Etiket arşivi | "GençİK"

GençİK Toplantıları Devam Ediyor…


02.04.2011 Cumartesi günü farklı sektörlerden GençİK – İnsan Kaynakları Profesyonelleri-nin katılımıyla ” Sosyal medyada İnsan Kaynakları ve İşveren Markası “  konulu 2011 yılının ilk toplantısı gerçekleşti.

Kaynağım İnsan’dan İpek Aral Kişioğlu ve Schneider Elektrik’ten Onur Başat’ın Sunumlarıyla zenginleşen toplantıda İpek Aral Kişioğlu; kuşaklar, işveren markası, iç ve dış PR aktiviteleri, sosyal medya-bloglar, esnek çalışma saatleri konusunda değerli bilgilerini paylaşırken, Schneider Elektric’ten Onur Başat Schneider Electric’in sosyal medyaya geçiş sürecindeki tecrübelerini güncel örneklerle aktardı.

Verimli ve keyifli geçen etkinlik ile ilgili detayları dilerseniz İpek Aral Kişioğlu’nun blogundan takip edebilirsiniz.
http://bit.ly/gyeFjC

GençİK  Kimdir ?

İnsan Kaynakları Genç Profesyoneller Platformu, Türkiye ve dünyada İnsan Kaynakları alanındaki gelişmelere katkıda bulunan profesyonelleri paylaşım ve değişime öncülük için aynı çatı altında toplamayı ve birlikte gelişime zemin hazırlamayı amaçlayan bir platformdur. Platforma katılım gönüllülük esasına dayalı ve çalışılan şirketlerden bağımsızdır.

Oluşturduğumuz bu platform ile, İnsan Kaynakları alanında edindiğimiz ortak bakış açısını, kendisini bu alanda geliştirmek isteyen, insana ve insan kaynağına önem veren, alanında uzmanlaşmak isteyen genç İnsan Kaynakları çalışanlarına ve üniversitelere ulaştırmayı hedefliyoruz.

(Platform üyeleri, İnsan Kaynakları alanında yenilikler yapmayı, uygulamaları olumlu yönde geliştirmeyi ve başarılı olmayı hedefleyen, 18-30 yaş arası genç yetişkinlerdir.)

Ayrıntılı bilgi için

Funda Tabak -  Businews İçerik Yöneticisi

Kategori HaberlerYorum (0)

GMC’de İK Uzmanlarından Oluşan Tek Takım


Genç İK grubu üyeleri, öğrenci ve profesyonellerin aynı ortamda yarışabildikleri Global Management Challenge 2009′da yer alarak tamamı İnsan Kaynakları Departmanı uzmanlarından oluşan tek takımdı. Genç İK, GMC tecrübelerini Businews’ a anlattı.

Nasıl bir araya geldiniz?

İrem: 2 yıl once yaklaşık 5 kişiyle çıktığımız bu yolda şu an yaklaşık 30 farklı şirkette çalışan yaklaşık 40 kişilik bir ekiple çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Genç İK, İK alanındaki yaratıcı uygulamaları ve paylaşımı arttırmak adına kurduğumuz bir oluşum. İş dünyası hızla değişiyor; İnsan Kaynakları bu hız içinde destek fonksiyonu olmaktan sıyrılarak stratejik bir ortak olma yolunda ilerliyor. Yeni neslin bu zor görevi başarmak için birlikte hayal etmeye ve yaratıcı projeler ortaya koymaya ihtiyacı var.

Genç İK’yı bu alan için emek veren, fikirlerini ve tecrübelerini paylaşan, geleceği şekillendirmeye çalışan bir grup olarak tanımlayabiliriz. Her ay farklı şirketlerin evsahipliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantılarda benchmark çalışmaları yapıyor; araştırmalarımızı paylaşıyoruz. Dale Carnegie, United gibi firmalardan hem kişisel gelişimimizi destekleyecek hem de şirketlerimizde uygulayabileceğimiz eğitimler aldık. Koç Üniversitesi’nde üniversite öğrencileri için sunum yaptık. Tecrübeli İK profesyonelleriyle söyleşiler yaptık. Şu an geliştirdiğimiz birçok farklı projemiz var..GMC de bunlardan biri.

Furkan: Grubumuzun kuruluşundan bu yana oluşumun içinde birisi olarak yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın hem İnsan Kaynakları alanına hem de ülkemizdeki işgücüne hizmet ettiğini düşünüyorum. Stratejik ve güçlü bir İnsan Kaynakları, mutlu çalışanlar, verimli süreçler ve başarılı iş sonuçları sağlayacaktır.

