Etiket arşivi | "bankacılık"

2012 Yılında Hangi Banka Kaç Şube Açacak, Kaç Kişiyi İşe Alacak?


 

2001 yılında yaşanan krizin verdiği tecrübeyle, Türk bankacılık sektörü 2011 yılını daha kolay atlattı. Avrupa’ya ve Amerika’ya kıyasla çok daha az bir daralma yaşandı. 2012 yılında da bankalar, şube açılışları ve işe alımlar açısından temkinli davranmaya devam edecek. Şube planları geçen yıllara göre daha az olacak, işe alımların ise ciddi bir kısmı sirkülasyondan kaynaklanacak.

30 şube-1.868 kişi

Garanti Bankası 2011’de 68 şube açarak 919 şubeye ulaştı ve sene başından bugüne 1.843 kişiyi işe aldı. Böylece bankanın şube sayısı 919’a, çalışan sayısı 16.731’e çıktı. Garanti Bankası 2012 yılında 30 şube açmayı ve 1.868 kişiyi işe almayı planlıyor. 2011 yılında iç terfi oranı yüzde 90.

İşe alımların yüzde 70’i yeni mezun alımlarından oluşuyor. Bu alımlar kapsamında management trainee, müfettiş yardımcısı, çağrı merkezi müşteri temsilcisi ve şube gişe asistanı alımları yapılıyor.

Garanti Bankası İnsan Kaynakları Koordinatörü Osman Tüzün, “En son global krizde, Türk bankalarının hiç sorun yaşamamasına rağmen, yurtdışı sermayeli Türk bankalarında oluşan belirsizlik durumu ve banka satışı haberlerinin, genel olarak negatif bir algı yarattı. Bu durum da doğal olarak adayların bankacılığa olan talebinde düşüşe sebep olabiliyor” diyor.

60-70 şube-1.300-1.600 kişi

Akbank, 2011 yılı sonunda 35 şube açarak toplam 925 şube sayısına ulaşmayı ve yaklaşık 1.250 kişilik bir işe alımla 2011 yılını kapatmayı planlıyor. Bankanın toplam çalışan sayısı ise 15.385.

2012 yılında pazar payını arttırmayı, 60 ila 70 civarında şube açılışı yapmayı planlayan banka, 1.300 – 1.600 civarında kişiyi işe almayı planlanıyor.

Akbank İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bade Sipahioğlu Işık, 2011 yılında yaklaşık 4 bin çalışanın terfi ettiğini söylüyor. Son dönemde teknoloji ve dijital dünya ile ilgili birimlerin biraz daha öne çıktığına dikkat çeken Işık, “Banka olarak işe alımlarımızda satış kadroları yoğun olmak üzere deneyimli deneyimsiz alımlarımız da devam edecek” diyor.

50-60 şube

Yapı Kredi Bankası’nın şu anda 900 şubesi ve 15 bin çalışanı bulunuyor. 2011 yılında da kasım ayı sonu itibarıyla 2.300’ün üzerinde kişi Yapı Kredi ailesine katıldı. 2012 yılında ise 50-60 yeni şube açmayı planlayan banka, bu doğrultuda alımlar gerçekleştirecek.

Banka, çağrı merkezi, direkt satış, gişe destek, yazılım geliştirme, perakende bankacılık pazarlama ve denetim departmanları için yeni mezunları işe alıyor. Yönetsel pozisyonlara terfilerin yüzde 80’ini içeriden. Yapı Kredi İK Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu, “Küreselleşme ile birlikte uluslararası piyasaların giderek entegre hale gelmesi, finans sektöründe yaşanan krizlerin diğer ülkelere de yayılmasını kolaylaştırıyor. Ancak ülkemizde 1994 yılından bu yana yaşanan ekonomik krizler sebebiyle Türkiye, diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla, krizle başa çıkma konusunda güçlenmiş ve küresel kriz sürecini başarılı olarak yönetebilmiş bir ülke. Bu nedenle diğer sektörlere göre bankacılık sektöründe çalışma konusunda genel bakış açısının pozitif” diyor.

30 şube-1.000 kişi

Finansbank, 2011 yılında 19 yeni şube açıp 950 çalışanı işe aldı. Bankanın şu andaki şube sayısı 522, çalışan sayısı ise 11 bine yakın. Banka şu anda 522 şube ve 11.000’e yakın çalışanıyla hizmet veriyor.

