Arşiv | Sosyal Sorumluluk

“Karneni Göster Kitabını Al”

Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük eğitim kampanyalarından biri olan “Karneni Göster Kitabını Al” ile İş Bankası bu yıl da yaz tatiline giren 1 milyon ilköğretim öğrencisine kitap armağan ediyor. Kampanyanın üçüncü yılında 3 milyon çocuğa ulaşılmış oluyor.

Öğretim yılının sona erdiği 18 Haziran’dan itibaren Türkiye ve KKTC’deki herhangi bir İş Bankası şubesine karnesini getiren tüm ilköğretim öğrencilerine, karne notuna bakılmaksızın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından kampanyaya özel olarak hazırlanan “Yazarlarımızdan Öyküler” adlı kitap hediye ediliyor.

“Sunuş” yazısını Doğan Hızlan’ın kaleme aldığı kitapta, Türk edebiyatının değerli yazarlarından Sait Faik Abasıyanık, Adalet Ağaoğlu, Sunay Akın, Sabahattin Ali, Necati Cumalı, Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Rıfat Ilgaz, Cemil Kavukçu, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Nezihe Meriç, Aziz Nesin, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Necati Tosuner’e ait toplam 15 öykü yer alıyor.

Banka bu kampanya ile 2008 yılında Türkiye kategorisinde dünyanın en prestijli iletişim ödüllerinden “Avrupa Mükemmeliyet Ödülü”nü, 2009 yılında ise Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin “Altın Pusula” ödülünü kazandı.

Kitap Braille alfabesi ile de hazırlandı

İş Bankası bu yıl kampanya dahilinde bir ilke daha imza atarak görme engelli çocukların da tatil sevincine ortak oluyor. Braille alfabesi ile de hazırlanan “Yazarlarımızdan Öyküler” adlı kitap, ülke genelinde görme engelli çocuklara eğitim veren okulların kütüphanelerine de armağan ediliyor.

Özince: Ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırım

Kampanyayı tanıtmak için düzenlenen basın toplantısına İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile birlikte kitapta eseri bulunan yazarlar Sunay Akın, Nursel Duruel, Yaşar Kemal, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Necati Tosuner ve eleştirmen Doğan Hızlan katıldı. Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü ve Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz’ın da katıldığı toplantıda konuşan Ersin Özince, bu yıl görme engelli çocukları da kampanyaya dahil etmekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

Bireylerin ve ulusların gücünün, maddi imkânlarından çok sahip oldukları bilgiyle ölçüldüğü bir dünyada okuma alışkanlığının çok önemli olduğuna vurgu yapan Özince, “Ülkemizde daha çok çocuğumuzun nitelikli kitaplarla buluşmasına, okuyan ve sorgulayan gençlerimizin yetişmesine yapılacak her katkı, ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırımdır” dedi.

Kitabın önsözünü yazan eleştirmen Doğan Hızlan da, 1 milyon kitabın büyük bir kültür hizmeti olduğunu ve her kitabın birden fazla kişi tarafından okunacağı düşünülürse çok önemli sayıda insana ulaşıldığını ifade etti.

Dünya Gazetesi

Kategori Haberler, KSS0 Yorum

Doğru Tarımın Temel Şartı Toprağı Koruyarak Doğru Kullanmaktır

Doğru Tarımın Temel Şartı Toprağı Koruyarak Doğru Kullanmaktır

Tema Vakfı Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Doğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde toplumsal barışın topraktan geleceğinin altını çizdi. Prof. Dr. Orhan Doğan, “Bizi besleyen, toprağımızı koruyan, alınteri ile ülke insanına hizmet eden çok değerli çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü gönülden kutluyorum.” dedi.

Tema Vakfı, “ülke toprağını koruma ve verimli kullanma” amacı kapsamında, bu toprağı yok etmeden ekonomik olarak kullanan “tarım sektörü” ve tarım üreticilerinin” sorunlarına duyarlı olmayı da sorumluluk saymaktadır.

- Bu yaklaşımla, ülke tarımı ve üretici sorunları konusundaki temel görüşlerini kamuoyuna aktarmayı, bu anlamlı gün açısından yararlı görmektedir.

