Etiket arşivi | "Mercedes Benz"

Mercedes Stajyerlerini Arıyor!


 

4 yıllık üniversitelerin staj zorunluluğu bulunan bölümlerinde eğitim gören öğrenciler için;

Mercedes her yıl yaz dönemi süresince 4 yıllık üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenimlerine devam eden ve staj yapma zorunluluğu bulunan öğrencilere staj olanağı sunarak, 20 işgünü süreyle katılacak öğrencilerin, Mercedes ve mezuniyetleri ile içinde yer alacakları meslek hakkında pratik bilgiler ile donanması ve kariyerlerinin ilerleyen safhalarında keyifle anacakları verimli bir staj dönemi geçirmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.

Staj başvurularının daha etkin değerlendirilmesi ve gerek Mercedes gerekse staj yapan öğrencilerin bu organizasyondan en üst seviyede faydalanmalarını sağlamak üzere 4 yıllık üniversite staj başvuruları sadece internet ortamında

İstanbul Fabrikası için : 14 Şubat – 18 Mart tarihleri arasında,
Aksaray Fabrikası için : 01 Şubat – 31 Mart tarihleri arasında kabul etmekte

Bu sayfa aracılığıyla gerçekleştirebileceğiniz online başvuru ile hem yaz dönemi sunduğumuz staj pozisyonlarına, hem de PEP Stajyer Geliştirme Programı’na başvuruda bulunabilirsiniz. Başvurunuz ile ilgili tüm gelişmeleri sistem tarafından size tanımlanacak kullanıcı adı ve şifresi vasıtasıyla on-line takip edebilirsiniz.

Şirket bünyesinde çeşitli bölümlerin ihtiyaçlarına yönelik profiller (sınıf, bölüm, yabancı dil bilgisi, staj tarihleri vb.) göz önünde bulundurularak yapılacak ihtiyaç planlama ve stajyer yerleştirme çalışmalarından sonra, başvuru sonuçlarının her yıl Mayıs ayının son haftası içerisinde başvurusu olan adaylara duyurulması gerçekleştirilmektedir.

Detaylı bilgi>>

Kategori Staj İmkanlarıYorum (0)

Türkiye’de de şirketler çalışanlarına özel ilgi göstermeye başladı


Şirketlerin, motivasyonlarını artırmak, iş streslerini azaltmak, aralarındaki iletişimi güçlendirmek ve aidiyet hissi oluşturmak amacıyla çalışanlarına yönelik düzenlediği kültür, sanat ve spor aktiviteleri Türkiye’de de her geçen gün çeşitlilik kazanıyor.

Büyüğünden küçüğüne birçok şirketin, tekne turları, outdoor aktiviteler, piknik, konser, dans, spor turnuvaları, günü birlik veya hafta sonu konaklamalı doğa ve kültür gezileri, grand prix, mutfakta yemek-pasta yapma gibi çalışanları için düzenlediği etkinlikler son yıllarda giderek arttı.

Çalışanlar, aktiviteler ile iş dışında birlikte vakit geçirme, farklı departmanlarda görev yapan personel ile kaynaşma, hobi edinme ve hobilerini gerçekleştirme fırsatı bulurken, şirketler de çalışanlarla ilişkilerini güçlendirmeleri açısından önemli olduğunu düşünerek bu tür aktivitelere her geçen gün yenilerini ekliyor.

Spor takımları, müzik stüdyosu, orkestra ve koro da bulunan bazı şirketlerin bünyesinde dans, tiyatro, kitap, fotoğraf, pet, yelken, doğa sporları, DVD, sağlık ve yaşam stili, yamaç paraşütü, halk oyunları, takı-tasarım, havacılık, müzik, su sporları, motosiklet, kış sporları ve off-road gibi çeşitli kulüpler yer alıyor.

Bazı şirketler, çalışanları için spor salonu, sırt-omuz ve boyun masajı uygulaması, diyetisyen hizmeti verirken, gerçekleştirilen aktivitelere şirket yöneticileri de katılıyor.

-MICROSOFT’TAN SIRT-OMUZ VE BOYUN MASAJI UYGULAMASI-

Microsoft Türkiye, geleneksel olarak iftar, yeni yıl yemeği, kick-off, piknik, 23 Nisan ve kutlama yemekleri gerçekleştiriyor. Sosyal Kulüp tarafından da “happy hour”, kültür gezileri ve bazı sanat faaliyetleri organize ediliyor.

Yelken, futbol, fotoğrafçılık ve dans kulüpleri ile Scuba Diving, MS Toast Masters Club bulunuyor.

Yakın zamanda sırt-omuz ve boyun masajı uygulamasını devreye alan şirket, uygulama ile teknoloji, ofis ortamı, ergonomik koşullar ve stresin yaratacağı fiziksel etkileri azaltmaya katkıda bulunmayı amaçlıyor.

-BORUSAN’DAN YELKEN KULÜBÜ-

Borusan, çalışanlarının stres atabilecekleri, birbirleriyle kaynaşabilecekleri Okay Yelken Kulübü, Art’a Kalan Zaman Günü ve Fotoğraf Kulübü gibi sosyal etkinlikler düzenliyor.

Okay Yelken Kulübü, Borusan Mannesmann Boru (BMB) çalışanları tarafından Haziran 2010’da kuruldu. BMB’den 27 çalışanın katılımıyla başlayan kulüp, Borusan Grubu çalışanlarından büyük ilgi gördü. Katılımcıların sayısı ikinci eğitim döneminde 80’i, üçüncü eğitim döneminde ise 100’ü buldu. Borusan Grubu şirketleri arasından Borusan Holding, Borusan Mannesmann Boru, Borusan Makine ve Güç Sistemleri ve Supsan’ın yelken takımları bulunuyor.

“Art’a Kalan Zaman” temasıyla hayata geçirilen proje kapsamında holding çalışanları, ayda bir kez bir araya geliyor ve kültür-sanat etkinliklerine katılıyor. Daha çok sergilerin gezildiği etkinlik kapsamında Borusanlılar özel rehber aracılığıyla eserleri daha yakından tanıyor, birlikte kültür ve sanatla iç içe zaman geçiriyor.

Borusan bünyesinde 2009 yılı sonunda kurulan Fotoğraf Kulübü’nün yaklaşık 350 destekçisi bulunuyor. Facebook sayfası, portalı ve Twitter hesabıyla da aktif olan Fotoğraf Kulübü, şimdiye kadar Abant, Kıyıköy, İğne Ada, Yedi Göller, Göynük, Sünnet Gölü ve Sülüklügöl’e geziler düzenledi.

-HALKBANK’TAN TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROSU-

Halkbank, çalışanlarına kültür, sanat, spor ve gezi gibi pek çok alanda kendilerini geliştirme, hobi edinme fırsatı bulacakları imkanlar sunuyor.

Bankanın düzenli bir araya gelen faaliyet gruplarından Türk Halk Müziği korosu çeşitli konserler veriyor. Ankara Kuruluşlar Arası Masa Tenisi Ligi’nde mücadele eden masa tenisi takımı ise düzenli antrenmanlarıyla çalışmalarına devam ediyor. Banka, Kültür Vakfı aracılığıyla çalışanlarına tiyatro ve konser gibi bazı etkinlikleri takip edebilmeleri için indirimli bilet sağlarken, gezi organizasyonları, bağış kampanyaları, bowling ve futbol turnuvası etkinlikleri de gerçekleştiriyor.

-FİNANSBANK’TAN FİNCLUB YAŞAM ATÖLYESİ-

Finansbank da çalışanlarının motivasyonlarına katkı sağlamaya yönelik çeşitli kurum içi iletişim faaliyetleri düzenliyor. FinClub Yaşam Atölyesi ile çalışanlar, kendine uygun bir etkinlik bulabiliyor, popüler faaliyetlere piyasa değerinin çok altında bir fiyatla katılım şansı sağlıyor. Aralık 2010 itibariyle 3 bin 853 üyesi bulunan FinClub’da geçen yıl içerisinde 530 aktivite yapıldı ve etkinliklere 23 bin 396 kişi katıldı.

