Etiket arşivi | "ekonomi"

Dijital Ekonomi E-Ticaret Zirvesi ve Fuarı 1-2 Aralık’ta İstanbul’da


 

E-Baltaş (Coproline) tarafından Türk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA) ve Uluslararası Ticaret Eğiticileri Birliği (IATTO) işbirliği ile bu yıl Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek olan Dijital Ekonomi E-Ticaret Zirvesi ve Fuarı, 18 konuşmacının katılımı ile 1-2 Aralıkta Hilton Convention Center Istanbul’da düzenlenecek.

Dijital ekonomide iş modelleri, e-ticaret projeleri, dijital teknolojiler, dijital pazarlama, e-lojistik, mobil ticaret, sosyal ticaret, müşteri ilişkileri yönetimi, inovatif internet girişimleri ve e-parekende gibi çarpıcı konuların yerli ve yabancı konuşmacılar tarafından ele alınacağı zirveye iş dünyasından da büyük bir ilgi var.

Dünyanın bir numaralı teknoloji dergisi Wired’ın editörü David Rowan, Deloitte Kuzey Amerika Teknolojileri Başkanı Divakar Goswami, Ranault Mais Türkiye Genel Müdürü İbrahim Aybar, P&G Türkiye E-ticaret Müdürü Emre Açıkel gibi konuşmacıların da yer alacağı organizasyonda 40’a yakın kuruluşun da standı ziyaret edilebilecek.

Zirve’nin danışma kurulu üyeleri arasında Alphan Manas, Nevzat Aydın, Prof. Dr. Şule Özmen, Prof. Dr. Sedefhan Oğuz gibi konunun uygulama, araştırma ve yatırım alanlarında uzman 10 değerli isim yer alıyor.

Bu yılki zirvede gerçekleştirilmesi planlanan 3 farklı etkinlik için ise başvurular Nisan ayında alınmaya başlanmıştı.

• Bildiri Çağrısı Duyurusu: 100’e yakın üniversitenin rektörlüğüne iletilen çağrılarla akademik dünyanın e-ticaret konusundaki araştırmacılarının zirvede paylaşım kürsüsünden araştırmalarını sunması bekleniyor.

• Büyük Alıcı Etkinliği: Büyük miktarlarda alım gerçekleştiren bir kuruluşun satın alma yetkililerinin fuar alanına getirtilerek alıcılar ile temas ettirilmesi ve teklif alışverişlerinin yapılması amaçlanıyor.

• Başarı/Başarısızlık Öyküleri: Zirvede e-ticaret alanında başarılı ve başarısız olmuş e-ticaret girişimlerinin temsilcilerinin de konuşmacı olarak yer alması gündemdeki bir başka çalışma. Bu sayede nelerin yapılması gerektiğinin yanı sıra e-dünyada nelere dikkat edilmesi gerektiğinin de tartışmaya açılması hedefleniyor.

Büyük ve orta ölçekli grupların yönetim ve karar verici kadrolarının katılımı beklenen zirvenin tüm detaylarını www.eticaretzirvesi.org adresinden incelemek ve online kayıt yaptırmak mümkün.

 Detaylı bilgi için tıklayınız.

Kategori HaberlerYorum (0)

Büyüme Rakamı Sürpriz Yaptı


Türkiye İstatistik Enstitüsü Kurumu (TÜİK) Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.8 büyüdüğünü açıkladı. Türkiye böylece dünyanın ikinci, Avrupa’nın da en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.

 

TÜİK’e göre söz konusu dönemde, cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 318.4 milyar lira oldu. Sabit fiyatlarla ise bu dönemde ekonomi 27 milyar 910 milyon lira oldu.

 

Büyüme neredeyse tüm piyasa uzmanlarının beklentisinin üzerinde geldi. Gelen veri sonrası uzmanlar, 2011 sonunda büyümenin yüzde 8′e ulaşabileceğini tahmin ediyor. Piyasa beklentileri büyümenin yüzde 6.8 olacağı yönündeydi.

 

TÜİK diğer taraftan ilk çeyrekteki büyüme oranını da yüzde 11′den, yüzde 11.6′ya revize ederken, 2010 büyüme oranını da yüzde 8.9′dan yüzde 9′a yükseltti.

