Etiket arşivi | "iş görüşmesi"

İş Görüşmesi ve Renkler


Çokça bilinen bir olgudur “renklerin dili”. Ne demektir bu? Renkler anlatıyor demektir. İlla bir şey dile getirmek gerekmez konuşmadan ve yazmadan da bir şeyler ifade edilebilmektedir renkler sayesinde. Tıpkı beden dilinde de olduğu gibi. İletişimde en temel ve en etkili ifade biçimidir ya hani beden dili. Bazen susmaktır hani en hakiki konuşmak, tıpkı onun gibi. Bazen bir renkten mamul bir meta görmek, ama bilinçli ama bilinç altı bize bir mesajdır. Dayanağını psikolojiden ve birazda sosyolojiden alan bu durumu başta reklamcılar olmak üzere birçok meslek grubu kullanmaktadır senelerdir. Pazarlamacılar, halkla ilişkiler uzmanları, hastaneler, ilaççılar, gıdacılar…

 

Pekiyi ne derler bize bu renkler;

 

Örneğin Mavi; mavi, bilgeliği, güveni ve sadakati anlatır. Sinir sistemini rahatlatır ve üretkenliği artırır. Ancak iştahı da kapattığı bilinmektedir. Bu nedenlerden öğrenci ortamlarında ve sağlık kuruluşlarında tercih edilmektedir. İş görüşmelerinde kararlılığı ve bağlılığı temsil ettiği için olumlu bir etki yaratır. Rahmetli Ecevit’in yıllarca en güvenilir lider olarak algılanmasının beklide ünlü Ecevit mavisi ile yakın ilişkisi vardır.

 

Ya da kırmızı; sıcak, ateş, kan, şehvet, aşk, samimiyet, güç, heyecan… Yoğun bir renktir ve çok dikkat çeker. Asla hata kabul etmez, kusursuz olmayı gerektirir. Çalınan arabaların önemli bir kısmı kırmızı renktedir. Hakimiyet kurar, kontrolü ele alır. İştah açtığı için yemekli yerler çokça tercih eder. İş görüşmelerinde iddialı olmak için en önemli kozlardan biridir, tabi ki risklidir de aynı zamanda.

 

Veya sarı; Mizahı, aydınlığı, yaratıcılığı, samimiyeti ve hayata karsı rahat bir tutumu simgeler. Tıpkı güneşli bir gün gibi çekicidir. Sarı güneş ışığı gibidir. Kendinizi iyi hissetmek için orda olmasını istersiniz ama gözünüzün içine girmesini de istemezsiniz. Sıcak ve samimi ortam yaratmak için idealdir. İş görüşmelerinde rahat bir ortam yaratma konusunda inanılmazdır.

 

Yeşil; Tonları ile çok farklı mesajlar verme konusunda ustadır. Adeta tek bir renkle bir çok renk gibidir. Koyu Yeşil; soğukluk, erkeksilik, tutuculuk ve zenginlik kavramlarını ifade eder. Zümrüt Yeşili; Olumsuzluk. Zeytin Yeşili; Barış. Sarımsı Yeşil; Tüketicilerin en son tercih ettiği renktir. Yeşil, ayni zamanda Amerikan kültüründe parayı simgeler. Dünyada bir semaye türünü anlatan yegane renktir aynı zamanda Yeşil sermaye. Galiba iş görüşmelerinin en riskli rengidir yeşil, hele tonlarının anlamlarına da bakınca.

 

Portakal rengine ne demeli; sıcaklık, güç, cömertlik. Bu rengin iştah açtığı da bilinir. Bu sebeple birçok restaurant ve kafe dekorasyonlarında bu rengi kullanır. Belki de portakallar tabir edilen Hollanda’nın çok gol atmasının bu renkle ilgisi vardır kim bilir. Hani rakiplerinin iştahı açıldığı için. Bir hatırlatma bu rengin Hollanda bayrağı ile de uzaktan ya da yakından bir ilgisi yoktur. Kırmızı, mavi ve beyazdır onların renkleri ama onlar portakaldırlar her daim.

