Etiket arşivi | "gmc"

Ernst & Young İçin İnsan İlk Sırada


“Ernst & Young’da insan çok önemli. Çünkü biz işimizi çalışanlarımız üzerinden, onların tecrübeleri üzerinden yapıyoruz. Sloganımız “People first”. İnsanların tecrübe kazanması ve insan odaklı olması çok önemli” diyen Ernst & Young İK müdürü Ceyda Çakır, yurtdışı ve yurtiçi eğitimlerle çalışanlarına yatırım yaptıklarını ayrıca onları kimi programlarla yurt dışına gönderdiklerini vurguluyor.

Geçmişi 19. yy ın başlarına kadar uzanan Ernst & Young’un kökleri Arthur Young ve Alwin C. Ernst tarafından kurulmuş çekirdek firmalara dayanıyor. Bugün ise 140 ülkede ve toplam 152.000 üzerinde çalışan kadrosuna sahip büyük bir dev. Sadece Türkiye ofisinde 700 kişinin çalıştığı Ernst &Young’a her yıl 100’ün üzerinde yeni mezun işe alımı yapılıyor. Özellikle insana yatırım yapmak, onların ve dolayısıyla şirketlerin verimliliğini artırmak birincil hedefi olduğu için bu sektörü seçen Ernst &Young İnsan Kaynakları Müdürü Ceyda Çakır,  kariyerine danışman olarak başlamış. Büyük ve orta ölçekli pek çok şirkete danışmanlık verdikten sonra kazanmış olduğu bu tecrübeyi İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak sürdürmüş. Ernst &Young’a katılmadan önce de uzun yıllar yöneticilik geçmişi bulunan Ceyda Çakır aynı zamanda MBA mezunu. Kendisi Ernst &Young’ın İK süreçlerini Businews’a anlattı.

İşe alımlarda hangi adımları izliyorsunuz? Adaylar hangi süreçlerden geçiyor?

İşe alım uygulamalarımızda temel amacımız şirket kültürüne uyum sağlayacak ve pozisyonun gerektirdiği yetkilikteki bireyleri Ernst&Young ekibinde doğru pozisyonlara yerleştirmek. Yeni mezun, stajyer ve yönetici alımlarımızın kendi içinde farklı süreçleri var. Yeni mezunların başvurularını kendi web sitemiz üzerinden diğer başvuruları Kariyer.net üzerinden alıyoruz. Her bir süreç için hedef üniversitelerimizden öğrenci alımına özellikle dikkat ediyoruz. Aranan özelliklere uygun kişileri öncelikle sınav sürecimize alarak bu süreçten geçen adayları görüşmeye davet ediyoruz. Stajlarımız ise yaz ve kış stajı olarak ikiye ayrılıyor. Kış stajımız Aralık  – Mart ayları süresince; yaz stajımız ise Haziran – Ağustos dönemlerinde oluyor.  Staj süresince stajyerlerimiz bize projelerde destek olurken aynı zamanda iş ortamını da deneyimleme fırsatı yakalıyor. Bu yıl uzun dönem stajyer programımızı da başlattık. Uzun süreli staj programı ile öğrencilerin bu sektörü çok yakından tanımaları açısından faydalı olduğunu düşünüyorum. Mali müşavir asistanlığı için bu meslekle örtüşen adaylar ile çalışmaya özen gösteriyoruz. Mali müşavir olmak için İşletme, İktisat, Kamu Yönetimi, Maliye ve Uluslararası İlişkiler Bölümlerinden mezun olmak gerekiyor. Danışmanlık Bölümlerimiz içinse Endüstri ve İşletme Mühendisliği ile konularına göre diğer mühendislik türlerini tercih ediyoruz ayrıca Hukuk Bölümümüz için de Hukuk Fakültelerinden de  mezun alımlarımız oluyor.

Bir İK’cı olarak adaylarda aradığınız özellikler neler?

Özellikle adayın takım çalışmasına yatkın olması, dürüst olması, sabırlı olması, parlak olması ve çalışkan olması bizim için çok önemli. Stajyerleri seçerken, kişinin kendini çok iyi ifade ediyor olmasına ve bu mesleği ilerde isteyip istemediğine bakıyoruz. Not ortalaması bizim için birinci kriter değil ama derslerinde başarılı olan bir öğrencinin işinde de başarılı olacağı yönünde bir korelasyonun olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Ayrıca uluslararası bir firma olduğumuz için İngilizce’nin çok iyi derecede bilinmesi gerekiyor.

Adaylar ile iletişime geçmek için neler yapıyorsunuz?

Öğrencilerin okul döneminde derslerine konuk oluyoruz. Ayrıca üniversitelerin Kariyer günlerine, özel zirvelerine konuşmacı ve sponsor olarak katılıyoruz. Sadece kaliteli bir iş yapıyor olmak yetmiyor bunu duyurabilmek ve onlarla iletişim halinde olabilmek çok önemli. Bu anlamda sosyal medya kanallarının en iyi araçlar olduğunu düşünüyoruz. Hatta Facebook Kariyer sayfamızı hayata geçirdik. Facebook üzerinden birebir adaylar ile iletişime geçmek onların yorum ve sorularını alabilmek bizim markamızın etkinliğini artırmak için çok önemli. 

SLOGANIMIZ “PEOPLE FIRST”

Ernst & Young’ın İK Politikasından bahsedebilir misiniz?

“Ernst & Young’da insan çok önemli. Çünkü biz, işimizi çalışanlarımız üzerinden onların tecrübeleri üzerinden yapıyoruz. Bu anlamda aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın tecrübe kazanması bizim için çok önemli. Hem yurtdışı eğitimler hem de yurtiçi eğitimler ile çalışanlarımızı sürekli destekliyoruz. Global ekonomide rekabet çok daha fazla ve donanımlı insanı elinizde tutabilmek çok daha zor; bu sebeple Talent Management “Yetenek Yönetimi” şirketimizin İK politikasında en başlarda geliyor. Çalışanlarımızı kısa veya uzun süreli programlarla yurt dışındaki ofislerimize gönderme fırsatımız olabiliyor. Bizler de bu anlamda insana yatırım yapıyoruz ve İnsan Kaynaklarının desteği burada ortaya çıkıyor.

Mülakatlarda en çok dikkat ettiğiniz unsurlar neler?

