Arşiv | İŞ’in Püf Noktası

5000′den Fazla Patent Alan İlk Şirket IBM

 

IBM 2011’de yine patent şampiyonu! ABD Patent Listesi’nde 19. kez rakiplerini ezip geçen IBM, ABD Patent Listesi’nde birinci sıraya yerleşti.
Geçtiğimiz yıl bir rekor 5,896 patent alarak bir yılda 5,000’den fazla patent alan ilk şirket unvanını kazanan IBM, 2011 yılında da 6,180 patent alarak yeni bir rekora imza attı.
Geçtiğimiz Cuma IBM, üst üste 19. kez ABD patent listesinde lider olarak, “En fazla patent kazanan şirket” oldu. IBM mucitleri, 2011 yılında 6,180 patent alarak rakipleriyle arasını bir hayli açarak yine bir rekora imza attı.
2011 yılında IBM’in aldığı 6,000’in üzerindeki patent, şirketin sunduğu ürünlerine ve hizmetlere ek değerler ve inovasyon sağlayan bir dizi buluşu temsil ediyor. Bu buluşlar perakende, bankacılık, sağlık hizmetleri, ulaştırma ve diğer sektörler için akıllı çözümler sunmak dahil olmak üzere; akıllı ticaret, alışveriş, tıp, ulaştırma ve diğer pek çok sektör için yeni nesil daha bilişsel, akıllı ve öngörüye dayalı sistemleri, süreçleri ve altyapıları desteklemek için hazırlanan ve geniş bir yelpazeye uzanan bilgi işlem teknolojilerini de kapsıyor.

2011 ABD Patent Liderleri Listesi
1 IBM 6,180
2 Samsung 4,894
3 Canon 2,821
4 Panasonic 2,559
5 Toshiba 2,483
6 Microsoft 2,311
7 Sony 2,286
8 Seiko Epson 1,533
9 Hon Hai 1,514
10 Hitachi 1,465

reklamazzi

Kategori Serbest Kürsü0 Yorum

CEO’ların Tercihi Linkedin Oldu

 

İnsan kaynakları şirketi Hugent, Türkiye’deki 100 CEO ile sosyal medya üzerine bir araştırma yaptı. Araştırmada CEO’lara sosyal medya kullanım sıklıkları ve hangi sosyal medya sitelerinde üyeliklerinin olduğu soruldu.
İnsan kaynakları şirketi Hugent, Türkiye’deki 100 CEO ile sosyal medya üzerine bir araştırma yaptı. Araştırmada CEO’lara sosyal medya kullanım sıklıkları ve hangi sosyal medya sitelerinde üyeliklerinin olduğu soruldu. Sonuçlara bakıldığında CEO’ların yüzde 45’i sosyal medyayı yoğun olarak kullanıyor. En çok yer aldıkları site ise yüzde 83 ile LinkedIn.

İK şirketi Hugent, Türkiye’deki CEO’ların sosyal medya kullanımını araştırdı. Türkiye’de faaliyet gösteren ve 100 markanın CEO’su ile yapılan araştırmaya göre CEO’ların yüzde 90’ı sosyal medyayla iç içeyken yüzde 10’u kullanmamayı tercih ediyor. Kullanım sıklığı konusunda Facebook’un önüne geçen Linkedin, CEO’ların yüzde 83’lük oranla en fazla tercih ettiği sosyal medya sitesi oldu.
Yapılan bu anket çalışmasında CEO’lara, sosyal medya kullanım sıklıkları ve hangi sosyal medya sitelerinde üyeliklerinin olduğu soruldu. Buna göre, CEO’ların sosyal medyayı
* yüzde 76 oranında yoğun ve orta düzeyde kullandıkları,
* yüzde 14 oranında vakit buldukça kullandıkları,
* yüzde 10 oranında ise hiç kullanmadıkları ortaya çıktı.

Facebook’un CEO üyelik oranı yüzde 77’de kalırken, Linkedin kullanımının yüzde 83’lük olduğu belirlendi. Twitter’da üyeliği bulunan CEO oranı ise yüzde 48’de. Araştırmada CEO’lara, bulundukları şirketin kurumsal Facebook, Twitter ve Linkedin hesaplarının olup olmadığı da soruldu. Kişisel sosyal medya kullanımının daha fazla olduğu ortaya çıkan bu araştırmada şirketlerin kurumsal sosyal medya kullanımının ise yarı yarıya olduğu anlaşıldı. Araştırmaya göre, şirketlerin yüzde 52’sinin kurumsal Facebook hesabı bulunurken yüzde 48’inin ihtiyaç duymadığı belirlendi. Şirketlerin, yüzde 51 oranında Linkedin hesabı ve yüzde 40 oranında ise Twitter hesabı yönettiği görüldü. Linkedin üyeliğine ihtiyaç duymayan şirket oranı yüzde 49’da kalırken, kurumsal Twitter üyeliği olmayan şirket oranı ise yüzde 60.
SHR Grup CEO’su ve Hugent Yönetici Ortağı Barış Özistek: “Araştırmaya göre CEO’ların yüzde 83’lük oranla Linkedin’de olmasının sebebi o sosyal paylaşım sitesinin diğerlerine nazaran daha fazla iş odaklı bir duruşunun olması diyebiliriz” dedi.