 

Beyaza gelince; saflık temizlik dürüstlük… Gelinler boşuna mı beyaz giyerler. Sağlıkçılar hem imaj hem de hijyen açısından beyazı tercih ederler. Beyaz ışığı yansıtır ve ortamı serin tutar. İş görüşmelerinin vazgeçilmezidir. Hele siyah, lacivert gibi bir renkle birlikte kullanılır ve kontrast yaratılabilirse.

 

Ve gelelim siyaha; Bu renk oldukça tartışmalı bir etkiye ve imaja sahiptir. Bazen ona kara da denmesi belki de bize çok şey anlatmaktadır. Bir taraftan karanlık güçler, suç ve kötülüktür siyah. Öte yandan ise aynı siyah, sadakat, sebat, dayanıklılık, bilgelik ve güvenilirliktir. Pek çok alanda ve kültürde siyah iş kıyafeti rengidir. Resmiyeti ve otoriteyi de temsil eder ve iş görüşmeleri için idealdir. Ancak onu tamamlayan aksesuarlar ve diğer renkler ise imajın tamamlayıcısı rolünü üstlenirler. Anlam bütünlüğü ise detaylarla birlikte oluşacaktır.

 

İş görüşmesinin pek çok detayı var elbette. Bu nedenledir ki seminerlerimizde bu konuya günlerimizi haftalarımızı ayırmaktayız. Ama giyim konusu yadsınamaz kadar önemlidir. Dahası nerede ise detay değil işin temel maddelerinden birisidir de.

 

Hiçbir malzeme ambalajından ayrı düşünülemez. İçinde ne olduğu hakkındaki ilk ipucunu ve beklide son ipucunu bize ambalaj yani giyim ve renkleri verecektir.

 

Kaynak: Öğr. Gör. Erim HISIM – universiteyibitiriyorum.com

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

İş Hayatında Önem Arz Eden 5 Nokta


 

İş hayatında nasıl davranmanız gerektiği başarılı bir yöneticide olsanız, iş hayatına yeni adım atacak da olsanız çok önemlidir. İş hayatında hepimiz nezaket kurallarına uygun bir biçimde nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz. Bazen nasıl davranmamız gerektiğini bilmediğimizin farkında olmayız, dolayısıyla iş hayatının protokollerini öğrenebildiğimiz kadar iyi öğrenmeliyiz.

 

Bazıları katılmayabilir ama 21. yüzyılda, geçmişteki kadar doğru olmasa da, bir kadının iş dünyasında başarılı olabilmesi için daha fazla ve uzun çalışması, erkek meslektaşlarına göre daha iyi hazırlanması gerekir. Haksızlık, ama maalesef gerçek. Bir kadının yapabileceği çok şey vardır. Ama bunların ciddiye alınması, sıkı çalışmasının kabullenilmesi epey zaman alır.

 

Aşağıdakiler işinizin temel kuralları olmalı:

 

1. HAZIRLIKLI OLUN

 

İş arkadaşlarınız, patronlarınız veya müşterilerinizle görüşürken, hazırlıklı olmak için en iyi taktik; karşılarına hatasız materyallerle çıkmaktır. İlk izlenim için ikinci bir şansınız olmayacak ve iş hayatında da, gerçek hayatta olduğu gibi, izlenim her şeydir.

 

Yazılı materyalleriniz olabilecek en iyi standartlara sahip olmalıdır. Hazırladığınız broşürler veya afiş benzeri materyaller olabildiğince dikkatle kontrol edilmelidir. Gramer veya heceleme hataları hiç hoş karşılanmaz. Görüşme için ihtiyacınız olan her şeye sahip olduğunuza emin olmalı ve her ihtimale karşı yanınızda ekstra materyal bulundurmalısınız.

