Etiket arşivi | "ibm"

Akıllı Bir Dünya Oluşturmak İçin Küresel Girişimciler Arıyoruz


Yazılım geliştiren veya yazılım hizmetleri sunan bir şirket misiniz? Bankacılık, binalar, şehirler, bulut bilişim, eğitim, enerji, besin, devlet, sağlık, altyapı, üretim, kamu güvenliği, ulaşım, perakende, telekomunikasyon, trafik, su, iş vb. alanlarında çözümünüz veya fikriniz mi var? Eğer öyleyse, aradığımız sizsiniz!

 

IBM SmartCamp İstanbul yarışması ile, son beş yıl içinde kurulmuş olan ve dünyanın enerji, sağlık, ulaşım, e-devlet hizmetleri gibi temel alanlarda karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler sunan yeni nesil yenilikçi şirketlerle işbirliği yapıyor.

 

Bu yarışma kapsamında değerlendirmeye alınmak isteyen şirketler 31 Temmuz tarihine kadar www.ibm.com/isv/startup/smartcamp sitesinden başvuru yapabilecek. Girişimcilik ve teknoloji konularında uzman kişiler tarafından yapılacak değerlendirmelerden sonra seçilecek beş şirket 5 Ekim 2011 tarihinde Teknokent Teknoloji Yatırımcıları Derneği işbirliği ile ülkemizde gerçekleştirilecek, girişimciler, yatırımcılar, şirketler, bağımsız danışmanlar, girişimcilik alanındaki sivil toplum kuruluşları ve hem özel sektörün hem kamu sektörünün önde gelen liderlerini bir araya getirmeyi hedefleyen ‘SmartCamp’ finaline katılacaklar. Seçkin bir jüri karşısında yapılacak final sonrasında birinci olan şirket, “IBM Yılın Küresel Girişimcisi –Türkiye” olarak belirlenecek ve teknik destekten kapsamlı bir iş vizyonu oluşturulmasına kadar pek çok konuda IBM’in deneyim ve uzmanlığından üç ay süreyle yararlanmaya hak kazanacak. Diğer şirketlere ekosistem içerisinden çeşitli ödüller de sunulabilecek. Ayrıca, Türkiye birincisi şirket, Kasım ayında “IBM Yılın Küresel Girişimcisi – Dünya’” ödülünün seçileceği SmartCamp dünya finaline katılmak üzere de davet edilecek.

 

 

Kategori HaberlerYorum (0)

Nüfusun yüzde 25′i Y Kuşağı oldu şirketler ‘hızlı terfili’ çözüm buldu


Şirketler, 1980-1999 arası doğan ve Y Kuşağı olarak adlandırılan, hızlı terfi edip eğlenerek çalışmak isteyen yeni nesil jenerasyonu verimli çalıştırabilmek için kolları sıvadı. Microsoft, Unilever, Coca-Cola, IBM, Apple, P&G, Turkcell ve HSBC gibi şirketler kariyer hırsı ve sabırsızlık özelliği nedeniyle diğer çalışanlarla sıklıkla sorun yaşayabilen Y Kuşağı’nı ‘mutlu’ edecek çözümlere odaklandı

 1980-1999 arası doğan ve insan kaynakları literatürüne ‘Y Kuşağı’ olarak geçen jenerasyonun ‘yönetici olma hırsı’ İnsan Kaynakları (İK) politikalarını yeniden şekillendirdi; şirketler parlak ama iş sadakati düşük gençleri verimli çalıştırmak için kolları sıvadı. Dünyada Microsoft, Unilever, Coca-Cola, IBM, Apple, P&G, Xerox, Chicago Abbott Laboratuarları gibi şirketler Y Kuşağı’na yönelik çözümleri ile dikkat çekerken Türkiye’de ise Turkcell ve HSBC gibi şirketler yolun daha başındayken gözlerini en tepeye diken bu gençler için İK çözümleri üretiyor. Bir önceki neslin aksine Y Kuşağı’nı daha hızlı terfi ettirip, işte ve iş dışında daha keyifli vakit geçirmeleri için avantajlar sunan ve ödül sistemiyle bağlılıklarını artıran şirketlere her gün yenisi ekleniyor.