Yarışmaya katılmaya nasıl karar verdiniz?

İrem: Realta, İşveren Markası kavramını Türkiye’de yaymaya ve bu konudaki çalışmaları arttırmaya kendini adamış bir firma. İçimizden bazı arkadaşlarla temas kurdular, Global Management Challenge’a katılma fikrini getirdiler. Kimilerimiz bu yarışmayı görmek ve kimilerimiz ise değişik fonksiyonlar hakkındaki bilgilerini pekiştirmek için bu yarışmaya katılıyor.

Serap: Genç İK olarak gelişime açık bir ekibiz ve karşımıza çıkan tüm gelişim fırsatlarından yararlanmayı tercih ediyoruz. Bu yarışmaya katılarak farklı deneyimler elde etme ve kendimizi farklı alanlardada geliştirme fırsatı yakaladık. Bu programa katılmadaki diğer amacımız da programı kendimiz deneyimleyerek kendi şirketimizde bir gelişim aracı olarak uygulanabilirliğini değerlendirmekti. Kendi şirketimde gerçekleştirilen eğitim ve gelişim programları içerisine dahil edilmeye değer bir program olduğunu düşünüyorum.

İK’cıların strateji yarışmasında avantajları neler?

Fatih: Aslında her fonksiyonun bu yarışmada kendi içinde sahip olduğu avantajlar var. Ancak çoğu noktada mezun olunan bölüm, iş ve üniversitede yapılan çalışmalarda elde edilen bilgi birikimi önem kazanıyor. GMC sayısal bilginin ağırlıklı olduğu, yoğun ve detaylı analizlere dayalı bir yarışma. Üretim, İnsan Kaynakları, Finans ve Pazarlamayla ilgili bir çok data üzerinde çalışmalar yaparak bunlardan hareketle işletmenin yönetimiyle ilgili stratejik kararlar almanız bekleniyor. Bu noktada grupların multidisipliner bir yapısının olması kesinlikle avantajlı bir durum. İK’nın bu gibi yarışmalarda ekibin bir parçası olması hem İK çalışanı için, hem de fonksiyonun prestiji için oldukça kritik.

Furkan: İnsan Kaynakları çalışanlarının genellikle diğer departmanların ne iş yaptıklarını bilmedikleri düşünülür. Bu çalışmaya katılan İK’cılar, değişik konularda karar alarak işletmedeki değişik bölümlerin işlerini birebir anlayacaklar. Özellikle biz bu çalışmada reklam ve pazarlama aktivitelerinin iş sonuçlarını ne kadar etkileyebileceğini ve finansal raporların okuyabilmenin ne kadar önemli olduğunu gördük.

Tuba: Her hafta sayısal verilerimizi sisteme girerken bir sonraki hedefimizin ne olduğunu düşünmek zorunda oluyoruz. Hepimiz İnsan Kaynakları’nda çalışıyor olsak da, bireysel olarak son kararların verilmesinde yer almadığımız; işgücü planlama, kişisel gelişim ve yönetim bütçesi gibi alanlarda kararlar alıyoruz. Yapılan işler hakkında detaylı bilgi sahibi olsak da, sayısal veriler üzerinden maliyet hesapları ve kar/zarar analizleri yaparak neyin nasıl yapıldığının ve uzun vadede bunların nasıl devam ettirilmesinin zorluklarını gördük. Bu da uzun vadede başarılı karar vermenin önemini anlamamızda bizlere çok ışık tutmuş oldu.

Kendi aranızda nasıl bir iş bölümünüz var? Takımda herkesin görevleri neler?

Serap: Aslında bu uygulamada, şirketlerde yer alan tüm bölümlerin zincir halinde birbirlerine bağlı olduğunu ve bu zincirin kopması halinde şirketinin başarının büyük oranda etkileneceğini bir kez daha görmüş olduk. Bu anlamda tüm fonksiyonların uygulama ve adımlarına çok itinalı bir şekilde yaklaştık

İrem: Kendi çalışmamızın nasıl olduğundan bahsedecek olursak, takımda herkes İK’cı olduğu ve özellikle tek bir bölüm hakkında bilgi sahibi olmadığı için matris çalıştığımızı söyleyebilirim. Tabii ilk aşamada hepimiz bir birimden sorumlu olduk ve hesaplama datalarını formüle ettik ancak ardından herkes tüm bölümleri inceledi ve kararlarımızı tüm fonksiyonlar için beraberce alıyoruz.

İK’ci gözüyle; bir çalışanının bu yarışmaya katılmasının şirket için avantajları neler?

