Etiket arşivi | "doğuş holding"

Doğuş halka arz için bankaları yetkilendirdi


Doğuş Holding CEO’su Akhan, holdingin Eylül-Ekim’de planlanan halka arzı için bankaların yetkilendirildiğini açıkladı.

Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, holdingin Eylül – Ekim’de planlanan halka arzı ile ilgili olarak bankalara gerekli yetkilendirmenin yapıldığını ve halka arz fiyatının 30 Haziran bilançosuna dayalı olarak belirleneceğini söyledi.

PWC’nin Davos İstanbul’da konulu konferansında Reuters’e yaptığı değerlendirmede Akhan, “Holding’in halka arzı Eylül – Ekim’de planlanıyor. Halka arzla ilgili bankalara yetkilendirme yapıldı. Ancak şu anda isimlerini açıklamıyoruz. Detaylar ve halka arz fiyatı 30 Haziran bilançosuna dayalı olarak belirlenecek” dedi.

Öte yandan Doğuş Holding Otomotiv Grubu Başkanı Aclan Acar da, otomotiv satışlarının, kredilerdeki sınırlamaya yönelik tedbirler ve Euro’nun seyrine bağlı olarak Mart ayından itibaren yavaşlayacağını düşündüğünü söyledi.

ntvmsnbc.com

Kategori Haberler, HoldingYorum (0)

18 Şubat 2011 3İK Şirket Kahvaltısı


Türkiye’nin en aktif öğrencilerini, Türkiye’nin en saygın şirketleriyle buluşturan Türkiye İş ve Kariyer Kulüpleri Birliği  18 Şubat 2011 tarihinde  artık bir klasik halini alan 3İK Şirket Kahvaltılarının üçüncüsünü gerçekleştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Hisar Tesislerinde düzenlenen şirket kahvaltısı organizasyonunda 30’a yakın seçkin firmanın yetkilileri biraraya geldi.

Özellikle Kulüpçülük faaliyetlerinin arttığı bu dönemde, firmalar iş dünyasına yatkın üniversite öğrencilerine doğrudan ulaşmak ve gençlere yönelik projelerinde kendilerine yön verebilmek  adına üniversite öğrencilerini en iyi tanıyan topluluk olan 3İK’yı tercih etmektedirler.

 3IK Kimdir ?

İstanbul’da bulunan, ülkemizin saygın üniversitelerinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren 11 öğrenci kulübünün üst düzey yöneticileri tarafından iş ve kariyer kulüplerini tek çatı altında toplamak, yüksek potansiyele sahip kulüpler ve şirketleri buluşturarak üniversitelerde etkili çalışmalar gerçekleştirmek misyonuyla kurulan bir oluşumdur.

Bugün Türkiye genelinde 45 farklı üniversite ve 65 farklı kulüple faaliyet gösteren 3İK kulüpleri arasında dayanışma oluşturup, kulüpçülüğü bir adım öteye taşıyarak hem kulüpler üstü hem de kulüpler arası çalışmalar yapmaktadır.

3İK Organizasyonları:

3İK Kahvaltıları
  

Türkiye’nin en gözde şirketleri veya kulüpleri ile 3İK yönetim ve çalışma grubunun tanıştığı, 3İK projelerinin anlatıldığı, üniversitelerde hangi projelerin daha etkin ve verimli olabileceğinin konuşulduğu, 3İK Kulüp Kahvaltıları ve 3İK Şirket Kahvaltıları olmak üzere iki farklı konsepti olan etkinliklerdir.

 3İK Etkileşim & Gelişim Kampı
 
3İK E&G Kampı, Türkiye’nin en gözde şirketleri ile kulüplerini bir araya getiren ve şirketlerin üniversite program aktiviteleri için fikir veren benzersiz bir eğitim kampıdır.

 

 

 

 

 

3İK Kurumsal Görüşmeler

3İK’nın rektörlükler, belediyeler ve STK tarafından tanıtılması ve 3İK’nın amaçlarının birebir anlatılması amacıyla gerçekleştirilen görüşmelerdir.

18 Şubat 2011 3İK Şirket Kahvaltısı Detayları

18 Şubat 2011’de YTÜ Hisar Tesislerinde gerçekleşen kahvaltıda 3İK’nın gelecek dönem aktivitelerinin anlatılması yanında, 3İK’nın gelecek dönem izleyeceği büyüme stratejisinin ne şekilde ve nasıl olacağı , şirketlerin önümüzdeki dönem üniversite aktivitelerinde daha verimli yer alması için neler yapması gerektiği kahvaltının ana temasını oluşturmaktadır.

18 Şubat 3İK Şirket kahvaltı etkinliğine katılan şirketler:

YapıKredi, JTI, Ağaoğlu Holding, Ülker, Hürriyet, Vodafone, Turkcell Akademi, Kref.net, Bilgeadam, Finansbank, KuveytTürk, Efes, Türkiye İş Bankası, Eduyork, Philip Morris, BAT, Kariyer Enerjim, Mercedes, YeniBiriş, Doğuş Holding, Youth Republic, Superonline, Anadolu Bank, Deloitte, İBS, Sütaş.