Finansbanklılar, banka bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli sosyal kulüpler kapsamında da perküsyon atölyesinden reiki’ye, konserden tiyatroya, kısa film atölyesinden salsaya, kartingten briçe, uçurtma yapımından fotoğrafçılık aktiviteleri gibi hobi eğitimlerine kadar birçok etkinliğe birlikte katılabiliyor.

FinClub Yaşam Atölyesi Kulüpleri; çalışanlara yönelik seminerler dizisinden oluşan Sağlık ve Yaşam Stili Kulübü, sanat ve hobi etkinliklerini içeren Sanat ve Hobi Kulübü, gezi etkinliklerini içeren Gezi Kulübü, konser, ve spor gibi faaliyetleri kapsayan Sosyal Etkinlik Kulübü ile fotoğrafçılık aktivitelerinden oluşan Fotoğrafçılık Kulübü olarak 5 ana başlıkta faaliyet gösteriyor.

-TURKCELL SOSYAL AKTİVİTE GRUBU’NDAN YILDA 365 AKTİVİTE-

Turkcell, grup şirketleriyle birlikte çalışanlara özel pek çok etkinlik düzenliyor. Turkcell Sosyal Aktivite Grubu (TSAG), her yıl yaklaşık 365 aktivite gerçekleştirirken, grup çatısı altında futbol, basketbol, yüzme, yelken, masa tenisi, karting, bowling, bisiklet ve voleybol olmak üzere 9 dalda kurumsal spor takımı bulunuyor. Tüm aktiviteleri gönüllü bir ekip yürütüyor. “Yaratıcılıkta sınır tanımayan” ekip, “hiç sesi olmayanlara” şan dersi, sabun yapım ve karpuz seçme kursları, otoparkta nostaljik sinemalar da düzenliyor.

TSAG’ın “gün içinde sürpriz ikram” konsepti de bulunuyor. Hemen hemen her hafta çalışırken ofisten içeri bir satıcı giriyor ve “sürpriz” bir yiyeceği satıyor. Bu konseptle bugüne dek salatalık, midye, çiğ köfte, lokma, pilav, kanlıca yoğurdu ve karpuz gibi yiyecekler çalışanlara sunuldu. Çalışanlar için Adriyatik turundan Afrika turuna kapsamlı seyahatler gerçekleştirilirken, şehirlerarası lezzet turlarına katılıp yöresel yemekler tadılıyor, araba ve hıza meraklı olanlar araba sürüş testlerine katılıyor.

Turkcell’de çalışanların oluşturduğu “Celloband” adında bir müzik grubu da bulunuyor.

-MERCEDES BENZ TÜRK’TEN “GRUP DAYIMLAR” MÜZİK GRUBU-

Mercedes Benz Türk’te çalışanları mesai saatleri dışında da bir araya getirerek kaynaşmalarını hedefleyen fotoğraf, müzik, dans, kültür, dalış, doğa yürüyüşü, motosiklet, kış sporları, yelken, tiyatro ve off-road kulüplerinde hem bireysel hem de takım aktiviteleri yer alıyor. Fotoğraf Kulübü’nün düzenlediği gezilerde çekilen fotoğraflar şirket içerisinde gerçekleştirilen bir sergide çalışanlar ile paylaşılıyor.

Şirket çalışanlarından oluşan “Grup Dayımlar” müzik grubu, şirket dışında çeşitli organizasyonlar düzenlerken, sosyal kulüpler bünyesinde tüm çalışanlara dans, gitar, tenis, pilates, yoga dersleri ve fitness salonu imkanı sunuluyor. Sosyal kulüp aktivitelerinin yanı sıra, 2 yılda bir bahar turnuvası düzenleniyor. Turnuvalarda çalışanlar futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve squash branşlarında yarışıyor.

Hoşdere Spor Salonu’nda düzenlenen spor okullarına her yıl yaklaşık 300 çalışanının çocuğu katılıyor.

Otokoç Otomotiv, geçen yıl gerçekleştirdiği bölgesel toplantılarda yeni bir organizasyonun start’ını verdi. Uluslararası Formula 1 yarışlarından esinlenerek hazırlanan Otokoç Otomotiv Grand Prix’de, beyaz-mavi yaka karmasından oluşan ekipler tasarımı kendilerine ait araçlarla en uzun mesafeyi kat etmeye çalıştı. Yarışma, Anadolu genelinde etaplar halinde düzenleniyor.

Aygaz ve Opet çalışanlarının katılımıyla 2004 yılında çalışmalarına başlayan Aygaz-Opet Türk Müziği Korosu, klasik Türk müziğine gönül veren çalışanları buluşturmak, bu hobilerini gerçekleştirmeleri için fırsat yaratmak, iç iletişimi ve çalışan motivasyonunu artırmaya katkı sağlamak amacıyla kuruldu.

TRT Ankara Radyosu sanatçılarından Coşkun Açıkgöz yönetiminde çalışmalarına devam eden koro Aygaz-Opet ve diğer Koç Grubu çalışanlarından oluşuyor. Yaklaşık 30 kişilik koro ekibinde şirketlerin çok farklı departmanlarından katılımcılar mevcut.

-BSH’DAN SOKAK KULÜPLERİ-

BSH’ın SOKAK adını verdiği sosyal ve kültürel etkinlik kulüpleri kapsamında tiyatro, dans, halk oyunları, fotoğrafçılık ve yamaç paraşütü gibi 8 ayrı kulüp bulunuyor. Yılda 3 kez düzenlenen ve icra kurulunun da katıldığı “happy hour” buluşmaları, kurumsal spor etkinlikleri, ayın çalışanı programı, inovasyon teşvik ödülleri, piknikler ve yılbaşı partileri bu amaçla hayata geçirilen uygulamalardan bazılarını oluşturuyor.

SOKAK kulüpleri (takı-tasarım, havacılık, yelken, fotoğrafçılık, tiyatro, dans, halk oyunları, müzik, su sporları) tüm yıl boyunca yaptıkları çalışmaları yılda bir defa düzenlenen SOKAK haftasında tüm şirket çalışanları ve üst düzey yöneticilere sergiliyor. Müzik, halk oyunları ve tiyatro kulübü üyeleri SOKAK haftasının dışında da “happy hour”, yılbaşı partisi ve bayi toplantısı gibi şirketin düzenlediği etkinliklerde de sahne alıyor.

-”KİŞİSEL GELİŞİMLERİNİ HIZLANDIRIYORLAR”-

BP Türkiye, çalışanlarına yönelik gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve sportif aktivitelerini 2002’den bu yana BP Sosyal Grubu (BPSG) çatısı altında hayata geçiriyor.

Çalışanlarına pilates, kondisyon, koşu, yürüyüş gibi düzenli spor yapma imkanı veren BP Türkiye binası içindeki salonda tam ve yarı zamanlı profesyonel spor eğitmenleri/rehberleri bulunuyor. BP Türkiye çalışanları futbol ve basketbol turnuvaları düzenlerken, BP ve Castrol çalışanlarından oluşan basketbol takımları ise 2011 Kurumsal Basketbol Ligi’nde müsabakalara katılıyor.

-BAT TÜRKİYE’DEN SCUBA-

British American Tobacco (BAT) Türkiye bünyesinde FunCO adı verilen bir etkinlik ekibi bulunuyor. 2006’da ufak partiler, fotoğraf kursu ve yoga gibi hobilere yönelik organizasyonlar ile yola çıkan FunCO, bünyesindeki gönüllüler sayesinde çalışanların talep ettiği, katılmayı arzu ettiği her alanda aktiviteler düzenliyor. Bunların arasında çeşitli periyotlarda şirket çalışanlarını bir araya getiren kutlamalar, piknikler, iftar yemekleri, mangal partileri bulunuyor.

