Merhaba, Cargill Türkiye birçok üniversite öğrencisi için çalışmak istenecek bir şirket. Çünkü Cargill’de muhasebeden gıda teknolojilerine, mühendislikten insan kaynaklarına kadar ilgi alanlarına ve hedeflerine uygun bir pozisyon bulabilirler.
Yiğit Akın (Commercial Management Trainee), Seza Ünal (Cargill İK Uzmanı)
Cargill, çalışanlarına ve üniversite öğrencilerine farklı olanaklar sunuyor. Global Management Challenge(GMC)’de takımlarına sanal bir şirketin yönetimini emanet ederken bir de “Enver Fikrini Sen Ver” yarışmasıyla öğrencilerin enerji verimliliği alanında, yaratıcılığını yenilikçi fikirlerini ve projelerini destekliyor.
Biz bu söyleşimizde Seza Ünal ile “Enver Fikrini Sen Ver” yarışmasının detaylarını, kazananları ve şirkete dahil olan yeni çalışanları konuşacağız.
Yarışmanın kurgusuyla başlayabilir miyiz? Cargill Türkiye Orhangazi Tesisi olarak; 2008 yılında EİEİ (Elektrik İşleri Etüt İdaresi) tarafından düzenlenen Sanayide Enerji Verimliliğini Arttırma Projesi (SENVER-9) Yarışması’na iki proje ile katılarak 2008 Yılının Enerji Verimli Endüstriyel Tesisi (EVET) seçildiniz. Bunun ardından siz de üniversite öğrencileri için benzer bir yarışma düzenlemeyi tasarladınız. Yarışmaya kimler, nasıl katıldı?
Seza Ünal: Yarışmayı 10 üniversite ve 15 üniversite kulübu ile ortak çalışma yürüterek başladık. Çeşitli posterler, internet ilanları ve üniversite klüpleri aracılığı ile mail yoluyla kontak kurularak yaklaşık 7000 civarında öğrenciye yarışmamızı duyurduk. Yarışma konusu mühendislik bölümlerine hitap ettiği için katılan bütün projeler mühendislik bölümlerinden iletildi. Projelerini e-mail ile seçici kurulumuza ileten öğrenciler arasında 5 finalist takım belirlendi. Daha sonra 20 dakikalık süre içinde 5 finalist takım projelerini en verimli şekilde yönetim kurulumuza Orhangazi’deki fabrikamızda sundu. Yarışma sırasında projenin teknik başarısı ile beraber prezentasyon, konuya hakimiyet, uygulanabilirlik gibi bir çok alanda yarışmacı öğrenciler değerlendirmeye alındı. Çünkü Cargill bu projeye sadece yaratıcı bir fikir bulmak için değil, aynı zamanda beraber çalışabileceğimiz yetenekleri keşfetmek ve bu öğrencilere fırsat yaratmak için de başladı. Mesela şu anda birinci olan grubun üyelerinden Yiğit Cargill ailesinde çalışmaktadır.
Değerlendirme sürecinde, gelen projeler arasında sizi şaşırtan projelerden bahseder misiniz?
Birincilik ödülüne layık görülen projemiz dışında, “Enerji Bastı” isimli proje ile finale kalan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin pizoelektirikten faydalanarak düğün salonlarında pistin üzerinde dans eden insanların hareketlerinden enerji sağlamaya yönelik projesi çok başarılı ve ilginçti. Bu projede çalışan Boğaziçi Üniversitesi son sınıf öğrencisi Buğra arkadaşımız bir dönem Cargill’de staj yapmıştır.
***
Yarışmış öğrenciler arasında Cargill Türkiye’de işe başlayan biri var; Yiğit Akın. Yarışmaya başvururken işe başlamayı da hedefliyor muydun?
Yiğit Akın: Yarışmaya başlayana kadar aslında Cargill’in adını hiç duymamıştım. Fakültenin öğrenci işleri bürosunun önünde yarışmanın afişini gördüğüm zaman başladı Cargill macerası. Yarışmaya katılmam, ilk elemeyi geçmem, finallerdeki başarım, askerlik ve ardından burada işe başlamam aslında zaman içerisinde giderek şekillenen bir süreç oldu.
Hangi projeyle katıldın? Tek başına mı hazırlandın? Bize bu süreci anlatır mısın?
