Etiket arşivi | "koç holding"

Fabrikalar nitelikli eleman bekliyor, 5 gençten biri iş arıyor.


Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, rekabet gücü, kalkınma ve işsizlikle mücadele için istihdam ile mesleki eğitim arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, problemin ‘işsizlik’ değil, ‘mesleksizlik’ olduğuna dikkat çekti.

KOÇ Holding, 4 yıldır yürüttüğü “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi” kapsamında, Türkiye’de mesleki eğitiminin kalitesini artırmak amacıyla ‘Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ile işbirliği anlaşması imzaladı. Bu işbirliği nedeniyle düzenlenen toplantıda, mesleki eğitimin önemini vurgulayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, problemin “işsizlik değil, mesleksizlik” olduğuna dikkat çekti. ERG ile 16 ay sürecek araştırma odaklı işbirliğinin temel amacını, “Genel anlamda Türkiye’de meslek eğitiminin niteliğini artırmaya yönelik öneriler geliştirmek” diye açıklayan Koç, kamu-özel-sivil sektör işbirliklerini özendirmeyi ve kolaylaştırmayı hedeflediklerini de söyledi. Bu arada gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, “Bugün her 5 gençten birinin işsiz olduğunu düşünürseniz ve fabrikalarımıza nitelikli işgücü bulamıyorsak, demek ki bir problem var. Problem işsizlik değil, mesleksizlik” diye konuştu.

4 yılda yüzde 68 artış
“Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi”nin 4 yıldır devam eden çalışmaları hakkında bilgi veren Koç, “ulusal rekabet gücünü artırmak, kalkınmaya katkı sağlamak ve işsizlikle mücadeleye çözüm bulabilmek için, istihdam ve meslek eğitimi ilişkisinin güçlendirilmesinin gerekli ve hatta şart olduğunu söyleyen Mustafa Koç, şöyle konuştu: “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi ile 4 yılda çok önemli kazanımlar elde ettik. Meslek lisesi öğrencilerinin imkan yaratıldığında neler başarabildiklerini yakından gördük. 2006’dan bu yana meslek liselerindeki öğrenci sayısında yüzde 68’lik bir artış oldu. Proje kapsamındaki meslek liselerinde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarını geliştirdik, iş dünyası tarafından uygulanabilir bir model oluşturarak ülkemize katkıda bulunduk.”

Mesleki eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik çalışmaları ilgiyle izlediklerini ifade eden Koç, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen İstihdam ve Mesleki Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı’nı “sevindirici bir gelişme” olarak nitelendirdi. Koç, eylem planındaki, ‘Mesleki ve Teknik Eğitim Ortamlarının İyileştirilmesi, Eğiticilerin Niteliğinin Artırılması ve Yeni Bir Okul Sisteminin Tasarlanması’ konusunu çok önemsediklerini vurgularken, şöyle konuştu: “Meslek okullarına donanım sağlanması, öğretmenlerin nitelikli hizmet içi eğitim alması, staj ve beceri eğitimlerinin amacına ulaşması için mesleki eğitim ve sektör arasındaki işbirliklerini kritik başarı faktörü olarak görüyoruz.”

Koç, TÜSİAD’da YİK başkanlığını ocakta bırakıyor

MUSTAFA Koç, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanlığı görevini bırakacağını açıkladı. Koç, bu göreve devam edip etmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine “Genel Kurulda bırakıyorum. Genel Kurul herhalde ocak ayının ikinci haftası falan olacak. O zaman bırakıyorum. Zaten 6 sene geçti. Dolayısıyla kan değişiminin daha yararlı olacağına inanıyorum. O yüzden bırakacağım” dedi. Koç, yerine kimin geleceğine ilişkin soru üzerine de, “Sürpriz, daha var” dedi. Koç, “Yine Koç Topluluğundan mı olacak” sorusuna da, “Hayır öyle bir şey yok” karşılığını verdi. Bu arada Koç’tan boşalacak YİK Başkanlığı için, TÜSİAD’ın eski başkanlarından Erkut Yücaoğlu ve Tuncay Özilhan’ın adı geçiyor.

Meslek liseleri özelleştirilirse inceleriz, bakarız

MUSTAFA Koç, gazetecilerin “Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, meslek liselerinin özelleştirileceğini söyledi. Bu özelleştirme meselesine nasıl bakıyorsunuz” sorusu üzerine konunun detayını bilmediği belirtti.

Ancak yine de “Her özelleştirilen kamu kuruluşu çok daha verimli çalışıyor. O bakımdan herhalde iyi olur diye düşünüyorum” diyen Koç, “Siz alır mısınız?” sorusuna, “Bakarız, vaka olarak incelenir tabii” karşılığını verdi.