Her yıl sadece yeni mezun pozisyonlarımız için 2000’nin üzerinde başvuru geliyor. Öncelikle özgeçmişin düzgün yazılıp yazılmadığına bakıyoruz. Özellikle yeni mezunlar özgeçmişlerinin 1 sayfayı geçmemesine özen göstermeliler. Sonuçta özgeçmiş pasaport gibi düşünülmeli, iyi bir özgeçmiş sizi mülakat sürecine sokar, sonraki süreç tamamen sizin mülakatlarda gösterdiğiniz performansa ve aranan kritere uygunluğunuza kalmıştır. Adayın akademik hayatı boyunca kazanmış olduğu başarılar ve katılmış olduğu sosyal sorumluluk projeleri de özellikle yeni mezunlarda dikkat ettiğimiz unsurlar arasında yer almaktadır.

Oryantasyon süreciniz nasıl işliyor? Çalışanların motivasyonunu artırmak için yaptığınız çalışmalar var mı?

Yılın Eylül ve Ekim aylarına rastlayan dönemde toplu yeni mezun alımı yapıyoruz. Oryantasyon eğitimimize öncelikle kurumun geçmişi, değerleri, yapısı anlatılarak başlanıyor. Sonrasında ise yaklaşık 3 hafta süren teknik eğitimler başlıyor. Eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından projelerde yer almaya başlıyorlar. Denetimler ise mutlaka ekip halinde yürütülüyor ve takım yöneticileri ile beraber projelere gidiyorlar. Ayrıca Performans yönetimi sistemimiz çok kuvvetli. Çalışanlarımızı her proje sonrasında değerlendirerek onlara geri bildirimler yapıyoruz. Olumlu yapılan geri bildirimler, sonrasında çalışanlarımızın motivasyonunu artırıyor. Eğer olumsuz bir değerlendirme yapılacaksa da bunun nasıl yapılması gerektiği konularında da çalışanlarımıza eğitimler veriyoruz. Yapılan geri bildirimlerin hem çalışanlarımızın gelişimine katkı sağladığına hem de şirketimiz için artı bir değer yarattığına inanıyoruz.

 Ernst & Young’da staj yapan öğrencilere sorduk…

STAJYERLERİN GELİŞİMİNE ÖNEM VERİLİYOR

  • Neden Ernst & Young?

Advisory departmanında 2 aydır çalışıyorum. Ernst & Young’ı seçtim çünkü hem dünya çapında hem de Türkiye’de bilinilirliği yüksek olan bir şirket. Kurumsal kültürü burada yaşamanın bir ayrıcalık olacağını hissettim. Ernst & Young’ın stajyerlerini gelecekteki çalışanları olarak görmesi ve bu nedenle gelişimlerine maksimum düzeyde verdiği önem benim için Ernst& Young’ı diğer şirketler arasında ayrıcalıklı bir pozisyona taşıdı. 

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Buraya gelmeden önce başka bir şirkette portföy yönetiminde staj yapıyordum. Oradaki stajımdan gerekli verimi elde ettikten sonra başka bir sektör görmem gerektiğini düşündüm. O sırada Ernst & Young Advisory departmanının stajyer aradığını duydum. Benim de isteğim Advisory sektörüne doğru yönelmek ve proje çalışmalarında yer almaktı. Dolayısıyla başvurdum ve karşılıklı beklentilerimiz birebir olduğundan kolay bir süreç sonunda stajyer olarak başladım

  • Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

3. sınıf öğrencisiyim ve İşletme-Endüstri mühendisliği çift anadal yapıyorum. Bu nedenle okulda çok yoğun bir programım var. Buradaki tecrübeli ve değerli çalışanlar sayesinde teoride öğrendiklerimin pratiğe nasıl aktarıldığını görme fırsatım oldu. Oldukça keyifli bir çalışma ortamında kendimi geliştirmeme olanak tanıyan insanlarla bir aradayım. Kendimi bir ekibin parçası olarak hissediyorum dolayısıyla okulun yoğunluğundan sıyrılıp burada keyifle çalışıyorum. Ernst & Young bana ileride nasıl bir işte ve iş ortamında çalışmak istediğimi belirlemem konusunda çok yardımcı oldu.

Gizem Akçaylan

VERGİ ALANINDA İLK SIRADA

  • Neden Ernst & Young?

Adım Alican Hosser. Transaction Tax departmanında yaklaşık iki haftadır çalışıyorum. Dünya çapında kurumsal bir firma olması bu kararı almamda etkili oldu. Ayrıca Vergi alanında Türkiye’nin en iyi kurumlarından biri olması da bu tercihi etkiledi. Bu alanda başlanabilecek bir kariyer için en iyi tercihlerden biri olduğunu düşünüyorum.

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Kariyer.net üzerinden ilanı gördüm ve başvurdum. Daha sonra yazılı bir sınav yapıldı. Bu aşamadan sonra mülakatı da geçerek çalışmaya başladım.

Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Büyük ve kurumsal bir firmayı tanımak, işlerin nasıl yürüdüğünü görmek ve uzun vadede işi öğrenmek açısından oldukça faydalı oldu.

TAKIM ÇALIŞMASI ÜST SEVİYEDE

  • Neden Ernst & Young?

Adım Görkem Yılmaz. Audit departmanında 2 haftadır stajyer olarak görev alıyorum. Big Four içinde Türkiye’de en büyük olması, Ernst & Young’da çalışıp başka işlere geçen insanlardan aldığım olumlu feedbackler ve en önemlisi denetim sektöründeki hedeflerime erişmek için Ernst & Young’ın buna en elverişli kurumsal şirketlerden birisi olması tercih etmeme sebep oldu.

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Hedefim denetim sektöründe çalışmaktı başvurmadan önce biraz araştırma yaptım. Tüm bu edindiğim bilgiler Ernst & Young’ı seçmemde etkili oldu. Beni en çok etkileyen de Ernst & Young’da  Asistan olarak çalışan arkadaşım Merve’nin anlattıkları oldu. Buradaki ortamın sıcaklığını, takım çalışmasının had safhada olması ve emeğinin karşılığını tamamıyla alınması beni buraya gelmek için teşvik etti.

  • Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Denetim işlemlerini kısa sürede öğrendim.  Ayrıca geçirdiğim iki hafta süresince Senior’ımın benimle ilgilenmesi ve işi öğretmesindeki özverisi beni işe daha da ısındırdı ve iş disiplinim arttı.

Nilgün Şirvanlı

Kategori RöportajYorum (0)

Türkiye Global Management Challenge 2011’e Başvurular Başladı


 

Dünya’ nın en büyük strateji ve yönetim yarışması Global Management Challenge, 2011 yılı başvurularına  başladı. Her yıl 31 ülkeden yaklaşık 400.000 katılımcının yarıştığı simulasyona bu yıl 9 Aralık tarihine kadar kayıt olabilirsiniz.

