Arşiv | GMC

GMC Başvuru Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?

GMC Başvuru Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Global Management Challenge 2010 Türkiye için öğrenci başvurularını başlatır başlatmaz yoğun bir ilgi ile karşı karşıya kaldık. Sinemada vizyona girdiği ilk haftada gişesi hasılat rekoru kıran filmler gibi GMC de bu sene ilk haftada kendi rekorunu kırmak üzere. Bir tek fark var; bizim gişe hasılatımız başvuru sayımız (:

Birçoğumuzun tatil yaptığı -staj yapanları unutmuyoruz elbette (:- bu dönemde GMC’ye bu kadar hızlı başvuru yapabilecek düzeyde takım görmek, bu yıl daha çok mücadeleci bir yarışma süreci geçireceğimizin ilk işaretleri. GMC’nin her yıl geniş kitlelere ulaşması daha zorlu rakiplerin sizleri beklemesi anlamına geliyor ki bizim amacımız da en iyileri bir arada görmek. Bu açıdan başvuru sayısının artması yarışma sürecinin de bir o kadar heyecanlı ve eğlenceli geçeceği anlamına gelmekte. Unutmayın, rakibiniz ne kadar iyi olursa siz de kendinizi o kadar geliştirebilirsiniz.

Öğrenci başvurularını kabul etmeye başlar başlamaz takımlar başvurularını yapmaya başladı. Bu süreçte benim sizlere anlatmak istediğim, başvuru sürecinde dikkat etmeniz gereken noktalar. Bunun için öncelikle maddeler halinde bazı hatırlatmalarda bulunacağım:

  1. GMC’ye öğrenci takımları ücretsiz olarak başvurabiliyor. Buna henüz çalışmayan yüksek lisans öğrencileri de dahil.
  2. Öğrenci takımları için herhangi bir üniversite veya bölüm sınırlaması yok.
  3. Sınıf sınırlaması yok. Üniversite hazırlık öğrencileri de başvurabilir.
  4. Takımınızda farklı üniversite ve bölümlerden katılımcılar bulunabilir.
  5. Öğrenciler profesyonellerle birlikte karma takım oluşturabilir. Bu ücretlidir.

Bu listeyi en çok  merak edilen konulara açıkça değinmek üzere oluşturdum. Bir diğer konu ise başvuru sürecinde GMC’de yer almayı hak etmek için ilk olarak dikkat etmeniz gerekenler.

Başvuruları incelediğimizde en çok dikkatimizi çeken konular başvurduğunuz mail adresleriniz ve takım isimleriniz. GMC’nin uluslararası bir yarışma olduğunu, sponsor ve katılımcı şirketlerle bir arada yarışacağınızı unutmadan GMC’nin saygınlığına yakışır hassasiyette başvurunuzu gerçekleştirmelisiniz. Özellikle takım isimleri yarışma sürecinde sizin etiketiniz olacağından iyi düşünülmüş, sizi yansıtacak isimler seçmeniz yararınıza olacaktır. Elbette yaratıcı ve espirili takım adları seçmek isteyebilirsiniz fakat bunun düzeyini iyi ayarlamanız gerekmekte. Başvuru sürecinde takım ismi nedeniyle elenen birçok takım oluyor. Buna dikkat etmelisiniz.

Yarışma sürecinde size sponsor olmak isteyen şirketler, sonuna kendi şirket isimlerini ekleyecekleri takımlara bakarken takım isimlerinin önemi kendini tekrar gösterecek. Her ne kadar başarılı bir ekip olsanız da takım isimlerinizi belirlerken fazla aşırıya kaçmamanız, marka ve spor kulübü isimlerini seçmemeniz gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Mail adreslerinizin ciddiye alınabilecek olmasına özen göstermelisiniz. CV’nizde kullandığınız isim-soyisim şeklinde olan mail adresleri kullanmanızı öneririm. Mail adresleri de takım isimleri gibi sizin başvuru sürecinizde göstermiş olduğunuz özeni ortaya koymaktadır.

Gördüğünüz gibi başvurunuzda ilk dikkat çeken mail adresleriniz ve takım isimleriniz. Sonrasında neden GMC’de yer almak istediğinizi anlatacağınız ve takım üyelerinin kendilerinden kısaca bahsetmelerini istediğimiz niyet mektuplarına bakacağız. Bu üç unsur katılımcıların öz geçmişlerinden önce dikkat ettiğimiz konular olmasıyla başvurunuzu yaparken dikkate almanızı istiyoruz.

Bir strateji yarışmasında olduğunuzu hatırlatarak, stratejinizi en başından, takım ismi koyma ve takım arkadaşı seçme sürecinden itibaren oluşturmalısınız.

