<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Businews &#187; ekonomik büyüme</title>
	<atom:link href="http://www.businews.eu/tag/ekonomik-buyume/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.businews.eu</link>
	<description>İş Dünyasına Hazırlayan Gazete</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 10:31:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Büyüme Rakamı Sürpriz Yaptı</title>
		<link>http://www.businews.eu/2011/09/buyume-rakami-surpriz-yapti/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2011/09/buyume-rakami-surpriz-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 06:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>edit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=11555</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Enstitüsü Kurumu (TÜİK) Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.8 büyüdüğünü açıkladı. Türkiye böylece dünyanın ikinci, Avrupa&#8217;nın da en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. &#160; TÜİK&#8217;e göre söz konusu dönemde, cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 318.4 milyar lira oldu. Sabit fiyatlarla ise bu dönemde ekonomi 27 milyar 910 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-11556" href="http://www.businews.eu/2011/09/buyume-rakami-surpriz-yapti/ekonomi/"><img class="alignnone size-full wp-image-11556" title="ekonomi" src="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/ekonomi.jpg" alt="" width="560" height="368" /></a>Türkiye İstatistik Enstitüsü Kurumu (TÜİK) Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.8 büyüdüğünü açıkladı. Türkiye böylece dünyanın ikinci, Avrupa&#8217;nın da en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TÜİK&#8217;e göre söz konusu dönemde, cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 318.4 milyar lira oldu. Sabit fiyatlarla ise bu dönemde ekonomi 27 milyar 910 milyon lira oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Büyüme neredeyse tüm piyasa uzmanlarının beklentisinin üzerinde geldi. Gelen veri sonrası uzmanlar, 2011 sonunda büyümenin yüzde 8&#8242;e ulaşabileceğini tahmin ediyor. Piyasa beklentileri büyümenin yüzde 6.8 olacağı yönündeydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TÜİK diğer taraftan ilk çeyrekteki büyüme oranını da yüzde 11&#8242;den, yüzde 11.6&#8242;ya revize ederken, 2010 büyüme oranını da yüzde 8.9&#8242;dan yüzde 9&#8242;a yükseltti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: Hürriyet</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2011/09/buyume-rakami-surpriz-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/ekonomi-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/ekonomi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ekonomi</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/ekonomi-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>IMF, Büyüme Tahminini Revize Etti</title>
		<link>http://www.businews.eu/2011/09/imf-buyume-tahminini-revize-etti/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2011/09/imf-buyume-tahminini-revize-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2011 05:09:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>edit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB)]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[küresel büyüme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=11494</guid>
		<description><![CDATA[&#160; IMF, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı yönlü revize ederek, yüzde 4&#8242;e çekti &#160; İtalyan haber ajansı Ansa&#8217;nın Fonun Küresel Ekonomik Görünüm Raporunun taslak metnine dayandırdığı haberine göre, Fon, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 4,3&#8242;ten yüzde 4&#8242;e, gelecek yıl içinse yüzde 4,5&#8242;ten yüzde 4,2&#8242;ye indirdi. &#160; Fon, bu yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-11499" href="http://www.businews.eu/2011/09/imf-buyume-tahminini-revize-etti/imf-2/"><img class="alignnone size-full wp-image-11499" title="imf" src="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/imf.jpg" alt="" width="560" height="292" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IMF, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı yönlü revize ederek, yüzde 4&#8242;e çekti</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İtalyan  haber ajansı Ansa&#8217;nın Fonun Küresel Ekonomik Görünüm Raporunun taslak  metnine dayandırdığı haberine göre, Fon, bu yıl için küresel ekonomik  büyüme tahminini yüzde 4,3&#8242;ten yüzde 4&#8242;e, gelecek yıl içinse yüzde  4,5&#8242;ten yüzde 4,2&#8242;ye indirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fon, bu yıl için Euro Bölgesi  ekonomik büyüme tahminini yüzde 2&#8242;den yüzde 1,7&#8242;ye, 2012 yılı için yüzde  1,7&#8242;den yüzde 1,3&#8242;e, gelişmekte olan ülkeler için 2011 yılı büyüme  tahminini yüzde 6,6&#8242;dan yüzde 6,5&#8242;e, gelecek yıl için yüzde 