Arşiv | Bilişim

iPad’in de ötesi: “Altıncı His”

Fiziksel dünya ile sanal dünyayı birleştiren yeni bir sistem üzerinde çalışan 30 yaşındaki MIT öğrencisi Pranav Mistry iPad’lerin tozunu atma iddiasında

Buluşunun devrim yaratan özelliğini kendine ait sitesinde şöyle açıklıyor;

“Bilgisayar gereçlerinin küçültülmesi, bize bilgisayarları ceplerimizde taşımamıza ve devamlı olarak dijital dünya ile irtibatta olmamazı sağlamasına karşın, hala dijital araçlarla fiziksel dünya ile kurduğumuz etkileşim arasında bir bağ yok. Bilgi geleneksel olarak kağıt ya da dijital ekranla sınırlandırılıyor. SixthSense bu uçurumu kapatıyor, dokunulamayan dijital bilgiyi dokunulabilir dünyaya taşıyor ve bu bilgiyle sadece el hareketlerimizi kullanarak etkileşime geçiyoruz.”

Fiziki dünya ile doğrudan iletişim için geliştirdiği sistemin adı da “SixthSense”, yani “Altıncı His”. Bir cep projektörü, bir cam ve bir kameradan oluşuyor. Üzerimizdeki bir mobil cihaz gibi kullanılabiliyor. Hem projektör hem de kamera cepte taşınabilen bir bilgisayara bağlı.

Projektörün işlevi fiziksel çevremizde gördüğümüz, yüzeylerin, duvarların ve fiziki objelerin ara yüz olarak kullanılmasını sağlamak için görsel bilgi yansıtmak.

Kamera ise bilgisayar- görsel tekniklere dayanarak kullanıcının el hareketlerini ve fiziki nesneleri tanıyor ve takip ediyor.

Bilgisayardaki yazılım programı kameranın elde ediyor olduğu verileri anında işliyor ve kullanıcının parmak uçlarına yerleştirilen renkli işaretçilerin konumlarını takip ediyor. Bu işaretçiler hareketleri, yansıtılmış uygulama arayüzleri içinde kullanılacak etkileşim bilgilerine dönüştürüyor.

SixthSense ayrıca çoklu dokunma ve çoklu kullanıcı etkileşimini de destekliyor.

Bu sistemle örneğin yolda yürürken karşınıza çıkan duvara yansıttığınız bir elektronik haritayı büyültüp küçülterek bakmanız mümkün, üstelik sadece havada gezdireceğiniz işaret parmaklarınızla.

Ya da elinizin üzerine yansıttığınız sanal telefon numaralarını diğer elinizle elinizin üzerine basarak çevirmeniz.

Yahut bir kitapçıya gittiniz ve bir kitap hakkında eleştirmen yorumu almak ya da ne kadar rağbet gördüğünü öğrenmek istiyorsunuz. Kamera vasıtasıyla bilgi cep bilgisayarınıza oradan Amazon’a gidiyor ve ortaya çıkan sonuç projeksiyon ile elinizdeki kitaba yansıyor.

Örnekler bitmiyor, markette iki tuvalet kağıdı arasında kararsız kaldınız diyelim. Cebinizden telefonunuzu çıkartıp iki ürünü Google’da karşılaştırmanız bunun için de kelime girmeniz gerekiyor normalde kısaca uzun iş! Fakat, SixthSense sayesinde tuvalet kağıdını kendinize tutup bakmanız yeterli. Kamerası markayı algılıyor, araştırmayı sizin için gerçekleştiriyor ve ürün hakkındaki bilgileri ara yüz projeksiyonu sayesinde ürüne geri yansıtıyor. Artık ürün üzerinde yazan yeni bilgileri okumanız yeterli.

Mevcut prototip sistemin maliyeti yaklaşık sadece 350 dolar. Pranav’ın bir de vaadi var. Kendi prototip cihazınızı nasıl yapacağınızı da internet sitesinde yakında açıklamayı planlıyor.

Mistry’nin gerçek dünya ile sanal arasındaki etkileşim uçurumunu kapatma hedefi tozu dumana katabilir.

Haberturk

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum

@facebook devri başlıyor!

Belki hemen @facebook uzantılı e-postanızı alamayacaksınız ama bu haber sizi de heyecanlandıracak!