Erman Akdeniz

Kategori GMC, Haberler, İŞ'in Püf Noktası0 Yorum

GMC 2010 Sponsor ve Katılımcı Şirketler Belirleniyor

GMC 2010 Sponsor ve Katılımcı Şirketler Belirleniyor

Global Management Challenge 2010 Türkiye’ye katılan şirketler gün geçtikçe artıyor. Birçoğunuz “2009′u daha yeni bitirmiştik, galayı dün gibi hatırlıyorum” diyorsunuz belki ama ilk turu Aralık 2010′da başlayacak olmasına karşın GMC 2010 için şirketler şimdiden belirleniyor.

2 Nisan 2009′da GMC Türkiye 2009 Gala ve Ödül Töreni’nde finalistler keplerini atarak mezuniyetlerini kutlamıştı ve 2009′u noktalamıştık. Uzun maratonun mutfağında neler oluyor peki? Bu dönemde şirketler de GMC’de yer alıp almayacaklarına karar veriyor.

GMC 2010′da hangi şirketler var?

İlk olarak Opet‘ten bahsetmek istiyorum çünkü Opet bu sene ilk kez katılımcı şirket ünvanıyla GMC’de yer alacak. GMC’de her sene yeni şirketler ve yeni katılımcılar görmek bizi mutlu ediyor. Opet’in GMC’de yer alması eminim birçok GMC katılımcısını heyecanlandıracaktır. Bir diğer katılımcı şirketimiz ise Cargill. Cargil geçen sene olduğu gibi bu sene de GMC’de yer almaya devam etmekte. Cargill hem şirket çalışanlarının oluşturacağı takımla hem de öğrenci takımlarına sponsor olarak yarışmada yer alacak. Bir diğer şirket ise tam 3 yıldır GMC’de yer alan Digiturk. Digiturk de bu yıl katılımcı şirketlerimiz arasında yer alacak. Güzel haberler öyle değil mi (:

Yapı Kredi Bankası GMC 2010′a sponsor oldu

2010′da GMC’ye bankacılık sektöründen bir sponsor dahil olmuş oldu. Geçtiğimiz yıl (GMC 2009) GMC’de katılımcı şirket tecrübesi yaşayan Yapı Kredi‘nin bu yıl sponsor olması GMC’yi sevmesi anlamına geldiğini söyleyebiliriz (:

Tüm bu gelişmeler sadece şu ana kadar olanlar. Gün geçtikçe yeni şirketler aramıza dahil olacak ve elbette yeni katılımcılar, öğrenciler, profesyoneller ve GMC’yi seven herkes (:  Bunlarla birlikte GMC’de öğrenci olarak yer alan arkadaşlarımızın sponsor şirketlerde işe başlamış olmaları da ayrıca bizi sevindiren bir gelişme. Bu gelişmelerin her geçen gün sıklaşacağını göreceksiniz. İleride ayrıntılı olarak GMC’de yarışıp katılımcı ve sponsor şirketlerde iş/staj olanağı kazananları duyuracağız.

GMC’deki gelişmeleri anlık olarak takip etmeniz için Facebook sayfamıza üye olmanızı ve Twitter’dan takip etmenizi öneririm.

Facebook sayfasına buraya, Twitter için de şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Erman Akdeniz

Kategori GMC0 Yorum

Türkiye Dünya 5.si Oldu

Türkiye Dünya 5.si Oldu

Team Intense Dünya 5.si!

Yavuz Aydın, Sinem Aktaş ve Kaya Duman

Rusya’da gerçekleşen Global Management Challenge Uluslararası Final 2009′da, Türkiye birinciliğini elde ederek ülkemizi temsil eden Team Intense takımı dünya 5. olma başarısı gösterdi.

Finalde Rusya, Ukrayna, Finlandiya, Almanya, Hong Hong, Macau ve Çin ile yarışan ekibimiz geçen yıl olduğu gibi bu sene de dünya 5.liğini ülkemize getirmiş oldu.

Kaya Duman, Sinem Aktaş ve Yavuz Aydın’dan oluşan ekibimizi göstermiş olduğu başarıdan dolayı tebrik ederiz.

Ukrayna ise tarihinde ilk olarak dünya birinciliğini elde etmiş oldu. Yarışma tarihinde 1983′ten beri Portekiz 9, Çin 5 ve İspanya 4 kez olmak üzere en çok dünya şampiyonu olan ülkeler olarak sıralanıyor.

Finale kalan 8 takım şu şekilde sıralandı.

