Arşiv | Sektörel

İşe Geç Kalınca Uydurulan Garip Bahaneler

CareerBuilder’ın yaptığı araştırmaya göre çalışanların yüzde 16’sı haftada en az bir gün, yüzde 27’si ise ayda en az bir kere işe geç kaldıklarını söylüyor.

Bazı kişiler sabah alarm çaldığında erteler. Bu ertelemeler de sürekli artar. 5 dakika daha uyuyayım, sonra kalkarım denir, sonra saate bir bakılır ki 1 saat geçmiş. Bu durum uykuyu seven, sabah yataktan zorla kalkan birçok kişinin başına gelmiştir. Acele bir şekilde hazırlanılır, kahvaltı es geçilir ve güç bela kendimizi dışarı atarız. Yolun yarısına geldiğimizde aceleyle çıktığımız için evde bir evrak, araba anahtarı, dosya gibi şeyler unuttuysak alın size 20-25 dakikalık bir gecikme daha. Buna bir de trafiği eklersek işe geç kalmak garanti demek.
Bazı çalışanlar böyle durumlarda direkt doğruyu söylerken bazıları da yalan söylemeyi daha uygun buluyor. CareerBuilder’ın yaptığı araştırmaya göre çalışanların yüzde 16’sı haftada en az bir gün işe geç kaldıklarını açıklamış. Yüzde 27’si ise ayda en az bir kere yavaşlıktan ötürü geç kaldıklarını söylemiş. Bunlar en azından dürüst olanlar. Bir de yalancılar var. Yalanlarla ilgili bilinen bir şey vardır, yalan söyleyen kişi karşısındakini inandırmak için olayı iyice detaylandırır. Bazı çalışanlar da patronlarına yalanı yutturmak için fazla detay verebiliyor. Geç kalma durumunda uydurulan ilginç yalanlar ve bahanelerden bazıları şöyle:
* Piyangoyu kazandım.
* Kızgın oda arkadaşım telefonumun şarjının kablosunu kesti, bu yüzden telefon şarj olamadı ve alarm çalmadı.
* Bir tilki arabamın anahtarlarını çaldı.
* Bacağım metroya sıkıştı.
* Başka bir şirkete iş görüşmesine gittim.
* Validen telefon geldi.
* Geç kalmadım, 9’dan önce işe başlamak gibi bir adetim yok. (8’de işbaşı yapması gereken bir çalışan)
* Aslında geç kalmadım, evden dışarı çıktığım an mesaiye başlıyorum sayılır.
* Tartışma programı izlerken dalmışım.

En sık rastlanan neden trafik
Çalışanlara göre trafik (yüzde 31), uyuyakalmak (yüzde 18) ve kötü hava koşulları (yüzde 11) işe geç kalma konusundaki en büyük üç etken olarak sıralanıyor.

Bunlar dışında öne sürülen bahaneler arasında toplu taşıma araçlarındaki gecikmeler, evde beslenilen hayvanlar, eşler, televizyon izlemek ve internet kullanımı yer alıyor.
Bugünün iş dünyasında birçok çalışan çalışma ve işbaşı saatleri konusuna esnek. Fakat şunu da unutmamak gerekir ki geç kalmanın dozu kaçırılırsa işten kovulma gibi tatsız olaylarla karşılaşılabilir. Üç patrondan biri de bunu doğruluyor.

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori İnsan Kaynakları0 Yorum

Son İki Yılda En Çok Ücret Artışı Bilgi Teknolojilerinde

PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri’nin araştırmasına göre, üst düzeylerde mali işler ve bilgi teknolojileri, alt seviyelerde ise bilgi teknolojileri ve insan kaynakları en yüksek ücreti alıyor.

PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri’nin 24 farklı sektörden, sermaye yapıları, çalışan sayısı ve ciro bakımından farklı ölçeklerdeki 45 katılımcı şirket ile yapılan 2011 yılı İK, Mali İşler ve BT Fonksiyonları Ücretleri ve Yan Hakları Araştırması’na göre, üst düzeylerde mali işler ve bilgi teknolojileri, alt seviyelerde ise bilgi teknolojileri ve insan kaynakları en yüksek ücreti alıyor.