8 bin öğrenci yararlandı bu yıl istihdam başlayacak

KOÇ Holding’in Vehbi Koç Vakfı’nın desteği ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2006 yılında başlattığı “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi”nden bugüne kadar 8 bin öğrencinin yararlandığı belirten Mustafa Koç, şu bilgileri verdi: “Bu öğrencilerin yüzde 80’i grup şirketlerinde staj yaptı. Bu yıl 4’üncü yıl, ilk mezunları vereceğiz. Projenin istihdama dönüş oranını da o zaman ölçeceğiz. Bu projede nitelikli işgücünün yetiştirilmesi için devletle iş dünyası arasında işbirliğinin tohumlarını artırarak mesleki-teknik eğitimin ülke ekonomisi açısından önemi konusunda farkındalık yaratmak, mesleki eğitimi özendirmek amacıyla yola çıktık. Proje ortaklarımız Milli Eğitim Bakanlığı’nın değerli desteğiyle de amacımıza ulaştık. Proje kapsamındaki meslek liselerinde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarını geliştirdik, iş dünyası tarafından uygulanabilir bir model oluşturarak ülkemize katkıda bulunduk. Biz bunu başlattık, inşallah başka kuruluşlar da bundan esinlenerek, bu çalışmayı devam ettirirler.”

Hürriyet Gazetesi

Kategori Haberler, HoldingYorum (0)

Koç’tan iki hamle


1- UniCredit hissesini satmak isterse ciddi alıcı oluruz
2- Fiat’la B ve C segmentinde yeni model üretebiliriz

1- UniCredit hissesini satmak isterse ciddi alıcı oluruz

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile Bursa’da Koçtaş’ın açılışı için buluştuk. Mustafa Koç buradaki açılışta “Başta Ali Babacan olmak üzere Türkiye’deki ekonomi yönetimini de överek” geleceğe umutla baktıklarını söyledi. Ardından bir grup ekonomi gazetecisi soru-cevap için bir araya geldik. Burada da “Ülkenin ekonomik durumuyla ilgili dünyadaki olumsuzlukları da göz ardı etmeyen pozitif bir tablo” çizdi.

Bir süre evvel Sao Paulo’da JP Morgan’ın bir toplantısına katıldığını belirterek aynen şunları söyledi: “Herkes bizi gıpta ile izliyor.”

Mustafa Koç ardından önemli bir özeleştiri de yaptı: “Biz ‘IMF ile anlaşma yapılsın’ dedik. Ancak ekonomi yönetimi ülkeyi IMF’siz de iyi yönetti. Önümüzdeki yıl seçim var ancak seçim ekonomisi uygulanacağını sanmıyorum.

İşsizlik büyük sorun

Mustafa Koç bu noktadan sonra durup şöyle dedi: “Beyler en önemli sorun işsizlik. Hep beraber bir şey yapmalıyız. 72 bin kişi çalışıyor bu grupta. Üçüncü partilerle birlikte 250 bin kişiye iş yaratılmış durumda. Biz ‘daha çok ne yapabiliriz’ diye düşünüyoruz. Şunu da söyleyeyim. Ülkenin doğrudan yatırıma ihtiyacı var. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa daha hızlı yapılmalı.”

Mustafa Koç açık sözlü bir kişi. Sorulara net cevaplar veriyor. Konu kendisinin holdingin 46. olağan genel kurulunda yaptığı bir konuşmaya geliyor. Koç bu toplantıda 2008 ve 2009’un bankacılığın altın yılları olduğunu belirtmiş “Yabancı ortağımızın risk alma iştahı öbür bankalardan daha az olduğu için burada biz göreceli olarak dezavantajlı durumdayız… Maalesef geçen yıl kârdan bir miktar zarar ettik” demişti.

Genel Kurul toplantısının ardından gazetecilerin konuyla ilgili soruları üzerine ise Koç, “Ayağımızda maalesef bu konuda bir pranga var. Yüzde 50-50 ortaklık olunca ne yapacaksınız. İdeal bir durum değil” diye konuşmuştu.
Koç’un zikrettiği ortak Yapı Kredi’deki İtalyan UniCredit idi. Koç’a GE’nin Garanti Bankası’ndaki durumu gibi İtalyanlar ortaklıktan ayrılırsa geri kalan hisseleri alıp almayacakları soruldu. Yanıtı yine net oldu: Bankacılıkta yüzde 50-50 ortaklık çok zordur. Keşke satsalar ancak burası onlar için vazgeçilmez. Sektörün iyi durumu, karlılığı tüm dünya tarafından görülüyor. Yine de satmak isteseler ciddi alıcı oluruz.”

 “Yurtdışında sizin için satın almalar olabilir mi” sorusuna da Koç esprili bir şekilde, “Kulaklarımızdan para çıkmıyor. Duruma göre teklif teklif değerlendirmek gerekir. Yutabileceğimiz ya da hazmedebileceğimiz bir şirkete bakarız” yanıtını verdi.

