Yapı Kredi Bankacılık Akademisi, 4 odak alanı olan bankacılık, kişisel gelişim, liderlik ve sosyal sorumluluk konularındaki gelişim faaliyetleri ile donanımlı bankacılar yetiştirme ve çalışanlarını yüksek performanslı bir takımın parçası haline getirme hedefleriyle kurulmuş bir nevi bankacılık ve finans üniversitesi. Burada lider bankacıların, yalnızca bankacılık değil, kişisel yetkinlikler, liderlik vizyonu ve toplumsal duyarlılık anlamında da güçlü kişiler olması amacıyla hareket ediliyor. Lider olmanın yolunun insan kaynağından geçtiğine inanan YKBA, GMC ana sponsoru olarak ev sahipliği yaptığı etkinlikte de öğrencileri insana verdiği değerle büyülemiş bir bankacılık akademisi. Bu konuda görüşlerini bizlerle paylaştıkları için Hittites ve Cally takım üyelerine teşekkür ederiz.
1-GMC Brand Day etkinliğinin ardından birkaç kelimeyle Yapı Kredi Bankası ve Bankacılık Akademisini tanımlar mısınız?
Yapı Kredi Bankası:
İlker Serdar Çetinkaya: Ne kadar girişimci bir ruha sahip olursanız olun, yaşıtlarınıza göre ne kadar önde ya da farklı olursanız olun işletme okuyorsanız ve bir yurdum annesine sahipseniz ”bankaya yerleşirsin, rahat edersin” muhabbetlerinden dolayı bankalara karşı antipati besleyen birisine anne sözü dinletecek ve lovemarkı olacak kadar sevdiren inanılmaz bir yapı.
Bunlardan daha da öte altı senedir iş dünyasının içinde olan biri olarak şirket içi bağlılık oranının %84 olduğu bir şirket insanın cidden nefesini kesiyor.
Şehidcan Erdim: Mutlu çalışanları bulunan köklü, güçlü, başarılı ve kocaman bir aile.
Gökhan Sipahioğlu: Kurum kültürüne yaraşır bir organizasyon yaptı.
Alper Yıldız: Kendi kültürünü oluşturmuş, ileriye dönük birincil hedefi Pazar lideri olmak olan bir bankayla tanışmış olduk. Bu hedeflerine nasıl yol aldıklarını gelecekteki yol haritalarında YKBA ve MT programlarının önemini gördük.
Fatih Yıldız: Bankalar ile ilgili pek bir fikrim yoktu. Tek bildiğim şube tarafıydı. Alanında büyük ve öncü bir banka olduğunu öğrenmiş oldum.
Gizem Tortu: Ülkemizin önde gelen bankalarından olan Yapı Kredinin GMC ye sponsor oluşu gençlerin bu gibi bir simülasyon ile deneyim kazanmasına verdiği önemi gösteren başka bir bakış açısı. Kurum kültürlerine uyan bir sponsorluk yapmışlar iyi de yapmışlar.
Şeydanur Güneş: Sektöründe şu anda 4. ancak ‘’yaygın şube ağı’’ stratejisiyle müşteriyi doğru kanala yönlendirerek lider olmayı hedeflemiş bir banka. Sürekli gelişimi destekleyen bunu hem kurumsal olarak hem de çalışanları için yapan, çalışanlarının aidiyet duygusunu üst noktalara çıkarabilmiş bir banka.
Başarı Kubuzcu: Özellikle sunumlarda da bahsedilen istatistiksel verilerin çok ciddi rakamlarda olması, orada bulunan yöneticilerin aralarındaki iletişimin ve benim bu etkinlikte yapmış olduğum gözlemler neticesinde, bana tanımakta geç kaldığımı düşündüren bir banka.
Yapı Kredi Bankacılık Akademisi:
İlker Serdar Çetinkaya: Binadan içeriye girmeden foursquare’de check-in yaptığımda YKBA’nın sadece bir eğitim merkezi ya da ruhsuz bir bina olmadığını, kocaman bir yaşam üssü olduğunu anladım. Biz oradayken 25 sınıfta 588 kişi eğitimdeydi. Görmeyenin inanacağı türden bir şey değil bu! Trendleri/gelişmeleri birebir takip eden bir eğitim birimi ve anında çalışanlarını sürekli ”update” eden bir akademi! Bü-yü-le-yi-ci!
