Etiket arşivi | "Erman Akdeniz"

GMC Başvuru Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?


Global Management Challenge 2010 Türkiye için öğrenci başvurularını başlatır başlatmaz yoğun bir ilgi ile karşı karşıya kaldık. Sinemada vizyona girdiği ilk haftada gişesi hasılat rekoru kıran filmler gibi GMC de bu sene ilk haftada kendi rekorunu kırmak üzere. Bir tek fark var; bizim gişe hasılatımız başvuru sayımız (:

Birçoğumuzun tatil yaptığı -staj yapanları unutmuyoruz elbette (:- bu dönemde GMC’ye bu kadar hızlı başvuru yapabilecek düzeyde takım görmek, bu yıl daha çok mücadeleci bir yarışma süreci geçireceğimizin ilk işaretleri. GMC’nin her yıl geniş kitlelere ulaşması daha zorlu rakiplerin sizleri beklemesi anlamına geliyor ki bizim amacımız da en iyileri bir arada görmek. Bu açıdan başvuru sayısının artması yarışma sürecinin de bir o kadar heyecanlı ve eğlenceli geçeceği anlamına gelmekte. Unutmayın, rakibiniz ne kadar iyi olursa siz de kendinizi o kadar geliştirebilirsiniz.

Öğrenci başvurularını kabul etmeye başlar başlamaz takımlar başvurularını yapmaya başladı. Bu süreçte benim sizlere anlatmak istediğim, başvuru sürecinde dikkat etmeniz gereken noktalar. Bunun için öncelikle maddeler halinde bazı hatırlatmalarda bulunacağım:

  1. GMC’ye öğrenci takımları ücretsiz olarak başvurabiliyor. Buna henüz çalışmayan yüksek lisans öğrencileri de dahil.
  2. Öğrenci takımları için herhangi bir üniversite veya bölüm sınırlaması yok.
  3. Sınıf sınırlaması yok. Üniversite hazırlık öğrencileri de başvurabilir.
  4. Takımınızda farklı üniversite ve bölümlerden katılımcılar bulunabilir.
  5. Öğrenciler profesyonellerle birlikte karma takım oluşturabilir. Bu ücretlidir.

Bu listeyi en çok  merak edilen konulara açıkça değinmek üzere oluşturdum. Bir diğer konu ise başvuru sürecinde GMC’de yer almayı hak etmek için ilk olarak dikkat etmeniz gerekenler.

Başvuruları incelediğimizde en çok dikkatimizi çeken konular başvurduğunuz mail adresleriniz ve takım isimleriniz. GMC’nin uluslararası bir yarışma olduğunu, sponsor ve katılımcı şirketlerle bir arada yarışacağınızı unutmadan GMC’nin saygınlığına yakışır hassasiyette başvurunuzu gerçekleştirmelisiniz. Özellikle takım isimleri yarışma sürecinde sizin etiketiniz olacağından iyi düşünülmüş, sizi yansıtacak isimler seçmeniz yararınıza olacaktır. Elbette yaratıcı ve espirili takım adları seçmek isteyebilirsiniz fakat bunun düzeyini iyi ayarlamanız gerekmekte. Başvuru sürecinde takım ismi nedeniyle elenen birçok takım oluyor. Buna dikkat etmelisiniz.

Yarışma sürecinde size sponsor olmak isteyen şirketler, sonuna kendi şirket isimlerini ekleyecekleri takımlara bakarken takım isimlerinin önemi kendini tekrar gösterecek. Her ne kadar başarılı bir ekip olsanız da takım isimlerinizi belirlerken fazla aşırıya kaçmamanız, marka ve spor kulübü isimlerini seçmemeniz gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Mail adreslerinizin ciddiye alınabilecek olmasına özen göstermelisiniz. CV’nizde kullandığınız isim-soyisim şeklinde olan mail adresleri kullanmanızı öneririm. Mail adresleri de takım isimleri gibi sizin başvuru sürecinizde göstermiş olduğunuz özeni ortaya koymaktadır.

