İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin oluşturduğu, bilgiMBA sponsorluğunda yarışan takımlardan biri olan The First takımı GMC 2009 Türkiye 3.sü olma başarısı gösterdi. Takım üyelerine sertifikalarını Bilim İlaç İK Müdürü Gülçin Tekin takdim etti.
The First, GMC’de edindikleri deneyimi ve başarılarının sırlarını bizlerle paylaştı.
Gülçin Tekin (Bilim İlaç İK Müdürü ), Erhan Özlü, Güner Hismioğulları, Tansık Tan, Hakan Bölücü, Abdurrahim Yılmaz, Ali Ayaz (Realta)
1- GMC’ye ilk kez mi katılıyorsunuz?
Takım lideri olarak ben, Güner Hişmioğulları, GMC 2008’e de katılmıştım. Takım arkadaşlarım Abdurrahim Yılmaz, Hakan Bölücü, Tansık Tan ve Erhan Özlü ilk defa katılıyorlar. Bu vesile ile bu sene yarışmaya katılmamızı sağlayan sponsorumuz Bilgi MBA’e de teşekkürlerimizi sunarız. Geçen seneki sponsorum Finansbank A.Ş.’ye da ayrıca teşekkür ederim.
2- GMC’den nasıl haberdar olmuştunuz? İlk izleniminizle şimdiki durumunuzu karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?
GMC’ nin afişini 2008’de fakültemizde (İTÜ İşletme Fakültesi) panolarda gören arkadaşım Emin İnegöl sayesinde haberdar olmuştuk. Yöneticilerin ve iddialı öğrencilerin katıldığı büyük bir yöneticilik ve strateji yarışması olduğu için ideallerimiz ile birebir uyuşuyordu. Bu nedenle büyük bir heyecanla yarışmaya odaklanmıştık. Yarışma sayesinde çok şey öğrendim, tecrübe ettim. Bu sene sonuçlar açıklanana kadar, yani bu 4 ay içinde her aşamada, yeni şeyler öğrenme ve aynı heyecan devam etti.
3- GMC size neler kattı? Sosyal anlamda ve teknik olarak hangi yönlerinizi geliştirdiğini düşünüyorsunuz?
Finansal anlamda bir şirketin hisse değerini en çok arttırmaya çalışırken kârlılık, likidite oranları, kâr payı dağıtımı, faizleri ödeyebilme gücü gibi en önemli göstergelerini, bunların kendi aralarındaki ilişkilerini ve pazar payları ile olan ilişkilerini yönetmeyi yaşayarak öğrendim. Dünya ekonomisini okumayı, tüm birimleri en iyi şekilde yönetmek için sağlam bir strateji kurmayı ve bunun için esnek planlar kurarak her fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeyi öğrendim. Bölümümüzde yönetim dersleri veren çok değerli hocamız Prof. Dr. Haluk ERKUT’un strateji için özlü bir sözü vardır: “Seçmek vazgeçmektir.”. Bizim de gerçekten GMC’de şirketi en iyi şekilde yönetmek için stratejimizi seçerken dikkat ettiğimiz nokta hangi stratejilerden vazgeçtiğimiz oldu. Birkaç kere resesyon, kriz, enflasyon dönemleri tecrübe ettim ve bu sürelerde şirketin tüm birimlerini neye ve nasıl odaklamak gerektiği konusundaki paha biçilemez tecrübeyi edindim. İlk defa resesyon tecrübe ettiğimde, elimizde kalan stokları gördüğüm anda yaşadığım şok hâlâ gözlerimin önündedir ve hiçbir zaman da unutacağımı sanmıyorum. Tabiî ki bununla birlikte takım çalışması, amaca odaklanıp bunun için çalışma ve yönettiğimiz şirketteki aktörlere (işçiler, yöneticiler, pazarlamadakiler vb.) empati yapma yeteneğimiz gelişti.
4- Takımın tamamı İTÜ Endüstri Mühendisliği öğrencilerinden oluşuyor. Bunun yarışmadaki başarınıza etkisi oldu mu?
Kesinlikle olumlu etkisi oldu. İTÜ endüstri mühendisliği, Türkiye’deki endüstri mühendisliklerinden üretim ve yönetim konusunda en fazla dersi alan bölümdür. Yani şirketi yönetirken ilgili her birim için eğitim görmüştük. Bu nedenle şirketi yönetirken kullandığımız derslerimizden bazıları şunlar oldu: Yönetim ve Organizasyon, Finansman Yönetimi, Üretim Planlama ve Kontrol, Pazarlama, İnsan Kaynakları Yönetiminin Esasları, Maliyet Muhasebesi, Ekonomi, Mühendislik Ekonomisi ve Rekabet Yönetimi. Bizim için GMC, tam anlamıyla aldığımız eğitimi ve teoriyi GMC’deki şirketimizde bütün bir şekilde uygulama imkânı oldu. Takımın yönetim konusunda bilgili, zeki ve başarılı takım üyelerinden oluşması da başarıda avantajımız oldu.