 

Hazırlamış olduğunuz belgeler çok kaliteli hazırlanmış olmalı, güncel bilgileri içermeli ve asla buruşuk veya yırtık olmamalı. Belgelerinizi sunarken herkesin iyice okuyabileceği gibi hazırlanmış olmasına dikkat edin. Ayrıca, başkalarının hazırladığı belgeleri de saygıyla ve dikkatle inceleyin. Eğer onların hazırlamış olduğu belgeler de sizinkiler kadar kaliteliyse, unutmayın ki onlarda bunun için çok çalışmıştır ve saygısızlık görmek veya materyallerinin dikkate alınmadığını düşünmek istemezler.

 

İş görüşmelerinin yapısının da gerektirdiği üzere, müşterilerinizin soracağı sorula karşı hazırlıklı olun ve siz de mantıklı sorular sormaya özen gösterir. Bu tip davranışlar sizin işinize dair bilgi sahibi olduğunuzu ve ortalamanın üzerinde iş çıkardığınızı gösterir. Hatta sizin soracağınız güzel soruların vereceğiniz cevaplardan daha önemli olduğu bile söylenebilir. Sorularınız görüştüğünüz kişinin yaptığı işe ilgi duyduğunuzu gösterir ve herkes yaptığı işin önemsenmesinden çok hoşlanır. Ve siz de kesinlikle başvurduğunuz işin özelliklerini bilmelisiniz. Mesela alabileceğiniz maaş veya firmanın çalışma prensipleriyle ilgili sahip olduğunuz bilgiler sizi zor duruma düşmekten kurtarır. Ucu açık sorular sormanız görüşmenizi etkili hale getirir ve sizi diğer adayların önüne geçirir.

 

2. ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRİN

 

Yapacağınız işin ne kadar zaman gerektirdiğini hesaplayın. Bu, varmak istediğiniz noktaya ulaşabilmek için ne kadar zamana ihtiyacınız olduğunu bilmek ve amacınıza daha erken ulaşmanızı sağlaması açısından büyük önem teşkil eder. Ayrıca bu sayede düşüncelerinizi toparlamak ve kişisel ihtiyaçlarınızı gidermek için daha fazla zamana sahip olursunuz. İşe varmanız gerekenden daha erken bir saatte gitmek; bir bardak kahve içmek, notlarınızı gözden geçirmek kısacası nefes almak için size ekstra zaman tanır. Bu yolla kendinizi daha hazırlıklı ve güvende hissedersiniz ayrıca amaçlarınıza ulaşmada daha başarılı olursunuz.

 

3. UYGUN GİYİNİN

 

Bir erkek için işe giderken giyilen kıyafetlerin sadece birkaç hatası olabilir; ancak bir kadın için iş kıyafeti konusunda yanlış yargılanmasına sebep olabilecek birçok hata vardır. Bir erkek gibi koyu renk takım elbise, beyaz gömlek, alçak topuklu ayakkabı giymek zorunda değilsiniz. Ama eğer birkaç önemli noktaya dikkat ederseniz endişelenmenize hiç gerek yok.

 

Eteğinizin çok kısa veya dar olmamasına dikkat edin, eteğinizin diz boyunda veya biraz daha uzun olması hoş ve zarif görünür. Külotlu çorap veya tayt kış aylarında sizi sıcak tutar ve kış aylarında burnu açık ayakkabı giymemelisiniz. Pantolonunuz bedeninize ve giydiğiniz ayakkabıya uygun olmalıdır; elbisenizin etekleri veya pantolonunuzun paçaları da asla yere değmemelidir. Bluz ve benzeri giysileriniz vücudunuzun hatlarını gözler önüne sermemeli, çok ince veya dekolte olmamalıdır. Takıları minimum ölçüde kullanılmalı, dövmeler gizlenmeli, parfüm ve makyaj çok hafif olmalıdır.