1. Ukrayna

2. Finlandiya

3.Rusya

4.Hong Kong

5.TÜRKİYE

6.Çin

7.Macau

8.Almanya


Kategori GMC, Haberler0 Yorum

Türkiye 2.si Başarı Sırrını Açıkladı

Türkiye 2.si Başarı Sırrını Açıkladı

GMC 2009 Türkiye 2.si olarak önemli bir başarıya imza atan, Finansbank sponsorluğunda yarışan Madmanage takımı sorularımızı cevaplandırarak deneyimleri bizlerle paylaştı. ODTÜ MBA öğrencilerinden kurulu takım, başarı sırlarını açıkladı.

Çağatay Gürrpınar, Murat Mısır ve Okan Feyman

1- GMC’ye ikinci katılışınız. Bu yıl takımınızda bir değişiklik olmuş. Bundan bahseder misiniz? Neden ikinci kez katıldınız? Geçen yıla göre bu yıl ne değişti?

Geçen yıl MadManAge 4 kişiden oluşuyordu. Ancak bu yıl 4. Üyemiz Baran, vatani görevini yapmak üzere aramızdan ayrıldığı için yarışmaya üç kişi devam etmek durumunda kaldık. GMC’ye ikinci kez katılmamızın sebebi  geçen sene istediğimiz noktaya gelememiş olmamızdı.Yarışma kurallarını çok iyi bilmiyorduk. Bu sebeple 2. turda yapmış olduğumuz kural hataları sonucunda yarışma ile ilgili motivasyonumuz düşmüştü ve elenmiştik. Oysa biz en az final oynama parolasıyla yola koyulmuştuk. Bu sebeple ikinci katılışımızda hatalarımızdan ders çıkarıp el kitabını iyice okuduk ve kurallar ile ilgili her detayı öğrendik. Bu yılki hedefimiz de yine en az finaldi. Hatta daha da ileri gidip birinci olursak Moskova’da Dünya finalinde neler yaşayacağımız noktasında aramızda espriler bile yaptık.

2- GMC’den nasıl haberdar olmuştunuz? İlk izleniminizle şimdiki durumunuzu karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?

GMC yarışmasından Baran arkadaşımız sayesinde haberdar olduk. Açık konuşmak gerekirse başlangıçta bu kadar faydalı bir organizasyon olduğunu düşünmemiştik. Ancak zaman geçtikçe yarışma bizi içine çekmeye başladı. Giderek daha fazla zaman harcamaya başladık. Hatta GMC derslerimizin önüne geçmeye başladı. Şu anki durumumuzla geçen seneyi kıyasladığımızda, geçen sene 2. tura çıkmanın bizim için başarı bile sayılabileceğini söyleyebiliriz. Ancak yine de burada öğrenebileceklerimizin sonu olmadığının da farkındayız. Hatta gala gecesindeki kokteylde bile diğer takımlarla yaptığımız sohbetlerde, yarışma sırasında farkında olmadığımız bazı noktaları karşılıklı paylaştık. GMC’yi çok faydalı, öğrenci veya profesyonel  herkesin tecrübe etmesi gereken harika bir deneyim olarak görüyoruz.

3- GMC size neler kattı? Sosyal anlamda ve teknik olarak hangi yönlerinizi geliştirdiğini düşünüyorsunuz?

Stratejik düşünme alışkanlığı! En önemli kazanımımızın bu olduğunu söyleyebiliriz. Sosyal olarak takım içerisinde uyumla çalışma, iş bölümü yapma, inisiyatif kullanma, takım arkadaşına güvenme, ikna kabiliyeti gibi alanlarda kendimizi geliştirmemizi sağladı. Teknik anlamda analitik düşünme yeteneğimizin sınırlarını zorlamamızı sağladı. Attığımız her adımın gelecekte nasıl bir geri dönüşü olacağını hesapladık ve şirkete zarar verecek her aktiviteden kaçındık. Yeri geldiğinde küçük detayların fark yaratabildiğini, kimi zamanda detayların büyük resmi görmeyi engellediğini gördük. Bazen rakamların ne söylediğini boş verip gelecek hakkındaki öngörülerimize güvenmeyi ve bu yönde karar almayı öğrendik.

4- Toplantılarınızı nasıl organize ediyordunuz, karar alma sürecinde neler yaşandı?

