Etiket arşivi | "kariyer.net"

En Zeki İş Başvurusu


Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz: Bir Genel Müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel Müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtı verdi”

İnsan kaynakları ve kariyer sitesi Kariyer.net’in Genel Müdürü Yusuf Azoz, kriz döneminde firmaların çoğunun, “Eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım” yaklaşımında bulunduğunu söyledi.

Azoz, AA muhabirin sorularını yanıtlarken, şu anda iş ilanlarındaki artışın geçen yıla yüzde 50-60 düzeyinde olduğunu, başvuru sayısında yüzde 50 oranında, ilan başına alınan başvuru sayısında artış gözlendiğini belirtti.

Kariyer.net’in Mayıs ayı istihdam endeksinin, şu anda TÜİK’in açıkladığı Mart ayı işsizlik rakamlarıyla ters orantılı olduğuna işaret ederek, “Nisan, Mayıs ve Haziran’ın ilk 15 günü ilan sayılarında yükselme gözleniyor. Önümüzdeki 2-3 ayda yükselme eğilimi devam edecek gibi görünüyor” diye konuştu.

Azoz, Kariyer.net’te şu anda 11 milyonun üzerinde özgeçmiş ve 24 binin üzerinde firma bulunduğunu kaydederek, adayların hareketliliğine ilişkin şunları anlattı:

“İş arama konusunda aday hareketliliğinde, aktif çalışanların yoğunluğu daha yüksek. Üniversiteden mezun olacak öğrencilere baktığımızda, Mart’tan başlayıp Ağustos’a kadar hareketin daha az olduğunu gözlüyoruz. Eylül’le beraber ciddi hareketlilik var. Aslında adayların, mezun olduğu gün itibariyle iş aramaya başlaması gerekiyor. Çünkü şirketler öyle bakıyor, mezunları hemen kapmaya başlıyorlar. Kasım’da yavaşlama, Aralık’ın sonuyla birlikte hareketli dönem başlıyor. Çünkü işyerlerinde performans değerlendirme sonuçları gelmeye ve işten memnun olmayanların iş arayışları ortaya çıkmaya başlıyor.”

Açılan iş ilanına ilişkin eksik bilgi verilmesi nedeniyle, bazı ilanlara yeterli başvuru gelmediğini belirten Azoz, ilanda boşluk varsa, aday arama yaptığında ilanı göremediğini vurgulayarak, bu konuda firmaları bilinçlendirdiklerini söyledi.

Azoz, aynı sorunun aday tarafında da bulunduğuna değinirken, bazı adayların özgeçmişlerinde belirli alanları boş bıraktığını dile getirerek, “Çoğunlukla gördüğümüz, adayların kendini ifade etme sıkıntısı olduğu” dedi.

İlanlarda ücretin yer almasına ilişkin olarak da Azoz, Türkiye’de ilana ücretin yazılmasını “tabu” olarak tanımlarken, İngiltere’de gibi ülkelerde ücrete göre filtreleyerek, ilan araması yapılabildiğini ancak Türkiye’de bunun, pek mümkün görünmediğini belirtti.

“ÖĞLE SAATLERİNDE KULLANIM YÜKSEK”

Yusuf Azoz, yurt dışında kamuda işe alımın benzer sistemler üzerinden yürütüldüğü bilgisini verirken, Türkiye’de bunu yapmak konusunda düşünceleri olmasına rağmen herhangi bir girişimde bulunmadıklarını bildirerek, büyük bir veritabanı yönetimi yaptıklarını, kamuya teknolojimizi, deneyim ve know-how sunabileceklerini belirtti.

Kariyer’net olarak kendilerinin de Eylül-Ekim aylarından bu yana aktif ilan çıktıklarını dile getiren Azoz, “Geçen yıl sektör yavaşlayınca, eleman alımını bir süre durdurduk. Firmaların çoğu, kriz döneminde ’eleman çıkarsam bile, yerine eleman almayacağım’ dedi” şeklinde konuştu.

Azoz, kriz döneminde satış zincirlerinin yoğunlaştığını açıklarken, bu tip ilanların, bazı adayların canını sıksa da, bazı adayların hoşuna gittiğini ifade ederek, firmaların kötü niyetli olup olmadığını baştan bilemediklerini, aday şikayetlerine karşı duyarlı olduklarını ve bu tür durumlarda firmayı uyardıklarını anlattı.