6,4&#8242;ten  yüzde 6,2&#8242;ye indirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IMF ayrıca, ABD ekonomisinin bu yıl yüzde  1,6, gelecek yıl ise yüzde 2 büyüyeceğini tahmin ediyor. Fon, Haziran  ayında açıkladığı &#8221;Küresel Ekonomik Görünüm&#8221; raporunda ABD  ekonomisinin bu yıl yüzde 2,5, gelecek yıl da yüzde 2,7 büyüyeceğini  öngörmüştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ansa, 29 Ağustosta da IMF&#8217;in Küresel Ekonomik Görünüm  Raporunun taslak metnine dayandırarak bir haber yayımlamıştı. Buna  göre, Fon, Fransa için tahminini yüzde 2,1&#8242;den yüzde 1,8&#8242;e, 2012 yılı  için yüzde 1,9&#8242;dan yüzde 1,6&#8242;ya, İtalya için öngörüsünü ise yüzde 1&#8242;den  yüzde 0,8&#8242;e, 2012 yılı için yüzde 1,3&#8242;ten yüzde 0,7&#8242;ye indirmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IMF  yalnızca Almanya&#8217;nın 2011 yılı için büyüme tahmini yüzde 3,2&#8242;de  bırakırken, 2012 yılına ilişkin büyüme tahminini yüzde 2&#8242;den yüzde  1,6&#8242;ya çekmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geçen yıl gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH)  yüzde 3 artan ABD&#8217;nin ekonomik büyümesinde yıl başından bu yana ciddi  bir yavaşlama görülüyor. Dünyanın en büyük ekonomisinin GSYH&#8217;si bu yılın  ilk çeyreğinde yıllık bazda yalnızca yüzde 0,4, ikinci çeyrekte ise  yüzde 1 artış kaydetti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IMF raporun taslak metninde, ABD&#8217;nin,  hızlı bir şekilde ülkenin orta vadede bütçe açığını azaltma planı  açıklaması gerektiğini vurgulamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle gelişmiş ülkelerde  ekonomik aktivitelerin yavaşladığına dikkati çeken IMF, küresel  ekonominin daha dengesiz bir hale geldiğine ve aşağı yönlü risklerin  arttığına işaret etmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uluslararası Para Fonu, Euro Bölgesi&#8217;nde yaşanan borç krizi risklerine vurgu yaparak, Avrupa Merkez  Bankası&#8217;na (ECB) aşırı oynaklığa karşı tahvil piyasasına müdahale etmeye  devam etme çağrısında bulunmuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IMF&#8217;in küresel ekonomiye ilişkin son tahminlerini 20 Eylülde açıklaması bekleniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: Bloomberght</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2011/09/imf-buyume-tahminini-revize-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/imf-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/imf.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imf</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/09/imf-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Morgan Stanley&#8217;den Risk Uyarısı</title>
		<link>http://www.businews.eu/2011/07/morgan-stanleyden-risk-uyarisi/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2011/07/morgan-stanleyden-risk-uyarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2011 10:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>edit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Morgan Stanley]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=10380</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Morgan Stanley Türkiye&#8217;nin ilk çeyrekte yüzde 11 büyümesinin riskli olduğunu kaydetti. Türkiye&#8217;nin ilk çeyrekte gösterdiği yüzde 11&#8242;lik büyüme oranını değerlendiren Morgan Stanley, bu güçlü büyümenin, 2011 için yüzde 5.5 ve 2012 için yüzde 4.5 olarak açıkladıkları büyüme tahminlerine yönelik yukarı yönlü risk oluşturduğunu bildirdi. Ancak Morgan Stanley, büyümenin yılın ikinci çeyreğinden itibaren yavaşlamaya başladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-10381" href="http://www.businews.eu/2011/07/morgan-stanleyden-risk-uyarisi/screen-shot-2011-07-04-at-1-25-24-pm/"><img style=' display: block; margin-right: auto; margin-left: auto;'  class="aligncenter size-full wp-image-10381" title="Screen shot 2011-07-04 at 1.25.24 PM" src="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/07/Screen-shot-2011-07-04-at-1.25.24-PM.png" alt="" width="601" height="295" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Morgan Stanley Türkiye&#8217;nin ilk çeyrekte yüzde 11 büyümesinin riskli olduğunu kaydetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ilk çeyrekte gösterdiği yüzde 11&#8242;lik büyüme oranını değerlendiren  Morgan Stanley, bu güçlü büyümenin, 2011 için yüzde 5.5 ve 2012 için yüzde 4.5 olarak açıkladıkları büyüme tahminlerine yönelik yukarı yönlü risk oluşturduğunu bildirdi. Ancak  Morgan Stanley, büyümenin yılın ikinci çeyreğinden itibaren yavaşlamaya başladığı beklentileri nedeniyle 2011 ve 2012 için beklentilerini koruduklarını da vurguladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: Gazeteport Ekonomi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2011/07/morgan-stanleyden-risk-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/07/Screen-shot-2011-07-04-at-1.25.24-PM-150x150.png" />