5- Toplantılarınızı nasıl organize ediyordunuz, karar alma sürecinde neler yaşandı?
Gerek fakültede toplanarak, gerekse internetten haberleşerek sürekli iletişimde kalmaya gayret ettik. Hedefimiz büyüktü ve aldığımız karar en iyisi olmalıydı, bu nedenle her kararı en ince ayrıntısına kadar düşündük. Fakat birbirimizi iyi anladığımız için hiç tartışma olmadı ve ortak karar vermemiz kolay oldu.
6- Sizi en çok neler zorladı? Böyle durumları nasıl aştınız?
Bazı yerlerde bilgi eksikliği yaşadık, bunları araştırarak öğrendik. Fakat yaşamadan öğrenilmeyecek olanları tecrübe ederek öğrendik. Bence yarışmanın en zor yanı şirketin içinde bulunduğu pazarı ve şirketin iç dinamiklerini anlamaktı. Pazarı anladıktan sonra pazarın ne istediğini vermeye çalıştık. Şirket hakkındaki aldığımız kararlardan, birimlerin nasıl etkilendiklerini anladıktan sonra bunu da en iyi şekilde yönetmeye çalıştık, bunlar için şirket tarihçesini en iyi şekilde anlamak önemli oldu.
7- Ulusal finalde 7 takımla tüm gün boyunca yarıştınız. Her kararın aralarda açıklandığı ve herkesin bir arada olduğu final günü neler hissettiniz? Karar alma sürecinizde bir değişiklik oldu mu?
Özellikle geçen senelerde Türkiye 1. si olan ve yöneticilerden oluşan takımla aynı odada yarışmak biraz stresli oldu. En büyük rakibimizin o takım olduğunu biliyorduk. Finalist takımların ne kadar güçlü olduklarını, ne kadar iyi ekipler olduklarını görünce, buna adapte olarak, bunu kararlarımıza da yansıtmaya çalıştık. Karar alma sürecimizde herhangi bir değişiklik olmadı, hızlı ve etkin karar alma konusunda özel olarak çalışmıştık. Fakat son kararda günün yorgunluğu ve en son üçüncü olmanın moral bozukluğu nedeniyle biraz dikkat dağınıklığı yaşadık. Final günü edindiğimiz en önemli tecrübe, çetin rekabet içindeki stres yönetimini öğrenmek oldu diyebilirim.
8- İş yaşamınızda GMC deneyiminden nasıl faydalanacağınızı ön görüyorsunuz?
İş hayatında gerekli olacak tecrübe ve bilgiler edindik. Bir birimdeki bir faaliyetten diğer birimlerin nasıl etkilendiğini görmek için daha iyi bir yarışma olamazdı. Amacımız hisse değerini maksimize etmek olunca bu farklı birimlerin arasında nasıl denge kurulması gerektiğini öğrendik, finans verilerini değerlendirme ve hedef koyma, ekonomiyi okuma, pazarı analiz etme ve buna göre pazarlama politikası geliştirme ve tüm şirket faaliyetlerinin birlikte yönetimi hakkında ciddi tecrübeler edindik. Ekip çalışması konusunda kendimizi geliştirdik. Farklı ekonomi ve pazar koşullarında ciddi strateji oluşturma ve yönetme tecrübesi kazandık. GMC sayesinde iş dünyasından tanıştığımız şirketlerle ve sponsorlarımızla bir araya geldik ve iletişim bilgilerimizi paylaştık. Ayrıca 2 ay sonra mezun olacağımız için şirketlerden iş teklifi gelmesi durumunda mutlaka değerlendiririz.
9- GMC 2009 Türkiye 3. Takımı oldunuz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öğrenmenin ve gelişmenin sınırı olmadığını öğrendik. Aslında hedefimiz Türkiye 1.liği idi, fakat 402 takımdan 2’si bizi geçmeyi başardı. Türkiye çapında GMC’ye 402 takımın katılması bir yana, finale kalan tüm ekipler iş deneyimleri olan ve/veya iyi eğitim almış kimselerdi. GMC’de Türkiye’ye yakışır, rekabetin yoğun olduğu bir final çıkardılar. Bu nedenle 3. olmakla da gurur duyuyoruz. Bize sponsor olmak isteyen bir şirket olursa, seneye tekrar katılmak ve bu sefer iyi bir dereceyle 1. olarak Türkiye’yi, dünyada en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.
Teşekkür ederiz.