Etiket arşivi | "Ar-Ge"

Uludağ Üniversitesi Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri 15 -16 Kasım’da


 

Uludağ Üniversitesinin (UÜ), 15-16 Kasım tarihleri arasında düzenleyeceği “Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri”nde, üniversitedeki araştırmacılar tarafından hazırlanan 400′ü aşkın projeyi, kamu ve özel sektöre tanıtacak. Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, yıllardır Üniversiteye yönelik yapılan eleştiriler karşısında göreve gelir gelmez öncelikle üniversitenin eksiklerini belirleyerek özeleştiri yaptıklarını, kamu ve özel sektörle işbirliğini geliştirmek amacıyla yeni bir ekip oluşturduklarını belirtti. Dilek, bunun sonucunda kamu ve özel sektör temsilcilerine yönelik “Bilgilendirme ve Ar-Ge Günleri”ni düzenlemeye karar verdiklerini anlatarak, üniversitenin bugüne kadar kendisini kente yeterince anlatamadığını, düzenleyecekleri etkinliğin bu anlamda büyük bir eksikliği gidereceğini vurguladı. Yeni fikir ve projelerin oluşturulmasının hedeflendiği günlerde akademisyenler, yürüttükleri proje çalışmalarını, yapmayı planladıkları araştırma konularını paydaşlara tanıtacak. 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Kategori HaberlerYorum (0)

CEO’lardan beklentiler artıyor


Stanton Chase Türkiye Ofisi’nin ilk kez gerçekleştirdiği CEO INDEX Araştırması, Türkiye’de kurumların üst düzey yöneticilerden beklentilerini giderek yükselttiğini ortaya koydu.

Yanıtlara göre, kurumlar CEO’lardan, büyüme hedeflerine daha hızlı bir şekilde ulaşmasını, değişimin önderliğini yapmasını ve birçok sektör konusunda aynı anda bilgi sahibi olmasını bekliyor. CEO’ların yüzde 52’si pazar payını artırmayı, yüzde 49’u değer yaratmayı gündemlerinin ilk sırasına yerleştirdiklerini belirtti. Yüzde 38’i de icraat hızını artırma planları üzerinde çalıştıklarını ifade etti. 

Stanton Chase Türkiye Yönetici Ortağı Çağrı Alkaya’ya gore, beklentilere uygun biçimde hız ve çok kültürlü iletişim liderliği yeteneği önümüzdeki dönemde Türkiye’deki CEO ve genel müdürlerde öne çıkan özellikler olacak. Türkiye’nin entegrasyon sürecinde olduğunu belirten Alkaya, “CEO ve genel müdürlerin rolleri şirket içinde daha kompleks bir hale geliyor. Artık üst düzey yönetimden sadece pazar payını artırmaları beklenmiyor. İşi yönetmek ve büyütmek görevinin yanında, CEO’lar sayıları her geçen gün artan ortaklarla uğraşmak, uzun dönemli başarı planlarının yanında, hızlı sonuç alınabilecek projeler yaratmak durumunda kalacak. Sadece kendi sektörünü bilen, sadece ana faaliyet konusuna odaklanan yönetici devri kapanıyor” dedi.

ARAŞTIRMADAN BAZI DİKKAT ÇEKİCİ BAŞLIKLAR:

İşten ayrılma nedeni ve yeni görev niyeti

Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 53’ü, yönettikleri şirkette ‘yetkisiz sorumluluk’ almayı, işten ayrılmak için en önemli neden sayıyor. Daha büyük bir şirkette CEO pozisyonu hedefleyen yönetici oranı yüzde 34, farklı bir sektörde CEO’luğa terfi etmeyi isteyen yönetici oranı yüzde 20. CEO’ların yüzde 18’i de İcra Kurulu Üyeliğini hedefliyor.

36-45 yaş arası yönetici oranı yüzde 49

CEO’ların demografik özellikleri, Türkiye’nin genç bir üst kademe yönetimine sahip olduğunu kanıtladı. Katılımcıların yüzde 49’u 36-45, yüzde 39’unun da 46-55 yaşları arasında ve yalnızca yüzde 12’si 56-65 yaşları arasında. 
Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 57’si yurtdışında çalıştıklarını belirtti.