“İlan verme” ve “aday veri tabanına erişim” konusunda firmalara sınırlı ve sınırsız paketler sunduklarını belirten Azoz, genellikle firmaların beyaz yakalı sayısına göre koşulların belirlendiğini söyledi.

Kariyer.net’i adayların görüntüleme saatlerine bakıldığında, öğle saatlerinin yüksekliğine dikkati çeken Azoz,  iş bulmanın önemli kısmının iş arama süreciyle ilgili olduğunu belirtti.

“BİZİM OĞLAN İŞ ARIYOR, BİR YARDIMCI OLSAN”

Azoz, yeni nesil çalışanların işiyle ilgili “biraz” memnuniyetsizlik duyduğunda, işten ayrıldığını ve iş tanımına göre hareket edip, bunun dışına çıkmak istemediğini söyledi.

Kendisine de iş bulma konusunda talepler geldiğini dile getiren Azoz, şunları paylaştı:

“Facebook’ta hesabıma mesaj gönderenler oluyor; ’iş başvurusunda bulundum, sizin de desteğiniz olursa iyi olur’ gibi. Yakın çevreden talep çok oluyor, anne, baba, akrabalardan… Anne babalar, ’bizim oğlan iş arıyor, bir yardımcı olsan” diyor.”

Azoz, ilginç başvurular konusunda bir deneyimlerine ilişkin şunları anlattı:

“Bir genel müdür ilanına, çok iyi şoförlük deneyimi bulunan bir aday başvurmuştu. Biz de, merak ettik ve neden böyle bir başvuru yaptığını sormak için adayı aradık. Aday bize, ’Genel müdür arayan, bir süre sonra genel müdür şoförüne de ihtiyaç duyar diye düşünerek başvurdum’ yanıtını verdi.”

Milliyet

Kategori SektörelYorum (0)

Başarılı Bir Başlangıç için İlk 90 Güne Dikkat


Yoğun iş görüşmeleri sonrasında işinize başlamak üzeresiniz. Yeni işverenlerin potansiyelinizi gördüğünü, yetkinliklerinizi uygun bulduğunu biliyorsunuz. Diğer bir deyişle, onları etkilemeyi başardınız ve onlar da sizi işe aldılar. Artık önemli olan, yarattığınız olumlu izlenimi devam ettirerek işinizde başarılı olmanız. Bu süreçte de işe başlamanızı takip eden ilk aylar çok önemli. İşte Amerikalı uzman Susan W. Miller’dan, ilk birkaç ayınızı başarıyla tamamlayabilmeniz için öneriler…

İlk aylar neden önemli?
Uzmanlar, bir çalışanın ilk 90 gündeki davranışlarıyla hatırlandığını söylüyor. Zorlu işe alım süreçlerinden geçip işe kabul edildiğinizde bunun, bir son değil bir başlangıç olduğunu bilmelisiniz.
Çünkü ilk aylar boyunca sadece sizi işe alan kişiler veya yöneticileriniz değil, iş arkadaşlarınız ve tüm diğer çalışanlar tarafından sıkı bir gözlem altında tutulacaksınız.Yöneticileriniz performansınızı ve iş ortamına uyumunuzu değerlendirirken, iş arkadaşlarınız da giyiminizden davranışlarınıza, telefonda konuşma tarzınızdan, yemek yiyişinize kadar tüm ayrıntıları değerlendiriyor olacak. Ama hemen paniğe kapılmayın. Bazı basit noktalara dikkat ederseniz her çalışanın yaşadığı bu süreci sizin başarıyla atlatmanız mümkün.

Geç kalmamaya büyük özen gösterin
Trafik veya çeşitli aksilikler nedeniyle hepimiz zaman zaman işimize geç kalabiliriz. Ancak işe başladığımız ilk günlerde bu aksilikleri en aza indirgemek için çok büyük özen göstermeliyiz. Çünkü profesyonelliğin ve güvenilirliğin en önemli göstergesi, dakikliktir. Bunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Aksilikleri en aza indirgemek için alınacak başlıca önlem, ev ve iş arasındaki mesafeyi ve zamanı iyi ayarlamaktır. İlk günlerde evden yarım saat kadar erken çıkarak vaktinde işte olmayı garantileyebilirsiniz. Eğer şirketin sağladığını servis araçlarını kullanıyorsanız, aynı özeni servis saatlerine de göstermelisiniz.

