Etiket arşivi | "sabancı üniversitesi"

Sabancı Üniversitesi Mercator Vakfı’yla Kol Kola Dünyaya Açılıyor


 

Sabancı Üniversitesi, geçtiğimiz ocak ayında MIT Sloan School ile yaptığı uzun vadeli işbirliği anlaşmasının ardından şimdi de Mercator Vakfı ile stratejik ortaklığa imza attı.

 

Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Türkiye bölgesinde bir istikrar adası oldu. Almanya da ekonomik kriz süresince Avrupa’da bir istikrar adası olmuştur” dedi.

 

Sabancı Üniversitesi, geçtiğimiz ocak ayında MIT Sloan School ile yaptığı uzun vadeli işbirliği anlaşmasının ardından şimdi de Mercator Vakfı ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin Mercator Vakfı’yla yapacağı beş yıllık stratejik ortaklık iklim değişikliği, Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri ve eğitim alanlarında ortak araştırma ve kamu politikaları oluşturma çalışmalarını hedef alıyor.

 

Diyalog geliştirmeli

Küresel sorunların ortak yaklaşımlarla çözümlenebileceğine dikkat çeken Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, iki ülke arasındaki gelişmeleri ve Türkiye’nin öne çıkan yanlarını şöyle anlattı: “Hem Türkiye hem de Almanya iklim değişikliği konusunu son derece ciddiye alıyor. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi ile Mercator Vakfı arasındaki işbirliği, iki ülkenin iklim değişikliğini durdurmak için gerekli eylemleri koordine edebileceği ilk adımlardan biri. Mercator Vakfı ve Sabancı Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi tarafından uygulanacak stratejik ve uzun vadeli bir işbirliğini faaliyete geçirmeye karar verdi. İstanbul Politikalar Merkezi-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Vakfı, hem Avrupa ve geleceği hem de küresel sorunlar üzerine Alman ve Türk perspektiflerini araştıracak ve geliştirecek. Ortaklık, üç ana alan üzerine odaklanacak. İklim değişikliği, Avrupa’nın geleceği ve AB-Türkiye ilişkilerine ortak bir Alman-Türk yaklaşımı ve eğitim.”

 

Türkiye köprü oluşturuyor

Potansiyel bir ana merkez olarak Türkiye’nin rolü hakkında bilgi veren Sabancı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye, dünyanın kanıtlanmış gaz ve petrol rezervlerinin yüzde 70’i ile komşudur. Bu sayede Orta Asya, Hazar Havzası, Orta Doğu ve Afrika’daki üreticilerle Avrupa arasında doğal bir köprü oluşturuyor. Bu bölgelerdeki etkisi sayesinde, Türkiye’nin AB’ye kabul edilmesi, AB’nin bu bölgelerde de aynı faydaları sağlamasına olanak tanıyacak. Türkiye güvenli ve istikrarlı bir ülkedir, laik sisteme sahip bir demokrasidir ve uzun süredir NATO üyesidir. Bölgedeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında bunlar önemli değerledir.”

 

Ortaklık sinyali veriyor

Türkiye’nin bölgesinde bir istikrar adası olduğu kadar Almanya’nın da ekonomik kriz süresince Avrupa’da bir istikrar adası olduğunu vurgulayan Sabancı, şunları dile getirdi: “Ekonomisi sağlamdır, sanayisi büyümektedir ve başarı şansı büyüktür. Almanya ve Türkiye, bölgelerindeki iki istikrar adasıdır. Ve iki ülke arasında işbirliği mutlaka her iki taraf için de faydalı olacaktır. Doğu ve güney Akdeniz’deki birçok sorunun, bölgesel ve küresel çözümler gerektiren küresel sorunlar olduğunun farkındayız. Bu bağlamda, Türkiye ile Almanya arasında ortak bir yaklaşım büyük öneme sahiptir. Türkiye’nin dayanıklılık ve dinamizmi, Almanya ile Türkiye arasında, geçmişe oranla daha eşit ve dengeli olabilecek yeni bir ortaklık olasılığının sinyallerini veriyor.”

 

Ortaklık neleri hedefliyor

 

İstanbul Politikalar Merkezi’nin Mercator Vakfı’yla yapacağı 5 yıllık stratejik ortaklık iklim değişikliği, Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri ve eğitim alanlarında ortak araştırma ve kamu politikaları oluşturma çalışmalarını hedef alıyor.