 Pazarlama, finans, insan kaynakları, üretim planlama konularında kararlar alarak uluslararası bir firmayı yönettiğiniz GMC’de, tıpkı gerçek hayattaki gibi; depodaki stoklarınızdan, euro-dolar paritesine; personel eğitimlerinden, acente komisyon oranlarına; sevkiyatların sigortalanmasından, aldığınız kredilerin faizlerine; reklam giderlerinden, ar-ge harcamalarına tam 66 konuda karar almanız gerekiyor.

GMC’nin Ulusal Finali 22/23 Mart 2012′de  ve Uluslararası Final ve Gala Yemeği ise Nisan 2012 tarihinde Kiev’de gerçekleşecek.

Başvuruların ve detaylı bilgi ulaşımının http:www.gmcturkiye.com/  adresinden yapılan yarışmaya tek başınıza başvurup, daha sonra takım arkadaşlarınızı ekleyerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.

Öğrenci başvurularını aşağıdaki linkten yapabilirsiniz:

http://basvuru.gmcturkiye.com 

 Şirket başvuruları için info@gmcturkiye.com adresinden irtibata geçiniz.

 

 

Kategori HaberlerYorum (0)

Öğrencilerin Gözünden Yapı Kredi Bankacılık Akademisi


Yapı Kredi Bankacılık Akademisi, 4 odak alanı olan bankacılık, kişisel gelişim, liderlik ve sosyal sorumluluk konularındaki gelişim faaliyetleri ile donanımlı bankacılar yetiştirme ve çalışanlarını yüksek performanslı bir takımın parçası haline getirme hedefleriyle kurulmuş bir nevi bankacılık ve finans üniversitesi. Burada lider bankacıların, yalnızca bankacılık değil, kişisel yetkinlikler, liderlik vizyonu ve toplumsal duyarlılık anlamında da güçlü kişiler olması amacıyla hareket ediliyor. Lider olmanın yolunun insan kaynağından geçtiğine inanan YKBA, GMC ana sponsoru olarak ev sahipliği yaptığı etkinlikte de öğrencileri insana verdiği değerle büyülemiş bir bankacılık akademisi. Bu konuda görüşlerini bizlerle paylaştıkları için Hittites ve Cally takım üyelerine teşekkür ederiz.

1-GMC Brand Day etkinliğinin ardından birkaç kelimeyle Yapı Kredi Bankası ve Bankacılık Akademisini tanımlar mısınız?

Yapı Kredi Bankası:

İlker Serdar Çetinkaya: Ne kadar girişimci bir ruha sahip olursanız olun, yaşıtlarınıza göre ne kadar önde ya da farklı olursanız olun işletme okuyorsanız ve bir yurdum annesine sahipseniz ”bankaya yerleşirsin, rahat edersin” muhabbetlerinden dolayı bankalara karşı antipati besleyen birisine anne sözü dinletecek ve lovemarkı olacak kadar sevdiren inanılmaz bir yapı.

Bunlardan daha da öte altı senedir iş dünyasının içinde olan biri olarak şirket içi bağlılık oranının %84 olduğu bir şirket insanın cidden nefesini kesiyor.

Şehidcan Erdim: Mutlu çalışanları bulunan köklü, güçlü, başarılı ve kocaman bir aile.

Gökhan Sipahioğlu: Kurum kültürüne yaraşır bir organizasyon yaptı.

Alper Yıldız: Kendi kültürünü oluşturmuş, ileriye dönük birincil hedefi Pazar lideri olmak olan bir bankayla tanışmış olduk. Bu hedeflerine nasıl yol aldıklarını gelecekteki yol haritalarında YKBA ve MT programlarının önemini gördük.

Fatih Yıldız: Bankalar ile ilgili pek bir fikrim yoktu. Tek bildiğim şube tarafıydı. Alanında büyük ve öncü bir banka olduğunu öğrenmiş oldum.

Gizem Tortu: Ülkemizin önde gelen bankalarından olan Yapı Kredinin GMC ye sponsor oluşu gençlerin bu gibi bir simülasyon ile deneyim kazanmasına verdiği önemi gösteren başka bir bakış açısı. Kurum kültürlerine uyan bir sponsorluk yapmışlar iyi de yapmışlar.

Şeydanur Güneş: Sektöründe şu anda 4. ancak ‘’yaygın şube ağı’’ stratejisiyle müşteriyi doğru kanala yönlendirerek lider olmayı hedeflemiş bir banka. Sürekli gelişimi destekleyen bunu hem kurumsal olarak hem de çalışanları için yapan, çalışanlarının aidiyet duygusunu üst noktalara çıkarabilmiş bir banka.

Başarı Kubuzcu: Özellikle sunumlarda da bahsedilen istatistiksel verilerin çok ciddi rakamlarda olması, orada bulunan yöneticilerin aralarındaki iletişimin ve benim bu etkinlikte yapmış olduğum gözlemler neticesinde, bana tanımakta geç kaldığımı düşündüren bir banka.

Yapı Kredi Bankacılık Akademisi:

İlker Serdar Çetinkaya: Binadan içeriye girmeden foursquare’de check-in yaptığımda YKBA’nın sadece bir eğitim merkezi ya da ruhsuz bir bina olmadığını, kocaman bir yaşam üssü olduğunu anladım. Biz oradayken 25 sınıfta 588 kişi eğitimdeydi. Görmeyenin inanacağı türden bir şey değil bu! Trendleri/gelişmeleri birebir takip eden bir eğitim birimi ve anında çalışanlarını sürekli ”update” eden bir akademi! Bü-yü-le-yi-ci!

Şehidcan Erdim: Karşılaştığım en eğlenceli, en modern ve en güzel eğitim ortamı. YKBA sınırları içinde bulunup heyecanlanmamak, çalışma ve üretme azmiyle dolmamak mümkün değil.

Gökhan Sipahioğlu: Gayet güler yüzlülerdi ve çok misafirperverce davrandılar.

Alper Yıldız: Alanında öncü bir firma’dan beklenen öncü bir adım. YKBA her zaman eğitim prensibiyle kurumuna kalifiye iş gücü kazandırırken çalışanlarının gelişimlerinde iyi bir araç. İş tercihi yapılırken kurumların sunduğu eğitim olanakları göz önüne alındığında YKB bu sayede öne çıkabiliyor.

Gizem Tortu: Yapı Kredinin eğitim, gelişim ve modernizme ne denli önem verdiğinin göstergesi. Mimarisiyle, kütüphanesiyle her şeyiyle büyüleyici bir ortam. Akademiye gittiğimiz gün yüzlerce kişi farklı farklı alanlarda eğitim almaktaydı. Yeni mezunlar içinse kampüs ortamını aratmayacak bir ortam.

