Etiket arşivi | "Metro Grup"

Media Markt Türkiye’den çıkmayacak


Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TATSO) Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye’de yatırımı bulunan Metro Grup üst düzey yöneticisi Von Leoprechting, Media Markt’ın Türkiye’yi terk etme gibi bir düşüncesinin olmadığını bildirdi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TATSO) yeni yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, tek bir ülkede ortak odalarının bulunduğunu, o ülkenin de Almanya olduğunu söyledi. Almanya’da üçüncü nesilde yaklaşık 70 bin girişimcinin faaliyet gösterdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, 40 milyar lira civarında ciroyla istihdam ve katma değer kazandırdıklarını ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, “Amacımız bu ekonomik gücün gerçek aktörleri olan Türk ve Alman işadamlarının tek bir çatı altında hizmet vereceği, iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerini genişletmek, bir katma değer yaratmak üzere platform oluşturmak” dedi.

TATSO’nun gelecek dönemde Almanya’da üç ana nokta üzerine odaklanacağını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Özellikle Almanya’da bölgesel eyalet bazında örgütlenmelerini gerçekleştirecek. Sektörel bazda 10 ayrı meslek grubuyla çalışmaya başlayacak. Bunlar özellikle gıda, içecek, eğitim, yatırım, finans, iş geliştirme, sağlık, otomotiv, medya, enerji, çevre, hukuk, tekstil, turizm noktalarında ayrı bölümler olacak. Farklı eyaletlerde koordinasyondan sorumlu temsilciler bulunacak. Türkiye noktasında da bir ayrı çalışma içine girecekler” diye konuştu.

Hedefin karşılıklı olarak ikili ekonomik ilişkileri geliştirmek olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Üyeler bazında baktığınızda Almanya’nın büyük firmaları TATSO bünyesinde yer almakta. Almanya’nın en büyük otomotiv sektörünün temsilci üreticileri bünyesinde yer almakta. Bankacılık finans sektöründe faaliyette bulunanlar odamız bünyesinde. Ama esas önemli olan buradaki Alman firmalarına doğru yönelmek değil, amaç buradaki Türk firmalarına yönelmek” dedi.

“TÜRK GİBİ BAŞLIYORUM ALMAN GİBİ DEVAM EDİYORUM”
Toplantıda, TATSO Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye’de yatırımı bulunan Metro Grup üst düzey yöneticisi ve aynı zamanda Avrupa Perakendeciler Birliği Başkanı olan Von Leoprechting’i tanıtan Hisarcıklıoğlu, vize konusunda şikayetçi olduklarını Leoprechting’in vize konusunda problemi olmamasına rağmen daha çok şikayetçi olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, Leoprechting’in Alman yetkilileri ile katıldıkları toplantılarda vize konusunu bir Alman olarak dile getirmesinin özel bir anlam ifade ettiğini söyledi.

Von Leoprechting de Türkiye’nin AB’ye girmesiyle ilgili bütün çalışmaları desteklediklerini söyledi.

Leoprechting, Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Ekim ayında Türkiye’ye yaptığı ziyarette iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yeterli olmadığını söylediğini, kendilerinin de bu değerlendirmeye katıldıklarını, çalışmalarında bunu dikkate alacaklarını ifade etti.

Konuşmasında, tanık olduğu bir olayı da anlatan Leoprechting, Kayseri’de Türkiye ve Almanya cumhurbaşkanının katıldıkları bir toplantıda, Kayserili Alman vatandaşı bir iş kadınına başarısının nedeni sorulduğunda, “bir Türk gibi başlıyorum Alman gibi devam ediyorum” dediğini söyledi. Leoprechting, “bizim ilişkilerimizi iyi anlatan bir söz” yorumunda bulundu.

“MEDİA MARKT’IN TÜRKİYE’Yİ TERK ETME GİBİ BİR DÜŞÜNCESİ YOK”
Bir soru üzerine, Leoprechting, Metro Grup’un Türkiye’deki hedeflerine henüz ulaşamadığını, Türkiye’de mevcut potansiyelin daha yeni imkanlar oluşturacağını, Real yönetiminden genişleme ile ilgili çalışmaları artırmasını istediklerini söyledi.

