Etiket arşivi | "iş"

Yaptiği İşten Usananlar İçin Pratik Öneriler


 

Her sabah erkenden kalkıp gece geç saatlerde eve dönmekten sıkıldınız mı? Özellikle de özel sektörde çalışma saatleri çok uzun sürdüğü için herkes aynı sorundan şikayetçi. Peki bu durumda neler yapabilirsiniz, tüm gün işinize nasıl konsantre olabilirsiniz?

 Lifehacker isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte işyerinde aktif kalmanızın yolları:

 1. Sadece bırakın: Eğer işyerinizde son noktaya geldiyseniz, çıkış planı oluşturmaya ihtiyacınız var demektir. Ancak, ev kiranızı ödemek için bu işte kalmanız gerekiyorsa ve bu sektörde hemen yeni bir iş bulamayacağınızı düşünüyorsanız bir süre daha devam edip para biriktirin. Biraz dinlenmek için birkaç gün izin alın. Bir taraftan da yeni bir iş aramaya başlayın.

 2. Patronunuzla anlaşmayı öğrenin: Patronunuzla baş etmenin yolu biraz mesafe oluşturmaktır. Patronunuzdan daha iyi olmak için onunla çılgın bir yarışa giymeyin. Çünkü, o bu konuda daha iyidir.

 3. Dengeyi bulun: Küçük, stratejik değişiklikler dengeyi bulmanızda büyük farklar oluşturabilir. Karşınıza çıkan her engelde işinizi değiştirmeyi düşünmek yerine, sahip olduğunuz işe bağlanın, küçük detaylara daha çok önem verin. Sizi mutlu eden anları not alın ve bu çizgiler üzerinden ilerleyin. Büyük kararlar kısa bir süre için memnuniyet verir, ancak eğer küçük problemleri büyütürseniz ve mutlu olduğunuz anları görmezden gelirseniz, bu durum hep tekrarlar.

 4. İş arkadaşlarınızla iyi geçinin: İşinizden nefret ederseniz, her şeyden nefret edersiniz. İşyerinde sorunlarınızı ya da mutluluğunuzu paylaşabileceğiniz arkadaşlarınız varsa, sıkılmazsınız ve işte daha başarılı olursunuz. Hatta bir araştırmaya göre, işyerinde arkadaş sahibi olmanın ömrü uzattığı açıklanıyor.

 5. Biraz esneklik isteyin: Patronunuzdan fazladan bir esneklik isteyin. Yaptığınız iş buna uygunsa çok gerekmedikçe evden çalışın. Bu sayede kendinizi biraz daha rahat hissedebileceksiniz.

 6. Negatif düşüncelerinizi bastırın: İşiniz hakkında şikayet etmek eğlenceli olabilir. Çünkü burada içinizde biriktirdiklerinizi dışarı atıyorsunuz. Fakat, asabiyetinizi göstermek ise öfkenizi daha da kötüleştirecektir. Eğer bu negatiflik iş arkadaşlarınıza da yayılırsa, bu durumu daha kötü hale getirir. Şikayet etmek yerine çözümler üzerinde düşünün. Bu sorunları çözmek için yollar bulmaya çalışın. İşyerinizdeki işleyişi değiştiremiyorsanız, problemlerle baş etmenize yardımcı olacak yolları düşünün.

 7. Sağlıklı olun: Ruh ve akıl sağlığınızın dengeli olması halinde, yapamayacağınız şey yoktur. İşe yeni başlayanlar, her gece ne zaman yatacağınıza karar verin ve bunu sürekli uygulayın. Haftada 3-4 kez uygulayabileceğiniz bir egzersiz bulun ve yapın. Ucuz ve sağlıklı yemekler yapmaya başlayın. Her gün kendinize belirli bir zaman ayırın ve hiçbir şey yapmayın, dinlenin. Gerekirse bunların hepsini yapmak için bir plan oluşturun.