2- Fiat’la B ve C segmentinde yeni model üretebiliriz

Bursa’ya gidip de otomobil konuşmamak olur mu? Şehrin can damarlarından Tofaş’ın da bulunduğu yerde… Fabrikayı yıllar önce Rahmi Koç ile gezmiştim. O günlerde ülkede ekonomi sıkıntılıydı ve oradan gazeteme “pozitif haberler” geçemedim. Önceki gün Mustafa Koç gelecekle ilgili “dikkatli” ama “iyimserdi”. Bu arada önemli bir haber de verdi. “Fiat ile birlikte Bursa’da B ve C segmentlerinde yeni bir model araç üzerinde çalıştıklarını” söyledi.

Geçmişten birkaç satır

Hafızam beni yine eskilere götürdü. Tofaş, 1998 yılında Fiat’ın “Dünya Otomobili” olarak lanse edilen (kod adı 178) Palio ve Siena modellerini üretmeye başlamıştı. B Sınıfı bu modellerden Palio HB, 2002’de yenilenirken, Siena’nın üretimi aynı tarihte sonlandırıldı ve Albea bantlara alındı.

B Sınıfı bu iki aracın üretimi halen devam ederken, 2011’in sonlarında ya da 2012 başlarında her iki aracın da bantlara veda etmesi düşünülüyor. Geçtiğimiz yıl 2012’de söz konusu modellerin yerine bir başka aracın bantlara alınacağını kaydeden Tofaş CEO’su Ali Pandır, bu modelin Palio ve Albea’nın yenilenmiş halleri değil, tamamen yeni bir otomobil olacağını kaydetmiş, detay vermemişti. Pandır, bu otomobilin Fiat ürün gamındaki bir araç olabileceği gibi, tamamen yeni geliştirilmiş bir otomobil olacağını da sözlerine eklemişti.

Krizde Linea satışları arttı

Albea, halen Severstal Auto’nun Kazan yakınlarındaki Neaberejniye Chelni fabrikasında da üretilmeye devam ediyor. Bu aracın üretiminde kullanılan parçalar, Tofaş’ın Bursa fabrikalarından gönderilmekte. Tofaş, 2009 yılında toplam 12 bin adet Albea ve 1893 adet Palio üretimi gerçekleştirdi. Bu yılın ilk 10 ayında ise Albea üretimi toplam 17 bin 700 adede çıkarken, Palio’nun üretimi 1386 adette kaldı.

Tofaş’ın Bursa fabrikası, B ile C sınıfı arasında yer alan Linea’yı üretiyor. Bu otomobil Brezilya ve Hindistan’da da üretiliyor. İlk olarak 2007’de Türkiye’de üretilmeye başlanan Linea, o yıl uluslararası lansmanla dünyaya tanıtılmıştı. Linea’nın satışlarının kriz döneminde arttığını belirten Tofaş CEO’su Pandır, bu otomobilden Meksika’ya da ihraç ettiklerini, Linea satışlarının daha da artacağına inandığını kaydetmişti.

Mustafa Koç bir dönem daha YİK Başkanlığı yapar

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanlığı’ndan ayrılacak mı? Koç’un buna cevabı, “Bu konuyu aralık ayından sonra değerlendireceğim. Daha derneğin başkanı Ümit Hanım ile de konuşmadım” oluyor. Ancak benim izlenimim “bir dönem daha kalacağı yönünde”…

Zaten o da “Eğer istenirse ve gerek duyulursa 1 yıl daha yapabilirim. Bir yıl çabuk geçer” diyor. Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğinin altını çizip “Ankara ile ilişkiler de önemli” diye konuşuyor ve ekliyor:

“Mesajlarımız bazen Ankara’da yanlış anlaşılıyor.” Unutmadan… Önümüzdeki yıl derneğin kuruluşunun 40’ıncı yılı. Bu önemli süreçte dernek Mustafa Koç gibi tecrübeli bir isimle devam etmek isteyecektir.

TÜSİAD’ın logosu değişmeli

TÜSİAD’ın adının değişmesi gündemde. “İşadamları” kısmının dernekteki kadınların da varlığı göz önüne alınarak “iş insanları” ya da “işdünyası” şeklinde değişmesi konuşuluyor. Koç’un söylediklerinden anlıyorum ki bu konuda henüz son nokta konmamış. Ancak Mustafa Bey’in bence değişmeli dediği başka bir nokta var. O da derneğin logosu.

TÜSİAD’ın logosunun eskidiği görüşünde. Daha çağdaş çizgili bir logo hayal ediyor. Bu arada 40 yıllık derneğin logosu bugüne kadar bir kez değişti. O da Bülent Eczacıbaşı’nın başkanlığı döneminde. Logodaki bacadan duman çıkıyordu. Duman kaldırıldı, o bölgeye ağaç kondu.

Milliyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

Koç Üniversitesi ile Koç Holding Ar-Ge Şirketi Kurdu


36 yıl Silikon Vadisi’nde bulunan Stanford Üniversitesi’nde görevliyken, 6 ay önce Koç Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Umran İnan, Koç Üniversitesi’ni bölgenin en iyi araştırma üniversitesi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Koç Üniversitesi bünyesindeki Ar-Ge bölümünde Tüpraş, Aselsan, Netaş, Tofaş, Eczacıbaşı, Ford Otosan’la toplam 10 milyon liralık proje yürüttüklerini anlatan İnan şöyle devam etti:

“Koç Holding’le ortak bir şirket kurduk. Fikir mülkiyetini koruma altına alıp kişilerin şirketlerin sahip oldukları fikirleri uygulamaya geçirebilmeleri için onlara destek sağlayacağız. Üniversite olarak Ar-Ge imkanı sunacağız, fikri patentleştireceğiz. Bilgiyi uygulamaya geçirip, ekonomiye kazandıracağız. Genel Müdürü Cem Soysal olacak.”

Türkiye’nin Ar-Ge faaliyetlerine çok hazır olduğunu kaydeden İnan, “Biz şirketlerle görüşmelere gidiyoruz. Bir çok proje geliştiriyoruz. Aselsan ile lazer konusunda, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile yeni yüzey tasarımları elde edilecek bir araştırma yürütüyoruz. Tüpraş ile enerji konusunda çalışmaya başladık” dedi.

Tıp fakültesi başlıyor

Koç Üniversitesi’nde tıp fakültesi kurduklarını, eylül ayında 40 öğrenci alacaklarını kaydeden İnan, “40 öğrecinin 20’si tam burslu, diğer 20’si ise yarı burslu olacak. Üniversitede burslu öğrenci sayısını artırıyoruz. Her 10 öğrenciden 6’sı burslu. 10 öğrenciden 4’ü tam burslu olacak” dedi. Tıp Fakültesinin dekanının Prof. Dr. Şevket Ruacan olacağını kaydeden İnan şunları söyledi:

“Sinir bilimleri, genetik ve kanser uzmanlık alanları olacak. Bazı alanlarda mükemmellik tepeleri kuracağız. Marmara Üniversitesi ile ortaklaşa sinir alanında bir merkez kuracağız.”

100 üniversiteyle değişim

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın yönetiminde Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Uygulama Araştırma Merkezi kurduklarını anlatan İnan şöyle devam etti:

“Türkiye’de kadın sorunları malum. Biz bu merkezde sorunları araştıracağız, toplumda bir farkındalık yaratacağız. Ayrıca sosyal politika araştırmaları merkezi kurduk. Toplumun sorunlarına odaklı araştırmalar yapılacak. Akademisyenlerimize nasıl öğreteceklerini öğrenmeleri için öğrenme ve öğretme ofisi de kurduk.” Avrupa, ABD, Avustralya’dan 100 üniversiteyle karşılıklı öğrenci değişim programı yaptıklarını anlatan İnan, “Bu sene Japonya’dan bir üniversiteyi de katacağız. Bu sene 150 öğrencimiz gitti“ dedi.

Milliyet

Koç, yayında ikinci sırada

Umran İnan, geçen yıl TÜBİTAK’ın verdiği 11 ödülün dördünü Koç Üniversitesi aldığını belirterek şöyle konuştu: “4 bin 300 öğrencisi olan bir üniversitenin bu ödülü alması büyük başarı. Türkiye Bilimsel Araştırma Akademisi’nin verdiği genç bilimadamları yetiştirme ödülünün dördünü bize verdiler. Kişi başına düşen yayın sayısında Koç Üniversitesi ilk ikide.”

Kategori HaberlerYorum (0)

Sosyal Sorumluluk Projeleri Hem Topluma Yarıyor Hem de Şirketlere


Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli kozlardan biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe saygı gösteriyor, kimi ise kansere savaş açıyor. Bundan hem toplum hem de şirket fayda sağlıyor.

Küresel rekabette daha büyük pazar payına ve marka bilinirliğine ulaşarak rakiplerinin bir adım önüne geçmek için büyük bir mücadele veren şirketlerin son dönemdeki gözdesi sosyal sorumluluk projeleri. Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli silahlarından biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe sahip çıkıyor, kimi ise kansere savaş açıyor…

Şirketlerin birbiri ardına hayata geçirmeye başladığı sosyal sorumluluk projeler öyle bir boyuta ulaştı ki bu alanda yapılan harcamalar artık bilançolarda milyon dolarlık kalemler olarak yerini aldı.

Türkiye’de aralarında Zorlu Holding, Koç Grubu, Sabancı Grubu, Turkcell, Sanko Holding gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu birçok firmanın sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor. Şu anda üzerinde çalışılan sosyal sorumluluk projelerinin sayısı ise 100′e yakın.

Türkiye’de sosyal sorumluluk projelerinin ulaştığı boyut resmi olarak bilinmese de tahminler 750 milyon ile 1 milyar dolar civarında olduğu yönünde.

Günah çıkarma mı?

