Etiket arşivi | "diploma"

Diploma Eşittir ‘Maaş Cüzdanı’ mı?


 

Bir süre önce çoğu kişinin en büyük isteği “iyi bir tahsil yapmak” ve, “iyi bir okuldan iyi bir diploma almak”tı. Bu durum bugün tamamen değişmiş değil. Fakat diplomalar tıp, hukuk, eczacılık gibi alanlar dışında iş garantisi sağlamıyor.

 

Mezuniyetten sonra ise yakınmalar başlıyor. Devlet bize is vermeyecekti de niye okuttu? Bu yaklaşım yetenek ekonomisinin dinamiklerine göre oldukça geride. Size kazanmak için iki sihirli sözcük söyleyeceğim; bugün bilginin yanında “yaratıcılık ve girişimciliğe” ihtiyaç var. Girişimcilik illaki bir şirket kurmayı da gerektirmiyor. Kişi çalıştığı şirkette bir iç girişimci olarak değer yaratabilecek projeler geliştirip, mümkünse de sponsorlar bularak projeyi hayata geçirebilir ve şirket karlılığına etkide bulunabilir. Bir fikir milyonlar hatta milyarlarca dolar değerinde olabilir. Bunun için de açık zihinlere ihtiyaç var.

 

Bu dönemde istenen diploma değil, ya da tıka basa ilgiyle doldurulmuş beyinler değil. Çağımız bilgi hamallığına izin vermiyor. Bilgiyi işleyebilen beyinlere ihtiyaç duyuluyor. Bilgiye artık heryerden erişilebiliyor. Bunun en güzel örneği “google” platformu. Bilgiye erişim artık çok kolay. Biraz daha ilerisi için giyilebilir bilgisayarlardan söz etmeye başadık. Göze takılan lens şeklindeki bilgisayarlar google’ arama motorunu gözümüzün önüne getirebilecek deniliyor. Çok bilgili bir kişinin sahip olduğu bilginin binlerce katına her an ulaşmak mümkünken neden bilgi hamalı olalım.

 

Bir başka konu ise adı iyi bir üniversiteden mezun olarak ya da lisansüstü eğitim diplomanız ile diyelim ki bir işe girdiniz diploma sizin işte tutunmanız da da çok az etkili. Zira günümüz iş dünyası kişinin şirketine kattığı değere odaklı olduğu için diplomalar ya işe yaramıyor ya da bir süreliğine işe yarıyor.

 

İşin tuhaf yanı İş dünyasında başarılı olan birçok kişi lisansüstü eğitime sahip değildir. Bu kişilerin sırrı işletmeleri için yarattıkları katma değer ve beklenenin üzerinde yarattıkları yüksek performanstır. Burada diplomaların temsil ettiği formal eğitimi dışlıyor değilim ancak diploma sadece belirli ağırlığı olan bir referanstır. Sizi önemli kavramlarla tanıştırır, fark edilmenizi ve muhtemelen daha yüksek bir ücret almanızı sağlar ama bu kısa sürelidir. Devamını getirmek tamamen kişisel çabaya bağlıdır. Yeteneğinizi performansa dökmekle mümkündür. Bir daha ve bir başka deyişle söylüyorum; iş dünyasında başarı diploma ile değil yarattığınız katma değerle ile ölçülür.

 

Bu gerçek eğitim sistemimiz ve öğreticilerin rolünü de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Öğreticilerin görevi de artık bilgi nakletmek değildir. Öğrencilere bu bilgiye erişme, onları kullanıp uygulama yeteneği kazandırmak önemlidir. Öğretmek bir yaratma, düşünme ve eylemde bulunma işlevidir. İşte eğitim ve öğretimin bu işlevi kişinin yeteneklerini açığa çıkarmasına fırsat verdiği ölçüde başarılıdır. Kendinden emin ve yeteneklerinin farkında bireylerin yetiştiği bir toplumda da diplomalar iş ve maaş garantisi olarak değil sadece bir araç olarak görülür. Farkı yaratacak olan yaratıcı, girişimci ve yeteneklerinize odaklı çalışmaktır. Yetenek çağı işte bunu gerektiriyor.