İşe karşı isteğinizi belli edin
Yeni iş ortamınıza ve görevlerinize alışmak zor olabilir. Ancak bu zorlukların sizi yıldırmasına izin vermemeli, her zaman güler yüzlü olmalısınız. Bununla beraber enerjik ve öğrenmeye açık olduğunuzu sözlerinizle ve davranışlarınızla göstermelisiniz.

Soru sormaktan çekinmeyin
Öğrenmeniz gereken birçok şey olacaktır. Kahve makinesi veya bilgisayarınızla ilgili ayrıntılardan, şirket içindeki görev dağılımlarına kadar birçok konuda bilgi edinmeniz gerekecek. Bu konularda çalışma arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Olumsuz tepkiler alıyorsanız, doğru kişiye sormuyorsunuz demektir. O zaman da doğru kişinin kim olduğunu bulmak yolundaki çalışmalarınıza devam edebilirsiniz.

İyi bir dinleyici olun
Sorduğunuz soruların yanıtlarını çok iyi bir şekilde dinleyin. Bilmediğiniz konularda da yorum yapmaktan ve fikir yürütmekten kaçının. Unutmayın, ilk aylarınızda iyi bir dinleyici olmak, size ileriki zamanlarda büyük avantajlar sağlayacak.

Bir arkadaş çevresi oluşturun
Uzmanlar, işyerinde en önemli ilişkilerinizin, resmi olmayan ilişkiler olduğunu söylüyor. İş arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmaya özen gösterin. Örneğin öğle yemeğine çıkma tekliflerini asla reddetmeyin. Hatta siz onları davet edin. Ofis içindeki küçük sohbetlerde de yerinizi almaya çalışın. Yeni insanlarla tanışıp arkadaşlık kurma bazıları için çok kolay ve kendiliğinden bir davranıştır. Siz bu kişilerden biri değilseniz, özel çaba göstererek iş arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmalısınız. Unutmayın, iş arkadaşlarınız en iyi güvenlik ağınızdır.

İşlerin nasıl yürüdüğünü öğrenin
Yeni işvereninizin en önemli ürünlerinin ve hizmetlerinin neler olduğunu çok iyi bir şekilde anlamalısınız. Genelde bir şirketin kalbi satış ve müşteri ilişkileri bölümünde atar. Bu bölümlerde görevli olmasanız bile satış faaliyetlerini yakından takip etmeye çalışın. Örneğin, insan kaynakları gibi, şirketin ürünlerini satmakla sorumlu olmadığınız bir alanda çalışıyor bile olsanız bile şirketin amaçlarını biliyor olmak, iyi bir izlenim bırakacak ve işinizi daha iyi bir şekilde yapmanıza yardımcı olacaktır. Bu tür bir yaklaşım sizi farklılaştıracak ve işinizden daha fazla zevk almanızı sağlayacaktır.

Yöneticinizin beklentilerini öğrenin
İlk toplantılarınızın birinde yöneticinize, işinizin ilk aylarında size ne gibi hedefler çıkardığını sorun. Bu soru aslında görüşmeler sırasında da sorulmuş olabilir ama işe başlayınca bazı planlarda değişiklik olabilir. Ancak bazen yöneticiniz sizden beklediklerini tam söylemeyebilir veya henüz ayrıntılı bir planı olmayabilir. Görüşmeden somut bir amaçlar listesiyle dönmeseniz bile, önceliklerinizin neler olduğu konusunda bir fikre sahip olmaya çalışmalısınız.

Kariyer.net

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

İnsana Saygılı Firmalar Ödüllendirildi


Kariyer.net 9. İnsana Saygı Ödülleri, 15. İnsan Kaynakları Zirvesi’nde gerçekleştirilen törenle, sahiplerini buldu.  Aday başvurularını yüzde yüz olarak yanıtlayan, en çok istihdam yapan ve en çok başvuru alan firmalar ödüle layık görüldü. Ayrıca, adayların oylamasıyla belirlenen en beğenilen firma ve en beğenilen iş ilanları da ödüllendirildi.