Şirketin müzik grubu ise İstanbul’da çalışanlara konserler veriyor.

Dragon Boat, kurumsal oyunlar ve şirketler ligi gibi spor karşılaşmalarına şirket çalışanları takımlar halinde katılıyor. Şirketin voleybol, futbol, basketbol, yelken ve karting takımları bulunurken, fotoğraf kursu, dalış kursu, yelken kursu ve güvenli motor sürüş kursu gibi hobilere yönelik çalışmalar da yapılıyor. Çalışanlar için organize edilen Kartalkaya ve dalış gezileri ise büyük talep görüyor.

-ANADOLU SİGORTA ÇALIŞANLARINDAN ORKESTRA-

Anadolu Sigorta, çalışanlarına yönelik son birkaç yıldır Şile’de motivasyon etkinliği gerçekleştiriyor. Türkiye genelindeki tüm çalışanların bir araya geldiği organizasyon, gün içerisinde çeşitli aktiviteler, futbol, basketbol, voleybol ve tenis gibi spor turnuvalarıyla geçiyor.

2 ayrı futbol ile basketbol, voleybol ve bowling takımları da bulunan şirketin farklı birim ve kademelerinde çalışanlardan oluşan bir orkestrası da yer alıyor. Amatör bir ruhla başlayan orkestra, geçen 2 yılın ardından artık şirketin özel gecelerinde de sahne alıyor.

Anadolu Sigorta İnsan Kaynakları ve Eğitim’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Filiz Tiryakioğlu, bu tür etkinliklerin şirket içi iletişim ve takım bilincine olumlu katkıda bulunduğunu düşündüklerini, özellikle takım sporlarında gördükleri uzun süreli ve başarılı iş bölümü anlayışı sayesinde katılımcıların, ortak amaç için birlikte mücadele etme kavramını birebir yaşadığını, diğer çalışanlarının da kurum kültürüne ve çalışma arkadaşlarına olan desteklerini net olarak gözlemleyebildiklerini ifade etti.

Garanti Emeklilik’te her yıl tüm çalışanların katılımıyla düzenli olarak gerçekleştirilen ortak hedef toplantısı ve tekne turu gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra, fotoğrafçılık, müzik ve spor kulüpleri bulunuyor. Genel müdürlük binası içinde kurulan müzik stüdyosu, şirket müzik grubunun çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Garanti Emeklilik basketbol takımı da, Doğuş Şampiyonlar Ligi ve şirketler arası basketbol ligi olan Business League’de 3 yıldır başarılı sonuçlara imza atıyor.

Anadolu Emeklilik basketbol takımında şirket genel müdürü ve genel müdür yardımcısı, şirket çalışanlarının oluşturduğu müzik grubunda ise yönetim kurulu üyesi ve insan kaynakları birim müdürü bulunuyor. Şirketin yemek kursu ve fotoğrafçılık gezisi gibi faaliyetlerine de birçok şirket yöneticisi katılıyor.

-AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT, EUREKO SİGORTA KULÜPLERİ-

AvivaSA Emeklilik ve Hayat’ın finansal destek sağladığı 10 çalışan sosyal kulübü bulunuyor. Dalış, dans, fotoğraf, yelken, kitap, gezi ve gurme, tiyatro, fun ve pet kulübe üye olan çalışanlar, sağlıklı yaşam sohbetleri, sigarayı bırakma seminerleri, spor ve bowling turnuvaları, yardım kermesleri, yılbaşı ve yaza merhaba partileri, stand-up, sinema, tiyatro organizasyonları da gerçekleştiriyor.

Genel müdürlük binasında bulunan kütüphane, internet kafe ve spor salonu öğle aralarında büyük ilgi görürken, AvivaSA Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Meral Eredenk ve genel müdür yardımcıları aktivitelerin çoğunda yer alıyor.

Eureko Sigorta’da ise çalışanların ilgi alanlarına göre tercih ettikleri 4 kulüp bulunuyor.

Kale Grubu, çalışanlar arasındaki paylaşımı arttırmak, sosyal ve kültürel bütünleşmeyi sağlamak amacıyla 2010 yılında İstanbul ve Çanakkale lokasyonlarında Kültür Sanat Müzik Kulübü, Doğa Kulübü, Etkinlik Kulübü, Çocuk Kulübü, Spor Kulübü, Sosyal Sorumluluk Kulübü ve Kale Club’ı oluşturdu.

Kulüp aktivitelerine geçen yıl yaklaşık bin 200 kişi katılım gösterirken, etkinliklere başta Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay olmak üzere çok sayıda üst düzey yönetici katılıyor. Kale Grubu çalışanlarından oluşan müzik grubunda da üst ve orta düzey yöneticiler bulunuyor.

-ALARKO İSTİKBAL KULÜBÜ-

İshak Alaton ve Üzeyir Garih tarafından 1985 yılında kurulan Alarko İstikbal Kulübü (AİK), tüm Alarko Şirketler Grubu’nda çalışan personele yönelik etkinlikler gerçekleştiriyor.

AİK bünyesinde eğitim, sanat, sosyal ve spor etkinlikler personelden oluşturulan komitelerce yürütülüyor, Alarko çalışanlarının tamamına ve yakınlarına bu etkinliklerle iç iletişim ve motivasyon desteği veriliyor. 2010 yılında ritm ve perkisyon eğitimi, çeşitli tiyatro, müzikal organizasyonlar, Batı Karadeniz, Bozcaada ve Assos gezileri, Avrasya Maratonu’na katılım organizasyonu ve Kapalıçarşı Oryantiring gibi birçok etkinlik düzenlendi.

-VESTEL’DEN YEMEK PİŞİRME ETKİNLİKLERİ-

Vestel, her yıl geleneksel olarak bowling ve futbol turnuvaları düzenliyor. Kano ve rafting gibi su sporları çalışanların doğayla iç içe olmalarını sağlarken, Mutfak Sanatları Akademisi’nde yemek pişirme etkinlikleriyle de çalışanlara farklı aktivite seçenekleri sunuluyor.

Henkel, her yıl düzenli olarak futbol, bowling turnuvaları düzenliyor, şirket içinde yer alan doğa sporları ve fotoğrafçılık kulüpleri ile trekking, bisiklet turu ve fotoğraf çekimi gibi etkinlikler gerçekleştiriyor.

Honda Türkiye A.Ş, çalışanlarına yönelik 2002 yılından beri parti ve spor turnuvaları düzenliyor. Aidiyet hissi oluşturma, çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirme ve stres atma amacıyla gerçekleştirilen etkinliklere genel müdürden başlayarak tüm üst düzey yöneticiler katılıyor.

Adel Kalemcilik, nisan-mayıs aylarında tüm departmanların oluşturduğu takımların katıldığı Adel Kalemcilik futbol turnuvası/kupa töreni ve lokma partisi, yılda 3-4 kez günü birlik veya hafta sonu konaklamalı doğa ve kültür gezileri organizasyonu, kadın çalışanlara yönelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlama partisi gerçekleştiriyor. Anadolu Grubu şirketlerinin ortaklaşa düzenlediği ve Adel Kalemcilik’in de katıldığı Anadolu Grubu futbol turnuvası ise mayıs-haziran aylarında yapılıyor. Adel Kalemcilik ve diğer Anadolu Grubu şirketleri çalışanlarından oluşan tiyatro çalışması ve oyunun tüm Anadolu Grubu çalışanlarına sahnelenmesi de söz konusu.

Ceva personelini bir araya getiren sosyal aktivite kulüpleri bulunuyor.