Yeni Facebook e-posta servisi geçtiğimiz hafta sonunda, kısıtlı bir kullanıcı kitlesi için de olsa çalışmaya başladı. Şu anda pek çok Facebook kullanıcısı bu hizmete erişemiyor ancak hizmetin çalışmaya başlaması, bekleyişin uzun sürmeyeceğinin sinyallerini veriyor.

Facebook’un e-postası diğer e-posta hizmetleri gibi olmayacak. Site bir sosyal ağ sitesi olduğu için bu servis daha çok bir sohbet aracı olacak. Yeni servis, e-posta aracılığıyla yapılan iletişim işlemini hızlandıracak.

Konuşma geçmişi ve sosyal gelen kutusu gibi özelliklerin bulunacağı yeni serviste kullanıcılar Google Instant Search’teki gibi istemediği mesajları ortaya çıkarabilecek. Bu servis şimdilik sadece sınırlı sayıda kişiye kullanılabilir durumda ama yakında tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi hizmet henüz pek çok kullanıcı ve ülke için aktif değil. Ama e-posta adresinizi almak için arada sırada Facebook’a giriş yapıp mesajlar bölümüne göz atmanızda yarar var. Her an bir yükseltme seçeneği görebilirsiniz.

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum

Google’da Neler Değişecek?

 

 

Nisan ayında Google’ın CEO’su değişiyor. Şirketin kurucularından Larry Page başa geçiyor. Peki bu değişiklik Google’ın geleceğini nasıl etkileyecek? Page nasıl bir CEO olacak?

Google CEO’su Eric Schmidt Nisan ayında görevini şirketin kurucularından Larry Page’e bırakacak. Google’ın üst yönetiminde yaşanacak bu değişikliğin nasıl sonuçlar doğuracağı merak ediliyor.

38 yaşındaki Larry Page ile çalışmış olan kişiler yeni  CEO’nun Eric Schmidt’ten çok farklı bir karaktere sahip olduğunu dile getiriyorlar.

Birçok yönden, kendisinin de hayranı olduğunu dile getirdiği, Apple CEO’su Steve Jobs’a benzetilen Larry Page’in iradesi kuvvetli, zaman zaman kaba ve sabırsız olabilen bir yapıya sahip olduğu ve mühendisleri zorlamaktan çekinmediği belirtiliyor.

En Büyük Sıkıntısı

Larry Page’in en büyük sıkıntısının bürokrasi olduğu dile getiriliyor. Page’in çabucak gerçekleşmesini istediği projeler için bürokrasiyi delip geçebildiği ve bazı kuralları esnetebildiği de söyleniyor.

Larry Page’in bugüne kadar imza attığı projeler arasında Gmail ve Chrome tarayıcı bulunuyor. Page ayrıca şirketin YouTube’u satın almasında da önemli bir rol sahibiydi.

Şirkete yakın kesimler, Larry Page’in önderliğinde Google’ın daha agresif bir yapıya sahip olacağı ve kısa zaman içerisinde yeni projelerin ortaya çıkacağını iddia ediyor.

Milliyet Gazetesi

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum

Apple Macintosh 27 yaşında

Bilgisayar kullanıcılarının her şeyi komut yazarak halletmeye çalıştığı günlerde bugünkü grafik arayüzü hayatımıza sokan Macintosh, yeniliklerin odağı olmaya devam ediyor.

3.5 inçlik 400 KB kapasiteli disket, fare ve grafik arayüzlü işletim sistemi 1984 ün bilişim dünyası için devrim anlamına geliyordu.

1976 yılında kurulan Apple sekizinci yılında bilim-kurgu filmleriyle tanıdığımız Yönetmen Ridley Scott tarafından çekilen ve George Orwell’in 1984 adlı meşhur romanına göndermeler yapan 1,5 milyon dolar maliyetli meşhur reklamıyla yeni bilgisayarını tanıtıyordu. 24 Ocak 1984 tarihinde grafik arayüzlü işletim sistemi kullanan ve klavyeyle birlikte fareye de sahip ilk kişisel bilgisayar ‘Apple Macintosh’ adıyla raflarda yerini alıyordu.

Başkan Steve Jobs, sahnedeki örtüyü kaldırıp hayranlıkla tanıttığı Macintosh, komut satırıyla yönetilen kullanımı zor bilgisayarları grafik arayüz ve fareyle kolaylaştırırken, devamında Windows gibi işletim sistemlerini de farkında olmadan tetikliyordu.