Şeydanur Güneş: Kazan-kazan ilkesinin çok güzel bir uygulaması. Bu akademi bir şirket olarak Yapı Kredi’nin takip eden değil aktif oyuncu olduğunu ve eğitimle gelişime ne kadar önem verdiğini gösteriyor. YKBA’nın ödüllü mimarisi ve eğlenceli ortamı çalışanları için oldukça motive edici. Çalışanlarına değer katması Yapı Kredi’nin tercih edilebilirliğini arttırmakla birlikte çalışanlarıyla uzun dönemli ilişkiler kurmasını sağlıyor.

Başarı Kubuzcu: Kişisel yetkinlik ve donanımınız konusunda tüm eksiklerinizi kapatabileceğiniz, harikulade bir akademi. Daha içeri girmeden etrafa bir göz atmamla bana ve tüm arkadaşlara bu izlenimi verdiğinden hiç şüphem yok. Oradayken arkadaşlarla mekânı tanıma amaçlı keşif gezisine çıktığımızda eğitim gören kişi sayısını görmek ki 588 sayısını bir üsse geldiğinizi fark etmek için sadece küçük bir ayrıntı beni çok heyecanlandırdı. Kısaca ifade etmek gerekirse; baştan yaratılmak için hazırlanmış bir akademi.

2- Sunumlarda ilginizi çeken noktalar nelerdi?

İlker Serdar Çetinkaya: Sunumlarda ilgiden öte dikkatimi çeken şey verilen kurum kültürü sayesinde Mardin’deki bir vezne görevlisiyle İstanbul’daki VP birbirlerini ilk defa görmüş olsalar bile hiç adaptasyon sorunu çekmeden aynı dili birbirleriyle çok tatlı şekilde paslaşarak konuşabilirler izlenimi verildi. Evrensel bir ”Vadaa” dili olduğuna inanmaya başladım.

Şehidcan Erdim: Sunum yapanlar arasında halinden memnun olmayan tek bir kişi bile yoktu. Hepsi de işlerine ve Yapı Kredi’ye son derece bağlılardı. İçten ve samimi üslupları ikna ediciliklerini artırıyordu. İlk olarak davet edilen ve kendilerine sorulan soruları aralarında paslaşarak olabilecek en hoş şekilde cevaplayan dört yönetici, akşam çay içmek için buluşmuş dört arkadaştan farksız bir sohbet ortamı oluşturdular. Onları dinlemek son derece keyifliydi.

Gökhan Sipahioğlu: Şubeden de başlasak, bankacılık tecrübeyle yükselinen bir kariyer merdivenine sahip ve ucu açık bir kariyer sunuyor yeter ki basamakların altı doldurulabilinsin.

Alper Yıldız: Kurumun işleyişi hakkında ve bir bankada kim neden çalışır ki sorusuna kendi içimde veremediğim cevapları gördüğüm bir sunumdu. Bir mühendislik öğrencisi olarak sektöre bir hayli uzak olmam sunumu benim için daha ilgi çekici hâle getirmişti. Levent’teki merkez ofis’ten YKBA’ya çalışanların yaptıkları işlerden bahsettikleri tanıtım video’su da birçok soruya cevap oldu.

Fatih Yıldız: YKB çalışanlarının işine bağlılık oranı oldukça ilgi çekiciydi.

Gizem Tortu: Bir şube müdürünün şubenin dışına çıkarak banka içi eğitim vermesi gerçekten etkileyiciydi. Çok da keyifli bir kişisel gelişim sunumu oldu.

Şeydanur Güneş: Kurum kültürünün net olarak yansıtıldığını düşünüyorum.Ayrıca Levent ofis videosunun bankadaki iş tanımlarının neler olduğunun cevabını bulmamı sağladı.Kişisel gelişim sunumunda da kısa ve öz bir şekilde bilgi aktarımı yapılması verimi arttırdı.

Başarı Kubuzcu: Bu konuda söylenmesi gereken en önemli nokta kurumsal iletişim olacaktır. Her biri farklı bölge ve birimlerden gelmelerine rağmen adaptasyon sıkıntısı çekmemeleri beni çok etkilediğini söylemeliyim. Bu değerli ortamda olmak çok iştah açıcı bir fırsat…

 

3- Etkinlikten sonra Yapı Kredi Bankasıyla ilgili değişen görüşleriniz oldu mu, olduysa nelerdir?

İlker Serdar Çetinkaya: Etkinlikten sonra yerine etkinliğe gelmeden önce fark ettiğim bir şeyden bahsetmek isterim. Etkinlik daveti gelene kadar ben Yapı Kredi’nin Sosyal Medya’da var olduğunu düşünüyordum. Sosyal Medya’ya da farklı bir solukla girme planlarının olduğunu öğrendim. Bir şirket için Sosyal Medya’da bilinçli olarak yer alınmayan her dakikayı kayıp sayan biri olarak bilinçli ve farklı soluk katacaklarını öğrenmem daha da etkileyici oldu.

Şehidcan Erdim: Bu etkinliğe katılmadan önce Yapı Kredi Bankası ile ilgili sadece kulaktan dolma bilgilerim vardı. Benim zihnimdeki imajı son derece soğuk, cansız ve sıkıcıydı. Fikirlerimin yüz seksen derece değiştiğini söylesem abartmış olmam sanırım. Şu ana kadar gördüğüm en güzel çalışma ortamı karşısında bu durum gayet normal.

Gökhan Sipahioğlu: Daha genç ve dinamik bir bankayla karşılaştım bana daha gri gelirdi Yapı Kredi fakat YKBA da bunun böyle olmadığını gördüm.

Alper Yıldız: Etkinlik öncesinde bir bankada çalışmak belki hiç aklımdan geçmezdi, etkinlik sonrası en azından aklımdan geçmiş oldu J Mühendis kökenli olmak ve bu bakış açısına sahip olmanın bizi bu sektörden uzak tutan tek şey olduğunu görmüş oldum. İstenildiğinde bir mühendis olarak birçok sektörde Manager olarak görev alınabileceğini bunun bir banka dahi olabileceğini canlı örnekleriyle daha yakından görmüş oldum.

Şeydanur Güneş: Aslında YKBA’ya giderken kafamda ben bir makine mühendisi olarak bankada ne yapabilirim sorusu vardı, kafamda konumlandıramamıştım. Ancak etkinlikten sonra mühendis olarak hatta bir Makine mühendisi olarak bankaya neler katabileceğimi net olarak görmüş oldum. Ayrıca bugüne kadar YK’yı sadece şube ağıyla tanımıştım bu etkinlik dolayısıyla buzdağının altındaki o genç ve dinamik genel müdürlüğü görebilmek güzeldi.