 

Kaynak: Hürriyet

 

 

Kategori HaberlerYorum (0)

TBB: Ekonomide Sert İniş Beklemiyoruz


TBB Başkanı Aydın, Merkez Bankası’nın aldığı kararların eskiye nispetle farklı ve sıra dışı olduğunu kabul ettiklerini söyledi. Aydın, “Ekonomide sert iniş beklentisi içinde değiliz” dedi.

 

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Türk bankacılık sektörünün Nisan-Haziran 2011 gelişmelerine ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin gelişmiş ülkelerdeki ciddi sorunlar nedeniyle önemli bir yol ayrımında bulunduğunu dile getirdi.

Aydın, ekonomik gündemin ilk sırasında ABD ve AB’nin alacağı kararların bulunduğunu, ya büyümenin daha yavaş bir hızda süreceğini ya da belirsizlik/yüksek riskli ortamın devam edeceğini söyledi. Yakın dönem gelişmelerin olumsuz gelişmelere dayanıklı olmanın temel koşullarından bir tanesinin finansal kurumların özkaynaklarının yüksekliği olduğunun altını çizen Aydın, bunun en etkin yolunun özkaynakların güçlenmesini sağlayacak ve büyümesini destekleyecek oranda faaliyet karının elde edilmesi olduğunu ifade etti.

Kredilerin büyüme hızındaki yavaşlamanın daha bariz olmasının beklendiğini belirten Aydın, getirilen sınırlama dikkate alındığında ikinci yarı için büyüme marjının yüzde 7 düzeyinde gözüktüğünü, maliyet artışı ve küresel riskler nedeniyle kredi faizlerinde yukarı yönlü baskının beklendiğini söyledi.

 

Kaynak: Ntvmsnbc

 

Kategori Bankacılık-Finans, Haberler, SektörelYorum (0)

“630 milyon dolara yeni Transit geliyor…”


Kocaeli fabrikasını 650 milyon dolara mal eden Ford Otosan, yeni Transit’in üretimi için üç yılda 630 milyon dolarlık yatırım yapacak. Ford Otosan, yeni Transit’le 3 vardiya ve 320 binlik üretim kapasitesine ulaşacak.

LEVENT KÖPRÜLÜ
Büyük bölümü bataklık durumunda olan Seka arazisi üzerine 650 milyon dolara kurulan ve 2001 yılından bu yana faaliyet gösteren Ford Otosan fabrikası, 630 milyon dolar yatırımla yeni nesil Transit ailesini üretmek üzere düğmeye bastı. Üç yıla yayılacak bu yatırımla birlikte, Gölcük fabrikasına bugüne kadar yapılan yatırımın miktarı 2.5 milyar dolara yaklaşacak.

Kriz nedeniyle zor günler yaşayan ve 2011 yılında çıkartmayı planladığı yeni nesil Transit projesini geçen yıl durdurduğunu açıklayan Ford Motor Company, söz konusu model için yeniden harekete geçti. Bu çerçevede Ford Otosan, piyasaya çıkış tarihi tam olarak açıklanmayan yeni Transit için 630 milyon dolar yatırım yapacağını açıklarken, Türkiye’deki en büyük yatırımlardan birine de imza atmış olacak.

Türk ekonomisi açısından da önemli bir adım atarak, yeni Transit modelinin üretimi için 630 milyon dolarlık bir yatırım yapacaklarını anlatan Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, “Bu rakam, bildiğim kadarıyla kriz sonrası açıklanan en büyük yatırım kararı. Bizim de, fabrika yatırımının ardından yapacağımız ikinci büyük yatırım. Bu nedenle çok önemli” dedi.

Yatırımın yeni Transit’in üretimi için gerekli olan teknoloji, ekipman ve diğer unsurları kapsayacağını belirten Otay, “Yatırımın ilk kuruşu bu yıl içinde harcanmış olacak. Tamamı üç yıla yayılacak” diye konuştu.