- Tarım sektörü, çok sayıda ekonomik yararının yanında, toplumun, insanımızın gıda güvenliğini sağlaması açısından, tüm dünya için olduğu kadar Türkiye için de yaşamsal bir sektördür.

- Tarımsal üretimin tek ve en önemli kaynağı topraktır. Toprak yoksa tarım yoktur, üretici de yoktur.

- Çiftçinin, tarım üreticisinin sorunlarını çözmesinin, alınterinin karşılığını almasının ve refah düzeyini yükseltilmesinin tek şartı toprağı korumak ve verimli kılmaktır.

Ne var ki, Cumhuriyetten günümüze kadar tarımda çok yönlü, çok çeşitli ve çok önemli gelişmeler sağlanmasına, toprağın doğru ve verimli kullanılması yönünde kimi iyileştirmeler gerçekleştirilmesine rağmen, tarımın yeterince geliştiğini ve toprağın verimli kullanıldığını da söylemek mümkün değildir.

- Türkiye tarımı “küçük işletmelerin” verimsiz yapısından kurtulamamış ve çiftçi örgütlenmesini gerçekleştirememiştir. Türkiye tarımı uygun arazi ölçeğine sahip, yeterince girdi ve teknoloji kullanan ekonomik tarım işletmesi dokusuna dönüşmeden gelişemez. Bu nedenle işletmelerin ekolojik şartları dikkate alarak optimum (yeterli gelirli) işletme büyüklüğüne kavuşmaları gerekli. Bu da arazi toplulaştırması ile mümkündür.

- Türkiye tarımı toprağı-suyu-teknolojiyi en uygun biçimde kullanan doğru ve rasyonel tarım politikaları uygulamadan yeterince gelişemez.

- Doğru tarımın temel şartı toprağı koruyarak doğru kullanmaktır. Toprak işlemeden-sulama ve gübrelemeye kadar toprağı doğru kullanan tarım teknikleri uygulanmadan gerekli gelişim gerçekleşemez.

- Türkiye tarımı toprağı yeteneğine ve niteliğine göre kullanmadan, bitkisel üretim desenini uygulamadan, toprağı ekonomik kullanamaz ve gereken üretimi yapamaz.

- Genellikle oy beklentili siyasetlerle uygulanan Tarımsal Desteklemeler, verimliliği sağlayacak biçimde toprağı korunan tarım uygulamalarına odaklanmadan, doğru tarım gerçekleştirilemez.

Özet olarak;
2005 yılında yasalaşmasına rağmen, uygulamayan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca sahiplenilmeli ve her maddesiyle uygulanmalıdır.

- Bu kapsamda öncelikle ülkesel Arazi Kullanım Planı yapılmalı ve önemli büyük ovalar, kanun gereğince koruma altına alınmalı ve tarımsal SİT ilan edilmelidir.

- Toprak Koruma Kurulları, amaç dışı tarım arazisi talanının aracı olarak kullanılmamalı, kurullar üzerindeki bürokratik ve siyasal baskılar kaldırılmalıdır.

- 1998 yılında kabul edilen 4342 sayılı Mer’a Yasası’nın uygulanmasına özen gösterilmesi gereklidir.

- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde “Toprak” ve “Su” varlıklarının yönetimiyle ödevli, bir uzman Genel Müdürlük mutlaka kurulmalıdır.

Tema Vakfı ana başlıklarla verilen sorunları sorgulayan ve temel doğrultuları özetlenen çözümleyici politikaları somutlaştırmayı amaçlayan bir çalışma yapmayı, topluma karşı sorumluluk saymaktadır. Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle açıklama yapan Tema Vakfı Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Doğan, “Bizi besleyen, toprağımızı koruyan, alınteri ile ülke insanına hizmet eden çok değerli çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü gönülden kutluyorum. Toplumsal barış topraktan gelecektir. Değerli basınımızdan, tarımın gelişmesi için desteklemelerin öncelikle “Toprak” ve “Su” varlığımıza yöneltilmesi gereğinin kamuoyuna yansıtılmasını ve Türkiye’nin gündemine taşınmasını toprak adına bekliyor ve diliyoruz.” dedi.