Özellikle iklim değişikliği üzerine yapacağı kapsamlı araştırmalarla ve toplum bilincinin güçlendi-rilmesine sağlayacağı katkılarla, bu işbirliği Türkiye için bir ilk olacak.

İstanbul Politikalar Merkezi-Sabancı Üniversitesi-Mercator Vakfı girişiminin, AB-Türkiye ilişkilerine yaklaşımı ve diğer alanlarda sergileyeceği, eşit temeller üzerine kurulu Türk-Alman ortak vizyonuyla bir araştırma ve kamu politikası kurumu olması amaçlanıyor.

 

Türk işadamları 400 bin kişiyi istihdam ediyor

 

Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ve sosyal yapının çok güçlü olduğunu dile getiren Güler Sabancı, şu bilgileri sıraladı:

Günümüzde, 3 bin 900’den fazla Alman şirketi Türkiye’de iş yapmakta.

Almanya’da Türk kökenli yaklaşık 2.7 milyon kişi yaşamakta ve bunların 700 binden fazlası Alman vatandaşı.

Almanya’da yaklaşık 100 bin Türk girişimci, ülkede yaklaşık 400 bin kişiyi istihdam etmekte.

Toplam yatırımları yaklaşık 10 milyar Euro değerinde.

Her yıl 4 milyon Alman, tatilini Türkiye’de geçirmekte.

 

Ticaret hacmi 26 milyar Euro

 

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri değerlendiren Güler Sabancı, “Almanya ile Türkiye arasındaki yakın işbirliği ve dostluk ilişkileri bir asırdan uzun bir geçmişe sahiptir. Almanya, Türkiye’nin en önemli ticaret ortağıdır ve 1980’den itibaren yaklaşık 8.5 milyar doları bulan yatırımla Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcıdır. Karşılıklı ticaret 2010 yılında yaklaşık 26 milyar Euro’ya ulaşarak yeni bir rekor kırmıştır” dedi.

 

5 yılda ele alınacak bazı konular şöyle

 

Önümüzdeki 5 yılda ele alacakları konuların önemli olduğunu dile getiren Güler Sabancı, burada yanıt arayacakları soruları şöyle sıraladı:

Almanlar ve Türkler, bu küresel sorunu nasıl algılıyor ve bu soruna nasıl yaklaşıyor?

Bu sorun ekonomi ve enerji politikalarını nasıl etkileyebilir?

Almanya ve Türkiye, G-20 toplantılarında konuya nasıl yaklaşacak?

Türkler ve Almanlar, bu konuda birlikte neler yapabilir?

İklim değişikliği söz konusu olduğunda, Almanya ve Türkiye, Çin ve ABD gibi diğer büyük oyuncuların konumunu nasıl algılıyor?

 

Kaynak: Hürriyet Ekonomi

 

Kategori HaberlerYorum (0)

Rotterdam Üniversitesi’nden 35 MBA öğrencisi Dünyagöz’ü ziyaret etti


 

 

Hollanda Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nden 35 MBA öğrencisi Türkiye’deki modern hastane işletmeciliği konusunda detaylı bilgiler almak üzere Dünyagöz Hastaneler Grubu’nu ziyaret etti.

Sabancı Üniversitesi ile Hollanda Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nin ortak MBA programı kapsamında Türkiye’ye gelen Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nden 35 MBA öğrencisi, Türkiye’de modern hastanecilik yönetimi ve sağlık sektöründe Türkiye’nin hizmet anlayışı hakkında detaylı bilgiler almak üzere Dünyagöz Hastaneler Grubu’nu ziyaret etti.

Dünyagöz Etiler Hastanesi’ni ilgiyle gezen öğrencilere, Dünyagöz Hastaneler Grubu Uluslararası İlişkiler Müdürü Gökhan Yuğrucu eşlik etti. Öğrencilere Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun faaliyetleri, yatırımları ve sağlık turizmi alanındaki çalışmaları hakkında bilgi veren Yuğrucu, “Sabancı ile Hollanda Rotterdam Erasmus Üniversitesi arasında yapılan ortak program dahilinde Türkiye’de bulunan 35 MBA öğrencisi, hastanemizi ziyaret etmek istedi. Kendilerine Türkiye’deki modern hastane işletmeciliğinden Dünyagöz Grubu’nun yatırımları ve sağlık turizminde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin detaylı bilgiler aktardık. Hastanemizi büyük ilgiyle gezdiler ve Türkiye’deki hastane yöneticiliğinden oldukça etkilendiler” dedi.