Türkiye’nin en büyük insan kaynakları platformu Kariyer.net, 9 yıldır verdiği İnsana Saygı Ödülleri ile insan kaynakları alanında yürütülen başarılı çalışmaları öne çıkarmayı devam ediyor. Kurulduğu günden bu yana iş ve personel bulma sürecini hem işveren hem de adaylar için daha kolay, daha hızlı ve daha ekonomik hale getirme hedefiyle hareket eden Kariyer.net, İnsana Saygı Ödülleri ile modern, şeffaf ve insana saygılı İK uygulamalarını destekliyor.

İş arama sürecinin kalitesi yükseliyor

Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz , Kariyer.net’in kuruluşundan bu yana adayların başvuru süreçlerini ile ilgili ilettikleri başlıca şikayetin “iş başvurularına olumlu ya da olumsuz yanıt verilmemesi”  olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Aday ve işveren arasında köprü rolümüz, bize işe alım süreçlerinin kalitesinin yükseltilmesi bakımından önemli bir sorumluluk yüklüyor. Kariyer.net olarak, adayların iş arama süreçlerinin kalitesini önemli ölçüde yükseltecek olan başvuru yanıtlama alışkanlığını İK profesyonelleri arasında yerleştirmek ve teşvik etmek amacıyla İnsana Saygı Ödülleri’ni dokuz senedir düzenliyoruz. Bu ödül, zaman içinde eklenen kategorilerle de İK süreçlerinde bütün olarak çağdaşlığın ve şeffaf yaklaşımın sembolü haline geldi. Bu bakımdan İnsana Saygı Ödülleri, Türk İK dünyasının en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.”

80 firma ödül aldı

Bu yıl İnsana Saygı Ödülleri’ne 31 sektörden toplam 80 firma layık görüldü.  Firmalar, ödüllerini İK Zirvesi’nin ilk günü olan 14 Nisan 2010’da Lütfi Kırdar Kültür ve Kongre Merkezi Rumeli Salonu’nda düzenlenen bir törenle sahiplerine teslim edildi. Vatan Bilgisayar, Yıldız Holding ve Turkcell Grup Şirketleri 2009 yılında en çok başvuru alan firma olurken, HSBC Bank, Global Bilgi ve BOSCH 2009 yılında en çok istihdam yapan şirketler oldu. 2009 yılının en beğenilen şirketi ise Vodafone oldu.

Duayenlere onur ödülleri

İnsana Saygı Ödülleri kapsamında Kariyer.net, 11 yıllık yolculuğunda kendisini yalnız bırakmayan İK duayenlerine de “10. Yıl Onur Ödülü” verdi. Bu ödül, modern İK uygulamalarını yaygınlaştırma yolculuğunda Kariyer.net’le birlikte yürüyen İK’nın öncü isimlerine bir teşekkür niteliği taşıyor. İşte 10. Yıl Onur Ödülü’ne layık görülen İk yöneticileri:

BELGİN BOYDAK, ROCHE ORTA & DOĞU AVRUPA BÖLGE EĞİTİM MERKEZİ DİREKTÖRÜ

BERRİN TAVMAN, SOYAK HOLDİNG İK & KALİTE KOORDİNATÖRÜ

CİHANGİR KAVUNCU, YAPI KREDİ BANKASI İK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