Kategori Sosyal Sorumluluk0 Yorum

KSV, İşsiz Gençlere Meslek Kazandırmaya Devam Ediyor

KSV, İşsiz Gençlere Meslek Kazandırmaya Devam Ediyor

1991 yılından bu yana Türkiye’de inşaat sektörüne nitelikli eleman yetiştirmek ve işsiz gençlere meslek edindirmek amacıyla yurt genelinde Seramik Yer ve Duvar Karosu Kaplamacılığı alanında Meslek Edindirme ve Geliştirme Uyum Kursları açan Dr. (h.c.) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı (KSV) 2009 yılında da faaliyetlerini sürdürdü.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı ve KSV Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Zeynep Bodur Okyay arasında Aralık 2006’da imzalanan protokol çerçevesinde, Türkiye genelindeki meslek liselerindeki atölyelerin kurulmasını ve bu eğitimi verecek öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri KSV tarafından üstlenilmişti. 2009 yılında atölyesi olmayan 16 okulun atölye kurulumlarına destek veren KSV son eklenen atölyelerle toplam atölye sayısı toplam 55’e yükselterek Türkiye genelinde yapı yüzey kaplamacılığı alanında eğitim gören 820 öğrenciye destek verdi.

Ayrıca MEGEP (Meslek Eğitim Geliştirme ve Edindirme Projesi) kapsamında faaliyete geçen Yapı Yüzey Kaplamacılığı Kursları alanındaki çalışmalarına devam eden KSV, 2009-2010 eğitim-öğretim döneminde ilgili dalda eğitim gören 791 adet 11. sınıf meslek lisesi öğrencisine; eğitim harçları, temrinlik seramik yer ve duvar karoları, seramik el panoları konusunda destek sağladı.

KSV 2009’da 310 işsiz genci daha meslek sahibi yaptı

Eğitim, öğrenim olanağını yitirmiş, bir mesleğe yöneltilmemiş gençlere seramik, yer ve duvar karosu kaplamacılığı, bina yalıtımı (mantolama) meslek kursları ile geliştirme ve uyum kursları veren KSV, bu faaliyetlerine 2009 yılında devam etti. Meslek edindirme kapsamında açılan kurslarda; Kayseri’de 52, Denizli’de 42, Ankara’da 34, Çanakkale’de 37, İzmir’de 23, Eğridir’de 38, Erzurum’da 71, Balıkesir’de 13 işsiz genç meslek sahibi oldu.

Kursu başarıyla bitiren kursiyerlere Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı ulusal ve uluslararası geçerliliği olan “Kurs Bitirme Belgesi” ve ustalık yaparken kendilerine lazım olacak tüm araç-gereçlerin içinde bulunduğu bir takım çantası hediye ediliyor.

510 ustaya uyum kursu

2004 yılında başlatılan; AB Uyum Yasaları gereği KSV, meslek belgesi olmayan seramik yer ve duvar karosu kaplamacılarına geliştirme ve uyum kursları açılmaya başladı. Bu kurslar, 1 haftalık olup, bu mesleği uygulayan kişilere mesleğinde gelişmesi için eğitim ve yapılan sınav sonucu başarılı olanlara meslek sertifikaları veriliyor. Bu meslek sertifikaları KSV tarafından verilirken, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumu tarafından onaylanıyor.

Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren KSV, bu kapsamda, 2009 yılında açılan geliştirme ve uyum kurslarında düzenlenen 10 seramik kursu ile 271, 5 mantolama kursu ile 134, 3 boya kursu ile 71, 2 sinterflex kursu ile 42 ustayı sektöre kazandırdı.

KSV Meslek Eğitim Faaliyetlerinden 1991 yılından günümüze kadar toplam 12.085 kişi yararlandı. Bu kursları Meslek Kursları 3.945 kişi, Seramik Geliştirme ve Uyum Kursları 1.808 kişi, Ustalara verilen seminerler 5.692 kişi, Yapı Öğretmenlerine verilen kurslar 264 kişi, Mantoloma Ustalarına verilen kurslar 754 kişi, Boya ustalarına verilen kurslar 486 kişi, Sinterflex Uygulama Kurslar 116 kişi sektöre kazandırılmıştır.

