Etiket arşivi | "sigorta"

Dünya Devleri Pazardan Umduklarını Bulamadı


Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) Başkanı Hulusi Taşkıran, son beş yılda yoğun olarak sigorta sektörüne yatırım yapan dünyanın büyük sigorta devlerinin, pazardan umduklarını bulamadıklarını söyledi.

Hulusi Taşkıran, yabancı yatırımcıların Türkiye’yi, geleceğe yatırım olarak gördüklerini belirterek, halen geleceğe yönelik yatırım olarak baktıklarını kaydetti. Taşkıran, “Zaten yatırım yaptıkları dönemi satın almamışlardı. Geleceği satın almışlardı. Hatta o dönem ben, sigorta şirketlerinin ucuza satıldığı tezini ortaya atmıştım. Bugün bazı grupların, mutsuz olduklarını çok iyi biliyorum” dedi.

Hulusi Taşkıran, bazı büyük yatırımcıların şirket satın almak için yatırdığı paranın, bir buçuk katını aldığı şirketi yaşatmak için harcadığını da vurgulayarak, “Zaten global kriz etkili oldu. O nedenle de Türkiye’de yaşanan kriz ya da burada yaptıkları yanlış çok büyük olmadı. Kendi ülkelerinde işler iyi gidip de Türkiye’de kötü durumda olsalardı işte o zaman can yakardı” diye konuştu.

Bir hayli para kaybettiler
Hulusi Taşkıran, son dönemde bazı kesimlerin, sektörde konsolidasyon yaşanacağına yönelik beklentilerine de değinerek, bu konuda şunları söyledi: “Açıkçası, çok büyük anlamda bir konsolidasyon beklemiyorum. Ama küçük çapta olabilir. Gelen yabancılara baktığınızda, bir kısmı dünyanın büyük devleri. Ancak başka gruplar da var. Şirket satın alalım, biraz değerlendirelim tarzı pazara girmiş olanlar. İşte bu gruplar, bu süreçte biraz üzülebilir. Çünkü, satın aldıkları değerle bugünkü değer arasında büyük fark var. O değerlere getirmek de artık çok zor. Bir hayli de para kaybettiler. Bu yatırımcılar, eski hevesini kaybedip, aldıkları fiyatın biraz daha altına verip, pazardan çekilmek isteyebilirler. Bu şirketleri de büyük yatırımcılar alabilir. Benim beklentim bu yöndedir. “

Anadolu Sigorta’dan ‘Bir Usta Bin Usta’ projesi

KURULUŞUNUN 85. yıldönümünü kutlayan Anadolu Sigorta, Anadolu’da kaybolmaya yüz tutan mesleklere olan ilgiyi artırarak, bu mesleklerin yeniden canlanmasını sağlamak üzere 85. yıla özel olarak ‘Bir Usta Bin Usta Projesi’ni hayata geçiriyor. Anadolu Sigorta ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokole göre, Anadolu Sigorta belirlenen illerde kaybolmaya yüz tutan mesleklerin yeniden canlanması için yürütülecek eğitim çalışmalarına kaynak sağlayacak. İllerdeki ilgili sivil toplum kuruluşlarının kursiyer seçimini gerçekleştireceği, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’nün teknik danışmanlığı üstleneceği proje Anadolu Sigorta tarafından 10 yıl boyunca finanse edilecek. Her yıl belirlenecek 5 ilde, 3 ila 6 aylık dönemlerde 20’şer kişiye eğitim verilmesi planlanan projede böylece yılda 100 kişi geleneksel işkolları ile ilgili mesleki eğitim almış olacak.

Yabancılar disipline eder demiştik ama olmadı

HULUSİ Taşkıran, global krizin Türk sigorta sektörüne etkilerine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriz etkiledi. Bugün hepimiz kanunsuz rekabetten şikayetçiyiz. Avrupalı yatırımcının gelmesiyle disipline olur demiştik ama olmadı. Bu kadar kötü anlamda rekabet hiç yaşamamıştık. En azından bilançolarımızı bu kadar olumsuz etkilememişti. Avrupalı yatırımcılar da kendi ülkelerinde ciddi sıkıntı yaşadıklarından, buraya çok fazla konsantre olamadılar. Ama Avrupalı yatırımcı için de yatırım alanları daraldı. 2010 yılı 2009’un uzantısı olarak, kaybedilmiş bir yıl olacak.“

Euromoney, Axa’yı Türkiye’nin en iyi sigorta şirketi seçti

DÜNYANIN en prestijli ekonomi dergilerinden Euromoney, ülkelerin ve bölgelerin en iyi sigorta şirketlerini açıkladığı açıklamasında Axa Sigorta’yı, “Türkiye’nin En İyi Sigorta Şirketi” seçti. Aynı zamanda Axa Sigorta, “Orta ve Doğu Avrupa’nın da En İyi Sigorta Şirketi” de seçildi.