3İK İcra Kurulu Başkanı Muhammed Atilla Sevim’in sunumuyla başlayan kahvaltıda, 3İK ve şirketlerin İnsan Kaynakları yüzyüze görüşme şansı buldular. Alışılagelmiş öğrenci organizasyonlarının aksine, şirket sunumları yerine üniversite öğrencilerine yönelik projelerin yüz yüze samimi bir ortamda konuşulduğu 3ik şirket kahvaltısında, 3İK’nın çalışmaları ve hedefleri katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. 

 

 

 

Kategori Haberler, Kulüp EtkinlikleriYorum (0)

İKİ BİN GENCE İŞ ‘GARANTİ’


2011’in ilk müjdesi Türkiye’nin üçüncü büyük grubu Doğuş Holding’ten geldi. Grubun CEO’su Hüsnü Akhan, iki bin genci işe alacaklarını açıkladı. Koyu Beşiktaşlı Akhan, Fenerbahçeli patronu Ferit Şahenk’le Garanti Bankası’nın hisse satışlarına dair toplantılarda bile ‘futbol atışması’ yaptıklarını söylüyorYönetim Kurulu Başkanlığı’nı Ferit Şahenk’in yürüttüğü Doğuş Holding, 2010’u yüzde 20 büyüme ile geride bıraktı. Bölgesel lider olma vizyonuyla hareket eden grup, finans, otomotiv, inşaat, medya, turizm, gayrimenkul ve enerji alanlarında faaliyet gösteriyor. 2011’de 750 milyon dolarlık yeni iş hacmine ulaşmayı hedefleyen Doğuş, yeni yılda iki bin genci işe alacak. Ferit Şahenk’in nasıl bir Fenerbahçe aşığı olduğunu bilmeyen yok. Hüsnü Akhan’ın Beşiktaş’a sevdalı olduğunu öğrenince, “Ezeli rekabet toplantılarınıza yansıyor mu?” diye sordum. “Yansımaz mı? Her maçtan sonra mesajlaşıyoruz” dedi. Son olarak Garanti Bankası hisselerinin yüzde 24.89’unu alan İspanya’nın en büyük ikinci bankası BBVA ortaklığıyla uluslararası alanda da adını duyuran grubun CEO’su Hüsnü Akhan’la konuştuk.

Doğuş, 2010’u nasıl tamamladı?
Çok başarılı. Toplam aktiflerimiz 2010’u konsolide bazda 47.5 milyar TL olarak kapatacak. Toplam ciromuz yaklaşık 8.2 milyar TL, net kârımız da 1 milyar TL civarında olacak. 2010’da Doğuş şirketlerinin ödediği vergi, Türkiye’nin toplam vergi gelirleri içinde yüzde 2’lik bir paya sahiptir.

Türkiye’nin büyük holdingleri arasında nerede duruyorsunuz?
Koç ve Sabancı’dan sonra üçüncü büyük grubuz. 28 bin çalışanımız var. Bunun 17 bini finans, 11 bini ise finans dışı şirketlerimizde çalışıyor. 2011 için bütçesel hedeflerimizi koyarken toplam aktiflerde yine konsolide bazda 50 milyar TL’nin üstüne çıkacağımızı düşünüyorum. Total ciromuz 10 milyar TL, net kar rakamımız ise 1.2 milyar TL’lere ulaşacak. Yeni yılda 2 bin çalışan daha işe alacağız.
Yatırım ajandanızda neler var?
2011’de 750 milyon dolar civarında yeni yatırım gerçekleştireceğiz. Garanti, 863’e ulaşan şube sayısını 2011’de 920’ye çıkartacak. Yüzde 34’üne ortak olduğumuz, 513 MW kurulu güce sahip Boyabat Santralı 2012 sonunda, 120 MW gücündeki Aslancık Hidroelektrik Santrali ise 2013’te tamamlanacak. 322 MW gücündeki Artvin Barajı için de lisans aldık. Enerjide, toplam 2 milyar 250 milyon dolar yatırım yapacağız.
İstanbul’a marina yapmak istiyordunuz? İspark kendisi işletmek istiyor…
2010’da Turgutreis ve Didim’de kurduğumuz D-Marin’lere 110 milyon doların üzerinde yatırım yaptık. D-Marin Dalaman’a başlıyoruz. Port Göcek Marina’yı da devraldık. Belediye Boğaz’da irili ufaklı 11 marina yapmak istediğini açıkladı. Sözkonusu marinalarda hem yatırımcı hem işletmeci olmaya çok sıcak bakarız.