		<media:content url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/07/Screen-shot-2011-07-04-at-1.25.24-PM.png" medium="image">
			<media:title type="html">Screen shot 2011-07-04 at 1.25.24 PM</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/07/Screen-shot-2011-07-04-at-1.25.24-PM-150x150.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Çift Haneli Büyüme, Rekor Ticaret Açığı</title>
		<link>http://www.businews.eu/2011/06/cift-haneli-buyume-rekor-ticaret-acigi/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2011/06/cift-haneli-buyume-rekor-ticaret-acigi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 09:14:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>edit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[dış ticaret açığı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Sengül Dağdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[Suat Teker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=10265</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüdü. &#160; Türkiye ekonomisi alınan tüm önlemlere rağmen güçlü büyümesini 2011&#8242;in ilk çeyreğinde de sürdürdü. &#160; Piyasa beklentisi yüzde 8-9 arasındaydı.Hükümetten bazı isimler ise büyümenin çift haneli olabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuşlardı. &#160; Ekonomi ilk çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 1.4 büyüdü. Beklenti büyümenin yüzde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-10282" href="http://www.businews.eu/2011/06/cift-haneli-buyume-rekor-ticaret-acigi/screen-shot-2011-06-30-at-12-30-33-pm/"><img style=' display: block; margin-right: auto; margin-left: auto;'  class="aligncenter size-full wp-image-10282" title="Screen shot 2011-06-30 at 12.30.33 PM" src="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/06/Screen-shot-2011-06-30-at-12.30.33-PM.png" alt="" width="606" height="312" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüdü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye ekonomisi alınan tüm önlemlere rağmen güçlü büyümesini 2011&#8242;in ilk çeyreğinde de sürdürdü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Piyasa beklentisi yüzde 8-9 arasındaydı.Hükümetten bazı isimler ise büyümenin çift haneli olabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuşlardı.</p>
<p>&nbsp;<br />
Ekonomi ilk çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 1.4 büyüdü. Beklenti büyümenin yüzde 3.6 seviyesinde gerçekleşmesiydi. İmalat sanayi yılın ilk çeyreğinde yüzde 12.3 genişledi.</p>
<p>&nbsp;<br />
Piyasa beklentisi olan yüzde 9,7&#8242;nin çok üstünde gelen büyüme rakamının hükümetin aldığı önlemlerle ikinci çeyrekte yavaşlaması bekleniyor.</p>
<p>&nbsp;<br />
<strong>DIŞ TİCARET YİNE REKOR KIRDI</strong><br />
İthalata bağlı yüksek büyüme ise Mayıs ayı dış ticaret rakamlarına da yansıdı. Mayıs ayı dış ticaret açığı 10.1 milyar dolar ile rekor kırdı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 52.1 tarihinin en düşük seviyesine indi.</p>
<p>Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 104.2 oranında artışla rekor kırarken, hammadde ihracatı yüzde, imalat sanayi ihracatı ise yüzde 13,3&#8242;e yükseldi.</p>
<p>AB&#8217;ye yapılan ihracatın payı ise yüzde 46,8&#8242;e çıkarken Almanya en yüksek ihracat yapılan ülke olarak ilk sırada yeraldı. Motorlu kara taşıtları ve aksam parçalarıise Mayıs ayında  1 milyar 274 milyon dolarla en büyük ihracat kalemi olarak yeraldı.</p>
<p>“Kazanlar, makina ve cihazlar, aletler ve bunların aksam-parçaları”, “demir ve çelik ve &#8220;elektrikli makina ve cihazlar, bunların aksam-parçaları” ise  en büyük ihracat kalemleri olarak sıralandı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ÖZEL TÜKETİMİN KATKISI YÜKSEK</strong><br />
ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren Gazeteport&#8217;a yaptığı açıklamada, büyüme rakamları içerisinde özel tüketim ve Yatırımın katkısının yüksek olduğunu vurguladı. Özellikle özel tüketimin, büyümeye katkı açısında 4.büyük rakam olduğunun altını çizdi. Büyümenin beklentilerin üzerinde gelmesiyle yıl sonu büyüme rakamının beklentiyi aşacağını da sözlerine ekledi. Büyümenin kontrollü olmasının ve temkinli duruş gerektirebileceğini belirten Dağdeviren, dış ticaret rakamlarının da beklentiyi aşmasıyla 2. çeyrekte büyümede belirgin bir yavaşlama görülmeyeceğini söyledi.</p>
<p><strong><br />
MERKEZ FAİZ SİLAHINI ÇEKECEK</strong><strong><br />
</strong>Bugün açıklanan büyüme-ve dış ticaret açığı rakamını Gazeteport&#8217;a değerlendiren Okan Üniversitesi İİBF Dekan Porf. Dr. Suat Teker&#8217;de Türkiye&#8217;nin dış ticaret açığı vererek büyümesini sürdürdüğünü ve bundan sonra hükümetin ekonomiyi soğutmak için daha radikal tedbirler alacağını söyledi.<br />
<strong><br />