Gördüğünüz gibi başvurunuzda ilk dikkat çeken mail adresleriniz ve takım isimleriniz. Sonrasında neden GMC’de yer almak istediğinizi anlatacağınız ve takım üyelerinin kendilerinden kısaca bahsetmelerini istediğimiz niyet mektuplarına bakacağız. Bu üç unsur katılımcıların öz geçmişlerinden önce dikkat ettiğimiz konular olmasıyla başvurunuzu yaparken dikkate almanızı istiyoruz.

Bir strateji yarışmasında olduğunuzu hatırlatarak, stratejinizi en başından, takım ismi koyma ve takım arkadaşı seçme sürecinden itibaren oluşturmalısınız.

Erman Akdeniz

Kategori GMC, Haberler, İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

GMC 2010 Sponsor ve Katılımcı Şirketler Belirleniyor


Global Management Challenge 2010 Türkiye’ye katılan şirketler gün geçtikçe artıyor. Birçoğunuz “2009′u daha yeni bitirmiştik, galayı dün gibi hatırlıyorum” diyorsunuz belki ama ilk turu Aralık 2010′da başlayacak olmasına karşın GMC 2010 için şirketler şimdiden belirleniyor.

2 Nisan 2009′da GMC Türkiye 2009 Gala ve Ödül Töreni’nde finalistler keplerini atarak mezuniyetlerini kutlamıştı ve 2009′u noktalamıştık. Uzun maratonun mutfağında neler oluyor peki? Bu dönemde şirketler de GMC’de yer alıp almayacaklarına karar veriyor.

GMC 2010′da hangi şirketler var?

İlk olarak Opet‘ten bahsetmek istiyorum çünkü Opet bu sene ilk kez katılımcı şirket ünvanıyla GMC’de yer alacak. GMC’de her sene yeni şirketler ve yeni katılımcılar görmek bizi mutlu ediyor. Opet’in GMC’de yer alması eminim birçok GMC katılımcısını heyecanlandıracaktır. Bir diğer katılımcı şirketimiz ise Cargill. Cargil geçen sene olduğu gibi bu sene de GMC’de yer almaya devam etmekte. Cargill hem şirket çalışanlarının oluşturacağı takımla hem de öğrenci takımlarına sponsor olarak yarışmada yer alacak. Bir diğer şirket ise tam 3 yıldır GMC’de yer alan Digiturk. Digiturk de bu yıl katılımcı şirketlerimiz arasında yer alacak. Güzel haberler öyle değil mi (:

Yapı Kredi Bankası GMC 2010′a sponsor oldu

2010′da GMC’ye bankacılık sektöründen bir sponsor dahil olmuş oldu. Geçtiğimiz yıl (GMC 2009) GMC’de katılımcı şirket tecrübesi yaşayan Yapı Kredi‘nin bu yıl sponsor olması GMC’yi sevmesi anlamına geldiğini söyleyebiliriz (:

Tüm bu gelişmeler sadece şu ana kadar olanlar. Gün geçtikçe yeni şirketler aramıza dahil olacak ve elbette yeni katılımcılar, öğrenciler, profesyoneller ve GMC’yi seven herkes (:  Bunlarla birlikte GMC’de öğrenci olarak yer alan arkadaşlarımızın sponsor şirketlerde işe başlamış olmaları da ayrıca bizi sevindiren bir gelişme. Bu gelişmelerin her geçen gün sıklaşacağını göreceksiniz. İleride ayrıntılı olarak GMC’de yarışıp katılımcı ve sponsor şirketlerde iş/staj olanağı kazananları duyuracağız.

GMC’deki gelişmeleri anlık olarak takip etmeniz için Facebook sayfamıza üye olmanızı ve Twitter’dan takip etmenizi öneririm.

Facebook sayfasına buraya, Twitter için de şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Erman Akdeniz

Kategori GMCYorum (0)

Diploma ‘İşsiz’ Olmak İçindir


Bugünlerde birçok üniversite öğrencisi mezun olmanın haklı sevincini yaşıyor. Kep atma töreni, ardından mezuniyet balosu derken Temmuz’a kadar hareketli ve eğlenceli günleri geride bırakıyorlar. Sonrasında ortalık duruluyor, herkes kendi köşesine çekiliyor ve iş ciddiye biniyor. Akıllardaki soru şu: “Peki şimdi sırada ne var?

