Çevre konusunun giderek önem kazandığını belirten Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı.
Türk bankaları arasında “Sürdürülebilirlik Raporu” yayınlayan ilk banka olan Akbank, bundan sonra gençlik, eğitim ve çevre konusunu öne çıkaracak. Özellikle çevre konusunun giderek önem kazandığını söyleyen Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, çevreye zarar veren projeler ya da çocuk işçi çalıştırdığı saptanan şirketlere kredi vermeyeceklerini açıkladı. Son günlerde protestolara neden olan Ilısu Barajı’nın bu konuda son kredi olacağını söyleyen Dinçer, “Türkiye son on yılda çok değişti. Çevre çok önem kazandı. Türkiye’de yaşayan, çalışan, karar veren herkesin buna saygı göstermesi ve ayak uydurması lazım. Bu duyarlılık bizim gibi her kurum için öncelikli olacaktır. Çevreye zarar veren proje krediden geçemeyecektir” dedi.
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Vekili Hakan Binbaşıgil ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Hayri Çulhacı, üç yıldır hazırladıkları “Sürdürülebilirlik Raporu’nu” Sabancı Center’da dün bir grup gazeteciye açıkladı. Akbank’ın sürdürülebilirlik açısından uyguladığı tüm politikaları bir araya getiren bu raporla Akbank’ın birçok açıdan kendisini değerlendirme imkânı bulduğunu belirten Sabancı, “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Komitesi oluşturduk. Komitenin başkanı Hayri Çulhacı oldu, ben üyeyim. Bu raporu birlikte hazırladık. Müşteri memnuniyetinden çevre konularındaki durumumuza, misyonumuzdan organizasyon yapımıza kadar her konuyu bir arada görme imkânı bulduk” dedi.
Şeffaflık yeniden önem kazandı
Raporun 62 yıldır süren “şeffaflık” anlayışının bir ürünü olduğunu da sözlerine ekleyen Dinçer, “Bunları Türkiye’de bankacılık sektöründe ilk kez Sürdürülebilirlir Raporu’nda topladık. Raporu bürokrasiye, Ankara’daki bürokratlara, resmi kurumlara gönderdik. Sürdürülebilirlik büyük kuruluşlar için çok önemli olduğu için Sosyal Sorumluluk Komitesi kurulduğunu bildiriyoruz” diye konuştu.
Dinçer, sürdürebilirlik, şeffaflık gibi konuların global finansal krizde yeniden önemli hale geldiğini ve tüm dünyada son 10 yılda düşünülür olduğunu dile getirerek “Global krizde gördük ki çok büyük firmalar ciddi sorunlar yaşıyorlarmış. Mesela Enron. Dolayısı ile bu sorunlar bugün gündeme geldiği için ‘biz de Akbank neler yapıyor’ diye baktık. Dünyada global sorunlar yaşandı. Türkiye bankacılık sektörü ise bu sorunları 2001′de yaşamıştı. Şimdi ise Türk bankaları parmak ısırtıyor. Ancak bütün bunlar yaşanırken de sürdürülebilirlik kavramı hep vardı. Saadet zincirlerinin çeşitli yerlerde kırılması ile daha çok ortaya çıktı, daha çok tartışılır oldu. Bu kavram Akbank’ta hep vardı. Benim mentorum Erol Beydir, Oğuz Karahan’dır. O zamandan beri vardır” dedi.
Sürdürülebilirlik kavramında artık sadece finansın bulunmadığını eğitim, gençlik ve çevrenin öne geçtiğini de sözlerine ekleyen Sabancı Dinçer, çevre konusunun okullarda derslerde bile işlenmeye başladığını belirterek kredi verme standartlarını da buna göre değiştirdiklerini anlattı.
Çocuk çalıştırana da kredi yok
Bu değişiklikler hakkında bilgi veren Hayri Çulhacı ise etik kurallarla ilgili yeni standartlar geliştirdiklerini belirterek, “Uluslararası GRI’ın çocuk emeği gibi standartları var. Bizim etik ilkelerimize koymamışız onu. Alâkasız olduğu için. Kredi politikalarında bu yoktu, şimdi giriyor” dedi. Bu tarihten sonra sigortasız işçi çalıştıran firmalara kredi vermeyeceğiz mi diyorsunuz? sorusuna Çulhacı, “Biraz da gerçekçi olmak lazım. Yani Akbank’ın çocuk çalıştırıp çalıştırmadığına bakacak durumu yok. Ama çocuk çalıştırdığı konusunda şaibeli, bir mahkeme kararı varsa vermeyeceğiz. Çevre konusunda da bağımsız raporlar var. ÇED raporları var. Bunlara bakacağız” açıklamasını yaptı.
Bunun üzerine Garanti Bankası ile birlikte Ilısu Barajı’na kredi sağlayacak bankalar arasında adı geçen Akbank’ın çevreyi etkileyeceği için eleştirilen bu baraja kredi verip vermeyeceği sorusuna ise Çulhacı şu yanıtı verdi:
“Ilısu bir devlet, hazine projesidir. Taahütleri veren odur. Bizim beklentilerimiz ortada yerine getirilmesi gerekir. Bu bugünün hadisesi değildir.”
Duyarlı olmak zorundayız
Bu konuda internette Akbank ve Garanti’ye karşı bir kampanyanın olduğunun hatırlatılması üzerine ise Sabancı Dinçer, şu yanıtı verdi:
“Bu konuya şöyle bakmak lâzım. Türkiye son on yılına baktığımız zaman çok hızlı değişiyor. Bence ülkemizde bazı kavramlar önem arzediyor. Bu kavramlara Türkiye’de yaşayan çalışan karar veren herkesin saygı göstermesi ve ayak uydurması lazım. Eskiden bu konuda sivil toplum örgütleri veya birkaç grup başı çekerken şimdi bakıyoruz kamuoyunda bu konuda bir duyarlılık var. Nasıl artık kağıt kullanımına dikkat edelim diyoruz. Bu çevre ile ilgili kredilerde de bankalar bence daha dikkatli olacaktır. Şimdi bu konuda çevre açısından o kredinin ‘tamamdır, uygundur’ diye notu olması gerekiyor. Bu çok yeni bir uygulama. Önemli olan herkesin doğru yerde doğru noktaları yakalayıp bundan sonraki faaliyetlerinde ülkenin menfaatine uygun davranmasıdır. Ilısu bizim için son örnek olacaktır.”
Jale Özgentürk / Referans








