Etiket arşivi | "iş başvurusu"

En Zeki İş Başvurusu


Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz: Bir Genel Müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel Müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtı verdi”

İnsan kaynakları ve kariyer sitesi Kariyer.net’in Genel Müdürü Yusuf Azoz, kriz döneminde firmaların çoğunun, “Eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım” yaklaşımında bulunduğunu söyledi.

Azoz, AA muhabirin sorularını yanıtlarken, şu anda iş ilanlarındaki artışın geçen yıla yüzde 50-60 düzeyinde olduğunu, başvuru sayısında yüzde 50 oranında, ilan başına alınan başvuru sayısında artış gözlendiğini belirtti.

Kariyer.net’in Mayıs ayı istihdam endeksinin, şu anda TÜİK’in açıkladığı Mart ayı işsizlik rakamlarıyla ters orantılı olduğuna işaret ederek, “Nisan, Mayıs ve Haziran’ın ilk 15 günü ilan sayılarında yükselme gözleniyor. Önümüzdeki 2-3 ayda yükselme eğilimi devam edecek gibi görünüyor” diye konuştu.

Azoz, Kariyer.net’te şu anda 11 milyonun üzerinde özgeçmiş ve 24 binin üzerinde firma bulunduğunu kaydederek, adayların hareketliliğine ilişkin şunları anlattı:

“İş arama konusunda aday hareketliliğinde, aktif çalışanların yoğunluğu daha yüksek. Üniversiteden mezun olacak öğrencilere baktığımızda, Mart’tan başlayıp Ağustos’a kadar hareketin daha az olduğunu gözlüyoruz. Eylül’le beraber ciddi hareketlilik var. Aslında adayların, mezun olduğu gün itibariyle iş aramaya başlaması gerekiyor. Çünkü şirketler öyle bakıyor, mezunları hemen kapmaya başlıyorlar. Kasım’da yavaşlama, Aralık’ın sonuyla birlikte hareketli dönem başlıyor. Çünkü işyerlerinde performans değerlendirme sonuçları gelmeye ve işten memnun olmayanların iş arayışları ortaya çıkmaya başlıyor.”

Açılan iş ilanına ilişkin eksik bilgi verilmesi nedeniyle, bazı ilanlara yeterli başvuru gelmediğini belirten Azoz, ilanda boşluk varsa, aday arama yaptığında ilanı göremediğini vurgulayarak, bu konuda firmaları bilinçlendirdiklerini söyledi.

Azoz, aynı sorunun aday tarafında da bulunduğuna değinirken, bazı adayların özgeçmişlerinde belirli alanları boş bıraktığını dile getirerek, “Çoğunlukla gördüğümüz, adayların kendini ifade etme sıkıntısı olduğu” dedi.

İlanlarda ücretin yer almasına ilişkin olarak da Azoz, Türkiye’de ilana ücretin yazılmasını “tabu” olarak tanımlarken, İngiltere’de gibi ülkelerde ücrete göre filtreleyerek, ilan araması yapılabildiğini ancak Türkiye’de bunun, pek mümkün görünmediğini belirtti.

“ÖĞLE SAATLERİNDE KULLANIM YÜKSEK”

Yusuf Azoz, yurt dışında kamuda işe alımın benzer sistemler üzerinden yürütüldüğü bilgisini verirken, Türkiye’de bunu yapmak konusunda düşünceleri olmasına rağmen herhangi bir girişimde bulunmadıklarını bildirerek, büyük bir veritabanı yönetimi yaptıklarını, kamuya teknolojimizi, deneyim ve know-how sunabileceklerini belirtti.

Kariyer’net olarak kendilerinin de Eylül-Ekim aylarından bu yana aktif ilan çıktıklarını dile getiren Azoz, “Geçen yıl sektör yavaşlayınca, eleman alımını bir süre durdurduk. Firmaların çoğu, kriz döneminde ’eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım’ dedi” şeklinde konuştu.

Azoz, kriz döneminde satış zincirlerinin yoğunlaştığını açıklarken, bu tip ilanların, bazı adayların canını sıksa da, bazı adayların hoşuna gittiğini ifade ederek, firmaların kötü niyetli olup olmadığını baştan bilemediklerini, aday şikayetlerine karşı duyarlı olduklarını ve bu tür durumlarda firmayı uyardıklarını anlattı.