İrem: Bir çalışan bu case’e girerek 2 fayda sağlayabilir, 1:Teknik bilgisini ve iş yapış tarzını geliştirir, başka fonksiyonlar hakkında bilgi edinir, geniş bir bakış açısına sahip olur. 2: Takım çalışmasını yaşar, kendini gözlemler ve bu konuda ilerleme kaydeder. Bu da şirketlere daha yetkin çalışanlar olarak geri döner.

Serap: Bu çalışmanın en önemli faydalarından bir tanesinin de süreç sonunda Realta tarafından katılımcı gruplara verilen geribildirimlerin olduğunu söyleyebiliriz. Bu geribildirim toplantısında süreçteki performansınızı, kararlarınızın etkilerini ve bakış açınızındaki gelişim noktalarını öğrenme firsatınız oluyor. Bunun dışında ekip üyeleri 360 derece geribildirim formlarıyla ekip içerisinde bir değerlendirme gerçekleştiriyor, bu sayede de yetkinlik ve beceri düzeyinde farklı gelişim alanlarımızı da keşfetmiş oluyoruz.

Furkan: Ayrıca GMC, şirket çalışanlarını ve üniversite öğrencilerini buluşturarak başarılı öğrencilerin yönetici adayı olarak işe alınmasında kullanılabilir. Çalışanlar da hem GMC’ye katılarak kendilerini geliştirir hem de şirketin işe alımına destek vermiş olurlar. Diğer taraftan yönetici seviyesindeki terfilerde de bu tarz simülasyonların en az gelişim merkezi uygulamaları kadar etkin ve faydalı birer araç olduğunu düşünüyorum.

Fatih Ayhan – Anadolu Endüstri Holding, Tuba Gündoğdu – Schering Plough, Serap Bostan – Boehringer Ingelheim,  İrem Gökçel – FritoLay,  Furkan Akın – Avea

Bu çalışma sırasında sizi zorlayan noktalar nelerdi?

Furkan: Aslında ilk zorlandığımız nokta, farklı şirketlerden olduğumuz için zaman planlarımızın birbirine uymaması oldu. Ancak farklı şirketlerden olmamızın dezavantajını fırsata çevirerek daha geniş bakış açısıyla yaklaştık. Ayrıca bilanço analizi gibi detaylı bilgi sahibi olmadığımız konuların incelenmesi bizim için oldukça zorlayıcı ancak bir o kadar da öğretici oldu.

İrem: Bu programa zaman ve emek ayırmak gerektiğinin önemini de ayrıca vurgulamak isterim. Çünkü yaklaşık 50 sayfalık yönetim kitapçığını okuyarak 20den fazla tabloyu analiz etmemiz gerekiyordu. Yarışma çok zevkli; bunun yanında GMC’ye katılmaya karar verenlerin bu zaman yatırımını da göze alması gerekiyor.

Fatih: Furkan ve İrem’in de belirttiği gibi en önemli zorluk zaman planında. Çünkü GMC gerçekten zaman ayrılması, üzerinde çalışılması gereken bir yarışma. Bu anlamda ciddi bir emek ve fedakarlık istiyor. Ancak gelişimine önem veren, aynı zamanda takım çalışmasını seven herkesin bu deneyimi yaşaması gerektiğini düşünüyorum.

Kategori GMC, Haberler, RöportajYorum (1)

Genç İnsan Kaynakları Uzmanları Bir Arada “GençİK”


Birçok şirketin İnsan Kaynakları departmanında görev alan İK Uzmanlarının oluşturdukları GençİK platformu üyeleri, oluşumlarını Businews’a anlattı.

GençİK platformunu oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?

Grubumuz 2007’den bu yana faaliyet göstermekte olan, farklı sektörlerden genç insan kaynakları profesyonellerinin oluşturduğu bir platformdur.  Her ay aramızdan farklı birinin evsahipliğini yaptığı toplantılarda benchmark çalışmaları yapıyor; projelerimizi paylaşıyoruz.

Yola çıkış amacımız, çalıştığımız firmalardaki insan kaynakları uygulamalarını kıyaslamak, farklı sektörlerdeki yenilikleri görmek ve belli başlı güncel mesleki kavramları tartışmaktı. Ancak 2009 başından bu yana, biz de değişimin gerekliliğini fark ettik ve proaktif bir platform olma yolunda ilk adımlarımızı attık.

Hedef kitlenizdeki kişiler kimler?