“Teknoloji marketlerinden birinin Türkiye’yi terk edeceğinin söylendiği, bunun Media Markt olup olmadığı” sorusu üzerine Leaprechting, “Media Markt’ın ülkeyi terk etme gibi bir düşüncesi yok, tam tersini söyleyebilirim. Çok yönlü çalışmalar iki ülke arasında sürüyor. Türkiye’de karşımızda tüketime düşkün genç insanlarımız var. Dolayısıyla bu alanda farklı çalışmalara gidilebilir. Büyümenin belirli oranlarda devam edebileceğini söylemek istiyorum” diye konuştu.

“ENERJİ ÜRETİMİ İLE İLGİLENİYORUZ”
TATSO Yönetim Kurulu üyesi, Mönchengladbach futbol takımı başkanı, Aunde firması üst düzey yöneticisi, otomobil yan sanayi üzerine Türkiye’de ve Almanya’da yatırımları bulunan Rolf Königs de Macaristan ve Polonya’da yatırıma başladıklarını, yakında Rusya’ya gideceklerini, Irak ve İran’ın ise bekleme listesinde olduğunu, bu faaliyetleri bir Türk şirketinin altında yaptıklarını anlattı.

Türkiye’de otomobil tekstili işine başladıklarını, karşılığını aldıkları için başka alanlarda yatırım yaptıklarını belirten Königs, turizm alanında yatırım yaptıklarını, sıfırdan bir yatırım olarak Bilecik’te çimento fabrikası kurduklarını, 2010 yılı Mart ayı itibariyle fabrikanın üretime geçtiğini ifade etti.

Rolf Königs, Bursaspor futbol sahasındaki bütün koltukları kendilerinin hediye ettiğini de söyledi. Enerji, elektrik üretimi ile ilgilendiklerini belirten Königs, bu konudaki çalışmalarının 2011 yılında gerçekleşeceğini söyledi.
“Özelleştirme ihalesine mi hazırlanıyorsunuz?” sorusu üzerine Königs, sıfırdan yatırım yapacaklarını kaydetti.

“İRAN’DAKİ FABRİKA TÜRK YAN KURULUŞU OLACAK”
İran’da Tahran yakınlarındaki fabrikalarında yolcu otobüsü koltukları ürettiklerini, bu yatırımın İspanya’daki fabrikalarının yan kuruluşu olduğunu anlatan Königs, bu konuda değişiklik yapacaklarını, 2011 yılında otobüs, tren, yolcu koltuklarının bütün üretiminin Türkiye’de yapılacağını kaydetti. Königs, bu gerçekleştiğinde İran’daki fabrikanın Türk yan kuruluşu olacağını kaydetti.

“Türkiye’de yatırım iştahı devam ediyor mu?” sorusu üzerine Königs, “Karnım çok aç” yanıtını verdi.
“İran yakınlarındaki fabrikanın Türk yan kuruluşu olmasının Türkiye’deki üretim kapasitesini nasıl etkileyeceği” sorusu üzerine Königs, Türkiye’deki üretim kapasitesinde düşüş olmayacağını, tam tersi Türkiye’nin farklı ülkelerle üretime geçilmesinden faydalanacağını, İran dahil o ülkelerdeki üretim için gerekli malzemenin Türkiye’de üretileceğini anlattı.