Beğenmezsen geri götür

Apple bu yeni seriye o kadar güveniyordu ki, kredi kartı sahibi olan meraklıların bir bayiye gidip bir Mac almasını, beğenmezse 24 saat sonra geri getirebilmesini sağlıyordu. Bu o zamana dek emsali olmayan bir girişimdi. Bu kampanyayı duyurmak için haftalık bir dergiye 2.5 milyon dolarlık reklam verilmişti.

2 bin 495 dolarlık fiyatıyla hiç de ucuz olmayan Apple Mac, yine de büyük ilgi toplamış, kendi dönemine göre ciddi satış rakamlarına ulaşmıştı.

İlk dava Microsoft’a

Bir yıl sonra; 1985’te Apple müşterilerden gelen şikayetlerden yola çıkarak bellek ve kapasitesi yükseltilmiş yeni bir seriyi tanıttı. 1987’de Motorola firmasının işlemcisiyle güçlendirilen Macintosh II piyasaya sürüldü.

Ertesi yıl; 1988’de Apple kendi işletim sistemi görünüm ve işlevini kopyaladığı iddiasıyla Microsoft ve HP’yi mahkemeye verdi. Ancak grafik arayüz Apple’ın geliştirdiği bir kavram da değildi. Bu yüzden Apple özgür yazılım gruplarını karşısına aldı.

Apple’ın altın yılları doksanlı yıllarda pazarın Microsoft Windows kullanan bilgisayarlara yönelmesine kadar sürdü. Windows’un 3.0 sürümü birçok kullanıcı için gayet yeterli hale gelmişti. Apple gibi tek bir bilgisayara muhtaç olmaması daha ucuz bilgisayarları mümkün kılıyordu. Intel’in Pentium serisi işlemcileri de fiyat / performans dengesi açısından harikalar yaratıyordu.

Diskete veda

Bu süreçte 1985’in sonunda Yönetim Kurulu ile anlaşmazlığa düşen Başkan Steve Jobs görevinden uzaklaştırılmıştı. 1998’de firmanın başına yeniden çağırıldığında Jobs’un ilk hamlesi iMac adlı yepyeni bir mac olmuştu. Bu seri her şeyi monitör formunun içine sığdıran ve o dönem popülerliğini koruyan disket sürücüye sahip olmayan yapısıyla oldukça dikkat çekiciydi. Jobs 1,4MB veri depolayan disketlerin içeriğinin artık internetten yollanabileceğini düşünmüş ve yeni modeline eklemeyi reddetmişti.

Macintosh bugün taşınabilir seride Macbook, masaüstündeyse Mac Mini ve iMac modelleriyle yaşamaya devam ediyor. 27 yıl sonra tablet bilgisayar iPad’in gölgesinde kalsa da hâlâ Apple’ın en önemli gelir kaynaklarından biri.

Radikal

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum

Gates’in beğendiği proje ödül aldı

Denizbank’ın iştiraki Intertech’in HP ve Microsoft işbirliğinde geliştirdiği “İnter-next” projesi, Computerworld Honors programı kapsamında 181 aday arasından finans, sigorta ve emlak dalında “21. Yüzyıl Başarı Ödülü”ne layık görüldü.

Türk mühendislerin geliştirdiği müşteri hizmetleri, iş zekası ve bankacılık hizmetleri gibi farklı alanları kullanışlı yazılım uygulamalarıyla bir araya getiren proje, Eurobank Tekfen tarafından Avrupa’da kullanılmak üzere satın alındı. Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, projeyle 1 yıllık bankacılık işlemlerini 8 saate indirdiklerini söyledi. Ateş, projenin toplam maliyetinin 10 milyon euro olduğunu ve bankacılıkta birim işlem maliyetini 20 kuruştan 13 kuruşa indirdiklerini anlattı.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen proje için Hakan Ateş ile Microsoft CEO’su Bill Gates’in Çek Cumhuriyeti’nde bir araya geldiğini belirterek, “Gates projeden etkilendi. Projenin sponsoru olacağını söyledi. 2 yılda hayata geçti” dedi. HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar da, “Bankalar için açısından teknoloji tabanlı yenilikler önemli” dedi.

Denizbank 3 yılda 4 bin kişi alacak

HAKAN Ateş, finans hizmetlerine de değinirken Denizbank’ın 2014’e kadar 4 bin yeni istihdam yaratarak çalışan sayısını 14 bine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Ateş, şube sayısını da 500’den 850’ye çıkaracaklarını açıkladı.

Milliyet Gazetesi

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum

Bilişim sektörü 2011′den umutlu

Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü, 2010 yılında 27,3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaştı. Sektörün 2011 beklentileri olumlu.