Şehidcan Erdim: Karşılaştığım en eğlenceli, en modern ve en güzel eğitim ortamı. YKBA sınırları içinde bulunup heyecanlanmamak, çalışma ve üretme azmiyle dolmamak mümkün değil.
Gökhan Sipahioğlu: Gayet güler yüzlülerdi ve çok misafirperverce davrandılar.
Alper Yıldız: Alanında öncü bir firma’dan beklenen öncü bir adım. YKBA her zaman eğitim prensibiyle kurumuna kalifiye iş gücü kazandırırken çalışanlarının gelişimlerinde iyi bir araç. İş tercihi yapılırken kurumların sunduğu eğitim olanakları göz önüne alındığında YKB bu sayede öne çıkabiliyor.
Gizem Tortu: Yapı Kredinin eğitim, gelişim ve modernizme ne denli önem verdiğinin göstergesi. Mimarisiyle, kütüphanesiyle her şeyiyle büyüleyici bir ortam. Akademiye gittiğimiz gün yüzlerce kişi farklı farklı alanlarda eğitim almaktaydı. Yeni mezunlar içinse kampüs ortamını aratmayacak bir ortam.
Şeydanur Güneş: Kazan-kazan ilkesinin çok güzel bir uygulaması. Bu akademi bir şirket olarak Yapı Kredi’nin takip eden değil aktif oyuncu olduğunu ve eğitimle gelişime ne kadar önem verdiğini gösteriyor. YKBA’nın ödüllü mimarisi ve eğlenceli ortamı çalışanları için oldukça motive edici. Çalışanlarına değer katması Yapı Kredi’nin tercih edilebilirliğini arttırmakla birlikte çalışanlarıyla uzun dönemli ilişkiler kurmasını sağlıyor.
Başarı Kubuzcu: Kişisel yetkinlik ve donanımınız konusunda tüm eksiklerinizi kapatabileceğiniz, harikulade bir akademi. Daha içeri girmeden etrafa bir göz atmamla bana ve tüm arkadaşlara bu izlenimi verdiğinden hiç şüphem yok. Oradayken arkadaşlarla mekânı tanıma amaçlı keşif gezisine çıktığımızda eğitim gören kişi sayısını görmek ki 588 sayısını bir üsse geldiğinizi fark etmek için sadece küçük bir ayrıntı beni çok heyecanlandırdı. Kısaca ifade etmek gerekirse; baştan yaratılmak için hazırlanmış bir akademi.
2- Sunumlarda ilginizi çeken noktalar nelerdi?
İlker Serdar Çetinkaya: Sunumlarda ilgiden öte dikkatimi çeken şey verilen kurum kültürü sayesinde Mardin’deki bir vezne görevlisiyle İstanbul’daki VP birbirlerini ilk defa görmüş olsalar bile hiç adaptasyon sorunu çekmeden aynı dili birbirleriyle çok tatlı şekilde paslaşarak konuşabilirler izlenimi verildi. Evrensel bir ”Vadaa” dili olduğuna inanmaya başladım.
Şehidcan Erdim: Sunum yapanlar arasında halinden memnun olmayan tek bir kişi bile yoktu. Hepsi de işlerine ve Yapı Kredi’ye son derece bağlılardı. İçten ve samimi üslupları ikna ediciliklerini artırıyordu. İlk olarak davet edilen ve kendilerine sorulan soruları aralarında paslaşarak olabilecek en hoş şekilde cevaplayan dört yönetici, akşam çay içmek için buluşmuş dört arkadaştan farksız bir sohbet ortamı oluşturdular. Onları dinlemek son derece keyifliydi.
Gökhan Sipahioğlu: Şubeden de başlasak, bankacılık tecrübeyle yükselinen bir kariyer merdivenine sahip ve ucu açık bir kariyer sunuyor yeter ki basamakların altı doldurulabilinsin.