Ayrıntılı bilgi için Yeşim Bilgi Yörükoğlu’nu 0212 371 53 94 numaralı telefondanarayabilirsiniz.

İş’te İnsan

Kategori KSS0 Yorum

“Kariyerimin Kontrolü Bende” Erciyes’de

“Kariyerimin Kontrolü Bende” Erciyes’de

Amacımız, özellikle doğu illerindeki Üniversite öğrencilerinin kariyer planlarını hazırlamalarına, bilgi ve becerilerini geliştirmelerine, vizyon oluşturmalarına yardımcı olmak ve kariyerlerine bir adım önde başlamalarını sağlamak.

“Profesyonel hayatta profesyonellerden aldığımız, bizi bir adım öne taşıyan, özel sektördeki başarımıza önemli katkısı olan temel beceri eğitimlerini üniversite yıllarında alsak! ne kadar iyi olurdu” diye düşündük.

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri

“Kariyerimin Kontrolü Bende” projesinde hiçbir şirketin tanıtımı yapılmıyor. Tek bir amaç var, o da genç yeteneklerin gelişime katkıda bulunmak ve bir adım öne geçebilmelerini sağlamak. Özel sektörün dev şirketlerindeki yönetici ve profesyonellere eğitim veren uzman eğitmenler, üniversite öğrencilerine gönüllü olarak eğitim veriyor, kariyer planlarını hazırlamalarına yardım ediyor ve sadece öğrencinin seçtiği meslekteki yetkinliklerini geliştirmeye odaklanılıyor.

Bu güne kadar Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitelerinde 350 öğrenciye ulaşan kongre programı için öğrenciler de çok şey söylüyor…

Sebile Günaydın / İktisat 3. Sınıf Öğrencisi: Bize bir kişinin bile gelişimine katkıda bulunsak bize yeter demiştiniz. İnanın yüzlerce kişiye ulaştınız. Gelecek planlarımızı sizin sayenizde kafamızda daha çok oturttuk. En önemlisi de gönüllü olarak buraya gelip bize yardım etmeye çalışmanız çok güzel bir olay. Bizleri de bu şekilde gönüllü olarak topluma faydamız dokunması açısından teşvik ediyorsunuz (ve aslında başardınız J ).

Fevziye Derse / İktisat 3. Sınıf Öğrencisi: Kendimi baştan aşağı sorgulamam gerektiğini hissettirdiler. Bundan sonra yapacaklarım, düşüncelerim olumlu yönde değişti. Hayata daha farklı ve kararlı bakıyorum. Çok teşekkür ederim.

Muharrem Tusun / Sınıf Öğretmenliği 3. Sınıf Öğrencisi: Üniversitemizin böyle ciddi ve büyük bir organizasyona destek vermesi çok güzel. Erzurum’da ilk olduğunu düşünüyorum. Kişisel gelişimime çok büyük katkısı oldu. Bilim İlaç Toplum Gönüllülerine teşekkür ederim.

Ela Tabak / Sınıf Öğretmenliği 4. Sınıf Öğrencisi: Eğlenerek öğrendiğim, 3 gün boyunca her dakikasını heyecanla takip ettiğim bu program için Bilim İlaç Toplum Gönüllülerine teşekkür ederim. CV’me ekleyebileceğim çok önemli bir kongrem var artık.

Şükrü Sarıkoç / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 3. Sınıf Öğrencisi: İş yaşamında karşılaşacağımız durumları hem teorik bilgileriyle, hem de engin tecrübeleriyle bizimle paylaşan tüm eğitmenlere teşekkürü bir borç biliyorum. Şuan itibariyle geleceği planlama noktasında birçok kazanıma net bir şekilde sahip olduğuma, söyledikleri gibi bir adım öne geçtiğime inanıyorum.