FATİH KOÇBEKER, NUMİL GIDA İK DİREKTÖRÜ

FEYZA AYSAN, ASTRA ZENECA İLAÇ İK DİREKTÖRÜ

LAMİ YAĞCILARCIOĞLU, BOSCH İK DİREKTÖRÜ

OSMAN ÜNAL, SOYAK HOLDİNG İK & KALİTE DİREKTÖRÜ

SALİH ERTÖR, MERCEDES BENZ İK YÖNETİCİSİ

SELDA KALLECİ, FRİTOLAY İK DİREKTÖRÜ

SEMİH SÜSLÜ, VESTEL İK DİREKTÖRÜ

URAL ÖZKAN, KİNESİS ENERJİ İK YÖNETİCİSİ EBRU

YEŞİM ÖZYURTÇU, PFİZER İLAÇLARI İK DİREKTÖRÜ

Adaylar seçti

İnsana Saygı Ödülleri adayların oyları doğrultusunda, en beğenilen firma ve en iyi tasarımlı iş ilanları da ödüllendiriliyor. Kariyer.net üzerinden gerçekleştirilen oylamada adaylara İK süreçleri, markası ve iletişimi bakımından en beğendikleri firma soruluyor. Ayrıca, bir ön elemeden geçen tasarımlı iş ilanlarını da oylayan adaylar, içerik, görsellik ve yaratıcılık kriterlerini dikkate alıyor. Adayların seçimiyle verilen ödüllerle adaylar, işverenlere beğenilerini ileterek istihdam süreçlerinde söz sahibi oluyor. Bu yıl düzenlenen oylamada adaylar tarafından en beğenilen firma Vodafone seçilirken, en iyi tasarımlı iş ilanı da Coca Cola oldu.

KARİYER.NET 9. İNSANA SAYGI ÖDÜLLERİ’NE LAYIK GÖRÜLEN FİRMALAR:

ADAYLARIN SEÇİMİ

EN BEĞENİLEN FİRMA: VODAFONE

EN İYİ TASARIMLI İŞ İLANI: COCA COLA

2009’DA EN ÇOK BAŞVURU ALAN FİRMALAR

YILDIZ HOLDİNG

TURKCELL VE GRUP ŞİRKETLERİ

VATAN BİLGİSAYAR

2009’DA EN ÇOK İSTİHDAM YAPAN FİRMALAR

GLOBAL BİLGİ

BOSCH

HSBC BANK

İNSANA SAYGI ÖDÜLLERİ

BANKACILIK

·        YAPI KREDİ BANKASI

·        ALBARAKA TÜRK

BİLİŞİM

·        KONT BİLİŞİM GRUBU

·        AKGÜN BİLGİSAYAR

DAYANIKLI TÜKETİM

BSH EV ALETLERİ

EĞİTİM- KURS

BİLGE ADAM

ELEKTRİK ELEKTRONİK

·        SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. (SEDAŞ )

·        KAREL ELEKTRONİK

·        ABB ELEKTRİK

ENERJİ

AREVA T&D ENERJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş.

GIDA

·        KILIÇ DENİZ ÜRÜNLERİ A.Ş.

·        ISS Catering

GÜVENLİK

TEPE SAVUNMA

HIZLI TÜKETİM

·        FRİTOLAY

·        ONTEX TÜKETİM ÜRÜNLERİ

·        NESTLE

HİZMET

·        GÜNEY2M DAĞITIM PAZARLAMA

·        TURKİSH DO & CO İKRAM HİZMETLERİ

HOLDİNG

·        ARAS HOLDİNG

·        HEDEF ALLİANCE HOLDİNG

·        KALE ENDÜSTİ HOLDİNG

İK DANIŞMANLIK

METROPOL İNTERNATIONAL İNSAN KAYNAKLARI

İLAÇ

·        BİLİM İLAÇ

·        PFİZER İLAÇLARI

·        INTENDIS İLAÇ

·        DAİİCHİ SANKYO

·        BURSA ECZACILAR KOOPERATİFİ

İNŞAAT

·        DUMANKAYA İNŞAAT

·        DOĞUŞ İNŞAAT

·        BATIÇİM BATI ANADOLU ÇİMENTO

·        LİMAK HOLDİNG

·        ÇİMTAŞ

KİMYA

·        JOHNSON DIVERSEY

·        AKZO NOBEL

·        LEVENT KİMYA

KOZMETİK

AVON KOZMETİK ÜRÜNLERİ

KUYUMCULUK

ATASAY KUYUMCULUK

LOJİSTİK

·        GEFCO LOJİSTİK

·        CEVA TÜRKİYE

MAĞAZACILIK

·        DAMAT -TWEEN

·        MUDO

·        SHAYA MAĞAZACILIK

·        MAVİ JEANS

·        ATASUN OPTİK

MEDYA

CİNER YAYIN HOLDİNG A.Ş.

OTOMOTİV

·        TOYOTA

·        OTOKOÇ-BİRMOT- AVİS

·        BODE BODO DOĞRUSAN OTOMOTİV

·        AKTAŞ HOLDİNG

PERAKENDE

·        MİGROS TÜRK A.Ş.