İş arıyorum demeden cv paylaşıyorsunuz
Hugent Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, yurtdışında sosyal medyadan takip edilebilecek CEO sayısının çok yüksek olduğunu hatta profesyonel olarak sosyal medya yönetiminin outsource edildiğini söylüyor: “Sosyal medya kullanımının Türkiye’deki tarihi ve kullanımı oldukça yeni, dolayısıyla iş dünyasında 25-40 yaş grubunda kullanım oldukça yaygınken, çok ihtiyaç da duyulmuyorsa özellikle 50 yaş ve üzerinde öğrenilmesi gereken yeni bir olgu ve tercih edilmeyebiliyor. Türkiye’de özellikle önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu tabloda ciddi farklar olacağını düşünüyorum. Şu an sosyal medyayı oldukça yaygın kullanan yaş grubunun bir kısmı 10 yıl içinde CEO olabilecek grupta, bu da kullanım oranlarını ciddi oranda değiştirecek.”

Linkedin’in diğer sosyal paylaşım araçlarına göre daha kurumsal ve ciddi bir imajı olduğunu belirten Üzümcü, paylaşılan bilgilerin ve tartışmaların profesyonel düzeyde ve iş odaklı olmasının, sitedeki gizlilik ve sınırlamaların üst seviyede olmasının yöneticileri rahattığını söylüyor ve ekliyor: “Bizim gibi danışmanlık firmaları ve İK departmanları için de uzman aday bulmak için iyi bir yöntem. Yöneticiler için farklı bir anlamı daha var. İş arıyorum demeden CV’nizi paylaşmanın çok iyi bir yolu. Sadece CEO’lar değil artık yöneticiler de iş ararken kariyer siteleri üzerinden başvuru yapmaktan imtina ediyor. Linkedin’e CV’nizi koyup, headhunter’lardan gelecek tekliflere açık olabilirsiniz.” Çalışanların sosyal medyada olması bir taraftan günü takip etmeleri, ayak uydurmaları demek ve istenen bir şey ama diğer taraftan sosyal ağlara girmenin yasak olduğu birçok şirket de var. Aşırı kullanıldığında verimsizlik yarattığı da bir gerçek. Çalışanın iş akışını etkilemeyecek şekilde kendini dengelemesi, şirketin de hem çalışanın sosyal paylaşımda bulunması hem de yasak getirmeden uygulamalar olabileceğini göstermesi lazım. Üzümcü kurumsal kullanımın burada daha da önem kazandığını düşünüyor. Şirket hesapları üzerinden giden üyelikler ve kullanım, çalışanın hem sektörel hem de iş bazında sosyal paylaşımda bulunmasını sağlıyor.

Sosyal Medya Kullanım Sıklığı:
Yüzde 45 yoğun olarak kullanıyor.
Yüzde 31 orta düzeyde kullanıyor.
Yüzde 14 vakit buldukça kullanıyor.
Yüzde 10 kullanmıyor.
Linkedln’e üye olanların oranı yüzde 83
Yüzde 77′sinin kişisel facebook hesabı var.
Yüzde 48′inin kişisel twitter hesabı var.

Zeynep MENGİ
Hürriyet

Kategori Serbest Kürsü0 Yorum

Ofis Arkadaşınız Nasıl Giyiniyor?

 

 