Hülya Ergen / İktisat 3. Sınıf Öğrencisi: İş bulmada belirleyici olan şeyin üniversite ismi değil bireysel yetkinlikler olduğuna artık inanıyorum ve kendime daha çok güveniyorum. Özellikle Güray Hocam, sizin hayat örneklerinizi hiç unutmayacağım.

Kadir Karagüney / Elektrik-Elektronik Müh. 4. Sınıf: Kariyerim için artık yapmam gereken tek şeyin sürekli gelişim olduğunu biliyorum. Eminim ki ileriki hayatımda burada konuşulanları kullanacağım.Bu tür faaliyetlerin üniversitemize daha sık gelmesini istiyoruz.

Bugüne kadar Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kariyerimin Kontrolü Bende” programı, 20-22 Nisan tarihleri arasında Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde yapılıyor.


Program:

20 Nisan 2010 Salı (AÇILIŞ)

Yer: Sabancı Kültür Merkezi

09:30 – 12:30

Kariyerimin Kontrolü Bende!

Kariyer” kelimesine yüklediğimiz anlamlar…

Kariyer Hedefim…

Kariyer hedefimi nasıl belirlemeliyim?

Kariyerimde beni bir adım öne taşıyacak aksiyonlar..

12:30 – 14:00 Öğle Arası

14:00 – 17:00

“Kariyer” için ilk adımlar,

Mülakat teknikleri

Assessment Center

Psikometrik araçlar

*Diğer günlerdeki eğitimlerin sınıf ve saatleri açılış gününde belirtilecektir.

21 Nisan 2010 Çarşamba

22 Nisan 2010 Perşembe (Kapanış)

3. ve 4. sınıftaki üniversite öğrencilerimizin kariyer planlarını hazırlamak ve bir adım önde çalışma hayatına başlamalarını sağlamayı amaçladığımız eğitimlerimiz ÜCRETSİZ’dir. Hazırlanan programa göre aşağıdaki gibi başvuru yapılarak katılım sağlanabilir. (500 kişi olarak ön görülen programa 1. ve 2. Sınıf öğrencileri kapasite durumuna göre başvurabilmektedir.)

Başvuru için;

Kariyer.net üzerinde CV’niz yoksa önce CV’nizi oluşturmanız gerekiyor.

Kariyer.net üzerinde CV’niz var ise direkt www.bilimilac.com adresinden “İnsan Kaynakları” sayfasında yer alan “Bize Başvurun” alanına tıklayarak “kariyer.net Bilim İlaç İlanları” üzerindeki “Kariyerimin Kontrolü Bende” isimli ilana başvuruda bulunmanız yeterli.

(Program hakkındaki gelişmelerin size bildirilebilmesi, sertifika alabilmeniz ve bazı sürprizlerden yararlanabilmeniz için başvuru yapmanız önemlidir.)

www.bilimilactoplumgonulluleri.com


Kategori Haberler, KSS0 Yorum

Akbank Çevreye Zararlı Projeye Kredi Vermeyecek

Akbank Çevreye Zararlı Projeye Kredi Vermeyecek

Çevre konusunun giderek önem kazandığını belirten Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı.

Türk bankaları arasında “Sürdürülebilirlik Raporu” yayınlayan ilk banka olan Akbank, bundan sonra gençlik, eğitim ve çevre konusunu öne çıkaracak. Özellikle çevre konusunun giderek önem kazandığını söyleyen Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı. Son günlerde protestolara neden olan Ilısu Barajı’nın bu konuda son kredi olacağını söyleyen Dinçer, “Türkiye son on yılda çok değişti. Çevre çok önem kazandı. Türkiye’de yaşayan, çalışan, karar veren herkesin buna saygı göstermesi ve ayak uydurması lazım. Bu duyarlılık bizim gibi her kurum için öncelikli olacaktır. Çevreye zarar veren proje krediden geçemeyecektir” dedi.