 

Not: Bu tip kısıtlamalar sizi rahatsız etmemeli. İş kıyafetleriniz çalışan sizi yansıtmalıdır. Unutmayın ki işinizin haricinde istediğiniz gibi giyinme şansına sahipsiniz.

 

4. KİBAR OLUN

 

İş arkadaşlarınıza, patronunuza, müşterilerinize, taksi şoförüne, restoranttaki görevliye kısacası etrafınızdaki herkese “teşekkür etmeyi” ve “lütfen” demeyi öğrenin. Saygılı ve kibar olmak asla kötü bir şey değildir. Başkalarını nasıl davrandığınıza dikkat edin, onlarında hislerine ve fikirlerine saygı gösterin.

Gülümseyerek kurulan bir göz teması ve samimi bir el sıkış kesinlikle çok önemlidir.

 

5. BAŞLADIĞINIZ İŞİ BİTİRİN

 

Birilerine onlarla iletişim kuracağınıza dair söz mü verdiniz? O zaman sözünüzü tutun. Sizden haber bekleyen insanlara geri dönüş yapmayı unutmamak için hatırlatıcı notlar tutun veya hatırlamanızı sağlayacak ne varsa bunu yapın. Eğer geri dönüş yapmayı unutursanız, özür dileyin ve bir daha tekrarlamayın. Eğer bu hatayı birkaç kere yaparsanız iş arkadaşlarınızın, patronunuzun ve müşterilerinizin güvenini kaybedersiniz.

 

Bu durum özellikle müşterilerinizle olan ilişkilerinizde önemlidir. Çalıştığınız veya çalışmayı planladığınız müşterilerinizle zamanında iletişime geçmezseniz, daha müşterinizle anlaşmadan kendi işinizi kaybedersiniz.

 

Yapmanız gereken işleri zamanında yaptığınız takdirde iş arkadaşlarınız ve müşterilerinizin size saygı duymasını ve güvenmesini sağlarsınız.

 

Yukarıdaki önerileri uygulamak sizin ölçülü, güvenilir ve nazik davranmanıza yardımcı olacak ve firmanızın gözündeki yerinizi sağlamlaştıracaktır.

 

Ve unutmayın ki kibarlık bulaşıcıdır.

 

Kaynak: monster.com.tr

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

Doğru Hayvanı Seç Hayalindeki İşi Kap


İş görüşmelerinde klasik mülakat dönemi bitti. Artık adayları ters köşeye yatıran sorular görüşmelerin seyrini belirliyor. İK uzmanları, ‘Ne iş olsa yaparım tavrı yerine, karşınızdakini bu işi istediğinize ikna edin ama bunu yaparken eski patronunuz ve kendinizle ilgili fazla samimi bilgi vermeyin’ uyarısı yapıyor

 

Sadece iş bulmanın değil, mevcut işi kapmak için işvereni de ikna etmenin yöntemi değişti. Adayları defalarca görüşmeye çağıran insan kaynakları yetkilileri, ‘Bana kendinizden bahsedin?’ gibi klasik sorularla değil, ‘Cenneti mi cehennemi mi tercih edersiniz?’ ‘Bir hayvan olsan, hangisi tercih edersin?’, ‘Eski patronunuzun sizi sinirlendirdiği bir duruma örnek verin’ gibi ters köşe sorularla test ediyor. Üstelik sadece kişiye özel değil, grup mülakatları da yapılırken, aynı işe talip bir çok aday içerisinde kimseyi ezmeden tanınan kısa sürede kendini en iyi ifade edebilen işi kapıyor.

 

İLK GÖRÜŞMEDE MAAŞ SORMAYIN

Adayın görüşme sırasında nasıl bir iletişim kurduğunun da görüşmeciye önemli ipuçları verdiğine dikkat çeken Yenibiris.com Genel Koordinatörü Burçak Pak Yılmaz, şunları söyledi: ‘Daha birinci iş görüşmesinde yöneltilen maaş ve çalışma saatlerine ilişkin sorular kişinin elenmesine yol açıyor. Yapılan bir araştırmaya göre yüz yüze görüşmelerde sonucu; sözcükler yüzde 10, ses tonu, vurgu yüzde 30, beden dili ise yüzde 60 oranında etkiliyor. Verilen doğru cevapların yanı sıra doğru bir beden dili, işverenin o adayı tercih etmesini sağlıyor.’