 8. Kötü günlerden sakının: Bir dizi küçük engeller ortaya çıktığında genellikle bunlar sizin için kötü günlerdir. O gün her şey normal halinden daha kötüye gidiyor gibi görünüyorsa, bir adım geri gidin ve neler olduğuna bakın. Küçük engellerin gününüzü mahvetmesine izin vermeyin. Eğer durumlara gerçekçi bir şekilde bakarsanız, potansiyel bir kötü günü başlamadan durdurabilirsiniz.

 9. Kendinizi işinize verin: Muhtemelen zaten bunu bedenen zaten yapıyorsunuz. Eğer işinizi yaparken üretici, meraklı olursanız ve işinizi severek yaparsanız hem işinizden zevk alırsınız, hem de daha başarılı olursunuz. Ayrıca ilgi alanlarınızı da işinize yansıtabilirseniz işinizi zevkli, eğlenceli hale getirirsiniz.

 10. Bakış açısı kazanın: Bugün tüm yaşamınızın sadece bir günüdür. Bu nedenle hayatınızda yaşadığınız olumsuzluklara değil, olumlu olaylara odaklanın. İşte de problemleri çözmenin ne kadar sıkıcı olduğunu düşünmeyin, tam tersi zamanınızı işinizin olumlu yönlerine ayırın. Hayatta karnınızı doyuracak yemeğiniz, yaşabileceğiniz bir eviniz ve yapacak bir işiniz varsa şanslısınızdır. Hele bir de sizinle ilgilenen, sizi merak eden insanlar varsa değmeyin keyfinize. Bu nedenle işyerinizdeki küçük problemleri dert etmeyin ve pozitif olun.

 

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

Çok Kazanmak için Terbiyesiz ve Güzel Olmak Büyük Avantaj


Yakışıklı erkeklerle güzel kadınların iş dünyasında daha çok para kazandıkları bilinen bir gerçek.

 

Texas Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Daniel Hamermesh’in çalışması, bu gerçeği rakamlarla bir kez daha ortaya koyuyor: ABD’de fizik olarak cazip kadınlar ve erkekler, ortalama olarak çalışma hayatları boyunca 230.000 dolar (400.000 TL) daha fazla para kazanıyorlar.

 

Tabii ki güzellik, yakışıklılık izafi kavramlar. Ancak Prof. Hamermesh insanları fizik açıdan 1’den 5’e kadar sıralayan bir skalada, bu gerçeğin değişmediğini gösteriyor.

 

Yapılan bir ankette binlerce deneğe 2.774 ücretlinin fotoğrafları gösterildi. Denekler ücretlileri fizikleri açısından 5 kategoriye şu şekilde ayırdılar:

 

Kadın çalışanlar              Erkek çalışanlar

Hiçbir cazibesi yok                                  % 2                                            % 1

Herhangi                                                   % 13                                          %11

Ortalama                                                   % 51                                          % 59

Çekici                                                          % 31                                         % 27

Müthiş çekiçi                                             % 3                                          % 2

 

Ardından bu çalışanların fizikleriyle gelirleri karşılaştırıldı. Peki güzellik kazancı ne ölçüde etkiliyor? Özetle fiziğiniz ne kadar iyiyse, geliriniz de o kadar yüksek oluyor. Ancak burada da, her alanda olduğu gibi, cinsiyet ayrımcılığı kadınların aleyhine işliyor. Brad Pitt – Angelina Jolie (müthiş çekici) kategorisine girenler arasında bile eşitsizlik bariz: Bu gruptaki erkekler ‘hiçbir cazibesi olmayan’ erkeklere oranla yüzde 17 daha çok kazanırken, kadınların ‘fizikten kazancı’ yüzde 11.

Prof. Hamermesh “Genel olarak hayatta, özellikle de çalışma hayatında kadınların fiziğini kullandığı düşünülür. Halbuki güzelliklerinden asıl yararlanan erkekler” diyor.

 

Estetik de kurtarmıyor

 

Prof. Hamermesh, bu arada rengin veya ırkın bu konuda bir etkisi olmadığını söylüyor. Yani sarı veya siyah Amerikalılar’ın bu alanda beyazlardan arıtısı veya etsisi yok. Peki güzel olmayanlar estetik cerrahi ile durumu kurtarabilirler mi? “Hayır” diyor Hamermesh, “bunun dikkate değer bir getirisi yok.” Zaten Güney Kore’de yapılan bir araştırma, profesörün bu son tezini doğruluyor: “Estetik cerrahi için harcadığınız 1 dolar size 1 dolar fazla maaş getirmiyor!”