Birçok yeni mezun hemen, güncellenmiş özgeçmişleriyle iş ararken bazıları da tatile odaklanmış durumdalar. Bir kısım yeni mezun da şimdiden geleceğin onlar için neyi getireceğini kestiremediklerinden büyük bir boşluğun içerisindeler. Çevrenizde varsa eğer “okulumu özledim”, “çok sıkılıyorum” diyen yeni mezunlar görebilirsiniz. Mezuniyet bir anda gelmiş gibi gözükür ve siz de bir anda yeni mezun olarak değil artık bir “işsiz” olarak anılabilirsiniz.

Eğer mezun olmadan oluşturduğunuz, mezuniyet sonrasını kapsayan net bir planınız yoksa sizin öncelikle güzel bir tatil yapmanız doğru olabilir. Mezun olur olmaz iş arama telaşına girişmek kariyenizin ilk adımını atarken yanlış kararlar vermenize neden olabilir. Tatilde hem dinlenir hem geleceğiniz hakkında düşünme fırsatı elde etmiş olursunuz. Mezun olmadan, mezuniyet sonrasına iş veya staj ayarlayamamış yeni mezunlar için öncelik kısa da olsa tatil yapmak olmalıdır. Hak ettiniz öyle değil mi? (:

Üniversite öğrencilerinin hedefi tek başına mezun olmak (okulu uzatmamak) olmamalıdır. Öğrencilik hayatı boyunca tek başına derslerine yoğunlaşıp “sağ sağlim mezun olalım, gerisine bakarız” düşüncesi ile hareket edenler her geçen gün mezuniyete değil aslında işsizliğe yaklaşmış olurlar. Bugün elbette okulunu başarılı ortalamalarla bitirmek takdir edilesi bir durumdur ama bunun yanında üniversite öğrencisi geleceğini de planlamalı ve ona göre kendini yetiştirmelidir. Kimse size mezuniyet belgenizi görüp iş vermeyecek!

Tuğla döşeyen üç adam varmış. İlkine sormuşlar: “Ne yapıyorsun?” diye, cevap vermiş: “Tuğla döşüyorum”. İkincisine sormuşlar “Ne için çalışıyorsun?” adam: “Günlük beş dolar için” demiş ve üçüncü adama sormuşlar: “Peki sen?” ”Ben bu binayı inşa etmelerine yardımcı oluyorum” demiş adam. Peki sen hangisisin? (Charles M. Schwab)

Günümüzde artık mezun olduktan sonra iş aramak bir adım geriden gelmektir. Çalışmak istediğiniz sektör veya şirket için mücadele mezun olduktan sonra değil, üniversitede okurken başlıyor. Şunu bilmelisiniz ki istediğiniz şirket ve departmanda işe girmek için önünüzdeki engel mezun olmamış olmanız asla olmayacak!

Üniversite eğitimi boyunca kendini çeşittli stajlarla geliştiren, mesleki ve kültürel birikimini okuduğu dergiler ve makalelerle süsleyen, katıldığı etkinliklerle, tanıştığı insanlarla her geçen gün yeni şeyler öğrenmeyi bilen, araştırmacı ve girişken özelliklerini geliştiren kısaca her yıl kendisine yeni bir nitelik eklemeyi başaran üniversite öğrencisi mezun olmadan mezuniyet sonrasını da planlayabilecek duruma gelmiş olacaktır.

Nasılsa bir gün olacağına emin olduğunuz birşeye odaklanmak yerine (mezuniyet), yapmak istediğiniz şeyleri hayal ederek, varmak istediğiniz yolu her gece rüyanızda görerek kısaca uzun vadeli düşünerek kendinize büyük hedefler edinin. “Hepimiz aynı çukurun içindeyiz ancak kimileri gözünü yıldızlara dikmiş.” (Oscar Wilde) Yıldızlara odaklanırken bulutları ve gökyüzünü de düşünmek zorundasınız. Önünüzde başarmak istediğiniz bir hedef varken 2. ve 3. hedefinizi çoktan planlamış durumda olmak, karşılaşabileceğiniz fırsatları kaçırmamanızı sağlayacaktır.

