Etiket arşivi | "kariyer"

Kariyer Yolculuğunda “Israrcı Olmak”


 

Hayat çok kısa… Bir taraftan çok istediğimiz bir şey için uğraşmak mı yoksa akışına bırakıp elimizdeki ile yetinmek mi? Bunun kararını vermemiz gerekiyor.

 Çoğu zaman bir işte başarılı olmak, bir hayale ulaşmak veya istediğimiz bir şeyi elde etmek için çok çalışmamız, delice bir tutku ile yaptığımız işe sarılmamız ve en önemlisi planlarımızı aksatacak etkenlere ‘’hayır’’ diyebilmemiz gerekir.

 Gerçekleştirmek istediğimiz gaye her ne ise bu yolda gösterdiğimiz sabır bizim isteklerimize olan sadakatimizi yansıtır; eğer gerçekten samimi isek yaptığımız işte yol kat etmek için istikrarlı bir şekilde çalışmamız, emek vermemiz gerekir.

 Uğruna savaş verdiğimiz şeyi gerçekten istiyorsak hiçbir şey bizi kolay kolay yıldıramaz, defalarca yeniliriz, tekrar kalkarız tekrar deneriz tekrar düşeriz… Can sıkıcı gibi gözükebilir, ama olayın şu yanı var; her deneyişimizde istediğimiz şeye aslında biraz daha yaklaşırız. Bakmışız ki düşüp kalkarken birçok deneyim kazanmışız.

 Bu olay aslında bir bebeğin yürümesi olayı ile aynıdır. Bebek yürümeyi denemek için ayağa kalkar, çabalar, sonra düşer ama ısrarından vazgeçer mi? Tabi ki hayır! Sonra tekrar kalkar, tekrar düşer… Bu olay defalarca tekrarlanır; ama sonunda yürümeyi öğrenir. Bir bebek bile yürümek için gayret sarf ederken, tüm olumsuzluklara rağmen ısrarcı olurken, bizim üzerinde ısrarla durmadığımız işlerde olmuyor diyerek söylenmek ne kadar doğru bilemiyorum!

 Başkaları ne der?

Deneme çabalarımıza, ısrarlarımıza rağmen dış çevreden gelen ve bizim şevkimizi kıracak eleştirilere fazla takılmamalıyız. Bir işi yapmaya kararlı isek tereddüt etmeyip aklımıza; “başkaları ne der” sorusunu getirmemeliyiz mesela, “Yapamayacaksın, yine aynısı olacak” Hepimiz hayatımızda bunun gibi saçma cümleler duymuşuzdur  Hatta bu sözler yüzünden hedefine ulaşamayan, istediğini elde edemeyen, cesaret edip bir yerden başlayamayan kişiler tanıdım.

 İşte bu dakikadan sonra onlara bir gülümseme gönderelim. Neden mi? Cevabı çok basit; artık bu soru bizim için önemli değil! Bizim hedeflerimiz ve hayallerimiz var, biz bir işe inanırsak, bu iş yolunda gereken istikrarı gösterirsek ve gerçekten istediğimiz şey için ısrarla çalışmaya devam edersek onu mutlaka yaparız.

 Unutmayın!

 Elimizdeki ile yetinmeye çalışmak gerçek mutluluktan çok kendimizi kandırmaktır. Sahip olduklarımıza şükretmeli ama daha iyisi için mücadelede ısrarcı (istekli, gayretli, fedakâr) olmamız gerek!

 Kariyer Yolculuğu

Bu yazı Burak Abidin Aksoy tarafından kaleme alınmıştır…

 

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

13. Kariyer Eğitim Günleri Başlıyor


 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Aydın Üniversitesi İşbirliğinde gerçekleştirilecek olan “13. Kariyer Eğitim Günleri” 19 Kasım – 24 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İstanbul Aydın Üniversitesi İşbirliğinde bu yıl 13.sü gerçekleştirilecek olan Kariyer Eğitim Günleri, 19 Kasım – 24 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek.