Başarı Kubuzcu: Yapı Krediyi Brand Day etkinliğinden önce yeterince tanıdığımı düşünüyordum, fakat düşüncelerimin artık değiştiğini söylemeliyim. Özellikle akademiyi yakından görme fırsatı bu kararı almamada çok etkili bir etken oldu. Sadece akademinin imkânları da değil, ayrıca içerisinde barındırdığı bu sıcak ortamdan da bahsetmek gerekir. Günümüzde kendini ayakta tutmak için herkes yatırımlarını ve çalışmalarını yapıyor fakat bunların yanında bu değerli ortamı sunabilmek, rakiplerine göre sizin daha avantajlı olmanızı sağlıyor. Bu fırsatı sunduğu için Yapıkredi’ye ve Realta’ya teşekkürler…

 

4-Mezun olduğunuzda Yapı Kredi Bankasında çalışmayı düşünür müsünüz? Evet ise hangi birim’de çalışmayı istersiniz?

İlker Serdar Çetinkaya: Bir şirkete çalışırken bir şeyler katabilecekseniz ve bir şeyler alabilecekseniz ve bu sirkülasyonun hızlı ve etkili bir şekilde olacağını düşünüyorsanız o şirkette çalışmak için can atarsınız. Röportajın mailime düştüğü dakikalarda babamla şu anın ve Haziran ayının(mezun olduğum zamanın) tahmini SWOT analizini yapıyorduk. Babam 25 yıldır çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış birisi. Onunla klasik/modern yönetim konularında ve şirket trendleri konusunda pek anlaşamasak da konu Yapı Kredi’ye gelince ikimiz de hemfikirdik. Şimdiye kadar çalıştığım şirketlerde sağlam bir temel sahibi olmuştum. Bu temelin üstüne Yapı Kredi gibi hem alanının en iyilerinden birinde hem de Koç Grubu gibi devasa bir şirket bünyesinde binayı çıkmam gerektiğini Koç Grubu içinden birkaç örnek vererek anlattı. Ben de temellerimi Sosyal Medya ve Community üzerine atan ve çok seven biri olarak üzerinde çok ince hesaplar yapılarak oluşturulmaya çalışılan Sosyal Medya bölümünde Kurumsal İletişim departmanı çatısı altında çalışmak konusunda can atıyorum.

Şehidcan Erdim: Kesinlikle çalışmayı düşünürüm. Öncelikle MT olmak daha sonra da Yatırım Ürünleri ile ilgili bir üst birimde yönetici olmak isterim.

Gökhan Sipahioğlu: Yapı Kredi’nin kurum kültürüne, bireysel bir katkım olması için MT güzel bir başlangıç olabilir.

Alper Yıldız: Kariyerimin ileriki dönemlerinde bir bölüm yöneticisi olarak sorumluluk almak isterim.

Gizem Tortu: Brand Day etkinliğinden sonra tabiî ki YKB de çalışmak istiyorum. Portföy yönetimi ile ilgili bir birimde çalışmak istiyorum.

Şeydanur Güneş: Hem YK’ya hem kendime değer katabilmek için; topuklu ayakkabıyla yürüyemeyen olarakJ MT programında yer almayı isterim. Makine mühendisi olarak özellikle proje finansmanı(sektörel finansman) departmanında çalışmak isterim

Başarı Kubuzcu: Araştırmamı yaptım ve kariyerimin banka sektöründe şekillenmesine karar verdim. Mühendisliğin getirdiği tüm özelliklerin yanında bir de bankacılık sektörünü de tanımak için seminer ve konferanslara katılarak kendimi geliştirdim ki yaptığım çalışmalarla kat ettiğim yolları Yapı Kredi’de farkına varmak beni ayrıca memnun etti. Tüm bunların çerçevesinde Yapı Kredi’de IT bölümünde genç bir mühendis olarak yerimi almak için her şeyin hazır olduğunu düşünüyorum.

Kategori GMC, HaberlerYorum (0)

GMC katılımcılarından tüyolar


GMC 2010 Türkiye finalinin ardından uluslar arası finali de geride bıraktık. Bu yıl öğrenci ve şirket katılımının oldukça yüksek olduğu bol aktiviteli bir GMC süreci geçirdik. İstanbul ve Ankara’da pek çok üniversiteye giderek GMC’ci üniversiteliler ile buluştuk. Düzenlediğimiz Brand Day ve Open Day’ler ile GMC’de yarışan öğrencileri Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle buluşturduk. Sosyal ağlardaki etkinliklerimize ise bir yenisini ekleyerek Facebook uygulamamızla GMC yarışmacılarına ödüller dağıttık.
Bizim için oldukça keyifli geçen GMC 2010’un ardından öğrencilerin yarışmayla ilgili görüşlerini öğrenmek istedik ve mikrofonumuzu yarışmada 2. Tura kadar çıkmış öğrenci takımlarından Cally takımına yönelttik. İlker Serdar Çetinkaya, Şehidcan Erdim ve Başarı Kubuzcu’dan oluşan Cally takımı bize 5 soruda GMC’yi ve yarışmadaki tecrübelerini anlattı. Bundan sonra GMC’de yarışacak öğrenciler için önemli tüyolar ve faydalı bilgilerle dolu bu röportajı özellikle GMC 2011’de yarışmaya katılmayı kafasına koymuş kişilerin kaçırmamasını tavsiye ederiz.

1-Sizce Neden GMC?
İlker Serdar
: 2007 ve 2010’da resmi olarak katıldığım iki yarışmada da yarıfinalde elendik. Geçen sene de Cally’den Başarı’nın kurduğu takımda takviye kuvvet olarak yer almıştım.5 seneyi doldurduğum üniversite hayatında 3kere GMC’ye katıldığıma göre GMC’ye olmazsa olmazlarımdan diyebilirim.

 Hiperaktif bir üniversite öğrencisi olarak üniversite öğrencilerine yönelik olarak üniversite öğrencilerine yönelik çeşitli ulusal-uluslararası yönetim yarışmalarına katıldım. GMC bunlar arasında bana göre katılımcıların kararlarını, düşüncelerini en iyi analiz edebilen yarışma.

Önünüzde raporlar ve vakalar sayesinde evdeyken, okuldayken bile sürekli kendinizi sürekli ofiste hissettirecek kadar gerçekçi bir yarışma.

Şehidcan: GMC pek çok kişinin arayıp bulamadığı tecrübeyi, bilgiyi hem kısa bir süre içinde hem de eğlenceli olarak edinmemizi sağlıyor. Takım çalışmasını öğrenmek, şirket işleyişi hakkında detay bilgi sahibi olmak ve rekabet etmeyi öğrenmek bunlardan bazıları. Kısacası “Neden GMC? Çünkü bu fırsat kaçmaz”.