 

SEVMEDİĞİNİZLE NASIL ÇALIŞIRSINIZ?

Secretcv.com Genel Müdürü Okan Tütüncü son dönemde özellikle bankacılık, finans ve satış alanlarında grup mülakatının öne çıktığını söyledi. Tütüncü, eskiden adaylara ‘Güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir?’, ‘Bana kendinizden bahsedin?’ gibi sorularla mülakatların yapıldığını söyleyerek, şöyle devam etti: ‘Artık sorular genellikle ‘Bana kısa bir zaman içinde karar vermeniz gereken bir duruma örnek verebilir misiniz?’, ‘Sizden hoşlanmayan biriyle aynı ortamda başarılı bir şekilde iletişim kurmayı nasıl başardığınızı anlatabilir misiniz?’, ‘Koordine etmek durumunda kaldığınız en zorlu ekip hangisiydi, anlatabilir misiniz?’ şeklinde oluyor.’

 

10 aday ve 15 dakikanız var

Adayları en çok zorlayanlardan biri de grup mülakatı olduğuna dikkat çeken Tütüncü, ‘Bu teknikte 4 ila 10 kişiden oluşan adaylar, birkaç kişilik İK çalışanıyla aynı odada görüşmeye alınır. 15-20 dakika süren bu görüşmede adaylara bir konu verilir ve bu konu hakkında tartışmaları istenir. Bazen de bir senaryo dahilinde sanal bir iş ortamı yaratılarak gruptakilerden belli bir sorunu çözmeleri de istenebilir. Bu esnada da İK görevlileri adayların liderlik, katılımcılık, sorun çözme yeteneği, becerilerini değerlendirirler’ diye konuştu. Tütüncü, ‘Burada önemli olan adayın doğal davranması. Dürüstlük, samimiyet, katılımcılık, pozitif yaklaşım firmaların aradıkları özellikler olarak öne çıkarken, grup içinde sivrilmek, agresif yaklaşım, kimseye söz hakkı tanımamak ve fazla konuşmak adayın değerlendirmesine negatif yorumlar yazılmasına neden olur’ dedi.

Eğer işi istiyorsan 4 konuda ikna etmelisin

  • Ben bu işi yapabiliyorum.
  • Ben bu işi istiyorum.
  • Ben bu işe ve firmaya uyum sağlayabilirim
  • Ben bu şirkete artı değer katar, verimlilik sağlarım.

 

12 kez mülakata çağırılan bile var

BİR şirkete iş için başvurup, ilk mülakatı yapanların hemen ümitsizliğe kapılmaması gerektiği gibi işin olduğuna dair de hemen sevinmemesi gerekiyor. Zira, tam ümidi kestiğiniz anda, şirket sizi tekrar görüşmeye çağırıyor. Bunun en tipik örneği ise bir ilaç şirketinde yaşanıyor. Uluslararası bir ilaç şirketi iş hayatına yeni atılacak aday adayını tam altı aylık süre içerisinde toplam 12 iş görüşmesi yaparak, şirkete kabul ediyor. Dolayısıyla adayların sabırlı davranması gerekiyor.

 

Görüşmeye gitmeden önce bunlara dikkat!