</strong>Teker, açıklanan rakamların bugüne kadar ekonomiyi soğutmaya yönelik alınan tedbirlerin işe yaramadığı en azından azaltmaya yetmediğinin bir göstergesi olduğunu hatırlatarak, &#8220;<strong> Merkez seçim öncesi hükümetinde etkisi ile daha önce yapması gereken faiz artırımını yapmak zorunda . Cari açığı azaltmak adında kredi hacmini daraltacak önlemlerle bunun olmayacağı zaten biliniyordu. Merkez faiz artışında geç kaldı.Ancak bu rakamların gösterdiği tablo Merkez&#8217;i faiz silahını kullanmaya zorlayacak. Piyasalarda bu baskı vardı. Şimdi buna kayıtsız kalamayacak&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>FATURASI AĞIR OLUR</strong><strong><br />
</strong>Yüksek dış ticaret açığının sürdürülebilir olmadığına da dikkat çeken Prof.Dr. Suat Teker, bundan sonra tüketimi dolayısıyla ithalatı frenlemenin zorunlu hale geldiğini belirterek,  ithalatı azaltmaya yönelik önlemlerin alınmamasının Türkiye&#8217;ye faturasının ağır olacağını söyledi.</p>
<p>Teker, &#8221; Sadece Türkiye değil, diğer dünya ülkeleri de tarihi tekerrüt ettirecek hatalar yapıyorlar ve bunun bedelini ödüyorlarYaşanan krizler ve Yunanistan&#8217;ın durumu ortada&#8221; dedi.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>İKİNCİ ÇEYREKTE DE BÜYÜME SÜRER</strong><strong><br />
</strong>Yaz aylarının tüketimdeki artış nedeniyle ikinci çeyrek rakamlarının da yüksek geleceğini dile getiren Teker, büyümedeki yavaşlamanın ancak üçüncü ve son çeyrekte görülebileceğini 2011 yıl sonu  büyümesinin ise yüzde 6 -7 oranında gerçekleşmesinin iyimser bir tahmin olduğunu söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YÜKSEK BÜYÜME VE CARİ AÇIK ARASINDA TERCİH YAPILACAK</strong><br />
<strong>Şeker Yatırım Başekonomisti İbrahim Aksoy</strong> ise 1. Çeyrek büyüme rakamlarının çok yüksek geldiğini ifade etti. Aksoy, <strong>her ne kadar büyüme rakamı ilk çeyreğe ait olsa da, ikinci çeyrekte büyüme göstergelerinde cari açıkta anlamlı bir düşüşe neden olacak yavaşlama görülmediği için ilave parasal sıkılaştırma gelmesi gerektiğini </strong>belirtti.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>SIKILAŞTIRMA ARTMALI</strong><br />
Mayıs ayı dış ticaret rakamlarıyla birlikte değerlendirildiğinde cari açıkta olumlu bir gelişme görmek için çok erken olduğunu kaydeden Aksoy, bunun için ihracat büyüme hızının ithalat büyüme hızına yakınlaşması gerektiğini kaydetti. Mayıs ayı itibariyle ihracatın yıllık bazda %11,7, ithalatın ise %42,6 artması bu noktadan çok uzak olduğumuzu gösteriyor. Merkez Bankası’nın haftalık repo ihaleleri ile piyasayı bankacılık sistemini 56 milyar TL’lik likidite sağlayarak fonlaması nedeniyle zorunlu karşılık artışı gibi diğer önlemlerin henüz etkisini göstermediğini dile getiren Aksoy, şimdiye kadar alınan tedbirlerin faiz artışı yoluyla desteklenerek parasal sıkılaştırmanın artırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>2012&#8242; DE NE OLACAK?</strong><br />
Faizlerin tarihsel olarak çok düşük seviyelerde seyrettiğini ve şimdiye kadar Merkez Bankası ve BDDK tarafından alınan tedbirlerin kredi faiz oranlarında artış yoluyla tüketici davranışını etkileme potansiyelinin fazla olmadığını kaydeden Aksoy, bu yıl büyüme oranı için yukarı yönlü risklerin mevcut olduğunu belirtti. Bu durumda <strong>&#8217;2012&#8242;de ne olacak?&#8217; </strong>sorusunun önem kazandığını söyleyen Aksoy, bu yılki yüksek büyüme oranları ve ekonomi yönetiminin cari açığa karşı tedbirleri göz önünde bulundurulduğunda <strong>2012&#8242;de yüzde 2-3 oranlarında büyümenin sürpriz olmayacağını </strong>sözlerine ekledi. Aksoy bu noktada Türkiye’nin yapısal değişiklikler olmadan, gelecek yıl için<strong> yüksek büyüme ve rekor cari açık arasında tercih yapılacağını </strong>söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mayıs ayında ihracat yüzde 7 gerilerken, ithalat yüzde 2.4 düştü. Mayıs ayında petrol ithalatı 4 milyar 370 milyon dolar oldu.</p>
<p><strong>DIŞ TİCARET AÇIĞI MAYIS’TA YÜZDE 104.2 ARTTI </strong><strong><br />
</strong>İhracat 2011 yılı Mayıs’ta ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11.7 artarak, 10 milyar 948 milyon dolara, ithalat yüzde 42.6 artarak 21 milyar 5 milyon dolara yükseldi. Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 104.2 artışla 4 milyar 926 milyon dolardan 10 milyar 57 milyon dolara çıktı. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 66.5’ten yüzde 52.1’e geriledi. İhracat 2011 yılının ilk 5 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.1 artışla 54 milyar 263 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 43.8 artışla 98 milyar 17 milyon dolara ulaştı. Dış ticaret açığı yüzde 90.3 artarak 43 milyar 754 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Yılın ilk 5 ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 55.4’e geriledi.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Gümrük Müsteşarlığı işbirliği ile oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; 2011 yılı Mayıs ayında, 2010 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 11.7 artarak 10 milyar 948 milyon dolara, ithalat yüzde 42.6 artarak 21 milyar 5 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 104.2 artarak 4 milyar 926 milyon dolardan, 10 milyar 57 milyon dolara ulaştı. 2010 Mayıs ayında yüzde 66.5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2011 Mayıs ayında yüzde 52.1’e geriledi. 2011 yılı Ocak ayında ihracat yüzde 21.9, Şubat ayında yüzde 21.7, Mart ayında yüzde 19.5, Nisan’da 26.5 artış gösterirken, ithalat artış hızı sırasıyla yüzde 44.6, yüzde 48.7, yüzde 44, yüzde 40.2 oranında artmıştı.</p>