Üniversite 1. sınıf sonunda dahi yaz stajıı yapmaya başlayın. 20 iş günlük bir staj bile mezun olduktan sonrası için size yol gösterici fikirler edinmenizi sağlayacaktır. Ne istemediğinizi bile öğretmesi küçümsenemez bir katkıdır. Genelde zorunlu stajı olan bölümlerde öğrenciler zorunluluktan staj defteri doldurur, zorunluluktan staj yapar. Mezun olmadan öğrenmeniz gereken şey staj yapmayı sevmektir. Derslere girmeyi sevmeseniz de olur! Staj mezun olduktan sonra karşılaşacağınız “deneyim” sorusuna verebileceğiniz en güzel cevap olacak, ihmal etmeyin.

Üniversite yılları, bir bebeğin gelişimi için altın çağ olan ilk 6 ay ve alınması gerekli olan anne sütü değerinde bir dönemdir. Kariyeriniz için mutlaka atlanamaz bir evredir ve yapmanız gereken kendiniz için doğru ‘anne sütünü’ bulmak.

Kariyerinizin ilk adımını atarken ise gerçekten olmak istediğiniz ve sizi mutlu edecek kararları vermelisiniz. 5 dolara tuğla mı dizeceksiniz, yoksa büyük bir bina mı inşa edeceksiniz? Hepsi kendinizi daha iyi tanımak zorunda olduğunuz tatil günlerinden sonra belli olacak..

Erman Akdeniz / Businews Genel Yayın Yönetmeni

Kategori Haberler, İŞ'in Püf NoktasıYorum (2)

“Vecihi ile Çalışanların Sisteme Olan İlgileri Artıyor”


Boehringer Ingelheim İnsan Kaynaklarına Vecihi Öneri Sistemiyle ilgili merak ettiklerimizi sorduk:

Soldan Sağa: Ece Açıkalın (İK Eğitim ve İşe Alım Müdürü) ve Serap Bostan (İK Uzmanı)

1- Çalışan öneri sisteminizi geliştirme sürecinde en çok odaklandığınız konu alınan öneri sayısını artırmaya yönelik mi oldu yoksa önerilerin hayata geçirilmesi konusu sizin için daha mı öncelikliydi?

Şirketi geleceğe taşıyan ve bir adım öne çıkaran en önemli uygulamalar genellikle çalışanların önerileriyle hayata geçiliyor.  Süreçlerin içerisinde yer alan çalışanlar olarak gelişim fırsatlarını daha kısa sürede keşfebiliyoruz ancak bazen bunu ifade etmekte geç kalabiliyoruz. Yenilenen öneri sistemiyle keşfedilen bu fırsatların açık bir platformda paylaşılmasını sağlıyoruz. Sistem hayata geçirilirken çok fazla öneri alarak bunları hayata geçirelim gibi bir hedefimiz yoktu. Temel hedef çalışanların yaratıcı fikirlerini paylaşabilmecekleri ortak platformu geliştirmekti. Şu andaki çıktılara baktığımız hedeflenenden çok daha önemli bir nokta da olduğumuzu söyleyebiliriz. Oldukça yüksek sayıda önemli projeler sunuldu ve bunların bir çoğunu hayata geçirilmesi için gerekli çalışmalar yürütüyor.

2- Vecihi’nin önceki öneri sistemine göre farklılıkları nelerdir? Alınan öneri sayısını artırması açısından artıları nelerdir?