Türkiye’nin modern hastaneciliğini okullarında anlatacaklar
Öğrencilerin Türkiye’de alanında uzman pek çok şirketi ziyaret etmeye devam edeceğini ve bugüne dek gittikleri şirketlerden oldukça etkilendiklerini kendilerine aktardığını belirten Yuğrucu, “Öğrenciler Türkiye’deki şirketlerin yönetim anlayışlarından çok şey öğrendiklerini, Türkiye’deki hastane işletmeciliği anlayışını okullarında paylaşacaklarını ve ileride iş hayatlarında da kendilerine faydalı olacağını ifade ettiler” diye konuştu.

kurumsalhaberler.com

Kategori HaberlerYorum (0)

Sabancı Üniversitesi ‘yönetim bilimleri’ eğitiminde merkez olacak


 

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi (YBF), dünyanın önde gelen yönetim bilimleri okulu MIT Sloan School of Management ile işbirliği anlaşması imzaladı.

Sabancı Üniversitesi YBF’nin uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda yapılan anlaşmanın yanı sıra, YBF’nin uluslararası arenada artık “Sabancı School of Management” (SOM) olarak anılacağı da açıklandı.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde gerçekleşen imza törenine, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı SOM Dekanı Prof. Dr. Nakiye Boyacıgiller ve MIT Sloan Dekanı Prof. David C. Schmittlein katıldı.

ÖĞRENCİ GİDECEK ÖĞRETİM ÜYESİ GELECEK
Sabancı SOM ve MIT Sloan arasındaki beş yıllık işbirliği anlaşması, Sabancı SOM Executive MBA öğrencilerinin Sloan’da eğitim almasını ve MIT Sloan öğretim üyelerinin Sabancı Üniversitesi’nde ders vermesini içeriyor.  Sabancı SOM bu işbirliği ile Sloan’un Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Kore gibi ülkelerin önde gelen işletme okullarının oluşturduğu ağın bir parçası haline de gelecek.

MIT Sloan Dekanı Prof. David C. Schmittlein, Sabancı Üniversitesi’nin kendileri için çok doğru bir tercih olduğunu belirterek, “Sabancı Üniversitesi’nin öğretim üyeleri ve öğrencileriyle bir araya gelerek, küresel yönetim uygulamalarını paylaşmak gibi ortak ve karşılıklı yarar sağlayan bir hedef doğrultusunda olmaktan onur duyuyoruz” diye konuştu.

Sabancı Üniversitesi SOM Dekanı Prof. Dr. Nakiye Boyacıgiller de MIT Sloan’un yenilikçiliği harekete geçiren uzmanlığının Sabancı Üniversitesi’nin dinamik ekonomilere girişimci liderler yetiştirme ve Türkiye’deki girişimlerin sürdürülebilirliğini arttırma hedefleriyle uyumlu olduğunu söyledi.

GÜLER SABANCI: CAZİBE MERKEZİ OLACAK
Toplantıda bir konuşma yapan Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ise, “MIT Sloan ile Sabancı Üniversitesi Sabancı SOM arasında yapılan bu anlaşmanın, daha da büyük çalışmaların başlangıcı olmasını diliyorum. Bu işbirliği ile SOM, bir mükemmeliyet ve cazibe merkezi olacak, iş dünyası için bölgesel gücü yüksek bir yönetim okulu haline gelecektir” dedi.

Bu durumun kendilerine ilave sorumluluklar getirdiğini belirten Sabancı, “Öncelikle Türk iş dünyasının desteğine güveniyor, Türkiye ve yakın bölgeye yatırım yapan global firmaların da bu işbirliğinin getireceği kaynaklardan maksimum seviyede faydalanacağına inanıyorum” açıklamasını yaptı.

Güler Sabancı, uluslararası şirketlerin, İstanbul’u yönetim merkezi olarak seçtiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Kriz sonrası değişen yeni dünya düzeninde artık şirketlerin ihtiyaçları değişiyor. Bu ihtiyaçlara yanıt vermek için bilgi üretmek çok önemli. Bu işbirliği ile iş dünyasının bu talebinin karşılanmasına öncelik vereceğiz.”

Kategori Haberler, HoldingYorum (0)

88 Öğrenci, STK’larda Staja Başladı


Citibank ile Sabancı Üniversitesi işbirliğinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen programa 88 öğrenci kabul edildi.

Sabancı Üniversitesi ile Citibank işbirliğinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Staj Programı”na 88 öğrenci kabul edildi.