Kadın oranı yalnızca yüzde 3, aile yaşamı tercih ediliyor

Katılımcıların yalnızca yüzde 3’ünün kadın olması, iş dünyasındaki erkek egemenliğini birkez daha gözler önüne serdi. CEO’ların yüzde 55’i evli ve çocuklu, yüzde 38’i evli olmasına karşın, yalnızca yüzde 5’i bekar, yüzde 2’si ise bekar ve çocuklu.

Boğaziçi ve ODTÜ CEO yetiştiriyor

CEO ve Genel Müdürlerin yüzde 22’si lisans eğitimlerini Boğaziçi Üniversitesi’nde ve yüzde 17’sinin Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde aldı. Yöneticilerin yüzde 5’inin yabancı olmasının da etkisiyle, lisans diplomasını Avrupa ve ABD’deki üniversitelerden alan yöneticilerin oranı yüzde 17. İşletme bölümünden mezun olan yöneticilerin oranı yüzde 20 iken, mühendislik bölümü mezunlarının toplam oranı ise, yüzde 52 oranıyla ağır bastı.

İK, Ar-Ge ve pazarlamada liderlik eksikliği hissediliyor

Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 50’si, ‘insan kaynakları’ fonksiyonunda lider eksikliği olduğunu belirtiyor. Ar-Ge yüzde 44, pazarlama yüzde 41 ve operasyon yüzde 32 oranıyla, CEO ve genel müdürlerin lider arayışlarında zorlandıkları pozisyonlar.

Galatasaray, Elif Şafak, Alaçatı ve caz

Basketbol, yelken, golf, tenis, kayak CEO’ların yapmaktan en çok keyif aldıkları sporlar. CEO ve genel müdürlerin yüzde 29’u Galatasaray, yüzde 28’i Fenerbahçe ve yüzde 26’sı Beşiktaşlı… Favori seyahat destinasyonları Çeşme ve Alaçatı. Orhan Pamuk, Elif Şafak, Yaşar Kemal, Gabriel Garcia Marquez ve Dan Brown okuyor. En popular filmleri Godfather, Star Wars ve Pulp Fiction… CEO’ların en sevdiği müzik türü ise blues ve caz.

Hürriyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

Üniversitelerde Ar-Ge atağı


Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Türkiye’nin 2023 yılına kadar dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine ulaşması için son 7 yılda üniversitelere 206 Ar-Ge merkezinin kurulması için yaklaşık 2,4 milyar TL’lik yatırım yaptı.

Araştırma altyapısı eksik olan üniversite ve araştırma kurumlarında ileri düzeydeki araştırma projelerinin yürütülmesini sağlamak üzere DPT tarafından yeni kurulan üniversitelerde merkezi araştırma laboratuvarları oluşturuluyor. DPT, yeni açılan 72 üniversitenin de merkezi araştırma laboratuvarlarına kavuşturulması için yaklaşık 400 milyon TL’lik kaynak ayırdı.

İleri araştırma merkezleri arasında en yüksek bütçeli yatırım 201 milyon TL’lik yatırımla nanoteknoloji merkezlerine yapıldı. DPT yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye, 2007-2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı ekseninde, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir ülke hedefine ulaşmada araştırma merkezlerinin kurulması için önemli kaynaklar ayırdı.

Buna göre, 2009′da Gayri Safi Milli Hasılası’ndan 0,85 oranında Ar-Ge harcaması yapan Türkiye, hala gelişmiş ülkelerde gelirinin yüzde 2′sini araştırmaya ayırma hedefi için çalışmalarını sürdürüyor.
28 Şubat 2008 tarihli ve 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden bugüne kadar 99 Ar-Ge merkezi kurulması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na başvuru yapıldı. 76 Ar-Ge işletmesine Ar-Ge merkezi belgesinin verilirken, özel sektör bu merkezlerde 2009 yılında 1,6 milyar TL, 2010 yılında da 1,9 milyar TL’lik harcama yaptı.