 

Kibarlık kar değil zarar

 

Bu arada, yine ABD’de yapılan bir diğer araştırma, çalışma hayatında kibar olmanın kâr değil zarar getirdiğini gösteriyor. New York Cornell, Indiana Notre-Dame ve Ontario West Üniversiteleri’nin (farklı yaşlarda ve mesleklerde 10 bin çalışanla ilgili 20 yıllık verilere dayanarak) yürüttüğü ‘Do nice guys really finish last?’ adlı araştırmaya göre kibar / saygılı / dikkatli / güleryüzlü erkekler diğer (demek ki kibar olmayan) arkadaşlarına nazaran ortalama yüzde 18 daha az kazanıyorlar. Kadınların kaybı ise yüzde 5.

 

Kaynak: Yenibiris.com

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

Kiler 800 kişiyi işe alacak


800 kişiyi işe alacak Kiler Perakende Grubu, bu yılın ilk yarısında açılacak 27 mağazaya 15 milyon TL yatırım yaparak, 800 kişiye istihdam sağlayacak. Kiler’in yeni projelerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan Kiler Holding Perakende Grubu Başkanı Ümit Kiler, Türkiye’deki perakende sektörü ve Kiler’in yatırımlar projeleri hakkında bilgi verdi. Türkiye’de gıda perakendesi büyüklüğünün 160 milyar TL olduğunu ve modern formatların payının yüzde 46 olduğunu belirten Ümit Kiler, modern formatın yüzde 65′inin ise Kiler’in de içinde yer aldığı süpermarket segementinden oluştuğunu kaydetti. 2011 Ocak ayında halka açılan Kiler Perakende Grubu’nun, halka arz sonrası yatırımcısına yaklaşık yüzde 20 kazandırdığını söyleyen Kiler, halka arzdan elde edilecek geliri yeni yatırımlara harcayacaklarını söyledi. Kiler’in, tüm Türkiye hedefinin önemli bir ayağı olan Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ne gireceğini söyleyen Ümit Kiler, Diyarbakır’da kurulan 3 bin metrekarelik lojistik merkezi, Diyarbakır, Batman, Mardin ve Şanlıurfa illeri ile daha önce mağazası olan illerde açılan ve açılacak 27 mağazaya 1 5milyon TL yatırım yapılacağını ve Diyarbakır’da açılacak 4 mağazadan birinin yarın (30 Mart) açılacağını söyledi.

 -“DOĞU’DA RİSK GÖRMÜYORUZ”-

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da mağaza açma planıyla fizibilite çalışması yaptıklarını belirten Kiler, bu çalışmanın sonucunda herhangi bir risk görmediklerini vurguladı. Bu bölgenin kendileri için uygun bölge olduğuna inandıklarını belirten Kiler, kendisinin de Bitlisli olduğunu ve şu ana kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde hiç bir güvenlik sorunu yaşanmadığını kaydetti. 2011′in ilk yarısı bitmeden 31 ilde 197 mağazaya ulaşacaklarını, bu yılın sonunda ise 215 mağaza ulaşmayı hedeflediklerini açıklayan Kiler, böylece yıl içerisinde bin 200 ile bin 500 arasında yeni istihdam sağlamayı düşündüklerini bildirdi.

-“KİLER GYO, İLK YARIDAN ÖNCE HALKA ARZ EDİLECEK”-

Büyüme stratejilerinin organik ve inorganik olduğunu, her iki şekilde de büyümeye devam edeceklerini belirten Kiler, “Organik ve inorganik büyüme hedefindeyiz. İrili ufaklı bütün satın almaları yapabilme kabiliyetine sahibiz. Bunları şirket bünyesine rahatlıkla katabiliyoruz. Satın alma fırsatları olursa değerlendireceğiz. Şu anda bir satın alma görüşmesi yok” açıklamasında bulundu. Kiler GYO’nun halka arzının çok kısa sürede tamamlanmış olacağını belirten Ümit Kiler, halka arzın ilk yarıdan önce olacağını açıklayarak, “Şu anda arkadaşlarımız road show hazırlığını yapıyorlar” dedi. Toplantı sırasında bir soru üzerine Kiler, satış fiyatlarının Türkiye’nin her yerinde aynı olduğunu söyledi.