 

YENİ ÇAĞ KENDİNE YATIRIM YAPMA ÇAĞI

 

İnsanın yapacağı en iyi yatırım bana göre kendine yaptığı yatırımdır. İş dünyasında her şeyinizi kaybedebilirsiniz; patronsanız iflas edebilir, ücretli çalışansanız işten çıkarılabilirsiniz, bu süreçte kişinin kendine yaptığı yatırım ve çevik davranma becerisi sonrası için en büyük yardımcısı olacaktır. Bugünlerde bir de yetenek yönetimi ve yetenekli insan modelini konuşuyoruz. Doğuştan getirilen yetenek ancak bilgi ve deneyimle işlenip performansın dönüştüğünde iş dünyasında anlam buluyor bu nedenle, önümüzdeki dönemde kişinin kendi gelişimine odaklanması potansiyelini maksimum seviyede kullanmasının önemi daha da artacak. Zira şirketler için geçerli olan acımasız ve keskin rekabet, işgücü piyasalarını da aynı derecede etkiliyor. Yeni çağ yetenek çağı olduğu kadar yeteneği kullanabilmek yönünden aynı zamanda kendine yatırım yapma çağıdır. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz dönemde formel eğitim bireyin ve iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bu ihtiyacı gidermek amacıyla resmi eğitim kurumlarının yanında bir çok alternatif özel teşebbüs bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldi. Uzaktan yürütülen sertifika programları, lisansüstü programlar ile birlikte, bir çok özel teşebbüs sıra dışı eğitim öğretim modellerine soyundu. Üniversiteler sürekli eğtim merkezleri ile ayrıca bu ihtiyaca cevap vermeye çalışıyor.

 

Bir çok araç ve hizmet ile kendine yatırım süreci asıl olarak bir farkındalık ve bilinç meselesidir. Günümüzün hızla değişen dünya­sında zamanın gerisinde kalmamak için, bilgi ve becerilerimizi daima daha hızlı bir biçimde yenilemeli ve sürekli olarak gün­celleştirmek çok önemli. Bu konudaki ba­sit bir karar bile size, kariyeriniz boyunca yararlanacağınız kişi­sel bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Şirket içinde en hızlı öğrenen ve kendisini en hızlı geliştiren kişi olmakla, diğer çalışanlardan ayrılmanızı ve fark yaratmanızı sağlayacaktır.

 

Peki kendinize nasıl yatırım yapabilirsiniz?

 

Öncelikli olarak çeşitli eleştiriler getirilse de üniversite eğitiminin önemi halen çok etkili. Halen iş dünyasında bir çok kapıyı üniversite eğitimi sağlıyor. Bunun yanında hedeflediğiniz alanda ihtiyaç duyulan teknik ve yetkinlik temelli becerileri iyi anlayıp bunları en uygun fiyatlı ve kaliteli bir şekilde nerelerden alabilirimi araştırmalı. Bütçenizin yettiği oranda bu eğitim ve kurslara katılmak bir çok kişinin önüne geçmenizi sağlayacak. Öğrencilerin lisans eğitimi süresinde bu ihtiyacı görüp kendilerine yatırım yapmaları çok önemli. Zira bu sürede iş hayatına atıldığında bulunamayacak kadar boş zaman bulunabiliyor. Bunun dışında ucuz ve etkili kendine yatırım aracı olarak aşağıdaki yöntemler kullanılabilir.

 

Birin­cisi, kendi seçtiğiniz bir zaman aralığında, her gün en az bir sa­at okumak, imkân bulduğunuzda da bu sürenin üzerine çıkmak. Eğer istikrarlı bir şekilde günlük bir saatlik okumanızı sürdürebilirseniz bu haftada bir kitaba denk gelecektir. Yılda yaklaşık elli kitap. Yılda elli ki­tap okumanız halinde, önümüzdeki on yıl içinde beş yüz kitap okumuş olacaksınız. Her gün düzenli olarak alanınızla ilgili ki­taplar okuma alışkanlığı böylece sizi, çok kısa zamanda sektörü­nüzün en eğitimli ve en yüksek ücret alan insanlarından biri ya­pacaktır.