Eski sistemde de çalışanlar önerilerini açıklıkla dile getirebiliyorlardı. Ancak öneriler detaylandırılmadığından bazen net olarak ifade edilmek istenen çıktılar anlaşılmayabiliyordu. Dolayısıyla önerileriyle ilgili net geribildirim alamayan çalışanların sisteme olan ilgilileri zamanla azalmıştı. Yenilenen sistem sayesin çalışanlar önerilerinin amacı, sonucu ve yaratacağı katma değeri detaylandırılarak paylaşılıyorlar. Bu sayede ilgili birimler tarafından daha net anlaşılarak değerlendiriliyor. Ayrıca her öneri için çalışana Vecihi geribildirimde bulunuyor. Önerileriyle ilgili bilgilendirilen çalışanların da sisteme olan inançları ve ilgileri de gün geçtikçe artıyor.

3- Vecihi öneri sisteminin çalışana sunduğu temel fırsat nedir?

Aslında bakalacak olursak bu sistem temelde çalışana çok önemli fırsatlar sunuyor. Çünkü çalışanlar bu sistem sayesinde önerilerini rahatlıkla dile getirerek, çalışacakları geleceği şekillendirmiş oluyorlar. Bu çok önemli bir  fırsat, çalışanlar ya gelişim alanlarıyla mevcutu kabul ederek başkalarının şekillendirdiği gelecekte yaşıyor ya da kendi şekillendirdikleri gelecekte çalışma imkanı buluyor. Geleceğini şekillendirmek ve şirketini daha da ileriye taşımak isteyen çalışanlar bu fırsatın farkında ve oldukça etkin kullanıyorlar.

4- Vecihi’de önerileri 5 ayrı kategoriye bölerek çalışanların daha net öneriler üretmesine olanak sağladığınızı görüyoruz. Bu, aynı zamanda değerlendirme konusunda da kolaylık sağlayacaktır. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tamamen size katılıyorum, kategorileri oluştururken de hedefimiz bu kolaylığı sağlayabilmekti. Şu anda etkin bir şekilde çalışan sisteme baktığımızda hedefimize ulaştığımızı söyleyebiliriz.

5- Peki Vecihi Öneri sistemi çalışanların aklına gelen her fikri paylaştıkları genel sistem midir?

Az önce de belirtiğimiz gibi, çalışanlar önerilerini şirketi geleceğe taşıyacak kategoriler altında sunuyorlar. Bunu yaparken sadece fikirlerini paylaşmakla kalmıyorlar. Önerilerinin şirket önceliklerine nasıl hizmet edeceğini kategoriler altında sınıflandırıyor ve çıktıları/faydaları ayrıca çalışmanın detaylarını sunuyorlar. Birçok çalışan önerilerine verilen değerin farkında bu noktada fikirlerini paylaşmaktan öte hazırladıkları proje taslaklarını paylaşıyorlar. Ve daha sonra ilgi bölümlerden aldıkları yönlendirme doğrultusunda projelerini detaylandırarak sunuyorlar.

6- “Vecihi” ismi fikrini kim buldu? Bu ismi kabul etme süreciniz nasıl gerçekleşti?

Çalışanlarımızın fikirleri bizim için gerçekten çok önemli, bu nokta da sistemi yenilerken  onların fikirlerini ve önerilerini aldık. Intranet ortamında, tüm çalışanlarımın dahil olduğu bir anket gerçekleştirerek yeni sistem için isim önerilerini çalışanlardan aldık. Daha sonra bu öneriler proje ekibi tarafından değerlendirildi ve Vecihi hayata geçirildi.

Teşekkür ederiz.

Erman Akdeniz / Businews

Vecihi için detaylı bilgi burada.

Kategori RöportajYorum (0)

Girişimcilik Tek Çaredir ve Buna Risk Denir


Risk almak için büyük işlerle uğraşmaya gerek yoktur. Risk, emin olamadığınız her şey için alınabilir gibi görünse de öyle değildir. Risk, birçok seçeneğin arasından birini seçmek değildir asla. Benim için risk, deneyebilecek başka bir şansınız olmadığında aldığınız karardır.

İyi bir girişimci risk alandır denir. İyi bir girişimci aslına bakarsanız, gördüğü fırsatı ilk olarak değerlendirendir. Risk de buradan gelir zaten. İlk olmak, riskli ve bir o kadar da zordur. Girişimci olmanız için risk alıyor olmanız gerekir. Yatırımcı ile girişimci arasındaki fark budur. Yatırım da bir risktir diyeceksiniz. Ama bu benim tanımıma uymuyor!