2012 yılında 30 şube açmayı planlayan Finansbank, yaklaşık 1.000 kişiyi farklı pozisyonlara yerleştirecek. Finansbank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp, tecrübeli çalışan ihtiyacını içeriden karşılama oranını yüzde 75’den yüzde 80’e taşımayı hedeflediklerini söylüyor: “Dış alımlarımızın yaklaşık yüzde 70’i bankacılık tecrübesi olmayan adaylardan karşılanacak. Bu adayların da önemli bir kısmını yeni mezunlar oluşturuyor.”

70 şube-1.100 kişi

DenizBank Finansal Hizmetler Grubu (DFHG), 2011 yılında 88 yeni şube açılışı gerçekleştirdi ve 1.300 kişiyi bünyesine kattı. Kasım ayı sonu itibariyle toplam 592 şubesi ve 10.750 çalışanı bulunuyor.

2012 yılında 70 yeni şube açmayı hedefleyen banka, ağırlıklı şube operasyon ve satış kadroları olmak üzere DFHG kapsamında 1.100 kişi büyümesine katacak. Banka yönetici atamalarının yüzde 70’ini içeriden gerçekleştiriyor.

10 şube-100 kişi

Şekerbank, 260 olan şube sayısını 2011 yılında 272’ye çıkardı, 468 civarında personel alımı gerçekleştirilerek, çalışan sayısını toplamda 3.517 kişiye çıkardı. Yüzde 62’si Anadolu’da bulunan 272 şubesi bulunan Şekerbank, 2012 yılında Anadolu bankacılığı misyonu gereği bankacılık hizmetlerinden yeterince faydalanmayan bölgelerde 10 şube daha açıp bu şubeler için yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlamayı planlıyor. Şekerbank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Nejat Bilginer, “Şekerbank’ta çalışanlarımıza yatay ve dikey kariyer olanakları sunuyoruz. Banka ihtiyaçlarının karşılanmasında öncelikle çalışanlarımızın kariyer gelişimine olanak sağlayacak şekilde iç adaylar tercih etmekteyiz. Müdür pozisyonlarının yüzde 80’i , diğer pozisyonların ise yüzde 93’ü iç adaylarla karşılanıyor” diyor.

Yeni şube yok-120 veya 130 kişi

 Tekstilbank, 2011 yılında şube açılışı yapmadı, 135 kişiyi bünyesine kattı. Bankanın şu andaki şube sayısı 44, çalışan sayısı ise 882. 2012 yılı için şimdilik şube açılışı planlanmayan Tekstilbank, 2012 yılında işten ayrılanların yerine işe alım yapacak. Tekstilbank İnsan Kaynakları Bölüm Başkanı İhsan Yavuzer, işe alınacak kişi sayısının, işten ayrılacaklara paralel olacağını ve tahminen 120-130 kişinin işe alınacağını söylüyor. Bu sayının 50-60 civarını yeni mezunlar oluşturacak.

Yeni şube yok-80 kişi

T-Bank, 2011 yılında genel müdürlük ve şubelerinde eksik kadroları tamamlamak için toplam 47 kişiyi işe aldı. Toplam şube sayısı 27 olan bankanın çalışan sayısı ise 500. 2012 yılında yeni şube açılışı yapmayacak olan T-Bank, yaklaşık 80 kişilik yeni alım planlanlıyor. Banka 3 yıl içinde ise 45-50 şubeli banka olmayı hedefliyor.

T-Bank’ta terfi çalışmalarının her yıl Mart ayında yapıldığını söyleyen T-Bank İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Melike Tandoğan, mevcut yöneticilerin yüzde 24’ünün içeriden terfi ettiğini söylüyor.

3 şube-80 kişi

Turkish Bank, 2011 yılında şube açılışı yapmadı, mevcut ihtiyaçları doğrultusunda 70 kişiyi işe aldı. Aralık 2011 itibariyle 21 şubesi, toplam 287 çalışanı bulunuyor. 2012 yılında ise Konya, Antep ve Kayseri’de şube açılışları planlayan banka 3 şube açıp 80 kişiyi işe alacak.

Ağırlıklı olarak ticari bankacılık yapan banka, ticari / bireysel bankacılık satış & pazarlama kadrolarında işe alımlar yapacak.