Axa Sigorta CEO’su  Cemal Ererdi, bu sene ikinci kez Türkiye’nin en iyi sigorta şirketi seçilen Axa Sigorta’nın bir Türk şirketi olarak ”Orta ve Doğu Avrupa’nın da En İyi Sigorta Şirketi” seçilmesi, yaratılan iş modelinin uluslararası platformlarda başarısının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Cemal Ererdi yaptığı değerlendirmede, “Axa Sigorta olarak dünyanın en prestijli ekonomi dergilerinden Euromoney tarafından verilen ‘En İyi Sigorta Şirketi’ ödülünü bu sene ikinci kez almamız sektördeki rakipsizliğimizin bir kanıtıdır. Ayrıca bu sene Türkiye sınırlarını da aşarak ‘Orta ve Doğu Avrupa’nın da En İyi Sigorta Şirketi’ seçilmiş olmamız bir Türk şirketi olarak bizleri çok gururlandırdı” dedi.
Cemal Ererdi, araştırmaya çeşitli şirketlerden sigorta satınalması yapan ve karar verici pozisyonda bulunan yöneticilerin katıldığını
ifade etti.

Sigortacılar üç ayda yüzde 3.17 reel büyüdü

SİGORTA şirketleri bu yılın ilk üç aylık döneminde toplam 3 milyar 671 milyon TL prim üreterek, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 12.73’lük artış gerçekleştirdiler. Mart ayındaki TÜFE’deki yıllık 9.56’lık enflasyon ile mukayese edildiğinde ise sigorta sektörü reel bazda yüzde 3.17 büyümüş oldu. Toplam prim üretiminin 3 milyar 79 milyon TL’si hayat dışı sigorta branşlarından, 591.3 milyon TL’si de hayat sigortalarından kaynaklandı. Hayat dışı sigortalarda prim artışı yüzde 12.37 olurken, hayat sigortasında ise yüzde 14.65 artış yaşandı. Bu yılın ilk üç aylık döneminde en yüksek prim üretimi ise, hava araçları sorumluluk sigortasında gerçekleşti. Sigorta şirketleri bu branşta, 7.8 milyon TL prim üreterek, geçen yılın aynı dönemine oranla üretimde yüzde 40 artış sergilediler. Hava araçları sorumluluk sigortasını yüzde 25 prim artışı ile finansal kayıplar sigortası izledi.

SİGORTA DANIŞMA KÖŞESİ

SORU:  Mart ayının ortasında aracımla kaza yaptım. Kaza sonucu aracım pert oldu. Aradan geçen bir buçuk ay içinde sigorta şirketimden olumlu veya olumsuz bir cevap alamadım. Öğrenmek istediğim sigorta şirketinin yasal olarak bana en geç ne zaman cevap vermesi gerekir?   Erkin Karaırmak

Cevap:  Sigorta şirketinin en geç 1 ay içinde size bu konuda olumlu ya da olumsuz cevap vermesi gerekiyor. Öncelikle sigorta şirketiniz ile konuşup, yazılı olarak da biran önce sonuca varılmasını isteyebilirsiniz. Cevap alamıyorsanız, Sigorta Tahkim Komisyonu’na elinizdeki belgelerle başvurabilirsiniz.

Hürriyet Ekonomi

Kategori RöportajYorum (0)

Meğer Avrupa, Bildiğimiz Avrupa Değilmiş


Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği de raporu Türkçeye çevirdi. Raporda değinilen konular önemli ama dikkatimi çeken bir nokta var ki, gerçekten ilginç.

Bu konuya geçmeden önce iklim değişikliklerinin yol açtığı hasara yönelik rapordan bazı bilgileri sizlerle paylaşayım:

2008 yılında meydana gelen doğal afetlerde, sigortalı kayıplar da dahil, ekonomik kayıplar açısından Kuzey Amerika; mağdur sayısı açısından ise Asya kıtası en fazla hasara maruz kalmış. Avrupa Birliği de hava olaylarıyla bağlantılı afetler sonucunda meydana gelen kayıplara uğramış.

Munich Re’ye göre 2008 yılında Avrupa için en maliyetli doğal afet, Emma Fırtınası olmuş. 2008 yılının mart ayı başında Avrupa’nın büyük bölümünü etkisi altına alan fırtına, 1 milyar euro değerinde sigortalı kayba neden olmuş. 24 Ocak 2009 tarihinde Fransa’nın güneybatısında etkili olan Klaus Fırtınası’nın ise sigorta şirketlerine maliyetinin 1.5 milyar euro değerinde olduğu tahmin ediliyor.