Bizler yapmış olduğumuz beyin fırtınaları sonucunda faliyetlerimizin kapsamını ve yönünü belirleyecek altı farklı iletişim ve etki grubu ortaya koyduk. Bu doğrultuda hedeflediğimiz kitleyi; üyelerimiz ve aktif çalışanlarımız, İK çevresinde söz sahibi olan dernekler ve medya kuruluşları, ulaşamadığımız ancak potansiyeli olan üyelerimiz, eğitim ve danışmanlık firmaları gibi tedarikçilerimiz, örnek aldığımız diğer kurumlar ve profesyonel yöneticiler olarak geniş bir çerçevede tanıtabiliriz.

Yakın dönemdeki ilk hedefimiz hem profesyonellere hem de henüz iş hayatlarına yön vermemiş üniversite öğrencilerine sesimizi duyurabilmek. Böylelikle İnsan Kaynakları Yönetimi kavramının bilinirliğini arttırıp, önemini vurgulamış olacağız.

Değişim ve gelişim için ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz?

Yaklaşık 20 kişilik bir ekip olarak çalışıyoruz ancak bu yıl içinde bizimle birlikte çalışmak ve gelişmek isteyen yeni arkadaşlarımızla birlikte büyümeyi hedefliyoruz.

Şu an için oluşturmuş olduğumuz bir takım çalışma gruplarımız var. 2009 yılından bu yana birçok eğitim firmasıyla görüşme fırsatımız oldu. Birçoğundan gelişimimiz için destek aldık ve almaya devam ediyoruz. Bizlere bugüne kadar Origo İnsan Kaynakları, United, Dale Carnegie, Realta, Dinamo Eğitim gibi alanında uzman firmalar destek oldu. Aramızdan dört kişi Realta’nın düzenlediği GMC simülasyon çalışmasına katıldılar. Geçen yıl iki arkadaşımız Koç Üniversitesi’nde çalıştıkları firmalardaki İnsan Kaynakları uygulamalarını aktaran bir sunum yaptılar.  Böylelikle hedeflediğimiz üniversite öğrencilerine doğru bir adım atmış olduk. Web sitesi tasarımı, üyelik sistemi, benchmark için mail grubu çalışmalarımız devam etmektedir. En son Nisan başında 1980 sonrası doğan ve şu an iş hayatında hızla ilerleyen bizler, yani “Y kuşağı” hakkında, konunun uzmanı Evrim Kuran’dan bir eğitim aldık. Kendimizi bir başkasından dinlemek hepimizde gerçekten bir farkındalık yarattı ve daha genç arkadaşlara yönelik gerçekleştirmek istediğimiz projeler için bizi daha çok teşvik etti, birşeyleri değiştirebileceğimize dair inancımız arttı. Önümüzde daha birçok proje var, hepsi için ayrı bir heyecan duyuyoruz.

“Y kuşağı” olarak adlandırılan ve sizlerin de içinde yer aldığı yeni çalışan nesil hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bizler biraz daha esnek ve serbest çalışmayı seviyoruz. Geleneksel organizasyon yapısının dışında biraz daha inisiyatif alabilen, karar yapısının daha çabuk ilerlediği, hızlı ve yaratıcı yapıların içinde yer almayı istiyoruz. Araştırmalar incelendiğinde “Y Kuşağı” çok daha  sorgulayıcı, kariyer yolunu çok daha net görmek istiyor, kendisine de söz hakkı verilsin istiyor. Bu istekler kurum içinde gerçekleşmeyince ortaya mutsuz çalışanlar çıkmış oluyor. Bu durumda hem “Y Kuşağı” olup hem de İnsan Kaynakları fonksiyonunda yer almak çok daha zorlaşıyor. Çünkü hem kendi motivasyonunuzu yüksek tutmak zorundasınız hem de sizinle aynı kuşaktan olan, diğer fonksiyonlarda yer alan takım arkadaşlarınızın motivasyonlarını yüksek tutacak yöntemler geliştirmek zorundasınız.

Sizce organizasyonlarda “Y Kuşağı”na yönelik nasıl çalışmalar yapılmalı?

Y kuşağını organizasyonda tutabilmek ve ondan maksimum faydayı sağlayabilmek için beklentileri çok iyi analiz etmek gerekir. Öncelikle otorite kavramı yerine daha katılımcı yönetim biçimleri geliştirmek, kuralcı olmak yerine yenilikçi olmayı benimsemek bizlerin daha motive çalışmasını sağlar. Aslında “Y Kuşağı” olarak ne istediğimizi bildiğimiz için bu konuda fikir üretmemiz, yöneticilerimize göre daha kolay olacaktır. Örneğin proje bazlı/süreli çalışma koşulları yaratmak, motivasyonu arttırıcı eğitimler düzenlemek, kişisel gelişime destek olmak, kariyer yollarını çizip somut olarak önlerine koymak, arkadaş gibi yaklaşıp, bireysel hedeflerini şirket hedefleri ile uyuşmasını sağlayarak “kazan-kazan” ilişkisi yaratmak, özetle girişimciliği ön planda tutmak genç kuşağın sadakatini oluşturmayı ve maksimum verimi elde etmeyi  sağlayacaktır.