1 şube-15 kişi

A&T Bank, 2011 yılında şube açılışı olmadı, 17 kişi işe alındı. Şu anda toplam 6 şubesi ve 250 çalışanı bulunan banka, 2012 yılı başında Güneşli şubesini açıp, yaklaşık 15 kişiyi işe alacak. Adayların iyi derecede yabancı dil bilgisine sahip olması bekleniyor. 

NOT: 1.432 şubesi ve 24.407 personeli ile hizmet veren Ziraat Bankası, işe alınacak personel sayısının hizmet noktaları ve işlem hacmindeki artışın yanı sıra yıl içerisinde oluşacak ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak planlanacağını belitti. 63 şubesi ve 1.189 çalışanı ile hizmet veren ABank ise Avrupada’ki krizin gidişatını gözlemleyip 2012 hedeflerini buna göre vereceklerini açıkladı.

NOT: İşbankası, Vakıfbank, ING Bank, TEB, Halkbank, Citibank, HSBC, Eurobank Tekfen bilgi vermedi.

Toplam 9.841 şube, 181.277 kişi çalışan var

Türkiye Bankalar Birliği’nin raporuna göre Türkiye’de bankacılık sisteminde Temmuz-Eylül 2011 döneminde faaliyet gösteren banka sayısı 48. Mevduat bankaları sayısı 31, kalkınma ve yatırım bankaları sayısı 13 ve katılım bankaları sayısı 4.

2011 yılının üçüncü çeyreği itibariyle mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam şube sayısı son bir yılda 503 adet, Ekim-Aralık 2010 dönemine göre ise 376 adet artarak 9.841’e ulaştı.

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı son bir yılda 3.908 kişi (yüzde 2 oranında) artarak sektördeki toplan çalışan sayısı 181.277 oldu.

Temmuz-Eylül 2011 dönemi itibariyle, bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 1’i ilköğretim, yüzde 19’u orta öğretim, yüzde 74’ü yüksek öğretim kurumları mezunu, yüzde 6’sı ise yüksek lisans ve doktora yapmış olanlardan oluşmaktadır.

Temmuz-Eylül 2011 dönemi itibariyle bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor

BANKA2012’de açılacak şube sayısı 2012’de işe alınacak kişi sayısı

Garanti Bankası 30 1.868

Akbank 60-70 1.300-1.600

Yapı Kredi Bankası 50-60 -*

Finansbank 30 1.000

Denizbank 70 1.100

Şekerbank 10 100

Tekstilbank 0 120-130

T-Bank 0 80

Turkish Bank 3 80

A&T Bank 1 15

(-) Bilgi verilmedi

Aranan özellikler

Bankalar ağırlıklı olarak yeni mezunları işe alıyor ve bu alımların da çoğu şube kadroları için oluyor. Bankaların yeni mezun alımlarında genellikle aranan ortak özellikler şöyle; 4 yıllık üniversite mezunu olmak, genellikle işletme, iktisat, müdendislik bölümlerinden mezun olmak, İngilizce bilmek, ekip çalışmasına yatkın olmak, iletişim becerilerine sahip olmak, analitik düşünmek, kurum kültürüne uygun olmak. İş başvurularını kendi internet siteleri, gazete ve internet ilanlarından kabul ediyorlar. Yönetici atamalarının ise ciddi bir kısmı içeriden yapılıyor.

 

Kaynak: Hürriyet

Kategori HaberlerYorum (0)

Hangi Renk Müşterisiniz?


Sizin renginiz ne? Kırmızı, sarı, yeşil yoksa mavi mi? Bankalar artık müşterilerini rengine göre sınıflandırıyor

 

Bankacılık müşteri ve hizmet odaklı bir sektör. Bireysel bankacılık ise Türk bankalarının en önem verdiği segmentlerden birisi. Hal böyle olunca müşteri sadakatini sağlamak bankalar açısından birinci derecede büyük önem taşıyor.

 

Bankalar tasarruf, bireysel krediler ve ödeme sistemlerinde çıkardıkları yeni ürünlerle rakiplerine karşı müşterilerine fark yaratmaya çalışsa da, hemen hemen her bankada benzer ürünler sözkonusu. Dolayısıyla sadece üründe değil, hizmette farklılaşan bankalar önümüzdeki dönem bir adım öne çıkacak.

 

Bankalar, bu yüzden müşterilerini yakından tanımaya özen gösteriyor. Harcama alışkanlıkları nedir? Nasıl bir karakter yapısına sahip? Bütün bunlar müşteri ile kurulacak ilişkilerde bankaya ipucu veriyor.