Sosyal sorumluluk kavramı 1980 sonrası daha sık kullanılmaya başlansa da geçmişi 1950′lere kadar dayanıyor. Bir İngiliz düşüncesi olarak ortaya atılan kavram, daha sonra OECD’ye üye ülkeler tarafından geliştirildi. Bugün, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan bildirilerde (OECD Guidelines, EU Principles Brussels, UN Global Compact) sık sık öneminden bahsediliyor. Ancak firmaların gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerine yönelik “şirketler kepçeyle aldıklarını kaşıkla veriyor” ya da “günah çıkarıyorlar” eleştiriler de mevcut.

Yapılan bu eleştirilere katılanlardan biri de ünlü iktisatçı Milton Friedman. Friedman, 1970 yılında New York Times’da yazdığı bir makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini karlarını artırmak için yaptığına dikkat çekiyor. Friedman’a göre, sadece insanlar sorumluluk sahibi. “Kurumlar yapay bir insan olduğu için sorumlulukları da yapaydır. Şirketlerin de bütün olarak, böyle belirsiz bir konuda sorumluluk sahibi olduğu söylenemez” diyor.

Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri AB Komisyonu’nun da üzerinde durduğu güncel konulardan biri. Bu konuda Lizbon’da strateji çiziliyor ve ülkeler de mevzuatlarını buna uygun hale getiriyor. “The Green Paper” adı verilen bu çalışma kapsamında kurumlar mali performanslarının yanı sıra, çevre ve toplum için yaptıkları açısından da raporlanacak.

Markaya değer katıyor

Sosyal ve sorumluluk kelimeleri ilk okunduğunda toplumsal ya da topluma dair bir ifadeyi çağrıştırsa da bir o kadar markaya katma değer sağlıyor. Çevreden, eğitime, sağlıktan yoksulluk problemine kadar geniş bir alanda projeler, çok uluslu şirketlerde uzman danışmanlar eşliğinde seçiliyor, markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı hesaplanarak hayata geçiriliyor.

Sosyal sorumluluk projeleri, Türkiye’de de özellikle son yıllarda büyükten küçüğe birçok firmanın literatürüne ve bütçe kalemlerine girmiş durumda. Bunlar çok geniş ölçekte uygulanan ve büyük miktarlar ayrılarak yapılan projelerden daha yerel ve bölgesel projelere kadar uzanıyor. Bu kadar geniş kapsamlı uygulanan projelerin giderleri ve reklam harcamaları da bir o kadar büyük. Öyle ki, bazı projelerin reklam ve tanıtım harcamaları projenin esas maliyetinin çok üstüne çıkabiliyor. Uzmanlara göre Dünya Bankası, OECD, IMF gibi kurumların sosyal sorumluluk çalışmalarına verdikleri önemin artması ve bunu hemen hemen her raporlarında dile getirmesi şirketlerin bu alana yapacakları yatırımları da artıracak.

Eğitim ve sağlık gözde

Türkiye’de de şirketler sosyal sorumluluk projelerinin şirketlerine ve markalarına katacağı değeri ölçmek için çeşitli araştırmalar yapıyor. ERA Research & Consultancy Kurucu Ortağı Elvan Oktar, yaklaşık 3 yıldır sosyal sorumluluk projeleri ve bu projelerin kamuoyu nezdinde algılanmasının ölçümlenmesi konusunda çeşitli araştırmalara ve çalışmalara imza atıyor. Oktar, şirketlerin en fazla “A firması çok az bütçeli bir sosyal sorumluluk projesi yapıyor, bizim firmamız onun 2 misli para harcıyor, nasıl oluyor da A firması sosyal sorumluluk alanında daha başarılı bulunuyor?” sorusu ile karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Oktar, “Sosyal sorumluluk projelerinin kamuoyu nezdindeki etkisi birçok dış faktörle de bağlantılı. Burada etkin olan sadece projenin tasarımı ya da ayrılan bütçe değil. En önemli faktör ise doğru tanıtım” diyor.

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin toplumsal duyarlılıklarla da paralel olması gerektiğini belirten Oktar, şöyle “Kamuoyunu ilgilendiren ve eğitim, sağlık gibi ihtiyaç duyulan bir proje üzerinde çalışıldığı takdirde markaya getirisi daha fazla oluyor” diyor ve ekliyor, “Aksi takdirde çok yüksek bir geri dönüş beklemek doğru olmaz.”

Oktar’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise sosyal sorumlulukta sürdürülebilirlik… “Sürekli olmayan bir faaliyet ne kadar önemli olursa olsun zaman içinde unutulacaktır” diyen Oktar, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin şirketlerin iş alanıyla bağdaştırılması gerektiğine de dikkat çekiyor.

Yaptığı araştırmada Türk halkının sosyal sorumluluk projelerine duyarlılığının her geçen gün arttığı sonucunun çıktığını söyleyen Oktar, şöyle devam ediyor:

“Halkın yüzde 75′i kurumların sosyal sorumluluklar konusunda tanıtım yapmaları gerektiği görüşünde. En başarılı bulunan sosyal sorumluluk projeleri ise genellikle eğitim ya da sağlık alanında. Bu da toplumsal sorunların başında bu iki konunun olmasından kaynaklanıyor. Toplum firmalardan en fazla eğitim ve sağlık konularında projeler bekliyor.”