KİMDİR BU Y KUŞAĞI?
‘Y kuşağı Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 25′ini kapsıyor. Bu kişilerin 5-10 yıl içinde yönetici pozisyonlarında olmalarını bekliyoruz’ diyen HRM Danışmanlık’ın Kurucusu Aylin Nazlıaka Coşkunoğlu, Y Kuşağı’nın tipik özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: ‘Bu kuşak bireyci ve girişimcidir. En önemli ortak özellikleri kendine güven, özgürlüğüne düşkün ve seçici kişiler olmalarıdır. Ayrıca hız ve teknoloji tutkunluğu da ortak paydalarıdır. Yüksek adaptasyon becerileri ve bireysel karar alma eğilimleri onları önceki kuşaklardan ayıran diğer belirleyici özelliklerdir. Kurumsal yapılar içindeki mekanizmaları çok fazla benimsemiyorlar ve hatta mümkün olduğunca uzak kalmayı tercih ediyorlar. İş hayatına bakış açılarında “İş ve yaşam dengesini sağlamak’ önemli bir pay sahibi. Sadakat duyguları düşüktür.’

TAHAMMÜLLERİ AZ
Y Kuşağı’nın değişime, kendilerini gösterme fırsatına ve yaratıcılığa çok hevesli olduklarına dikkat çeken Coşkunoğlu, ‘Aynı anda birçok işle ilgili hayalleri ve paralel kariyer planları var. Bu yüzden şirketler ve İK departmanları onları tatmin etmek için yaratıcı ve güncel uygulamalar geliştirmek zorundalar.  Sürekli öğrenmeye, işte eğlence ve tutku arayışına, beklentilerini anında gerçekleştirmek eğilimine, yetki arzusuna sahipler;  iş ve özel yaşam arasında denge kurma isteği belirgin özellikleri. Bu yüzden terfi olanakları ararlar. Kendi uygun bulduğu zaman geri bildirim yapar ve almak isterler. Eleştiriye tahammülü az olduğu için IK departmanlarının gelişim faaliyetlerine ağırlık vermesi bu kuşak için uygun bir yaklaşım’ diyor.

Turkcell’de çalışanların yüzde 50′si Y Kuşağı!
TURKCELL İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, ‘Turkcell Grubumuzda 11bin çalışanı olan bir aile olarak yüzde 50 üzerinde çalışanımız Y jenerasyonu. Günümüzde ‘Y kuşağı’ olarak adlandırılan  kuşağın özellikleri, beklentileri çok farklı ve bu nesil artarak iş hayatında yerini almakta. Genç kuşak, işini mutlaka severek yapmak, kendini yaptığı işe, ürettiği şirkete ait hissetmek istiyor. Yaratıcı ve girişimci özelliklerinin yanı sıra; seçici, sabırsız ve otoriteye meydan okuyan da bir nesil var’ diyor. Turkcell olarak çalışanlarının memnuniyetini en üst seviyeye taşımak için ek menfaat programları sunduklarını belirten Kocabaş, ‘Çalışanlarımızın yaşam tarzlarına ve farklı bireysel ihtiyaçlarına göre ek menfaatlerini kendilerinin oluşturmasına imkan sağlayan esnek ek menfaat uygulamamız Flex Menu’yü 2007′de projelendirerek, 2008 yılı başında hayata geçirdik. Flex Menu ile tüm çalışanlarımıza ihtiyacı olsa da olmasa da sunulan tek tip standart ek menfaat programları yerine, çalışanlarımızın inisiyatif kullanarak, kendilerine en uygun ek menfaat paketlerini oluşturabilmelerini hedefledik. Bu da çalışanlarımıza özgürlük sağlıyor. Çalışanlara yönelik sosyal aktivitelere oldukça önem veren bir şirketiz. Turkcell’de ofisten geç saatte çıktığınız bir gün koridorlardan geçerken bir odadan keman sesleri, başka bir odadan tiyatro grubunun çalışmalarını duyabilir, bir başka köşede sihirbazlık yapan birilerini görebilirsiniz.

İlk günden CEO koltuğuna göz dikiyor
l ÖNCEKİ kuşaklara göre daha çok bireyci ve girişimci l Kendine güveni ve özgürlüğüne düşkünlüğü ile dikkat çekiyor. l Her işi kabul etmiyor. Önlerinin açık olduğu kurum ve pozisyonları tercih ediyorlar. l BULUNDUKLARI ortama adaptasyonu ile insan kaynakları tarafından tercih ediliyor. l KURUMSAL ‘formaliteler’ onları bağlamıyor. l Bu durum finans gibi kuralların bol olduğu sektörlerde sıkıntı yaratıyor. l İŞ sadakatleri çok düşük. l ONLARI emir vererek çalıştıramıyorsunuz. Katılımcı oldukları sürece verimliler. l HIRSLILAR, rekatebetten korkmuyorlar ve çok kısa sürede yükselmek istiyorlar. l YÜKSELME hırsları diğer jenerasyonlarla sorun yaşamalarına neden oluyor. l Daha ilk günden gözlerini ‘genel müdür koltuğuna’ dikmeleri, bunu açık yüreklilikle her ortamda dile getirmeleri ve google’da ‘nasıl CEO olunur’u aramaları, sadece İK yöneticilerini değil, kurumdaki herkesi tedirgin ediyor.
l Muhtemelen şu an çalıştıkları şirkete daha lise sıralarında karar vermiş oluyorlar.

