Etiket arşivi | "apple"

İş için 10 Apple Uygulaması


 

Akıllı telefon uygulamaları, yoğun iş temposunda hayatı büyük ölçüde kolaylaştırıyor. İş belgelerinin incelenmesinden, sesli mesaj yazmaya kadar bir sürü olanak tanıyan uygulamalar, gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Bu yazıda, Apple kullanıcıları için en popüler 10 ugulamayı bulabilirsiniz. Tüm uygulamaları iTnes veya iPhone App Store’lardan indirmek mümkün.

ShareFile uygulaması ile ShareFile hesabınıza girerek, boyut olarak daha büyük ve hassas iş dosyalarını istediğiniz yer ve zamanda gönderebilirsiniz. ShareFile hesabınızda gezinebilir, indirilmiş dosyaları açarak idare edebilir, email yollayabilir veya hesabınıza email aracılığıyla yükleme yapılmasını talep edebilirsiniz.

Sistem gereksinimleri: iPhone, iPod touch, iPad ile uyumlu. iOS 4.0 ve sonraki sürümler gerekiyor.

Ücreti: Bedava

Cisco Jabber IM, iPhone’unuza anlık iletiler getiriyor. Masaüstü IM kontakt listenize erişebilir, anlık ileti, telefon, email veya kısa mesaj gönderebilmek için tıklama özelliklerinden faydalanmak mümkün. Anlık bir Cisco WebEx toplantısı başlatmak veya dahil olmakta mümkün.

Sistem gereksinimleri: iPhone, iPod touch, ve iPad ile uyumlu. iOS 4.0 ve sonraki sürümler gerekiyor.

Ücreti: Bedava

CamScanner ile iPhone’unuz mobil bir tarayıcı görevi üstlenerek, kağıt belgeleriniz, faturalarınız veya tahta üzerine alınmış notlar arşivleniyor. Akıllı görüntü kırpma özelliği, taranan görüntülerin net ve anlaşılır olmasını sağlıyor. OCR teknolojisi ile PDF dosyaları içinde arama yapmak mümkün oluyor.

Sistem gereksinimleri: iPhone 3GS, iPhone 4, iPhone 4S, iPod touch, iPad 2 Wi-Fi ve iPad 2 Wi-Fi + 3G ile uyumlu. iOS 4.0 veya sonraki sürümler gerekiyor.

Ücreti:  4,99 dolar

 RCP Ringtones; profesyonel, iş ortamına uygun zil seslerini yüklemenizi sağlıyor. Uygulama arşivinde, iş ortamına uygun klasik zil seslerinin yanı sıra ofis telefonları ve basit bip’ler ve çanlar mevcut.

Sistem Gereksinimleri: iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu.  iOS 3.2 veya sonraki sürümler gerekiyor

Ücret: 0,99 dolar

 Documents To Go uygulaması Microsoft Word, Excel ve Powerpoint’un yanı sıra; PDF, Apple iWork ve diğer dosya ile ekleri destekleyen bir uygulama. Win ve Mac ile çift yönlü bir dosya senkronizasyonu sağlaması dışında Google Docs, Box.net, Dropbox, iDisk ile Sugarsync destekli bir versiyonu da mevcut.

Sistem gereksinimleri: iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu. iOS 3.2 veya sonraki sürümleri gerekiyor.

Ücreti:  16,99 dolar

Dragon Dictation, kolay kullanımı olan bir ses tanıma uygulaması. Dragon®NaturallySpeaking® katkılarıyla üretilmiş uygulama, kısa mesaj veya emaillerin kolaylıkla görmeyi veya sesli söyleyerek yazmayı sağlıyor. Klavye ile yazmaktan 5 kat daha hızlı bir şekilde işliyor. Bu uygulama ile aynı zamanda sosyal ağlara durum güncellemesi yapabilir, kendinizi not veya hatırlatma gönderebilirsiniz. Dragon Dictation çok sayıda dil seçenekleri ile uyumlu.

Sistem gereksinimleri: iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu. iOS 4.0 veya sonraki sürümler

Ücret: Bedava

Quickoffice® Pro ile Word dosyaları, Excel sayfaları veya PowerPoint sunumları üzerinde çalışırken; Google® Docs, Dropbox, Box.net, Huddle™, SugarSync veya MobileMe™ hesabınıza  veya Connected File Manager desteğiyle SD kartınıza erişebilirsiniz. PDF okuyucusu da uygulamaya dahil.

Sistem Gereksinimleri: iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu. Requires iOS 4.0 or later.