Her cumartesi Saat 14.00–17.00 arası ve altı hafta süreyle devam edecek olan eğitimler Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezinde yapılacak.

Katılımın ücretsiz olduğu Kariyer Eğitim Günlerine ön kayıt İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin internet sayfasından yapılıyor, kesin kayıt yaptırmak için Fatih’teki İBB Gençlik ve Spor Müdürlüğüne şahsen müracaat edilmesi gerekiyor.

EĞİTİM PROGRAMINDA NELER VAR?

Eğitim Programında; Özgüven, Toplam Kalite Yönetimi, İş sağlığı ve Güvenliği, Kariyer Yönetimi, Altın Üçgen, Stres Yönetimi, Başarının Aşamaları, İş Hukuku ve İş Yaşamında Huzur konu başlıklarında eğitimler verilecek.

EĞİTİM PROGRAMINDA NELER VAR?

Eğitim Programında; Özgüven, Toplam Kalite Yönetimi, İş sağlığı ve Güvenliği, Kariyer Yönetimi, Altın Üçgen, Stres Yönetimi, Başarının Aşamaları, İş Hukuku ve İş Yaşamında Huzur konu başlıklarında eğitimler verilecek.

Eğitimciler; Şenay Yaprak Durmuş – New Nlp Uzmanı, Alper Belgen – C Sınıfı İş Sağlığı Ve Güvenliği Uzmanı, Yard. Doç. Dr. Ercan Öge – İstanbul Aydın Üniversitesi / İnsan Kaynakları Yönetimi Program Başkanı, Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu – İstanbul Aydın Üniversitesi / Gıda Mühendisliği Bölümü, Fahri Sarrafoğlu – Kişisel Gelişim Uzmanı, Ahmet Çelik – New Nlp Uzmanı, Naciye Demiralp – Avukat, Ayhan Acar – New Nlp Uzmanı tarafından verilecek. Ayrıca eğitimlerin sonunda katılımcılara sertifika verilecek.

 

 

Kategori HaberlerYorum (0)

İşinizde Vazgeçilmez Olmanın 10 Yolu


Orda öylece oturup mevcut pozisyonunuzun keyfini sürmeyin…

 

Off! İşten çıkarma dönemini atlattınız, ya da belki firmanız toplu işten çıkarma yapmaktan kaçındı. Her halükarda siz de şanslı olanlardansınız.

 

Çoğu arkadaşınız ya da ailenizin tersine, işsizlik bürosuyla uğraşmak ya da kablolunuzu kapattırmak zorunda değilsiniz – şimdilik.

 

Ancak masanızda kendinizi beğenmiş bir şekilde oturmak yerine kendinizi kesinlikle vazgeçilmez kılmak için ne yapabileceğinizi düşünmelisiniz (şimdi!).

 

İş sahibi olmak sivil bir hak değildir. Firma tasarruf yaptığında bundan herkes etkilenebilir. Rahat olmanın zamanı değil.

 

İyi haber; pozisyonunuzu sağlama almanızı sağlayacak birçok adım vardır. Ve kim bilir? Belki terfi bile alabilirsiniz!

 

Eğer işten çıkarmayı düşünecekleri son kişi olmak istiyorsanız, 10 ipucumuzu uygulayın.

 

1.Firmanıza Tasarruf Yaptırın

 

Firmanızın harcamaları nasıl azaltabileceği hakkında bir fikriniz var mı? Araştırın!

 

İster yazıcı kağıdından tasarruf yapmak olsun, ister tedarik zincirinizi yenilemek gibi büyük bir fikir olsun, yönetime işin özünü anladığınızı göstermenin tam zamanıdır. Harika planınızı uygulamaya geçirmeseler de tasarruf yapma konusunda size güvenecekler ve çabanızı takdir edeceklerdir.