Bu işletmelerden 11′i otomotiv, 11′i otomotiv yan sanayi, 10′u savunma sanayi, 10′u bilgi ve iletişim teknolojileri, 9′u dayanıklı tüketim malları, 8′i elektrik ve elektronik, 5′i kimya, 4′ü ilaç, 4′ü tekstil, 2′si makine ve 1′i de cam ve seramik endüstri kollarında faaliyet gösteriyor.
2002 yılında 29 bin Ar-Ge personeli sayısına sahip olan Türkiye, 2009 yılında bu sayıyı 73 bin 500′e yükseltti.

TEMATİK İLERİ ARAŞTIRMA MERKEZLERİ
 Uzmanlık ve mükemmeliyet merkezlerine sağlanan desteklerle araştırma kurumlarında belirli bir kapasiteye ulaşmış olan altyapı ve insan gücü imkanlarını ulusal düzeyde sanayi ve kamu kesiminin ihtiyaçlarına çözüm üretecek şekilde hizmet verebilir hale dönüştürmek amacıyla DPT tarafından Tematik İleri Araştırma Merkezleri kuruluyor.

Bu merkezlerle ülkemizin uluslararası Ar-Ge faaliyetlerine katılımının artırılması ve uluslararası standartlarda araştırma merkezlerinin oluşturulması bekleniyor ve bu merkezler aracılığıyla ileri düzeyde araştırma yapma imkanı yaratılması amaçlanıyor.

2003-2010 yılları arasında 134 tematik ileri araştırma merkezinin kurulumuna başlayan Türkiye’de devletin kaynaklarıyla bu alanda en çok yaşambilimleri konusunda 25 merkez kuruldu.
Mühendislik ve malzeme bilimlerinde 24, tarım, gıda, veterinerlik alanında 22, nanoteknolojide 15, bilgi ve iletişim teknolojilerinde 15, savunma ve uzayda 9, enerji ve çevrede 8, nükleer teknolojilerde 3 ve diğer alanlarda da 13 merkez kuruldu.

Bu alanlar arasında en fazla yatırım 201 milyon TL’lik yatırımla nanoteknoloji merkezlerine yapıldı.
Bu alanı sırasıyla 149 milyon TL ile mühendislik ve malzeme bilimleri, 145 milyon TL ile yaşambilimleri, 142 milyon TL ile bilgi ve iletişim teknolojileri, 122 milyon TL ile savunma-uzay, 89 milyon TL ile nükleer teknolojiler, 89 milyon TL ile tarım-gıda-veterinerlik, ve 50 milyon Tl ile enerji ve çevre alanları izledi.

İŞTE TÜRKİYE’NİN GÖZDE TEMATİK İLERİ ARAŞTIRMA MERKEZLERİ
DPT 2003-2011 yılları arasında yatırım programları kapsamında desteklenen tematik ileri araştırma merkezleri arasında Türkiye’nin pek çok alandaki işgücü ve açığını kapatmak için çaba harcıyor.

 Bunlar arasındaki Ankara Üniversitesi Biyloteknoloji Enstitüsü, biyoteknolojiyi kullanarak yeni ürünler üretimi, hizmet ve tanı teknolojilerinin geliştirilmesi, üniversite kökenli biyoteknoloji endüstrisinin kurulmasına olanak verecek temel araştırmalar yapılıyor. Merkez, 60 milyon TL’ye mal oldu ve 40 araştırmacı çalışıyor.

Ankara Üniversitesi Hızlandırıcı Merkezi ise Türkiye’de elektron hızlandırıcısına dayalı olarak elde edilecek kırmızıaltı serbest elektron lazerlerinin Ar-Ge ve teknoloji geliştirme çalışmalarında kullanılmasını mümkün kılmak amacıyla kurulum çalışmaları devam ediyor. Merkezin toplam maliyeti 46 milyon TL olarak belirtiliyor.

 Atılım Üniversitesi’ne kurulan Metal Şekillendirme Mükemmeliyet Merkezi ise imalat mühendisliği metal şekillendirme teknolojisi ve teorisi malzeme mekanik karakterizasyonu gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Merkezin kurulum maliyeti için 8.7 milyon TL harcandı.

Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi ise 21. yüzyılda yeni bir sanayi devrimi olarak gelişerek her sektöre girecek olan nanoteknoji alanında tüm araştırmacılara açık olarak hizmet veriyor. Merkezin kurulması için oluşturulan projede DPT 70 milyon TL’lik kaynak ayırdı.

ODTÜ Mikroelektromekanik Sistemler (MEMS) Araştırma Merkezi ise özellikle MEMS alanında sanayi üniversite işbirliğini sağlamak amacıyla kuruldu. DPT merkezin kurulması için şimdiye kadar yaklaşık 26 milyon TL ayırdı.
ODTÜ BİLTİR Hasarsız Çarpışma Test Laboratuvarı ise trafik kazalarında sıfır ölüm hedefiyle taşıt güvenliği testleri yapmak, otomotiv ana ve yan sanayi Ar-Ge çalışmalarında test ve mühendislik hizmetleri sunmak amacıyla kuruldu. 2009′da hizmete giren merkez için 9,5 milyonluk kaynak aktarıldı.

ARAŞTIRMA MERKEZLERİNE MEVZUAT DÜZENLEMESİ GELİYOR
Bu arada TÜBİTAK’ın sekreteryasını yürüttüğü ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun son toplantısında Araştırma merkezlerine ilişkin kararlar alındı.

Buna göre, DPT’de araştırma merkezlerinin etkin çalışması konusunda mevzuatın hazırlanmasında da bazı faaliyetler yürütecek.

Araştırma merkezleri yönetim modelinin oluşturulması, sürdürülebilir finansman yapısı kurulması, nitelikli personel istihdamının sağlanması, araştırma merkezlerinin 7 gün 24 saat bütün araştırmacılara ulusal düzeyde hizmet sunumu, performans değerlendirme sisteminin kurulması, araştırma merkezleri ile özel sektör işbirliğinin artırılması konularında mevzuat belirlenecek.

Üniversitelerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının sağlanması ve öğretim üyelerinin uzmanlık alanlarına göre gözden geçirilmesi ve dağılımı konularında da idari düzenleme yapılacak. (AA)

Radikal Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

“Mobil internet için Turkcell’e 31 patent…”


Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, 2013 yılında mobil internetli cep telefonu kullananların sayısının masaüstü ve laptop bilgisayar kullananların sayısını geçeceğini belirterek, bu yeni döneme hazır olduklarını söyledi.

Ciliv, Turkcell Teknoloji Merkezi’nde çalışan 360 mühendisin mobil internet yazılımları üzerinde üç yılda 3 milyon saat Ar-Ge çalışması yaparak 622 proje ürettiklerini belirterek, 31 uygulamanın patentini aldıklarını açıkladı.

Mobil internet kapsamında sanal asistan, tıkla konuş ve rumara adını verdikleri uygulamaları başlattıklarını belirten Ciliv, üç boyutlu konferans konusunda da önemli gelişme kaydettiklerini açıkladı. Ciliv, “Sanal asistan ilaç saati gelen yaşlılara ilaç saatini bildirecek. Tıkla konuş sistemi ise sosyal sitelerdeki kişilerle konuşma imkanı sağlıyor. Rumuz ve numara sözcüklerinden üretilen rumara servisi ise gerçek telefon numaraları görünmeksizin konuşma imkanı sağlayan bir sistem” dedi.

Milliyet Gazetesi- Ekonomi

Kategori Telekom-HaberleşmeYorum (0)

Avea Ar-Ge Merkezi Belgesi Alan İlk Operatör Oldu


Avea, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazanarak sektöründe bir ilke imza attı. 2006 yılından bu yana toplam 65 milyon TL Ar-Ge yatırımı gerçekleştiren ve Türkiye telekomünikasyon sektöründe “Ar-Ge Merkezi Belgesi”ni alan tek operatör olan Avea, Avea Ar-Ge Merkezi’nin resmi açılışını Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer’ın katılımıyla, Avea CEO’su Erkan Akdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi.