Siz onları mülakata alırken onlar aynısını size yapıyor
COŞKUNOĞLU, Biz Y kuşağını işe alırken en çok fark yaratan nokta olarak şunu görüyoruz; siz onları mülakata alıp değerlendirirken onlar da sizi ve şirketinizi mülakata alıyorlar. Daha çok kendini düşünen, hırslı, rekabeti seven bir çalışan profili oluşturuyorlar.  Daha çok yetki ve takdir, daha az kontrol istiyorlar. Çoğunlukla finans, bilişim ve reklam sektörlerinde çalışan bu kuşağın en büyük özelliği davranış kalıpları; sorgulayıcı ve girişimci bir yapıya sahipler. Bu kuşak, kendileri için doğru olan işi bulduğunda çok yüksek performans gösteriyorlar. Onlara yöneticiden ziyade arkadaş gibi yaklaşmak, kalıcı ve aidiyet duygusu yüksek çalışanlar olmalarını sağlıyor’ dedi.

Aylin LÖLE

Akşam Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (1)

IBM, 100. yılını kutluyor


IBM Türk Genel Müdürü Michel Charouk, IBM’in, küresel pazardaki en temel ekonomik potansiyelin büyüyen pazarlarda gerçekleşeceği öngörüsüyle yakın geçmişte Büyüyen Pazarlar Birimi’ni kurduğunu belirterek, “Türkiye’nin de bu pazarların içinde yer alması, Türkiye’de bilişim pazarındaki liderliğimizi sürdürmemiz için önemli bir katkı sağlıyor” dedi.

IBM Türk’ün Swissotel’de düzenlediği IBM Çözümler Zirvesi 2011’de IBM’in 100. yılı da kutlandı. IBM, zirvede, endüstrilerin akıllı gelecek planları için etkinliği kanıtlanmış endüstrilerin çözüm ve başarı öykülerini sundu.

Düzenlenen basın toplantısına konuşan IBM Türk Genel Müdürü Charouk, bir kurumun yaşamı boyunca bıraktığı etkiyi değerlendirirken neler yaptığına, varolduğu dünyayı nasıl değiştirdiğine bakmak gerektiğini ifade ederek, IBM’in bütün geçmişinin, kendi içinde bir tutarlılığın ve sürekli değişimin bir etkileşimini simgelediğini, IBM’in başarısının rastlantısal değil, kurulduğundan bu yana geleceğe dönük vizyonu, stratejileri ve bunları gerçeğe dönüştürebilmesinin bir sonucu olduğunu söyledi.

IBM’in 2015 yol haritasında önemli yeri olan ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu büyüyen pazarlar hakkında da bilgi veren Charouk, “IBM, küresel pazardaki en temel ekonomik potansiyelin büyüyen pazarlarda gerçekleşeceği öngörüsüyle yakın geçmişte Büyüyen Pazarlar Birimi’ni (Growth Markets Unit) kurdu. IBM gelirleri içinde şu anda yüzde 19 civarında payı olan büyüyen pazarların payının 2015’e kadar yüzde 25’e çıkmasını bekliyoruz. Türkiye’nin de bu pazarların içinde yer alması, Türkiye’de bilişim pazarındaki liderliğimizi sürdürmemiz için önemli bir katkı sağlıyor” şeklinde konuştu.

Charouk, 73 yıldır Türkiye’de hizmet verdiklerini hatırlatarak, “IBM’in bölgedeki tarihsel varlığının bir simgesi ve faaliyetlerimizi büyüterek devam ettireceğimize dair bir bağlılık göstergesi olarak 100. yıl gündemimizdeki etkinliklerimiz arasında Haziran ayında bir günlük gönüllü kamu hizmeti vermek yer alıyor” dedi.

