Etiket arşivi | "gmc; Global Management Challenge"

GMC Başvuru Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?


Global Management Challenge 2010 Türkiye için öğrenci başvurularını başlatır başlatmaz yoğun bir ilgi ile karşı karşıya kaldık. Sinemada vizyona girdiği ilk haftada gişesi hasılat rekoru kıran filmler gibi GMC de bu sene ilk haftada kendi rekorunu kırmak üzere. Bir tek fark var; bizim gişe hasılatımız başvuru sayımız (:

Birçoğumuzun tatil yaptığı -staj yapanları unutmuyoruz elbette (:- bu dönemde GMC’ye bu kadar hızlı başvuru yapabilecek düzeyde takım görmek, bu yıl daha çok mücadeleci bir yarışma süreci geçireceğimizin ilk işaretleri. GMC’nin her yıl geniş kitlelere ulaşması daha zorlu rakiplerin sizleri beklemesi anlamına geliyor ki bizim amacımız da en iyileri bir arada görmek. Bu açıdan başvuru sayısının artması yarışma sürecinin de bir o kadar heyecanlı ve eğlenceli geçeceği anlamına gelmekte. Unutmayın, rakibiniz ne kadar iyi olursa siz de kendinizi o kadar geliştirebilirsiniz.

Öğrenci başvurularını kabul etmeye başlar başlamaz takımlar başvurularını yapmaya başladı. Bu süreçte benim sizlere anlatmak istediğim, başvuru sürecinde dikkat etmeniz gereken noktalar. Bunun için öncelikle maddeler halinde bazı hatırlatmalarda bulunacağım:

  1. GMC’ye öğrenci takımları ücretsiz olarak başvurabiliyor. Buna henüz çalışmayan yüksek lisans öğrencileri de dahil.
  2. Öğrenci takımları için herhangi bir üniversite veya bölüm sınırlaması yok.
  3. Sınıf sınırlaması yok. Üniversite hazırlık öğrencileri de başvurabilir.
  4. Takımınızda farklı üniversite ve bölümlerden katılımcılar bulunabilir.
  5. Öğrenciler profesyonellerle birlikte karma takım oluşturabilir. Bu ücretlidir.

Bu listeyi en çok  merak edilen konulara açıkça değinmek üzere oluşturdum. Bir diğer konu ise başvuru sürecinde GMC’de yer almayı hak etmek için ilk olarak dikkat etmeniz gerekenler.

Başvuruları incelediğimizde en çok dikkatimizi çeken konular başvurduğunuz mail adresleriniz ve takım isimleriniz. GMC’nin uluslararası bir yarışma olduğunu, sponsor ve katılımcı şirketlerle bir arada yarışacağınızı unutmadan GMC’nin saygınlığına yakışır hassasiyette başvurunuzu gerçekleştirmelisiniz. Özellikle takım isimleri yarışma sürecinde sizin etiketiniz olacağından iyi düşünülmüş, sizi yansıtacak isimler seçmeniz yararınıza olacaktır. Elbette yaratıcı ve espirili takım adları seçmek isteyebilirsiniz fakat bunun düzeyini iyi ayarlamanız gerekmekte. Başvuru sürecinde takım ismi nedeniyle elenen birçok takım oluyor. Buna dikkat etmelisiniz.

Yarışma sürecinde size sponsor olmak isteyen şirketler, sonuna kendi şirket isimlerini ekleyecekleri takımlara bakarken takım isimlerinin önemi kendini tekrar gösterecek. Her ne kadar başarılı bir ekip olsanız da takım isimlerinizi belirlerken fazla aşırıya kaçmamanız, marka ve spor kulübü isimlerini seçmemeniz gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Mail adreslerinizin ciddiye alınabilecek olmasına özen göstermelisiniz. CV’nizde kullandığınız isim-soyisim şeklinde olan mail adresleri kullanmanızı öneririm. Mail adresleri de takım isimleri gibi sizin başvuru sürecinizde göstermiş olduğunuz özeni ortaya koymaktadır.

Gördüğünüz gibi başvurunuzda ilk dikkat çeken mail adresleriniz ve takım isimleriniz. Sonrasında neden GMC’de yer almak istediğinizi anlatacağınız ve takım üyelerinin kendilerinden kısaca bahsetmelerini istediğimiz niyet mektuplarına bakacağız. Bu üç unsur katılımcıların öz geçmişlerinden önce dikkat ettiğimiz konular olmasıyla başvurunuzu yaparken dikkate almanızı istiyoruz.