 

Özellikle çağrı merkezi kanalıyla yapılacak satışlarda bankaların daha çok işlerine yarayan bu ipuçlarını yakalamak için de müşteriler renklerine göre sınıflandırılıyor. Ve renklerin diline göre en efektif müşteri ilişkisi nasıl yaratılabilecekse bu doğrultuda banka personeline önerilerde bulunuluyor.

 

SİZİN RENGİNİZ NE?

 

Yani anlayacağınız her rengin bir dili var. Peki hangi renk neyi ifade ediyor? Sizin renginiz ne? İşte, renklere göre müşteri tipleri:

 

Sarı: Girişken ve konuşkan müşteri. Daha sosyal ve çevresiyle sürekli iletişim halindedir.

 

Kırmızı: Sonuç odaklı, ne istediğini bilen, daha sabırsız müşteri.

 

Yeşil: Daha sakin, daha yardımcı, daha ılımlı profile sahiptir.

 

Mavi: Daha analitik, daha sorgulayan, daha sakin, daha detaycı, daha analiz eden grup

 

Kaynak: Milliyet Ekonomi

Kategori Bankacılık-Finans, Haberler, SektörelYorum (0)

Büyüme Yine Hız Kesmedi, Banka Kredileri Yıllık Bazda Yüzde 36 Arttı


Bankacılık sektörü kredi toplamı 24 Haziran’da geçen yıl sonuna göre yüzde 15.7, yıllık bazda ise yüzde 36.1 artarak 619.5 milyar liraya ulaştı

Bankacılık sektöründe toplam krediler, bir önceki hafta 613.4 milyar lira; 2010 sonunda ise 535.3 milyar lira seviyesindeydi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun haftalık verilerine göre kredilerde haftalık bazda artış oranı ise yüzde 0.99 olarak gerçekleşti. Tüketici kredileri 24 Haziran haftasında geçen yıl sonuna göre yüzde 20.1 artışla 155 milyar liraya, konut kredileri yüzde 15.8 artışla 70.4 milyar liraya, ihtiyaç kredileri de yüzde 28.3 artışla 58.8 milyar liraya çıktı.

 

YENİ ÖNLEM GELEBİLİR

BGC Partners Başekonomisti Özgür Altuğ, TCMB’nin 4 haftalık yıllıklandırılmış tüketici kredisi büyümesinin yüksek seviyelerde olduğuna dikkat çekerek, bunun da tüketici kredisi ile ilgili yeni önlemlerin BBDK’nın gündeminde olabileceği işaretini verdiğini kaydetti.

 

Bireysel krediler lider

BDDK bu ay yaptığı düzenlemeyle tüketici kredilerinin genel kredilere oranı yüzde 20′nin üzerinde olan bankalar için karşılık oranını yüzde 1′den yüzde 4′e yükseltmiş ve taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerindeki tahsili gecikmiş alacaklar oranı yüzde 8′in üzerindeki bankaların ayırması gereken karşılık oranını da yüzde 8′e çıkarmıştı. İş Yatırım araştırma notunda, ‘Büyümede bireysel krediler lider. Yılbaşından bu yana baktığımızda TL ve YP krediler yıllık yüzde 31 ve yüzde 33 arttı’ denildi

 

Kaynak: Akşam Gazetesi – Ekonomi

 

Kategori HaberlerYorum (0)

Vakıfbank bin kişilik istihdam yapacak


Personel ve şube sayısı artışında 2010 yılını zirvede kapatan kamu bankaları 2011 için yeni hedef belirledi. Vakıfbank 100 yeni şube açarak bin yeni istihdam yapacağını açıkladı.

Kamu bankaları yıl sonuna kadar özel bankalarla İstanbul’da yarışmayı planlıyor. 36′sı İstanbul’da olmak üzere 2010 yılında 100 şube açan Vakıfbank, yeni yer arayışlarına başladı.

İstanbul’un finans merkezi olması kapsamında taşınacaklarını belirten Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, bu şehirde etkin olmak istediklerini söyledi.

Kalkan, “2011 yılında da yeni şube açma çalışmalarımız devam ediyor. Yıl sonuna kadar bu şubelerde çalıştırılmak üzere ülke genelinde bin yeni istihdam sağlamayı planlıyoruz.” dedi.