“İlan verme” ve “aday veri tabanına erişim” konusunda firmalara sınırlı ve sınırsız paketler sunduklarını belirten Azoz, genellikle firmaların beyaz yakalı sayısına göre koşulların belirlendiğini söyledi.

Kariyer.net’i adayların görüntüleme saatlerine bakıldığında, öğle saatlerinin yüksekliğine dikkati çeken Azoz,  iş bulmanın önemli kısmının iş arama süreciyle ilgili olduğunu belirtti.

“BİZİM OĞLAN İŞ ARIYOR, BİR YARDIMCI OLSAN”

Azoz, yeni nesil çalışanların işiyle ilgili “biraz” memnuniyetsizlik duyduğunda, işten ayrıldığını ve iş tanımına göre hareket edip, bunun dışına çıkmak istemediğini söyledi.

Kendisine de iş bulma konusunda talepler geldiğini dile getiren Azoz, şunları paylaştı:

“Facebook’ta hesabıma mesaj gönderenler oluyor; ’iş başvurusunda bulundum, sizin de desteğiniz olursa iyi olur’ gibi. Yakın çevreden talep çok oluyor, anne, baba, akrabalardan… Anne babalar, ’bizim oğlan iş arıyor, bir yardımcı olsan” diyor.”

Azoz, ilginç başvurular konusunda bir deneyimlerine ilişkin şunları anlattı:

“Bir genel müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. Biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtını verdi.”

Milliyet

Kategori SektörelYorum (0)

İş Bulmada Google Torpili


İş bulmanın zorlaştığı bir dönemde internetin sunduğu imkânlar işinizi kolaylaştırabilir..

Steve Chazin Apple’da Pazarlama Başkan Yardımcısı iken, işini kaybediyor. Ama birçok kişi gibi CV’sini güncelleyip çevresindeki insanları telefon ve e-posta bombardımanına tutarak iş aramak yerine farklı yol seçiyor. 2007 yılı eylül ayında bir blog oluşturuyor. Bloğunda “Marketing Apple: 5 Secrets of the World’s Best Marketing Machine” adlı bir e-kitabı ücretsiz olarak yayınlıyor. İlk gün 2 bin 900, ikinci gün 2 bin 100 kişi Steve’in e-kitabını indiriyor. Üç ay boyunca günde ortalama üç yüz kişi tarafından indirilen e-kitap ve kitaptan bahseden yüzlerce blog sayesinde Chazin bir anda Apple’ın pazarlama stratejileri üzerine tanınmış bir uzman haline geliyor. Bunun yanı sıra birçok iş teklifi de alıyor. İnsanlar fikir danışmak için onunla iletişime geçiyor. Hatta birçok Apple çalışanı bile Chazin’in bloğunu takip ediyor. İşte bu ilginç hikâyeyle başlıyor internetin iş bulmada ne kadar etkili olabileceği tartışmaları. İnsanları durdurup, iş aradığınızı söyleyip, size yardımcı olmaları için avuç açmanın gerektiği eski yöntemler yerine bloglar ve e-kitap gibi yöntemler iş bulmada bir adım öne geçmenizi sağlayabilir.

YABANCILARI YAKINLAŞTIRMAK
İş bulma prosedürü aslında bir nevi çalışanın kendi yetkinliklerini, hedeflediği şirkete satma sürecidir. Bu perspektiften bakıldığında sizi ve ürününüzü tanımayan insanlara satış yapmak oldukça zor. Ünlü satış gurusu Seth Godin, “Sizden bir şeyler duymak isteyen insanlara satış yapmak sizi tanımayan yabancıları durdurup satış yapmaktan daha etkilidir” diyor. Bloglar bu açıdan insanların kendilerini ve fikirlerini dünyaya anlatabilmelerinde oldukça etkili olabiliyor. İnsan Kaynakları danışmanlık şirketi Kelly Service Türkiye Eski Genel Müdürü Taylan Kovanlıkaya, “İş bulmak bilinirlikle alakalı bir süreç” diyor ve ekliyor: “Beyaz yakalılar için en geçerli iş bulma yöntemi sosyal ağlar.” Kelly Service’in 33 ülkede yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de iş arayanların çoğunun yetenek ve kapasitelerini işverenlere anlatmada zorluk çektiği görülüyor. Bu açıdan blog üzerinde uzman olunan konular hakkında yayınlanacak e-kitaplar farkedilme şansını artırabileceği gibi, insanların kendi yetkinliklerini daha iyi ifade edebilmesine imkân tanıyor. Oysa Türkiye’de işe alımların yüzde 32’si tanıdık vasıtasıyla oluyor. Bu, 33 ülkenin ortalaması olan yüzde 19’a göre oldukça yüksek bir oran. Bloglar ve internette bulunmayı kolaylaştıracak e-kitaplar Türkiye’de de tanınmayı artırmaları açısından da önemli fırsatlar sunuyor.