-IBM’İN 2015 YOL HARİTASI-

IBM Yazılım Grubu Başkan Yardımcısı Julie King de şirketin 2015 yol haritasına değinirken, IBM’in müşterilerine yeni değerler sunabilmek için temel alanlara stratejik yatırımlar yaptığını söyleyerek, “Önümüzdeki 10 yılı şekillendirecek dört yeni stratejik alana odaklanıyoruz. Bunlar büyüyen pazarlar, iş analitiği, bulut bilgi işlem ve akıllı dünya” dedi.

IBM’in hızlı gelişim gösteren endüstrilerde daha akıllı bir dünyaya yönelik gelişme fırsatları hedeflediğini belirten King, her endüstrinin kendine özgü zorluklarını ele almak ve IBM’i farklılaştırmak üzere çeşitli yeni satın almalar, geliştirme ve iş ortaklıkları gibi stratejik yatırımlar yaptıklarını, temel yetenekleri çerçevesinde müşterileri için yeni değerler sunan baştan sona bir çözüm ve varlık portföyü oluşturduklarını anlattı.

-2015’E KADAR İŞ ANALİTİĞİ VE OPTİMİZASYONU GELİRLERİ 16 MİLYAR DOLAR OLACAK-

IBM İş Değerleri Enstitüsü Lideri Peter Korsten ise iş analitiğinin artık bir yönetim disiplini haline geldiğini ifade ederek, şu görüşleri dile getirdi: “İş analitiğinin üst yönetimin ajandasına girmesini sağlayan, dijital verilerin miktarındaki olağanüstü patlama oldu. Veriler kurumsal veri depolarında yılda yüzde 50 hızla büyüyor. Bu veri büyümesinin yüzde 80’inin bloglardan, e-postalardan, müşteri yorumlarından ve videolar gibi kaynaklardan gelen yapısal olmayan veriler olduğu tahmin ediliyor. Bunların anlaşılması ve analiz edilmesinin büyük çaba gerektirdiği görülüyor. İş analitiği, gerek veri tabanlarında belli yapılarda tutulan gerekse yapısı olmayan verileri dikkatle inceleyip bunlar üzerinde bir sezgi ve anlayışa vararak eyleme çevrilecek kararlar verilmesine yardımcı oluyor. Günümüzde bu işlem şirketlerin başarısı için temel bir gereklilik haline geliyor.

IBM, 2015’e kadar iş analitiği ve optimizasyonu gelirlerinin 16 milyar dolar olacağını tahmin ediyor. Son 5 yılda IBM analitik yeteneklerini geliştirmek üzere 24 satın almaya 14 milyar dolar yatırım yaptı. Sadece analitiğe odaklanan binlerce iş danışmanı ve matematikçi var ve şu ana kadar 500’e yakın analitik patent satın alınmış bulunuyor. Çeşitli endüstrilerdeki iş analitiği ve iş zekası başarı öyküleri arasında sağlık, perakende zincir mağazaları, üretim, sigorta ve devlet uygulamaları gibi önemli projeler yer alıyor.”

-IBM’İN 100 YILLIK YOLCULUĞU-

Verilen bilgiye göre, 16 Haziran 2011’de 100. yılını kutlayacak olan IBM, 1911 yılında C-T-R “Computing Tabulating Recording Company” adıyla kuruldu.

1923’de IBM’in delikli kart teknolojisi ABD nüfus sayımı gibi geniş boyuttaki projelerin gerçekleştirilmesine yardımcı olurken, dünyaya açılma arzusu ile şirket, adını değiştirerek 1924’de kendini “International Business Machines (IBM)” olarak adlandırdı.

Bugün 170’in üzerinde ülkede faaliyet gösteren IBM, 1935 yılında tek kişilik bir temsilcilikle Türkiye’de faaliyetlerine başladı. 1938’de IBM Türk, Ankara’da “Watson Business Machines Türk Limited Şirketi” unvanı ile kuruldu.

Şirket 1944 yılında bugünkü adını aldı.

1981’de ilk kişisel bilgisayar (PC) yaratılırken, IBM PC’ler 1983’de Türkiye’de satışa sunuldu. İlk yıl içinde satılan toplam 800’e yakın PC’nin 670’i IBM markalı oldu.