Bu durumun BM’nin İran’a ambargo kararıyla ilgisi bulunup bulunmadığı sorusuna ise Königs, “Hiçbir şekilde siyaset yok, biz iş dünyasından geliyoruz” dedi.
Toplantıda bulunan Türk işadamı Remzi Kaplan’ı, “dönercilik sektörünün Almanya’da liderlerinden” sözleriyle tanıtan Hisarcıklıoğlu, Almanya’da fast food da dönerin birinci sırada bulunduğunu, bazen aleyhte yazılar çıkabildiğini, dönerin hot dog ve Mcdonalds’ın yerini aldığında aleyhte kampanyalar yapılmasının doğal olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakan Müsteşar Yardımcısının 2 yıl önce kendisini ziyaretinde, “ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, Türkiye’yi bilmeyip Almanya’ya giden kişilerin ‘Almanya’da müthiş bir Alman fast food’u ile karşılaştıklarını söylediklerini, ne olduğunu sorduğunda ‘döner’ denildiği” şeklindeki sözlerini aktararak, dönerin Türk fast foodu olmaktan çıkıp Alman fast food’una döndüğünü ifade etti. (AA)

Radikal Gazetesi

 

 

Kategori HaberlerYorum (0)

Sosyal Sorumluluk Projeleri Hem Topluma Yarıyor Hem de Şirketlere


Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli kozlardan biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe saygı gösteriyor, kimi ise kansere savaş açıyor. Bundan hem toplum hem de şirket fayda sağlıyor.

Küresel rekabette daha büyük pazar payına ve marka bilinirliğine ulaşarak rakiplerinin bir adım önüne geçmek için büyük bir mücadele veren şirketlerin son dönemdeki gözdesi sosyal sorumluluk projeleri. Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli silahlarından biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe sahip çıkıyor, kimi ise kansere savaş açıyor…

Şirketlerin birbiri ardına hayata geçirmeye başladığı sosyal sorumluluk projeler öyle bir boyuta ulaştı ki bu alanda yapılan harcamalar artık bilançolarda milyon dolarlık kalemler olarak yerini aldı.

Türkiye’de aralarında Zorlu Holding, Koç Grubu, Sabancı Grubu, Turkcell, Sanko Holding gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu birçok firmanın sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor. Şu anda üzerinde çalışılan sosyal sorumluluk projelerinin sayısı ise 100′e yakın.

Türkiye’de sosyal sorumluluk projelerinin ulaştığı boyut resmi olarak bilinmese de tahminler 750 milyon ile 1 milyar dolar civarında olduğu yönünde.

Günah çıkarma mı?

Sosyal sorumluluk kavramı 1980 sonrası daha sık kullanılmaya başlansa da geçmişi 1950′lere kadar dayanıyor. Bir İngiliz düşüncesi olarak ortaya atılan kavram, daha sonra OECD’ye üye ülkeler tarafından geliştirildi. Bugün, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan bildirilerde (OECD Guidelines, EU Principles Brussels, UN Global Compact) sık sık öneminden bahsediliyor. Ancak firmaların gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerine yönelik “şirketler kepçeyle aldıklarını kaşıkla veriyor” ya da “günah çıkarıyorlar” eleştiriler de mevcut.

Yapılan bu eleştirilere katılanlardan biri de ünlü iktisatçı Milton Friedman. Friedman, 1970 yılında New York Times’da yazdığı bir makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini karlarını artırmak için yaptığına dikkat çekiyor. Friedman’a göre, sadece insanlar sorumluluk sahibi. “Kurumlar yapay bir insan olduğu için sorumlulukları da yapaydır. Şirketlerin de bütün olarak, böyle belirsiz bir konuda sorumluluk sahibi olduğu söylenemez” diyor.

Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri AB Komisyonu’nun da üzerinde durduğu güncel konulardan biri. Bu konuda Lizbon’da strateji çiziliyor ve ülkeler de mevzuatlarını buna uygun hale getiriyor. “The Green Paper” adı verilen bu çalışma kapsamında kurumlar mali performanslarının yanı sıra, çevre ve toplum için yaptıkları açısından da raporlanacak.

Markaya değer katıyor

Sosyal ve sorumluluk kelimeleri ilk okunduğunda toplumsal ya da topluma dair bir ifadeyi çağrıştırsa da bir o kadar markaya katma değer sağlıyor. Çevreden, eğitime, sağlıktan yoksulluk problemine kadar geniş bir alanda projeler, çok uluslu şirketlerde uzman danışmanlar eşliğinde seçiliyor, markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı hesaplanarak hayata geçiriliyor.