Bir strateji yarışmasında olduğunuzu hatırlatarak, stratejinizi en başından, takım ismi koyma ve takım arkadaşı seçme sürecinden itibaren oluşturmalısınız.

Erman Akdeniz

Kategori GMC, Haberler, İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

GMC 30. yıl


Kategori VideoYorum (0)

GMC 2010 Sponsor ve Katılımcı Şirketler Belirleniyor


Global Management Challenge 2010 Türkiye’ye katılan şirketler gün geçtikçe artıyor. Birçoğunuz “2009′u daha yeni bitirmiştik, galayı dün gibi hatırlıyorum” diyorsunuz belki ama ilk turu Aralık 2010′da başlayacak olmasına karşın GMC 2010 için şirketler şimdiden belirleniyor.

2 Nisan 2009′da GMC Türkiye 2009 Gala ve Ödül Töreni’nde finalistler keplerini atarak mezuniyetlerini kutlamıştı ve 2009′u noktalamıştık. Uzun maratonun mutfağında neler oluyor peki? Bu dönemde şirketler de GMC’de yer alıp almayacaklarına karar veriyor.

GMC 2010′da hangi şirketler var?

İlk olarak Opet‘ten bahsetmek istiyorum çünkü Opet bu sene ilk kez katılımcı şirket ünvanıyla GMC’de yer alacak. GMC’de her sene yeni şirketler ve yeni katılımcılar görmek bizi mutlu ediyor. Opet’in GMC’de yer alması eminim birçok GMC katılımcısını heyecanlandıracaktır. Bir diğer katılımcı şirketimiz ise Cargill. Cargil geçen sene olduğu gibi bu sene de GMC’de yer almaya devam etmekte. Cargill hem şirket çalışanlarının oluşturacağı takımla hem de öğrenci takımlarına sponsor olarak yarışmada yer alacak. Bir diğer şirket ise tam 3 yıldır GMC’de yer alan Digiturk. Digiturk de bu yıl katılımcı şirketlerimiz arasında yer alacak. Güzel haberler öyle değil mi (:

Yapı Kredi Bankası GMC 2010′a sponsor oldu

2010′da GMC’ye bankacılık sektöründen bir sponsor dahil olmuş oldu. Geçtiğimiz yıl (GMC 2009) GMC’de katılımcı şirket tecrübesi yaşayan Yapı Kredi‘nin bu yıl sponsor olması GMC’yi sevmesi anlamına geldiğini söyleyebiliriz (:

Tüm bu gelişmeler sadece şu ana kadar olanlar. Gün geçtikçe yeni şirketler aramıza dahil olacak ve elbette yeni katılımcılar, öğrenciler, profesyoneller ve GMC’yi seven herkes (:  Bunlarla birlikte GMC’de öğrenci olarak yer alan arkadaşlarımızın sponsor şirketlerde işe başlamış olmaları da ayrıca bizi sevindiren bir gelişme. Bu gelişmelerin her geçen gün sıklaşacağını göreceksiniz. İleride ayrıntılı olarak GMC’de yarışıp katılımcı ve sponsor şirketlerde iş/staj olanağı kazananları duyuracağız.

GMC’deki gelişmeleri anlık olarak takip etmeniz için Facebook sayfamıza üye olmanızı ve Twitter’dan takip etmenizi öneririm.

Facebook sayfasına buraya, Twitter için de şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Erman Akdeniz

Kategori GMCYorum (0)

Ozan Sönmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi, MBA programları direktör yardımcısı


Kategori VideoYorum (0)

Renkli ve Hareketli Bir Dünya: Digiturk (3)


BÖLÜM 3: Sınıfta yanınızda oturan arkadaşınızdan nasıl bir farkınız var?

BUSINEWS: Çalışanlarınıza nasıl eğitim imkanları sağlıyorsunuz?

TANKUT SUR: Çok fazla konferans ve ilgili third parylerden benchmarklarla çalışıyoruz. Hizmet içi eğitim çok fazla. Her türlü teknik olan veya teknik olmayan eğitimler veriyoruz. Bayi ve teknik servisimize çok yoğun eğitimlerimiz var tüm Türkiye’de. Bu güne kadar 4-5 bin kişiyi eğitmişizdir. Kendi içimizde yetiştirdiğimiz eğitmenlerle çalışıyoruz. Her sene bu eğitimleri yeniliyoruz, çünkü içerik sürekli değişiyor.