<p>Bu arada ihracat yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.1 artışla 54 milyar 263 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 43.8 artışla 98 milyar 17 milyon dolara ulaştı. Dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 90.3 artarak 43 milyar 754 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 66.3’ten yüzde 55.4’e geriledi.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İTHALAT YÜZDE 40.2 ARTTI</strong><br />
Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2011 yılı Mayıs ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat değişim oranı yüzde 11.7 ithalatın değişim oranı ise yüzde 37 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2011 Mayıs ayında bir önceki aya göre ihracatta yüzde 7, ithalatta ise yüzde 2.4’lük bir azalma oldu. 2010 Mayıs ayında yüzde 66.5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2011 Mayıs ayında yüzde 52.1’e geriledi.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>HAMMADDE İHRACATI YÜZDE 8 ARTTI</strong><br />
Sermaye (yatırım) malları ihracatı Mayıs’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18.5 artışla 1 milyar 169.3 milyon dolara çıkarken, hammadde ihracatı yüzde 8 artışla 5 milyar 732.8 milyon dolara yükseldi. Tüketim malları ihracatı yüzde 15.8 artışla 4 milyar 5.8 milyon dolara çıktı. Yılın ilk beş aylık döneminde sermaye malları ihracatı yüzde 20.4 artışla 5 milyar 704 milyon dolara, ham madde ihracatı yüzde 22.7 artışla 27 milyar 554 milyon dolara, tüketim malları ihracatı yüzde 38.4 artışla 20 milyar 824 dolara ulaştı.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>İMALAT SANAYİ İHRACATI YÜZDE 13.3 ARTTI</strong><br />
İmalat sanayi ihracatı Mayıs’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.3 artışla 10 milyar 313.8 milyon dolara çıktı. İmalat sanayi ihracatı, toplam ihracatın yüzde 94.2’sini oluşturdu. Mayıs’ta tarım ve ormancılık ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10.2 azalışla 346.8 milyon dolara gerilerken, madencilik ve taşocakçılığı ihracatı yüzde 13 azalışla 219.6 milyon dolar düzeyine indi. Balıkçılık ihracatı yüzde 40.7 artışla 11.6 milyon dolar, diğer kalemlerin ihracatı yüzde 6 artışla 56 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p><strong><br />
</strong><strong>HAMMADDE İTHALATI MAYIS’TA YÜZDE 37.4 ARTTI</strong><br />
Sermaye malları ithalatı Mayıs’ta yüzde 73.1 artışla 3 milyar 615 milyon dolara yükseldi. Hammadde ithalatı Mayıs’ta yüzde 37.4 artışla 14 milyar 762.4 milyon dolara, tüketim malları ithalatı yüzde 38.3 artışla 2 milyar 593.8 milyon dolara ulaştı. Yılın ilk beş aylık döneminde sermaye malları ithalatı yüzde 57.1 artışla 15 milyar 112.9 milyon dolara, ham madde ithalatı yüzde 41.4 artışla 69 milyar 889.5 milyon dolara, tüketim malları ithalatı yüzde 41.2 artışla 12 milyar 592.3 dolara ulaştı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>AB’NİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 46.8’E ÇIKTI</strong><br />
2010 Mayıs ayında yüzde 42.3 olan Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki payı, 2011 Mayıs ayında yüzde 46.8’e çıktı. AB’ye yapılan ihracat, 2010 yılının aynı ayına göre yüzde 23.6 artarak 5 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 2010 Mayıs ayına göre yüzde 35.3 artarak 1 103 milyon dolar olurken, Almanya’yı sırasıyla 709 milyon dolarla İtalya, 640 milyon dolarla Irak, 624 milyon dolarla İngiltere ve 601 milyon dolarla Fransa takip etti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ALMANYA İTHALATTA İLK SIRADA</strong><br />
Almanya ithalatta da, ilk sırada yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 71.2 artarak 2 milyar 295 milyon dolar olarak gerçekleşti. Almanya’yı sırasıyla 1 milyar 930 milyon dolarla Çin, 1 milyar 712 milyon dolarla Rusya Fedarasyonu ve 1 milyar 712 milyon dolarla ABD izledi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İHRACATTA MOTORLU KARA TAŞITLARI İLK SIRADA YER ALDI</strong><br />
2011 Mayıs ayında fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi 1 milyar 274 milyon dolarla “motorlu kara taşıtları ve aksam parçaları” oluşturdu. Bu fasılı 989 milyon dolarla “kazanlar, makina ve cihazlar, aletler ve bunların aksam-parçaları”, 978 milyon dolarla “demir ve çelik” 650 milyon dolarla “elektrikli makina ve cihazlar, bunların aksam-parçaları” ve 650 milyon dolarla “örme giyim eşyası ve aksesuarları” izledi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>EN YÜKSEK İTHALATI OLAN FASIL MİNERAL YAKITLAR VE YAĞLAR</strong><br />