Milliyet Gazetesi

Kategori Bilişim, HaberlerYorum (0)

Bir logo çek sade olsun


Daha çağdaş bir imaj peşinde koşarken logolarını sadeleştiren markaların sayısı artıyor. Kahve zinciri Starbucks, 2011’e logosundaki yazıları atarak girdi. Pepsi ise iki yıl önce ABD’de sadeleştirdiği logosunu Türkiye’de kullanmaya başlıyor

Markalar bir yandan değişen dünyaya ayak uydururken diğer yandan da yüzlerini yenileyerek tazeleniyor. İçecek sektörünün iki dev oyuncusu 2011’e sadeleştirdikleri logolarıyla başlayarak imaj tazeleme yarışına girdi.

Alkolsüz meşrubat üreticisi Pepsi, ABD’de geçen yıl “Her şeyi yenile” sloganıyla gerçekleştirdiği logo değişimini, 2011’de Türkiye’de de kullanmaya başlıyor.

 40. yılını kutlayan ünlü kahve zinciri Starbucks da dün, yeni logosuyla görücüye çıktı.   Pepsi’nin, yeni logosunda yazı karakteri incelirken, mavi ve kırmızı renkleri ayıran beyaz çizgi ‘gülümseme’yi andıracak biçimde çizildi.  Starbucks ise logonun çerçevesini oluşturan halka şeklindeki yazılı bandını sildi. Markanın ikonu denizkızını ise korudu. Starbucks CEO’su Howard Schultz, “Denizkızı başından beri orada. Logomuzu Starbucks mirasına sahip çıkarak gelecekteki büyümeye hazır hale getirdik” dedi.

 Starbucks’ın yeni logosu 51 ülkede marttan itibaren kullanılacak. Yeni logo markanın ana iş alanlarındaki gelişiminin  yansıması olarak görülüyor. Starbucks’ın logosunu kahve dışı  hızlı tüketim ürünlerini kapsaması için de değiştirdiği söyleniyor.

PEPSİ ARTIK GÜLÜMSÜYOR
Pepsi daha önce Danone ve LG’nin yaptığı gibi logosuyla ‘gülümsemeye’ başladı. 2009’da “Refresh Everthing!” (Her Şeyi Yenile!) sloganıyla önce Kuzey Amerika ardından diğer ülkelerde logosunu yenileyen Pepsi, değişime Türkiye’de de başladı. Operasyonun nisana kadar tamamlanması hedefleniyor. Arnell Group’un tasarladığı gülümseyen logo “değişen dünyada daha umutla geleceğe bakmak” fikrinden yola çıkılarak yaratıldı. 111 yaşındaki marka 10 kez logo değiştirdi. PepsiCo İçecek Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Deniz Aktürk Erdem, “Pepsi, logo tasarımları ve sloganlarında sürekli olarak yenilik peşinde gidiyor. 2011, gülümseyen logonun Türkiye ile buluştuğu yıl olacak” dedi.

TÜRKLER DE YENİLİYOR
Yıllara meydan okuyan bazı Türk markaları da değişen dünya ile birlikte logolarını değiştiriyor. Lassa, Arçelik, Eczacıbaşı, Yapı Kredi gibi markalar logo operasyonu yapan firmalar arasında. Albaraka, Piyale, Tüpraş, Vestel ve Şeker Piliç de son dönemde logosunu değiştirdi. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) da logosunu yenilemek için yarışma açtı. Bazı global markalar da değişimden geri kalmıyor. Yakın geçmişte Hilton, Mazda, Fiat, Ford, Canon ve Xerox logosunu değiştirdi. Bazı şirketler ise daha tutucu. IBM, General Electric ve Coca-Cola logolarını değiştirmeyen global markalar.

STARBUCKS YAZIYI ATTI
Markaların müdavimleri yenilenen logolara her zaman kolay alışamıyor. Logosunu değiştiren Starbucks’ın  internet sitesinde ve Facebook’ta, yeni logoyu eleştiren yorumlar da yer aldı. Facebook’ta 20 milyona yakın   hayrana sahip olan Starbucks’ın müşterilerinden bazıları yeni logoyu eskisi kadar benimseyemediklerini belirten yorumlar yaptı.
Starbucks’ın logo operas-yonunda şirketin sadece kahve ürünleriyle anılması yerine daha geniş bir ürün yelpazesine gönderme yapmak için logodaki kahve ibaresi kaldırıldı. Logo operasyonuna giden firmalar her zaman istedikleri sonucu alamıyor. Buna en yakın örnekler arasında ABD’li giyim markası GAP’in ekim başında değiştirdiği logosu gösteriliyor. Şirket, koyu mavi zemin içine yazılmış GAP yazılı logosunu değiştirmiş, tepkiler gelince eski   logosuna dönüş yapmıştı.

Milliyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

IBM Yazılım Akademisi 2011


Yazılım Akademisi yarışmasında geleceğin yazılımcıları yetişmeye devam ediyor!

IBM Türk, bilgi teknolojileri sektörünü Türkiye’de bir endüstri haline getirmek ve dışpazarlarda akıl ve düşünce gücüyle rekabet edecek beceriler geliştirmek üzere pek çok gönüllü çalışma gerçekleştiriyor.

Bu kapsamda geleceğin yazılımcılarını yetiştirmek üzere oluşturulan “Yazılım Akademisi 2011” projesinin kayıtlarının başladığını duyurmaktan heyecan duyarız.

Konu hakkında daha detaylı bilgi almak için bu hafta IBM Türkiye Yazılım Akademisi sorumlusu Ferit Yücel Demirtaş ile röportaj yaptık:

Ne Zamandan Beri ?

İlk olarak 2008 yılında başladığımız Yazılım Akademisi’nin 4. yılına girmiş bulunmaktayız.

Neler Yapar Yazılım Akademisi ?

Yazılım Akademisi, geleceğin yazılımcılarını yetiştirme misyonuyla oluşturulmuş bir projedir.

Bu kapsamda geçtiğimiz 3 yılda,

Türkiye ve KKTC’de 30’un üzerinde şehir ve 70’in üzerinde farklı üniversiteden 3000’den fazla öğrenci açık kaynak kodlu yazılımlar ve IBM arakatman çözümleri hakkında eğitim aldı. Toplamda yaklaşık 500 takım oluşturularak, gerçek iş projeleri geliştirildi. 

Akademisyenler ve profesyoneller, projelere bire-bir koçluk yaptılar, finalistler IBM, IBM Çözüm Ortakları ve Müşterilerinde iş ve staj imkanı yakaladılar.

Yarışma sonunda ise kazananlar deneyimlerine yurtdışında bulunan IBM Laboratuvar turunu da eklediler.

Peki Katılımcılara Faydası Nedir Bu Uygulamanın ?

Gercek senaryolar üzerinde çalışma ve uygulama geliştirmek, konu üzerinde alınan eğitim ve danışmanlıklar ve iş-staj fırsatları diyebiliriz.

Son Olarak Nasıl İletişim Kurabilirsiniz?

Hem IBM Yazılım Akademisi adını taşıyan Facebook sayfamızdan hem de direkt e posta yoluyla bana ulaşabilirler. yucel@tr.ibm.com

Yazılım Akademisi 2011 hakkında detaylı bilgi ve başvuru için,
www.yazilimakademisi.org 

Kategori HaberlerYorum (0)

IBM, Güneş Enerjisiyle Deniz Suyunu Arıtacak


IBM bilim adamlarının, pahalılığı nedeniyle yavaş yaygınlaşan güneş enerjisi teknolojisinde kullanılacak en verimli ve ekonomik güneş enerjisi hücresini üretmek üzere çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

IBM’in üreteceği yeni hücrenin, güneş enerjisi teknolojisinin maliyetini düşürmesi ve güneş panellerinde yaygın olarak kullanılmasının beklendiği, dünyada bol miktarda bulunan materyaller kullanılarak üretilecek ve daha önce bu malzemelerle yapılan aygıtlardan yüzde 40 daha verimli olacak yeni enerji hücresinin, uygun maliyetli güneş enerjisi arayışına çözüm sunacağı kaydedildi.

Bakır, kalay, çinko, sülfür ve selyum kullanılarak, eskiye göre daha basit yöntemlerle üretilecek enerji hücresinin, ticari güneş enerjisi panelleri için gereksinim duyulan düzeye yakın bir verimlilik sunacağı bildirildi.

IBM araştırmacılarının, güneş enerjisi çalışmalarına, Suudi Arabistan Ulusal Araştırma Kuruluşundaki araştırmacılarla birlikte devam ettiği dile getirildi.

Su filtreleme teknolojisinde devrim niteliğinde bir proje geliştirmeyi hedefleyen IBM’nin, güneş enerjisi teknolojisi yardımıyla deniz suyunun tuzdan arındırılmasını amaçladığı, mikroişlemci teknolojisi ve malzeme üretiminde sahip olduğu uzmanlıktan yararlanan firmanın, güneş enerjisi teknolojisine yönelik araştırmasını, yeni su filtreleme teknolojisiyle birleştirmeyi planladığı ifade edildi.

Dünya Gazetesi

Kategori SektörelYorum (0)