BUSINEWS: GMC Türkiye’ye iki yıldır katılıyorsunuz. Takımları nasıl oluşturuyorsunuz?

ZEYNEP CAN: Takımlar oluşmuş olarak bize geliyor, gönüllülük usulüyle oluşuyor. Biz sadece bize düşen yükümlülüğü yerine getiriyoruz.

TS: Takımlar yetkinliklerini artık biliyorlar ve takımlarını o yetkinliklere göre oluşturuyorlar.

GMC sürecinin çalışanlarımızın yaratıcılıklarını, hızlı karar almalarını ve büyük fotoğrafı daha küçük ortamda simülasyonla test etmelerini sağladı. Katılan arkadaşlarımız özellikle de bireysel başarıları ortaya çıkınca çok memnun oldular, çok motiveler. Bu başarılarını biz de içeride duyuruyoruz. Çok fazla şey öğreniyorlar orada. Birebir buradaki işlerini yapmıyorlar belki ama orada öğrendiklerini nasıl burada yansıtabilirler onu düşünüyorlar.

BUSINEWS: Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik “Yaradigi Gençler” yarışmasını düzenlediniz. Süreç hakkında bilgi verebilir misiniz?

TS: Genç kitleyi daha fazla işin içine sokmak istiyoruz. Bu 11 yıl önce de var olan bir projeydi. Şimdi bunu sürekli hale getirmek istiyoruz. Yaratıcılık ile ilgili bir ortam sağlamak istiyoruz. Biz bunu yapmasak da bize sürekli akan bilgi var. Çünkü televizyonculuk herkesin ilgisini çeken bir alan. Tabii hepsi uygulanabilir değil, ama bazıları daha önce bizim aklımıza gelmemiş veya düşünsek de olur mu dediğimiz şeyler. Bunun için meraklı ve hevesli gençlere bir platform sağlamak istedik.

ZC: 554 tane proje gönderildi. Ağırlıklı üniversite öğrencileri gönderdi. 26 üniversitede tanıtım yaptık. Sosyal mecraları da kullandık tanıtırken yarışmayı. Oldukça katmanlı, hiçbir fikrin boşa gitmemesi için oluşturduğumuz, tüm başvuruların değerlendirileceği, birkaç gözle tekrar tekrar bakılan bir sistemle inceliyoruz. 31 Mayısta ilk 10’u açıklayacağız. Ardından bu kişilerden daha genişletilmiş bir sunum isteyeceğiz.  Sonra ünlü televizyon yüzlerinden, akademisyenlerden ve şirket üst yönetiminden oluşan bir jüriye gelip sunacaklar. O sunum esnasında ilk 3 belirlenecek.

BUSINEWS: Staj dönemleri, departmanlar ve süreleri nasıldır DIGITURK’te?

TS: Staj politikamız olarak senede belli dönemlerde belli sayılarda gibi kısıtlar koymamaya çalışıyoruz. Yaz aylarında yoğunlaşıyor öğrencilerin talepleri doğrultusunda. Kış aylarında da stajyerlerimiz var tabii. Onların bize çok katkıları oluyor. Sadece burada olsunlar diye değil staj bizde, onların fikir ve emeklerinden çok faydalanıyoruz.

Çalıştığı departmanda uygun pozisyon olursa öncelikle onlarla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnsan kaynakları departmanında da örneğin stajdan sonra kadroya geçen arkadaşımız var. Bizim tabii bir staj bütçemiz var, ama mümkün olduğunca çok kişiye yer vermeye çalışıyoruz. Bu arkadaşların da hem gençlikleri hem fikirleriyle bize çok katkıları oluyor.

ZC: Yaz dönemi boyunca her ay 15 farklı öğrenci, toplamda 60 kişiye staj imkânı sağlamaya çalışıyoruz. Zaten bizde çalıştıktan sonra başka yere gitmek istemiyorlar. Kadrodaki büyümenin yüzde 5’i kadarını stajyer arkadaşlardan sağlıyoruz.

BUSINEWS: İş hayatına atılmaya hazırlananlara ve kariyerlerinin başında olan gençlere neler tavsiye edersiniz?

TS: Donanımlı olmaları gerekiyor. Benim zamanımdan belki 10 kat fazla önemli bu. Çok mezun var ve hepsini karşılayacak kadar iş kolu ve pozisyon yok. Bize geliyorlar, 4 yıllık okullardan mezun çok pırıl pırıl gençler, ama üniversite eğitiminden başka bir şey yapmamışlar eğitim süresince. Örneğin iş hayatında kullanabilecekleri İngilizce’leri olmalı, belki başka bir yabancı dil öğrenmeliler, bir bilgisayar programına veya kursa, sertifika programlarına katılmalılar. Ayrıca staj da yapabilirler.