Ücret: 14,99 dolar

 Outlook Web Email ile Microsoft Outlook Exchange hesabından email veya takvim içeriklerine erişmek mümkün. iOS cihazınıdan Outlook maillerini görüntüleyebilir, oluşturabilir veya yollayabilirsiniz.

Sistem Gereksinimleri: iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu. iOS 4.0 veya sonraki sürüm

Ücret: 4,99 dolar

 HoursTracker ile çalıştığınız saatleri ve aldığınız ücretleri takip etmek mümkün. Uygulamadaki saati başlatmak için parmağınızla iki kere dokunmanız veya manuel olarak saati yazmanız gerekiyor.

Sistem gereksinimleri:  iPhone, iPod touch veya iPad ile uyumlu. iOS 3.0 veya sonraki sürüm

Ücret: 2,99 dolar

 JumpDesktop uzaktan masaüstü uygulaması ile iPad, iPhone veya iPod touch aracılığıyla bilgisayarınızı kontrol edebilmenizi sağlıyor. RDP ve VNC ile uyumlu.

Sistem Gereksinimleri: iPhone, iPod touch veya iPad ile uyumlu. iOS 3.0 veya sonraki sürüm

Ücret: 14,99 dolar

Görseller için tıklayınız.

Kategori Serbest KürsüYorum (0)

Dünyanın En Zengin 2 Şirketinden Kıyasıya Rekabet


Steve Jobs’un kısa süre önce CEO’luk görevini terk ettiği Apple’ın hisseleri dün 413.23 dolarla rekor kırarak, 383 milyar dolar piyasa değeriyle dünyanın en değerli markası sıralamasında Exxon Mobil’i yeniden geride bıraktı.

 

 

Bugün itibariyle dünyanın en değerli şirketi olan Apple’dan sonra gelen ABD’li enerji devi Exxon Mobil’in piyasa değeri ise 358 milyar dolarda bulunuyor.

 

Apple’ın hisseleri, kurucusu ve CEO’su Steve Jobs’ın sağlık sorunları nedeniyle 24 Ağustos’ta görevini terk etmesine rağmen yükselişine devam etti.

 

Jobs’ın görevini terk ettiğini açıklamasından bir gün sonra, borsa kapanışında hisseleri 373.72 dolardan işlem görmüştü.

 

JP Morgan analisti Mark Moskowitz, Apple’in gelecek ay piyasaya sürülmesi planlanan iPhone 5 akıllı telefonu ile patlamaya hazır Çin piyasasını vurabileceğini belirtti.

 

Moskowitz, Apple’ın Çin’in cep telefonu operatörü China Mobile ile anlaşması halinde 100 milyondan fazla yeni müşteri kazanabileceğine dikkat çekti. Chine Mobile’ın yaklaşık 600 milyon müşterisi bulunuyor.

 

Kaynak: Hürriyet Ekonomi

Kategori HaberlerYorum (0)

Nüfusun yüzde 25′i Y Kuşağı oldu şirketler ‘hızlı terfili’ çözüm buldu


Şirketler, 1980-1999 arası doğan ve Y Kuşağı olarak adlandırılan, hızlı terfi edip eğlenerek çalışmak isteyen yeni nesil jenerasyonu verimli çalıştırabilmek için kolları sıvadı. Microsoft, Unilever, Coca-Cola, IBM, Apple, P&G, Turkcell ve HSBC gibi şirketler kariyer hırsı ve sabırsızlık özelliği nedeniyle diğer çalışanlarla sıklıkla sorun yaşayabilen Y Kuşağı’nı ‘mutlu’ edecek çözümlere odaklandı

 1980-1999 arası doğan ve insan kaynakları literatürüne ‘Y Kuşağı’ olarak geçen jenerasyonun ‘yönetici olma hırsı’ İnsan Kaynakları (İK) politikalarını yeniden şekillendirdi; şirketler parlak ama iş sadakati düşük gençleri verimli çalıştırmak için kolları sıvadı. Dünyada Microsoft, Unilever, Coca-Cola, IBM, Apple, P&G, Xerox, Chicago Abbott Laboratuarları gibi şirketler Y Kuşağı’na yönelik çözümleri ile dikkat çekerken Türkiye’de ise Turkcell ve HSBC gibi şirketler yolun daha başındayken gözlerini en tepeye diken bu gençler için İK çözümleri üretiyor. Bir önceki neslin aksine Y Kuşağı’nı daha hızlı terfi ettirip, işte ve iş dışında daha keyifli vakit geçirmeleri için avantajlar sunan ve ödül sistemiyle bağlılıklarını artıran şirketlere her gün yenisi ekleniyor.