Bir CEO en çok neyin hasretini çeker?
Zaman! 6.30’da uyanırım en geç. Hafta sonu dahil.  Gazetelere arabada bakıyorum. Özel hayat için de, iş hayatı için de zaman yetmiyor. Spora zaman yaratmaya çalışıyorum. Biliyorsunuz geçen yıl D-Gym’i açtık. Haftada dört gün oraya gidiyorum. Hocalar eşliğinde direnç, kardiyo egzersizi yapıyorum. Haftada bir de yüzüyorum.
İşten çıkıp grubun spor merkezine gidince patronla karşılaşma riski de var. Bu belki yine iş konuşmak demek…
Nereden baktığınıza bağlı; aksine iyi de oluyor. D-Gym’den önce gittiğimiz spa merkezlerine de Ferit Bey ve üst yönetimden arkadaşlarla gidiyorduk zaten. Günün akışında zamansızlık sadece benim için değil, onlar için de geçerli. Dolayısıyla biraz günü toparlama, patrona iletmek gereken konular açısından da verimli oluyor. Kardiyo yaparken iş konuşuyoruz. Konuşmamak mümkün değil. Hani, “İşi ofiste bırakın” denir ya, buna inanmıyorum, bu işi olmayanların fantezisi.

Resim topluyormuşsunuz, alırken nelere bakarsınız?
Klasik resim alıyorum. 1914 -1970 ‘Çallı dönemi’ dediğimiz döneme ait resimleri alıyorum. Ressama, etkilendiği akımlara bakıyorum. Çağdaş almıyorum, ama çağdaş resimler çok daha fazla  ilgi görüyor şimdilerde.
Çallı’nın hangi resimleri var sizde?
Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii’ni resmettiği bol figürlü bir eseri var. Bir de ‘Tophane Çeşmesi’ eseri var.
Mihrimah Sultan nerede duruyor?
Evimin salonunda. İbrahim Çallı, Nazmi Ziya, Şevket Dağ, Halil Paşa, Sami Yetik, Hikmet Onat gibi imzalar salonda durur.

 

 

 

 

 

 

 

 

5 dakikalığına CEO oldum
“Koca koca patronlar kararları nasıl alır, işler nasıl yürür?” öğrenmek için Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan’ın kapısını çaldım. CEO’luk makamını o kadar irdeledim ki Hüsnü Bey, “Gözünüz var galiba” deyiverdi. Sonra da beni kendi koltuğuna oturttu. Sayesinde beş dakikalığına CEO oldum.

“Ferit Şahenk patron ama bir oyu var!”
Patron ve CEO arasındaki ilişki nasıldır? Karar alırken zaman zaman sert tartışmalar da olur mu, yoksa makamınız daha çok ‘uygulama’ mevki midir?
Bazen uzun tartışmalar olur. Ferit Bey’in başkanlık ettiği yönetim kurulu, 12 üyeden oluşur. Kararlar enine boyuna tartışılır. Ferit Bey ana hissedar olmasına rağmen profesyonel yönetici gibi çalışır. Üst düzey yöneticilerle ilgili algımız neyse, Ferit Bey’i de öyle algılarız. Sadece bizim hissetmemiz önemli değil, kendisi de sürekli öyle hissettirir. Hiçbir zaman eski dönem yöneticiler veya bazı gruplarda olduğu gibi ‘dediğim dedik’ anlayışı olmamıştır.
Ferit Bey’in istediği ama çıkaramadığı kararlar oldu mu?
Tabii ki. Ben dahil, bir üst düzey yöneticimizin oyu neyse, Ferit Bey’in oyu da odur. Herkesin bir oyu vardır. Herkes karar sürecinin eşit parçasıdır.

CEO’lar dışarıdan göründüğü kadar para kazanıyor mu?
Dışarıdan nasıl görünüyor, bilmiyorum.
Çok havalı! CEO’luk gücün simgesi, afili bir iş. Siz hissetmiyor musunuz?
Hissetmez olur muyum? Havalı gerçekten. Artık alıştım ama, beşinci yılım.

Maçlardan sonra SMS atarız
Yönetim kurulu çok ciddi bir ortam mıdır? Futbol konuşmaz mısınız mesela?
Konuşmaz olur muyuz? Ferit Bey koyu Fenerbahçeli. Ben fanatik Beşiktaşlıyım, kongre üyesiyim. Yönetim kurulunda ağırlık Fenerbahçe’de. Garanti Bankası’nın ortaklık sürecindeki toplantılarda bile aralarda atıştığımız olmuştur. Maçlardan sonra sonuca göre iğneleyici mesajlar atarız birbirimize. Kaçınılmaz olarak her düzeye (!) tebriklerimizi iletiriz her zaman.
Nasıl SMS’ler bunlar? Sizin takımınızın durumu pek parlak değil bu yıl malum?
Sormayın, bu sezon Beşiktaş ve Galatasaray, sezonun başında şampiyonluğunu ilan etmişti. Ama ligin ilk yarısı bitti, 12 puan gerideyiz Trabzon’dan. Biz hiç olmazsa Avrupa’da varız. Aclan Acar  Galatasaraylı, Cem Aydın da. En zor durumda olanlar onlar! Ama “Biz bu yollardan geçmiştik” diyorlar. Ben de, “Osmanlı’nın şanlı tarihiyle övünmenin çok fazla anlamı yok, bugüne bakalım” diyorum onlara.

Ferit Bey’e nasıl takılıyorsunuz?