Tüm kapasiteyi kullanacak

Otay, yeni nesil Transit üretiminin başlamasının ardından mevcut 320 bin adetlik kapasitenin tamamını kullanma imkânına kavuşacaklarının altını çizerken, “Bu yıl üretimin 240 bin düzeyinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Şu an 2.5 vardiyaya ulaşmış durumdayız. Ancak yeni Transit tam olarak devreye girdiğinde üç vardiyaya çıkabileceğiz” ifadesini kullandı.
Yeni Transit yatırımın, Türk yan sanayi şirketlerine de ek kapasite sağlayacağını kaydeden Otay, “Bizim şu an 6 bin 150 çalışanımız var. Ek istihdam açısından kesin bir şey söyleyemem. Ancak üç vardiya yaptığımız dönemde çalışan sayımız, bundan 1000 kişi daha fazlaydı. Ayrıca yan sanayi üreticileri de ek istihdam yaratabilirler” dedi.

Ford Otosan Mali ve İdari İşler Müdürü (CFO) Oğuz Toprakoğlu ise dış kaynak maliyetinin ucuz olması nedeniyle yatırım için dış kaynakları tercih ettiklerine dikkat çekti. Toprakoğlu, Ford Otosan’ın sağlam bir bilanço yapısı bulunduğunun da altını çizerek, dış piyasalarda bir tıkanma olması durumunda bunun özkaynaklarla da yapılabileceğini söyledi. Ford Otosan Genel Müdürü Otay da, bankalarla görüşmelere çok önceden başladıklarını anlatırken, büyük ölçekli yatırım teşviği için de başvurularını yaptıklarını sözlerine ekledi.

Ana üretim merkezi
Ford Avrupa CEO’su Stephan Odell de, Motor Company tarafından yapılan yazılı açıklamada yer alan demecinde Ford Otosan’ın Kocaeli fabrikasını övdü ve “Bu yatırımla Kocaeli fabrikası, küresel üretim kabiliyetimizin önde gelen oyuncusu olmaya devam edecek ve Transit’in uzun başarı hikayesinin daha ileri taşınması konusunda bize yardımcı olacak” dedi.

‘Başarımızın meyvesi’
43 yıldır Transit modelinin üretimini yaptıklarını, son 8 yılda elde ettikleri pazar liderliğine bu modelin katkısının çok büyük olduğunu hatırlatan Otay, “Söz konusu yatırım, bugüne kadarki başarılarımızın meyvesi niteliğinde. Bungüne kadar 1 milyon 240 bin Transit ürettik. 700 binden fazlasını ihraç ettik. Transit üretimi sayesinde üst üste en iyi fabrika seçildik” dedi.
Yüzde 26’lık pazar payına ulaşan Transit’in Türkiye’deki satış başarısının da, yatırımda etkili olduğuna değinen Otay, “Global olarak krizden etkilenen ülkeler var. Türkiye gibi birçok gelişmekte olan ülke krizden daha hızlı çıkıyor. Bütün olarak bakıldığında yeni Transit modelleriyle ilgili müşteri potansiyelini görerek yatırım yapıyoruz” diye konuştu.
Otay, yeni Transit’in üçte ikisinin ihracat pazarları için üretileceğini belirtirken, aracın pek çok değişik versiyonu olacağını söylemekle yetindi. Yeni Transit’in gelişiyle birlikte sadece bir versiyonu İngiltere’de üretilecek. Halen üretilmekte olan modele Çin ve Vietnam’da devam edilecek.

Önemli model yatırımları

Ford Otosan-Yeni Ford Transit 650 milyon $
Tofaş-Yeni Fiat Doblo 600 milyon $
Tofaş-Minicargo (Fiorino, Nemo, Bipper) 530 milyon $
Toyota-Yeni Verso 200 milyon $
Oyak Renault-Renault Fluence 155 milyon $
Hyundai Assan-i20 75 milyon $

Milliyet Gazetesi

Kategori OtomotivYorum (0)

“Ekonomik çöküşün yan etkileri İK ile silinecek…”


CEE (Orta ve Doğu Avrupa) ve CIS ülkelerinden önde gelen yatırımcıların katıldığı, “2009-2014 İnsan Kaynakları Ajandası” anketinin sonuçları, Amrop Türkiye tarafından, Türkiye’nin önde gelen İnsan Kaynakları Yöneticilerinin katıldığı bir toplantı ile açıklandı.

Swiss Otel’de düzenlenen, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Ahmet Esen, Amrop Boardinc ortaklarından Ayşen Savcı ve Amrop Türkiye Danışmanı Gülven Aytekin’in evsahipliği yaptığı toplantıya Türkiye’nin önde gelen İnsan Kaynakları Yöneticileri katıldı.