Birlikte çalıştığınız kişinin giyiminden rahatsız mısınız? Kıyafetinin kurumunuza uygun olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Birlikte çalıştığınız kişinin giyiminden rahatsız mısınız? Kılık kıyafetinin kurum kültürüne uygun olmadığını mı düşünüyorsunuz? Peki böyle durumlarda ne yapmalı,
söylemeli mi söylememeli mi? Söylenecekse nasıl ve ne şekilde söylenmeli? İşte size birkaç ipucu.
1. Söylemeniz şart mı?
Eğer kılık kıyafetinden rahatsız olduğunuz kişi şirketin kurumsal kimliğine uygun giyinmiyorsa veya kullandığı parfüm bütün gün başınızın ağrımasına
neden oluyorsa o zaman endişe etmeniz gerekebilir. Yöneticilerin bu aşamada sormaları gereken soru şu: Bu kişi giyimiyle başkalarının dikkatini dağıtıyor mu
veya müşteriyi rencide ediyor mu? Çalışanlarınız veya iş arkadaşlarınız aşağıdaki maddelere uyuyorsa onları uyarma konusunda bir düşünün.
* Ofis çalışanlarını veya diğer kişileri rahatsız edecek kadar güçlü bir vücut kokusu varsa,
* İş arkadaşlarını hapşırtacak kadar yoğun bir parfüm kullanıyorsa,
*  Çok kısa etek, elbise giyiyorsa,
* Kurumsal kimlikle örtüşmeyen logolu kıyafetler giyiyorsa (mesela rakip firmanın logosunu taşıyan kıyafetler)
Not: Eğer siz bir erkekseniz ve problem yaşadığınız kişi bir kadınsa, uyarmak için başka bir kadından yardım isteyin.

2. Bu insanı ne kadar tanıyorsunuz?
Eğer bu durum sizi çok rahatsız etmiyorsa veya kişi çok yakınınız değilse riske girmemekte fayda var. İş aslında tamamen ilişki üzerine kurulu. Uzmanlar
iyi tanımadığınız kişilerin kılık kıyafeti için kendilerine yorumda bulunulmaması gerektiğini söylüyor.

3. Amaç yardım etmek küçük düşürmek değil
Eğer mutlaka söylemeniz gerekiyorsa amacınızın yardım etmek olduğunu unutmayın. Konu çok hassas bir konu. Kimse giyimi veya kokusu nedeniyle yargılanmaktan hoşlanmaz. Bu nedenle kendini küçük düşmüş gibi hissetmemesi gerekli. Mümkün olduğu kadar yumuşak bir şekilde anlatmaya
çalışın, karşınızdaki kişiyi kırmamaya dikkat edin.

4. Kullandığınız kelimelere dikkat edin
Kullanacağınız kelimeleri iyi seçin. Berbat, rahatsız gibi kelimeleri kullanmamaya özen gösterin. Bunu yaparken komik olmaya da çalışmayın. Muhtemelen o kişi buna hiç gülmeyecektir.

Hürriyet

Kategori İŞ'in Püf Noktası0 Yorum

Bir Türk Markası Avrupa’ya Kafa Tutuyor!

 

 

2010 yılında dünyanın en iyi bilgisayar üreticisi ödülünü alan Casper, yenilenme yılı ilan ettiği 2011′de markasına 3 milyon dolarlık yatırım yaptı. 20. yılında kurumsal kimliğinde önemli değişikler yapan Casper, markasını, logosundan sloganına kadar birçok alanda yeniledi. Casper’ı ve bu değişim sürecini hep birlikte izleyelim.

Tıklayınız.

Kategori Serbest Kürsü0 Yorum

Pazarlama Odaklı Olmak Caz Yapmak Gibidir

 