Çok fazla takılamıyoruz! Çünkü bizden 4 – 5 puan öndeler. Bu sezon üç takımın da işi zor. Galatasaray zaten havlu atmış durumda. Beşiktaş’ın da bence toparlaması biraz zor. Bu yıl şampiyonluk yarışı Trabzon ile Fener arasında olacak gibi. 
Fener kaybettiğinde patrona nasıl mesajlar atıyorsunuz?
“Geçmiş olsun” diyoruz en azından. En son Beşiktaş’ın Galatasaray’ı 1-0 yendiği maçtan sonra Aclan Acar’a, “Geçmiş olsun”; Ferit Bey’e de, “Beşiktaş’ın galibiyeti sadece bize değil, size de yarar” diye mesaj attım. Seviyoruz futbolu biz.

Milliyet Gazetesi

Kategori Haberler, HoldingYorum (0)

Sıcak Gelişme: Doğuş Holding ve BBVA, Garanti Bankası’nda Ortaklık İçin Anlaştı.


Doğuş Holding A.Ş., Avrupa’nın önde gelen bankacılık gruplarından ve İspanya’nın en büyük ikinci bankası Banco Bilbao Vizcaya Argentaria S.A (BBVA) ile, Türkiye Garanti Bankası A.Ş.’nin hisselerinin bir kısmının satın alınması konusunda anlaşmaya vardı. BBVA, 1 Kasım 2010 tarihinde imzalanan hisse devir sözleşmesine göre, Garanti Bankası’nın çıkarılmış sermayesinin %6,2902’sine tekabül eden toplam 264.188.400 Nominal TL tutarındaki hisseyi, 2.062.000.000 ABD Doları karşılığında satın alacak.

BBVA ayrıca, Garanti Bankası’nın çıkarılmış sermayesinin %18,60’ına tekabül eden 781.200.000 Nominal TL tutarındaki hisseyi satın almak üzere General Electric ile de anlaşmaya vardı. Düzenleyici kuruluşların onayından sonra eşzamanlı olarak gerçekleştirilecek hisse devir işlemlerini takiben, Doğuş Grubu ve BBVA, Garanti Bankası’nda %24,8902’lik hisseleriyle eşit olarak yer alacaklar. Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk bankanın Yönetim Kurulu Başkanı, Ergun Özen ise bankanın Genel Müdürü olarak görev yapmayı sürdürecek.

Ortaklığın ilk 5 yılında, eşit ortaklık prensibiyle hareket edilecek. Garanti Bankası’nın Yönetim Kurulu’nun 4 üyesi Doğuş Holding, 4 üyesi ise BBVA tarafından önerilecek. Garanti Bankası Genel Müdürü, Doğuş Holding tarafından önerilecek ve Yönetim Kurulu’nda 9. üye olarak yer alacak. 6. yıldan itibaren, BBVA, bankanın %1 hissesini temsil eden payı, Doğuş Holding’den alma hakkına sahip olacak. BBVA sözkonusu %1’lik hisseyi aldığı takdirde ve Doğuş %15’in altına inmediği sürece, Yönetim Kurulu’nun 6 üyesi BBVA, 3 üyesi Doğuş Holding tarafından önerilecek, Genel Müdür’ün mutabakatla belirlenmesine devam edilecek. Sermaye artırımı, temettü dağıtımı, bütçe ve iş planlarının onaylanması gibi hususlar dahil olmak üzere bankanın temel işleyişinde hayati öneme sahip kararlar, Doğuş Grubu’nun mutabakatıyla alınacak.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit F. Şahenk, “Yaklaşık 10 yıl önce, ülkemizin sıkıntılı bir ekonomik kriz sürecinden geçtiği günlerde, Garanti Bankası’nı, bölgesel bir oyuncu haline getirmeyi, daha sonra dünyanın sayılı global bankaları arasında yer almasını hedeflemiştik. Garanti bugün, yalnız Türkiye’de değil, faaliyet gösterdiği bölgelerde birçok alanda en büyük özel bankalardan biri haline geldi.” dedi. Küreselleşen dünyada artık, yatırım ve ticarette olduğu gibi, ortaklıklar ve iş yapma modellerinin de sınır tanımadığını belirten Şahenk, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemiz, içinde bulunduğu bölgenin kültürel ve sosyal özelliklerine hakim olmanın yanı sıra, uluslararası iş yapma kabiliyetine ve insan kaynağına sahiptir. Bizim de artık hedefimiz, dünya liginin üst sıralarında yer almaktır. Bu hedefe, BBVA gibi, başarılı bir bankacılık modelini dünyanın birçok ülkesinde uygulayan global bir oyuncuyla birlikte yürüyeceğiz. Bankamızın müşteri ilişkilerindeki yetkinliğini ve teknolojik üstünlüğünü düşündüğümüzde, iki grubun birlikte büyüme stratejisi örtüşüyor.”