 

Diğer bir yöntem yolda iken ses kaset ya da CD programlan dinlemenizdir. Otomobiliniz varsa otomobilinizde yoksa mp3 müzik çalarınızda dinleyebilirsiniz. Günde ortalama 1-2 saatimiz yolda geçiyor. Bu süreyi verimli kullanmanız durumunda mp3 müzik çalarınızda müzik yerine sesli eğitim program­larını dinlemekle, alanınızdaki en bilgili insanlardan biri olabi­lirsiniz.

 

Ömür boyu öğrenmenin bir başka yoluysa yukarıda söz ettiğim hedefe yönelik teknik ve yetkinlik bazlı spesifik eğitimlerin yanında neredeyse bulabildiğiniz her kursa ve seminere katılmanızdır. Emin olun en yetenekliler kendilerine en çok yatırım yapanlardır.

 

Dördüncüsü uzaktan eğitim programlarını denemenizdir. Günümüzde uzaktan öğrenme programları sınıf içi eğitimden daha etkili sonuçlar vermektedir. Yabancı dil öğreniminden yetkinlik eğitimlerine kadar bir çok alanda üniversitelerle işbirliği içerisinde yürütülen çok sayıda program var.

 

İyi bir kitap, sesli programlar, seminerler ve uzaktan eğitim programları sizi yıllarca çalışarak ulaşabileceğiniz noktaya çok daha kısa bir sürede ulaştırabilecektir. Unutmayalım zaman herkese eşit olarak dağıtılmış ve geri dönüşü mümkün olmayan bir değer zamanı doğru kullanarak ve yeteneklerimizi açığa çıkaracak alanlarda kendimize yatırım yaparak iş ve kariyer hayatında ön sıralara geçmemiz mümkündür.

 

Kaynak: Dr. Dinçer Atlı

Kategori İŞ'in Püf Noktası, Uzman GörüşüYorum (0)

Diploma ‘İşsiz’ Olmak İçindir


Bugünlerde birçok üniversite öğrencisi mezun olmanın haklı sevincini yaşıyor. Kep atma töreni, ardından mezuniyet balosu derken Temmuz’a kadar hareketli ve eğlenceli günleri geride bırakıyorlar. Sonrasında ortalık duruluyor, herkes kendi köşesine çekiliyor ve iş ciddiye biniyor. Akıllardaki soru şu: “Peki şimdi sırada ne var?

Birçok yeni mezun hemen, güncellenmiş özgeçmişleriyle iş ararken bazıları da tatile odaklanmış durumdalar. Bir kısım yeni mezun da şimdiden geleceğin onlar için neyi getireceğini kestiremediklerinden büyük bir boşluğun içerisindeler. Çevrenizde varsa eğer “okulumu özledim”, “çok sıkılıyorum” diyen yeni mezunlar görebilirsiniz. Mezuniyet bir anda gelmiş gibi gözükür ve siz de bir anda yeni mezun olarak değil artık bir “işsiz” olarak anılabilirsiniz.

Eğer mezun olmadan oluşturduğunuz, mezuniyet sonrasını kapsayan net bir planınız yoksa sizin öncelikle güzel bir tatil yapmanız doğru olabilir. Mezun olur olmaz iş arama telaşına girişmek kariyenizin ilk adımını atarken yanlış kararlar vermenize neden olabilir. Tatilde hem dinlenir hem geleceğiniz hakkında düşünme fırsatı elde etmiş olursunuz. Mezun olmadan, mezuniyet sonrasına iş veya staj ayarlayamamış yeni mezunlar için öncelik kısa da olsa tatil yapmak olmalıdır. Hak ettiniz öyle değil mi? (:

Üniversite öğrencilerinin hedefi tek başına mezun olmak (okulu uzatmamak) olmamalıdır. Öğrencilik hayatı boyunca tek başına derslerine yoğunlaşıp “sağ sağlim mezun olalım, gerisine bakarız” düşüncesi ile hareket edenler her geçen gün mezuniyete değil aslında işsizliğe yaklaşmış olurlar. Bugün elbette okulunu başarılı ortalamalarla bitirmek takdir edilesi bir durumdur ama bunun yanında üniversite öğrencisi geleceğini de planlamalı ve ona göre kendini yetiştirmelidir. Kimse size mezuniyet belgenizi görüp iş vermeyecek!