Bizler Türkiye’de pazarlama kavramıyla 1980 sonrasında, Türkiye’nin liberal ekonomiye geçmesiyle tanıştık.
Daha öncesinde bakkal dükkânının duvarında bile “Müşteri velinimetimizdir.” yazıyordu ama en büyük şirketler bile müşterileri hakkında pek bilgi sahibi değillerdi. Bu yıllar, benim araştırmacılık hayatımda hemen her şirkete müşteri veya tüketici profili araştırması yaptığım yıllardı. Şirketler müşterilerine o kadar uzaktılar ki pazar araştırması yaptırmaya karar verdiklerinde akıllarına ilk olarak müşterileri tanımaya yönelik araştırma yapmak geliyordu.
1990’lı yıllar pazarlamanın ve “müşteri memnuniyeti” kavramının yükseldiği yıllardı. Bu yıllarda şirketler, “ne üretirsem satarım” mantığını terk etmeye ve müşteri beklentileriyle ilgilenmeye başladılar.
Aslında bu evrim bir zorunluluktan kaynaklanıyordu. Her piyasada bolluk artmış onlarca, yüzlerce marka rekabet eder olmuştu. Artık tüketicinin-müşterinin ne beklediğini bilmeden üretim yapmak çok maliyetli ve riskli olmaya başlamıştı.
Fakat bugün hala şirketlerin çoğu tam anlamıyla “pazarlama odaklı” değil.
• Bazıları pazarlama odaklı olmayı sadece “müşteri odaklı” olmakla sınırlıyor. Oysa sadece müşterilerin istediklerini yapmak bir şirketi pazarlama odaklı yapmaz.
• Bazıları iyi satış yapmayı pazarlama odaklı olmakla karıştırıyor. Fakat bir şirketin satışlarının iyi olması, ürettiklerini sorunsuz satabilmesi o şirketin pazarlama odaklı olması anlamına gelmez.
• Bir şirketin “yenilikçi olması”, piyasaya sürekli yeni ürünler çıkarması da o şirketi pazarlama odaklı bir şirket yapmaz.
• Benzer şekilde çok yaratıcı reklamlar yapmak da pazarlama odaklı olmak değildir.
Bunların hepsi gereklidir ama hiçbiri tek başına bir şirketin pazarlama odaklı olmasına yetmez. Bunun olması için öncelikle o şirketin müşteri odaklı olması gerekir. Adam Smith, “Ulusların Zenginliği” adlı kitabında “Üretimin tek ve nihai amacı tüketimdir ve üreticinin çıkarı tüketicinin menfaatini kollamaktadır.” diyerek müşteri odaklı olmanın temellerini 18. yüzyılda atmıştı.
Peter Drucker’da Adam Smith’ten çok sonraları şirketlerin tek amacının “müşteri yaratmak” olduğunu söylemişti.
Ancak pazarlama odaklı olmak müşteri odaklı olmaktan daha fazlasıdır. Bir şirketin ne kadar pazarlama odaklı olduğunu anlamak için o şirketin iş süreçlerinde müşterilerin nasıl ele alındığını anlamak gerekir.
Pazarlama odaklılık, müşterilerin beklentilerini karşılamak kadar müşteriler henüz talep dahi etmeden bazı riskleri göze alarak yenilikler yapmayı da gerektirir. Müşterilerin kendilerine ne istedikleri sorulduğunda mevcut ürünlerin daha iyi, daha ekonomik ya da daha işlevsel olmasını isteyeceklerini bilerek davranmak gerekir. Steve Jobs’un yaptığı gibi bazen onların zihinlerini, alışkanlıklarını ve davranışlarını değiştirmeyi göze alan yeni ürünler yaratmak gerekir.

Yazının devamı için tıklayınız.
Temel Aksoy

Kategori Uzman Görüşü0 Yorum

Girişimcilik Konseyi İstanbul’da Toplandı

 

Türkiye’nin 32 kuruluşunu girişimciler için aynı çatı altında toplayacak olan Girişimcilik Konseyi’nin imza töreni ve ilk toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’ndan (KOSGEB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de girişimciliğin geliştirilmesine yönelik çalışmaları bir çatı altında toplayarak stratejiler oluşturulmasını ve uygulamaya geçirilmesini sağlamak amacıyla kurulan Girişimcilik Konseyi başkanlığını yürütecek Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün yanı sıra bakanlar, kamu kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla 4 Ocak’ta İstanbul’da toplandı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün başkanlığını yürüteceği konseyin, sekreterya hizmetlerini KOSGEB İdaresi Başkanlığı yerine getirecek.

 

Girişimcilik Konseyi’nin başlıca görevleri şunlar olacak: “Girişimcilik kültürünün ve ortamının geliştirilmesi ve girişimciliğin yaygınlaştırılması için yeni stratejilerin ve politikaların belirlenmesi ve bu kapsamda girişimcilerin desteklenmesi, girişimciliği engelleyen unsurların giderilmesi, yerli ve yabancı finans kaynaklarına ulaşım kolaylığı getirilmesi, ileri teknoloji ve yüksek katma değer sağlayan girişim faaliyetlerinin özendirilmesi, girişimcilerin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası rekabet gücü olan girişimci potansiyeli oluşturulması, örgün ve yaygın eğitim düzeyinde girişimcilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması, girişimci adaylarına yönelik danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi, girişimcilik konusunda iletişim ve bilgilendirme ortamlarının geliştirilmesi, kadın girişimciliği, genç girişimcilik, eko girişimcilik ve sosyal girişimcilik gibi tematik alanlarda girişimciliğin desteklenmesi, girişimciliğin teşvikine yönelik ödül mekanizmaları geliştirilmesi, girişimcilik konusunda araştırma ve veri toplama çalışmaları yapılması.”

 

Girişimcilik Konseyi’ni oluşturan kurum ve kuruluşlar ise şöyle sıralanıyor: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, KOSGEB, İŞKUR, TÜBİTAK, YÖK, TOBB, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Genç Girişimciler Kurulu, TOBB Türkiye Girişim Sermayesi Meclisi, TESK, ASKON, ENDEAVOR Derneği, GYİAD, KAGİDER, MÜSİAD, TEKNOGİRİŞİM Derneği, TGBD, TİKAD, TÜGİK, TUSKON, TÜGİAD, TÜMSİAD, TÜRKONFED ve TÜSİAD.

Bilgi çağı

 

Kategori Serbest Kürsü0 Yorum