Sosyal sorumluluk projeleri, Türkiye’de de özellikle son yıllarda büyükten küçüğe birçok firmanın literatürüne ve bütçe kalemlerine girmiş durumda. Bunlar çok geniş ölçekte uygulanan ve büyük miktarlar ayrılarak yapılan projelerden daha yerel ve bölgesel projelere kadar uzanıyor. Bu kadar geniş kapsamlı uygulanan projelerin giderleri ve reklam harcamaları da bir o kadar büyük. Öyle ki, bazı projelerin reklam ve tanıtım harcamaları projenin esas maliyetinin çok üstüne çıkabiliyor. Uzmanlara göre Dünya Bankası, OECD, IMF gibi kurumların sosyal sorumluluk çalışmalarına verdikleri önemin artması ve bunu hemen hemen her raporlarında dile getirmesi şirketlerin bu alana yapacakları yatırımları da artıracak.

Eğitim ve sağlık gözde

Türkiye’de de şirketler sosyal sorumluluk projelerinin şirketlerine ve markalarına katacağı değeri ölçmek için çeşitli araştırmalar yapıyor. ERA Research & Consultancy Kurucu Ortağı Elvan Oktar, yaklaşık 3 yıldır sosyal sorumluluk projeleri ve bu projelerin kamuoyu nezdinde algılanmasının ölçümlenmesi konusunda çeşitli araştırmalara ve çalışmalara imza atıyor. Oktar, şirketlerin en fazla “A firması çok az bütçeli bir sosyal sorumluluk projesi yapıyor, bizim firmamız onun 2 misli para harcıyor, nasıl oluyor da A firması sosyal sorumluluk alanında daha başarılı bulunuyor?” sorusu ile karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Oktar, “Sosyal sorumluluk projelerinin kamuoyu nezdindeki etkisi birçok dış faktörle de bağlantılı. Burada etkin olan sadece projenin tasarımı ya da ayrılan bütçe değil. En önemli faktör ise doğru tanıtım” diyor.

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin toplumsal duyarlılıklarla da paralel olması gerektiğini belirten Oktar, şöyle “Kamuoyunu ilgilendiren ve eğitim, sağlık gibi ihtiyaç duyulan bir proje üzerinde çalışıldığı takdirde markaya getirisi daha fazla oluyor” diyor ve ekliyor, “Aksi takdirde çok yüksek bir geri dönüş beklemek doğru olmaz.”

Oktar’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise sosyal sorumlulukta sürdürülebilirlik… “Sürekli olmayan bir faaliyet ne kadar önemli olursa olsun zaman içinde unutulacaktır” diyen Oktar, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin şirketlerin iş alanıyla bağdaştırılması gerektiğine de dikkat çekiyor.

Yaptığı araştırmada Türk halkının sosyal sorumluluk projelerine duyarlılığının her geçen gün arttığı sonucunun çıktığını söyleyen Oktar, şöyle devam ediyor:

“Halkın yüzde 75′i kurumların sosyal sorumluluklar konusunda tanıtım yapmaları gerektiği görüşünde. En başarılı bulunan sosyal sorumluluk projeleri ise genellikle eğitim ya da sağlık alanında. Bu da toplumsal sorunların başında bu iki konunun olmasından kaynaklanıyor. Toplum firmalardan en fazla eğitim ve sağlık konularında projeler bekliyor.”

Hüsranla sonuçlanan projeler

Topluma sağlayacağı faydanın yanı sıra hayat geçirilirken markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı da hesaplanan sosyal sorumluluk projeleri, her zaman istenilen sonuçları vermiyor.

Almanya piyasasında hem ucuz markalarla mücadele etmeyi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde yaşayanlara yardım etmeyi amaçlayan Kellogg’s'un hayata geçirdiği proje gibi… Uluslararası şirketlere sosyal sorumluluk danışmanlığı yapan Marjorie Thompson, bu noktada şekerleme üreticisi Cadburry’nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesine dikkat çekiyor. Thompson’a göre, Cadburry’nin çikolata tüketimini artırmak için okullardaki basketbol turnuvalarına sponsor olması başarısız örneklerden biri. ABD’deki tüketici dernekleri, çocukların yedikleri çikolatanın kalorisini yakmak için 4 saat boyunca basketbol oynamaları gerektiğini ortaya çıkarınca sonuç hüsran olmuş.

