Barajların Yerini Rüzgar ve Güneş Enerjisi Alıyor

Yenilenebilir enerjinin kullanımı dünyada hızla artarken, barajların yerini son dönemde ön plana çıkan güneş ve rüzgar enerjisi alıyor.

Elektriğin icat edilmesinden bu yana enerji ihtiyacının karşılanmasında en önemli kaynaklardan birisi olan barajlar, artık gözden düşmeye başladı. Teknolojinin ilerlemesi ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla, diğer yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş ve rüzgâra yönelim hızlandı. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, dünyada 1990-2015 yılları arasında yenilenebilir enerjide en fazla büyüme güneş enerjisinde görüldü. Bu dönemde güneş enerjisinin yıllık büyümesi ortalama yüzde 45.5 oldu. Güneşi, yıllık yüzde 24 büyüme ile rüzgâr takip etti. Biyogaz büyümesi de yıllık yüzde 12.8 ile üçüncü sırada yer aldı. Hidroelektrik yatırımları da aynı dönemde yıllık sadece yüzde 2.4 büyüme sağlayarak sondan ikinci sıraya yerleşti. Listenin sonuncusu ise yüzde 1.1 büyüme oranıyla katı biyoyakıt yatırımları oldu.

YÜZDE 16’YA İNDİ

Hidroelektrik santrallerinin, dünya elektrik üretimindeki payı da geriliyor. 1990 yılında dünya elektrik üretiminin yüzde 18.1’ini karşılayan barajların payı, 2015’te yüzde 16’ya geriledi. Buna rağmen, yenilenebilir enerjinin toplam payı aynı dönemde arttı.

1990’da dünya elektrik üretiminde yüzde 19.4 paya sahip olan yenilenebilir enerji, 2015’e gelindiğinde yüzde 22.8 paya ulaştı. Bu artışta en önemli katkıyı güneş ve rüzgar sağladı. Bu payla dünya elektrik üretiminde üçüncü sırada olan yenilenebilir enerjinin önünde yüzde 22.9 ile doğalgaz yer aldı. Yüzde 39.3 ile de kömür, bu kategorinin birincisi oldu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerindeki enerji büyümesi de dünya ile benzerlik gösteriyor. Ancak OECD ülkelerinde yenilenebilir enerji büyüme oranlarında barajlar son sırada yer alıyor. 1990-2016 yılları arasında OECD ülkelerindeki enerji yatırımlarında güneş yüzde 43.3 ile ilk sırada yer alıyor. Güneşi yüzde 41.7 ile likit biyoyakıt ve yüzde 21.4 ile rüzgâr takip ediyor. Hidroelektrik büyüme oranı yıllık yüzde 0.7 ile son sırada yer alıyor.

ÖNCÜ ABD

OECD ülkeleri içerisinde güneş enerjisinden elektrik üretimi en fazla yapan ülke ABD oldu. 1990-2016 yılları arasında güneşten elektrik üretimi 19 GW/saatten, 218 bin 283 GW/saate çıktı. ABD, yıllık yüzde 42 büyüme ile 50 bin 103 GW/saate ulaştı. ABD’yi yıllık yüzde 35.3 büyüme hızı ve 43 bin 846 GW/saat kapasite ile Japonya takip etti. OECD içerisinde büyümeyi sırtlayan diğer ülkeler de Almanya, İtalya, İngiltere ve Fransa oldu. 1990-2016 döneminde OECD ülkelerinde rüzgâr enerjisi üretimi de hızla arttı. Bu dönemde rüzgârdan elektrik üretimi 3.8 TW/saatten 599.4 TW/saate yükseldi. Bu büyümeyi güneşte olduğu gibi yine ABD sırtladı. ABD 229.3 TW/saat, Almanya 77.4 TW/saat ve İspanya 48.9 TW/ saat üretime ulaştı.

ENERJİ İTHALATI ARTIYOR

Türkiye’nin enerji ithalatı haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8.9 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) yapılan açıklamaya göre, en büyük ithalat kalemlerinden olan mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler ithalatı 2 milyar 533 milyon dolar oldu. Geçen yıl aynı ayda ithalat 2 milyar 326,8 milyon dolar olmuştu. Yılın ilk 6 ayında ise ithalat yüzde 32.7 artışla 12.9 milyar dolardan 17.2 milyar dolara çıktı.

 

Kaynak
  Share:

Leave a Reply

*