 

2.Pozitif Olun

 

Hiç kimse negatif biriyle birlikte çalışmak istemez. Asla. Ve özellikle bu şartlar altında. Zaten bol miktarda kötü haber duyuyorlar ve açıkçası bundan gerçekten bıktılar. Öyleyse ekonominin durumundan, yükselen benzin fiyatlarından ya da kayınvalidenizden yakınmak yerine pozitif olana odaklanın. İşle ilgili başarı hikayelerinizi paylaşın. Firmanız hakkında iyimser olun ve firmanızın geleceği üzerinde pozitif etki yaratmak için atabileceğiniz adımlara odaklanın.

 

İşler sizin için o kadar kötü olamaz. Hala bir işiz var, hatırladınız mı?

 

3. Daha Uzun Süre Çalışın

 

Gece yarısına kadar kalmanız gerektiğini söylemiyorum. Hatta akşam dizilerinizi bile kaçırmanız gerekmez. Söylemek istediğim şu ki, elinizdeki iş bitene kadar iş yerinde kalmaya hazırlıklı olun.

 

Geçmişte işten saat 5’te, bir şeyi tamamlamadan önce (sabah bitiririm diye düşünüp) çıkmış olabilirsiniz. Şimdi ise o işi bitirmek için fazladan yarım saat ya da bir saati iş yerinde geçirmeniz daha iyi olur.

 

Ayrıca işe 15 dakika önce gelip kendinizi o gün için hazırlayabilirsiniz. Saat 9’daki toplantı için bilgisayarını açmaya çabalayan o kişi olmayı hiç istemezsiniz.

 

4. Lider Olun

 

Yönetici ünvanına sahip değilsiniz ancak bu, öyleymiş gibi davranamayacağınız anlamına gelmez.

 

Lider olmak, diğerlerine yardım etmek demektir. Büyük resmi görmek demektir. Muhtemel gelişmeleri dile getirmek, yalnızca kendiniz ve pozisyonunuzu değil, firmanızı ve onun amaçlarını gözetmek demektir.

 

Firmaların liderlere ihtiyacı vardır. Şu anda, size ihtiyaç duyulmasına ihtiyacınız var. Eğer liderlik niteliklerine sahipseniz, şimdi bunları ortaya çıkarmanın tam zamanıdır.

 

5. Dedikodudan Kaçının

 

Haberler çabuk yayılır. Özellikle de merak uyandırıcı haberler. Eğer siz duyduysanız, mutlaka yöneticiniz de duymuştur. Eğer haberin yayılması sürecinde sizin de payınız varsa, yöneticiniz büyük ihtimalle bundan da haberdar olur.

 

Her ne kadar cazip görünse de ofis dedikodusunun sizi de içine çekmesine izin vermeyin. Buna izin verdiğiniz anda bir parçası olur, düşmanlar edinir ve profesyonel olmayan biri haline gelirsiniz. Eğer biri size bir şeyi söylemek için ısrar ederse, bunu başkasına söylemeyin.

 

İşyeri bazen lise gibi olsa da aslında değildir (Tanrı’ya şükür!). Ofis dedikodusunun sonuçları, uzaklaştırma almaktan ya da kaçırılan bir doğum günü davetinden çok daha ciddidir.

 

6. Becerilerinizi Geliştirin

 

Yaptığınız işi yapmak için gereken her özelliğe sahipsiniz. Bu çok açık. Ama takımınızın daha değerli bir üyesi olmak için neden becerilerinizi geliştirmeyesiniz? Ya da işinizde daha iyi olmak? Daha hızlı? Belki temel HTML ya da Photoshop bilgisi sayesinde firmanızda daha fazla bölümden sorumlu olabilirsiniz.

 

Sektörünüz ne olursa olsun, her zaman için geliştirilebilirdir. Sizi vazgeçilmez bir çalışana dönüştürecek olan ek beceriler edinmeniz için son derece uygun bir dönemdesiniz.

 

Bunu düşük seviyede harcama yaparak da başarabilirsiniz. Gece kursunu karşılayabilecek maddi imkanlara sahip değilseniz, bir kitap alın (ya da kütüphaneden ödünç alın!) ya da internet üzerinden özel ders alın.