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Vekili Hakan Binbaşıgil ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Hayri Çulhacı, üç yıldır hazırladıkları “Sürdürülebilirlik Raporu’nu” Sabancı Center’da dün bir grup gazeteciye açıkladı. Akbank’ın sürdürülebilirlik açısından uyguladığı tüm politikaları bir araya getiren bu raporla Akbank’ın birçok açıdan kendisini değerlendirme imkânı bulduğunu belirten Sabancı, “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Komitesi oluşturduk. Komitenin başkanı Hayri Çulhacı oldu, ben üyeyim. Bu raporu birlikte hazırladık. Müşteri memnuniyetinden çevre konularındaki durumumuza, misyonumuzdan organizasyon yapımıza kadar her konuyu bir arada görme imkânı bulduk” dedi.

Şeffaflık yeniden önem kazandı

Raporun 62 yıldır süren “şeffaflık” anlayışının bir ürünü olduğunu da sözlerine ekleyen Dinçer, “Bunları Türkiye’de bankacılık sektöründe ilk kez Sürdürülebilirlir Raporu’nda topladık. Raporu bürokrasiye, Ankara’daki bürokratlara, resmi kurumlara gönderdik. Sürdürülebilirlik büyük kuruluşlar için çok önemli olduğu için Sosyal Sorumluluk Komitesi kurulduğunu bildiriyoruz” diye konuştu.

Dinçer, sürdürebilirlik, şeffaflık gibi konuların global finansal krizde yeniden önemli hale geldiğini ve tüm dünyada son 10 yılda düşünülür olduğunu dile getirerek “Global krizde gördük ki çok büyük firmalar ciddi sorunlar yaşıyorlarmış. Mesela Enron. Dolayısı ile bu sorunlar bugün gündeme geldiği için ‘biz de Akbank neler yapıyor’ diye baktık. Dünyada global sorunlar yaşandı. Türkiye bankacılık sektörü ise bu sorunları 2001′de yaşamıştı. Şimdi ise Türk bankaları parmak ısırtıyor. Ancak bütün bunlar yaşanırken de sürdürülebilirlik kavramı hep vardı. Saadet zincirlerinin çeşitli yerlerde kırılması ile daha çok ortaya çıktı, daha çok tartışılır oldu. Bu kavram Akbank’ta hep vardı. Benim mentorum Erol Beydir, Oğuz Karahan’dır. O zamandan beri vardır” dedi.

Sürdürülebilirlik kavramında artık sadece finansın bulunmadığını eğitim, gençlik ve çevrenin öne geçtiğini de sözlerine ekleyen Sabancı Dinçer, çevre konusunun okullarda derslerde bile işlenmeye başladığını belirterek kredi verme standartlarını da buna göre değiştirdiklerini anlattı.

Çocuk çalıştırana da kredi yok

Bu değişiklikler hakkında bilgi veren Hayri Çulhacı ise etik kurallarla ilgili yeni standartlar geliştirdiklerini belirterek, “Uluslararası GRI’ın çocuk emeği gibi standartları var. Bizim etik ilkelerimize koymamışız onu. Alâkasız olduğu için. Kredi politikalarında bu yoktu, şimdi giriyor” dedi. Bu tarihten sonra sigortasız işçi çalıştıran firmalara kredi vermeyeceğiz mi diyorsunuz? sorusuna Çulhacı, “Biraz da gerçekçi olmak lazım. Yani Akbank’ın çocuk çalıştırıp çalıştırmadığına bakacak durumu yok. Ama çocuk çalıştırdığı konusunda şaibeli, bir mahkeme kararı varsa vermeyeceğiz. Çevre konusunda da bağımsız raporlar var. ÇED raporları var. Bunlara bakacağız” açıklamasını yaptı.

Bunun üzerine Garanti Bankası ile birlikte Ilısu Barajı’na kredi sağlayacak bankalar arasında adı geçen Akbank’ın çevreyi etkileyeceği için eleştirilen bu baraja kredi verip vermeyeceği sorusuna ise Çulhacı şu yanıtı verdi:

“Ilısu bir devlet, hazine projesidir. Taahütleri veren odur. Bizim beklentilerimiz ortada yerine getirilmesi gerekir. Bu bugünün hadisesi değildir.”