Mayıs ayında; en yüksek ithalatı olan fasıl 4 milyar 370 milyon dolarla “mineral yakıtlar ve yağlar” oldu. Bu fasılı; 25 milyar 478 milyon dolarla “kazanlar, makina ve cihazlar, aletler ve bunların aksam-parçaları”, 1 milyar 586 milyon dolarla “demir ve çelik”, 1 572 milyon dolarla “motorlu kara taşıtları” ve 1 milyar 459 milyon dolarla “elektrikli makine ve cihazlar, bunların aksam-parçaları” izledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: Gazeteport Ekonomi</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2011/06/cift-haneli-buyume-rekor-ticaret-acigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/06/Screen-shot-2011-06-30-at-12.30.33-PM-150x150.png" />
		<media:content url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/06/Screen-shot-2011-06-30-at-12.30.33-PM.png" medium="image">
			<media:title type="html">Screen shot 2011-06-30 at 12.30.33 PM</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2011/06/Screen-shot-2011-06-30-at-12.30.33-PM-150x150.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Büyüme Stratejisi Nedir?</title>
		<link>http://www.businews.eu/2010/04/turkiyenin-buyume-stratejisi-nedir/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2010/04/turkiyenin-buyume-stratejisi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 09:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İŞ'in Püf Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme planı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=3550</guid>
		<description><![CDATA[Çin'in yükselişinin bize ve herhalde pek çok ülkeye daha şöyle bir mesaj vermiş olması gerekir: "İşçilik maliyetlerini düşük tutarak ayakta kalmakta olduğumuz sektörlerde işimiz zordur." ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türkiye ekonomisinin dinamikleri üzerinde düşünmeye başlamıştık. İlk önce, geçen hafta, düşük tasarruf oranı meselesine değindik. Orada yapılması gereken güçlü bir mali kural ve de onun güvenilirliğini garanti altına alacak bir izleme mekanizmasıydı. Bu hafta konumuz ise ekonomimizin bir başka meselesi olsun istedim. Sizce Türkiye&#8217;nin büyük bir ekonomi olması, burada büyüme sürecinin yeniliklere ve icatlara dayalı olması ihtimalini olumsuz etkiler mi? El cevap: Etkiler. Ya da daha temkinli ifade etmek gerekirse etkileyebilir. Gelin bir bakalım. Ortadaki problemi görelim.</p>
<p style="text-align: justify;"><img style=' float: left; padding: 4px; margin: 0 7px 2px 0;'  class="alignleft size-full wp-image-3551" title="buyume" src="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2010/04/buyume.jpg" alt="" width="210" height="280" />Önce isterseniz ne demek istediğimi daha açıklıkla ifade edeyim. Çin&#8217;in yükselişinin bize ve herhalde pek çok ülkeye daha şöyle bir mesaj vermiş olması gerekir: &#8220;İşçilik maliyetlerini düşük tutarak ayakta kalmakta olduğumuz sektörlerde işimiz zordur.&#8221; İş neden zordur? Birincisi, işçilik maliyetlerini, bugün için, Çin&#8217;den daha düşük tutabilmek mümkün değildir. Hayali bile söz konusu değildir. İkincisi, orada önümüzdeki on yıl süresince her yıl sanayi işçisi haline gelebilecek yaklaşık otuz milyon kişi varken, ucuz işgücü maliyetlerine dayalı rekabete kalkışmak sürdürülebilir değildir. Böyle bakıldığında, çıkarılması gereken sonuç açıktır: Türkiye benzeri ülkelerin rekabet güçlerini koruyabilmek için işgücü kalitesini artırmaları<strong> </strong>ve değer zincirinde birkaç aşama yukarıya çıkarak, kendilerine farklı bir faaliyet alanı oluşturmaları gerekmektedir. Mevcut işini sürdüremeyecek olanın kendine bir yeni iş alanı tanımlamasında fayda vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada insanın aklına gelen, aynı iş kolunda, verimliliği artıracak yenilikler olabilir. Örneğin, bilgisayar teknolojisinin iş süreçlerinde kullanıma sokulması her sektörde etkinlik kazançlarına yol açmıştır. Bu durumda, Çin&#8217;le rekabet etmek isteyenin, kendi iş yapma biçimini değiştirmesi, daha kaliteli bir işgücüne sahip olmanın öneminin farkına varması, hangi sektörde faaliyet gösteriyorsa, o alanda yeni teknolojiler geliştirmeye ağırlık vermesi gerekmektedir. Evvelki hafta İsrail&#8217;de kurulu bir şirket, derin yaraları, dikişsiz, ipliksiz &#8221;dikebilmeye&#8221;<strong> </strong>imkân sağlayan bir cihazı tanıtıyordu mesela. Eskinin &#8220;Uzay Yolu&#8221; dizilerinde Doktor McCoy öyle yapardı. Yaşı elliye yaklaşanlar bilir. Şimdi adamlar yapıyorlar işte. Dolayısıyla ya iş sürecinizde teknoloji ile birlikte bir yenilik yapacaksınız ya da bir icat çıkaracaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeniliklere dayalı yaratıcı yıkım sürecinin piri Joseph Schumpeter&#8217;dır. &#8221;Kapitalizm Yaşamını Sürdürebilir mi?