Araştırma, çalışanların aldıkları sorumluluklar ve kurum içerisindeki seviyelerini dikkate alarak oluşturulan roller için ücretleri ve yan hakları, fonksiyon ve çalışma alanı bazında ortaya koyuyor. PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Kıdemli Müdürü Murat Karakaş araştırmada öne çıkan bazı sonuçları söyle sıraladı.

- Ücret artışlarında 2010 ve 2011 maaşları belirlenirken kullanılan ortalama değer olan yüzde 8 oranının, 2012 ücretleri belirlenirken de en çok tercih edilen oran olması bekleniyor.
- İzin uygulamalarında büyük oranda, kanunda belirtilmiş kurallar dikkate alınırken özellikle kadın çalışanların doğum izinleri sırasında yapılan ödemelerde katılımcı firmaların neredeyse yarısı, kanunda belirtilen oranı değil çalışanın maaşını dikkate alıyor.
- Yemek uygulamalarında seviyelere göre farklılık göze çarpmazken şahsa tahsis edilen araçlarda üst seviyelere çıkıldıkça artış yaşanıyor.
- Sağlık sigortası çalışanların önemli bir oranını kapsıyor ancak hayat sigortası ve bireysel emeklilik çok yaygın değil.
- Üst rol gruplarında bilgi teknolojileri ve mali işler fonksiyonlarındaki ücretlerin, alt rol gruplarında ise bilgi teknolojileri ile insan kaynakları alanlarındaki ücretlerin daha yüksek olduğu görülüyor.
- 2009 yılındaki araştırma ile kıyaslandığında 2011 araştırması sonuçlarına göre ücretlerde en çok artış bilgi teknolojileri alanında görülüyor.
- İnsan kaynakları fonksiyonu içerisindeki çalışma alanlarına göre değerlendirme yapıldığında bordro ve özlük işleri göreceli olarak en düşük değerde kalırken, generalist olarak tabir edilen pozisyon ücretlerinin daha yüksek olduğu görülüyor.
- Mali işler fonksiyonu içerisinde bütçeleme ile iç denetim ücretleri göreceli olarak daha yüksek iken genel muhasebe daha gerilerde yer alıyor.
- Bilgi teknolojileri fonksiyonu içerisinde ise veritabanı yönetimi ve yazılım geliştirme ücret olduğu görülüyor.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Direktörü Murat Demiroğlu, ise önümüzdeki dönemle ilgili olarak da şunları söyledi: “Ücret, motivasyonda önemli bir faktör ve işe göre doğru bir ücret belirlenmesi gerekli. Ücret ne fazla ne eksik tam ayarında olmalı aksi halde sorun oluşturur. Bir başka önemli nokta ise şeffaflık. Günümüzde teknolojinin de yardımıyla şeffaflık her konuda daha fazla, paylaşım ise hiç olmadığı kadar hızlı. Çalışanların, söz söyleme, soru sorma, fikrini beyan ve hak arayışı her zamankinden daha çok. Çalışanlar artık bilgilendirilmek istiyor. Böyle bir ortamda ücret yönetimi de farklılaşıyor; iç ve dış faktörleri dikkate alan, daha dengeli bir süreci yönetmek gerekiyor.”

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori İnsan Kaynakları0 Yorum

Vodafone, Guinness Rekorlar Kitabı’nda

Vodafone, aynı anda 1.023 çalışanına yaptığı sınav ile Dünyanın En Geniş Katılımlı Online Sınavı’nı yaparak, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazandı.Vodafone, satış kanalındaki bayi çalışanlarının bağlılığı ve gelişimini sağlamak üzere hayata geçirdiği Vodafone Professionals (VPRO) portalı üzerinden 1.023 çalışanı ile Dünyanın En Geniş Katılımlı Online Sınavı’nı yaparak, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazandı. Türkiye’nin dört bir yanından 1023 Vodafone kurumsal satış temsilcisi, 30 Aralık 2011 tarihinde saat 08.30–09.30 saatleri arasında, Guinness World Records Türkiye Temsilcisi ve Hakemi Şeyda Subaşı’nın gözlemleriyle, vpro.com.tr üzerinden aynı anda Dünyanın En Geniş Katılımlı Online Sınavı’nı gerçekleştirmek üzere yarıştı.

