Koç Holding Yönetim Kurulu Üyeliği ve Bilgi Grubu Başkanlığı görevlerinin yanı sıra Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu’nun (URAK) başkanlığını da yürüten Ali Koç, Türkiye’nin dünyanın 17’inci büyük ekonomisi olmasına rağmen rekabet sıralamasında hâlâ 61’inci sırada yer aldığını hatırlatarak, “Türkiye’nin rekabetçi olmadan hem bölgesel lider hem de global ekonominin önemli bir parçası olup kanaat önderi olması pek mümkün görünmüyor” diye konuştu.
Yerimiz kabul edilebilir değil
Bu yıl ikincisi hazırlanan İller Arası Rekabet Endeksi’ni il ziyaretleri ile açıklayan URAK’ın Anadolu Rekabet toplantılarına bizzat katılan Ali Koç’a, son toplantının gerçekleştiği Kayseri’de eşlik ettik. Dönüş yolunda sorularımızı yanıtlayan Koç, Türkiye’nin dünya piyasasında nasıl daha fazla rekabetçi olabileceğini planlaması gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Biz geçen yıl ilk endeksi yayınladığımızda Türkiye dünya rekabet sıralamasında 63’üncü idi, bu yıl 61’e yükselmiş durumda. İlerleme var ama 61’den 51’e gelseydi de hâlâ almamız gereken çok mesafe olduğu kesin. Türkiye’nin bulunduğu konum ve gelmek istediği konum itibariyle rekabet sıralamasındaki yeri kabul edilebilir değil.”
Çıkış yolu rekabetle
Türkiye’nin çıkış yolunun daha rekabetçi olmasından geçtiğini kaydeden Koç, şöyle konuştu: “Bu bağlamda da rekabetçiliği etkileyen olumlu olumsuz unsurların üstünde durup bu alanlara yatırım yapılması gerekiyor. Alınacak önlemler kısa, orta ve uzun vadeli olarak farklılaşan yatırımlar, vizyonlar. Bursa, Denizli ve Kocaeli gibi iller, İstanbul gibi dünya ekonomisi ile entegre oldu. Ama bu şehirler dünya ile kendi kendine rekabet edemeyeceğine göre her şehrin bir yol haritası, refah planı ve rekabet stratejisi olması gerekiyor. Bunun için uzun vadeli rekabet politikaları geliştirilmeli.”
Üst saraya çıkabiliriz
Türkiye’nin global kriz sürecinde gösterdiği olumlu performans ile rekabetçilikte daha iyi bir noktaya gelebileceğinin öngörüldüğünü söyleyen Koç, şunları söyledi: “Krizdeki performansımızla rekabetçilikte daha üst sıralara çıkacağımızı ama geçen yıldan bu yıla hemen dramatik bir zıplama olacağını düşünmüyorum. Çünkü rekabet endekslerinde yıllık ekonomik veriler ile finansal verilere bakılmıyor sadece. Yıllık ekonomik verilere bakılıp sıralama yapılmıyor.”
İyi ki kriz uzun sürmedi normale dönüşe yakınız
Kriz sürecinde büyük-küçük her türlü şirketin zorlandığını belirten Ali Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin Koç Grubu’na bakıyorsunuz kocaman bir tedarik zinciri var. Gruba ait şirketlerin krizde iyi olması yeterli değil. Tedarik sağlayan şirketlerin zor durumda olması herşeyi etkiliyor. Tüm dünyada KOBİ’ler olumsuz etkilendi. Bunu daha çok kurumsallaşmaya ve boyutlara bağlıyorum. Krizde fabrikalarımız haftalarca kapalı kaldı, yıllardır alışık olmadığımz bir durumdu. Daha uzun sürseydi neler olurdu bilinmiyor. Şimdi bir iyimserlik havası var.”