-“YENİ AÇILACAK MAĞAZALAR, CİRODA YÜZDE 20 ARTIŞ SAĞLAYACAK”-

Kiler Genel Müdürü Nihat Özdemir ise Kiler olarak, 1994-2004 yılları arasında İstanbul ve İzmit’te organize ve inorganik büyümeler gerçekleştirdiklerini, 2005-2006 yıllarında Ankara’da Canerler ve Trakya Gülerler marketlerini satın aldıklarını, 2007′de bazı illerde sağlanan organik büyümenin yanı sıra Adana’daki Karınca ve Yimpaş’ın 15 mağazasını satın alarak büyümelerini sürdürdükleri bilgisini verdi. Kiler Perakende Grubu’nun, tüm Türkiye hedefinin önemli bir ayağı olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne gireceğini belirten Özdemir, bu yıl yatırımlarını Doğu ve Güneydoğu, İç Ege ve Orta Karadeniz bölgelerinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, bu kapsamda Diyarbakır’da kurulan 3 bin metrekarelik lojistik merkezi, Diyarbakır, Batman, Mardin ve Şanlıurfa illeri ile daha önce mağazası olan illerde açılan ve açılacak yılın ilk yarısındaki 27 mağaza için 15 milyon TL yatırım yapılacağını, ağırlıklı Doğu ve Güneydoğu olmak üzere 800 kişiye istihdam sağlanacağını bildirdi. Özdemir, yeni açılacak mağazaların ciroda yüzde 20 artış sağlayacağını düşündüklerini, ayrıca Diyarbakır’daki mağaza satışlarında yüzde 20′lik artış olduğunu kaydetti.

Akşam gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

Bu yıl 50 bin kişiye iş


Bu yıl içerisinde özel sektörde 50 bin kişiye istihdam sağlanacak. Özellikle perakende, bankacılık, inşaat, telekomünikasyon, enerji, sağlık sektörlerinde alımların yoğun olması bekleniyor.

Ekonomist Dergisi’nin bu haftaki sayısında yer alan haber araştırmasında, Türkiye’nin bugün yaşadığı spesifik süreç nedeniyle özel sektörün hemen hemen tüm alanlarında ”güçlü” ve ”istekli” bir yeni istihdam yaratma çabasının göze çarptığı, bu politikanın yeni yatırımlarla ve ara kadroların güçlendirilmesiyle ilgili çalışmaları kapsadığı belirtildi.       

Büyük şirketlerin işe alımlarda daha etkin olacağı vurgulanan araştırmada, özellikle bu yıl toplu alımlara yeniden başlayan büyük ölçekli şirketlerin, yönetici adayı (MT) ve satış kadroları için alımlara yoğunlaşmasının beklendiği kaydedildi.       

Uluslararası yatırımların yeniden hız kazanmasıyla yabancı şirketlerin çeşitli kadrolarındaki alımlarını da hızlandırdığı ifade edilen araştırmada, bu yıl işe alımları tetikleyecek önemli bir gelişmenin de şirket birleşmeleri olacağı vurgulandı.       

Bugüne kadar beklemede kalan çok sayıda şirketin birleşme ve satın alma anlaşmasının sonuçlanmasının söz konusu olacağı belirtilen araştırmada, KOBİ’ler ve üretim sektöründe ise bu yıl toparlanmayla beraber işe alımların gündeme geleceği bildirildi.       

Araştırmaya katkıda bulunan 56 şirketin yaratacağı istihdamın bu yıl 50 bin kişi civarında olduğu belirtilirken, uzmanların bu rakamın tüm Türkiye genelindeki şirketlerde en az 250-300 bin kişiyi bulacağını söylediği ifade edildi.