Vakıfbank’ın yeni hedeflerini değerlendiren Kalkan, Türkiye genelindeki şube sayısını 650′ye çıkardıklarını ve İstanbul’da yer baktıklarını bildirdi.

Kalkan, İstanbul’un yanı sıra uygun görülen şehirlere de şube açmayı planladıklarını kaydetti. İlk özel bankacılık şubesini Ankara’da açan Vakıfbank, İstanbul’da büyüme kapsamında 2011 yılı içerisinde 2 yeni özel bankacılık şubesini de buraya açmayı hedefliyor.

 Banka sadece Aralık 2010′da altısı İstanbul’da olmak üzere toplamda 12 yeni şube açmıştı. 2010 yılını 1 milyar 157 milyon lira net kâr ile kapatan Vakıfbank’ın çalışan sayısı ise 11 bini aşmış durumda.

Vakıfbank Genel Müdürü, Erbil’deki şubenin faaliyete geçtiğini belirterek Suriye’de temsilcilik açılmasına ilişkin çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti.

Uygun olan şehir ve komşu ülkelerde şube veya temsilcilik açma çalışmalarının devam ettiğini aktaran Kalkan, 2011 yılında hem yurtiçi hem de yurtdışında büyümeyi hedeflediklerini ifade etti.

Kalkan, kriz döneminde büyük bir sorumluluk içinde hareket ettiklerinin altını çizdi. Vakıfbank, reel sektörü desteklemek amacıyla 2011 yılında 3 alana yoğunlaşmayı planlıyor. Bunlardan ilki bireysel krediler, ikincisi KOBİ, üçüncüsü ise proje kredileri.

Rakamlarla Vakıfbank

Şube sayısı: 651

Çalışan sayısı: 11 bin

Net kâr: 1 milyar 157 milyon TL

Nakdi krediler: 44,8 milyar TL

* Aralık 2010

Zaman Gazetesi

Kategori Bankacılık-Finans, HaberlerYorum (0)

Bankalarda çalışanların sayısı yüzde arttı


Yaşanan ekonomik krizlere rağmen bankalar Türkiye’de istihdam kapısı olmaya devam ediyor. Türkiye’de bankacılık sektöründe çalışan personel sayısı son 10 yılda yüzde 40, Türkiye’deki toplam banka şubesi sayısı da yüzde 47 artış gösterdi.


BDDK ve Türkiye Bankalar Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, 2001 yılında Türkiye’deki bankalarda 136 bin 215 bin kişi çalışırken, son 10 yılda bu rakam yaklaşık 55 bin kişi artarak 191 bin 180′e ulaştı. 2001′de 6 bin 857 olan Türkiye’deki toplam şube sayısı da 10 yılda açılan 3 bin 209 şubeyle, 10 bin 66′ya yükseldi.

Türkiye bankacılık sektörü için pek de iyi başlamayan 2000′li yıllar, devamında sektörün sürekli büyümesiyle devam etti. 2000 yılı Kasım ayı ve 2001 yılı Şubat ayında yaşanan krizler, bankacılık sektörünü farklı kanallardan ve önemli ölçüde etkiledi. 2001 yılında karlılık performansında hızlı bir gerileme yaşayan bankalar operasyonel açıdan yeniden yapılanma ve verimliliği yükseltme çabalarını artırdı ve şube ve personel sayılarını azalttılar. 2000 yılında 79 olan banka sayısı krizin ardından 61′e, 7 bin 830 olan şube sayısı da 6 bin 857′ye gerilemişti. Bu süreçte 35 binin üzerinde banka çalışanı da işsiz kaldı. Daha sonra hızlı bir toparlanma ve gelişme sürecine giren bankacılık sektöründe son 10 yılda personel sayısı yüzde 40, Türkiye’deki toplam şube sayısı da yüzde 47 artış gösterdi.

KÜRESEL EKONOMİK KRİZ BİLE BÜYÜMEYİ DURDURAMADI
2008 yılı sonunda patlak veren küresel ekonomik kriz nedeniyle Avrupa’da ve dünyada bir çok banka kapısına kilit vururken, Türkiye’deki bankacılık sektörü büyümesine devam etti. Küresel ekonomik krize rağmen, Türkiye’de bankalar, şube açmayı ve personel istihdam etmeyi sürdürdü.