Şahenk ayrıca, “BBVA ile güçbirliğimiz, küresel finans sisteminin ekonomik krizin yaralarını iyileştirmeye çalıştığı bir süreçte, ülkemize önemli bir sermaye girdisi de sağlayacak. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarına olan inancı gösteren bu yatırım vesilesiyle, İspanya’nın, ülkemizin Avrupa Birliği’ne entegrasyonunda gösterdiği olumlu yaklaşımın, diğer ülkeler tarafından da güçlü bir şekilde algılanmasına ortam yaratacağını ümit ediyorum.” dedi.

Banco Bilbao Vizcaya Argentaria S.A (BBVA) hakkında:

  • Çok ortaklı ve tek bir hakim hissenin bulunmadığı bir kuruluş olan BBVA, İspanya’nın ikinci büyük bankası konumunda bulunuyor.
  • Güney Amerika, Meksika, ABD, Portekiz ve Çin’de faaliyet gösteriyor.
  • Bankanın toplam varlıkları yaklaşık 557 milyar Euro.
  • 105 binin üzerinde çalışanı bulunan banka, sahip olduğu 7.362 şubeyle, 47 milyon müşterisine hizmet veriyor.
  • BBVA’nın piyasa değeri, 30 Eylül 2010 itibarıyla 37.1 milyar Euro seviyesinde bulunuyor.

       www.garanti.com.tr

Kategori Bankacılık-Finans, HaberlerYorum (0)

“Doğuş Holding 2011’de halka açılacak…”


Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, GE’nin Garanti Bankası’ndaki yüzde 20’nin üzerindeki hisselerinin satışına ilişkin kararını açıklamasından sonra Doğuş Holding’i halka açacaklarını söyledi.

Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Berlin’de düzenlenen 1. Türk-Alman İş Konseyi toplantısında General Electric’in (GE) Garanti Bankası’ndaki hisselerinin satışı ve Doğuş Holding’in halka arz planları ile ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Şubat ayında global kriz nedeniyle finans sektöründen çekilme kararı alan ve Garanti Bankası’ndaki yüzde 20.85 oranındaki ortaklık payı için satış işlemi başlatan GE’nin bu süreci tamamlamasını beklediklerini söyleyen Şahenk, Doğuş Holding’in bu işlemden sonra halka açılacağını söyledi.

Holdingin halka arz fiyatının o günkü piyasa koşullarına göre belirleneceğini belirten Şahenk, en geç 2011’de halka arz sürecinin tamamlanacağını söyledi. Doğuş Grubu’nun son 5 yıldır halka arz edilmiş bir kurum gibi yönetildiğini kaydetti.
Türkiye’nin üç reyting kuruluşundan reyting alan tek holding olduklarını belirten Şahenk, “Biraz da benim yatırım bankacılığı geçmişim olduğu için Doğuş Grubu’nun halka açılması çok kolay” dedi.

İnsan boşanmak için evlenmez

Şahenk şöyle devam etti:

“GE’nin satışta aldığı karar sürecinin bitmesini bekliyoruz. GE, dünyanın en büyük şirketlerinden biri. Uluslararası arenada reytingiyle, duruşuyla çok önemli bir şirket. Çok güzel bir ortaklık yaptık. GE geldikten sonra Garanti Bankası’nın hizmet kalitesi büyümüşse ve özelliğini kaybetmemişse burada GE’nin, Doğuş Grubu’nun Garanti Bankası’nda yaratmış olduğu insan kaynağının özelliğine saygısını görürsünüz. Senelerdir yapmış olduğumuz yatırımın önemine inandığını görürsünüz. Bu anlamda hiçbir şekilde özelliğimizi değiştirmeden ortaklık yaparak sadece bizim ihtiyacımız olan istediğimiz şeylerde gayretle bize destek olmuştur. Ben isterim ki hiç gitmesinler. İnsan boşanmak için evlenmez. Onun için ben isterim ki GE kalsın.”

Herkesin kaçtığı Romanya’ya 100 şube

Garanti Bankası’nın yurtdışı yatırımlarına değinen Ferit Şahenk, krizin son iki yılında herkesin kaçtığı Romanya’da Garanti Bankası’nın 100 şube ile girdiğini hatırlattı. Şahenk, “Bunun yanında Hollanda’daki bankamız her geçen gün daha fazla büyümekte. Türkiye’de daha fazla potansiyel var. Şimdi daha fazla ülkelere gidebilme kabiliyetimiz oluşmaya başladı. Türkiye’de 10 yıl önce yarının planı yapılmazken şimdi şirketler 5 yıllık proje yapmaya başladı” diye konuştu.
Doğuş Grubu’nun Almanlarla son dört senede yaptığı üç ortaklığın TÜVSÜD, Krone ve damper üreticisi Myner olduğunu hatırlatan Şahenk, “Bu üç grupla bölgesel yatırıma bakıyoruz. Muayene istasyonlarında TÜVSÜD ile değişik piyasalara gidebiliriz. Krone ve Myner ile üretimimizi ve satış örgütümüzü çok daha değişik piyasalara götürebiliriz” dedi.

Milliyet Gazetesi

Kategori HoldingYorum (0)

Sosyal Sorumluluk Projeleri Hem Topluma Yarıyor Hem de Şirketlere


Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli kozlardan biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe saygı gösteriyor, kimi ise kansere savaş açıyor. Bundan hem toplum hem de şirket fayda sağlıyor.