Hüsranla sonuçlanan projeler

Topluma sağlayacağı faydanın yanı sıra hayat geçirilirken markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı da hesaplanan sosyal sorumluluk projeleri, her zaman istenilen sonuçları vermiyor.

Almanya piyasasında hem ucuz markalarla mücadele etmeyi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde yaşayanlara yardım etmeyi amaçlayan Kellogg’s'un hayata geçirdiği proje gibi… Uluslararası şirketlere sosyal sorumluluk danışmanlığı yapan Marjorie Thompson, bu noktada şekerleme üreticisi Cadburry’nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesine dikkat çekiyor. Thompson’a göre, Cadburry’nin çikolata tüketimini artırmak için okullardaki basketbol turnuvalarına sponsor olması başarısız örneklerden biri. ABD’deki tüketici dernekleri, çocukların yedikleri çikolatanın kalorisini yakmak için 4 saat boyunca basketbol oynamaları gerektiğini ortaya çıkarınca sonuç hüsran olmuş.

Uluslararası şirketlerin hayırseverliği

Phillip Moris: 2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.

2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.Coca Cola: Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.

Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.Microsoft: Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.

Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.Gilette: 5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.

5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.Türkler en çok eğitim projesi istiyor

Metro Grup’un desteği ile 2005 yılında Strateji GFK Araştırma Şirketi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türk halkı en çok eğitim alanında sosyal sorumluluk projeleri yapılmasını istiyor. 20 ilde 15 yaş ve üzeri bin 335 kişi ile görüşülerek yapılan araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 29,9′u şirketlerin eğitim ve öğretime yatırım yapmasını istiyor.

Sağlık ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 20,7. Görüşme yapılan kişilerden yüzde 11,9′u çevreye, yüzde 9,1′i hayır işlerine, yüzde 7,2′si çalışanlara, yüzde 4,7′si insan haklarına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

Araştırma, dünyada yükselen bir kavran olan “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” çalışmalarının Türkiye’de nasıl uygulandığını ve halkın şirketleri hangi çalışmalarla özdeşleştirdiğini de ortaya koydu. Buna göre; Sabancı Holding, Koç Holding, Turkcell, Sanko Holding, Arçelik, Vestel, Ülker, Has Holding, Tofaş ve Doğan Yayıncılık eğitim ve öğretime verdikleri destekle anılıyorlar. Sağlık, çevre, spor, sanat, tüketici bilinci, çalışana destek, iş ahlakı, insan hakları” gibi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” konularının hepsinde başarılı görülen şirketler ise sırasıyla şöyle: Sabancı Holding, Koç Holding, Arçelik, Sanko Holding, Ülker, Turkcell, Vestel, Beko, Eczacıbaşı, Bosch, Doğan Holding.

Türkiye’de önde gelen sosyal sorumluluk projeleri

Turkcell

Kardelenler-Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları: Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.

Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.Doğan Holding

Aile İçi Şiddete Son

Kadınlar ve çocuklara karşı aile içindeki şiddet uygulamalarını sonlandırmayı amaçlıyor. Kampanyanın en önemli ayaklarından birini bir eğitim projesi oluşturuyor. Şehirleri semt semt dolaşan eğitim otobüsleri, binlerce kadın ve erkeğe eğitim veriyor. Büyük bir gönüllü topluluğu ise, kadınlara şiddete maruz kaldıklarında yapmaları gerekenleri, başvurabilecekleri yerleri anlatıyor.

Baba Beni Okula Gönder

Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla başlattığı proje kapsamında şu anda öncelikli olarak 19 ilde çalışmalar yürütülüyor. Bu illerde kız yurtları yapılıp, kız çocuklarına eğitim bursları sağlanıyor. Kız çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelerin ikna edilmesine çalışılıyor.

Koç Holding

-Ülkem İçin

Bu projesi ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.

ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.- Meslek Lisesi Memleket Meselesi

Bu kampanya ile başta devlet ve özel sektörün konuya ilgisini çekip mesleki eğitimin özendirilmesini amaçlıyor. Kampanya kapsamında çeşitli illerdeki meslek liselerinin alet, teçhizat ihtiyaçları karşılanıyor, öğrencilere Koç Holding bünyesindeki şirketlerde staj imkanı sağlanıyor.

Arçelik

Eğitimde Gönül Birliği

Türkiye genelindeki yatılı ilköğretim bölge okullarından 200 bin öğrenci ve 6 bin öğretmene ulaşılması amaçlanan proje ile öğrencilerin eğitim ve gelişim standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Projenin “Gönüllü Aile Birliği Platformu”, “Öğrenci Bireysel Gelişim Programı”, “Öğretmene Destek ve Eğitim Programı”, “Onlar da Çocuktu” ve “Arçelik Eğitim Bursu” gibi alt projeleri bulunuyor.