Tuğla döşeyen üç adam varmış. İlkine sormuşlar: “Ne yapıyorsun?” diye, cevap vermiş: “Tuğla döşüyorum”. İkincisine sormuşlar “Ne için çalışıyorsun?” adam: “Günlük beş dolar için” demiş ve üçüncü adama sormuşlar: “Peki sen?” ”Ben bu binayı inşa etmelerine yardımcı oluyorum” demiş adam. Peki sen hangisisin? (Charles M. Schwab)

Günümüzde artık mezun olduktan sonra iş aramak bir adım geriden gelmektir. Çalışmak istediğiniz sektör veya şirket için mücadele mezun olduktan sonra değil, üniversitede okurken başlıyor. Şunu bilmelisiniz ki istediğiniz şirket ve departmanda işe girmek için önünüzdeki engel mezun olmamış olmanız asla olmayacak!

Üniversite eğitimi boyunca kendini çeşittli stajlarla geliştiren, mesleki ve kültürel birikimini okuduğu dergiler ve makalelerle süsleyen, katıldığı etkinliklerle, tanıştığı insanlarla her geçen gün yeni şeyler öğrenmeyi bilen, araştırmacı ve girişken özelliklerini geliştiren kısaca her yıl kendisine yeni bir nitelik eklemeyi başaran üniversite öğrencisi mezun olmadan mezuniyet sonrasını da planlayabilecek duruma gelmiş olacaktır.

Nasılsa bir gün olacağına emin olduğunuz birşeye odaklanmak yerine (mezuniyet), yapmak istediğiniz şeyleri hayal ederek, varmak istediğiniz yolu her gece rüyanızda görerek kısaca uzun vadeli düşünerek kendinize büyük hedefler edinin. “Hepimiz aynı çukurun içindeyiz ancak kimileri gözünü yıldızlara dikmiş.” (Oscar Wilde) Yıldızlara odaklanırken bulutları ve gökyüzünü de düşünmek zorundasınız. Önünüzde başarmak istediğiniz bir hedef varken 2. ve 3. hedefinizi çoktan planlamış durumda olmak, karşılaşabileceğiniz fırsatları kaçırmamanızı sağlayacaktır.

Üniversite 1. sınıf sonunda dahi yaz stajıı yapmaya başlayın. 20 iş günlük bir staj bile mezun olduktan sonrası için size yol gösterici fikirler edinmenizi sağlayacaktır. Ne istemediğinizi bile öğretmesi küçümsenemez bir katkıdır. Genelde zorunlu stajı olan bölümlerde öğrenciler zorunluluktan staj defteri doldurur, zorunluluktan staj yapar. Mezun olmadan öğrenmeniz gereken şey staj yapmayı sevmektir. Derslere girmeyi sevmeseniz de olur! Staj mezun olduktan sonra karşılaşacağınız “deneyim” sorusuna verebileceğiniz en güzel cevap olacak, ihmal etmeyin.

Üniversite yılları, bir bebeğin gelişimi için altın çağ olan ilk 6 ay ve alınması gerekli olan anne sütü değerinde bir dönemdir. Kariyeriniz için mutlaka atlanamaz bir evredir ve yapmanız gereken kendiniz için doğru ‘anne sütünü’ bulmak.

Kariyerinizin ilk adımını atarken ise gerçekten olmak istediğiniz ve sizi mutlu edecek kararları vermelisiniz. 5 dolara tuğla mı dizeceksiniz, yoksa büyük bir bina mı inşa edeceksiniz? Hepsi kendinizi daha iyi tanımak zorunda olduğunuz tatil günlerinden sonra belli olacak..

Erman Akdeniz / Businews Genel Yayın Yönetmeni

Kategori Haberler, İŞ'in Püf NoktasıYorum (2)