·        PRAKTİKER

·        BEST BUY TÜRKİYE

PETROL

TOTAL OİL TÜRKİYE

SAĞLIK

·        ACIBADEM SAĞLIK GRUBU

·        DÜNYA GÖZ HASTANESİ

SİGORTACILIK

·        EUREKO SİGORTA

·        AXA SİGORTA

·        IŞIK SİGORTA

SPOR

SPORTS INTERNATIONAL

TEKSTİL

·        GÜLSAN GROUP

·        SAİDE TEKSTİL

TELEKOM

TELPA TELEKOM

TURİZM

·        ALBAYRAK GRUBU

·        SU SESİ DELUXE RESORT SPA & GOLF HOTEL

·        RAMADA PLAZA ANTALYA

·        RİXOS HOTELS

·        ALARKO TURİZM

ÜRETİM / ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER

·        İÇDAŞ A.Ş.

·        KİMTAŞ KİREÇ SANAYİ

·        BLACKTECH AİR SPRİNGS

Kategori HaberlerYorum (0)

İK Sitesi Direktörü Gözüyle “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009″


Kariyer.net Müşteri Yönetimi Direktörü Zeynep Oran Çakıroğlu’na “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009″ Araştırmasını sorduk, insan kaynakları direktörü gözüyle Zeynep Hanım bizler için cevaplandırdı. Bakalım ”Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009″ hangi gerçekleri su yüzüne çıkarmış.


-Bir İnsan Kaynakları sitesi direktörü gözüyle bu çalışmanın önemini nasıl açıklıyorsunuz?

Bu çalışma, yapılan en geniş ve kapsamlı gençlik araştırmalarından biri. Tabii ki gençlere erişmek için bir çok firma birçok araştırma yapıyor, ancak tarafsızca yapılan ve sonuçları da bu şekilde değerlendirilen nadir araştırmalardan biri olarak, bir çok konuda gençler ve gençler arasındaki trendler hakkında güzel sonuçlar ortaya koyduğunu düşünüyorum.

-Araştırmanın en dikkat çekici makro çıkarımları neler sizce?

Genellikle gençler hakkında düşünülen bazı eleştirel noktaların aslında haklı olmadığını ortaya koyuyor. Gençlerin, sanılanın aksine, gelecekleri, çalışma yerleri ve güzel bir çalışma hayatı ve özel yaşam dengeleri konusunda beklentiler var. Firmalar konusunda araştırmacı ve belki reklamdan etkilenseler de, daha çok inanacaklar çevresel kaynaklarına güvenerek değerlendiriyorlar firmaları. Ve değerlendirmelerinde aileleri de önemli rol oynuyor. Bu yüksek beklenti ve çalışma isteğiyle hayata atılacak olan gençleri iyi anlamak adına araştırmanın ilginç noktalara parmak bastığını düşünüyorum.

-Makro bir çıkarım yapsanız şirketler ve öğrenciler tarafından avantajlar ve dezavantajların ne olduğunu söylüyor rapor?

Şirketler açısından avantajlar olarak ortaya çıkan, ne istediğini bilen, şekillendirmek için araştırmalar yapan ve firmaların ürünlerini, geçmişini inceleyen, gelecek planları şirketlere değer verdiğini görüyoruz gençlerin. Diğer yandan, gençler seçiciler. Çalışma ortamın seçerken, çalışma saatleri, fiziksel ortam, söz sahibi olmak gibi birçok konuda da seçiciler. Bu da tabii şirketlerin, özellikle gençlerin beklentilerine cevap verebilecek iç süreçleri hazırlamalarını, onların iş hayatında daha verimli olmalarını sağlayacak bu beklentileri karşılamaları için hazır olmaları gerektiği anlamına geliyor.

Gençlerin cevapları gerçekten, akıllı ve seçici bir işgücünün iş hayatına katıldığını gösteriyor. Tabii bu istek ve seçicilikler çok güzel, birçok firmanın da çalışanlara sadece personel değil, bunun ötesinde, iç kaynaklarının en önemlisinin çalışanlar olduğunu hatırlatmak açısından ve fark yaratan şirketlerin öne çıkması açısından önemli. Diğer yandan, Türkiye’de kurumsal yaşam ve bu isteklere cevap verebilecek firmaların sayısının daha da artması için tüm şirketlerin bu ihtiyaçlara kulak vermesi gerektiğini, yeni neslin bu beklentilerle geldiğini, hazır olan firmaların bu noktada avantajlı olacağını gösteriyor.