Aygaz

Dikkatli Çocuk Kampanyası

Okullar ziyaret edilerek ilköğretim çağındaki çocukların yangın, deprem, trafik, ilk yardım ve ev kazalarına karşı bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor

Bu sosyal sorumluluk kampanyası, acil vakaların üçte birini oluşturan ev kazaları konusunda halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir proje. Türkiye çapında düzenlediği seminerlerle ev kadınlarını ev kazaları ve LPG kullanımı konusunda bilgilendirildi. Kampanyanın daha geniş bir kitleye ulaştırılması için, web sitesi ve danışmanlık hattı kuruldu, isteyen herkese gönderilen Ev Kazaları Başucu Kitabı hazırlandı.

Sabancı Holding

Brisa- Farım da Açık Yolum da

Brisa’nın Bridgestone markası ile yürüttüğü bu kampanya, dünyanın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülünü aldı. Trafik kazalarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında, önce İstanbul’da daha sonra diğer illerdeki benzin istasyonlarına gelen sürücülere tek tek gündüz farının yararları anlatıldı. Otomobillerine diğer sürücülere örnek olması için “Farım da hep açık yolum da” yazılı sticker’lar yapıştırılarak bilinç oluşturulması amaçlandı.

Doğuş Holding

Doğuş Otomotiv- Trafik Hayattır

Kampanyasıyla toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. Doğuş Çocuk ve Doğuş Otomotiv, çocukların araç içi can güvenliğinin sağlanması ve ölüm-yaralanma oranlarının azaltılmasını hedefleyen “Arka Koltuk Benim” projesinin devamı olan kampanyada özellikle televizyon reklamlarıyla çocukların arka koltukta oturtulması, kırmızı ışıkta durulması gibi temel trafik kurallarına uymalarını sağlamayı amaçlıyor.

HSBC

HSBC Gönüllüleri Projesi

HSBC Gönüllüleri projesi ile, 3 yılda 30 bin çocuğa ulaşarak farklı ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı. Yoksul bölgelerdeki okullara bilgisayar, kitap, soba, mobilya yardımının yanı sıra, okulların boya, badana ve tadilat işlerini de üstleniyor. Ayrıca çocuk esirgeme kurumlarındaki kimsesiz çocuklara kıyafet, oyuncak yardımının yanı sıra çocukları tatile, tiyatroya veya yemeğe götürme gibi faaliyetlerle toplumla bütünleşmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Opet

Temiz Tuvalet Kampanyası

Türkiye’de yapılan en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden. Proje kapsamında eğitim vermeye devam eden OPET Eğitim Ekibi, yurt genelinde 72 ili gezerek 1 milyon kilometre yol katetti. bin 700 saat eğitimle 300 binin üzerinde kişi doğru ve temiz tuvalet kullanımı konusunda bilgilendirildi.

P&G

Prima Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek

Bebeklerin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi konusundaki toplumsal bilinci yükseltmeyi hedefleyen proje ile yeni doğum yapmış annelerin bilinçlendirilmesi ve eğitimi, annelerin sağlık hizmetlerine talebinin artırılması, bebek ve çocuk ölümlerinin azaltılması, erken çocukluk döneminde gelişimin desteklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bebeklerin doğdukları ilk anlarda hastanede yanlarında olunarak ailelere, bebeklerinin sağlıklı gelişimine yönelik temel bakım ve sağlık bilgileri proje ekibi tarafından yüzyüze verilerek, “Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek” eğitim kitapları dağıtılıyor

Avon

Meme Kanserine karşı Bilinçlendirme Mücadelesi

Avon kampanyasının Türkiye ayağını oluşturan çalışmalar sonunda oluşturulan fonlarla devlet hastanelerine mamografi cihazları bağışlanıyor. Kadınlar hastalık ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçlendiriliyor.

Kariyerinfo.com

Kategori KSSYorum (0)

2009′un En Gözdeleri


“Türkiye’nin En Gözde Şirketleri” Araştırması 2009′da ilk defa gerçekleştirilerek büyük yankı uyandırmış, özellikle üniversite gençlerinin şirketlere olan eğilimlerini detaylarıyla yansıtması açısından farklılaşmıştı. Araştırma 2010 yılında da yapılmaya devam edilirken 2009 sonuçlarını hatırlamakta fayda var. Bir yıl aradan sonra öğrencilerin şirket algısının ne yönde değiştiğini böylece daha iyi anlayabileceğiz.

Realta tarafından yapılan, “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri” 2010 Araştırması’na hala katılmadıysanız aşağıdaki linklerle araştırmaya ulaşabilirsiniz. Araştırma Mart sonuna kadar devam ediyor!

http://www.engozdesirketler.com/

http://apps.facebook.com/engozdesirketler/

Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009

87 üniversitede öğrenimine devam 19 bin 894 öğrenci Türkiye’nin en gözde şirketlerini ve sektörlerini seçti.