Alper Yıldız: Kurumun işleyişi hakkında ve bir bankada kim neden çalışır ki sorusuna kendi içimde veremediğim cevapları gördüğüm bir sunumdu. Bir mühendislik öğrencisi olarak sektöre bir hayli uzak olmam sunumu benim için daha ilgi çekici hâle getirmişti. Levent’teki merkez ofis’ten YKBA’ya çalışanların yaptıkları işlerden bahsettikleri tanıtım video’su da birçok soruya cevap oldu.
Fatih Yıldız: YKB çalışanlarının işine bağlılık oranı oldukça ilgi çekiciydi.
Gizem Tortu: Bir şube müdürünün şubenin dışına çıkarak banka içi eğitim vermesi gerçekten etkileyiciydi. Çok da keyifli bir kişisel gelişim sunumu oldu.
Şeydanur Güneş: Kurum kültürünün net olarak yansıtıldığını düşünüyorum.Ayrıca Levent ofis videosunun bankadaki iş tanımlarının neler olduğunun cevabını bulmamı sağladı.Kişisel gelişim sunumunda da kısa ve öz bir şekilde bilgi aktarımı yapılması verimi arttırdı.
Başarı Kubuzcu: Bu konuda söylenmesi gereken en önemli nokta kurumsal iletişim olacaktır. Her biri farklı bölge ve birimlerden gelmelerine rağmen adaptasyon sıkıntısı çekmemeleri beni çok etkilediğini söylemeliyim. Bu değerli ortamda olmak çok iştah açıcı bir fırsat…
3- Etkinlikten sonra Yapı Kredi Bankasıyla ilgili değişen görüşleriniz oldu mu, olduysa nelerdir?
İlker Serdar Çetinkaya: Etkinlikten sonra yerine etkinliğe gelmeden önce fark ettiğim bir şeyden bahsetmek isterim. Etkinlik daveti gelene kadar ben Yapı Kredi’nin Sosyal Medya’da var olduğunu düşünüyordum. Sosyal Medya’ya da farklı bir solukla girme planlarının olduğunu öğrendim. Bir şirket için Sosyal Medya’da bilinçli olarak yer alınmayan her dakikayı kayıp sayan biri olarak bilinçli ve farklı soluk katacaklarını öğrenmem daha da etkileyici oldu.
Şehidcan Erdim: Bu etkinliğe katılmadan önce Yapı Kredi Bankası ile ilgili sadece kulaktan dolma bilgilerim vardı. Benim zihnimdeki imajı son derece soğuk, cansız ve sıkıcıydı. Fikirlerimin yüz seksen derece değiştiğini söylesem abartmış olmam sanırım. Şu ana kadar gördüğüm en güzel çalışma ortamı karşısında bu durum gayet normal.
Gökhan Sipahioğlu: Daha genç ve dinamik bir bankayla karşılaştım bana daha gri gelirdi Yapı Kredi fakat YKBA da bunun böyle olmadığını gördüm.
Alper Yıldız: Etkinlik öncesinde bir bankada çalışmak belki hiç aklımdan geçmezdi, etkinlik sonrası en azından aklımdan geçmiş oldu J Mühendis kökenli olmak ve bu bakış açısına sahip olmanın bizi bu sektörden uzak tutan tek şey olduğunu görmüş oldum. İstenildiğinde bir mühendis olarak birçok sektörde Manager olarak görev alınabileceğini bunun bir banka dahi olabileceğini canlı örnekleriyle daha yakından görmüş oldum.
Şeydanur Güneş: Aslında YKBA’ya giderken kafamda ben bir makine mühendisi olarak bankada ne yapabilirim sorusu vardı, kafamda konumlandıramamıştım. Ancak etkinlikten sonra mühendis olarak hatta bir Makine mühendisi olarak bankaya neler katabileceğimi net olarak görmüş oldum. Ayrıca bugüne kadar YK’yı sadece şube ağıyla tanımıştım bu etkinlik dolayısıyla buzdağının altındaki o genç ve dinamik genel müdürlüğü görebilmek güzeldi.