Geçen 5 yılın öncelikleri ile gelecek 5 yıla yönelik hedefler ve kaygıların karşılaştırıldığı ankete, farklı sektörlerden 300’den fazla CEO, Bölge ve Ülke İK Direktörleri katıldı. Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi’nin; Bölgesel Yönetim, Expat Politikası, Yetenek Yönetimi, Eğitim & Gelişim, Üst Düzey Yönetici Arayışı ve İşe Alma ana başlıklarını kapsayan anketin sonuçları, Amrop Türkiye Danışmanı Gülven Aytekin tarafından açıklandı. Güven Aytekin, araştırma sonucunda öne çıkan noktaları şöyle sıraladı:

-Yatırımcılar ekonominin kötüye gitmesine karşın, CEE ve CIS bölgesinin uzun dönemli potansiyeline güvenmeye devam ettiler.
-Yatırımcıların %61’i yatırım planlarını devam ettirdi. Geri kalanlar ise ertelerken, sadece birkaç tanesi yatırım yapmayı kesti.
-Satış ve pazarlama fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi, bölgedeki performansı arttırmak için önceliklerin başında geldi.
-Yerel ülkenin yönetimini güçlendirmek ve CEE, CIS bölgelerindeki expatların sayısı azaltılarak maliyetleri düşürme eğilimi görüldü.
-Cevaplayanların çoğunluğundan, 2014’e kadar daha yüksek oranda merkezileşme uygulanacağı sonucu çıktığı için bölgesel merkezlerin rolünün artacağı öngörüldü.
-Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Ahmet Esen, özellikle hızlı büyüyen BRIC-MT ülkelerinde (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Meksika ve Türkiye), merkezileşme politikasının karar alma süreçlerini yavaşlatması sebebiyle ülke ekonomisine ve şirket cirolarına negatif yansıdığının altını çizdi.
-Ankette yatırımcıların 2014’e kadar en önem verdikleri konular arasında, “Yönetim Gelişimi, Personel Maliyetlerini Optimizasyonu ve Stratejik İnsan Kaynakları Planlaması” sıralandı.
-Ankete katılanların %43’ü 2014’e kadar yetenekli ve başarılı çalışanları bünyelerine kazandırmanın geçmişe göre zorlaşacağını söylüyor.
-Katılımcıların %75’i kriz döneminde işe alımları durdurduklarını ve küçülmeye yöneldiklerini belirttiler.
-Şirketlerin %30’una göre performansı artırabilecek ve geliştirebilecek başlıca liderlik yetkinlileri arasında “Stratejik Düşünme,

Vizyon Paylaşımı Değişimi Şekillendirmek ve Yönlendirmek” yer alıyor. Anket verilerinden iki temel sonuç ortaya çıktı;

1. Ekonomik çöküşün yan etkilerinin üstesinden gelmek, insan kaynakları direktörlerinin maliyet tasarrufu sağlayan, geliştiren ve tutan metotları kombine ederek, yaratıcılıklarını ve inovasyon becerilerini kullanmalarıyla mümkün olacak.
2. Başarılı çalışanlarına yatırım yapan, performansı ve yeni büyüme fırsatlarını maliyet optimizasyonuyla dengeleyebilen şirketler başarılı olacaklar.

Araştırma sonucundaki bulgulardan yola çıkan Amrop, yöneticilere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulundu. Amrop’un listelediği önerilerden bazıları şu şekilde;

-Şirketinizdeki anahtar pozisyonları belirleyerek onları, pazardakilerle kıyaslayın.
-Şirketinizde çalışanları tanıyın, onları değer yaratma yetkinliklerine göre kategorize edip, başarılı ve yetenekli olanları bilin.
-Çalışanlarınızın kısa ve uzun vadeli beklenti, motivasyon ve amaçlarını takip edin.
-Çalışanlarınızı gözlemleyerek, umut vaat ettiğini düşündüklerinizi koçluk ve danışmanlık hizmetleriyle destekleyin.
-Engagement programlarına odaklanın; bu programlar sayesinde başarılı çalışanlarınızı kaybetme riskiniz azalır.
-Çalışanlarınızı geliştirmeye yönelik programlar düzenlemeye özen gösterin; onları bu tip programlara dahil etmek, değişime gösterecekleri direnci düşürecektir.

yenibiris.com

Kategori SektörelYorum (0)

İstihdam Bilmeceleri


Şaşırtıcı haber internete hafta sonu düştü. Çin hükümetinden Yuan’ın değerinin piyasa koşulları tarafından belirlenebileceği yönünde işaretler gelmişti. Gözlerime inanamadım. Şüpheyle karşıladığımı söylemeliyim.