KİMDİR BU Y KUŞAĞI?
‘Y kuşağı Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 25′ini kapsıyor. Bu kişilerin 5-10 yıl içinde yönetici pozisyonlarında olmalarını bekliyoruz’ diyen HRM Danışmanlık’ın Kurucusu Aylin Nazlıaka Coşkunoğlu, Y Kuşağı’nın tipik özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: ‘Bu kuşak bireyci ve girişimcidir. En önemli ortak özellikleri kendine güven, özgürlüğüne düşkün ve seçici kişiler olmalarıdır. Ayrıca hız ve teknoloji tutkunluğu da ortak paydalarıdır. Yüksek adaptasyon becerileri ve bireysel karar alma eğilimleri onları önceki kuşaklardan ayıran diğer belirleyici özelliklerdir. Kurumsal yapılar içindeki mekanizmaları çok fazla benimsemiyorlar ve hatta mümkün olduğunca uzak kalmayı tercih ediyorlar. İş hayatına bakış açılarında “İş ve yaşam dengesini sağlamak’ önemli bir pay sahibi. Sadakat duyguları düşüktür.’

TAHAMMÜLLERİ AZ
Y Kuşağı’nın değişime, kendilerini gösterme fırsatına ve yaratıcılığa çok hevesli olduklarına dikkat çeken Coşkunoğlu, ‘Aynı anda birçok işle ilgili hayalleri ve paralel kariyer planları var. Bu yüzden şirketler ve İK departmanları onları tatmin etmek için yaratıcı ve güncel uygulamalar geliştirmek zorundalar.  Sürekli öğrenmeye, işte eğlence ve tutku arayışına, beklentilerini anında gerçekleştirmek eğilimine, yetki arzusuna sahipler;  iş ve özel yaşam arasında denge kurma isteği belirgin özellikleri. Bu yüzden terfi olanakları ararlar. Kendi uygun bulduğu zaman geri bildirim yapar ve almak isterler. Eleştiriye tahammülü az olduğu için IK departmanlarının gelişim faaliyetlerine ağırlık vermesi bu kuşak için uygun bir yaklaşım’ diyor.

Turkcell’de çalışanların yüzde 50′si Y Kuşağı!
TURKCELL İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, ‘Turkcell Grubumuzda 11bin çalışanı olan bir aile olarak yüzde 50 üzerinde çalışanımız Y jenerasyonu. Günümüzde ‘Y kuşağı’ olarak adlandırılan  kuşağın özellikleri, beklentileri çok farklı ve bu nesil artarak iş hayatında yerini almakta. Genç kuşak, işini mutlaka severek yapmak, kendini yaptığı işe, ürettiği şirkete ait hissetmek istiyor. Yaratıcı ve girişimci özelliklerinin yanı sıra; seçici, sabırsız ve otoriteye meydan okuyan da bir nesil var’ diyor. Turkcell olarak çalışanlarının memnuniyetini en üst seviyeye taşımak için ek menfaat programları sunduklarını belirten Kocabaş, ‘Çalışanlarımızın yaşam tarzlarına ve farklı bireysel ihtiyaçlarına göre ek menfaatlerini kendilerinin oluşturmasına imkan sağlayan esnek ek menfaat uygulamamız Flex Menu’yü 2007′de projelendirerek, 2008 yılı başında hayata geçirdik. Flex Menu ile tüm çalışanlarımıza ihtiyacı olsa da olmasa da sunulan tek tip standart ek menfaat programları yerine, çalışanlarımızın inisiyatif kullanarak, kendilerine en uygun ek menfaat paketlerini oluşturabilmelerini hedefledik. Bu da çalışanlarımıza özgürlük sağlıyor. Çalışanlara yönelik sosyal aktivitelere oldukça önem veren bir şirketiz. Turkcell’de ofisten geç saatte çıktığınız bir gün koridorlardan geçerken bir odadan keman sesleri, başka bir odadan tiyatro grubunun çalışmalarını duyabilir, bir başka köşede sihirbazlık yapan birilerini görebilirsiniz.