“Y Kuşağı” çalışanlar, bizden bir önceki kuşak olan “X Kuşağı” yöneticilerimiz tarafından çoğu zaman hayalperest olarak algılanabiliyor. Biz aslında sadece birşeyleri değiştirebilmemiz için fırsat verilsin istiyoruz.  GençİK oluşumu da bu anlamda “Y Kuşağı”nın buluşma platformu olarak düşünülebilir. Belki hali hazırda İnsan Kaynakları alanında faaliyet gösteren derneklerin çatısı altında kendimize yer bulabilirsek, bu isteğimizi çok daha kolay gerçekleştirebiliriz. Günümüzde İnsan Kaynakları organizasyonlar içinde destek fonksiyon olma durumundan sıyrılıp, çok daha stratejik bir fonksiyon olma yolunda giderken, bizler de bu sistemin birer parçası olarak taze fikirlerimizle bu süreci hızlandırmayı hedefliyoruz.

Y kuşağı İK’cıların karşılaşabilecekleri zorluklar neler olabilir?

Y kuşağını tanımlarken, eskiye oranla daha hareketli, düşündüğünü direkt olarak söyleyen, farklılıklara ihtiyaç duyan, operasyonu uygulamaktan ziyade akışı yönetmek isteyen bir nesilden bahsediliyor. Hal böyle olunca, Özellikle “olgunluk” kavramının ön planda olduğu İK’da kariyer, Y nesli için zorlayıcı bir hal alıyor. Özellikle nesil çatışmaları, kuralları nispeten bir pazarlama departmanına göre daha belli ve yer yer durağan olabilen bu departmanda daha sık görülüyor. Bizler de, hem içimizdeki yenilikçi ve akıntıya karşı durabilen gücü koruyup hem de ülkemizde İK’ya bakış açısını değiştirmeye çalışıyoruz. Bunun için kendimizi geliştirerek güçlü yönlerimizi daha görünür kılıyor, yaptığımız şeylerin sonuçlarını ispat ederek departmanın ve dolayısıyla bizlerin daha da değer kazanmasını hedefliyoruz.

Tüm bunların yanında, kendi neslimizdeki diğer kişilerin de hem mutlu olabilecekleri hem de değer yaratabilecekleri bir ortam sağlamakla yükümlüyüz (bunu başarmak eskisinden kat kat daha zor) , bu bizim varolma nedenimiz. Bu yüzden, her zamankinden daha çok araştırma ve uygulamaya, birbirimizden öğrenmeye ve Y neslinin özellikle önem verdiği “topluma fayda” çalışmalarına odaklanmamız gerekiyor.

GençİK’nın sosyal sorumluluk olarak hedefledikleri çalışmalar nelerdir?

Bizler “Y Kuşağı” olarak, “Y Kuşağı”na yönelik projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitelerin kariyer günlerine katılarak İnsan Kaynakları fonsiyonun önemini ve iş alanlarını genç arkadaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Mülakat teknikleri, cv oluşturma gibi konularda kendilerine destek olarak; son sınıf ve lisansüstü öğrencilerine yönelik işe yerleştirme, okurken çalışmak isteyen öğrencilere yönelik stajyer havuzu oluşturma projelerini hızla hayata geçirmeye başlayacağız.

Yeni mezun, bir çok başarılı ve istekli arkadaşımızın hızla bizlere yetiştiği inancındayız. Grubumuza gönüllü olarak katılacak, takımımız içinde yer alacak yeni arkadaşlarımıza her zaman açığız. Eğer aramıza katılmak isteyenler olursa Facebook’ta yer alan GençİK grubumuza mesaj atarak bize ulaşabilirler.

Ayaktakiler Soldan Sağa: Selin Derya (Ezcacıbaşı), İrem Gökçel (FritoLay), Nesligül Şakrak (Tofaş), Tuba Gündoğdu (MSD İlaçları), Güldane Yılmaz (DHL), Furkan Aşkın(Avea)

Oturanlar Soldan Sağa: Özgecan Okan (MSD İlaçları), Serap Bostan (Boehringer-Ingelheim), Fatih Ayhan (Anadolu Grubu), Simge Sezer (Realta)

Kategori Haberler, RöportajYorum (2)