İyimser tefsir, Çin’in küresel ekonominin gerçekleri ile yüzleşmeyi nihayet kabul etmesidir. Kötümser tefsir, Yuan’ın Euro’ya karşı değer kazanmasını döviz sepetine geçerek telafi etmektir. İkincisi daha makul duruyor.

Yuan’dan söz edince aklıma aklıma aşırı değerli TL geldi. Dün sabah acaba siyasi sorunlar dövizi yükseltir mi diye bekledim. Beyhude umutlanmışım. TL az da olsa değer kazandı. Anlayan beri gelsin…

2008’le karşılaştırma

2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikalarının ekonomiye giydirdiği deli gömleğini yıllardır eleştiriyorum. Yüksek faizler ve beraberinde gelen aşırı değerli TL’nin en büyük zararı istihdama verdiğini özellikle vurguluyorum.

Tekrar edeyim. Türkiye’nin en önemli sorunu istihdam yetersizliği ve işsizliktir. Bütün anketlerde vatandaşın da aynı kanıda olduğu çıkıyor. Her sorulduğunda önce işsizlikten şikâyet ediyor. Önce o sorunun çözümünü istiyor.

Mart istihdam verileri yayınlandıktan sonra, geçen yıla kıyasla istihdamda görülen artışa dikkat çekildi.

Ekonominin tekrar istihdam yarattığı söylendi. Sanki işsizlik sorunu hafifliyor gibi bir hava oluştu.

2009’la karşılaştırma aslında aldatıcıdır. Geçen yıl ilkbahar ayları üretimin ve satışların dibe vurduğu dönemdi. Doğal olarak istihdam da düşmüştü. Talebin toparlanması ile birlikte üretim ve istihdam da artışa geçti.

Resmin daha iyi görülmesi için biraz çalıştım. Mart sayılarını kriz öncesi yıllarla karşılaştıran tablolar hazırladım. 2008’le karşılaştırmayı bugün sizlerle paylaşıyorum. Diğerlerini de önümüzdeki aylarda yayınlarım.

Ayrıntıdaki şeytanlar

İki yılda çalışabilir yaştaki (15+) nüfus 1.7 milyon, iş gücü ise 2.3 milyon artıyor. İş gücü dışı nüfus 500 bin azalıyor. Katılım oranı 2.8 puan yükseliyor. İlk bilmece budur. Ekonomi büyürken nüfus ve iş gücü artışı paralel gidiyordu. Krizle birlikte iş gücü daha hızlı artmaya başladı. Neden?

Devam edelim. İki yılda istihdam 1.4 milyon, işsizler 1 milyon yükseliyor. İstihdam artışı tarım ve tarım-dışı arasında eşit bölünüyor. 700 bin. İkinci bilmece: Tarımda istihdam neden artıyor? Türkiye “tarımlaşma mucizesi” (!) mi keşfetti?

Vatandaş iş deyince aslında ücretli istihdamı kasdediyor.

İki yıllık artış sadece 600 bindir. Yaratılan istihdamın geri kalan 800 bini kendi hesabına çalışanlar ve ücretsiz aile çalışanıdır. Üçüncü bilmece: Bu insanlar ne üretiyor?

İlk çeyrek milli geliri yakında açıklanıyor. Takvim ve mevsim etkisi temizlenince, 2008 ilk çeyreğini yakalaması bekleniyor. Halbuki iki yılda istihdamda yüzde 6,6 artış var. Ortalama verimin aynı oranda düşmesi anlamına geliyor.

Neden?

Son olarak kriz öncesinde yüzde 11 olan işsizlik oranının canlanmaya rağmen yüzde 13,8’e tırmandığını belirtelim.

Fark (2.8 puan) katılım oranındaki artışa eşittir.

Görüldüğü gibi bilmeceler iç içedir.

Özet: işsizlik açısından iyimser olamadığımı söylemeliyim.

Asaf Savaş Akat / Vatan

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)