2008 yılında 8 bin 790 olan Türkiye’deki toplam şube sayısı, 2009 yılında 9 bin 581′e, 2010 sonu itibarıyla da 10 bin 66′ya ulaştı. 2008′de bankalarda toplam 171 bin 598 kişi çalışırken bu rakam 12 bin 600 kişi artarak 2009′da 184 bin 205 kişiye, daha sonra da yaklaşık 7 bin kişi artarak 2010 sonu itibarıyla 191 bin 180 kişiye yükseldi. (AA)

Radikal Gazetesi

Kategori Bankacılık-Finans, HaberlerYorum (0)

“Sektörün neresinde bulunmak istediklerine karar vermeliler”


Sanem Aytekin, Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nde Liderlik ve Yetenek Gelişimi Yöneticisi. Kendisiyle İtalya’daki yeni görevi ve bankacılık sektörü ile ilgili bir söyleşi yaptık.

Sanem Hanım, bize Ankara’da başlayan İstanbul’a uzanan eğitiminiz ve kariyerinizden bahseder misiniz?

1980 yılında Ankara’da doğdum. Ankara Yükseliş Kolejinde ilk, orta ve lise eğitimimi tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudum. Mezun olduktan sonra İstanbul’a taşınıp İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA programıma ve eş zamanlı olarak çalışma hayatıma da 15 Nisan 2003’de Yapı Kredi Bankası’nda Stajyer Eğitim Uzmanı olarak başladım. Daha sonrasında yine Yapı Kredi’de sırasıyla Eğitim Uzmanlığı, Eğitim Danışmanlığı görevlerinde bulundum. 2008 yılında Eğitim ve Gelişim bölümünden ayrılıp İnsan Kaynakları Yönetiminde çeşitli fonksiyonlarda görevime devam ettim. Son olarak Yapı Kredi Bankacilik Akademisi’nde Liderlik ve Yetenek Gelişimi Yöneticisi olarak görev yapmaktayım.

Sizin yakın zamanda İtalya’ya gideceğinizi biliyoruz. Bize bu süreci anlatır mısınız? Kariyerinizde yurtdışı planınız var mıydı?

2006 yılında Yapı Kredi, Koçbank ve UniCredit ile birleşince tüm çalışanlar için farklı bir dönem başlamış oldu. Birleşme sonrasında UniCredit Group tarafından başlatılan bir program olduğu duyuruldu. UniCredit Group bünyesinde çalışan yetenekli çalışanlarını keşfetmek için kişilerin kendi kendine başvurabileceği ve çeşitli değerlendirme aşamalarından sonra başarılı olursa katılabilecekleri UniQuest isimli bir program başlatıyordu. Bu program kişilerin kendi alanından tamamen farklı bir alanda UniCredit bünyesinde farklı ülkelerden gelen kişilerle bir proje ekibi oluşturup bir proje geliştirmesi ve bu süreç sırasında kendisini fark etmesini ve geliştirmesini amaçlıyor. Bu programa başvurup kabul edildikten sonra benim hem kariyerime hem de kendi gelişimime bakışım oldukça değişti.

Örneğin, benim dahil olduğum projenin amacı UniCredit Group bünyesindeki Avusturya’daki bir banka icin müşteri memnuniyeti ve şikayet yönetimi araçlarını geliştirmekti. Hem çok zorlu bir süreçti hem de oldukça eğitici ve öğreticiydi. Çünkü bir yandan Türkiye’deki işimle ilgili tüm sorumluluklar devam ederken bir yandan hiç bilmediğim bir ülke ve banka için yine hiç tanımadığım hatta aynı dili bile konuşmadığım insanlarla çalışmaktaydım. Bu süreçte geliştirdiğimiz proje ile ilgili tabi ki pek çok şey öğrendik ama bunun yanı sıra farklı ülkelerden gelen insanlarla ortak bir dil oluşturmayı, aynı yerde yaşamasanız bile beraber proje geliştirmeyi, farklılıkları avantaja çevirmeyi, zaman yönetimini, kendini yönetmeyi ve kendinin farkında olmayı öğrendik. Siz de bilirsiniz şirketler bu gibi pek çok konuda eğitimler veriyor ama yaşayarak öğrendiğiniz zaman etkisi gerçekten çok farklı oluyor ve kalıcı oluyor.