Toplantılar genellikle Çağatay arkadaşımızın öğrenci evinde ve Odtü’nün sesli kütüphanesinde gerçekleşiyordu. Karar alma süreçleri oldukça yoğun geçen dönemler oluyordu. Makroekonomik durum değerlendirmesi, şirket değerlendirmesi, pazar değerlendirmesi yapıyorduk. Buna göre bir strateji belirliyorduk. Açıkçası sesli olarak düşündüğümüz ve tartıştığımız bir ortam oluyordu. Şakalaşmalar espriler ve oldukça keyifli bir ortam içinde kararları alıyorduk. Bazen toplantılarımız gece yarısından sonrasına sarkıyordu. Bu özverinin en büyük kaynağı toplantıları bir zorunluluk değil, yapmaktan büyük zevk aldığımız bir aktivite olarak görmemizdi.

5- Ulusal finalde 7 takımla tüm gün boyunca yarıştınız. Her kararın aralarda açıklandığı ve herkesin bir arada olduğu final günü neler hissettiniz? Karar alma sürecinizde bir değişiklik oldu mu?

Final turu beklediğimizden daha stresli ve yorucu geçti. Özellikle önceki turlarda kararları derinlemesine bir çalışmadan sonra vermeye alışmış bir takım olarak, konulan zaman kısıtlamaları karar mekanizmamızı çok zorladı. Sınırlı zaman, hazırladığımız bilgisayar programlarını tarihçeye adapte etmemizi ve onları etkin bir şekilde kullanmamızı engelledi. İlk karar sonucu beklediğimiz gibi gelmeyince hemen bir durum değerlendirmesi yaptık ve detaylarda boğulduğumuzu gördük. Bunun üzerine bizce yarışmanın dönüm noktası olan, o güne kadar el emeği göz nurumuz olan ve bin bir emekle hazırladığımız kompleks bilgisayar programlarımızı bir kenara bırakma kararını aldık. Yapmamız gerekenin büyük resme odaklanmak ve daha basit düşünmek olduğunu fark ettik. Hemen yeni bir strateji hazırladık ve sonuna kadar bu stratejiye bağlı kaldık. Aralarda, sıralama tersini söylese de biz raporlar üzerinde yaptığımız analizler sonucunda doğru bir yolda olduğumuzu biliyorduk ve son karar itibariyle izlediğimiz bu stratejinin bizi hedeflerimize yakın bir noktaya ulaştıracağına inanıyorduk.

Yarıştığımız süre dışında diğer takımlarla mümkün olduğunca iletişim kurmaya çalıştık. Özellikle yarışmada aynı odayı paylaştığımız Crealysis takımıyla çok güzel dostluklar kurduk. Karar aralarında çok gerildiğimiz, çok bunaldığımız anlar da oldu. Böyle zamanlarda terasa çıkıp Haliç’in güzel manzarasını izleyip stres attık. Bu güzel manzarada kararlarımızın üzerinden geçip bir sonraki hamleyi hesaplıyorduk.

Eğer finale daha iyi hazırlanabilseydik ve programlarımızda sorun yaşamasaydık şu anda yakaladığımız başarının da üstüne çıkabilirdik diye düşünüyoruz. Bu arada Final günü fazla iletişim kuramasak da Gala gecesinde bütün takımlarla kaynaştık ve ne kadar güçlü ve donanımlı rakiplerle yarıştığımızı fark ettik. Galadan sonra da Martenziter takımıyla kutlamalara devam ettik.

6- İş yaşamınızda GMC deneyiminden nasıl faydalanacağınızı ön görüyorsunuz?

GMC bizim için iş yaşamının provası oldu diye düşünüyoruz. İş yaşamında takım çalışmasının, inisiyatif kullanmanın, hatalardan ders çıkarmanın ve hataları düzeltme yolları aramanın önemini biliyoruz. GMC’de tüm bunları hemen her kararda yaşadık. Ayrıca bir şirketi oluşturan dinamiklerin ne kadar iç içe ve birbirleriyle ne kadar etkileşim içinde olduğunu gördük. Örneğin sizin kötü maliyet olarak algıladığınız bir kalemin aslında pek çok şeye etki ettiğini ve kıstığınızdan çok daha fazlasını size fatura edebileceğini gördük. Yarışma sırasında belli rasyo analizleri yaparak şirketin gidişatını kontrol ettik ve sinyal veren noktaları saptamaya çalıştık. Gerekli alanlarda gerekli önlemleri alarak felaketleri önlemeye ve rakiplerimizin önüne geçmeye çalıştık. Yarışma sırasında edindiğimiz bu proaktif yaklaşımın iş yaşamımızda da bize çok yardımcı olacağını düşünüyoruz.