İstanbul Nizamoğlu Kurumsal Satış Kanalı’nda yapılan gözlemde, bir saat boyunca hem sınavın içeriği hem de uygulanma şekli gözlemlendi. Sınavın içeriği Vodafone’un ürün ve servisleriyle ilgili. Her ay düzenli olarak yapılan bu sınavda amaç çalışanların bilgisini test etmek. Türkiye’nin 30 farklı şehrinde, 70 kurumsal bayide gerçekleştirilen bu rekor denemesinde

Vodafone’un kurumsal satış kanalı çalışanları, Guinness Rekorlar Kitabı’na isimlerini yazdırmaya hak kazandılar. Bu rekor, en son 877 katılımcı ile 21 Ekim 2010’da Almanya’da Yahoo Cisco Network Academy, allvatar.com ve eGames Media tarafından düzenlenen bir organizasyon ile kırılmıştı.

vPRO nedir?

vPRO, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren Vodafone Kurumsal Satış Kanalı çalışanlarının, pazarlama ve satış faaliyetlerinde ihtiyaç duyabilecekleri tüm bilgi ve destek gereksinimlerini karşılayacak şekilde, Aplimax’ın yazılım ve geliştirme desteğiyle tasarlandı. 1 Haziran 2008’de canlıya alınan portal, Türkiye genelindeki 70 kurumsal satış kanalında çalışan satış temsilcileri ve ofis yöneticileri ile Vodafone markasını müşteri karşısında en efektif şekilde temsil edebilecek yetkinlikte bir ekip oluşturmak hedefiyle hayata geçirildi. Vodafone Türkiye Satış ve Müşteri Operasyonlarından Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Sinan Kızıldağ, kurumsal satış kanalı çalışanlarının müşteri deneyiminin en önemli parçalarından birini temsil ettiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “vPRO, bir yandan kurumsal satış kanalı çalışanlarımızın kafalarındaki tüm soru işaretlerine yanıt bulabilecekleri, tüm bilgi ve içeriklerin bir arada yer aldığı bir platform sunarken, diğer yandan vizyonumuzu efektif şekilde hayata geçirebilmemiz adına bir rehber niteliği taşıyor.”

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori Sektörel, Telekom-Haberleşme0 Yorum

Artık Facebook’tan Para Gönderebilirsiniz!

Denizbank, internet uygulamalarına bir yenisini ekledi. Sosyal medyaya olan ilgiyi gören banka, Facebook’ta şube açtı. Dün gece devreye alınan uygulama ile Facebook’tan finansal işlemler yapılabiliyor; bakiyeler, kredi ve kart borçları ile fon portföyü görülebiliyor. Ayrıca 7/24 para transferi yapılabiliyor. Banka, sosyal paylaşım sitesinde 350 bin kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor.

Denizbank Facebook Şubesi, basın toplantısı ile kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıya Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Genel Müdür Yardımcıları Gökhan Ertürk ve Dilek Duman’ın yanı sıra kurumun reklam yüzleri Beyazıt Öztürk, Erdal Özyağcılar ile Sedef Avcı katıldı. Toplantıda internetin toplum hayatına katkılarına değinen Hakan Ateş, artık Vikipedia, İpad, Facebook, Android ve Tweet gibi kavramların kullanımının arttığına işaret etti.

Facebook ve Twitter’ın milyonları bir araya getirdiğini belirten Ateş, “Sosyal medyada 1,6 milyar kullancı bulunuyor. Malum bu ortam, ABD Başkanı Barack Obama, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve pek çok siyasi tarafından tercih ediliyor. Burada büyük bir güç var. Dünyaya bakın Twitter’da 167 milyon kullancı varken, senede 95 milyon tweet atılıyor. Facebook’ta da 800 milyon kullanıcı söz konusu.” dedi.

Sosyal medyanın 10,3 milyar dolar gibi bir piyasa ihtiva ettiğini vurgulayan Ateş, bu rakamın 2015′te 30 milyar doları aşacağını öngördü. Türkiye’de nüfusun yüzde 50′sinin online olduğunu, internet kullancılarının yüzde 88′inin Facebook’u bulunduğunu anlatan Denizbank Genel Müdürü, sosyal medyada kullanıcı sayısının 35 milyona dayandığını duyurdu. Türkiye’de 4 milyon Twitter, 31 milyon da Facebook kullanıcısı olduğunu aktaran Hakan Ateş, bunların ayda ortalama 10 saatini harcadığını dile getirdi.