  • Firmanın sorabileceği tüm sorulara hazırlanın…
  • Firmanın sektörünü ve faaliyet alanını ve rakiplerini araştırın
  • Görüşmeye geç kalmayın, çeşitli sebeplerden dolayı geç kalacaksanız da mutlaka haber verin
  • Dış görünümüz profesyonelliğini yansıtsın, formal ve sade giyinmeye özen gösterin. Saçlarınız da bakımlı ve özenli olsun.
  • Mülakat süresi kısıtlı olduğu için çok uzun cevaplar vermeyin.
  • Mülakat sonunda ilgili olduğunu belirtecek sorular sorun. Örneğin, şirketin çalışan devir oranı nedir, bölümün karşı karşıya kaldığı sorunlar genel olarak nedir, şirketin organizasyon yapısı ve kariyer olanakları nelerdir gibi…

 

Kaynak: Aylin Löle – Akşam Gazetesi

Kategori İŞ'in Püf Noktası, Uzman GörüşüYorum (0)

İş görüşmesine giderken;


- Yaşamınız boyunca ve özellikle iş arama sürecinizde hiçbir randevunuzu bilgi vermeden kaçırmayın.
- Ölçülü olun, pısırık olmayın. Kendinize güvenin.
- Bildiklerinizi söyleyin fakat, her bildiğinizi söylemeye çalışmayın.
- Sorulara odaklanın, iyi dinleyin, samimi ve doğru yanıtlar verin.
- Somurtmayın, gereksiz gülmeyin. Ukalalık etmeyin.
- İletişim konusunda açık olun ama cep telefonunuz kapalı olsun.
- Gerekirse erken gidin, bekleyin ama sakın geç kalmayın.
- Ücret, sigorta, çalışma saatleri vb. konularda soru sormayın.
- Soyut konuşmayın, somut yanıtlar verin.
- Karşınızdakine saygı gösterin, saygı bekleyin.     
- Çok açık ve yine içten bir şekilde, görüşmenin sonunda sonuçtan hangi aralıkta ve ne şekilde haberdar edileceğinizi sorabilirsiniz. Ama tavrınız soruşturmacı ve güvensiz olmamalı.
- Tekrar söylemekte fayda var. Görüşmeye yalnız gidin, yanınıza dışarda beklemek için bile olsa kimseyi almayın.
- Asla yanlış, yanlış bilgi vermeyin.
- Ne yazık ki, görüşmelerin ardından olumsuz da olsa mutlaka yanıt vermeyi görev bilen şirketlerin sayısı hala yeterince çok değil. Bu yüzden moralinizi sakın bozmayın.

İşte İş

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

İş görüşmesinde yapılan hatalar


 Görüşmede ipler sizin elinizde
 Geleceğinizi doğrudan etkileyen görüşme aşaması işe alım sürecinin en önemli durağı ve görüşmeye hazır bir şekilde giderek olumlu sonuçlar alabilirsiniz. 

Burada amacınız kendinizi işverene olduğunuzdan farklı tanıtmak ve işi kazanabilmek için yanıltıcı cevaplar vermek olmamalı. İş görüşmesinin asıl amacı, özgeçmişinizdeki bilgilerin kontrol edilmesi, kişisel başarılarınızı ve özelliklerinizi bir kere de sizin ağzınızdan duymak, insan ilişkilerinde ne tür davranışlar sergilediğinizi görmek.

Unutmayın, bu noktada ipler sizin elinizde. Başarılı olmanın yolu bazı yanlışları yapmamaktan geçiyor. İşte en iyi etkiyi bırakmak için iş görüşmesinde kaçınmanız gereken yanlışlar…

İş görüşmesine geç gitmek
İş görüşmesine zamanında gitmeye önem verin. Geç kalmak, mazeret ne olursa olsun kaçınılması gereken bir durum. Gideceğiniz yerin adresini ve görüşeceğiniz kişinin ismini doğru aldığınızdan emin olun. Firmanın telefonu da acil durumlar için yanınızda bulunmalı. Randevu saatinden önce orada olmak sizin işe karşı heyecanınızı ve isteğinizi gösterir.