7- GMC 2009 Türkiye 2. Takımı oldunuz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında hedefimiz tabi ki 1. Olmaktı. Başından beri bu hedefle yola koyulduk. Birinci ve ikinci turlardaki performansımız hedefimize ulaşacağımıza olan inancımızı daha da arttırdı. Birinci ve ikinci turlarda ikinci kararda birinciliği ele geçirip sonuna kadar bu pozisyonumuzu koruduk. Ne var ki finalist takımların çoğu buna benzer başarılarla finale yükselmişlerdi. Kısacası kendimiz gibi takımlarla yarışacaktık ve fark yaratmamız gerekiyordu. Bu farkı çok sağlam uzun vadeli bir strateji belirleyerek yaratma yoluna gittik. Sanırız başarılı da olduk. Ancak finalistler arasında 2 yıldır Türkiye şampiyonu olan takım da vardı . Yarışmanın dinamiklerini ve yapılan değişikliklerin getiri ve götürülerini çok iyi biliyorlardı. Bizim işletme konusundaki altyapımız yarışmanın dinamiklerini böylesine iyi bilen bir takım karşısında ancak bu kadar etkili oldu ve ikinci olabildik. Aldığımız kararların gerçek hayatta, verilen tarihçe doğrultusunda alınabilecek en doğru kararlar olduğunu düşünüyoruz. Son olarak Çağatay’ın Gala gecesi yaptığı konuşmasında söylediği gibi biz konuşmalarımızı birinci olacağımız varsayımıyla hazırlamıştık. Birincilik konuşmalarımız hazır bekliyor umarız bayatlatmadan seneye yapabiliriz.

8- Sponsorunuz Finansbank ile nasıl bir iletişiminiz var? Seneye sizi Finansbank’ta görebilir miyiz?

Öncelikle Finansbank yarışmada bize çok yardımcı oldu. Hiçbir isteğimiz geri çevrilmedi ve maddi manevi her türlü destek bizlere sağlandı. Ancak bizi asıl etkileyen, Gala gecesinde bizimle aynı derecede heyecanlanmaları oldu. Sıralamalar açıklandıkça Finansbank ekibi bizimle oturup bizimle kalktı. İkinciliğimize de bizim kadar sevindiler. Onlarla tam anlamıyla bir takım olmuştuk. Sizi Finansbank’da görebilir miyiz sorusunun cevabı bizim adımıza en çok bu takım olma psikolojisinde yatıyor. Bir şirketi adaylar açısından çekici yapan şey sunduğu maddi olanaklar olduğu kadar barındırdığı kurum kültürüdür. Biz Finansbank’ın sahip olduğu kurum kültürü ve çalışanları arasındaki ilişkiler açısından bize oldukça uygun olduğunu düşünüyoruz. Yani cevabımız evet, olabilir. Tabi bu karşılıklı bir durum, onların da bizim için aynı duyguları hissetmiş olmaları gerekiyor J.

Son olarak finalde bizimle mutluluğumuzu paylaşan Finansbank ailesinden Sayın Berna Belkıs, Burcu Çetin ve Gamze Yeşilbayrak’a ilgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

9- GMC’ye katılacak öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Öncelikle el kitabını baştan aşağı okumalarını öneririz. Kararlarını alırken ciddi bir ön çalışma yapsınlar. Yönetim raporundaki hemen her rakamın nasıl hesaplandığını öğrenmeleri gerekiyor. Uzun vadeli plan yapsınlar. Bir karar sonucunda geriye düştüler diye üzülmesinler bu yarışta her an her şey değişebiliyor. Her şeye rağmen elenirlerse de üzülmesinler. Seneye bir daha katılırlar. Bu yarışmada tecrübe de çok önemli. Zaten bizce bu yarışmadan tam anlamıyla faydalanabilmek için en az iki kere katılmak gerekiyor. GMC de takımın uyumu çok önemli. Bizim en büyük avantajlarımızdan birisi takımımızın uyumuydu. Zaten Gala gecesinde pek çok kişiden bizim takımın farklı bir sinerjisi olduğunu hissettikleri yorumunu duyduk. Sanırız bunda sahnede yaptığımız totemin etkisi oldu J . O nedenle iyi iletişimleri olan arkadaşlarıyla katılmalarını öneririz. Oylama yoluyla karar alan bir ekip olacaklarsa takımın nüfusu tek sayı olsun, üç veya beşJ. Beş kişi olmak avantaj gibi görünebilir ama bizce değil. Her işte optimum bir takım büyüklüğü vardır. Bize göre GMC de bu büyüklük üç. Çünkü özellikle finalde çok hızlı karar almanız gerekiyor. Beş kişilik bir ekipte hızlı karar almak çok kolay olmuyor.