&#8221;<strong> </strong>başlıklı kitabında, mealen, &#8221;Ben kapitalizmin yerini aynı Marx&#8217;ın söylediği gibi sosyalizme bırakacağına inanıyorum ama&#8230;&#8221; diyerek yaratıcı yıkım sürecini yeniden anlatır. Her yenilik yapan, icat çıkaran, kendisinden öncekileri alt eder ve bir sonraki icatçının kendisini piyasanın dışına atmasını bekler. Piyasa böyle işler. Serbest piyasanın erdemi budur. Öyle <strong><span style="font-weight: normal;">&#8220;mükemmel işleyen piyasalar&#8221;</span> </strong>ve &#8221;malumatın anında fiyatlar aracılığıyla sistemin içinde dağılması&#8221; filan da yoktur. Ne vardır? Stiglitz&#8217;in 1980&#8242;den beri bağıra bağıra anlatmaya çalıştığı gibi &#8221;piyasalar, malumat asimetrisi ile maluldür&#8221;.<strong> </strong>Malul piyasanın etkinliği filan da olmaz. Orada esasen kamu düzenlemesi olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Nedir yaratıcı yıkım sürecinin ya da yeniliklere dayalı büyümenin temel problemi? Yenilik yapabilmek demek, yarınki üretim artışı için bugünkü üretimden fedakârlık yapmak demektir. Araştırma ve geliştirme yapmak kaynak ister. Hem de sonucu belli olmayan bir macerada yürümeyi gerektirir. Burada değişim öyle kendi başına olmaz. İhtiyaç ne kadar büyük ve anlık ise bu sistemin yeniliklere yönelik arayışı o kadar büyük olur. Şimdi Türkiye açısından bakıldığında, televizyon, buzdolabı ve otomobiller için kocaman bir pazarı olan bir büyük ekonomiden bahsediyoruz. Bu pazarın bugünlerde şirketler kesimine kendiliğinden, &#8221;Yenilik yapın, yenilik yapın, yoksa yok olursunuz&#8221; demesini beklememek gerekmektedir. Ortadaki ikilemin farkında olmak gerekir. Bir yandan, birisi çıkıp yenilik yapsa ve bu yenilik tutsa, arkadan hemen taklitleri de piyasaya gireceği için kârın tamamı yeniliği yapan kişiye kalmaz. (Televizyonlardaki UFO reklamlarını izliyor musunuz efendim?) Öte yandan, yenilik tutmazsa, edilen zararın tamamı yenilikçi tarafından üstlenilir. Türkiye&#8217;de bu ikilemin sonucu, potansiyel yenilikçiler de toplum için optimal olandan daha az yenilik yaparlar. Hal böyle olunca &#8221;yaratıcı yıkım süreci&#8221;<strong> </strong>ille de zamanında işlemez. Kapitalizm belki de onun için krizlerle doludur. Bir halden diğerine şöyle yağdan kıl çeker gibi bir türlü geçilemez, bol miktarda acı olmadan değişim olmaz. Adı üstünde &#8221;yıkım&#8221; zaten.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben bugünlerde İsrail&#8217;in son yirmi yılda nasıl yeniliklere dayalı bir büyüme süreci sergileyebildiğini ve bu kadar kapsamlı bir iktisadi dönüşümü gerçekleştirdiğini anlamaya çalışıyorum. Orada öyle &#8221;büyük bir ekonomi&#8221; yok. Bu bir avantaj galiba. Büyük ekonomi demek, ne satarsan gider demek esasen. Böyle bir ekonomide değişim için dışarıdan kamu müdahalesi önem taşıyor. Bir yandan ekonomiyi dış rekabete ardına kadar açacaksınız. Bu ilk aşama, sonraysa sektör bazında bakarak, her birinde ne yapacağınızı kararlaştıracaksınız. Her reformun gerektirdiği gibi, öncelikle &#8221;bir avuç kahraman&#8221; gerekiyor bu işler için.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünlük şöyle bitirelim: Kapsamlı bir iktisat politikası çerçevesi olmadan, Türkiye&#8217;nin bölgesinde yıldız olabilmesi mümkün değildir. Sürdürülebilir hiç değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci seçimden üçüncüye geçeceğiz hâlâ büyüme stratejimiz yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">İktisat politikası olmayanın dış politikası da olmaz. Olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Güven Sak / Referans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2010/04/turkiyenin-buyume-stratejisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2010/04/buyume-150x150.jpg" />
		<media:content url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2010/04/buyume.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">buyume</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.businews.eu/wp-content/uploads/2010/04/buyume-150x150.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yüksek Enflasyon, Düşük Büyüme Olur Mu?</title>
		<link>http://www.businews.eu/2010/03/yuksek-enflasyon-dusuk-buyume-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.businews.eu/2010/03/yuksek-enflasyon-dusuk-buyume-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 06:19:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İŞ'in Püf Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.businews.eu/?p=1835</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıl yaşanan kriz sırasında, Türkiye dahil neredeyse bütün ülkelerin ortak deneyimi enflasyonun tam anlamı ile çöküşüydü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Geçen yıl yaşanan kriz sırasında, Türkiye dahil neredeyse bütün ülkelerin ortak deneyimi enflasyonun tam anlamı ile çöküşüydü. Toplam talep, özellikle iç talebin uzun süre zayıf seyri ile herhangi bir enflasyonist baskı yaşanmaması, para otoritelerini sadece finansal sistemin sağlığı konusunda önlemler almaya mecbur bıraktı. Aşırı parasal genişlemenin sonuna gelindiği, birçok gelişmiş ülke para otoritesi