Küresel rekabette daha büyük pazar payına ve marka bilinirliğine ulaşarak rakiplerinin bir adım önüne geçmek için büyük bir mücadele veren şirketlerin son dönemdeki gözdesi sosyal sorumluluk projeleri. Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli silahlarından biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe sahip çıkıyor, kimi ise kansere savaş açıyor…

Şirketlerin birbiri ardına hayata geçirmeye başladığı sosyal sorumluluk projeler öyle bir boyuta ulaştı ki bu alanda yapılan harcamalar artık bilançolarda milyon dolarlık kalemler olarak yerini aldı.

Türkiye’de aralarında Zorlu Holding, Koç Grubu, Sabancı Grubu, Turkcell, Sanko Holding gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu birçok firmanın sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor. Şu anda üzerinde çalışılan sosyal sorumluluk projelerinin sayısı ise 100′e yakın.

Türkiye’de sosyal sorumluluk projelerinin ulaştığı boyut resmi olarak bilinmese de tahminler 750 milyon ile 1 milyar dolar civarında olduğu yönünde.

Günah çıkarma mı?

Sosyal sorumluluk kavramı 1980 sonrası daha sık kullanılmaya başlansa da geçmişi 1950′lere kadar dayanıyor. Bir İngiliz düşüncesi olarak ortaya atılan kavram, daha sonra OECD’ye üye ülkeler tarafından geliştirildi. Bugün, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan bildirilerde (OECD Guidelines, EU Principles Brussels, UN Global Compact) sık sık öneminden bahsediliyor. Ancak firmaların gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerine yönelik “şirketler kepçeyle aldıklarını kaşıkla veriyor” ya da “günah çıkarıyorlar” eleştiriler de mevcut.

Yapılan bu eleştirilere katılanlardan biri de ünlü iktisatçı Milton Friedman. Friedman, 1970 yılında New York Times’da yazdığı bir makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini karlarını artırmak için yaptığına dikkat çekiyor. Friedman’a göre, sadece insanlar sorumluluk sahibi. “Kurumlar yapay bir insan olduğu için sorumlulukları da yapaydır. Şirketlerin de bütün olarak, böyle belirsiz bir konuda sorumluluk sahibi olduğu söylenemez” diyor.

Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri AB Komisyonu’nun da üzerinde durduğu güncel konulardan biri. Bu konuda Lizbon’da strateji çiziliyor ve ülkeler de mevzuatlarını buna uygun hale getiriyor. “The Green Paper” adı verilen bu çalışma kapsamında kurumlar mali performanslarının yanı sıra, çevre ve toplum için yaptıkları açısından da raporlanacak.

Markaya değer katıyor

Sosyal ve sorumluluk kelimeleri ilk okunduğunda toplumsal ya da topluma dair bir ifadeyi çağrıştırsa da bir o kadar markaya katma değer sağlıyor. Çevreden, eğitime, sağlıktan yoksulluk problemine kadar geniş bir alanda projeler, çok uluslu şirketlerde uzman danışmanlar eşliğinde seçiliyor, markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı hesaplanarak hayata geçiriliyor.

Sosyal sorumluluk projeleri, Türkiye’de de özellikle son yıllarda büyükten küçüğe birçok firmanın literatürüne ve bütçe kalemlerine girmiş durumda. Bunlar çok geniş ölçekte uygulanan ve büyük miktarlar ayrılarak yapılan projelerden daha yerel ve bölgesel projelere kadar uzanıyor. Bu kadar geniş kapsamlı uygulanan projelerin giderleri ve reklam harcamaları da bir o kadar büyük. Öyle ki, bazı projelerin reklam ve tanıtım harcamaları projenin esas maliyetinin çok üstüne çıkabiliyor. Uzmanlara göre Dünya Bankası, OECD, IMF gibi kurumların sosyal sorumluluk çalışmalarına verdikleri önemin artması ve bunu hemen hemen her raporlarında dile getirmesi şirketlerin bu alana yapacakları yatırımları da artıracak.

Eğitim ve sağlık gözde

Türkiye’de de şirketler sosyal sorumluluk projelerinin şirketlerine ve markalarına katacağı değeri ölçmek için çeşitli araştırmalar yapıyor. ERA Research & Consultancy Kurucu Ortağı Elvan Oktar, yaklaşık 3 yıldır sosyal sorumluluk projeleri ve bu projelerin kamuoyu nezdinde algılanmasının ölçümlenmesi konusunda çeşitli araştırmalara ve çalışmalara imza atıyor. Oktar, şirketlerin en fazla “A firması çok az bütçeli bir sosyal sorumluluk projesi yapıyor, bizim firmamız onun 2 misli para harcıyor, nasıl oluyor da A firması sosyal sorumluluk alanında daha başarılı bulunuyor?” sorusu ile karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Oktar, “Sosyal sorumluluk projelerinin kamuoyu nezdindeki etkisi birçok dış faktörle de bağlantılı. Burada etkin olan sadece projenin tasarımı ya da ayrılan bütçe değil. En önemli faktör ise doğru tanıtım” diyor.