Yatırımcının önünde bir çok seçenek vardır. Sürekli dener, olmadı yine dener. Kazanır ve kaybeder. Girişimci de buna çok yakındır ama asla bir yatırımcı bir girişimci kadar deli olamaz! Girişimci, parasız dolaşmayı göze alabilmiştir, yatırımcı bu kadar deli değildir. Girişimci “olmaz” ‘ları olur yapmak için çabalar, yatırımcı “olur” ‘u oldurtur. 1′e 3 verecek bir bahis kuponunun 10′a 30 vermesini sağlar yatırımcı. Oysa girişimci 1′e 300 verecek bir kupon hazırlamanın peşindedir. Yatırımcı, yükselme eğilimindeki bir hisse senedine parasını yatırandır. Girişimci ise tabanı gören hisse senedine yükselişe geçecek ümidiyle para yatırandır.

Girişimci varsa yatırımcı gelecektir. Önemli olan yatırımcının ne kadar melek olduğunu ayırt edebilmektir.

Girişimci geleceği öngörendir bir bakıma. Yatırımcı ise inandığı öngürülere destek olandır. Fonlayandır kısaca. Girişimci şirketin kendisidir. Yatırımcı onun hisselerine ortak olandır. Girişimci fikir üretir, yatırımcı bu fikri kara çevirme çabasındadır. Bunun içindir ki yatırımcı pasiftir. Aslolan girişimcidir. Girişimci varsa yatırımcı gelecektir. Girişimci varsa proje üretilecektir. Girişimci varsa kalkınma gerçekleşecektir. Yatırımcı nasıl olsa bulunacaktır. Önemli olan yatırımcının ne kadar melek olduğunu ayırt edebilmektir.

Girişimci adayları dört gözle uzak doğu, yakın batı demeden araştırır, okur ve takip eder. Amerika girişimciliğin pazarıdır. Sosyal medya bu konuda üzerine düşen desteği zaten vermektedir. Ülkemizdeki çoğu girişimcinin yaptığı, yurt dışından iş fikirlerini ithal etmektir. Bu yüzdendir ki böyle yapanlar uyanık yatırımcılardır. Girişimci değil!

Amerika’da tuttu burada neden tutmasın?

Bu işte tam olarak yatırımcının işidir. Ülkemizde girişimcilik gibi algılansa da yatırımcının yaptığı işlerden bir tanesidir.  Bir girişimci elbette yukarıda bahsettiğim iş modelini uygulayabilir. Bundan kendi girişimleri için kaynak yaratabilir. Arzulanan ise her girişimcinin “yeni ne yapılabilir” diyerek araştırmasıdır. Uzun vadeli düşünmeli, yeni iş modeli geliştirmeli ve büyük oynamalıdır. Bunun için de öncelikli olarak geleceğin sektörlerini iyi belirlemelidir. Öncü olmalıdır. Sektör yaratmalıdır!

Girişimci kaybetmeyi göze alandır. Girişimci aşıktır! Yatırımcı sevginin peşinden koşar, girişimci gerçek aşkın! Girişimci tutkalarıyla sınırlarını zorlayandır, kendi şarkısını kendi sözleriyle söyleyendir. Yatırımcı başkalarının sözleriyle sınırlı bir ilişki peşinde olandır.

İşsizliğin giderek artığı bu dönemde tek çare girişimciliktir.

Riski alacak olan girişimcidir. Almak zorundadır da. Öyleyse herkes hayal kurmalıdır. Düşlemeli ve yaşamalıdır. İşsizliğin giderek artığı bu dönemde tek çare girişimcilikse bu bir risktir. Artık her türlü yeniliğin yapıldığı, daha keşfedilecek bir şeyin kalmadığı sanılan bir ortamda bunu başarmak daha da zorlaşabilir. Ama girişimcilik biraz da henüz farkına varılmayan ihtiyaçların ortaya çıkarılmasıdır. Birileri bu riski almalı ve tek çare de budur. İşsizliğe karşı elimizdeki tek seçenek!