Kategori GMC, Haberler0 Yorum

The First GMC 2009 Türkiye 3.sü Oldu

The First GMC 2009 Türkiye 3.sü Oldu

İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin oluşturduğu, bilgiMBA sponsorluğunda yarışan takımlardan biri olan The First takımı GMC 2009 Türkiye 3.sü olma başarısı gösterdi. Takım üyelerine sertifikalarını Bilim İlaç İK Müdürü Gülçin Tekin takdim etti.

The First, GMC’de edindikleri deneyimi ve başarılarının sırlarını bizlerle paylaştı.

Gülçin Tekin (Bilim İlaç İK Müdürü ), Erhan Özlü, Güner Hismioğulları, Tansık Tan, Hakan Bölücü, Abdurrahim Yılmaz, Ali Ayaz (Realta)

1- GMC’ye ilk kez mi katılıyorsunuz?

Takım lideri olarak ben, Güner Hişmioğulları, GMC 2008’e de katılmıştım. Takım arkadaşlarım  Abdurrahim Yılmaz, Hakan Bölücü, Tansık Tan ve Erhan Özlü ilk defa katılıyorlar. Bu vesile ile bu sene yarışmaya katılmamızı sağlayan sponsorumuz Bilgi MBA’e de teşekkürlerimizi sunarız. Geçen seneki sponsorum Finansbank A.Ş.’ye da ayrıca teşekkür ederim.

2- GMC’den nasıl haberdar olmuştunuz? İlk izleniminizle şimdiki durumunuzu karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?

GMC’ nin afişini 2008’de fakültemizde (İTÜ İşletme Fakültesi) panolarda gören arkadaşım Emin İnegöl sayesinde haberdar olmuştuk. Yöneticilerin ve iddialı öğrencilerin katıldığı büyük bir yöneticilik ve strateji yarışması olduğu için ideallerimiz ile birebir uyuşuyordu. Bu nedenle büyük bir heyecanla yarışmaya odaklanmıştık. Yarışma sayesinde çok şey öğrendim, tecrübe ettim. Bu sene sonuçlar açıklanana kadar, yani bu 4 ay içinde her aşamada, yeni şeyler öğrenme ve aynı heyecan devam etti.

3- GMC size neler kattı? Sosyal anlamda ve teknik olarak hangi yönlerinizi geliştirdiğini düşünüyorsunuz?

Finansal anlamda bir şirketin hisse değerini en çok arttırmaya çalışırken kârlılık, likidite oranları, kâr payı dağıtımı, faizleri ödeyebilme gücü gibi en önemli göstergelerini, bunların kendi aralarındaki ilişkilerini ve pazar payları ile olan ilişkilerini yönetmeyi yaşayarak öğrendim. Dünya ekonomisini okumayı, tüm birimleri en iyi şekilde yönetmek için sağlam bir strateji kurmayı ve bunun için esnek planlar kurarak her fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeyi öğrendim. Bölümümüzde yönetim dersleri veren çok değerli hocamız Prof. Dr. Haluk ERKUT’un strateji için özlü bir sözü vardır: “Seçmek vazgeçmektir.”. Bizim de gerçekten GMC’de şirketi en iyi şekilde yönetmek için stratejimizi seçerken dikkat ettiğimiz nokta hangi stratejilerden vazgeçtiğimiz oldu.  Birkaç kere resesyon, kriz, enflasyon dönemleri tecrübe ettim ve bu sürelerde şirketin tüm birimlerini neye ve nasıl odaklamak gerektiği konusundaki paha biçilemez tecrübeyi edindim. İlk defa resesyon tecrübe ettiğimde, elimizde kalan stokları gördüğüm anda yaşadığım şok hâlâ gözlerimin önündedir ve hiçbir zaman da unutacağımı sanmıyorum. Tabiî ki bununla birlikte takım çalışması, amaca odaklanıp bunun için çalışma ve yönettiğimiz şirketteki aktörlere (işçiler, yöneticiler, pazarlamadakiler vb.) empati yapma yeteneğimiz gelişti.

4- Takımın tamamı İTÜ Endüstri Mühendisliği öğrencilerinden oluşuyor. Bunun yarışmadaki başarınıza etkisi oldu mu?