Sabancı Üniversitesinden yapılan açıklamada, üniversitenin Toplumsal Duyarlılık Projeleri çerçevesinde Citibank ile işbirliği içerisinde, Citi Vakfı’nın 30 yıldır ABD’de sürdürdüğü STK Staj Programı’nın, Türkiye’de de STK’lar ile üniversite öğrencilerini 3 yıldır ortak bir programda buluşturduğu kaydedildi.

Projeyle Türk Sivil Toplum Kuruluşlarına insan kaynağı desteği sağlamanın yanı sıra Türkiye’deki gençleri, yaşadıkları topluma katkıda bulunmaları konusunda teşvik etmenin amaçlandığı belirtilen açıklamada, yaz tatillerinde STK deneyimi kazanan öğrencilerin ayrıca uzun vadede STK’ların gelişmesine katkıda bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, 39 üniversiteden 333 öğrencinin staj için başvurduğu, hangi kuruluşlarda staj yapmak istediğini belirtme şansına sahip öğrencilerden, eşleştirmeler sonucu işbirliği yapılan 25 STK tarafından 88′inin programa kabul edildiği bildirildi.

Açıklamada, eylülde sona erecek staja katılan öğrencilere “katılım sertifikası” da verileceği belirtildi.

Dünya Gazetesi

Kategori KSSYorum (0)

Sabancı Üniversitesi, 60 Fikri İşe Dönüştürüyor


Sabancı Üniversitesi (SÜ), öğrencilerin ve öğretim üyelerinin araştırmacı yönlerini ve girişimci yeteneklerini ortak teknoloji şirketleri kurarak ekonomik değer üretme çabalarına hız verdi. Kuruluşuna ortak olarak yenilikçi ve yaratıcı girişimcileri desteklemek amacıyla SÜ tarafından dört yıl önce kurulan İnovent adlı şirkete şu ana kadar öğrencilerden, mezunlardan ve öğretim üyelerinden 2 binin üzerinde iş fikri gelirken bunlardan 60′ının şirketleşme aşamasında olduğu bildirildi.

Araştırmacılık konusunda dünya ile rekabet halinde olduklarına dikkat çeken Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, “Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi başına düşen araştırma sayısında birinci. En yakın üniversiteden iki misli daha yukarıdayız. SÜ’de öğretim üyesi başına yılda 15 bin euro araştırma bütçesi düşüyor.”

16 şirkete ortak olduk

Sabancı Üniversitesi tarafından 2006 yılında kurulan İnovent adlı şirket hakkında bilgi veren SÜ Araştırma ve Lisansüstü Politikaları Direktörü Cemil Arıkan ise şu ana kadar İnovent’e 2 bine yakın iş fikri ve planı geldiğini belirterek “Bunların 60′ının şirketleşebileceğini gördük. Şimdi bunların kaynak meselesinin halledilmesi gerekiyor. Patent söz konusu ise patent başvurularının yapılması ve patentin alınması gerekiyor. Şimdiye kadar çok sayıda patent başvurusuna ve bu sürecin yönetilmesine aracılık ettik ve çalışmalarımız da artarak sürüyor” bilgisini verdi.

SÜ’nün yüzde 100 hissesine sahip olduğu İnovent ile şu ana kadar 16 şirkete ortak olarak katıldıklarını, bu şirket içinde Sabancı’dan mezun kişilerin de öğretim üyelerinin de ve dışarıdan kişilerin de olduğunu belirten Cemil Arıkan, “Biz bu şirketlere uzun süre kalalım, problemlerine ortak olalım ve ticari kâr edelim diye girmiyoruz. Tümüyle girişimciliği destekleyelim, patent alma aşamasından yatırımların finans kaynaklarının teminine kadar bir dizi zor süreçte yanlarında olalım ve sonuçta da Türkiye için ekonomik değer ve istihdam yaratalım diye giriyoruz. Bu şirketler belirli bir noktaya gelince de çıkıyoruz. Her ne kadar ticari yaklaşmasak da bu şirketlerin birinden 90 kat, bir başkasından 20 kat, diğer ikisinden de 2 kat değer yaratarak çıktık” dedi.