Enver Fikrini Senver’e katılmadan 1 yıl önce iki arkadaşımla beraber, büyük bir holdingin düzenlediği ulusal bir vaka analizi yarışmasında Türkiye 3.sü olmuş, çok eğlenmiş ve bir çok şey öğrenmiştik. Afişleri gördüğümüzde aynı ekip ile tekrar bir yarışmaya katılmak istedik ama bir arkadaşımız yoğunluğu yüzünden bizimle beraber olamadı. Onun yerine bir ekleme yaparak yarışmaya katıldık. Enerji verimliliği üzerine üçümüzün de farklı farklı fikirleri olduğu ve elektrik tüketiminin azaltılması üzerine yoğunlaştığımız için herhangi bir seçim yapmak istemedik ve her bir enerji tasarrufu yöntemini teknik ve maddi açıklaması basit, kolay anlaşılır verilerle destekleyerek bir rapor hazırladık. Önerdiğimiz çözümler; Günışığı ile aydınlatma, evaporatif soğutma (havanın nemini arttırarak sıcaklığını düşürme), trijenerasyon (artık ısıdan faydalanarak enerji tasarrufu) olarak sıralanabilir.
Yarışmada başarılı olmamızın sebebini takım üyelerinin diğerlerinin eksiklerini oldukça iyi kapatarak, başarılı bir takım çalışması sergilememiz olarak açıklayabilirim. Takım arkadaşlarım Zeki ve Can bakış açısı, yaşam tarzı ve düşünce yapısı olarak benden oldukça farklı kişiler olmalarına rağmen temelde çok iyi dost olmamız ve fikirlerimizi birbiri ile çakıştırmak yerine paralel tutmamız bize başarıyı getirdi. Farklılığımıza örnek vermek gerekirse, okul bittikten sonra Can, İngiltere’de Makina Mühendisliği üzerine yüksek lisans yapıyor, Zeki tesisat mühendisi oldu ve Temmuz’un ilk haftası evleniyor.
Cargill’de çalışmak hangi kariyer hedeflerinle örtüşüyor? Bir işveren olarak Cargill’i nasıl tanımlarsın?
Benim de içinde bulunduğum Y kuşağının (80’li yıllarda doğan kişiler) iş hayatında temel arayışları var. Monoton olmayan ve hiyerarşinin mümkün olduğunca az olduğu bir çalışma ortamı, çalışılan şirketin kimliği, çalışanına verdiği değer, çok uluslu olması, eğitim olanakları ile çalışanı desteklemesi bunlardan bazıları. Cargill , saydığım beklentilerin tamamını karşılayabilecek ve bünyesinde çalışmaktan oldukça mutlu olduğum bir şirket. İşveren olarak Cargill’i içinde bulunduğu sektörlerdeki firmaların aksine belirli bir plan ve ivme ile hareket eden, yarışın tamamında önde olmak yerine bitiş çizgisinde ilk sırada olmayı tercih eden bir firma olarak tanımlayabiliriz.
Üniversite eğitimin boyunca içinde bulunduğun ve/veya tavsiye edebileceğin projeler, yarışmalar, topluluklar var mıydı?
Üniversite eğitimim boyunca oldukça faal bir öğrenciydim. IAESTE (International Association of Exchange Students for Technical Experience) bünyesinde, 3 yıl görev alarak, fakülte temsilciliğinden, Türkiye Yerel Komite Başkan Yardımcılığı’na kadar uzanan, bana çok çeşitli uluslardan bir çok kişi ile tanışma fırsatı veren bir deneyimim oldu. İTÜ Endüstriyel Proje Geliştirme ve İşbirliği Kulübü (EPGİK) bünyesinde, “Teknik Üniversite Yılın En iyilerini Seçiyor” ve “Kişisel Gelişim ve Kariyer Fuarı” gibi bir çok etkinlik düzenledik. Tüm bu çalışmalarım benim iletişim becerilerimi geliştirmemde oldukça faydalı oldu. Üniversite öğrencilerine yönelik yarışmalar konusunda aslında oldukça zengin bir yelpaze var. Büyük yerel holdinglerin ve çok uluslu firmaların düzenlediği, çok çeşitli bölümlerden öğrencilerin katılabildiği yarışmalar her yıl düzenleniyor. İnterneti biraz kurcalamak ve fakülte koridorlarında duvarlarda asılı duran afişlere göz atmak bunlardan haberdar olmak için oldukça yeterli.
Burada dikkat çekmek istediğim şey, biraz araştırmacı – meraklı olmak ve geniş bir bakış açısı insanların hayatlarında çok şey değiştirebilir. Winston Churchill’in bu konuda çok güzel bir sözü var. “Karamsar bir insan her fırsatta bir zorluk, iyimser bir insan her zorlukta bir fırsat görür.” Önemli olan nereye baktığınız veya yöneldiğiniz değil, orada ne gördüğünüz ve amaçladığınızdır.
Teşekkür ederiz.
Simge Sezer / Businews