Hiç soru sormamak ya da çok soru sormak
İş görüşmesi, sadece işverenin soru sorduğu bir bilgi yarışması değildir. Çalışmaya aday olduğunuz şirket hakkında soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruları dikkatli seçerseniz, bu durumu kendi lehinize çevirebilirsiniz. Bu yüzden görüşme öncesinde, şirket hakkında iyi bir araştırma yapmalısınız.

Daha önce firmayla ilgili araştırma yapmak, görüşme sırasında sorabileceğiniz sorulara odaklanmanızı sağlar. Çok soru sormamaya ve karşı tarafın sözünü kesmemeye özen gösterin. İş görüşmesi yapan kişinin maddi konulara değinmesini beklemeden bununla ilgili soru sormayın. Bunun yanı sıra mülakatçı size “Sorunuz var mı?” dediğinde hiçbir şey sormuyor olmanız ilgisiz ve yaratıcılıktan uzak olduğunuz izlenimini verecektir.

Kendinizi tam anlamıyla tanımamak
Herhangi bir iş görüşmesinden önce kendinizi tam anlamı ile tanımaya çalışın. Kendini tanıyan kişinin, profesyonel niteliklerini ve kişilik özelliklerini karşı tarafa daha iyi aktarabildiğini unutmayın. Kesinlikle niteliklerinizi ve tecrübelerinizi küçümsemeyin. Görüşme sırasında size sorulabilecek soruları önceden kendinize sorup cevaplayın. Bu sorulardan birkaçı şöyle: Profesyonel hayattaki amaç ve hedefim ne? Profesyonel niteliklerim neler? Firma için yararlı olabilecek niteliklerim neler? Pozisyona uygun tecrübem var mı? Zayıf ve güçlü yönlerim neler? Şu anda çalışmakta olduğum iş sahasında mutlu muyum?

Firma hakkında araştırma yapmak
Görüşme sırasında firmayı tanıdığınızı karşı tarafa hissettirmeniz, firmaya ve pozisyona olan ilginizi gösterir. Bu da size pozitif bir destek sağlar ve görüşmeyi yapan kişinin hakkınızda olumlu düşünmesine neden olur. Firma hakkında araştırma yaparken firmanın ücret sistemi, izinler, mesai saatleri, eğitim olanakları gibi konularda da bilgi edinip sormak istediğiniz soruları not alabilirsiniz.

Kendinizi iyi ifade edememek
Heyecanlı ve gergin davranışlar belli bir noktaya kadar her işveren tarafından kabul edilebilir, fakat rahat olmak ve kendine güvenli davranmak olumlu puan toplar. Kendine aşırı güven, iş verende antipatisi uyandırır. Bu yüzden davranışlarınızda kontrollü ve saygılı olun. Bu, sizin ileride kendinden yüksek mevkide olan çalışma arkadaşlarınıza karşı da saygılı olacağınızı gösterir.

 İş görüşmelerinde öncelikle dürüst olmalısınız. Hedeflerinizi, düşüncelerinizi ve tecrübelerinizi açık yüreklilikle ifade etmeniz; ileride sizden, verebileceğinizden fazlasının istenmesini engeller. Bunun yanı sıra vücut dilinizi olumlu bir şekilde kullanmak, iş görüşmesinin işveren tarafından daha olumlu değerlendirilmesini sağlar.

 Sigara içmek
Mülakatta ikram edilse bile sigara içmeyin. Yapılan araştırmalara göre işverenler nitelikleri eşit olan adaylardan sigara içmeyeni tercih ediyor.

Geleceğinizi doğrudan etkileyen görüşme aşaması işe alım sürecinin en önemli durağı ve görüşmeye hazır bir şekilde giderek olumlu sonuçlar alabilirsiniz.

Kaynak: ekolay.net

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

Adayların İş Arama Sürecindeki Hataları


İpek Aral Kişioğlu, Kaynağım İnsan adlı blogunda mülakatlarda adayların yapmış olduğu hataları anlatıyor.