Bunun en iyi örneklerinden birini şubat ayında Giresunlu bir gencin girişimi gösterdi. Aslında bir otel yatırım firmasında proje geliştirme müdürü olarak çalışan Adil Zehir bir gün arkadaşlarıyla krizde işlerini kaybederlerse ne olabileceği üzerine tartışırken, kendisinin böyle bir durumda reklâmcı olacağını söylüyor. Arkadaşları reklamcılık altyapısı olmadığı için bunu başaramayacağını ifade edince ATCW Reklâm Ajansı Başkanı Ali Taran tarafından keşfedilmek ve Ali Taran’ın ajansında çalışabilmek için “Ali Taran Beni İşe Al” isimli bir blog kurarak 25 gün boyunca her gün yaratıcı bir projesini burada yayınlıyor. Bununla da kalmayıp Ali Taran’a ulaşmak için açık artırma sitesi Gittigidiyor’da yaratıcı fikirlerini satışa çıkarıyor. Sonuç mu? Adil Zehir, “Ali Taran aramasa da üç reklam ajansından teklif geldi, ben de Kömen Ajans için freelans çalışmayı kabul ettim” diyor. Ayrıca “Param var ajans kuralım”, “Birikimlerim var bana fikir bul” şeklinde ilginç teklifler de almış Adil Zehir.

Örnekler bununla da sırlı değil üstelik. Geçen hafta ünlü pazarlama stratejisti David Meerman Scott’ın konuşmacı olarak katıldığı Digital Age Semineri’nde söz alan bir katılımcı da şu an çalıştığı Coca Cola’ya girmesinde internette yayınladığı e-kitapların önemli rolü olduğunu söylüyordu. Katılımcı eski işinden ayrıldığını, sosyal ağ sitesi Twitter’a yazdığının ertesi günü iş teklifleri almaya başladığını belirtiyor.

E-KİTAPLAR BULUNMAYI KOLAYLAŞTIRIYOR
E-kitaplar internette belli konular üzerinde araştırma yapanlar tarafından bulunmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca birçok başka blogda kitabınızdan bahsedilmesini sağlıyor. Aslında e-kitap, internet okyanusunda hedef kitleler tarafından farkedilmeyi sağlıyor. Bloglar da, bu farkedilmenin ardından daha yakından tanınma fırsatı sunuyor. Yenibiris.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçlıoğlu, “E-kitap bir konuda uzmanlığı olan bir kişinin başarı, bilgi ve deneyimini ortaya koyması ve bunu başkalarıyla paylaşması için iyi bir araç niteliği taşıyor” diyor. Tabii bu fırsatlardan faydalanabilmek için online dünyanın yöntemlerine hakim olmak gerekiyor. David Meerman Scott, “Offline dünyada çalışılan yöntemlerle online ortamın yöntemleri tamamen farklı” diyor ve ekliyor: “Burada yöntem ürüne değil hedef kitleye odaklanmak ve hedef kitleye özel içerik sunmak.”
Sarı sayfalardaki binlerce dişçiden biri olmaktan sıkılan Boston Massachusetts’li Dr. Helaine Smith, bloğunda “Healty Mouth, Healty Sex” (Sağlıklı Ağız, Sağlıklı Seks) isimli bir e-kitap yayınlayarak müşteri sayısını artırdığı gibi, iyi tasarlanmış bir e-kitabın bulunmayı kolaylaştırdığını da gözler önüne seriyor. Tabii bulunmayı kolaylaştırmanın yolları var. Yazılan konu ile ilgili öncü bloggerlara, gazetecilere ve analistlere e-kitabın linkini göndererek viral bir etki oluşturmak denenebilir. David Scott Meerman, “E-kitabı indirilebilir bir link olarak gönderin, sakın e-postaya eklenmiş bir dosya olarak göndermeyin” diyor. E-kitabın indirilmesinin kolaylaştırılması, hatta üyelik gibi prosedürlerin kaldırılması da indirilme sayısını artıracaktır. Tasarım, faydalı tablo ve grafikler bir e-blogda olması gereken unsurlar olarak sıralanabilir. Ayrıca okumayı kolaylaştırması açısından normal bir kitaba göre beyaz alanı daha fazla olmalı.