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin toplumsal duyarlılıklarla da paralel olması gerektiğini belirten Oktar, şöyle “Kamuoyunu ilgilendiren ve eğitim, sağlık gibi ihtiyaç duyulan bir proje üzerinde çalışıldığı takdirde markaya getirisi daha fazla oluyor” diyor ve ekliyor, “Aksi takdirde çok yüksek bir geri dönüş beklemek doğru olmaz.”

Oktar’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise sosyal sorumlulukta sürdürülebilirlik… “Sürekli olmayan bir faaliyet ne kadar önemli olursa olsun zaman içinde unutulacaktır” diyen Oktar, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin şirketlerin iş alanıyla bağdaştırılması gerektiğine de dikkat çekiyor.

Yaptığı araştırmada Türk halkının sosyal sorumluluk projelerine duyarlılığının her geçen gün arttığı sonucunun çıktığını söyleyen Oktar, şöyle devam ediyor:

“Halkın yüzde 75′i kurumların sosyal sorumluluklar konusunda tanıtım yapmaları gerektiği görüşünde. En başarılı bulunan sosyal sorumluluk projeleri ise genellikle eğitim ya da sağlık alanında. Bu da toplumsal sorunların başında bu iki konunun olmasından kaynaklanıyor. Toplum firmalardan en fazla eğitim ve sağlık konularında projeler bekliyor.”

Hüsranla sonuçlanan projeler

Topluma sağlayacağı faydanın yanı sıra hayat geçirilirken markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı da hesaplanan sosyal sorumluluk projeleri, her zaman istenilen sonuçları vermiyor.

Almanya piyasasında hem ucuz markalarla mücadele etmeyi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde yaşayanlara yardım etmeyi amaçlayan Kellogg’s'un hayata geçirdiği proje gibi… Uluslararası şirketlere sosyal sorumluluk danışmanlığı yapan Marjorie Thompson, bu noktada şekerleme üreticisi Cadburry’nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesine dikkat çekiyor. Thompson’a göre, Cadburry’nin çikolata tüketimini artırmak için okullardaki basketbol turnuvalarına sponsor olması başarısız örneklerden biri. ABD’deki tüketici dernekleri, çocukların yedikleri çikolatanın kalorisini yakmak için 4 saat boyunca basketbol oynamaları gerektiğini ortaya çıkarınca sonuç hüsran olmuş.

Uluslararası şirketlerin hayırseverliği

Phillip Moris: 2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.

2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.Coca Cola: Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.

Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.Microsoft: Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.

Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.Gilette: 5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.

5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.Türkler en çok eğitim projesi istiyor

Metro Grup’un desteği ile 2005 yılında Strateji GFK Araştırma Şirketi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türk halkı en çok eğitim alanında sosyal sorumluluk projeleri yapılmasını istiyor. 20 ilde 15 yaş ve üzeri bin 335 kişi ile görüşülerek yapılan araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 29,9′u şirketlerin eğitim ve öğretime yatırım yapmasını istiyor.

Sağlık ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 20,7. Görüşme yapılan kişilerden yüzde 11,9′u çevreye, yüzde 9,1′i hayır işlerine, yüzde 7,2′si çalışanlara, yüzde 4,7′si insan haklarına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

Araştırma, dünyada yükselen bir kavran olan “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” çalışmalarının Türkiye’de nasıl uygulandığını ve halkın şirketleri hangi çalışmalarla özdeşleştirdiğini de ortaya koydu. Buna göre; Sabancı Holding, Koç Holding, Turkcell, Sanko Holding, Arçelik, Vestel, Ülker, Has Holding, Tofaş ve Doğan Yayıncılık eğitim ve öğretime verdikleri destekle anılıyorlar. Sağlık, çevre, spor, sanat, tüketici bilinci, çalışana destek, iş ahlakı, insan hakları” gibi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” konularının hepsinde başarılı görülen şirketler ise sırasıyla şöyle: Sabancı Holding, Koç Holding, Arçelik, Sanko Holding, Ülker, Turkcell, Vestel, Beko, Eczacıbaşı, Bosch, Doğan Holding.

Türkiye’de önde gelen sosyal sorumluluk projeleri

Turkcell

Kardelenler-Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları: Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.

Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.Doğan Holding

Aile İçi Şiddete Son

Kadınlar ve çocuklara karşı aile içindeki şiddet uygulamalarını sonlandırmayı amaçlıyor. Kampanyanın en önemli ayaklarından birini bir eğitim projesi oluşturuyor. Şehirleri semt semt dolaşan eğitim otobüsleri, binlerce kadın ve erkeğe eğitim veriyor. Büyük bir gönüllü topluluğu ise, kadınlara şiddete maruz kaldıklarında yapmaları gerekenleri, başvurabilecekleri yerleri anlatıyor.

Baba Beni Okula Gönder

Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla başlattığı proje kapsamında şu anda öncelikli olarak 19 ilde çalışmalar yürütülüyor. Bu illerde kız yurtları yapılıp, kız çocuklarına eğitim bursları sağlanıyor. Kız çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelerin ikna edilmesine çalışılıyor.