Özellikle perakende, bankacılık, inşaat, telekomünikasyon, enerji, sağlık (ilaç hariç) ve hızlı tüketim malları sektörlerinde alımların yoğun olmasının beklendiği kaydedilen araştırmada, en yoğun alımın perakende sektöründe olacağı vurgulandı.       

Perakende sektöründen sonra en çok alımı bankaların yapacağı belirtilen araştırmada, bu yıl bankaların toplamda bine yakın şube açmasının beklendiği ve bu nedenle bankaların yıl içinde 10-15 bin kişiyi işe alacağı tahmininde bulunulduğu ifade edildi.       

Araştırmada, telekomünikasyondan sonra enerjinin de işgücü piyasasına ağırlığını koymaya başladığı bildirildi.

ntvmsnbc.com

Kategori HaberlerYorum (0)

En Zeki İş Başvurusu


Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz: Bir Genel Müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel Müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtı verdi”

İnsan kaynakları ve kariyer sitesi Kariyer.net’in Genel Müdürü Yusuf Azoz, kriz döneminde firmaların çoğunun, “Eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım” yaklaşımında bulunduğunu söyledi.

Azoz, AA muhabirin sorularını yanıtlarken, şu anda iş ilanlarındaki artışın geçen yıla yüzde 50-60 düzeyinde olduğunu, başvuru sayısında yüzde 50 oranında, ilan başına alınan başvuru sayısında artış gözlendiğini belirtti.

Kariyer.net’in Mayıs ayı istihdam endeksinin, şu anda TÜİK’in açıkladığı Mart ayı işsizlik rakamlarıyla ters orantılı olduğuna işaret ederek, “Nisan, Mayıs ve Haziran’ın ilk 15 günü ilan sayılarında yükselme gözleniyor. Önümüzdeki 2-3 ayda yükselme eğilimi devam edecek gibi görünüyor” diye konuştu.

Azoz, Kariyer.net’te şu anda 11 milyonun üzerinde özgeçmiş ve 24 binin üzerinde firma bulunduğunu kaydederek, adayların hareketliliğine ilişkin şunları anlattı:

“İş arama konusunda aday hareketliliğinde, aktif çalışanların yoğunluğu daha yüksek. Üniversiteden mezun olacak öğrencilere baktığımızda, Mart’tan başlayıp Ağustos’a kadar hareketin daha az olduğunu gözlüyoruz. Eylül’le beraber ciddi hareketlilik var. Aslında adayların, mezun olduğu gün itibariyle iş aramaya başlaması gerekiyor. Çünkü şirketler öyle bakıyor, mezunları hemen kapmaya başlıyorlar. Kasım’da yavaşlama, Aralık’ın sonuyla birlikte hareketli dönem başlıyor. Çünkü işyerlerinde performans değerlendirme sonuçları gelmeye ve işten memnun olmayanların iş arayışları ortaya çıkmaya başlıyor.”

Açılan iş ilanına ilişkin eksik bilgi verilmesi nedeniyle, bazı ilanlara yeterli başvuru gelmediğini belirten Azoz, ilanda boşluk varsa, aday arama yaptığında ilanı göremediğini vurgulayarak, bu konuda firmaları bilinçlendirdiklerini söyledi.

Azoz, aynı sorunun aday tarafında da bulunduğuna değinirken, bazı adayların özgeçmişlerinde belirli alanları boş bıraktığını dile getirerek, “Çoğunlukla gördüğümüz, adayların kendini ifade etme sıkıntısı olduğu” dedi.

İlanlarda ücretin yer almasına ilişkin olarak da Azoz, Türkiye’de ilana ücretin yazılmasını “tabu” olarak tanımlarken, İngiltere’de gibi ülkelerde ücrete göre filtreleyerek, ilan araması yapılabildiğini ancak Türkiye’de bunun, pek mümkün görünmediğini belirtti.