Hem telekomünikasyon sektörünün hem de Türkiye’nin teknoloji üssü olma hedefi doğrultusunda önemli bir yere sahip olacak olan Avea Ar-Ge Merkezi, toplam 1.700 m2′lik alanda, konusunda uzman 178 tam zamanlı çalışan ile Türkiye için 21. yüzyılın yenilikçi teknolojilerini geliştiriyor.

Gerçekleştirilen açılış töreninde bir konuşma yapan Avea CEO’su Erkan Akdemir; “Avea, bugün geldiği noktada sadece bir telekomünikasyon veya bir iletişim markası değil, aynı zamanda bir teknoloji markası. Teknoloji markası olmak ise sadece ve sadece araştırma ve geliştirme yatırımı yapmakla mümkün. Avea son beş yılda araştırma ve geliştirme faaliyetleri için 65 milyon liralık yatırım yaptı ve bu kapsamda gelirlerine oranla Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan markalar arasında dünyadaki lider teknoloji şirketler seviyesine ulaştı. Bugün açılışını yaptığımız Avea Ar-Ge Merkezi, bizim için son beş yılda araştırma ve geliştirmeye yaptığımız bu yatırımların ete kemiğe bürünmüş hali” dedi.

Avea’nın Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğü Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmasının ilk amacının verimliliği artırmak olduğunu belirten Avea CEO’su Erkan Akdemir, “Verimliliğimizi artırarak, müşterilerimize daha kaliteli hizmetler üreteceğiz, müşteri deneyimini başka bir boyuta taşıyacağız” dedi. Erkan Akdemir sözlerine şöyle devam etti; “İkinci amacımız ise müşterilerimize ve tüketicilere, rakiplerimizden ciddi manada farklılaşmış teknolojik hizmetler üretmek. Bu hizmet ve ürünlerimizin NFC (yakın alan iletişimi) gibi ilk örneklerini yakın zamanda uygulamaya koyduk. Buna benzer hizmetler konusunda önümüzdeki dönemde daha da ivmeleneceğiz. Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmamızın üçüncü amacı ise bütün iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla teknoloji temelli yeni projeler üretmek. Bu anlamda merkezi, teknoloji temelli projeler için bir kuluçka merkezi olarak görüyoruz.”

Gerçekleştirilen açılış merasiminde Avea Ar-Ge Merkezi’nin sahip olduğu imkanları anlatan Avea CEO’su Erkan Akdemir, Avea’nın Ar-Ge konusundaki gelecek hedeflerinden de bahsetti. Akdemir; “Avea Ar-Ge Merkezi’nin gözbebeğini Avea İnovasyon Merkezi oluşturuyor. Avea İnovasyon Merkezi’nde, vizyoner ve teknoloji anlamında sınırları zorlayan projeler geliştireceğiz. Bu kapsamda ulusal ve yabancı üniversitelerle, kurumsal müşterilerimizle ve diğer Ar-Ge merkezleriyle ortak çalışmalar yapacağız. Merkez sayesinde girişimcilere ve başta KOBİ’ler olmak üzere kurumsal müşterilerimize kendi fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri teknoloji ortamı sağlayacağız. Böylece müşterilerimizin pazarlama ve satış kanallarını destekleyerek yeni markalar üreteceğiz. Avea İnovasyon Merkezi, üniversiteli öğrencilerden akademisyenlere, ulusal ve yabancı üniversitelerden diğer Ar-Ge merkezlerine kadar geniş işbirlikleri oluştururak bir ekosistem yaratacak. Bu anlamda merkez beyin göçünü tersine çevirmede faydalı olacak” dedi.

25 milyon TL’lik yatırımla oluşturulan test laboratuvarlarının da içinde bulunduğu Avea Ar-Ge Merkezi’nde halen 178 araştırmacının çalıştığını ve bu sayının kısa sürede 220′ye çıkacağını söyleyen Erkan Akdemir; “Bugüne kadar uygulamaya soktuğumuz ve üzerinde çalıştığımız projelere  ‘Geleceğe teknoloji üretme’ hedefiyle büyük bir hız ile devam edeceğiz. Avea olarak tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza daha iyi hizmet vermek için iki yıl içinde de 60 milyon TL’lik araştırma geliştirme yatırımı yapacağız. Merkezimiz aracılığıyla Türkiye’ye sunacağımız inovatif hizmet ve ürünlerin tüm dünyada örnek alınmasını bekliyoruz” dedi.