Kesinlikle olumlu etkisi oldu.  İTÜ endüstri mühendisliği, Türkiye’deki endüstri mühendisliklerinden üretim ve yönetim konusunda en fazla dersi alan bölümdür. Yani şirketi yönetirken ilgili her birim için eğitim görmüştük. Bu nedenle şirketi yönetirken kullandığımız derslerimizden bazıları şunlar oldu: Yönetim ve Organizasyon,  Finansman Yönetimi, Üretim Planlama ve Kontrol,  Pazarlama, İnsan Kaynakları Yönetiminin Esasları, Maliyet Muhasebesi, Ekonomi, Mühendislik Ekonomisi ve Rekabet Yönetimi. Bizim için GMC, tam anlamıyla aldığımız eğitimi ve teoriyi GMC’deki şirketimizde bütün bir şekilde uygulama imkânı oldu. Takımın yönetim konusunda bilgili, zeki ve başarılı takım üyelerinden oluşması da başarıda avantajımız oldu.

5- Toplantılarınızı nasıl organize ediyordunuz, karar alma sürecinde neler yaşandı?

Gerek fakültede toplanarak, gerekse internetten haberleşerek sürekli iletişimde kalmaya gayret ettik. Hedefimiz büyüktü ve aldığımız karar en iyisi olmalıydı, bu nedenle her kararı en ince ayrıntısına kadar düşündük. Fakat birbirimizi iyi anladığımız için hiç tartışma olmadı ve ortak karar vermemiz kolay oldu.

6- Sizi en çok neler zorladı? Böyle durumları nasıl aştınız?

Bazı yerlerde bilgi eksikliği yaşadık, bunları araştırarak öğrendik. Fakat yaşamadan öğrenilmeyecek olanları tecrübe ederek öğrendik. Bence yarışmanın en zor yanı şirketin içinde bulunduğu pazarı ve şirketin iç dinamiklerini anlamaktı. Pazarı anladıktan sonra pazarın ne istediğini vermeye çalıştık. Şirket hakkındaki aldığımız kararlardan, birimlerin nasıl etkilendiklerini anladıktan sonra bunu da en iyi şekilde yönetmeye çalıştık, bunlar için şirket tarihçesini en iyi şekilde anlamak önemli oldu.

7- Ulusal finalde 7 takımla tüm gün boyunca yarıştınız. Her kararın aralarda açıklandığı ve herkesin bir arada olduğu final günü neler hissettiniz? Karar alma sürecinizde bir değişiklik oldu mu?

Özellikle geçen senelerde Türkiye 1. si olan ve yöneticilerden oluşan takımla aynı odada yarışmak biraz stresli oldu. En büyük rakibimizin o takım olduğunu biliyorduk. Finalist takımların ne kadar güçlü olduklarını, ne kadar iyi ekipler olduklarını görünce, buna adapte olarak, bunu kararlarımıza da yansıtmaya çalıştık. Karar alma sürecimizde herhangi bir değişiklik olmadı, hızlı ve etkin karar alma konusunda özel olarak çalışmıştık. Fakat son kararda günün yorgunluğu ve en son üçüncü olmanın moral bozukluğu nedeniyle biraz dikkat dağınıklığı yaşadık. Final günü edindiğimiz en önemli tecrübe, çetin rekabet içindeki stres yönetimini öğrenmek oldu diyebilirim.

8- İş yaşamınızda GMC deneyiminden nasıl faydalanacağınızı ön görüyorsunuz?

İş hayatında gerekli olacak tecrübe ve bilgiler edindik. Bir birimdeki bir faaliyetten diğer birimlerin nasıl etkilendiğini görmek için daha iyi bir yarışma olamazdı. Amacımız hisse değerini maksimize etmek olunca bu farklı birimlerin arasında nasıl denge kurulması gerektiğini öğrendik, finans verilerini değerlendirme ve hedef koyma, ekonomiyi okuma, pazarı analiz etme ve buna göre pazarlama politikası geliştirme ve tüm şirket faaliyetlerinin birlikte yönetimi hakkında ciddi tecrübeler edindik. Ekip çalışması konusunda kendimizi geliştirdik. Farklı ekonomi ve pazar koşullarında ciddi strateji oluşturma ve yönetme tecrübesi kazandık. GMC sayesinde iş dünyasından tanıştığımız şirketlerle ve sponsorlarımızla bir araya geldik ve iletişim bilgilerimizi paylaştık. Ayrıca 2 ay sonra mezun olacağımız için şirketlerden iş teklifi gelmesi durumunda mutlaka değerlendiririz.

9- GMC 2009 Türkiye 3. Takımı oldunuz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öğrenmenin ve gelişmenin sınırı olmadığını öğrendik. Aslında hedefimiz Türkiye 1.liği idi, fakat 402 takımdan 2’si bizi geçmeyi başardı. Türkiye çapında GMC’ye 402 takımın katılması bir yana, finale kalan tüm ekipler iş deneyimleri olan ve/veya iyi eğitim almış kimselerdi. GMC’de Türkiye’ye yakışır, rekabetin yoğun olduğu bir final çıkardılar. Bu nedenle 3. olmakla da gurur duyuyoruz. Bize sponsor olmak isteyen bir şirket olursa, seneye tekrar katılmak ve bu sefer iyi bir dereceyle 1. olarak Türkiye’yi,  dünyada en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.