Rekabeti anlatmaya Hakkari’ye bile gideriz
Bugüne kadar URAK ile Malatya, Eskişehir, Uşak, Amasya ve Kayseri’ye gittiklerini söyleyen Ali Koç, bundan sonraki rotaları ile ilgili şunları söyledi: “İllerin kaderini değiştiren rekabet konusunun gerektiği şekilde algılanması için, kanaat önderlerinin bu konuyu iyi anlayıp, önem vermelerinin hayati bir etkisi var. Bu amaçla illeri tek tek ziyaret edip konuyu anlatıyoruz. Konunun sorgulanıp, rekabet endeksindeki verilere bakıp neyi nasıl daha iyi yapabiliriz diye düşünmeleri önemli. Bugüne kadar gittiğimiz illerde hem yoğun ilgi ile karşılaştık hem de iyi niyetli bir çaba gördük. Rekabet konusuna önem vermeye başlayan yerel otoritelerle endeksimiz için gerekli veri akışı ile ilgili daha sağlıklı ilişki kurabiliyoruz. Genellikle davet eden illere gidiyoruz. Ancak bazı kritik öneme sahip iller ile de temas ettiğimiz oldu. Rekabet sıralamasında hep üst sırada olanlara değil en sonlardakine de gidebiliriz. Örneğin Hakkari’ye davet olursa gideriz.”
Koç istedi, olmaz denilen pastırmalı mantı kapışıldı
ALİ Koç’tan mantısı ve pastırması ile ünlü Kayserililere bir öneri de yemek konusunda gitti. Koç, daha önce Kayseri ziyaretleri sırasında gündeme getirdiği pastırmalı mantı fikrinden söz edince Kayserililer hemen bu fikri uygulayıp pastırmalı mantıyı öğle yemeğine yetiştirdi. Bazı Kayserililer itiraz etse de pastırmalı mantı öğle yemeğinin en popüler seçeneği oldu.
Liderlik ölçülemiyor ama ilin kaderini değiştiriyor
ALİ Koç, rekabet endeksinde illerin milli gelirleri verisine ulaşamadıklarını ve bazı ölçümlemelerde zorlandıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Bu endekste ölçülemeyen ancak bir ilin kaderini değiştirecek kadar önemli olan bir konu var; liderlik. Yerel liderlerin ilin kalkınmasında büyük bir rolü var. Yerel liderler çok önemli, kişilerin vizyonu inancı ve kitleleri etkilemesi ile başarılan işler çok büyük. Örneğin Malatya, Turgut Özal’ın Malatyalı olması ilin kaderini değiştirmiş.”
Biletix’i 178 imzayla kurduk, şimdi 28’e indi
ALİ Koç, şu örneği verdi: “Dünya Ekonomik Forumu’nun açıkladığı ve bizim de takip ettiğimiz rekabet endeksinin belirlenmesinde yapısal göstergeler baz alınıyor daha çok. Dolayısıyla da bakılıyor ve bu krizden dolayı çok ciddi bir zıplama olacağını sanmıyorum. Biz kurucuları arasında yabancı ortakların da olduğu Biletix şirketini kurarken yanılmıyorsam ya 173 ya da 178 imza gerekti. Şimdi bu rakamların yabancı sermaye çekme açısından 28’lere indiği belirtiliyor. Dolayısıyla Türkiye’de rekabetçilik konusunda gelişmeler var ama büyük değişimler çok kısa vadede olmuyor.”
Koç’tan Kayseri’ye: Eldeki değil daldaki kuşu düşünün’
URAK’ın 2010 İllerarası Rekabet Endeksi’nin Kayseri’ye özgü detayları ile ilgili bilgi veren Ali Koç, tüccarlığı ve girişimciliği ile ünlü Kayserililere şu öneride bulundu: “Rekabet gücünüz yüksek alanlarda kümelenme modeli ile daha da güçlenebilirsiniz. Bunun yanı sıra doğal kaynaklarınızı daha iyi değerlendirip güçlü olduğunuz alanların sayısını artırabilirsiniz. Örneğin Kayseri bölgesinde bir turizm merkezi olabilir. Kayak sporu ile ilgili muazzam bir imkan var. Bu boyutu ile öne çıkıp bir de Kapadokya turu eklediğiniz paketlerle ciddi bir turizm merkezi olabilir. O nedenle ‘eldeki kuşu değil daldaki kuşu’ da düşünün.”








