıkış tarihlerimizi doğru vermek ve tarihleri unutmamak gerekir. Aksi takdirde mülakat sırasında, mezuniyet tarihimiz veya işe başlangıç/çıkış tarihlerimiz konusunda hata varsa, ya da o an hatırlayamadıysanız karşı taraf bunu bir çelişki veya ciddiyetsizlik olarak algılar. “ Yanlışıkla yazmışım herhalde.” , “ CV’de paylaştım ama şuan net işe giriş tarihimi hatırlamıyorum.” Gibi cevaplar karşı tarafta iyi bir izlenim bırakmaz. Özgeçmişimizin bizi yansıttığını unutmamalıyız.

Yanlış izlenim verme korkusu ve deneyimlerin azımsanması… Dikkat edilmesi gereken ve adayların çoğunlukla çekimser kaldığı bir diğer ve son konu ise, tüm deneyimlerin CV’de paylaşılmaması. Bunun iki sebebi var;  bir yerde uzun süre çalışamadığı izlenimi verme korkusu  ya da azımsanan deneyimler… Konu deneyimlere geldiğinde adaylar bazı deneyimleri CV’de paylaşmadıklarını ve mülakat sırasında sırası gelince anlatmayı tercih ettiklerini ifade ediyorlar. “ Burada çok kısa süre çalıştığım için CV’ ye son çalıştığım firmayı/firmaları yazmadım.” diyen adaylar ile çok karşılaşıyorum. Ancak, tüm deneyimler mutlaka paylaşılmalı. Çünkü bu bilgiler işverene, adayın iş ile ilgili gözlem yapma fırsatı bulduğu, işle ilgili sorumluluklarını bildiği ve az da olsa bir deneyimi olduğu ip ucunu verir. İşveren doğru işe doğru insan yönlendirdiğinden emin olmak için kısa süren deneyimleriniz üzerinde mutlaka duracaktır ve işten neden ayrıldığınızı soracaktır. Burada adaydan beklenen tek şey, sakin bir tavırla ve makul bir dille işten ayrılma sebebinin paylaşılmasıdır.

Kaynak: İstihdam Haber

Leave a Reply

*