Başarı: Mühendis kökenli biri olarak bugüne kadar kendimi geliştirdiğim birçok alan oldu, hayatta ne tarafa baksanız mutlaka içinde mühendislik koklayabileceğiniz bir şeylere rastlarsınız, rastladım da ve değerlendirdim hepsini; ama bana bu yetmedi. İçimdeki o işletmeci yönümü geliştirmek için arayış içerisindeydim. Hayatın fırsat ve şartlarını da göz önüne bulundurursanız üniversitede bir fırsat yakaladım:

 15 haftalık bir süreç, geçen sene ilk tur ki başvuruların bitmesine dört gün kala böyle bir yarışmanın varlığından haberdar oldum ve bu sene yarıfinal; ilk tur gruptan zorlanmadan çıktık ardından Türkiye birincisi Su takımıyla aynı grupta finale bilet aradık. Kendilerine şimdiden Çin’de başarılar diliyorum, daha da büyük başarılarla yollarına devam etmelerini eklemek isterim.

 Kısaca mühendisliğin yanında yapılan bir işletme yüksek lisansı gibi yerini aldı GMC benim hayatımda… 

İşletme okuyan bir arkadaşım yarışmayı incelediğinde bana aynen şöyle demişti:

“Okulda gördüğümüz her ne varsa hepsini içiren bir platform, böyle bir yarışma çok iyi bir fırsat gerçekten ”

2-Sizce yarışmacılar takım arkadaşlarını seçerken nelere dikkat etmeli?
İlker Serdar
: Geçtiğimiz hafta Başarı’yla ”GMC Muhasebesi” yaparken sonraki yarışmalar için hemfikir olduğumuz bir karar vardı.

”Türk gibi başlayıp, Alman gibi çalışıp, İngiliz gibi bitirecek” takım arkadaşları seçmek gerekiyor. Çalışma devamlı olmalı ki keyfini de beraber çıkartabilelim. Biz bu konuda biraz eksik kaldık!

Yarışmacıların takım arkadaşlarını seçmesi aslında yarışmadaki ilk rapor kadar önemli. Nasıl ki yarışma şirket yönetimi konuda hassas kararlardan oluşuyorsa, takım arkadaşlarında da o kadar hassas olmak gerekmekte.
 Bu kişi kimdir? Raporu önüne koyduğumuzda bize hangi bölümlerde yardımcı olabilir? Hevesli olması güzel Bir şey ama teoride bilgisi var mı, olmayabilir, iş tanımlarında sürekli karşımıza çıkan ”analitik düşünebilme yetisi” var mı? Arkasından bundan önce de arkadaşlığınız varsa kendinize sormanız gereken bundan önceki buluşmalara sadık ve zamanında gelen biri miydi, toplantılara artı değer katabilir mi, ekip çalışmalarında doğrudan kararlara etki etmeyen ama karar sürecine etki edecek nasıl insiyatifler alabilir sorusunu kendinize sormanız lazım.

Şehidcan: Takım üyelerinin tamamının aynı sektörden olmasından kaçınılması gerekiyor. Farklı sektörlerden olan her üye farklı bir bakış açısı, farklı bir strateji demek. Bu farklılıklar birleştirilip tek bir yol haritası haline getirilmeli. Bunu sağlamak için mutlaka iletişim problemi yaşamayacağınız, birlikte çalışmaktan keyif alacağınız takım arkadaşları seçilmelisiniz.

Başarı:Soruyu kendi takımım Cally’yi göz önünde bulundurarak cevaplamak isterim:

Öncelikle neye daha öncelikli olarak vakit ayıracağının farkında olan arkadaşlardan seçmelisiniz grup üyelerini, çok yoğun olmayacak kişiler olmalı ya da bu yoğunlukta yarışmaya da vakit ayırmayı başaran kişiler olmalı… “Ben hiçbir şey bilmiyorum, ne yapacağım” diyen arkadaşında grupta olmamasını tavsiye ederim. Son olarak grupta işini yapan fakat takip edilmeyi bekleyen arkadaşlar da olmasa iyi olur…

 Ayrıca eğer grubunuz da İlker gibi bir varsa, direkt İlker diyorum tanımayan yoktur artık, çok şanslısınız demektir. Takımı bir arada tutup, bizim bu röportajı takım olarak yazabilmemizi sağladığı için teşekkürler İlker…

3-Sizce yarışmacılar GMC’ye nasıl hazırlanmalılar?
İlker Serdar:
GMC analitik düşünenleri daha çok seven bir yarışma desek yanlış olmaz. Bunun yanında biraz ileri görüşlülüğe ve verdiğiniz kararları düşünebilmek için bolca zamana ihtiyacınız olacak.

Facebook Türkiye’de henüz duyulmamışken Estonyalı bir yatırımcıdan Facebook kıvamında bir site kurma konusunda ortaklık teklifi gelmişti. Ben de konuyu Türkiye’nin en büyük ve zengin web girişimci – melek yatırımcılarından akıl hocam Çağlar Erol’a açtığımda bana iş planı, harcama tabloları ve finansal raporlarda herşeyin ayrıntılı olması gerektiğini anlatmıştı. Biz de bu sene yarışmada bunu uyguladık. İlk sayfadaki tüm kalemleri ve arka sayfadaki finansal raporların çoğunu bir excel tablosu üzerine kanalize edecek formüller yazması benden, Excele yerleştirmesi Başarı’dan güzel bir iş çıkarttık. Hatta işi biraz daha ilerletip gelen raporlara göre bölge/ürün trend analizi ve rakip yorumlamalara bile giriştik.

En son bir internet şirketinde(Xing) müşteri ilişkileri kısmında çalıştığım için orada insanları daha iyi analiz edebilme fırsatı yakaladım. Hepimizin yaptığı en büyük hatalardan birisi de sitelere üye olurken kullanım koşulları kısmını okumadan onaylamak. Halbuki kullanım koşulları orada yazılanları okuyup ileride başımızın ağrımaması için konulan kurallar. Yarışmaya kaydolduğunuzda gelen el kitabı da öyle! Okumamak sizi çok üzebilir. GMC2011′e daha çok var. El kitabında her sene majör gelişmeler yaşanmıyor. O yuzden mutlaka 2010 el kitabını bulmaya çalışın. Bulamazsanız bizlerden yardım isteyin. Sindirmeniz ve rakiplerinize karşı 1-0 önde başlamanız için önünüzde çok uzun bir süre var.