CEVA Türkiye Spor Kulübü’nün her yıl düzenlediği geleneksel halı saha futbol turnuvası ve bowling turnuvası, Kültür, Sanat ve Gezi Kulübü’nün altında yer alan “Sırf Tiyatro Ekibi”, Sosyal Sorumluluk Kulübü’nün “kardeş okul” ve “kan bağışı kampanyası” personelin ilgiyle katılım gösterdiği etkinlikleri oluşturuyor.

Bilim İlaç, 2003 yılında Sosyal-Sportif Aktivite Kulübü kurdu.

Faaliyetler arasında kültür gezileri, ödüllü sinema yarışması, DVD Kulübü, langırt, futbol, bilardo, masa tenisi turnuvaları, şirket olimpiyatlarına katılım, çalışanların çocukları için yaz döneminde masa tenisi yaz okulu, çalışanlara yönelik kişisel sergilerin açılması yanında ailelerin de katılım gösterdiği konser ve piknik organizasyonları, akşam üstü partileri bulunuyor.

GittiGidiyor’da kutlamalar, yılbaşı ve “yaza merhaba” gibi dönemsel organizasyonların yanı sıra, çalışanların talepleri üzerine düzenlenen veya onların organizasyonunu üstlendikleri pek çok farklı etkinlik gerçekleştiriliyor.

Belli aralıklarla, iş saatlerinde, seçilen filmlere göre gruplar halinde sinemaya gidilirken, çalışanların talep ettiği ve organizasyonunu üstlendiği PES turnuvası bulunuyor. Futbol takımı, iki farklı lige katılan basketbol takımı ve İstanbul Corporate Games bünyesinde oluşturulan ekipler yine şirket tarafından destekleniyor. Çalışanların ilgi alanlarına veya kendilerini geliştirmek istedikleri konulara göre fotoğrafçılık, işaret dili eğitimi gibi çeşitli atölyeler de gerçekleştiriliyor.

Coface Türkiye, 2008 Mart’ında, “fark yaratmak ve farkına vardırmak” sloganıyla şirket içi eğitimde yaratıcı drama ile yola çıktı. Şirket, geleneksel olarak her yıl müzikal bir oyun sergiliyor. Coface Kumpanya’da motivasyon amaçlı olarak ast-üst ilişkisi gözetilmeksizin genel müdürden asistana kadar her kademeden çalışan rol üstleniyor.

Koçtaş, masa tenisi, bowling gibi spor aktiviteleri, sinema, tiyatro ve sanat gösterileri gerçekleştiriyor. İlerleyen zamanlarda spor aktivitelerinin çeşitlenmesi, bunlara gezi ve yemek organizasyonlarının da dahil edilmesi planlanıyor. Şirketin Sosyal Aktivite Merkezi de bulunuyor.

DYO Boya, yıl içinde futbol, tavla ve bowling turnuvaları, yaza merhaba partisi, iki ayda bir toplu doğum günü kutlamaları organize ediyor. Bunların yanı sıra toplu tiyatro biletleri alınarak isteyen çalışanlara dağıtılıyor.

Piaggio’nun Türkiye distribütörü Ferco Motor’un kurduğu vitesli ve otomatik motosiklet güvenli sürüş eğitim merkezi Vespa Academy, şirketlerle işbirliğine giderek motosiklet tutkunu olanlara ya da olma yolundakilere farklı seviyelerde sürüş eğitimleri veriyor.

Vespa Academy’nin eğitimlerine katılan firmalar arasında Turkcell, Philip Morris ve Medyasoft gibi çok sayıda şirket bulunuyor. Bugüne kadar yaklaşık 750 şirket çalışanına eğitim verildi. Yeni sezon içinde aralarında IKEA, Finansbank ve Bovis Lend Lease’nin bulunduğu bazı şirketler de eğitime katılacak.

Doğuş Grubu, 2005 yılından bu yana daha önce amatör ya da profesyonel olarak spor yapmış bütün çalışanlarının katılımına açık olan Doğuş Şampiyonlar Ligi düzenliyor. Lig, bilardo, bowling, basketbol, voleybol, tenis, masa tenisi, carting, yelken ve futbol branşlarında federasyon hakemlerinin yönetiminde gerçekleştiriliyor.

Yapı Kredi’de ise, bu kapsamdaki en önemli çalışmalardan biri 2007 yılında kurulan Yapı Kredi Spor Kulübü Derneği olarak öne çıkıyor.

Çalışanların tamamının üye olabildiği dernekten, çalışanların eş ve çocukları da faydalanabiliyor.

Üyelere, ailelerine ve sporculara çeşitli sporları yapma olanağı sağlamak, ruhsal ve bedensel olarak sağlam yetişmelerine katkıda bulunmak ve boş zamanlarını değerlendirmek amacı ile kurulan dernek, başta futbol, yelken, tenis, atletizm, voleybol, basketbol, su sporları ve kayak olmak üzere birçok spor dalında yıl içerisinde eğitimler, turnuvalar ve etkinlikler düzenlemesinin yanında, Yapı Kredi;nin sosyal tesislerinden banka çalışanlarının da yararlanması için aracı olarak göze çarpıyor.

Milliyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

Otomotiv Mühendisliği Bölümü İlk Mezunlarını Verdi


Mercedes – Benz Türk A.Ş’nin desteğiyle 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde kurulan Otomotiv Mühendisliği bölümü ilk mezunlarını verdi.

Otomotiv mühendisliği bölümünden mezun olan 7 öğrenci Hacettepe Beytepe Kampüsü Amfi Tiyatro’da düzenlenen törenle diplomalarını aldılar. Törende bir konuşma yapan Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr Yılmaz Kaptan, otomotiv mühendisliği bölümünün Türkiye otomotiv sanayisi için büyük önem taşıdığını belirterek, bölümün üniversite bünyesinde kurulmasından verdiği desteklerden ötürü Hacettepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Geçim ve Rektör Prof. Dr. Uğur Erdener ile Mercedes Benz Türk A.Ş’ye teşekkür etti.

Mercedes – Benz Türk Aksaray Fabrikası Teknik Direktörü Gerald Jank ise üniversite ile sanayi kuruluşları işbirliğine büyük önem verdiklerini kaydetti. Mercedes – Benz Türk A.Ş’nin bu bağlamda Hacettepe Üniversitesi ile iyi bir işbirliğinde olduğunu ve üniversiteyi yıllardır desteklediklerini anlatan Jank, desteğin önümüzdeki dönemde de süreceğini söyledi. Jank, Hacettepe Üniversitesi’nde kuruluşlarına ön ayak oldukları otomotiv mühendisliği bölümünün makine mühendisliği bölümü çatısı altında programını yürüttüğünü, eğitim programının diğer partneri olan Almanya’nın Esslingen Üniversitesi ile Hacettepe Üniversitesi’nin 2010 Haziran ayı içinde Erasmus değişim anlaşması imzaladığı bilgisini verdi. Mercedes – Benz Türk A.Ş’nin eğitim programı sürecinde Aksaray fabrikasını ve laboratuvarlarını öğrencilere açtığını aktaran Jank, otomotiv mühendisliği mezunlarını 2010 yılı içinde İstanbul Otobüs Fabrikası’nda da ağırlayacaklarını kaydetti. Öte yandan tören sonunda Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Uğur Erdener tarafından eğitim programına verdiği destekten ötürü Mercedes – Benz Türk Aksaray Fabrikası Teknik Direktörü Gerald Jank’a plaket sunuldu.

Türk otomotiv sanayisinin ihtiyaç duyduğu uzman mühendisleri yetiştirmeyi amaçlayan otomotiv mühendisliği bölümünde proje başından bu yana 200 öğrenci kabul edildi. Beş ders yılı olan eğitim programında teorik dersler İngilizce ve Almanca olarak Ankara’da, 2, 3 ve 4′nücü sınıf yaz stajı ise Mercedes – Benz Türk A.Ş’nin Aksaray ilindeki kamyon fabrikasında veriliyor.