İki gündür Satış Mühendisi pozisyonu için mülakat yapıyorum. Yüzlerce aday arasından onlarcasını görüşmeye çağırdım, aralarından da altı tanesini ikinci aşamaya yükselttim. Hazır iş süreci bu kadar sıcakken de adayların iş arama sürecinde yaptıkları ortak hataları yazayım istedim:

Başvuru esnasında;

1. Farklı bir ilan için hazırlanmış önyazıyı ile içeriği örtüşmeyen başka bir ilana başvurmak.

2. Gayri resmi/ciddi fotoğrafları kariyer portallarına yüklemek.

3. Kariyer sitelerindeki özgeçmiş şablonlarınızı özensiz ve eksik doldurmak.

4. Orijinal özgeçmişin kariyer portallarına yüklenmesı faydalı olmaktadır, ama adaylar tarafından sıklıkla ihmal edilmektedir.

5. Orijinal özgeçmişin içeriğinin yetersiz, şeklinin bozuk olması.

6. Şirketlerin mülakata davet için açtığı telefonları ters, kaba, ilgisiz, ciddiyetsiz karşılamak.

Mülakat öncesi;

7. Olası bilinen/klişe mülakat soruları için önceden hazırlanmamış olmak.

8. Mülakata geç kalmak.

9. Mülakata katılamama durumu halinde önceden şirketi konu hakkında bilgilendirmemek.

10. Mülakat için resmi giyim, temizlik, saç ve sakal bakımına gerekli özeni göstermemek.

11. Şirketlerin doldurulması için verdiği başvuru formlarını özensiz ve eksik doldurmak, doldurmayı reddetmek.

12. Mülakata gidilecek şirketi, sektörünü araştırmamak, hazırlıksız olmak.

13. Mülakat öncesi olası ofis içi bekletmelerde sabırlı olmamak.

Mülakat esnasında;

14. İşe alım uzmanının elini güçlü, kendine güvenli şekilde sıkmamak.

15. Mülakat boyunca işe alım uzmanı ile göz temasından kaçınmak.

16. İngilizceyi iyi seviyede bildiğini yazarak mülakatta esnasında yetersiz performans çıkarmak, mülakata çalışmadan gelmek.

17. İşe alım uzmanı ile iddialaşmak, gereksiz tartışmalara girmek.

18.  Sorulmadan istenilen ücret seviyesini belirtmek, ücret hakkında bilgi istemek.

19. Çalışılan önceki işveren/yöneticiler alehinde söylemler geliştirmek. (SSK yapılmaması, mobbing durumları hariç)

20. Yalan söylemek.

21. Mülakatın sonucunun nasıl bildirileceğine dair işe alım uzmanına soru sormamak.

22. İşe alım uzmanının “stres mülakatı” içerikli sorularına sinirlenmek, ters cevaplar vermek.

23. Sorulan soruları iyi dinlememek, ilgisiz cevaplar üretmek.

24. Mülakatın bir alışveriş süreci olduğunu unutmak, işe alım uzmanına düşman gözüyle bakmak, aşırı gergin olmak.

25. Mülakat esnasında iş, görev tanımı üzerinden pazarlığa girişmek.

26. Her işe alım uzmanının mesleğinin iyisi olamayabileceğini unutmak. Olumsuz giden mülakatlarda yersiz üzülmek, demoralize olmak.

Mülakat sonrası;

27. İşverene sık sık sonuç hakkında telefon açmak (sınırlı arama işe yönelik ilgiyi, isteği göstermektedir)

28. 2. veya 3. aşama mülakatlarda ciddiyeti, disiplini kaybetmek.

29. 2. veya 3. aşamada şirketin isteyeceği olası sunum, proje üretim taleplerinde vasat işler hazırlamak, talebi ciddiye almamak.

30. İçine sinmeyen, anlaşamayacağını düşündüğü bir bölüm, görev tanımı, yönetici  ile çalışmayı kabul etmek.

İpek Aral Kişioğlu

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)