Şehidcan: GMC El Kitabı’nı dikkatlice ve baştan sona okumalılar. Zaten ihtiyaç duydukları tüm bilgiler orada mevcut. Bir de sürekli dile getirdiğimiz ama gerçekten çok zaman kazandıran “Excel tablosu” mevzusu var. El Kitabı’ndaki bilgiler ışığında formüller oluşturarak bunu hazırlayabilirler. Verdikleri kararın yaklaşık olarak nasıl sonuçlar doğuracağını anında görebilecekleri için pek çok varsayımı test ederek karar vermelerini kolaylaştırabilirler. Bunların dışında ise stresten uzak kalmalılar, GMC’ye sakin başlamak ciddi manada fayda sağlıyor.

Başarı:Cally Takımı olarak ağırlıkla rapor okuma ve pazarın durumunu inceleme konularında daha fazla yoğunlaşmak istememiz ve işlem yükünün azaltılması için yapılacak tüm işlemleri bizim yerimize yapması için bir Excel dosyası hazırladık. İçerik olarak biraz bahsetmek gerekirse;

Sadece satmak istenilen ürün miktarları girilerek, genel giderler ve kar zarar tablosunu(şirket raporunun önemli bir kısmını içeren tablolar) elde etmemize olanak sağlayan bir dosyadır.  Değişen verilere adaptasyon sorunu olmayan bu dosya ile başka hiçbir işlem yapmanıza gerek kalmadan bahsedilen tablolardaki her veriyi ayrı ayrı elde edebilirsiniz. Ayrıca bundan bağımsız olarak yapmak istediğiniz diğer hesaplamaları da destekleyen bir sistemi barındırıyor. Karar kâğıdının bir örneğini bünyesinde bulundurarak hesaplamaları daha doğru ve hatasız yapmayı amaçlıyor. İstatistiksel analizler ve eldeki verileri grafiksel olarak da işleyerek işlem yükünü ciddi oranda hafifletiyor.

Yarışmacılara hazırlık konusunda söyleyebileceğim en önemli kısım burasıdır. Bunların dışında pazarda herkes bir bütünün parçasıdır. Herkesin her kararı herkesi etkiliyor. Dolayısıyla gruptaki diğer takımların faaliyetlerinde takip etmek, tahmin etmek gerekiyor. Pazarın durumunu da bahsetmeden geçmek istemiyorum. Durumu iyi analiz etmek gerek, daralması ya da genişlemesiyle yapacağınız faaliyetlerde çok iyi başarılar kazanabilirsiniz.

Son olarak el kitabından bahsetmek istiyorum. Okudukça daha fazla okunması gerektiğini düşünen biri olarak yarışmacılar mutlaka iyi bir şekilde incelemeliler kitabı.

4-Sizce yarışmacılar stratejilerini belirlerken neleri göz önünde bulundurmalı?
İlker Serdar:
Strateji belirlerken üretim-fiyat-reklam-arge-satış kanalları beşlisini iyi bilmek ve esneklik katsayılarının bilincinde olarak strateji belirlemek gerekiyor. Bunları yaparken finansal gücünüze bakarak davranmak gerektiğini unutmamak lazım.

Biz yarışmanın başından yarıfinalin üçüncü haftasına kadar kendi stratejimizle birinci durumdaydık. Ama bu sene Macau’da Türkiye’yi temsil eden SU’nun bizimkine göre tamamıyla farklı stratejisiyle bizi geçerek finale çıktı. Biz stratejimizi değiştirmemiz gerektiğini birinciliği kaybettikten sonra anlamıştık fakat geç kalmıştık. Yarışmacılar stratejini değiştirme konusunda akılcı çözümleri varsa çekinmemeli, değiştirmeli.

Futbol karşılaşmalarından alışkın olduğunuz, takım oyunlarında çok kullanılan ”oyunu okuyabilmek” kavramı GMC’de de çok önemli. Rakiplerimizin bundan önceki satış-finansal raporlarından ne kadar kar payı dağıtabileceğini anlayabiliyorduk. Gelen vakalara göre en fazla %2 sapmayla bilebiliyorduk.

Şehidcan: Tarihçe dikkatlice incelenmeli ve edinilen bilgiler doğrultusunda stratejileri en başta belirlenmeli. İlk karardan itibaren rakiplerin stratejileri ve bir sonraki hamleleri de olabildiğince tahmin edilmeli. Yapılacak ufak tefek taktik değişiklikleri dışında asıl plana sadık kalınmalı. Özellikle fiyatlarda çok zig-zag yapılmamalı. Bir de verilen olaylar dikkatlice tercüme edilmeli ve doğru yorumlanmalı.

Başarı:Bir şirketi meydana getiren bölümleri; pazarlama-üretim-ik-finans iyi bilip, gerekli çalışmaları yapmalısınız.  İçte bu aşamayı geçtikten sonra bulunduğunuz pazara baktığınız da esnekliğin ne derece olduğunu ve fırsatları ve imkânları analiz etmelisiniz. Tüm bunları,  strateji çatısı altında birleştirmeniz sizi istediğiniz noktaya ulaştıracaktır. Bu, mühendislikte çoklu değişken kavramına çok yakın bir sistemdir. Sistemde değişkenleri derecelerine göre ihmal edersiniz ve sonuca mininum hatayla ulaşırsınız.

Teknik yapı olarak futbola benzediğinden yola çıkarsak da, stratejiniz değişkenleri anlık olarak işleyebilme olmalıdır.. Ayrıca ofsayta da düşmemek gerekir bizimki gibi. Futbol tabiriyle maçı okuyabilen bir strateji edinmelisiniz…

5- Sizce GMC sayesinde yarışmacılar ne tür faydalar sağlayabilirler? (Sosyal, teknik, kariyer vb. açılardan değerlendirebilirsiniz.)
İlker Serdar:
Bilgi Arena’08de Turkcell’in Study Case’inde birinci olduğum için mülakata çağırılmıştım. Mülakatı yapan kişi eski GMC yarışmacılarından biri olduğu için konuşmamızın yarısı GMC üzerine konuşarak geçmişti ve kabul edilmiştim. CV’de böyle bir deneyiminizin olması cidden çok önemli.

Teknik anlamda hepimizin bildiği gibi – benim de dahil olduğum – İşletme öğrencilerinin kocaman bir yüzdesi muhasebe dersleriyle sadece dersi geçecek kadar ilgilenir. Diğer bölümlerde okuyan arkadaşlar bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu gibi tabloları hiç bilmedikleri için ekiplerde bu tabloları yorumlamak işletme öğrencilerine kalır. Bu tabloları yorumlayarak muhasebe bilgilerini gözle görülür seviyede arttıran arkadaşlarımız oldu. Maliyet Muhasebesi alan arkadaşlarımız bir siparişin safha safha maliyetini ve kar marjını çıkartarak uygulamalı olarak teorik bilgilerini arttırmış oldular.