Referans

Kategori HaberlerYorum (0)

2009′un En Gözdeleri


“Türkiye’nin En Gözde Şirketleri” Araştırması 2009′da ilk defa gerçekleştirilerek büyük yankı uyandırmış, özellikle üniversite gençlerinin şirketlere olan eğilimlerini detaylarıyla yansıtması açısından farklılaşmıştı. Araştırma 2010 yılında da yapılmaya devam edilirken 2009 sonuçlarını hatırlamakta fayda var. Bir yıl aradan sonra öğrencilerin şirket algısının ne yönde değiştiğini böylece daha iyi anlayabileceğiz.

Realta tarafından yapılan, “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri” 2010 Araştırması’na hala katılmadıysanız aşağıdaki linklerle araştırmaya ulaşabilirsiniz. Araştırma Mart sonuna kadar devam ediyor!

http://www.engozdesirketler.com/

http://apps.facebook.com/engozdesirketler/

Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009

87 üniversitede öğrenimine devam 19 bin 894 öğrenci Türkiye’nin en gözde şirketlerini ve sektörlerini seçti.

Şimdiye kadar tatminkar bir cevap verilemeyen ancak krizle birlikte kritik önemi artan bu sorulara, bağımsız yetenek gelişim şirketi Realta’nın ilk kez bu yıl; 19 bin 894 üniversite öğrencisinin tercihleriyle hazırladığı “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri 2009” araştırmasıyla ışık tutuyor.

1. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE ŞİRKETLERİ

Koç Holding
Sabancı Holding
Türkiye İş Bankası
Türkiye Garanti Bankası
Microsoft
Zorlu Holding/Mercedes Benz
Eczacıbaşı Holding
Doğan Holding
Yapı ve Kredi Bankası
Doğuş Holding

2. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE SEKTÖRLERİ

Holding
Bankacılık / Finans
Bilişim
Otomotiv
Havayolu
Telekom / Haberleşme
İlaç
Gıda
Kargo/Lojistik
İnşaat

3. ÖĞRENCİLERİN EN FAZLA ÇALIŞMAK İSTEDİKLERİ DEPARTMANLAR

Pazarlama
Mali İşler/ Finansman
AR-GE
İthalat / İhracat
İnsan Kaynakları
Bilgi Teknolojileri
Satış
Halkla İlişkiler
Eğitim
Üretim

4. TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE ŞİRKETLERİ

HOLDİNG
Koç
Sabancı
Zorlu
BANKACILIK / FİNANS
İş Bankası
Garanti Bankası
Yapı Kredi Bankası
BİLİŞİM
Microsoft
IBM
Intel
KARGO/LOJİSTİK
UPS
DHL
Fed-Ex
OTOMOTİV
Mercedes
Toyota
Ford
HAVAYOLU
THY
Pegasus
Atlasjet
GIDA
Coca-Cola
Ülker
Nestle
İNŞAAT
ENKA
Limak/Polat
Tepe/Nurol

5. ÖĞRENCİLERİN ÖMÜR BOYU ÇALIŞMA İSTEDİKLERİ ŞİRKETLER

Koç Holding
Sabancı Holding
Türkiye İş Bankası
Mercedes Benz
Microsoft

6. ÖĞRENCİLERİN İLERİSİ İÇİN REFERANS OLARAK GÖRDÜKLERİ ŞİRKETLER

Akbank
Finansbank
Türkiye Garanti Bankası
Çukurova Holding
Doğan Holding

7. GÖZDE ŞİRKETLERİ SEÇEN ÖĞRENCİLERİN TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER

A. “KURUM KİMLİĞİNİN” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Görsel Kimlik

A8 Logosu / amblemi
A9 Renkleri
A10 Şube/birimlerinin tasarımı
A11 İnternet sitesinin tasarımı
A12 Ürün/hizmetlerinin tasarımı
A15 Çalışanların giyimleri/dış görünüşleri
A16 Yöneticilerin giyimleri/dış görünüşleri

Kurumsal Kimlik

A1 Kurucusunun kişilik özellikleri, benimsediği ilkeler
A2 Misyonu (varoluş nedeni)
A3 Vizyonu (gelecekte ulaşmak istediği nokta)
A4 Geçmişi (geçmişteki olumlu olaylar)
A5 Yönetici ve çalışanları tarafından paylaşılan değerler
A6 Milliyeti (merkezinin bulunduğu ülke)
A7 Yöneticilerinin dünya görüşü

Kurumsal Strateji

A13 Ürün ve hizmetlerinin kalitesi
A14 Ürün ve hizmetlerinin farklı ve benzersiz olması
A17 Hitap ettiği müşteri kitlesi
A21 Girişimci ruhu/yapısı

Rekabetçi Konum

A18 Büyüme hızı
A19 Mali/finansal gücü
A20 Karlılık düzeyi

Kurumsal Sosyal Sorumluluk

A22 Sosyal sorumluluk anlayışı
A23 Etik (ahlaki) standartları
A24 Çevre politikası

Araştırmada ölçümlenen diğer faktörler
B. “ÇALIŞMA ORTAMININ” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Fiziksel Çalışma Ortamı
Yönetim Stili
Sosyal Çalışma Ortamı

C. “KİŞİSEL GELİŞİM VE KARİYER İMKANLARININ” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

Ç. “ÜCRET VE İŞ GÜVENCESİNİN” ÖĞRENCİ TERCİHLERİNE ETKİSİ

8. GÖZDE ŞİRKETLERİ SEÇEN ÖĞRENCİLERİN TEMEL BİLGİ KAYNAKLARI.

a. “İlan ve Reklamların” öğrenci tercihlerine etkisi
b. “Basında Yer Alan Haber ve Yazıların” öğrenci tercihlerine etkisi
c. “Çevrenin” öğrenci tercihlerine etkisi
ç. “Tanıtım Faaliyetlerinin” öğrenci tercihlerine etkisi
d. “Tanıtım Araçlarının” öğrenci tercihlerine etkisi

9. ÖĞRENCİLERİN İŞ YAŞANTISINDAN BEKLENTİLERİ

10. ÖĞRENCİLERİN TÜRKİYE’DEKİ STAJ UYGULAMALARI HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ

Kategori Haberler, SektörelYorum (0)

Mercedes Benz Türk İK Direktörü Salih Ertör: “Her şeyden önce ‘iyi insan’ arıyoruz”


Mercedes Benz Türk’deki çalışma yaşamı 30 yılı bulan İK Direktörü Salih Ertör ile, kariyer geçmişi ve Mercedes’in İK politikası üzerine konuştuk.

-Mercedes’teki çalışma hayatınızın 30 yıla yaklaştığını biliyoruz. Bu kariyer nasıl başladı, yurtdışında öğrenime ne zaman karar verdiniz?

-Ortaokul ve liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde parasız yatılı okudum. Ailemin maddi durumu çok elverişli değildi. Okulumun en çalışkanlarından olmamama rağmen sonradan bakıyorum ki gerçekten çok iyi bir eğitim varmış. 120 senelik mazisi olan bir okul ve mezunlarının çoğu gerçekten iş hayatında çok başarılı oldular. Sonra Bursa İktisadi Ticari İlimler Akademisi’ne kaydoldum ama ardından Münih’te işçi olarak çalışan halam ile konuştum ve onun yanına Almanya’ya gittim. Bir yıl Almanca öğrendikten sonra Münih Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne başladım. Tahsilimi sürdürürken bir yandan da büro temizliği, mobilya taşıma, gazete satıcılığı, süpermarket işçiliği gibi birçok işte çalıştım. Ön lisansı verdikten sonra bunların zamanımı çok aldıklarını gördüm ve yardımcı asistan olarak üniversitede çalışmaya başladım. Üniversiteyi bitirdiğim andan itibaren de Mercedes’e MT olarak girdim.