Uluslararası şirketlerin hayırseverliği

Phillip Moris: 2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.

2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.Coca Cola: Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.

Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.Microsoft: Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.

Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.Gilette: 5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.

5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.Türkler en çok eğitim projesi istiyor

Metro Grup’un desteği ile 2005 yılında Strateji GFK Araştırma Şirketi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türk halkı en çok eğitim alanında sosyal sorumluluk projeleri yapılmasını istiyor. 20 ilde 15 yaş ve üzeri bin 335 kişi ile görüşülerek yapılan araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 29,9′u şirketlerin eğitim ve öğretime yatırım yapmasını istiyor.

Sağlık ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 20,7. Görüşme yapılan kişilerden yüzde 11,9′u çevreye, yüzde 9,1′i hayır işlerine, yüzde 7,2′si çalışanlara, yüzde 4,7′si insan haklarına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

Araştırma, dünyada yükselen bir kavran olan “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” çalışmalarının Türkiye’de nasıl uygulandığını ve halkın şirketleri hangi çalışmalarla özdeşleştirdiğini de ortaya koydu. Buna göre; Sabancı Holding, Koç Holding, Turkcell, Sanko Holding, Arçelik, Vestel, Ülker, Has Holding, Tofaş ve Doğan Yayıncılık eğitim ve öğretime verdikleri destekle anılıyorlar. Sağlık, çevre, spor, sanat, tüketici bilinci, çalışana destek, iş ahlakı, insan hakları” gibi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” konularının hepsinde başarılı görülen şirketler ise sırasıyla şöyle: Sabancı Holding, Koç Holding, Arçelik, Sanko Holding, Ülker, Turkcell, Vestel, Beko, Eczacıbaşı, Bosch, Doğan Holding.

Türkiye’de önde gelen sosyal sorumluluk projeleri

Turkcell

Kardelenler-Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları: Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.

Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.Doğan Holding

Aile İçi Şiddete Son

Kadınlar ve çocuklara karşı aile içindeki şiddet uygulamalarını sonlandırmayı amaçlıyor. Kampanyanın en önemli ayaklarından birini bir eğitim projesi oluşturuyor. Şehirleri semt semt dolaşan eğitim otobüsleri, binlerce kadın ve erkeğe eğitim veriyor. Büyük bir gönüllü topluluğu ise, kadınlara şiddete maruz kaldıklarında yapmaları gerekenleri, başvurabilecekleri yerleri anlatıyor.

Baba Beni Okula Gönder

Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla başlattığı proje kapsamında şu anda öncelikli olarak 19 ilde çalışmalar yürütülüyor. Bu illerde kız yurtları yapılıp, kız çocuklarına eğitim bursları sağlanıyor. Kız çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelerin ikna edilmesine çalışılıyor.

Koç Holding

-Ülkem İçin

Bu projesi ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.

ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.- Meslek Lisesi Memleket Meselesi

Bu kampanya ile başta devlet ve özel sektörün konuya ilgisini çekip mesleki eğitimin özendirilmesini amaçlıyor. Kampanya kapsamında çeşitli illerdeki meslek liselerinin alet, teçhizat ihtiyaçları karşılanıyor, öğrencilere Koç Holding bünyesindeki şirketlerde staj imkanı sağlanıyor.

Arçelik

Eğitimde Gönül Birliği

Türkiye genelindeki yatılı ilköğretim bölge okullarından 200 bin öğrenci ve 6 bin öğretmene ulaşılması amaçlanan proje ile öğrencilerin eğitim ve gelişim standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Projenin “Gönüllü Aile Birliği Platformu”, “Öğrenci Bireysel Gelişim Programı”, “Öğretmene Destek ve Eğitim Programı”, “Onlar da Çocuktu” ve “Arçelik Eğitim Bursu” gibi alt projeleri bulunuyor.