KİTAP OKUMAYAN E-BOOK OKUR MU?
Diğer yandan tüm bu çabalara rağmen Türkiye gibi kitap okuma oranlarının düşük olduğu ülkelerde e-kitabın ne kadar etkili olacağı gibi sorular da akla gelebilir. Kırmızı Kalem İnteraktif Ajans Başkanı Aydıncan Ataberk, “Bizde e-kitap okumak gibi bir alışkanlık kesinlikle bulunmuyor; zira kitap okuma alışkanlığımız dahi yok. Ancak teknosever veya geek diye tabir edebileceğim küçücük bir kitle Türkiye’de e-kitap okur” diyor. Özellikle işe alım sürecinde etkili olan kişilerin e-kitapları takip edip etmedikleri ise belirgin bir soru işareti. Nitekim Universal McCann’in “Power To Speak People” araştırmasına göre Türkiye blog okuma oranları açısından dünyada ön sıralarda yer almıyor. Aydıncan Ataberk, “İş dünyasında, işe alacak patronlarımızla insan kaynakları bölümlerimizdeki kızlarımız bu tip olaylara Dünya-Jüpiter uzaklığında. Gerçekten faydalı olabileceği tek sektör yaratıcı hizmetler, bir interaktif ajans, bir reklâm ajansı tadında bir yer olabilir” diyor. Ancak genç nüfusun şirketlerde işe alım sürecinde giderek daha etkili olacağı yakın zamanlarda e-kitap ve blogların etkinliğinin artması da kaçınılmaz. Sonuçta mevcut etkisi ortadayken iş arama sürecinde blog ve e-kitaplardan faydalanmamak için bir sebep yok. Belli mi olur gelecekte Google’dan torpili olmayanlar için iş bulmak daha da zorlaşabilir.

Osman Kurt

Kırmızı Spot: Türkiye’de işe alımların yüzde 32’si tanıdık vasıtasıyla oluyor. Araştırmadaki 33 ülkenin ortalaması ise yüzde 19.


GLOBAL İŞGÜCÜ ENDEKSİ

33 ülkede toplam 115 bin kişinin görüşüne başvurularak hazırlanan araştırmaya Türkiye’den bin 723 kişi katıldı.

Yüz yüze iş görüşmesinde kendinizi iyi ifade ettiğinizi düşünüyor musunuz?

Evet
Amerika 74%
İtalya 74%
Türkiye 68%
Almanya 67%
Fransa 57%
Rusya 53%
33 Ülke Ortalaması 71%

Son işinizi nasıl buldunuz ?

Direkt işe başvuru Şirket* aracılığıyla Gazete ilanı Online ilan Diğer Tanıdık vasıtasıyla
Türkiye 18% 15% 8% 12% 15% 32%
Amerika 10% 23% 7% 16% 18% 25%
İtalya 15% 26% 7% 18% 18% 16%
Fransa 20% 15% 5% 21% 21% 18%
Almanya 13% 18% 14% 26% 10% 19%
İngiltere 11% 15% 9% 37% 12% 16%
33 Ülke Ortalaması 12% 17% 9% 30% 14% 19%

* Özel istihdam bürosu veya doğrudan şirket tarafından aranarak

Kaynak : Kelly Services Türkiye

BusinessWeek Türkiye

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)