-Türkiye’ye dönüş kararını nasıl verdiniz, planlarınız arasında orada kalmak yok muydu?

-Ailevi sorumluluktan dolayı Türkiye’ye dönmek istiyordum. Türkiye’de fabrikası olan, angajmanı olan şirketlerle ilgili bir liste yaptım ve Mercedes de bunların başında geliyordu. Üniversite son sınıfta AIESEC Kariyer Günleri etkinliğinde Mercedes’in Türkiye’deki fabrikasında çalışabileceğimi düşündüm. Mercedes yönetici yetiştirme grubunda bir yıl çalıştım. İK gibi ve ona yakın bölümlerde işbaşı eğitimi yaptıktan sonra o zamanki ismiyle Otomarsan’da ücret ve personel planlaması birimini kurmak üzere bir görev aldım ve 30 yıldır da buradayım.

-Bu süreçte İK alanında kariyer yapmaya nasıl karar verdiniz? Bursa’da iken böyle bir kariyer hedefiniz var mıydı?

-Yoktu esasında. Kariyer planı diyerek şu anda gençlere belki haksızlık ediyoruz. Ama insanın fikri, tecrübesiyle birlikte de oluşuyor. İnsanın genel birtakım yetenekleri doğrultusunda bir meslek seçmeye çalışması doğru bir şey ama ille de ben şu konuda kariyer yapacağım demek ne kadar mümkün bugün hala bilemiyorum. Benim daha çok sosyal bilimlere eğilimim vardı. Tıp doktoru olmayı isteyebilirdim, hukuk isteyebilirdim, siyasal bilgiler fakültesinde olmayı çok isterdim gerek kamuda yöneticilik gerek elçiliklerde görev alabilmek amacıyla.

Üniversite tahsilim esnasında insan kaynakları, o zamanki ismiyle personel yönetimi konularına ve işletme psikolojisi gibi derslere olan ilgimi gördüm ve ille de ilk önceliğim o olmamasına rağmen o konuda devam ettim ve sonra da başka bir şeye bakacak hiç fırsatım olmadı. Sürekli olarak insanlarla uğraştığınız zaman her gün şartlar değişiyor. Benim açımdan da mesleğim hiçbir zaman can sıkıcı olmadı, rutin olmadı. Sürekli olarak hem insana, hem şirkete, hem de topuma hizmet verebileceğiniz, katma değer üretebileceğiniz bir meslek bu. O bakımdan da çarpan etkisi çok fazla olan, insana yaptığınız yatırımın daha sonra karşılığını kat kat görebildiğiniz bir meslek İK. Ben çok mutlu oldum ve hala da cazip bir meslek olduğunu düşünüyorum, tavsiye ederim.

-İyi bir yönetici olmak için bir formül yoktur elbette ama yönetim sürecinin olmazsa olmazları nedir?

-İyi bir yönetici doğulur mu olunur mu sorusu hep bir tartışma. Sanıyorum ikisinin de etkisi var. Bir şeyleri belki genlerden olmasa bile aileden, çocukluktan getirmeniz gerekebilir. Ama onun haricinde her insan kendisini sürekli olarak geliştirebilir. Biraz vizyonerlik lazım, ileriyi görebilmek, uzun vadeli bakıp, bütünü anlamak, detaylarda dağılmamak, önemliyi ayırt edebilmek lazım. Bir yönetici derken ille de Atatürk gibi Gandhi gibi toplumsal liderlerden bahsetmesek de yöneticinin içinde bir parça liderlik de olmalı. Tamamen teknik ve mesleki yönetim değil de insanları belirli bir amaç doğrultusunda etkilemek, yönlendirmek, motive etmek, takdir etmek geliştirmek söz konusu ise bu yetkinliklere sahip olmalı, en azından onları geliştirmeye çalışmalı. Her şeyden evvel kendisini tanıyabilmeli, görebilmeli, ondan sonra da başkalarını tanıyıp ona göre belirli bir doğrultuda harekete geçmeli. Ki benim için o doğrultu da çok önemlidir: O doğrultu, kişisel menfaatlerin çok daha az yer tuttuğu, daha çok toplumsal ve kurumsal hedeflerin ön plana çıktığı, önderlikle, yaşayarak yol göstermekle iç içedir diye düşünüyorum.

-İK’yı yönetmek nasıl bir özellik ister? Örneğin bir üretim müdürü ile İK yöneticisi arasında ne fark vardır?

-Zor ve güzel bir soru. Öncelikle zevk almak lazım yaptığınız işten. İki kere ikinin her zaman dört etmediği bir ortamda, daha büyük belirsizlikler içerisinde, kompleks değil karmaşıklığı daha iyi yönetmeye çalışmanız lazım. Kendi kendinizi ve çalışanlarınızı motive etme yetkinliğine sahip olmanız lazım. Başarı ile başarısızlığın iç içe olabileceği, yorum farkının olabileceği bir ortamda hedeflerini gözden kaçırmadan, bütünü bozmadan çalışabilmeniz lazım. İnsana değer vermek çok çok önemli. İnsanda olan gelişmelerden umutlu olmak çok önemli. Toplumsal hedefleri ve faydayı da göz önünde tutmanız çok çok önemli. Kendinizi her şeyden sorumlu hisseden, belki biraz da rahatsız bir yapıya sahip olup, tamam ben başarılıyım diye hemen geriye yaslanmadan sürekli olarak daha yapılacak çok şey var diyerek çalışmalı yönetici.

-Mercedes nasıl bir işe alım politikası izler, adaylarda neler arar?

-Ben biraz basite indirgeyerek iyi insan arar diyorum. İyi insanı da bir yerde gördüğüm tanımı tekrarlayarak cevaplandırıyorum: ‘İyi insan aldığından daha fazlasını veren insandır’. Topluma, çalıştığı kuruma, arkadaşlarına, çevresine artı değer sağlayacak ve bu arada kendisi de gelişecek ve bunların tamamından mutlu olacak bir sorumluluğa sahip olan insan. Mercedes’in dört değeri var; Tutku, Disiplin, Saygı ve Dürüstlük. Bu dört değeri yaşayan ve bunları yüksek performans kültürüyle de bağdaştıran, aldığından fazlasını sürekli olarak vermeye çalışan bir insan yapısı arzu ediyoruz.

-Peki bu nitelikteki personeli nasıl algılıyorsunuz, hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

-“Tabi ki ilk girişte çok kolay belli olmuyor ama çok çeşitli yöntemler kullanıyoruz. Dünyada kullanılan en modern, en doğru diye görebildiğimiz yöntemleri öğreniriz ve onlardan bünyemize, kurum kültürümüze en uygun olacağını düşündüklerimizi adapte ederiz. Örneğin yetkinlik bazı mülakat vardır, değerlendirme merkezleri vardır, referans da vardır. Adayları çok rahat bir mülakat ortamında da tanımaya çalışırız. Geçmişte neler yaptığını görmeye uğraşırız. Okul başarıları yanında sosyal birtakım yetkinlikleri de geliştirmeye çalışmışlar mı, onları da sorgulamaya çalışırız. Bir yandan da böyle nitelikli insanları alıyoruz ama bunları tatmin edecek sistemlere de sahip miyiz konusunu da tartışıyoruz. Projelerimiz yeteri kadar var mı? Bu kadar üst nitelikte insanı uzun süre kurumda tutmak ne kadar mümkündür? Neler daha yapmamız lazım? sorularına cevaplar da arıyoruz. Bir çok şirket istediği nitelikte insanı bulmaya çalışırken biz, ‘acaba gereğinden çok daha üstün nitelikteki insanlarımızı nasıl kurumda tutarız’ı sorgulamaya başladık. Bunların hepsin kullanıyoruz işe almada.