 

Seçtiğiniz beceride ustalaştıktan sonra tüm takıma bir seminer vermeyi teklif edebilirsiniz. Bir lider oldunuz!

 

7. Diğerleriyle İyi Geçinin

 

Kulağa kötü gelebilir ancak iş arkadaşlarınızı bir aile olarak düşünün. Ne de olsa günün sekiz saatini beraber geçiriyorsunuz, işin devamı için birbirinize bağlısınız ve en azından birbirinizi tolere etmekten başka bir şansınız yok.

 

Uyum, başarının en önemli anahtarıdır; şimdi her zamandan daha fazla. O zaman yaş, alt yapı ve ilgileriniz hakkındaki farklılıkları bir kenara bırakın ve takım arkadaşlarınızla nasıl etkin bir biçimde iletişim kurabileceğinizi öğrenin.

 

Bunu yalnızca firmanızın devamlılığı için değil, sizin firmanızdaki devamlılığınız için de yapmalısınız.

 

8. Dikkatli Olun

 

İşvereninizin tüm o kişisel telefon aramalarınızı fark etmediğini mi zannediyorsunuz? Ya da Twitter veya Facebook’ta harcadığınız tüm o zamanı? Yeniden düşünün. İşverenler genelde buna sandığınızdan daha fazla önem veriyorlar. Ve eğer zamanlarından çaldığınızı düşünürlerse, kolaylıkla telefon, e-posta ya da internet kayıtlarını kontrol edebilirler.

 

İş yerinde kişisel iletişiminizle ilgili dikkatsiz olmanızın sırası değil.

 

Çalıştığınız yere göre, arada sırada hızlı bir telefon görüşmesi yapmak ya da öğlen molanızda bir-iki e-posta göndermek normal karşılanabilir. Ancak işvereniniz masanızın yanından her geçtiğinde Gmail’deyseniz, bela arıyorsunuz demektir.

 

9. Olabildiğince Az İzin Alın

 

Boğazınız ağrıyorsa evde kalın. Kız kardeşiniz mi evleniyor? Hadi birkaç gün izin alın. İzin almamanız gerektiğini söylemiyorum. Ama izin almak için kullandığınız sebeplerin daha dikkate değer olmasına özen gösterin, özellikle de firmanız kesintiye giderken. Akşamdan kalma olduğunuz için o gün hasta olduğunuzu söyleyip işten izin almayın ya da uzun, abartılı tatiller yapmayın (en azından işler yoluna girene kadar). Bahamalara yapılan bir haftalık tatil kulağa iyi geliyor ama döndüğünüzde bir işinizin olmaması hiç iyi olmaz.

 

10. Görünür Olun

 

Alçakgönüllülük iyi bir özelliktir. Tabii ki ekonomik durgunluk zamanı hariç.

 

Geç saatlere kadar çalışıyor, diğerlerine yardım ediyor ve/veya yeni ve önemli fikirler üretiyorsanız, birilerinin (annenizden başka birilerinin) bunu fark etmesini sağlayın.

 

İlerlemeniz hakkında yöneticinizi düzenli olarak bilgilendirin. Başarılarınızın e-postayla gönderilmiş haftalık ya da yarım haftalık bir özeti bile yeterli olacaktır. Buna böbürlenmek denmez, yalnızca neyin üzerinde çalıştığınızı bilmelerini sağlıyorsunuz.

 

İşin doğrusu: eğer siz kendi düdüğünüzü öttürmezseniz başkaları da öttürmez.

 

Kaynak: Monster.com

 

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

Mülakata Gitmeden Aklınızda Bulunsun


 

İster iş mülakatına gidin, ister satış toplantısına, önemli olan karşınızdaki kurumun ve kişinin ne beklediği, ne istediğidir.

 

Harvard mezunu olabilirsiniz ama karşınızda oturan kişi yaratıcı ve sorumluluk sahibi olan biri arıyorken siz sürekli ve sadece liderlik özelliklerinizi öne çıkaracak örnekler anlatırsanız yine de o işi alamayabilirsiniz.