Şimdiye kadar tatminkar bir cevap verilemeyen ancak krizle birlikte kritik önemi artan bu sorulara, bağımsız yetenek gelişim şirketi Realta’nın ilk kez bu yıl; 19 bin 894 üniversite öğrencisinin tercihleriyle hazırladığı “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri 2009” araştırmasıyla ışık tutuyor.

1. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE ŞİRKETLERİ

Koç Holding
Sabancı Holding
Türkiye İş Bankası
Türkiye Garanti Bankası
Microsoft
Zorlu Holding/Mercedes Benz
Eczacıbaşı Holding
Doğan Holding
Yapı ve Kredi Bankası
Doğuş Holding

2. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE SEKTÖRLERİ

Holding
Bankacılık / Finans
Bilişim
Otomotiv
Havayolu
Telekom / Haberleşme
İlaç
Gıda
Kargo/Lojistik
İnşaat

3. ÖĞRENCİLERİN EN FAZLA ÇALIŞMAK İSTEDİKLERİ DEPARTMANLAR

Pazarlama
Mali İşler/ Finansman
AR-GE
İthalat / İhracat
İnsan Kaynakları
Bilgi Teknolojileri
Satış
Halkla İlişkiler
Eğitim
Üretim

4. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE ŞİRKETLERİ

HOLDİNG
Koç
Sabancı
Zorlu
BANKACILIK / FİNANS
İş Bankası
Garanti Bankası
Yapı Kredi Bankası
BİLİŞİM
Microsoft
IBM
Intel
KARGO/LOJİSTİK
UPS
DHL
Fed-Ex
OTOMOTİV
Mercedes
Toyota
Ford
HAVAYOLU
THY
Pegasus
Atlasjet
GIDA
Coca-Cola
Ülker
Nestle
İNŞAAT
ENKA
Limak/Polat
Tepe/Nurol

5. ÖĞRENCİLERİN ÖMÜR BOYU ÇALIŞMA İSTEDİKLERİ ŞİRKETLER

Koç Holding
Sabancı Holding
Türkiye İş Bankası
Mercedes Benz
Microsoft

6. ÖĞRENCİLERİN İLERİSİ İÇİN REFERANS OLARAK GÖRDÜKLERİ ŞİRKETLER

Akbank
Finansbank
Türkiye Garanti Bankası
Çukurova Holding
Doğan Holding

7. GÖZDE ŞİRKETLERİ SEÇEN ÖĞRENCİLERİN TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER

A. “KURUM KİMLİĞİNİN” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Görsel Kimlik

A8 Logosu / amblemi
A9 Renkleri
A10 Şube/birimlerinin tasarımı
A11 İnternet sitesinin tasarımı
A12 Ürün/hizmetlerinin tasarımı
A15 Çalışanların giyimleri/dış görünüşleri
A16 Yöneticilerin giyimleri/dış görünüşleri

Kurumsal Kimlik

A1 Kurucusunun kişilik özellikleri, benimsediği ilkeler
A2 Misyonu (varoluş nedeni)
A3 Vizyonu (gelecekte ulaşmak istediği nokta)
A4 Geçmişi (geçmişteki olumlu olaylar)
A5 Yönetici ve çalışanları tarafından paylaşılan değerler
A6 Milliyeti (merkezinin bulunduğu ülke)
A7 Yöneticilerinin dünya görüşü

Kurumsal Strateji

A13 Ürün ve hizmetlerinin kalitesi
A14 Ürün ve hizmetlerinin farklı ve benzersiz olması
A17 Hitap ettiği müşteri kitlesi
A21 Girişimci ruhu/yapısı

Rekabetçi Konum

A18 Büyüme hızı
A19 Mali/finansal gücü
A20 Karlılık düzeyi

Kurumsal Sosyal Sorumluluk

A22 Sosyal sorumluluk anlayışı
A23 Etik (ahlaki) standartları
A24 Çevre politikası

Araştırmada ölçümlenen diğer faktörler
B. “ÇALIŞMA ORTAMININ” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Fiziksel Çalışma Ortamı
Yönetim Stili
Sosyal Çalışma Ortamı

C. “KİŞİSEL GELİŞİM VE KARİYER İMKANLARININ” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Ç. “ÜCRET VE İŞ GÜVENCESİNİN” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

8. GÖZDE ŞİRKETLERİ SEÇEN ÖĞRENCİLERİN TEMEL BİLGİ KAYNAKLARI.

a. “İlan ve Reklamların” öğrenci tercihlerine etkisi
b. “Basında Yer Alan Haber ve Yazıların” öğrenci tercihlerine etkisi
c. “Çevrenin” öğrenci tercihlerine etkisi
ç. “Tanıtım Faaliyetlerinin” öğrenci tercihlerine etkisi
d. “Tanıtım Araçlarının” öğrenci tercihlerine etkisi

9. ÖĞRENCİLERİN İŞ YAŞANTISINDAN BEKLENTİLERİ

10. ÖĞRENCİLERİN TÜRKİYE’DEKİ STAJ UYGULAMALARI HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ

Kategori Haberler, SektörelYorum (0)