Aynı zamanda bu yarışma sayesinde çok geniş bir çevre yapma şansınız mevcut. Realta ekibi sosyal medya hesapları sayesinde özellikle Facebooktaki Global Management Challenge grubu üzerinden rakiplerinizi tanıma, onları analiz etme imkanı sağlıyor. Haftalık sonuçlar açıklandığında hiç tanımadığınız kişilerin sizi tebrik etmesi planlarını ve yaptığı hataları bir nebze paylaşması, aynı şekilde sizin paylaşımlarda bulunmanız, yarışmadan sonra etkinlikler düzenlemeniz yeni insanlarla tanımanızı kaçınılmaz kılıyor.

Bu süreç içerisinde Realta çalışanlarıyla tanışabiliyorsunuz, Deniz ve Simge’yle sanki takım arkadaşınız gibi rahatça ulaşıp yarışma sürecini etkilemeyen ama GMC’yle ilgili görüş alışverişlerinde bulunabiliyorsunuz.

Şirketlerin OpenDay, BrandDay gibi etkinlikleri sayesinde Türkiye’nin sektöründe öncü firmalarıyla  daha yakından tanışabiliyorsunuz, yöneticilerle bağlantı kurabiliyorsunuz, sorularınızı birebir sorabiliyorsunuz. Çok leziz bir gün geçirmekle kalmayıp size sundukları iş teklifleri, mülakatlarda sağladıkları öncelikler sayesinde hem kariyerinize güzel bir şirkette başlayabiliyor/devam edebiliyorsunuz. Brand Day etkinliğine davet eden, süper bir ev sahipliği yapan ve ayrıcalıklar sağlayan Yapı Kredi ailesine tekrar tekrar teşekkürler.

Şehidcan: Öncelikle bir üretim şirketinin işleyişi ile ilgili neredeyse her konuda az çok bilgi sahibi olurlar ki bu çok faydasını görecekleri bir altyapı olur. Bunun dışında yarışmada belli bir seviyeye kadar yükselebilirlerse, yarışmayı takip eden pek çok güçlü firmaya kendilerini gösterme ve farklı olanaklardan yararlanma şansları olur. Ayrıca GMC sonrasında hangi alanın kendilerine daha uygun olduğu konusunda çok daha net fikirlere sahip olma olasılıkları yüksek. Tüm bunları yok sayarsak bile, geriye dönüp baktıklarında gülümseyerek hatırlayacakları ve özleyecekleri bir zaman dilimi geçirmiş olurlar. Bence bu bile başlı başına yeterli.

Başarı:İlk turdan itibaren tüm takımlarla facebook, twiter gibi sosyal medya araçlarıyla iletişime geçerek sosyal olarak sürekli gelişen yenilenen bir ortamda çok iyi vakit geçirerek kendime kattığım faydaları özetleyebiliriz.

Yarışma sırasında gerçekleştirilen organizasyonlar çerçevesinde, çevrenizi de zenginleştirme fırsatı yakalayabilirsiniz. Realta’nın sunmuş olduğu sosyal medya imkânları ve kendi faaliyetleriniz ile bu fırsatları değerlendirmek sizin elinizde.               

Takım halinde bir hareketin tüm avantajlarını ve dezavantajlarını görme fırsatını yakalayabileceğiniz GMC de; kariyer olarak da bir şirketin genel yapısını tanıma fırsatı buluyorsunuz. Ayrıca CV’nizde böyle bir deneyimin olması da kariyer hayatınız için önemli artılar arasında olacaktır.

 

Görüşlerini bizlerle paylaştıkları için Cally takımına teşekkür eder, bu keyifli röportajı kardeş takımları olan Hittites ile GMC için söyledikleri sloganlarıyla bitirmek isteriz.

“Ne olursa olsun kan şekeriniz hiç düşmesin.”

Kategori GMCYorum (0)

GMC Türkiye 2010 Final


Kategori VideoYorum (0)

GMC Final Sonuçları İlan Edildi!


Global Management Challenge (GMC) Uluslar arası Yönetim ve Strateji Yarışması 2010 Türkiye Finali 24.03.2011 Perşembe günü Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nde gerçekleşti.

384 takımla başlanan GMC 2010 Türkiye turnuvası ikinci turda 64 takımla devam etti ve finalde 8 takımla son buldu. Beşi öğrenci takımı olan sekiz finalistin geri kalanını Yapı Kredi Bankası, Assan Alüminyum ve Coca Cola İçecek şirket takımları oluşturdu.

Final gününden görüntüler

 

Kıyasıya rekabetin ve heyecanın doruklarda olduğu finalde takımlar şirketleri ile ilgili bir günde 5 ayrı karar vererek Macau’da yapılacak Uluslar arası Final’e kalmak için yarıştı. Yarışma sonunda açıklanmayan final sonucu 25.03.2011 Cuma akşamı Point Hotel Barbaros’ta yapılan gala yemeği ve ödül töreninde ilan edildi.

            Finalist Takımlar                      Hisse değerleri

1 Su 2.479
2 Pharmateam 2.248
3 United Associates 2.091
4 Aluxing – Assan 2.029
5 Maestro – Yapı Kredi Bankası  2.021
6 MBA Crowd 2.011
7 Boğaziçi Uni- Finansbank Uni 2.000
8 MadManAge Jr.- Yapı Kredi Uni 1.943

 

Yarışma sonunda Sakarya Üniversitesi öğrencileri Recep Bayrak, Yusuf Kuzu ve Ramazan Ömeroğlu’nun oluşturduğu “SU” takımı birinci olarak Uluslar arası Finalde ülkemizi temsil etme hakkını kazandı.
Uluslar arası Final 13-14 Nisan 2011 tarihinde Macau’da yapılacak.

GMC 2010 Türkiye Ana Sponsoru    :  Yapı Kredi Bankacılık Akademisi
Sponsor                                                        :  Mercedes- Benz Türkiye
Katılımcı Firmalar                               : Turkcell, Abdi İbrahim İlaç, Finansbank, Cargill, Digiturk, Coca Cola İçecek,    Assan Alüminyum, Brisa, Opet, Novartis, Pirelli, Pfizer, Ford Otosan, Kuveyt Türk    
Destekleyenler                                           :  Businews, Enginews, Aiesec, Üniaktivite, Bloomberg Businessweek Türkiye, İnfomag
Organizasyon                                              :  Realta Danışmanlık

Kategori GMCYorum (1)