 

İlk etki önemlidir, sadece dış görünüş değil kendinizi fade edişiniz, iletişim tarzınız da buna girer. Mülakatı yapan “Hah bu bizim şirket kültürüne çok uygun” derse işte o zaman ilk badireyi atlatmışsınız demektir.

 

İkinci ve en önemli badire kendinizle ilgili ne anlatacağınızdır. Her mülakatta konuştuğunuz zaman süresi ortalama 20-40 dakikadır. Bu süre içinde kendinizle ilgili verebileceğiniz mesajlar sınırlıdır. O yüzden “tüm” özelliklerinizi yüzeysel (zaman yetmeyeceği için) anlatmak yerine karşı tarafın duymak istediği özelliklere daha fazla vurgu yapmanız avantajınıza olacaktır. Bunun için de mülakat öncesinde çok iyi hazırlanmış olmanız gerekir.

 

Hazırlık

 

Adım 1: Pozisyondan neler bekleniyor, hangi özellikleri öne çıkarmak gerek?

 

Adım 2: Bu özellikleri nasıl anlatacaksınız?

 

Adım 3: Pratik yapma. Ya bir arkadaşınızla yada konunun profesyoneli bir koçla hedeflediğiniz mülakata yönelik bir simülasyon yaparsanız gerçek mülakat sırasında daha hazırlıklı olursunuz.

 

Son badire de çoğu zaman ücret beklentisidir. Her mülakattan önce ücret beklentisi sorulduğunda ne diyeceğinizi, ne kadar isteyeceğinizi bilmelisiniz; hatta cümleleriniz hazır olmalı. Çünkü ağzınızdan rakam çıktığı anda bunun geri dönüşü yoktur. Çok istediğiniz bir işe memnun olmadığınız bir ücretle başlamak aslında iş arama sürecini yeniden tetikleyecek bir etki yaratır.

 

Kesinlikle ücret beklentisi söylemek istemiyorsanız da siz yine de hazırlıklı olun. Mülakatta işler öyle bir değişir ki bir rakam söylemek zorunda kalabilirsiniz.

 

Uzun lafın kısası, mülakatlarda ağzınızdan çıkan her şey sizin kontrolünüzde olmalı. Doğaçlama gitmek işe yaramıyor.

 

Kaynak: Filiz Demirbağ

Kategori İŞ'in Püf Noktası, Uzman GörüşüYorum (0)

Lider Olduğunuzu Gösteren 4 Özellik


Bir çalışanın iş yaşamında liderlik yapma özelliğine sahip olduğunu gösteren bazı işaretler vardır. Bunlar, olup biteni daha geniş açıdan görme kapasitesi ve yatkınlığı, dışarıda gerçekleşen olayların işi nasıl etkileyeceğini fark eden bir CEO ya da pazarlamanın firma için ne ifade ettiğini bilen bir pazarlama başkan yardımcısı için önemli niteliklerdir. Liderler, olağanüstü geniş bir bakış açısı ve kapasiteyle doğmazlar; sürekli daha fazla bilgi sahibi olmak için araştıran kişiler, olup biteni daha geniş açıdan görme kapasitesi edinirler. Bazı genç liderler detayları yönetmek, olayları liderlerinden daha geniş açıdan görebilmek, kendilerini ve kısa sürede elde ettikleri başarıları yararlı hale getirmek konusunda eşsiz bir yetenek sergilerler.

 

1-Büyük resmi görür

 

Bu tarz bir düşünce sistemini ortaya çıkaracak durumları değerlendirin. Bir keresinde yüksek potansiyele sahip bir yöneticiden iki bölümün daha sorumluluğunu almasını istediler. Yönetici, sorumluluk almaktan memnuniyet duyacağını ancak bu iki bölümden başka bir iş arkadaşının sorumlu olması gerektiğini düşündüğünü, çünkü zaten iş arkadaşının sorumluluğunda olan bir konuyu tamamlayıcı öğeler olduklarını söyledi. Firmanın çıkarlarını kendi egosunun önüne koymak konusundaki istekliliği yalnızca harika bir kişilik özelliğine sahip olduğunu değil, aynı zamanda stratejik düşünme ve firma hedeflerine bir bütün olarak bakabilme becerisine sahip olduğunu gösterdi.