PC World

Kategori SektörelYorum (0)

Bilişim Devi Türkiye’de Ar-Ge Merkezi Açtı


Her yıl, gelirlerinin %10’undan fazlasını Ar-Ge yatırımı olarak değerlendiren ve dünya çapında Ar-Ge ve inovasyon merkezleri bulunan Huawei, 15. Ar-Ge merkezini 27 Şubat 2010 tarihinde İstanbul’da açtı.

Yeni nesil telekomünikasyon çözümleri alanında dünya lideri Huawei, Türkiye Ar-Ge Merkezi’ni 27 Şubat 2010 tarihinde İstanbul-Ümraniye’de açtı. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi açılışı, T.C. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi H.E. Gong Xiaosheng, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Huawei yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşti.

Türkiye faaliyetlerine 2002 yılında başlayan Huawei’in bugün 500’ün üzerinde çalışanı bulunuyor. Huawei, 3 yıl içinde 350’si Ar-Ge Merkezi’nde, 150’si Teknik Destek Merkezi’nde olmak üzere toplam 500 Türk mühendise iş imkanı sağlamayı planlıyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’nde yerel ve uluslararası pazarların telekomünikasyon ihtiyaçlarına yönelik ileri teknoloji ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bunlar arasında, katma değerli servisler, ücretlendirme ve faturalandırma, çağrı merkezi ve müşteri ilişkileri yönetimi gibi ürün ve hizmetler yer alıyor. Ayrıca, yazılım ürünleri, kablosuz teknolojiler (2G/3G/4G) ve ALL-IP, sabit mobil yakınsama (FMC), yeni nesil şebekeler (NGN) alanlarında analiz ve araştırmalar, ürün planlama, optimizasyon, performans iyileştirme ve pazar adaptasyonu uygulamalarının yürütülmesi planlanıyor.

Açılış töreninde konuşan Huawei Global Başkan Yardımcısı Jiang Yafei, “Türkiye’deki Ar-Ge Merkezi ile güçlü ve yenilikçi bir takım olacağız ve global telekomünikasyon sektörünün başarılı geleceği için birlikte büyüyeceğiz. Önümüzdeki dönemde, operatör, müşteri ve kurumsal projeler odaklı çalışan 350’den fazla Türk Ar-Ge mühendis ekibinin oluşturulması için 50 milyon doların üzerinde yatırım yapacağız” dedi.

Türkiye’deki Ar-Ge çalışmalarını değerlendiren Huawei Yazılım Başkan Yardımcısı Huang Jian ise “Türkiye’nin kaliteli Ar-Ge kaynakları ile Avrupa, Asya ve Afrika’yı birleştiren coğrafi konumunu kullanarak, Ar-Ge uzmanlığımızı en iyi şekilde sunmayı, sürekli gelişen Ar-Ge stratejimizi uygulamayı, müşterilerimize daha iyi hizmet ve ürünleri zamanında sağlamayı ve Türkiye’deki bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişimini teşvik etmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de kurduğumuz Ar-Ge merkezimizin, müşterilerimiz, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü ve Huawei için karşılıklı faydalar yaratacağına inanıyoruz” dedi.

Bugün ABD, Almanya, Çin, Hindistan, İsveç ve Türkiye olmak üzere dünya çapında 15 Ar-Ge ve 20 inovasyon merkezi bulunan Huawei, çalışanlarının yaklaşık %46’sını Ar-Ge çalışmalarına katıyor. Her yıl gelirlerinin %10’dan fazlasını Ar-Ge yatırımı olarak değerlendiren Huawei, bu alanda faaliyet gösterdiği ülkelere istihdam sağlayarak da katkıda bulunuyor.

Kategori Haberler, SektörelYorum (0)