Teşekkür ederiz.

Kategori GMC, Haberler0 Yorum

BilgiMBA 3 Yıldır GMC Ana Sponsoru

BilgiMBA 3 Yıldır GMC Ana Sponsoru

Global Management Challenge Türkiye’nin 3 senedir ana sponsoru olan bilgiMBA adına, bilgiMBA Program Direktör Yardımcısı ve Program Geliştirme Müdürü Ozan Sönmez ile GMC hakkında konuştuk.

Ozan SÖNMEZ, SMMM, MBA BilgiMBA Program Direktör Yardımcısı ve Program Geliştirme Müdürü

Yarışma Üniversite olarak size ne kazandırıyor?

İstanbul Bilgi Üniversitesi olarak yarışmayı uzun bir zamandır destekliyoruz.  Bu desteğin temel sebebi, GMC ile yarışmacılara sunulan çoklu değerlendirme ortamını (multi-tasking) değerli bulmamız. Öğrencilere “sudan çıkmış balık” olmadan önce rekabet, hız, entegre düşünme, işbirliği, çatışma gibi öğrenim hayatlarında uzak oldukları gerçek dünya tecrübesinin sunulması da önemli bir etken elbette. Biz, Bilgi olarak sadece kendi öğrencilerimizden oluşan takımların değil üniversitelerin lisans son sınıf öğrencilerinden oluşan takımların  ve “genç profesyoneller”den oluşan takımların da bu tecrübeden faydalanacaklarını düşünüyoruz.

Kaç kişiyle katılıyorsunuz?

Bu sene tam sayı henüz kesinleşmedi, öğrencilerimize yapılan duyurular sonucu oluşan takımlar var, aynı zamanda aldıkları bir dersin pratik uygulamasını da bu simülasyon ile yapmayı önerdiğimiz genç profesyonel öğrencilerimiz var. Bilgi’den yarışmaya katılacağını düşündüğümüz yaklaşık 60 kişi olacak. Diğer Üniversitelerden de 50 civarı öğrenci Bilgi adına yarışacak.

Takımlarınızı nasıl oluşturuyorsunuz?

Hem MBA özelinde Bilgi Yüksek Lisans Programları olarak hem de Lisans seviyesinde özellikle İktisadi İdari Bilimler fakültesinde çeşitli hocalarımız öğrencilerini yönlendiriyorlar. Bunun yanı sıra diğer üniversitelerden son sınıf öğrencileri de GMC vasıtasıyla Bilgi’nin desteği ile bu yarışmaya katılacaklar. Bu sene bu takımları Santral Istanbul’da biraraya getirip ayrıca bir kişisel gelişim ve liderlik eğitimi de vermeyi planladık.

Öğrencileriniz motivasyon ve takım çalışması bakımından nasıl etkileniyor?

Öğrencilerimizin motivasyonunu olumlu etkilediği aşikar. Üniversitemiz’de Mühendislik Fakültemiz henüz öğrenci kabul etmediği için multi-disipliner ekipler olmamasına rağmen, diğer üniversitelerde okuyan mühendis arkadaşlarını takım toplantılarına çağıran ve onlardan özellikle ürün geliştirme gibi konularda fikir isteyen öğrencilerimiz oldu. Aynı şekilde dersleri takip ederken GMC’yi vaka olarak alarak sunumlarına ekleyen genç profesyonellerimiz de var. Bilgi MBA’de okuyan öğrencilerimiz bu yoğun takım çalışmalarına ve projelere alışıklar ama kendi verdikleri kararların sanal şirketlerine yansımalarını görmeleri ayrıca keyifli.

Eklemek istedikleriniz?

Günümüzün dünyası sadece coğrafik olarak globalleşmiş değil, kurumların içinde de fonksyonlarında içiçe geçtiğini, yakınsadığını görüyoruz. “Herkesin tek işi yapabilmesi” değil “herkesin her işten bir nebze anlaması” talep ediliyor artık. BilgiMBA, özellikle akademik teori ve güncel pratik konuları dengeleyerek bu yakınsamayı öğrencilerine benimsetmek için çalışıyor. Bunun için kullanılabilecek olan araçlardan biri de GMC’nin sağladığı sanal ortam. Teşekkürler.

Kategori GMC, Röportaj0 Yorum