 

İçgüdü ve isteklilik liderleri tanımlamak için herkes tarafından kullanılan kriterlerdir ve çok genç kişilerde bile kolaylıkla gözlemlenebilirler. Hangi işveren genç bir satış sorumlusunun işinde daha fazla ilerlemek için çabalamasını ve kendisinden üst düzeydekileri gölgede bırakmasını fark etmez ki? İşini tam anlamıyla yapması ve aynı zamanda satış yetkilisinin neler yaptığını, hatta bölgesel satış yöneticisinin neler yaptığını bilmesi sezgiden daha önemli bir şeye işaret eder: Büyük resmi görme isteği ve becerisine.

 

2-Belirsizliklerin içinde netlik bulur

 

Liderler aynı zamanda elde ettikleri bilgileri değerlendirip bir hareket planı oluşturabilmelidirler. Birçok kaynaktan bilgi topladıktan ve alternatifleri belirledikten sonra önemli olan öğeleri diğerlerinden ayırıp bir karar vermeli ve bu kararı hayata geçirmelidirler. En basit seviyelerde bile olsa, bilgiler genelde karışıktır ve takip edilmesi gereken yol belirsizdir, ancak yüksek bir potansiyele sahip olan liderler bu tarz bilgileri net bir biçimde çözümleyebilir ve verdikleri karar doğrultusunda, diğerlerini engelleyen bu belirsizliğe rağmen kendilerinden emin bir biçimde ilerlerler. Birbirinden bağımsız bilgileri, yaptıkları gözlemleri alır ve önlerinde onları bekleyen şeyin ne olabileceği hakkında, henüz gerçekleşmeden önce net bir fikir edinirler. Çünkü liderler yaklaşmakta olan değişimin sisli hatlarını diğerlerinden önce görür ve pozisyonlarını bu duruma göre belirlerler.

 

Yüksek potansiyele sahip liderlerin çoğu, edindikleri birçok bilgiyi analiz edip sentezlemek ve yalnızca bilgiler doğrultusunda değil, aynı zamanda sezgileri doğrultusunda karar vermek konusunda nadir rastlanan bir beceriye sahiptirler. Sisleri dağıtmak için kullandıkları, kendilerine özgü yöntemleri vardır. Sık sık “80-20” kuralını kullanırlar. Başarıyı etkileyen faktörlerden yüzde 20’si, başarının yüzde 80’ini oluşturur. Elerler, çözümlerler ve hem içeriğine hem de kaynağına göre bilgi seçerler. Muhtemel sonucun ikinci, üçüncü ve dördüncü aşamalarını düşünürler, hedefler ve engeller konusunda son derece açıktırlar, alternatif seçenekler belirlerler ve bir kararlarının yanlış olması durumuna karşı her zaman bir yedek planları vardır.

 

Yöneticiler gündelik iş yaşamlarında verdikleri kararlarda insiyatif kullanırken kısa vadeli ve uzun vadeli çözümler, hisse sahipleri, müşteriler ve çalışanlar, fırsatlar ve istekler ile dünyanın gerçekleri ve kısıtlamalar arasındaki dengeyi korurlar. Bazı kişiler işi yönetmek için yeterince kararlı ya da kendilerinden emin değildirler. Bu kişiler fırsatların ellerinden kaçmasına izin verirlerken güçlü bir kişiliğe sahip olan yöneticiler öne çıkar ve diğer kişiler için de rotayı belirlerler. Kararsız kişiler ne kadar derin düşünürlerse düşünsünler lider değildirler.