Bu süreçte öğrendiğim birçok seyden sonra yurtdışında çalışmak ve yaşamak o kadar korkutucu gelmedi. Zaten UniQuest programı katılımcılarının UniCredit Group bünyesinde bir çeşit görünülürlüğü oluyor. Grubun yetenek hattında yer alıyor olmak, size bazı fırsatların açılmasını sağlıyor. Dediğim gibi daha önce yurtdışına gidip çalışmak istemezken- biliyorsunuz hepimiz için konfor alanımızın dışına çıkmak oldukça zordur- UniQuest programı süresince yaşadığım deneyimlerden sonra bunu yapabileceğime karar verdim. Ama tabi ki karşıma çıkan her fırsata sırf yurtdışına çıkmak amacı ile yaklaşmadım. Çünkü yurtdışında yaşamak çok heyecanlandırıcı gelse de çok zorlu bir süreç. Türkiye’deki tüm kariyerinize hatta hayatınıza bir süre ara verip hiç bilmediğiniz bir ortama gidiyorsunuz, bir anlamda pek çok şeye baştan başlıyorsunuz. Bu nedenle sonunda varmak istediğim yer ve kariyer hedeflerimi göz önüne alarak karşıma çıkan fırsatları değerlendirdim. Karşıma çıkan başka birkaç fırsattan sonra UniCredit Group’un Milano’daki merkezinde Liderlik Yönetimi ve Gelişimi takımından aldığım teklif ve yaptığım mülakat sonrasında bu işin kariyerim ve kişisel gelişimim açısından oldukça önemli bir etkisi olacağına karar verip kabul ettim.

Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler bölümü mezunusunuz? Üniversite hayatınızda da birçok projede etkin olarak görev almışsınız. Kısaca paylaşır mısınız?

Üniversite hayatım sırasında tabi ki ben de her öğrenci gibi akademisyenlerimiz tarafından verilen proje ödevlerinde yer aldım.  O dönem geliştirdiğimiz projelerin birçoğu aldığımız derslerle ilgiliydi. Bu ödev projelerimiz dışında MUN (Model of United Nations) ve Euroforum (Model of European Union Conference) gibi Avrupa ve dünya çapında tüm organizasyonu öğrenciler tarafından yürütülen ve birçok farklı ülkeden öğrencinin katıldığı projelerde yer aldım. MUN- Birleşmiş Milletler’in, Euroforum da Avrupa Birligi Konferansının birer simülasyonu tıpkı GMC (Global Management Challenge) gibi. Bu organizasyonlara gelen öğrenciler birer role atanıyor ve bu rolün tüm gerekliliklerini yerine getirerek bu organizasyonların gerçek gündemlerindeki konuları tartışıyor. Sonrasında çıkan karar metinleri ilgili organizasyonlara iletiliyor ve onların dikkatine sunuluyor. Örneğin ben katıldığım Euroforum simulasyonlarının birinde Yunanistan Başbakanı rolüne atanmış ve buna göre davranmak durumunda kalmıştım. Euroforum organizasyonuna yapılmaya başlandığı ilk yıldan itibaren üniversiteden mezun olana kadar dahil oldum. MUN için ise üniversite içinde bir ekip oluştururarak diğer öğrencileri bilgilendirmeyi hedeflemiştik.

Bunun dışında tabi ki başka sosyal faaliyetlerde de yer aldım: Örneğin Bilkent Üniversitesi’nde her sene yapılan Öğrenci Başkanlığı seçimleri hepimizin bildiği anlamda bir seçim sürecidir. Partiler vardır, adaylar vardır, konuşmalar yapılır. Bu süreçlerde de aktif olarak yer aldım.

Üniversite süresince sosyal veya okuduğunuz bölüm ile ilgili projelere dahil olmak kişiye farklı bölümlerde okuyan arkadaşlarla tanışma imkanı sağlıyor. Böylece herkes birbirinden çok farklı şeyler öğrenebiliyor. Tabi ki öğrenci iken hiç birimiz konuya bu şekilde yaklaşmıyoruz. Önemli olan derslerden başarı ile geçmek ve kalan tüm zamanı eğlenerek geçirmek oluyor. Ama sonuçta yaparken eğlenebileceğimiz ve aynı zamanda pek çok farklı yetkinliği geliştirebileceğimiz proje ve organizasyonları üniversitelerimiz de bulmak artık mümkün.

Sizi mezuniyetten sonra bankaya ve insan kaynakları alanına çeken sebepler nelerdi?