“ÖĞLE SAATLERİNDE KULLANIM YÜKSEK”

Yusuf Azoz, yurt dışında kamuda işe alımın benzer sistemler üzerinden yürütüldüğü bilgisini verirken, Türkiye’de bunu yapmak konusunda düşünceleri olmasına rağmen herhangi bir girişimde bulunmadıklarını bildirerek, büyük bir veritabanı yönetimi yaptıklarını, kamuya teknolojimizi, deneyim ve know-how sunabileceklerini belirtti.

Kariyer’net olarak kendilerinin de Eylül-Ekim aylarından bu yana aktif ilan çıktıklarını dile getiren Azoz, “Geçen yıl sektör yavaşlayınca, eleman alımını bir süre durdurduk. Firmaların çoğu, kriz döneminde ’eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım’ dedi” şeklinde konuştu.

Azoz, kriz döneminde satış zincirlerinin yoğunlaştığını açıklarken, bu tip ilanların, bazı adayların canını sıksa da, bazı adayların hoşuna gittiğini ifade ederek, firmaların kötü niyetli olup olmadığını baştan bilemediklerini, aday şikayetlerine karşı duyarlı olduklarını ve bu tür durumlarda firmayı uyardıklarını anlattı.

“İlan verme” ve “aday veri tabanına erişim” konusunda firmalara sınırlı ve sınırsız paketler sunduklarını belirten Azoz, genellikle firmaların beyaz yakalı sayısına göre koşulların belirlendiğini söyledi.

Kariyer.net’i adayların görüntüleme saatlerine bakıldığında, öğle saatlerinin yüksekliğine dikkati çeken Azoz,  iş bulmanın önemli kısmının iş arama süreciyle ilgili olduğunu belirtti.

“BİZİM OĞLAN İŞ ARIYOR, BİR YARDIMCI OLSAN”

Azoz, yeni nesil çalışanların işiyle ilgili “biraz” memnuniyetsizlik duyduğunda, işten ayrıldığını ve iş tanımına göre hareket edip, bunun dışına çıkmak istemediğini söyledi.

Kendisine de iş bulma konusunda talepler geldiğini dile getiren Azoz, şunları paylaştı:

“Facebook’ta hesabıma mesaj gönderenler oluyor; ’iş başvurusunda bulundum, sizin de desteğiniz olursa iyi olur’ gibi. Yakın çevreden talep çok oluyor, anne, baba, akrabalardan… Anne babalar, ’bizim oğlan iş arıyor, bir yardımcı olsan” diyor.”

Azoz, ilginç başvurular konusunda bir deneyimlerine ilişkin şunları anlattı:

“Bir genel müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. Biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtını verdi.”

Milliyet

Kategori SektörelYorum (0)

Yeni Mezunlar Liderliği Öğrenmeden Yöneticilik Peşinde


İş yaşamında aceleci davranan gençler daha tecrübe kazanmadan yönetici statüsünde iş arayışına giriyor. Deniz Ceylan Kılıçoğlu, bu durumda çoğunun bir işe yerleşemediğini söylüyor.

İş yaşamında ailenin, çevrenin ve toplumun da etkisiyle bir an önce statü sahibi olmaya çalışan gençler, daha mezun olur olmaz yönetici olma peşine düşüyor. Yeni mezun olan işletme öğrencilerinin bile yönetici pozisyonlarına başvuru yaptığına dikkat çeken Yenibiriş.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçoğlu, bunların çoğunun bir işe yerleşemediğini ifade etti.

İş yaşamında artık bazı ünvanlar tarihe karışmaya başlarken, şirketler iş ilanlarında kulağa daha profesyonel gelen, pozisyonları daha önemli gösteren ünvanları kullanmaya başladı. Örneğin “tezgâhtar” yerine “satış danışmanı”, “raf görevlisi” yerine “stok ikmal yöneticisi”, “sekreter” yerine “yönetici asistanı”, emlakçı yerine “gayrimenkul danışmanı” ya da “odacı” yerine “office-boy” gibi daha sofistike ünvanlar kullanılmaya başlandı.