 

3-İlerlemek için isteklidir

 

Bir kişinin kesinlikle liderlik potansiyeline sahip olduğunu gösteren ve günümüzdeki sürekli değişim ortamında özellikle çok önemli olan bir diğer işaret ise liderin sürekli öğrenme ve ilerleme için beslediği büyük araştırma tutkusudur. Yüksek potansiyele sahip kişiler sınırlarını zorlamalarını sağlayacak sorumluluklar almak isterler çünkü mücadele etmeyi ve iş, insanlar ve iş dünyası hakkında bilgilerini arttırmayı severler. Dürüstlerdir; bir sorunun cevabını bilmediklerini kabul edecek özgüvene sahiptirler, tabii bu cevabı daha sonra bulacaklarını da bilirler. Şirketlerdeki değişim hızının yavaşlamasından ve statükodan dolayı memnuniyetsiz olurlar. Yeni bir bakış açısı edinmek amacıyla sürekli yeni fikirler ve farklı yollar araştırırlar. Öğrenmek için besledikleri bu istek onları işverenlerinden daha modern, ileri teknoloji ve trendler hakkında onlardan daha fazla bilgili hale getirir.

 

4-Doğru şeyi yapar

 

Yetersiz olanları ayırt etmek için bütünlüğe ve sezgilere dikkat edin. Liderler her zaman korkusuzca ve sonuçlarını düşünmeden doğruyu söylemelidir. Ahlaksal ya da yasal bir ikilemle karşılaştıklarında, her zaman etik olan davranış biçimini seçmelidirler. Liderler aynı zamanda girişken ve çalışkan olmalıdırlar. Potansiyel sahibi kişiye girdiği çeşitli testlerde gittikçe daha da zorlaşan sorumluluklar verilir. Eğer güçlü sezgilere sahip değilse ve girişken biri değilse, kendisine verilen sorumluluklara hakim olmak için gerekli olan sürekliliği sağlamakta zorlanacaktır.

 

Kaynak: Monster

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)

”İş”e Yarıyor mu?


İşsizliğe çözüm kariyer siteleri… Peki gerçekten öyle mi?

 

Tanıdıklarından umduklarını bulamayanlar, soluğu kariyer sitelerinde alıyor. Kriz döneminden itibaren büyüme sürecine giren, iş arayanlar ile firmaları buluşturan kariyer siteleri, iş arayanların ilk tercihi olmuş durumda.

 

İŞ İLANI SAYILARI HIZLA ARTIYOR

 

Kariyer.net sitesinden yer alan verilerde, toplam iş alanı sayısının hızla arttığı görülüyor.

 

Kariyer.net’in 2011 yılının ilk yarısına ilişkin açıklanan verilerine göre , Haziran’da 12 bin 444 olarak gerçekleşen yeni iş ilanı sayıları ile 37 bin 500 kişinin yeni iş fırsatı yakaladığı görülüyor. Yeni iş ilanları 2010 Haziran’a göre yüzde 34 artış, 2009 Haziran’a göre de yüzde 93 artış sergiliyor.

 

İŞ FIRSATI YAPI, TEKSTİL ve BİLİŞİM’DE

 

Haziran ayında en çok iş fırsatı sunan sektörler şöyle sıralandı; Yapı 3 bin 600 kişi, Tekstil 3 bin 500, Bilişim 2 bin 700, Sağlık 2 bin 500, Otomotiv 2 bin 400, Gıda 2 bin 100, Telekom bin 200, Turizm bin 500, Üretim bin 800, Finans 700 kişi olarak sıralanıyor. Böylece yapı, tekstil ve bilişim’den oluşan istihdamın ilk 3’lünün sıralamadaki yerini korudukları görülüyor.

 

Özgeçmiş sayılarında da bir önceki yılın ayını dönemine göre yüzde 15’lik bir artış yaşandığı göze çarpıyor ve özgeçmiş sayısının toplamda 13 milyon 621 bine ulaştığı görülüyor.