Erman Akdeniz / Businews Genel Yayın Yönetmeni

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (1)

Yüzdeleri Alt Üst Edin!


Geçen sene sonuçları açıklandığı zaman haberim olan bu araştırmaya bu sene ben de dahil olarak yüzdelik dilimleri alt üst ettiğimi düşünüyorum(: Öyle ki bazen çoğunluğun arasında bambaşka bir yerde olduğunuz da olabiliyor. Hele ki geçen senenin verilerine baltığınızda “O şirketin orada ne işi var!” diyenleriniz bile olabilir.

Araştırma online olarak işte tam da buradan yapılıyor. Mart ayı sonuna kadar araştırma devam edecek. İsterseniz geçen senenin sonuçlarına da şuradan şöyle bir göz atabilirsiniz. Araştırmanın içeriği ise adınından da öte sadece en iyi şirlketleri belirlemekle kalmıyor bunu yanında kendinizi de bir anlamda test etmiş oluyorsunuz. Şöyle ki…

Bu araştırmanın en farklı yanı araştırmaya katılanlara kendileri hakkında düşünmeye zorlaması ve klasikleşmiş “En iyi şirket sizce hangisi?” sorusundan öte birçok unsuru değerlendirerek en doğru kararı almanızı sağlıyor. Siz araştırmanın en önemli parçası olurken bir yandan da kendinizi daha yakından tanıyorsunuz(:

Daha önce kendinize sormadığınız fakat mülakatlarda karşılacabileceğiniz birçok soru en gözde şirketi seçerken size soruluyor fakat farkında olmadan size de kariyerinizi sorgulatıyor. Sizin için bir şirkette çalışmak için öncelikli unsur nedir? Bu soruya doğru cevap verebilirseniz kendiniz için o zaman bu cevaba en uygun şirketi de doğru değerlendirebilirsiniz.

Algılarınızı test edebilceğiniz ve sonucunda kendi beklentilerinizi de tekrar gözden geçirebilceğiniz bir araştırma olması açısından ve üniversite gençliğinin beklentilerini bu kadar yüksek sesle dile getirmesi açısından oldukça önemli bir araştırma olduğuınu düşünüyorum. Siz de sesinizi duyurmalısınız(:

Aslında yazının başında söylemem gerekirdi ama alışılmışın dışında kendi görüşlerimi verdikten sonra teknik kısımlara inmeyi seviyorum(:

Realta Danışmanlık tarafından yürütülen araştırmanın sonuçları BusinessWeek’te yayınlanacak. Geçen seneki araştırma serüveni ve ön hazırlık aşamalarını buradan öğrenebilirsiniz.

Bu yıl geçen seneden farklı olarak araştırma katılımcıları kendi tercihlerini genel sonuçlarla kıyaslayabilecek.Araştırma sırasında mail adresinizi bırakırak araştırma sonucunda kendinizin yüzdelik dilimde nerede olduğunuzu öğrenebileceğiniz istatistiki bilgiler de mail adresinize gönderilecek. Çoğunluk nerede siz neredesiniz? Görebileceksiniz…

Araştırma sonuçları sadece en gözde şirkletler sıralaması yapmaktan öte katılımcıları özel gruplarla daha da özele inerek değerlendirilecek. Sektörel analizler de yine üniversite gençlerinin bakış açısını ortaya koyacak.

Bu araştırmada yer alarak işsizliğin oldukça yüksek olduğu ülkemizde kariyer yolculuğunuz için ihtiyacınız olacak verilerle karşılaşacağınıza eminim.

Realta tarafından yapılan, “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri” 2010 Araştırması’na hala katılmadıysanız aşağıdaki linklerle araştırmaya ulaşabilirsiniz. Araştırma Mart sonuna kadar devam ediyor!

http://www.engozdesirketler.com/

http://apps.facebook.com/engozdesirketler/

Erman Akdeniz

Kategori Serbest KürsüYorum (0)