Koç Holding

-Ülkem İçin

Bu projesi ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.

ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.- Meslek Lisesi Memleket Meselesi

Bu kampanya ile başta devlet ve özel sektörün konuya ilgisini çekip mesleki eğitimin özendirilmesini amaçlıyor. Kampanya kapsamında çeşitli illerdeki meslek liselerinin alet, teçhizat ihtiyaçları karşılanıyor, öğrencilere Koç Holding bünyesindeki şirketlerde staj imkanı sağlanıyor.

Arçelik

Eğitimde Gönül Birliği

Türkiye genelindeki yatılı ilköğretim bölge okullarından 200 bin öğrenci ve 6 bin öğretmene ulaşılması amaçlanan proje ile öğrencilerin eğitim ve gelişim standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Projenin “Gönüllü Aile Birliği Platformu”, “Öğrenci Bireysel Gelişim Programı”, “Öğretmene Destek ve Eğitim Programı”, “Onlar da Çocuktu” ve “Arçelik Eğitim Bursu” gibi alt projeleri bulunuyor.

Aygaz

Dikkatli Çocuk Kampanyası

Okullar ziyaret edilerek ilköğretim çağındaki çocukların yangın, deprem, trafik, ilk yardım ve ev kazalarına karşı bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor

Bu sosyal sorumluluk kampanyası, acil vakaların üçte birini oluşturan ev kazaları konusunda halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir proje. Türkiye çapında düzenlediği seminerlerle ev kadınlarını ev kazaları ve LPG kullanımı konusunda bilgilendirildi. Kampanyanın daha geniş bir kitleye ulaştırılması için, web sitesi ve danışmanlık hattı kuruldu, isteyen herkese gönderilen Ev Kazaları Başucu Kitabı hazırlandı.

Sabancı Holding

Brisa- Farım da Açık Yolum da

Brisa’nın Bridgestone markası ile yürüttüğü bu kampanya, dünyanın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülünü aldı. Trafik kazalarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında, önce İstanbul’da daha sonra diğer illerdeki benzin istasyonlarına gelen sürücülere tek tek gündüz farının yararları anlatıldı. Otomobillerine diğer sürücülere örnek olması için “Farım da hep açık yolum da” yazılı sticker’lar yapıştırılarak bilinç oluşturulması amaçlandı.

Doğuş Holding

Doğuş Otomotiv- Trafik Hayattır

Kampanyasıyla toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. Doğuş Çocuk ve Doğuş Otomotiv, çocukların araç içi can güvenliğinin sağlanması ve ölüm-yaralanma oranlarının azaltılmasını hedefleyen “Arka Koltuk Benim” projesinin devamı olan kampanyada özellikle televizyon reklamlarıyla çocukların arka koltukta oturtulması, kırmızı ışıkta durulması gibi temel trafik kurallarına uymalarını sağlamayı amaçlıyor.

HSBC

HSBC Gönüllüleri Projesi

HSBC Gönüllüleri projesi ile, 3 yılda 30 bin çocuğa ulaşarak farklı ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı. Yoksul bölgelerdeki okullara bilgisayar, kitap, soba, mobilya yardımının yanı sıra, okulların boya, badana ve tadilat işlerini de üstleniyor. Ayrıca çocuk esirgeme kurumlarındaki kimsesiz çocuklara kıyafet, oyuncak yardımının yanı sıra çocukları tatile, tiyatroya veya yemeğe götürme gibi faaliyetlerle toplumla bütünleşmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Opet

Temiz Tuvalet Kampanyası

Türkiye’de yapılan en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden. Proje kapsamında eğitim vermeye devam eden OPET Eğitim Ekibi, yurt genelinde 72 ili gezerek 1 milyon kilometre yol katetti. bin 700 saat eğitimle 300 binin üzerinde kişi doğru ve temiz tuvalet kullanımı konusunda bilgilendirildi.

P&G

Prima Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek

Bebeklerin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi konusundaki toplumsal bilinci yükseltmeyi hedefleyen proje ile yeni doğum yapmış annelerin bilinçlendirilmesi ve eğitimi, annelerin sağlık hizmetlerine talebinin artırılması, bebek ve çocuk ölümlerinin azaltılması, erken çocukluk döneminde gelişimin desteklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bebeklerin doğdukları ilk anlarda hastanede yanlarında olunarak ailelere, bebeklerinin sağlıklı gelişimine yönelik temel bakım ve sağlık bilgileri proje ekibi tarafından yüzyüze verilerek, “Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek” eğitim kitapları dağıtılıyor

Avon

Meme Kanserine karşı Bilinçlendirme Mücadelesi

Avon kampanyasının Türkiye ayağını oluşturan çalışmalar sonunda oluşturulan fonlarla devlet hastanelerine mamografi cihazları bağışlanıyor. Kadınlar hastalık ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçlendiriliyor.

Kariyerinfo.com

Kategori KSSYorum (0)