Duyarlı olmak zorundayız

Bu konuda internette Akbank ve Garanti’ye karşı bir kampanyanın olduğunun hatırlatılması üzerine ise Sabancı Dinçer, şu yanıtı verdi:

“Bu konuya şöyle bakmak lâzım. Türkiye son on yılına baktığımız zaman çok hızlı değişiyor. Bence ülkemizde bazı kavramlar önem arzediyor. Bu kavramlara Türkiye’de yaşayan çalışan karar veren herkesin saygı göstermesi ve ayak uydurması lazım. Eskiden bu konuda sivil toplum örgütleri veya birkaç grup başı çekerken şimdi bakıyoruz kamuoyunda bu konuda bir duyarlılık var. Nasıl artık kağıt kullanımına dikkat edelim diyoruz. Bu çevre ile ilgili kredilerde de bankalar bence daha dikkatli olacaktır. Şimdi bu konuda çevre açısından o kredinin ‘tamamdır, uygundur’ diye notu olması gerekiyor. Bu çok yeni bir uygulama. Önemli olan herkesin doğru yerde doğru noktaları yakalayıp bundan sonraki faaliyetlerinde ülkenin menfaatine uygun davranmasıdır. Ilısu bizim için son örnek olacaktır.”

Jale Özgentürk / Referans

Kategori KSS0 Yorum

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Gençlerin Kariyer Yolunu Aydınlatıyor

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Gençlerin Kariyer Yolunu Aydınlatıyor

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu’nun projelerinden biri olan “Kariyerimin Kontrolü Bende” kapsamında; uzman eğitmenler, Kayseri Erciyes Üniversitesi öğrencilerine kariyer eğitimleri verecek.,

Ülkemizde doğu bölgelerinde eğitime yapılan yatırımın düşüklüğü ve eğitimde fırsat eşitsizliği günümüzde hala devam ediyor. İstihdam olanakları hala çok yetersiz olan bu bölgelerdeki üniversite mezunları, hem iş bulmakta zorlanıyor, hem de mezuniyet sonrası daha iyi olanaklara sahip olan batı üniversiteleri ile yarışmak durumunda kalıyorlar. Her geçen gün daha da artan işsizlik, umutların iyice azalmasına sebep oluyor. Oysa  potansiyeli çok yüksek olan bu öğrencilere destek olmak çok önemli. Ülkemizin topyekûn kalkınması için öncelik doğu üniversitelerinin…

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri, özel sektör profesyonellerinin kariyerlerine yön veren eğitmenleri, Anadolu’da bulunan üniversite öğrencileri ile buluşturuyor. Amaç, özellikle doğu illerindeki Üniversite öğrencilerinin kariyer planlarını hazırlamalarına, bilgi ve becerilerini geliştirmelerine, vizyon oluşturmalarına yardımcı olmak ve kariyerlerine bir adım önde başlamalarını sağlamak.

“Profesyonel hayatta profesyonellerden aldığımız, bizi bir adım öne taşıyan, özel sektördeki başarımıza önemli katkısı olan temel beceri eğitimlerini üniversite yıllarında alsak! Yola bir adım önde başlardık…” ilkesiyle yola çıkan Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri, Kariyer Günleri konseptini de değiştirdi.

“Kariyerimin Kontrolü Bende” projesinde hiçbir şirketin tanıtımı yapılmıyor. Tek bir amaç var, o da genç yeteneklerin gelişime katkıda bulunmak ve bir adım öne geçebilmelerini sağlamak. Özel sektörün dev şirketlerindeki yönetici ve profesyonellere eğitim veren uzman eğitmenler, üniversite öğrencilerine gönüllü olarak eğitim veriliyor, kariyer planlarını hazırlamalarına yardım ediyor ve sadece öğrencinin seçtiği meslekteki yetkinliklerini geliştirmeye odaklanılıyor. Bilim İlaç Toplum Gönüllülerinin bir araya getirdiği eğitmenler arasında Future Leaders’tan Güray Sabit, REMEDA’dan Ayşe Köse, ADİSA’dan Anıl Adanalı, PDR Grup TMI eğitmenlerinden Nurdan Akalın Terazi ve Ferda Binatlı Gümüş, Bilim İlaç’tan Sinan Akdoğan ve Dilek Mete yer alıyor.