Sosyal medyaya ilgiyi görüp, mecrayı değerlendirmeye karar verdiklerini belirten Ateş, Denizbank Facebook şubesinin bu anlamda geniş yığınlara hitap edeceğini, önemli hizmetler vereceğini ekledi.

Denizbank’ın dijital hizmetlerinen söz eden Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Ertürk ise burada kurumsal internet şubesi ve web sayfasının yer aldığını vurguladı. İnternet şubelerini yenileyip kullanıcı odaklı hale getirdiklerinin altını çizen Ertürk, “Kurum olarak etkinliklerimizi sosyal medya ile duyurduk. Burada ilk etapta etkinliklerimizi tanıtımını yaptık, sonra oyunlar kurguladık. Gelinen aşamada ilk defa tanıttığımız Adanı Yarat adlı oyunların yanında yarışmalar koyduk.” diye konuştu. Son olarak Facebook şubesini hayata geçirdiklerini kaydeden Ertürk, buradan 350 bin kullanıcının yararlanacağını bildirdi.

Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Dilek Duman da kurum olarak Facebook’tan yararlanmaya büyük önem verdiklerini belirtti. Duman, dün gece devreye giren Denizbank Facebook şubesi ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu:

“Müşterilerimizin artık oradan çıkıp buraya girmelerine gerek yok. Çünkü Facebook içinden mali işlemler yapılabiliyor. Bu şubeden bütün varlıklar görülübeliyor. Vadeli vadel vadesiz bakiyeler, kredi ve kart borçları, fon portföyüne bakılabiliyor. Kredi kart özet bilgilerinin yanında geçmiş dönem harcamaları izlenebiliyor. Facebook şubemizde arkadaşlarınızın doğum gününü görebileceğiniz gibi finansal ajandayı izleyebiliriz. Burada her şey 7/24. İster Facebook kullanıcısı, ister cep telefonu olan bir arkadaşınız olsun 7 /24 para gönderebiliyorsunuz. O da ATM’den parayı çekebiliyor.”

Ünlü şovmen Beyazıt Öztürk ise Daha evvel benim teknoloji ile pek alakam yoktu. Yeni yeni içine girdik. Eskiden sıra bekleme amacı ile gittiğimiz işlerimizi yaptıramadığımız saati ile eve döndüğümüz bir şeydi. Kambiyo hala var mı bilmiyorum.” dedi. Hayatın popüler olanları öğrettiğini savunan Öztürk, şöyle devam etti:

“Banka, insanımıza sıcak gelen bir kavram değildi. Bunu daha keyifli, sevimli hale getirmek reklam filmleri ile oluyor. Bankaların güler yüzlü çalışanları ile oluyor. Bankaların genç arkadaşları popülariteyi iyi izlemesi ile oluyor. Bunun pik noktası Facebook. yaptın yaptın. Facebook’tan para transferi yapmak, bankacılık yapmak niye kimsenin aklına gelmemiş. diye sordum. hem buradan yapmak hem de ilk yapmak çok acayip bir şey.”

Öztürk’ün “Facebook’tan daha önce millet neler gönderdi neler. Şimdi de para gönderecek.” sözleri de toplantı salonunda gülüşmelere sebep oldu.

 

Kaynak: Sosyal & Biz

Kategori Sektörel, Sosyal Medya0 Yorum

Akbank Harvard’da Ders Oldu

 

İlk olarak 2009 yılında Harvard Üniversitesi Kennedy School of Government (Harvard KSG), tarafından vaka çalışması haline getirilen Akbank’ın 2001 krizi sonrasındaki dönüşüm ve büyüme stratejisi, Harvard Üniversitesi’nde Kamu Finansmanı dersleri veren Prof. Dr. Jay Rosengard’ın Ağustos ayında üst düzey finans yöneticilerine verdiği eğitimde de büyük ilgi gördü.

 

Vaka çalışması Akbank’ın başarısının konu edildiği bir film eşliğinde yapılıyor. Özellikle vaka çalışması sırasında gösterilen bu filme duyulan büyük ilgi üzerine “vaka çalışması”, bu yıldan itibaren Prof. Rosengard tarafından Harvard’da lisans ve lisansüstü öğrencilerinin de ders programına da alındı.