Gençler mezun olduktan sonra hemen yüksek lisans yapıyorlar. Ama onlara ben soruyorum, siz acaba mezun olduğunuz dalda mı çalışacaksınız? Çünkü olmuyor. Biraz hayatı görmelerinde fayda var önce. Hep sorduğum şey şu: Sınıfta yanınızda oturan arkadaşınızdan nasıl bir farkınız var? Bir firmanın sizi tercih etmesini sağlayacak nedir? Benim mesela hayatta AIESEC oldu hep bu artım. Ben hep AIESEC’i cebime koydum, o bana uluslararası bir vizyon verdi. Benim silahım oydu. Şimdi yeni mezun arkadaşlara bir silahları olsun, güçlü bir yönlerinin olmasını öneriyorum.

Menekşe Polatcan Serbest

Röportajın birinci ve ikinci kısımlarını okuyabilirsiniz.

 

Kategori RöportajYorum (0)

Renkli ve Hareketli Bir Dünya: Digiturk (2)


Birinci bölümü okumak için tıklayın.

BÖLÜM 2: “İşe alımda her pozisyon için farklı kanallar ve yöntemler kullanıyoruz.”

BUSINEWS: Size uygun olduğunu düşündüğünüz personeli nasıl tanımlıyorsunuz, personel seçimlerinizde olmazsa olmazlarınız var mı?

Bence öncelikle kendi işinin sahibi olması lazım insanların. Burası çok büyük bir organizasyon değil, dolayısıyla konusunda uzman olması ve kişilik olarak da başından sonuna ve her boyutta işinin sorumluklarına sahip çıkması lazım. Bizim için yaratıcılık da çok önemli. Yaratıcılık bizim sabah akşam sürekli konuştuğumuz bir konu. Nasıl bir maliyet avantajı veya müşteri memnuniyeti sağlarız diyoruz. Tabii milyonlar düzeyinde bir izleyici kitlesine ulaştığımız için kişilik özelliği olarak müşteri odaklı olması da gerekli.

Zeynep Can (İç Hizmetler, Organizasyonel Gelişim Departman Yöneticisi)

ZEYNEP CAN: Diğer yandan yenilikleri takip etmek de çok önemli. Teknoloji, içerik ve trendler alanında yarın neler olacak, gelecekte insanlar televizyon yerine neyle ve nasıl vakit geçirecekler bunları çok yönlü takip eden biri olmalı. Sadece içerik veya futbol değil, dünya çoklu oyuna doğru gidiyor iletişim ve medyada. Bunların hepsini takip etmek lazım.

BUSINEWS: DIGITURK’te çalışmak için teknolojiye yatkın olmak şart mıdır?

Tankut Sur: Eskilerin deyimiyle meraklı birisi olmalı. İlla DIGITURK’ün çalıştığı her konuda değil, en azından kendi konusunda meraklı bir insan olmalı. Dünyada var olan durum ve nereye gidildiğine dair içinde merak duygusu olmalı. İçerik departmanında çalışan kişilerin örneğin, sanatı takip ediyor olması gerekli, ama aynı zamanda o sanatı nasıl bir paketle sunabileceğimize de kafa yorabilecek biri olmalı.

Dünyada yavaş yavaş mobil içerik üretilmeye başlandı. Cep telefonunuzdan 1,5 saatlik bir filmi izlemek pek mümkün değildir, o nedenle 10-15 dakikalık showlara gidiş var. Youtube da bu nedenle çok popüler oldu. Yoksa showlar veya belgeseller zaten hep vardı. Bu nedenle mobil ve web teknolojisini bilmeleri gerekiyor. Müşteriler neler ister ve gelecekte neler isteyecek bilmeleri lazım.

BUSINEWS: DIGITURK’te kaç departman var ve departmanlarda kimler çalışıyor aktarabilir misiniz?