tarafından dile getirildi. Hatta İsrail başta olmak üzere Avustralya, Norveç gibi bazı merkez bankalarının faiz artırımına başlaması sonrasında, Amerika ve Avrupa&#8217;dan gelen zayıf veriler ve Yunanistan kaynaklı riskten kaçınma çabası sırasında faiz artırımlarına ara verildi. Gelişmekte olan ülkeler tarafında da Çin ve Brezilya tarafından munzam karşılıkların artırılması sonrası, en son Malezya politika faizlerini yükseltti. Bu ve benzeri önlemleri ileride ek faiz artırımlarının takip edeceğine şüphe yok. Burada ana motivasyon, reel büyümenin artacağı beklentisi ve ekonomide aşırı ısınmayı önleme çabası. Yani enflasyon korkusu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türkiye&#8217;de durum farklı mı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Farklı ama şimdilik. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen günlerde, ocak ayı sanayi üretim rakamlarını açıkladı. Buna göre yıllık artış uzun süredir beklenen büyümeyi müjdelercesine yüzde 12,1 gibi bir oranı gösteriyordu. İlk bakışta yüksek bir büyüme gibi görünse de beklentilerden daha düşük geldiği için bir miktar hayal kırıklığı yarattı. Örneğin benim tahminim yüzde 18 seviyesindeydi. Ancak, asıl hayal kırıklığı yaratması gereken bu değil. Çünkü çalışma günleri ve mevsimsel düzeltme sonrasında çıkan aylık büyüme, sadece binde 3,6 seviyesindeydi. Bu oranın yıllıklandırılmış hali de yüzde 3,7 veriyordu. Bir başka hayal kırıklığı da Aralık 2009 için daha önce binde 7 &#8220;büyüme&#8221; olarak açıklanan sanayi üretim artışının revizyona uğraması ve binde 6,3 &#8220;gerileme&#8221; şeklinde değiştirilmesiydi. Açıkçası, son iki aydır gelen veriler büyümeyle ilgili heyecan verici bir gelişmenin olmadığını göstermekte. Bu resme geçen yazılarda dikkati çekmeye çalışmıştım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sene için yüzde 4 olarak tahmin ettiğim büyüme oranının sadece bir aylık veri ve iki buçuk aylık gözlemle fazlaca sapacağını düşünmüyorum ve şu an için herhangi bir tahmin değişikliği yapmıyorum. Ancak özel sektör kapasite kullanım oranının aralık ayında yüzde 69,5 seviyesinde kalışı, yavaş artan kredi stoku, tüketici güvenindeki zayıflık ve enflasyon verilerinde talep kaynaklı herhangi bir işaretin olmayışı, şu an için büyüme üzerindeki risklerin aşağı yönlü olduğunu gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Merkezin işi zor</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda bahsettiğim gibi ekonomide canlanma işaretlerinin bu kadar zayıf olduğu, dış taleple ilgili belirsizliklerin yüksekliği ve en önemlisi enflasyonun en azından 6-9 ay kadar daha düşmeyecek oluşu, Merkez Bankası&#8217;nın işini oldukça zorlaştırıyor. Merkez Bankası parasal sıkılaştırmaya gitse, yani faiz artırsa ya da munzam karşılıklar ile oynasa, belki de büyüme önündeki riskleri artırmış ya da tetiklemiş olacak. Gerçekte öyle olmasa bile bundan sorumlu da tutulacak. Ayrıca faizlerin yükselmesi durumunda yeniden Türk Lirası&#8217;nın değerlenme problemi baş gösterebilecek ve her ne kadar enflasyon açısından olumlu olsa da ihracatçılar tarafından eleştirilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer yandan, eğer Merkez Bankası uzun süre bekler ve enflasyon şu veya bu şekilde yüksek seyrine devam ederse de hem kredibilite açığı (yani Merkez Bankası&#8217;nın enflasyon hedefi ve piyasanın enflasyon tahminleri arasındaki fark) artacak hem de bekleyişler kanalı ile enflasyonu besleyecek bir mekanizmaya olanak tanımış olacak. Bir yandan da petrol fiyatları ve gıda gibi tamamen kontrolü dışındaki gelişmeler enflasyon üzerinde risk teşkil etmeye devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mart enflasyonu kritik</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pazartesi günü Merkez Bankası tarafından açıklanan beklenti anketi çıkana kadar hem 12 hem de 24 ay sonrası için enflasyon beklentilerinin enflasyon hedefine bir ölçüde yakın olduğunu görmekteydik. Ancak yeni açıklanan rakamlara göre, yıl sonu enflasyon beklentileri benim kötümser tahminim olan yüzde 8,1 seviyesinin de üzerine çıkmış durumda. Burada sevinilecek tek nokta, uzun vadeli enflasyon tahminlerinin bir miktar daha düşük oluşu ve piyasanın Merkez&#8217;in söylemine bir ölçüde hak vermesi. Ancak, bunun kalıcılığı konusunda önemli kuşkularım var. Bu yüzden Merkez Bankası&#8217;nın düşük büyüme dinamikleri ile yüksek enflasyon arasında zor bir dönemden geçtiğini söylemek mümkün. Her açıdan mart ayı tüketici enflasyonu büyük önem taşımakta ve gıda fiyatlarının burada önemli bir rolü olacak. Bu konu ile ilgili bir analizi de gelecek yazıda aktaracağım.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><span style="font-weight: normal;">Tevfik Aksoy / Referans</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.businews.eu/2010/03/yuksek-enflasyon-dusuk-buyume-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
	</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