 

Harvard Üniversitesi’nde finans profesyonellerine verilen özel derslerde gösterilen Akbank “vaka çalışması” filmi, – “O Genç Bir Ülke : Türkiye ve Akbank”, dünyanın önde gelen üniversiteleri için hazırlanan “seçkin eğitim belgeselleri” kataloğuna alındı.

 

Charles Mann’in hazırladığı diğer eğitim video’larıyla birlikte, dünyanın önde gelen eğitim filmleri dağıtım şirketi Documentary Educational Resources (DER) tarafından değerlendirilerek şirketin kataloglarına alınan film, Harvard’dan sonra, dünyanın önde gelen üniversiteleri için de “belgesel niteliğinde” eğitim filmi olarak kabul edilmiş oldu.

 

“Türkiye’nin dönüşümünü çok iyi yansıtan bir belgesel” olarak nitelendirilen film, ayrıca New York’un tanınmış film şirketlerinden NewFilmmakers Organization tarafından da, gösterime değer bulundu ve şirketin gösterim programına alındı. NewFilmmakers’ın özel film gösterimleri, daha çok New York’taki prestijli şirketlerde çalışan profesyoneller tarafından ilgiyle izleniyor. NewFilmmakers Organization tarafından hayranlıkla izlenen görüntülere, ustalıkla kurgulanan akışa ve perspektif sağlayan içeriğe sahip bir belgesel olarak da nitelenen Akbank’ın başarı filmi, NewFilmmakers’ın gösterim programı kataloglarında, “Akbank’ın kriz sonrası büyüme arayışları, aynı zamanda çağdaş Türkiye’nin enerjisini de çok iyi yansıtıyor” diye tanıtıldı.

 

Akbank’ın başarısı Türk bankacılık sektörü için de gurur kaynağı oldu

 

Akbank’ın kriz sonrası büyüme stratejilerinin Harvard Üniversitesi’nde “vaka çalışması” olarak gösterilmesinin ardından dünyanın önde gelen tüm üniversiteleri için de “eğitim belgeseli” olarak kabul edilmesini değerlendiren Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, bu çalışmanın Türk bankacılık sektörü için de gurur verici olduğunu vurguladı.

 

Sabancı Dinçer, “Akbank Vaka Çalışması’nın Harvard Üniversitesi’nde gördüğü büyük ilgi, dünyanın önde gelen üniversitelerinde geleceğin liderlerinin eğitiminde önemli bir rol oynamaya devam edecek olması Türkiye’nin küresel düzeyde tanıtımı için eşsiz bir fırsat oluşturmuştur. Harvard KSG’nin Case Programı Kataloğu’nda yer alan Akbank vaka çalışmasının yanında çalışmayı destekleyen belgesel filmimizin de dünyanın önde gelen film şirketlerinin kataloglarına dahil olması Türk ekonomisin 2001 kriz deneyiminin ve Akbank’ın bu çalkantılı ortamdaki büyüme stratejisinin daha geniş kitlelere hitap edecek olması sebebiyle bizim için ayrı bir gurur kaynağı olmuştur. Bu çerçevede Akbank, güçlü ve iyi yönetilen Türk bankacılık sektörünün dünyaya tanıtımı için başarılı bir örnek olmuştur” dedi.

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori Bankacılık-Finans, Haberler, Sektörel0 Yorum

Euro Krizi Otomotivcileri Endişelendiriyor

 

Avrupa’da sınırları her geçen büyüyen euro krizi, kıtanın otomobil üreticilerini de endişelendirmeye başladı.

 

Fiat ve Chrysler’ın CEO’su Sergio Marchionne, mantıklı bir çözüm planı çizilmediği sürece ortak para sisteminin dağılma olasılığının yüksek olduğunu söyledi.

 

Marchionne, Yunanistan ile başlayan, sonrasında İrlanda, Portekiz ve şimdilerde de İspanya ve İtalya’yı içine alan borç krizi konusunda piyasaların Avrupalı liderlere güvenmediğinin altını çizdi.

 

Frankfurt’ta düzenlenen otomobil fuarında gazetecilere konuşan Fiat CEO’su, “Yanlış adım atılması durumunda, sistemin raydan çıkma olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorum” dedi.

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori Haberler, Otomotiv, Sektörel0 Yorum