Bugüne kadar Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kariyerimin Kontrolü Bende” programı, 20-22 Nisan tarihleri arasında Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde yapılıyor.

Bireysel liderlikten, ekip olma ve yönetmeye, kişisel davranış modellerinden, beden dili ve bireysel imaja kadar birçok farklı konuda eğitim alacak öğrenciler, kariyerlerini şekillendirmeleri adına önemli bilgiler edinecekler ve CV’lerine ekleyebilecekleri önemli bir de sertifikaya sahip olacaklar.

“Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri” artık bir marka!

2008 yılında PERYÖN tarafından organize edilen İnsan Yönetimi ödüllerinde ‘Özel Ödül’e layık görülen Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu, Özel Sektör Gönüllüler Derneği’nin (ÖSGD) düzenlediği ‘Gönülden Ödüller 2009’da ‘En Başarılı Gönüllülük Programı’ ödülüne de layık görülmüştür.

Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği (KSSD) tarafından ‘2009 Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çözümleri Pazaryeri Birinciliği’ ile büyük ödüle layık görülen Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu, 2010 Brüksel Kurumsal Sosyal Sorumluluk Pazaryeri Etkinliği ile Brüksel’de düzenlenecek organizasyonda Türkiye’yi temsil edecek.

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri hakkında

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri, 2005 yılında Bilim İlaç’ın desteğiyle, “Çözümün bir parçası olmak için…” bireysel yetkinliklerini, entelektüel sermayesini, zamanını, emeğini ve tecrübesini, ihtiyacı olan kişilerle paylaşan gönüllü çalışanların oluşturduğu bir platform. 2010 yılı itibariyle 653 aktif üyesi ile Türkiye’nin 11 ilinde, 20 ekip ile faaliyet gösteriyor. Her yıl gönüllüler, projeler hazırlıyor ve ekip liderlerinden oluşan üst kurulda kabul edilen projeler, Bilim İlaç çalışanlarının ailelerinin ve paydaşların da gönüllü desteğini alarak uygulanıyor. Gönüllüler bugüne kadar 7 farklı proje kapsamında 128 faaliyet gerçekleştirdi ve 13.000’i aşkın çocuk ve gence ulaşmayı başardı.

Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu’nda gönüllüler mesai saatleri içinde haftada iki saat gönüllü çalışmalarda yer alabiliyorlar. Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu’nun aktif olarak yöneterek Türkiye geneline yaygınlaştırdığı yedi ana projesi bulunuyor:

  • Engelleri Kaldırın; Engelli çocukların sosyal hayata daha yoğun katılımını sağlamayı hedefliyor.
  • Bilim’in Kardeşleri, İlköğretim çocuklarının hem kişisel hem de eğitim ortam ve olanaklarının gelişimini hedefliyor. Her ekip bir veya iki okulu seçerek bir yıl boyunca bu okulda kitap okuma, diş dostu ve sosyal aktiviteler düzenliyor.
  • Kitap Okuma ilköğretim çocuklarına yaratıcılıklarını ve meraklarını geliştirerek kitap okumayı sevdirmeyi hedefliyor.
  • Diş Dostu, ilköğretim çocuklarına diş fırçalama alışkanlığı kazandırmayı hedefliyor.
  • Kariyerimin Kontrolü Bende, üniversite öğrencilerinin kişisel gelişimlerine ve kariyer gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla 3-4 günlük 10-12 farklı tam günlük eğitim içeren bir kongre… Eğitimler Türkiye’de iş dünyasına eğitim veren profesyonel gönüllü eğitmenler arasından veriliyor.
  • Hayat Kurtar, AB destekli bir proje… Kaza öncesi önlemlerin alınması ve kaza sonrası ilk yardım bilincinin kazandırılmasını hedefliyor.
  • Tohumlar Fidana Fidanlar Ağaca, çocuklara doğa sevgisi kazandırmayı hedefliyor.

Daha fazlası için : www.bilimilactoplumgonulluleri.com

Kategori KSS0 Yorum

Advert

Facebook

Businews on Facebook

Stajını puanladın mı?