TS: Biz aynı zamanda bir satış pazarlama şirketiyiz. Nihai tüketiciye yönelik bir şirket olduğumuz için satış pazarlama en büyük departmanlarımızdan biri. Bu departmanın içinde Pazar araştırma, müşteri hizmetleri, satış ekiplerimiz, call center (her ne kadar outsource etsek de) var. Ayrıca yeni abone getirecek çalışmaları yürüten acquisition (üye satın alma) bölümü, loyalty ile ilgili çalışan bir bölüm, yeni teknolojiklerin satış ve pazarlamasıyla çalışan bir alt departmanımız da var. Alternatif dağıtım kanalları departmanımız var ayrıca. Bölgeleri yöneten departmanlarımız da satış ve pazarlamaya bağlı.

İnsan sayısı olarak en kalabalık departmanımız teknoloji departmanımız. Biz bu bölüme Ürün Geliştirme ve Operasyon Departmanı adını veriyoruz. Bu departmanın altında yayın departmanı var, head-end olarak tanımladığımız, şifrelerin çözüldüğü, uyduya çıkıldığı, 24 saat, yılda 365 gün çalışan bir departmandır bu. IT departmanı da ürün geliştirme ve organizasyona bağlıdır. Illegal ve Fraud Departmanımız da var, yasadışı kullanıma karşı çalışmaları yürütür. Kullandığımız set up box ile ilgili çalışmaları yürüten bir bölümümüz ve yazılım ile ilgili bölüm de bulunuyor. Teknoloji departmanımız toplamda 170 kişiyle en kalabalık departmandır.
İçerik bölümümüz genel müdürümüze doğrudan bağlıdır. Burada Turkmax ve İz TV gibi iç yapımlarla ilgili çalışılır. Aynı zamanda creative studio dediğimiz, ekrana yansıyan tanıtımları hazırlayan bölüm, yayın-yönetim dediğimiz, her şeyi saniye saniye planlayan bölüm, program akışlarını yöneten bölüm ile bütün film, dizi ve kanal alımlarını yürüten bölüm, web ve dergi içeriğini hazırlayan bölüm de bu departman altında yer alıyor.

Bizim sektörümüze özel bir diğer departman ise Medya Pazarlama Departmanımız. Bütün reklam satışları, bize ait kanalların sponsorluk satışları, dergi aboneliği, DIGITURK web sitelerinin reklam satışlarını yürütürler. Ayrıca Finans departmanı ile İç Hizmetler dediğimiz insan kaynakları ve idari işler departmanımız var. Genel yapılanmamız bu şekildedir. Bunun dışında Kurumsal iletişim Departmanımız ve yurt dışı satışları yürüten bir Uluslararası Projeler bölümümüz de var.
LİG TV ve Turkmax tüm destek birimleri bizden alan, kendi içinde bağımsız operasyonlarını yürüten ayrı şirketlerdir, ama sanki ayrı bir departman gibidirler, biz her türlü desteği veriyoruz. Yani burada her şey var. Burada her tür eleman çalışabilir. Gün geliyor kameraman, makyöz, ekran yüzü, gün geliyor grafiker veya editör arıyoruz.

ZC: Güzel sanatlardan tutun, iktisadi idari bilimlere, mühendislik ve elektroniğe kadar çok geniş bir spektrumdan çalışan profilimiz var.

BUSINEWS: Adaylara ulaşmak için nasıl kanallar kullanıyorsunuz?

TS: Çok fazla kaynaktan yararlanıyoruz. Önceleri bizim için daha zordu. Tam yetişmiş eleman bulmak zordu, hala da zorlanıyoruz, o nedenle buradaki oryantasyonlarla işin içine sokmaya çalışıyoruz o kişiyi. Reklam satan ayrı, ekrana yansıyan kişiler için ayrı kanallar kullanıyoruz. Her pozisyon için farklı kanallar kullanıyoruz.

ZC: Farklı yöntemler de kullanıyoruz. Örneğin kreatif taraf için işe alım sürecinde kişiden bazen bir çalışma yapıp göndermesini bekliyoruz. Çünkü bir grafikerin mülakat ile yetkin olup olmadığını bilebilmemiz çok zor, işini görmemiz gerekiyor. Ya portföylerine bakıyoruz ya da bir konu veriyoruz, onun üzerine bir çalışma göndermelerini istiyoruz. Bazen case study’ler kullanıyoruz. Bir film satın almasında çalışacak kişinin Amerika’da listelerin üst sıralarında hangi filmler var onu bilmeleri gerekiyor, dolayısıyla mülakat çok daha farklı geçebiliyor. İşimizi zenginleştiriyor bu süreç.

Birinci bölümü okumak için tıklayın.

Menekşe Polatcan Serbest

Kategori RöportajYorum (0)

Advert

Facebook

Businews on Facebook

Stajını puanladın mı?