NANOTEKNOLOJİ İLE ORGAN ÜRETİMİ FİKRİ VAR

Sabancı Üniversitesi’nin 27 milyon TL’si iç kaynaklarca olmak üzere toplam 50 milyon TL’lik bir yatırımla üniversite kampusu içinde nanoteknoloji merkezi yapmakta olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Berker, merkezden beklentilerine yönelik bir soruyu şöyle yanıtladı: “Şimdi atomları üst üste koyarak her şeyi inşa edebilecek bir yere geliyoruz. Birçok örnek proje var. Örneğin akıllı çimento üzerinde duruyoruz. Daha dayanıklı ve daha hafif çimento nasıl yapılabilir. Patates, buğday gibi gıda tarafında bir dizi proje var. Ayrıca nanoteknoloji ile organ üretimi fikri söz konusu. Örneğin bir kalp kası yapabilmek. Mesela şimdi araştırmacılarımız çok yoğun bir şekilde tekstili inceliyorlar. Tekstildeki örgülerin kalpteki örgülere çok benzediğini gördüler. Merkezimiz açıldığında nanoteknolojiyle ilgili Türkiye’de herkes için burası ortak bir düşünce ve üretim platformu haline gelecek.”

Referans

Kategori HaberlerYorum (0)

Sabancı Üniversitesi’nden Dünya Bilimine Önemli Katkı


Sabancı Üniversitesi, Türkiye’yi dünyaya bilimsel çalışmalarıyla tanıtıyor. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Göğüş liderliğindeki, 23 kişiden oluşan uluslararası ekip yeni bir nötron yıldızı keşfetti. Ersin Göğüş’ün bu konudaki makalesi, astrofizik alanında dünyanın en önemli bilimsel dergilerinden “The Astrophysical Journal”a kabul edildi. Bu önemli buluş bilim dünyasının en prestijli dergisi “Nature”da da yayımlandı.

Bilimsel çalışmalarına her gün bir yenisini ekleyen Sabancı Üniversitesi, Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni de (SU-NUM) kuruyor. Merkez, Devlet Planlama Teşkilatı ve Sabancı Vakfı’nın desteğiyle 50 milyon liranın üzerinde bir yatırımla kuruluyor.

2011 yılının Nisan ayında faaliyete geçecek SU-NUM’da, Sabancı Üniversitesi’nin bölümsüz yapısına uygun olarak, nanoteknoloji alanında çığır açabilecek araştırmalar yapılması hedefleniyor. SU-NUM’da lisans öğrencilerinin de araştırmalara katılımı desteklenecek.

Program tercihi ikinci sınıfta

Sabancı Üniversitesi’nin Temel Geliştirme Programı üzerine yapılandırılan sistemiyle öğrenciler Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Sanat ve Sosyal Bilimler, Ekonomi Yönetim Bilimleri olmak üzere üç program grubundan birine yerleştiriliyor. Öğrenciler, program tercihini ikinci sınıfın sonunda yapıyor. Mezunların yüzde 88’i, mezuniyetten sonraki bir yıl içinde, akademik hayata ya da profesyonel iş hayatına devam ediyor.

Üniversitenin tam zamanlı öğretim üyelerinin yaklaşık yüzde 90’ı doktorasını yurtdışında tamamlamış bulunuyor. Kariyerine yurt dışındaki saygın üniversitelerde devam eden pek çok akademisyen de Sabancı Üniversitesi’nde ders vermek üzere geri dönüyor.

Öğretim üyesi başına 26 bin lira

Sabancı Üniversitesi’nde, 2000 yılından bu yana yürütülen yüzlerce araştırma projesi için değişik kaynaklardan sağlanan fon miktarı 50 milyon liranın üzerinde. Üniversitenin Avrupa’da tescil edilmiş iki, öğretim üyelerinin ise 150’nin üzerinde uluslararası tescilli patenti var. Üniversite, AB 7. Çerçeve Programı kapsamında sağlanan araştırma fonlarında, öğretim üyesi başına düşen 26 bin lira değerindeki araştırma bütçesiyle Türkiye’deki üniversiteler arasında lider. AB 7. Çerçeve Programı kapsamında sağlanan fonlarda ise toplam 18 proje ile 4.2 milyon lirayı aşan fon büyüklüğüne sahip.

20 yıl boyunca Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) yürüttüğü tam zamanlı öğretim üyeliği ve aldığı pek çok akademik ödülün ardından Türkiye’ye dönen Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, lisans öğrencilerinin araştırma süreçlerine katılmasını destekliyor. Rektör Berker tarafından tasarlanan Sabancı Üniversitesi-MIT Genç Bilimcileri burs programı kapsamında birinci sınıf birincileri, bir haftalığına MIT’ye götürülüyor. Prof. Dr. Berker, TÜBİTAK Feza Gürsey Enstitüsü’nde, lise ve lisans öğrencilerine ücretsiz fizik dersleri veriyor.

Milliyet

Kategori HaberlerYorum (0)