İlk günden CEO koltuğuna göz dikiyor
l ÖNCEKİ kuşaklara göre daha çok bireyci ve girişimci l Kendine güveni ve özgürlüğüne düşkünlüğü ile dikkat çekiyor. l Her işi kabul etmiyor. Önlerinin açık olduğu kurum ve pozisyonları tercih ediyorlar. l BULUNDUKLARI ortama adaptasyonu ile insan kaynakları tarafından tercih ediliyor. l KURUMSAL ‘formaliteler’ onları bağlamıyor. l Bu durum finans gibi kuralların bol olduğu sektörlerde sıkıntı yaratıyor. l İŞ sadakatleri çok düşük. l ONLARI emir vererek çalıştıramıyorsunuz. Katılımcı oldukları sürece verimliler. l HIRSLILAR, rekatebetten korkmuyorlar ve çok kısa sürede yükselmek istiyorlar. l YÜKSELME hırsları diğer jenerasyonlarla sorun yaşamalarına neden oluyor. l Daha ilk günden gözlerini ‘genel müdür koltuğuna’ dikmeleri, bunu açık yüreklilikle her ortamda dile getirmeleri ve google’da ‘nasıl CEO olunur’u aramaları, sadece İK yöneticilerini değil, kurumdaki herkesi tedirgin ediyor.
l Muhtemelen şu an çalıştıkları şirkete daha lise sıralarında karar vermiş oluyorlar.

Siz onları mülakata alırken onlar aynısını size yapıyor
COŞKUNOĞLU, Biz Y kuşağını işe alırken en çok fark yaratan nokta olarak şunu görüyoruz; siz onları mülakata alıp değerlendirirken onlar da sizi ve şirketinizi mülakata alıyorlar. Daha çok kendini düşünen, hırslı, rekabeti seven bir çalışan profili oluşturuyorlar.  Daha çok yetki ve takdir, daha az kontrol istiyorlar. Çoğunlukla finans, bilişim ve reklam sektörlerinde çalışan bu kuşağın en büyük özelliği davranış kalıpları; sorgulayıcı ve girişimci bir yapıya sahipler. Bu kuşak, kendileri için doğru olan işi bulduğunda çok yüksek performans gösteriyorlar. Onlara yöneticiden ziyade arkadaş gibi yaklaşmak, kalıcı ve aidiyet duygusu yüksek çalışanlar olmalarını sağlıyor’ dedi.

Aylin LÖLE

Akşam Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (1)

Nokia, yanan bir platform üzerinde


Nokia’nın CEO’su Elop, çalışanlara gönderdiği notta ‘Nokia yanan bir platform üzerinde’ ifadesini kullandı.

Mobil telefon üreticisi Nokia’nın ekonomik olarak yaşadığı kriz, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Stephen Elop’un çalışanlara gönderdiği nottaki, “etrafında pazar payını ele geçiren yenilikçi rakiplerle çevrili yanan bir platform üzerinde” sözleriyle ifade edildi.

Elop, gönderdiği notta, Nokia’nın, Google’ın Android işletim sistemi ve Apple’ın iPhone’unun başarısına hazırlıksız yakalandığını belirterek, “İlk iPhone 2007’de piyasaya çıktı ve bizim hala iPhone’a yaklaşabilecek bir tecrübemiz yok. Android piyasaya sadece 2 yıl önce çıktı ve bu hafta akıllı telefon piyasasındaki satışlarda liderliğimizi elimizden aldılar. İnanılmaz” dedi.

Stephen Elop, Apple’ın, iyi bir dizaynla, tüketicilerin yüksek fiyatlı telefonları satın alabildiğini gösterdiğini ifade ederek, Apple’ın oyunun kurallarını değiştirdiğini ve şimdi şirketin yüksek kaliteye sahip olduğunu kaydetti.

Araştırma şirketi IDC’ye göre, Nokia’nın 2009 yılında yüzde 38 olan pazar payı, 2010 yılının sonunda yüzde 28’e geriledi, buna karşılık rakipleri Apple ve HTC’nin payının arttığı ya da korunduğu belirtiliyor.(aa)

Radikal Gazetesi

Kategori Haberler, Telekom-HaberleşmeYorum (0)

Apple Macintosh 27 yaşında


Bilgisayar kullanıcılarının her şeyi komut yazarak halletmeye çalıştığı günlerde bugünkü grafik arayüzü hayatımıza sokan Macintosh, yeniliklerin odağı olmaya devam ediyor.

3.5 inçlik 400 KB kapasiteli disket, fare ve grafik arayüzlü işletim sistemi 1984 ün bilişim dünyası için devrim anlamına geliyordu.

1976 yılında kurulan Apple sekizinci yılında bilim-kurgu filmleriyle tanıdığımız Yönetmen Ridley Scott tarafından çekilen ve George Orwell’in 1984 adlı meşhur romanına göndermeler yapan 1,5 milyon dolar maliyetli meşhur reklamıyla yeni bilgisayarını tanıtıyordu. 24 Ocak 1984 tarihinde grafik arayüzlü işletim sistemi kullanan ve klavyeyle birlikte fareye de sahip ilk kişisel bilgisayar ‘Apple Macintosh’ adıyla raflarda yerini alıyordu.