Bu durumu gençlerin ünvan arayışında olmasına bağlayan Deniz Ceylan Kılıçoğlu, her yıl 800 bin gencin işgücü piyasasına girdiğine dikkat çekerek, “Bu gençlerin çok büyük bir bölümü hedefsiz, amaçsız. Ne yapacaklarını bilmiyorlar. Çoğu ünvan peşinde” dedi. Yine gençlerin perakende sektöründe mağazacılıkta çalışmayı bir meslek olarak görmediklerini, sadece birkaç aylığına yapılacak geçici bir iş olarak baktıklarını anlatan Kılıçoğlu, “Kimse ‘tezgâhtarım’ demek istemiyor. İşverenler de allayıp pullayıp ünvan yaratmaya çalışıyor. Tezgâhtar yerine ‘satış danışmanı’ deniyor. Böylece hem daha çok, hem de daha iyi başvuru alıyor” açıklamasında bulundu.

‘Ailem beni tezgâhtar olayım diye mi okuttu’ yaklaşımı var

Türkiye’nin nitelikli işgücü sıkıntısı olduğunu belirten Kılıçoğlu, işgücü piyasasında arzla talebin örtüşmediğini vurguladı. Eleman ihtiyacına rağmen işsizler ordusu olduğuna değinen Kılıçoğlu, bunun eğitim sisteminden kaynaklandığının altını çizdi. Kılıçoğlu, şunları söyledi: “Çocukluktan itibaren ailenin, çevrenin, toplumun etkisiyle gençler hep ünvan, statü peşinde koşuyor. Mezun olduklarında da buna bir an önce ulaşmanın peşinde oluyorlar. Mücadele mezun olunca başlıyor. Ama gençler bu gözle bakmıyor. Çünkü bu şekilde yetiştirilmiyorlar. Geçen yıl Pricewaterhouse Coopers’la (PWC) birlikte yaptığımız bir araştırma ortaya koydu ki, gençlerin meslek seçiminde en çok ailelerinden etkileniyorlar. ‘Ailem beni tezgâhtar olayım diye mi okuttu’ yaklaşımı var.”

Yeni mezun olan işletme öğrencilerinin bile yönetici pozisyonlarına başvuru yaptığına dikkat çeken Kılıçoğlu, bunların çoğunun bir işe yerleşemediğini ifade etti. Gençlerin “bize okulda her şeyi öğretiyorlar” diye düşündüğünü anlatan Kılıçoğlu, “Tabii bu poziyonlara giremiyorlar. Öte yandan, birçok yerde de aday aranıyor ama onlara başvurmuyor. İşi beğenmiyor. Ama bir yerlerden başlamak önemli. Bir işi öğrenmek için o işin en altından başlamak lâzım. Bu algıyı değiştirmek önemli” diye konuştu.

Ucuz işgücüne odaklanan uzun vadede acısını çekiyor

İşleri gereği birçok konferansa katıldıklarını anlatan Kılıçoğlu, bu konferansların büyük bir bölümünün de “yönetim ve liderlik”le ilgili olduğunu söyleyerek, “Tabii ki yönetimi öğrenmek gerek, tabii ki liderlik önemli. Ama yönetici olmayı öğrenmeden önce bir iş öğrenmemiz gerekiyor. ‘Ne iş yaparız’a değil ‘kaç kişiyi yönetiriz’e odaklanılıyor. Oysa ki, yöneticilik insan yönetmekten ziyade iş yönetmektir. İnsanı yönetemezsiniz. Ancak insanın motivasyonunu yönetirsiniz. Zorla hiç kimseye hiçbir şey yaptıramazsınız. Gençlerin statü ve ünvandan ziyade iş üretmeye odaklanmalarını sağlamak gerekiyor” dedi.

Kılıçoğlu, kizde birçok işletmenin maliyet düşürmek için yüksek ücretli personelinden feragat etmek zorunda kaldığını da hatırlattı. “Bu kriz diğer krizlerden farlı olarak yöneticileri çok vurdu” diyen Kılıçoğlu, “Çünkü firmalar 10 tane uzman yardımcısından feragat etmektense, iki tane yöneticiden feragat ettiler. Ucuz işgücüne odaklanınca üretim ve hizmet kalitesi de düşüyor, işveren de bunun acısını uzun vadede çekiyor” diye konuştu.

Referans

Kategori HaberlerYorum (0)