Açıkcası ben hep bir bankada çalışmak istedim. Bankacılık ve Finans sektörü bir şekilde vaad ettiği güvenceler ve hayatımızın en önemli yerinde olması nedeni ile hep çok çekici geldi. Ama aynı zamanda sayılar ve tablolar hep çok karmaşık ve sıkıcı geliyordu. Bu nedenle Bankacılık ve Finans sektörünün hızla değişen, yenilikçi yapısını ve İnsan Kaynaklarının insanlarla iç içe olan, yine yeniliklere açık ve tabi ki diğer fonksiyonlara göre sayılardan biraz daha uzak olan yapısını düşününce kariyerim bir banka da eğitim bölümünde başlamış oldu.

Türkiye’nin En Gözde Şirketleri araştırmamıza katılan 13bin 852 kişinin en çok çalışmak istediği sektör bankacılık ve finans sektörü çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence bu çok beklenmedik bir durum değil. Özellikle Türkiye’de finans kuruluşlarının büyüklüğü ve gücü ortada; burada sadece bankaları düşünmemek lazım başka birçok finans kuruluşu da var ( örn. sigorta şirketleri, aracı kurumlar) hatta bu kuruluşların denetimini yapan ve yine finans dünyasının içinde olan denetçi şirketler. Bu kurumların birçoğu çok köklü kurumlar ve kuruldukları günden bugüne yaşanan birçok olumsuz ekonomik gelişmeye rağmen ayakta kalmayı başarmış. Bu açıdan bakınca bu kurumlar tabi ki iş hayatına yeni başlayacak herkes için bir güven uyandırıyor ve özellikle kurumsal şirketler olmalarından dolayı çalışanlarına sundukları pek çok avantaj var, bu avantajlar da oldukça çekici olabiliyor.

Ayrıca bankacılık ve finans sektörü çok hızla değişen ve gelişen bir dünya. Kişi güncel gelişmeleri mutlaka yakından takip ediyor olmalı. Bu da kişiye güncel kalma şansı sağlıyor. Bankacılık ve finans sektöründe benim gibi insan kaynaklarında çalışsanız bile sektörde olup biten gelişmelerden haberdar olmanız gerekiyor ki bankanızın stratejilerini anlayıp yapmakta olduğunuz işe ona göre yön verebilesiniz.  Kısaca dünya da olup biten herşeye en yakında duran ve bunlara kayıtsız kalamayan, yeniliklere ve değişime açık bir sektörde çalışmak gerçekten heyecan verici.

Özellikle Yapı Kredi Bankası ve bankacılığa ilgi duyan üniversite öğrencilere neler tavsiye edersiniz?

Bankacılık sektörüne ilgi duyan tüm öğrencilere verebileceğim en büyük tavsiye bu sektörün neresinde bulunmak istediklerine öncelikle karar vermeleri gerektiği olacaktır. Çünkü hepimizin bildiği gibi bankacılık sektörü demek hizmet sektörü demek. Bu hizmet sadece banka müşterileri olarak algılanmamalı, burda hem iç hem de dış müşteriye hizmet var. Bankacılık sektöründe iki önemli takım var: şubeler ve genel müdürlük. Şubeler tüm bankaların dış müşterilere açılan yüzü olurken genel müdürlük genellikle iç müşteri dediğimiz şubelere ve çalışanlarına hizmet vermekte. Bu nedenle bu sektör içinde hangi takımda olmak istediklerini önceden bankalarda yapacakları stajlarla ya da en azından bu sektördeki çalışanlarla konuşarak belirlemelerini tavsiye ederim. Her iki takımda olmanın kendine göre avantajları ve dezavantajları var.

Ayrıca bankacılık sektörü her iş kolunu kapsamakta: sadece satış değil pazarlama, finansal analiz ve raporlama, ürün geliştirme, kalite yönetimi, kurumsal iletişim ve insan kaynakları gibi pek çok fonksiyonu da içinde barındırıyor. Bu nedenle nerde olmak istediğine karar veren öğrenci bankacılık sektörü içerisinde kendine mutlaka bir yer bulacaktır.

Ama özellikle şubelerde çalışmak isteyen tüm öğrencilere artık bir zorunluluk haline gelen SPK lisanslarını önceden almalarını tavsiye ederim. Bu onları yaşayacakları süreçte bir adım önde olmalarını sağlayacaktır.

Teşekkür ederiz.

Simge Sezer / Businews

Kategori RöportajYorum (0)