Bu kapsamda çok güzel bir enstrümandan bahsedeyim: PEP adını verdiğimiz, Almanca Stajyer Geliştirme Programı’nın kısaltılmışı. Üniversite son sınıfta olan ve çok ince eleyip sık dokuyarak yaptığımız seçme sürecinden sonra kendimizi öğrencilere tanıtıyoruz. Öğrenciler de kendilerini özgeçmişleriyle ve mülakatlarda tanıtıyorlar. Orada bir karşılıklı uyum, bir sinerji oluşuyor ama mühim olan o çakıştırmayı sağlayabilmek. Yani biz diyoruz ki; bu bölümde bu işlerimiz var, vizyonumuz budur, çalışanlarımız şöyle bir kariyer bekleyebilirler. Bu süreçte gerek yönetici gerekse öğrenci birbirlerini ortam içinde seçiyor, buluyorlar. Bu eşleştirmeden sonra staj yerleri belli oluyor. Bir yıl boyunca kendi seçtiği bölümde staj yapıyor, ders esnasında da haftada iki gün şirkete geliyor. Bir yıl sonra bizden iyi bir burs tutarında bir maaş alıyor ve en önemlisi de üniversiteyi iş tecrübesine sahip olarak bitiriyor. Piyasa değerini çok fazla artırmış olarak mezun oluyor öğrencilerimiz. Ayrıca stajyerlerimizin ortalama olarak yarısını da istihdam ediyoruz. Bizde istihdam edemediklerimiz de başka kurumlarda iş bulabiliyorlar. Mercedes okulunda yetişmiş olmak, bir yıl boyunca o süreçleri tanımış olmak kendilerine çok büyük artı değer sağlıyor.

-İstihdam edilenler için, eski çalışanlar için neler oluyor Mercedes’te?

-O da çok geniş bir palet. Örneğin işe giren memurumuz, ilk günden itibaren tüm aile bireyleriyle birlikte hem hayat hem özel sağlık sigortasına sahip olur. Onun haricinde tüm çalışanlarımız bir yılda 16 maaş, bunun haricinde de ilave performans primi alırlar. Ama daha da önemlisi, çalışanlarımız ilk günden itibaren bir eğitim programına tabi olma imkanına sahipler. Oryantasyon dediğimiz şirketi tanıma, üst düzey yöneticilerle birlikte olma gibi. Tüm Mercedes’in küresel olarak kullandığı personel geliştirme metodu olan ‘LEED’, bizde de çok iyi bir şekilde kullanılır. Yönetici Değerlendirme ve Geliştirme Programının kısaltılmışıdır. Özü şudur: Bir, hedeflerle çalışılır. İki; o hedefler ve performans ölçülür, Üç; ödüllendirilir. Dört; yetkinlik, potansiyeli, yani bir üst düzeyde kariyer yapma niteliği tartışılır ve sistematik olarak uygulamaya konulur.

Diversity dediğimiz konu da bizim için çok önemli. Ayrıca kadın istihdamına da çok çok önem veriyoruz . Üretimin içinde de teknik bölümlerde de kadın istihdamı için uğraşıyoruz. Türkiye OECD üyesi 58 ülke içinde 55. sırada bu konuda. Gerek politik katılımda gerekse eğitim, sosyal ve iş hayatında kadınımızın yeri maalesef çok gerilerde ve giderek de bir azalma var. Tüm şirketler bu sorumluluğu hissetmezse ve kadın eğitimine önem vermezse geri kalmışlıktan kurtulamayız. Bu çerçevede ÇYDD ile birlikte ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ ismini verdiğimiz bir projeyi yürütüyoruz. 1000 tanesi meslek liselerinde 100 tanesi de meslek yüksek okullarında olmak 1100 kızımız projeye dahil durumda. Projenin paydaşları da şirketimiz, çalışanlar, bayilerimiz, imalatçılarımız olarak geniş bir katkıda bulunuyoruz. Bunları görüyorsunuz, bu fidanların neler yapabildiğini, nasıl yeşerdiğini, hem topluma hem ailelerine, size nasıl mutluluk saçtığını görüyorsunuz.

-Mercedes’te kariyer yapmak, çalışmak isteyen mezunlarımıza küçük tüyolar verebilir misiniz? Nelere önem vermeliler?

-“Hiçbir şekilde kendilerine olan güvenleri haricinde başka bir aracıya gerek hissetmesinler. Buyursunlar gelsinler. Gerek web üzerinden, gerekse direkt olarak müracaatlarını yapsınlar. Mercedes motivasyonları yüksekse, biraz evvel bahsettiğim niteliklerde iseler, almaktan çok vermeyi düşünüyorlarsa, sürekli olarak çalışmak, kendilerini geliştirmek, katma değer yaratmak istiyorlarsa, biz de mutlu olarak aramıza katılmalarından.”

“İyi bir yönetici doğulur mu olunur mu sorusu hep bir tartışma. Sanıyorum ikisinin de etkisi var. Bir şeyleri belki genlerden olmasa bile aileden, çocukluktan getirmeniz gerekebilir. Ama onun haricinde her insan kendisini sürekli olarak geliştirebilir. Biraz vizyonerlik lazım, ileriyi görebilmek, uzun vadeli bakıp, bütünü anlamak, detaylarda dağılmamak, önemliyi ayırt edebilmek lazım.”

“Mercedes’in dört değeri var; Tutku, Disiplin, Saygı ve Dürüstlük. Bu dört değeri yaşayan ve bunları yüksek performans kültürüyle de bağdaştıran, aldığından fazlasını sürekli olarak vermeye çalışan bir insan yapısı arzu ediyoruz.”

Kategori RöportajYorum (0)

İnsan Kaynakları Direktörü Gözüyle “Türkiye’nin En Gözde Şirketleri 2009″ anketi


Bir İnsan Kaynakları direktörü gözüyle bu çalışmanın önemini nasıl açıklıyorsunuz?

Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin “En gözde şirketlerini” belirlemeye yönelik bir çalışma her İK’cıyı inanılmaz heyecanlandırır. Hele bu çalışma, insan kaynağına ve eğitime verdiği önem ve değer ile bilinen, kurum kültürü ve çalışan bağlılığını en önemli başarı faktörleri arasında gören, başarılı iş sonuçları ile sürekli büyüyen ve üniversite-sanayi işbirliğine gönülden inanan ve bu konuda çok sayıda somut proje üreten bir kurumun hizmet verdiği topluma yansımasına yönelik objektif bir sonucu beraberinde getiriyorsa.

Araştırmanın en dikkat çekici makro çıkarımları neler sizce? Makro bir çıkarım yapsanız şirketler ve öğrenciler tarafından avantajlar ve dezavantajların ne olduğunu söylüyor rapor?

Öğrencilerin çalışmayı en fazla arzu ettikleri şirketlerde niçin çalışmak istedikleri ve söz konusu şirketler hakkında nasıl bilgi edinmekte olduklarına yönelik çıkarımlar insana ve topluma karşılık beklemeden yapılan samimi yatırımın ne kadar önemli sonuçları olduğunu çok net ortaya koyuyor.

Gençlerin çalışmak istediği şirketlerin ortak noktalarının temeli kurumsal yapıları olarak göze çarpıyor. Çalışan yatırımlarının doğru stratejiler ile belirlendiği, karşılığında da şirkete doğru yapılan işler olarak geri dönmesi oldukça önemli ve bunu başaran şirketler fark yaratıyorlar.

Bu şirketler farkı yaratan insandır düşüncesi ile hareket ediyorlar ve çalışanına yapacağı her bir yatırımın şirket, ülke hatta dünya refahı ve barışı adına yapıldığı düşüncesini taşıyorlar. Marka olarak üstlendikleri sorumlulukları, sundukları ürünlere ve hizmetlere yansıtmadaki başarıları da gençler tarafından daha fazla takdir görmelerini sağlıyor.