-Gördüğünüz en önemli bilgi nedir?

Gençler, gelecekleriyle ilgili araştırma ve planlama içindeler. Ellerindeki tüm kaynakları kullanarak, firmaları araştırarak doğru kararları almak istiyorlar. Stajların, internette yer alan firma haber ve bilgilerin önemini bu araştırma ortaya koyuyor. Günümüzde zaten artık gençlerin hem alternatif kanalları hem de güvenebilecekleri haber kanallarını tercih ettiğini biliyoruz. Gençlerin bu bilgi ve tecrübe açıklarına firmaların da kendilerini açarak, daha çok gence erişmeye sıcak bakıp kendi kanallarını açarak cevap vermeleri ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Bu araştırmanın bir başka önemli yanı da, yıllar boyunca düzenli yapılacak olması, gençler arasındaki trendler izlemek için de önemli bir kaynak olacak olması.

Kategori HaberlerYorum (0)

Kariyer Siteleri Kime Yarıyor?


İşe alımlarda insanların kişisel özelliklerine, farklılıklarına, potansiyellerine göre değerlendirilmelerinden yanayım. Etiketlerine göre değil. İnsanların iş yapabilme kabiliyetleri ya da taşıdıkları potansiyel 17-18 yaşında yaptıkları tercihlere bağlı olarak gittikleri üniversitelere göre ölçülemez. Aynı şekilde kariyerine çokuluslu bir şirkette başlamadı diye farklı, katma değerli ve başarılı işler çıkaramayacak diye bir şey de yok. İnsanları istatistiksel veri olarak değerlendirmek ne çalışanlara ne de iş verenlere yarar.

Kariyer.Net ve benzeri insan kaynakları siteleri, iş başvurularını değerlendirme işini orta ve küçük ölçekli şirketlerde dahil olmak üzere tüm işverenler için kolaylaştırıyor. Tüm özellikler veritabanındaki bir girdinin farklı başlıklardaki sütunlarını dolduruyor. Böylece iş veren, iş tecrübesi 5 yılın altında olanları ya da seçtiğim üniversitelerden mezun olmayanları gösterme deyip binlerce kişiyi bir anda eleyebiliyor. Hızlı ve verimli değil mi? Hayır! Bir sorunu en hızlı ve kolay yoldan çözmek her zaman en doğru sonuca götürmez. Guiness biranın reklamındaki sloganı hatırlarsınız belki; “Güzel şeyler beklemeye değer!”. Aynı şekilde insanlık tarihine baktığınızda yapılmaya değer olan şeylerin hiçbirzaman kolay olmadığını görürsünüz.

İnsanlar sadece istatistiksel veri olarak değerlendirildiğinde, insanın değişken ve fark yaratan doğası hiçesayılmış olur. Bebek Einstein’ı istatistiksel olarak değerlendiren biri geç konuşmaya başladığı için normalin altında bir zeka seviyesinin olduğunu söyleyebilirdi. Ve yanılırdı… İnsanları değerlendiriyorsan ve bunun için koca koca bütçeli insan kaynakları departmanlarımız varsa, istatistiksel verilerin yanında kişilerin kendilerini ve güçlü yanlarını anlatmalarına olanak tanıyacak, şu anki halinden biraz daha zaman alacak (ama buna değecek) sistemler geliştirmeliyiz kanaatindeyim.

Aksi halde ortaya şu sonuç çıkıyor;

Kariyer.Net’in kendi yaptığı ankette görülüyor ki, bu işveren için, işe alımları kolaylaştıran sistemde iş arayanların %11′i işe alınmış (%50’si mavi yaka) %22’si mülakata çağrılmış. %65′i mülakata dahi çağrılmamış.

Şimdi bu tablonun faturasını Kariyer.Net’e kesmek haksızlık olur. Ülkemizdeki aşırı emek arzının yarattığı doğal bir sonuç ancak %11 Türkiye için bile oldukça düşük bir oran. Son verilere göre 2009′un sonundaki işsizlik oranı 16.1, iş bulma oranı değil! Bunun yanısıra Türkiye şartlarını düşündüğümüz zaman, emeğe olan taleple, arz edilen emek arasındaki fark, işvereni avantajlı bir pozisyonda tutuyor. Zaten avantajlı olan işverene, internetten yapılan başvuruların çoğuna evsahipliği yapan Kariyer.Net gibi bir kolay eleme silahı sunulunca sonuç böyle oluyor.