Başarı Kubuzcu: Yapı Krediyi Brand Day etkinliğinden önce yeterince tanıdığımı düşünüyordum, fakat düşüncelerimin artık değiştiğini söylemeliyim. Özellikle akademiyi yakından görme fırsatı bu kararı almamada çok etkili bir etken oldu. Sadece akademinin imkânları da değil, ayrıca içerisinde barındırdığı bu sıcak ortamdan da bahsetmek gerekir. Günümüzde kendini ayakta tutmak için herkes yatırımlarını ve çalışmalarını yapıyor fakat bunların yanında bu değerli ortamı sunabilmek, rakiplerine göre sizin daha avantajlı olmanızı sağlıyor. Bu fırsatı sunduğu için Yapıkredi’ye ve Realta’ya teşekkürler…
4-Mezun olduğunuzda Yapı Kredi Bankasında çalışmayı düşünür müsünüz? Evet ise hangi birim’de çalışmayı istersiniz?
İlker Serdar Çetinkaya: Bir şirkete çalışırken bir şeyler katabilecekseniz ve bir şeyler alabilecekseniz ve bu sirkülasyonun hızlı ve etkili bir şekilde olacağını düşünüyorsanız o şirkette çalışmak için can atarsınız. Röportajın mailime düştüğü dakikalarda babamla şu anın ve Haziran ayının(mezun olduğum zamanın) tahmini SWOT analizini yapıyorduk. Babam 25 yıldır çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış birisi. Onunla klasik/modern yönetim konularında ve şirket trendleri konusunda pek anlaşamasak da konu Yapı Kredi’ye gelince ikimiz de hemfikirdik. Şimdiye kadar çalıştığım şirketlerde sağlam bir temel sahibi olmuştum. Bu temelin üstüne Yapı Kredi gibi hem alanının en iyilerinden birinde hem de Koç Grubu gibi devasa bir şirket bünyesinde binayı çıkmam gerektiğini Koç Grubu içinden birkaç örnek vererek anlattı. Ben de temellerimi Sosyal Medya ve Community üzerine atan ve çok seven biri olarak üzerinde çok ince hesaplar yapılarak oluşturulmaya çalışılan Sosyal Medya bölümünde Kurumsal İletişim departmanı çatısı altında çalışmak konusunda can atıyorum.
Şehidcan Erdim: Kesinlikle çalışmayı düşünürüm. Öncelikle MT olmak daha sonra da Yatırım Ürünleri ile ilgili bir üst birimde yönetici olmak isterim.
Gökhan Sipahioğlu: Yapı Kredi’nin kurum kültürüne, bireysel bir katkım olması için MT güzel bir başlangıç olabilir.
Alper Yıldız: Kariyerimin ileriki dönemlerinde bir bölüm yöneticisi olarak sorumluluk almak isterim.
Gizem Tortu: Brand Day etkinliğinden sonra tabiî ki YKB de çalışmak istiyorum. Portföy yönetimi ile ilgili bir birimde çalışmak istiyorum.
Şeydanur Güneş: Hem YK’ya hem kendime değer katabilmek için; topuklu ayakkabıyla yürüyemeyen olarakJ MT programında yer almayı isterim. Makine mühendisi olarak özellikle proje finansmanı(sektörel finansman) departmanında çalışmak isterim
Başarı Kubuzcu: Araştırmamı yaptım ve kariyerimin banka sektöründe şekillenmesine karar verdim. Mühendisliğin getirdiği tüm özelliklerin yanında bir de bankacılık sektörünü de tanımak için seminer ve konferanslara katılarak kendimi geliştirdim ki yaptığım çalışmalarla kat ettiğim yolları Yapı Kredi’de farkına varmak beni ayrıca memnun etti. Tüm bunların çerçevesinde Yapı Kredi’de IT bölümünde genç bir mühendis olarak yerimi almak için her şeyin hazır olduğunu düşünüyorum.