Aygaz

Dikkatli Çocuk Kampanyası

Okullar ziyaret edilerek ilköğretim çağındaki çocukların yangın, deprem, trafik, ilk yardım ve ev kazalarına karşı bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor

Bu sosyal sorumluluk kampanyası, acil vakaların üçte birini oluşturan ev kazaları konusunda halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir proje. Türkiye çapında düzenlediği seminerlerle ev kadınlarını ev kazaları ve LPG kullanımı konusunda bilgilendirildi. Kampanyanın daha geniş bir kitleye ulaştırılması için, web sitesi ve danışmanlık hattı kuruldu, isteyen herkese gönderilen Ev Kazaları Başucu Kitabı hazırlandı.

Sabancı Holding

Brisa- Farım da Açık Yolum da

Brisa’nın Bridgestone markası ile yürüttüğü bu kampanya, dünyanın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülünü aldı. Trafik kazalarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında, önce İstanbul’da daha sonra diğer illerdeki benzin istasyonlarına gelen sürücülere tek tek gündüz farının yararları anlatıldı. Otomobillerine diğer sürücülere örnek olması için “Farım da hep açık yolum da” yazılı sticker’lar yapıştırılarak bilinç oluşturulması amaçlandı.

Doğuş Holding

Doğuş Otomotiv- Trafik Hayattır

Kampanyasıyla toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. Doğuş Çocuk ve Doğuş Otomotiv, çocukların araç içi can güvenliğinin sağlanması ve ölüm-yaralanma oranlarının azaltılmasını hedefleyen “Arka Koltuk Benim” projesinin devamı olan kampanyada özellikle televizyon reklamlarıyla çocukların arka koltukta oturtulması, kırmızı ışıkta durulması gibi temel trafik kurallarına uymalarını sağlamayı amaçlıyor.

HSBC

HSBC Gönüllüleri Projesi

HSBC Gönüllüleri projesi ile, 3 yılda 30 bin çocuğa ulaşarak farklı ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı. Yoksul bölgelerdeki okullara bilgisayar, kitap, soba, mobilya yardımının yanı sıra, okulların boya, badana ve tadilat işlerini de üstleniyor. Ayrıca çocuk esirgeme kurumlarındaki kimsesiz çocuklara kıyafet, oyuncak yardımının yanı sıra çocukları tatile, tiyatroya veya yemeğe götürme gibi faaliyetlerle toplumla bütünleşmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Opet

Temiz Tuvalet Kampanyası

Türkiye’de yapılan en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden. Proje kapsamında eğitim vermeye devam eden OPET Eğitim Ekibi, yurt genelinde 72 ili gezerek 1 milyon kilometre yol katetti. bin 700 saat eğitimle 300 binin üzerinde kişi doğru ve temiz tuvalet kullanımı konusunda bilgilendirildi.

P&G

Prima Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek

Bebeklerin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi konusundaki toplumsal bilinci yükseltmeyi hedefleyen proje ile yeni doğum yapmış annelerin bilinçlendirilmesi ve eğitimi, annelerin sağlık hizmetlerine talebinin artırılması, bebek ve çocuk ölümlerinin azaltılması, erken çocukluk döneminde gelişimin desteklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bebeklerin doğdukları ilk anlarda hastanede yanlarında olunarak ailelere, bebeklerinin sağlıklı gelişimine yönelik temel bakım ve sağlık bilgileri proje ekibi tarafından yüzyüze verilerek, “Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek” eğitim kitapları dağıtılıyor

Avon

Meme Kanserine karşı Bilinçlendirme Mücadelesi

Avon kampanyasının Türkiye ayağını oluşturan çalışmalar sonunda oluşturulan fonlarla devlet hastanelerine mamografi cihazları bağışlanıyor. Kadınlar hastalık ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçlendiriliyor.

Kariyerinfo.com

Kategori KSSYorum (0)