Kariyer.Net’i suçlamıyorum. Kamu kuruluşu değiller, işveren ve iş arayan arasındaki dengeyi korumakla mükellef te değiller. Onlar sadece işverenlere İK departmanlarının işini hızlandıracak bir araç sunuyorlar. Onlar sadece aracı, başvuranların yüzde kaçının, ne derinlikle incelendiği onların problemi değil.

Ancak bu durum işverenlerin, şirketlerin problemi olmalı. Eğer işe aldıkları insanlardan çok memnunlarsa o zaman problem yok. Fakat çalışanlarının orada olma amacı sadece ay sonundaki maaşsa, işler sadece iş yapılmak için yapılıyorsa, sadece kapağına bakılarak alınan kitaplar gibi prestijli üniversitelerin bazı mezunlarından, okul/sınıf birincilerinden beklenen verim alınmıyorsa o zaman değerlendirme kriterlerini gözden geçirmenin zamanıdır. Şirketinize ve değerlerinize uygun, uzun süre verimli bir şekilde beraber çalışacağınız çalışanlarınız olsun istiyorsanız onları daha iyi tanımalısınız.

İşe alacakları insanları iyice tanımaya çalışan, onları kişisel özelliklerine göre değerlendiren, hatta şirkette yapacakları işi bir simülasyonla gösterip adayın hem  bu işi yapıp yapamayacağını hem de bu işten tatmin olup olmayacağını gösteren şirketler de var Türkiye’de. Eczacıbaşı işe alım süreci ve Avea’nın Kırmızı Kuşak programı bunun en güzel örnekleri. Kırmızı Kuşak programında, CV ler bir ön elemeden geçiriliyor, üniversite mezunu olmak gibi temel kriterleri sağlayıp sağlamadıklarını görmek için. Sonra IQ testine benzer bir sınavı adayların online olarak çözmesi sağlanıyor. Bu aşamalar geçildiğinde grup mülakatı süreci başlıyor. Binlerce kişiyle görüşüldükten sonra 500 e yakın kişiye Kırmızı Kuşak sıfatı veriliyor ve Avea merkez binasında yöneticilerin de katıldığı bir kokteyl ve sunumlardan oluşan şirket günlerine katılma fırsatı sunuluyor. Böylece programın içeriği ve şirket Kırmızı Kuşaklara tanıtılırken, şirket ve yöneticiler potansiyel çalışanlarla bire bir temas halinde olmuş oluyor. Daha sonra IdeAvea ve KampAvea gibi programlarla, adaylar projeleriyle yarışıyor, birbirleriyle ve şirket yetkilileriyle güzel bir otelde birkaç gün geçiriyorlar. Yapılan projelerle adayların yetkinlikleri birebir gözlemlenebiliyor ve ayrışan adaylara programın herhangi bir safhasında iş teklifi yapılıyor. Bu programda kendini geliştirmiş KTÜ’lü de kendini gösterme fırsatı buluyor Boğaziçili de… Etiketlerine göre değil kişisel yetkinliklerine ve özelliklerine göre değerlendiriliyorlar.

Tabi böyle büyük bir etkinliğe göre kariyer.net üzerinden, boğaziçi mezunları gelsin aralarından seçelim demek daha kolay daha maliyetsiz. Ancak marifet kolay olanı seçmekte değil. Çünkü kolay olan ne işverene ne iş arayana yaramıyor. Kariyer.Net ve benzeri İK siteleri birer araç, onları doğru kullanmaksa şirketlerin sorumluluğu. Çalışanların iyiliği için değil, kendi iyilikleri için. Daha çok çalışan almaları imkanlar dahilinde olmayabilir, ama çalışanlarını daha iyi ve özenli seçme imkanları her zaman var. Doğru çalışan doğru şirketle buluştuğunda çıkacak işlerin kalitesinin, işe alım sürecindeki sıkıntılara katlanmaya değer olacağını düşünüyorum.

Marketing Türkiye

Kategori HaberlerYorum (0)