Başkan Steve Jobs, sahnedeki örtüyü kaldırıp hayranlıkla tanıttığı Macintosh, komut satırıyla yönetilen kullanımı zor bilgisayarları grafik arayüz ve fareyle kolaylaştırırken, devamında Windows gibi işletim sistemlerini de farkında olmadan tetikliyordu.

Beğenmezsen geri götür

Apple bu yeni seriye o kadar güveniyordu ki, kredi kartı sahibi olan meraklıların bir bayiye gidip bir Mac almasını, beğenmezse 24 saat sonra geri getirebilmesini sağlıyordu. Bu o zamana dek emsali olmayan bir girişimdi. Bu kampanyayı duyurmak için haftalık bir dergiye 2.5 milyon dolarlık reklam verilmişti.

2 bin 495 dolarlık fiyatıyla hiç de ucuz olmayan Apple Mac, yine de büyük ilgi toplamış, kendi dönemine göre ciddi satış rakamlarına ulaşmıştı.

İlk dava Microsoft’a

Bir yıl sonra; 1985’te Apple müşterilerden gelen şikayetlerden yola çıkarak bellek ve kapasitesi yükseltilmiş yeni bir seriyi tanıttı. 1987’de Motorola firmasının işlemcisiyle güçlendirilen Macintosh II piyasaya sürüldü.

Ertesi yıl; 1988’de Apple kendi işletim sistemi görünüm ve işlevini kopyaladığı iddiasıyla Microsoft ve HP’yi mahkemeye verdi. Ancak grafik arayüz Apple’ın geliştirdiği bir kavram da değildi. Bu yüzden Apple özgür yazılım gruplarını karşısına aldı.

Apple’ın altın yılları doksanlı yıllarda pazarın Microsoft Windows kullanan bilgisayarlara yönelmesine kadar sürdü. Windows’un 3.0 sürümü birçok kullanıcı için gayet yeterli hale gelmişti. Apple gibi tek bir bilgisayara muhtaç olmaması daha ucuz bilgisayarları mümkün kılıyordu. Intel’in Pentium serisi işlemcileri de fiyat / performans dengesi açısından harikalar yaratıyordu.

Diskete veda

Bu süreçte 1985’in sonunda Yönetim Kurulu ile anlaşmazlığa düşen Başkan Steve Jobs görevinden uzaklaştırılmıştı. 1998’de firmanın başına yeniden çağırıldığında Jobs’un ilk hamlesi iMac adlı yepyeni bir mac olmuştu. Bu seri her şeyi monitör formunun içine sığdıran ve o dönem popülerliğini koruyan disket sürücüye sahip olmayan yapısıyla oldukça dikkat çekiciydi. Jobs 1,4MB veri depolayan disketlerin içeriğinin artık internetten yollanabileceğini düşünmüş ve yeni modeline eklemeyi reddetmişti.

Macintosh bugün taşınabilir seride Macbook, masaüstündeyse Mac Mini ve iMac modelleriyle yaşamaya devam ediyor. 27 yıl sonra tablet bilgisayar iPad’in gölgesinde kalsa da hâlâ Apple’ın en önemli gelir kaynaklarından biri.

Radikal

Kategori Bilişim, HaberlerYorum (0)

iPad 9 ay sonra Türkiye’ye geliyor


iPad, Apple’ın Türkiye distribütörü Bilkom ile 25 Aralık günü Türkiye’de resmi olarak satışa çıkıyor.

Dünyada piyasaya çıktığı ilk 3 ayda 4 milyon adetlik satış rakamına ulaşan ve geçtiğimiz temmuz ayında stoklarla sınırlı olarak Migros raflarına 2 bin 290 liradan giren iPad’in, Koç Grubu şirketi Bilkom ile birlikte resmi satışına başlanıyor.

Bu hafta sonu Bilkom’a bağlı Apple mağazalarında meraklılarıyla buluşması beklenen iPad’in Wi- Fi’lı modellerinin fiyatları şöyle: 16GB’ı 1079 TL, 32GB’ı 1314 TL ve 64GB’ı 1530 TL. 3G’li modellerinde ise satış fiyatları 16GB 1316 TL, 32GB 1551 TL ve 64GB 1767 TL olarak belirtildi.

Türkçe arayüz seçeneği ile kullanıcıların beğenisine sunulacak olan iPad’i İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Gaziantep illerinde Apple Premium Reseller Mağazaları ile Bimeks, Darty, Electroworld, Mediamarkt, Teknosa, Saturn ve Vatan mağazalarında 50’den fazla yetkili Apple satış noktasında farklı ödeme seçenekleri ile bulmak mümkün.

Radikal Gazetesi

Kategori Bilişim, HaberlerYorum (0)