Bir başka önemli nokta da yetenek yönetimi, yani İnsan Kaynakları politikalarının ne kadar yapılandırılmış, detaylı ancak gerektiğinde esnek ve doğru uygulanabilir olduğu.

Bireylerin ve bunun sonucunda da organizasyonun performansını olumlu etkileyen IK uygulamaları şirketlerin çekiciliğini arttırıyor. Ayrıca yurtiçi ve yurtdışı kariyer olanaklarının söz konusu olduğu ve kariyer olanaklarının şeffafça paylaşıldığı organizasyonların avantajları da ortada. Bunlarla birlikte şirketlerin ücret ve yan haklar, iş-sosyal yaşam dengesi ve iş ortamındaki eşitlik ile ilgili politikalarının iyi olması gençleri şirketlere çeken etkenlerden.  Bir cümle ile özetlemek gerekirse gençler aynı zamanda hem gerçekçi hem de idealist olmayı başarıyorlar.

Raporda Mercedes’le ilgili gördüğünüz en önemli, paylaşabileceğiniz bilgi nedir?

Otomotiv sektöründe en beğenilen şirketler arasında Mercedes Benz Türk A.Ş.’nin 1. sırada yer alması bizleri hem çok mutlu etti, hem de gururlandırdı, ancak sorumluluğumuzu da bir kat daha arttırdı, gençler için başkaca neler yapabileceğimiz, yeni hangi projelerle onlarla beraber olmaya devam edeceğimiz konularında şimdiden bizleri yaratıcı şekilde düşünmeye ve üretmeye yöneltti.

Mercedes’i tercih eden öğrencilerin % 91’inin şirketimizde ömür boyu çalışmak istediklerini ifade ediyor olmaları, otomotiv sektöründe çalışmayı planlayan öğrencilerin de % 43’ünün ilk tercihi olmayı başarmış olmamız çok etkileyici sonuçlar.
Mercedes’te staj yapan öğrencilerin tümünün bizde çalışmayı istiyor olmaları ve Mercedes’te çalışma isteklerini nedenlendirirken, çalışanlara birey olarak değer verişimiz, kişisel gelişim ve kariyer imkânlarımızın genişliği ve yöneticiler ile çalışanlar arasındaki iletişimin güçlü ve yapıcı olması şeklinde özetlemeleri bizi özellikle memnun etti.

Otomotiv sektöründe Mercedes’in ilk tercih olması çok ilgimizi çekti. Türkiye’de birçok otomotiv firması varken sizce neden Mercedes’i tercih ettiler. Bu konuda yorumlarınızı öğrenmek isteriz.

Yıllardır sürekli hiç bir karşılık beklemeden öğrencilere hizmet etmeye, onları meslek hayatına hazırlamaya, kendilerine ve topluma daha fazla katma değer üretir hale gelmeleri için destek olmaya çalışıyoruz. Bu çabalarımızın görüldüğü ve takdir edildiği düşüncesindeyim.

I. Anket sonuçlarının nedenleri:

Mercedes-Benz Türk’ün üniversite öğrencileri tarafından çok olumlu değerlendirilmesi kanımca aşağıda belirtilen şirket değerlerimizin öğrenciler tarafından da kendileri ile olan işbirliğimizde görülmesi ve takdir edilmesinin sonucudur:

TUTKU: Öğrencileri çalışma hayatına adapte etmek, onları mesleki ve sosyal yetkinlikleri açısından geliştirerek kendilerine güvenlerini ve aradıkları nitelikte iş bulma imkanlarını arttırmak konusunda son derece istekli ve heyecanlıyız. Öğrenciler bunu son derece iyi tesbit edebiliyorlar tüm ilişkilerimizde.

SAYGI: Öğrencilere, onların ihtiyaç ve isteklerine karşı saygılıyız. Öğrenciler, toplum ve şirket için “kazan-kazan“ ortamını amaçlıyoruz ve yıllardır sonuç alıyoruz.

DÜRÜSTLÜK: Gerek ilk iletişimimiz, gerekse stajyer veya çalışan olarak aramıza katıldıklarında öğrencilerle tamamen açık, doğru, adil ve dürüst bir diyalog kuruyoruz. Öğrencilerin güvenini ve takdirini pekiştiriyor bu yaklaşımımız.

DİSİPLİN:
Düzenli, istikrarlı ve sistemli çalışıyoruz. Stajyer programlarımız, aradığımız nitelikler, seçim kriterlerimiz, sağladığımız staj kontenjanları ve imkanlar kriz dönemlerinde de sürekliliklerini koruyorlar.

II. Somut Aktivitelerimiz:

Mercedes Benz Türk olarak staj programlarına büyük önem veriyoruz. Çok çeşitli üniversitelerin kariyer günleri etkinliklerine katılıyor, üniversitelilerin kulüp çalışmalarına destek veriyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz sohbet toplantıları ve çok çeşitli öğrenci grupları için sunduğumuz teknik gezi olanakları ile bire-bir öğrencilerle iletişim imkanı olan organizasyonlarda mutlaka yer alıyoruz. . Örneğin şirketimiz geçtiğimiz yıl üniversitelerde düzenlenen 10’un üzerinde farklı etkinliğe katılarak, yaklaşık 20 farklı öğrenci grubunu fabrikamızda kabul ederek, üniversite-sanayi işbirliğine olan inancı ve katkısını gözler önüne serdi.

Üniversite öğrencilerinin gelecekte yapmak istedikleri meslek ve kariyerleri konusunda hızla bilinçlendikleri ve farkındalıklarının arttığı günümüzde, Mercedes Benz Türk olarak bizler bu birlikteliklerde öncelikle şirketimizi, değerlerimizi, IK stratejimizi, hedeflerimizi, ürünlerimizi ve bölümlerimizi tanıtarak onlara kurum kültürümüze yönelik ipuçları sunuyoruz.

Her yıl 500’ün üzerinde üniversite öğrencisine yaz stajı olanağı sunmaktayız. Bu programlarda üniversite öğrencileri için çeşitli eğitim ve etkinlikler ile onları desteklemeye yönelik önemli bir kapasite ayırıyoruz.

Bir de PEP “Stajyer Geliştirme Programı” adını verdiğimiz kısaca PEP Takımı diye iletişimini yaptığımız uzun dönem staj uygulamamız var ve bu program ile yıllık yaklaşık 50 öğrenciyi, üniversite öğrenimlerinin son yılında part-time olarak aramıza katıyoruz. Bu öğrenciler böylece hem iyi bir “burs” imkânına kavuşuyor hem de daha önemlisi üniversiteden Mercedes’te iş tecrübesine sahip olarak mezun oluyorlar.

Stajyerlerimize stajları sürecinde, kendilerine verilen projeler ile yeteneklerini ortaya koyma fırsatı ve iş hayatıyla ilgili çok özel deneyimler edinme imkânları edinebilecekleri ortamlar yaratıyoruz. Ayrıca bu dönemi bireylerin iş yaşamlarında önemli bir yeri olan sosyal yetkinliklerin gelişimi konusunda da farkındalık düzeylerini arttırmaları için bir fırsata dönüştürmeye çalışıyoruz.

Değişik üniversitelerle okul-sanayi işbirliği çerçevesinde uyguladığımız projelerimiz var. Hacettepe Üniversitesi Otomotiv Bölümü’nün kurulmasına öncülük ettik ve her türlü desteği sağladık. Bu bölümdeki öğrenciler şimdi hem Almanca hem İngilizce biliyor, en iyi laboratuarlarda eğitiliyor ve Mercedes Fabrikalarında staj görüyorlar.

Seda Tiryakioğlu

Kategori RöportajYorum (0)