 

Pozisyon sıralaması ise sırasıyla şöyle: Satış temsilcisi (5211), mühendis (4254), muhasebe elemanı (1695), yönetici asistanı (1017), yazılım uzmanı (873), satış müdürü (639), tekniker (762), teknisyen (669), mağaza müdürü (759) ve sekreter (564)

 

600 BİN ÜZERİNDE İSTİHDAM

 

Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azozsözcü yaptığı açıklamada, sitenin 1999′daki kuruluşundan bu yana site üzerinden gerçekleşen istihdam sayısını tam olarak vermenin güç olduğunu bununla birlikte sadece sitedeki kayıtlı verilerden bu rakamın 600 bin üzerinde olduğunu kesin olarak bildiklerini belirtti.

 

Özellikle kriz döneminden sonra yıldızı parlayan kariyer siteleri aracılığıyla iş bulmanın yolunun etkili bir özgeçmiş oluşturmaktan , iş ilanlarını sürekli takip etmekten ve fırsatları kollamaktan geçiyor.

 

HERKESİ MEMNUN ETMİYOR

 

Kariyer siteleri aracılığıyla iş bulanlar memnuniyetlerini dile getirirken, aradıklarını bulamayanlar da eleştirilerini dile getirmekten kaçınmıyor.

 

Bugün milyon dolarlık bütçeye sahip olan kariyer sitelerinin gelirlerini reklam gelirleri ile üye firmalarla yaptıkları anlaşmalar oluşturuyor. Sitelerin parayı işverenden kazanması, kariyer sitelerini pek çok eleştirinin de odak noktası haline getiriyor.

 

Kariyer sitelerine ilan verenlerin vasıfsız işçi beklentisi içinde olan işverenlerden oluştuğunu belirten Selim Eroğlu, ”İş başvurusunda bulunduktan sonra günlerce, aylarca iş görüşmesine çağrıldığınıza dair bir e-mailin gelmesini bekliyorsunuz ama nafile. Mail kutunuza gelen tek e-mailin, başvurunuzun bilgi deposuna gönderildiğini belirten bir otomatik mesaj olduğunu gördüğünüzde hayal kırıklığına uğruyorsunuz ama suç bu sitelerde değil, gençleri evde oturarak iş bulmaya iten sistemde” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

 

Bir sigorta şirketinin finansal danışmanlık bölümüne 2008 yılında yaptığı başvuruya yanıtın 2 yıl sonra geldiğini belirten Gül Fırat, yaptığı başvuruya cevabın bu kadar geç sürede gelmesinden şikayetçi olduğunu dile getirdi. Bazı firmaların eleman ihtiyacı olmadığı halde kendilerini büyüyormuş gibi göstermek amacıyla kariyer sitelerine ilan verdiklerini kaydeden Fırat, iş arayan bir çok kişinin bu yolla mağdur edildiğini belirtti.

 

TANIDIK OLMADAN ZOR

 

Perakendecilik sektöründeki öncü markalardan birinde çalışan Canan Sefa, şu anki işini bir kariyer sitesi aracılığıyla bulanlardan. İlk yaptığı başvurudan olumlu sonuç aldığını belirten Sefa, başvuruda bulunduğu şirkette çalışan bir tanıdığı olduğunu ve o tanıdık aracılığıyla işe kabul edildiğini söyledi ve ekledi: ”Tanıdık olmasaydı işe kabul edilmem zor olurdu..”

 

İŞİN SIRRI ETKİLİ ÖZGEÇMİŞTE SAKLI

 

Yaklaşık iki yıldır kariyer sitelerinden iş başvurusunda bulunan Sezen İdriz, iki yıl sonunda uluslarası bir şirkette istediği pozisyonda işe başlamanın mutluluğunu yaşıyor. Tecrübesi olmayanların şansının düşük olduğunu belirten İdriz, iş bulmasının sırrının sürekli takipten geçtiğini kaydetti. İdriz, etkili bir özgeçmiş ve önyazı ile şansın artırılabileceğini de sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Gazeteport

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)