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) 2008 yılından bu yana Türkiye’de resmi ortağı olduğu European Information Technology Observatory’nin (EITO), Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörüne ilişkin rakamsal verilerini açıkladı.

Verilere göre, 2009 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından 2010 yılında Avrupa bilişim sektörü canlanma gösterirken, 2009′da yüzde 4,3 küçülen Avrupa bilişim pazarı, 2010′da yüzde 1,2 büyüdü. Bilişim pazarı 2010′da dünyada 2,5 trilyon avroya (3,3 trilyon dolar) ulaşırken, Türkiye bu pazardan binde 8′lik pay aldı.

Geçen yıl Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü büyüklüğü 27,3 milyar dolara ulaştı. Bu hacmin 20 milyar doları iletişim, 7,5 milyar doları bilgi teknolojileri sektöründen geldi. İletişim sektörü yüzde 73 ile toplam sektörde en büyük paya sahip oldu.
Önceki yıl iletişim, özellikle 3G alanındaki yatırımlar bilişim sektörünün büyümesinde etkili olurken, geçen yıl özellikle yazılım ve hizmetlerin öne çıktığı görüldü. 2011 yılında toplam pazardaki büyümenin, özellikle yazılım ve hizmetlerde yaşanacak büyüme ivmesi ile devam etmesi öngörülüyor.

KRİZ PEK ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
2010 yılında, önceki yıla göre yüzde 4,2 büyüyen hizmet alanında en büyük büyüme yüzde 9,5 ile dış kaynak kullanımından geldi. Bu büyüme, özellikle kriz döneminde, şirketlerin verimlilik yatırımlarını ön plana aldığının bir göstergesi olarak ortaya çıktı. Hizmetler sektörünün 2011 yılında yüzde 8,3 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Yüzde 4,1′lik büyüme ile 753 milyon dolara ulaşan yazılım sektörünün 2011 yılında yüzde 7,4 büyümesi bekleniyor. Hizmetler ve yazılım sektörlerinde geçen yıl gerçekleşen büyüme oranları, 2009 yılında olumsuz bir yıl geçiren her iki alanda da hızlı bir toparlanma ile büyüme eğilimine geçildiğini gösteriyor, eğilimin bu yıl da devam etmesi bekleniyor.
Donanımın toplam büyüklüğü yüzde 8,3 büyümeyle 5,6 milyar dolara ulaşırken, 2009 yılında PC talebinde hızlanan artış 2010 yılında da devam etti ve üçüncü çeyrek sonunda toplam 853 bin PC satışı gerçekleşti. Satışların dağılımında üçüncü çeyrek rakamlarına göre, 297 bin adet masaüstü, 557 bin dizüstü bilgisayar satıldı. Böylece bilgisayar pazarının dağılımı yüzde 68 dizüstü, yüzde 32 masa üstü bilgisayar olarak gerçekleşti.

 
Böylece 2009 yılına göre toplam PC satışlarındaki büyüme, miktar bazında yüzde 20′ye ulaşırken, tutar bazında yüzde 12 dolayında gerçekleşti. 2011 yılında donanımda büyümenin yüzde 15′e ulaşması bekleniyor.
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün yüzde 78′ini oluşturan telekom sektörü, 2009 yılında yüzde 7,3, 2010′da yüzde 1,8 büyüdü. Büyüme oranındaki bu düşüş, 3G yatırımlarının büyük bölümünün 2009 yılı içinde tamamlanmasından kaynaklandı.

TELEKOM SEKTÖRÜNDE YÜZDE 4,9 BÜYÜME BEKLENİYOR
2010′da telekom ekipmanları yatırımlarında daralma gözlenirken, en büyük büyüme yüzde 15,5 ile internet erişimi ve yüzde 29 ile mobil data servislerinden geldi. 2011 yılında telekom alanında toplam büyümenin yüzde 4,9 olması bekleniyor. TÜBİSAD üyelerinin değerlendirmelerine göre, kriz sonrasında iş yapış biçimlerinin değişmeye başlaması bu yıl yaşanan büyümede büyük rol oynuyor.
Ancak, “kamu hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören Torba Kanun Tasarısının” kanunlaşmaması gibi kamu kesiminden beklentilerin gerçekleşmemesi, sektörün gerçek potansiyeline ulaşması önünde engel oluşturuyor. (AA)
Radikal Gazetesi

Kategori Bilişim, Haberler0 Yorum