Ekonomik kayıp 322 milyar euro

1980-2008 yılları arasında Avrupa’da meydana gelen doğal afetler sonucu ortaya çıkan 386 milyar euro değerindeki toplam kayıp miktarı içerisinde, hava olayları ile bağlantılı afetlerin neden olduğu kayıp miktarı ise 322 milyar euro olarak kaydedilmiş.

Dünya genelinde 1980-2008 yılları arasında görülen tüm doğal felaketlerin yüzde 86’sı kasırga, dolu fırtınası, sert fırtınalar, seller ve aşırı sıcaklık dereceleri nedeniyle meydana gelmiş. Avrupa’daki rakamlar ise daha da dikkat çekici. Aynı dönemde Avrupa’da meydana gelen tüm doğal afetlerin yüzde 90′ı aşırı hava olayları ile bağlantılı. Son 50 yıl içerisinde aşırı kötü hava şartlarıyla bağlantılı doğal afet sıklığının artış gösterdiği, jeofiziksel nedenlerle oluşan doğal afet sayısının ise sabit kaldığı görülüyor.

Artan sıklık ve şiddetteki hava olayları ile bağlantılı afetlerin neden olacağı olaylar arasında; bereketsiz mahsul riskinde önemli artış, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bir yıl içerisinde tahmini 86 bin ilave ölüm, hastalık vakalarında 2030 yılı itibariyle 20 bin, 2080 yılı itibariyle ise 25-40 bin arasında artış yer alıyor.

İklim değişikliğinin sigortaya etkisi

CEA’nın raporunda, iklim değişikliklerinin sigorta sektörü üzerinde etkisine de yer veriliyor. İklim değişikliğinin yol açtığı ekonomik kayıpların gittikçe artan bir payının sigortacılar tarafından karşılandığına dikkat çekilen raporda, 1980′li yıllarda dünya genelinde hava olayları ile bağlantılı kayıpların yüzde 16’sı sigortalıyken bu oranın, 1999-2008 arasında yani son 10 yılda, ortalama iki katına çıkarak, yüzde 31′e, son 5 yılda ise yüzde 41.5′e ulaştığı söyleniyor.

1980-2008 yılları arasında meydana gelen hava olayları ile bağlantılı afetler sonucunda Avrupa’nın, ortalamada yıllık 11.1 milyar euro tutarında bir ekonomik kayıp yaşadığına da değinilerek ekonomik kayıpların sigorta sektörünce karşılanan kısmının, 1980′lerde yüzde 25 iken son 10 yılda yüzde 33′e ulaştığı, son 5 yılda ise bu oranın yüzde 44′e geldiği vurgulanıyor.

‘Devlet müdahale etsin’ beklentisi

Şimdi gelelim, raporda dikkatimi çeken ve ilginç bulduğum noktaya.. Daha doğrusu; “Avrupa, bildiğimiz Avrupa değilmiş” dedirten konuya.

Meğer, Avrupa ülkelerinde de geniş çaplı doğal afet durumlarında, genellikle halk arasında bir devlet müdahalesi beklentisi oluşmaktaymış. Bu durum, doğal afet meydana gelmeden önce sigorta tarafından sağlanan korumaya yönelik talebi azaltıyormuş.

Raporda, iklim değişikliğinin yol açacağı hasarlar karşısında yetersiz sigortaya sahip bireylerin, kayıplarını tazmin etmek üzere bir kamu otoritesi, mal üreticisi veya tedarikçisi gibi sorumlu bir taraf arayışına girecekleri vurgulanıyor. Dikkatinizi çekerim; Avrupa’da, bu tür afetlere karşı yetersiz sigortaya sahip bireyler de varmış.

Daha bitmedi… Bundan sonrasını yine rapordan sizlere aktaracağım; çünkü raporda, ülkelerin durumu tek tek anlatılmış.

Almanya’da bile sigorta tanıtılıyor

Mesela, Almanya… 19-21 Temmuz 2007 tarihlerinde Bavyera eyaletindeki Baiersdorf şehrinde üç saat içerisinde metrekareye düşen 130 kilogram yağış nedeniyle birçok sokakla binden fazla binaya sel suları yayılmış. Sonuç olarak, Bavyera Eyalet Meclisi, doğal afet sigortasını teşvik etmek üzere bir kampanya başlatma kararı almış. 2009 yılı başından itibaren “Geleceği düşün-Doğal afetlere karşı sigortalan” kampanyası aracılığıyla halkı konut ve diğer mallarını doğal afetlere karşı korumak üzere teşvik etmeye başlamış. İngiltere… İngiliz Sigortalar Birliği (ABI) iklim değişikliği konusunda kamu politikalarına ilişkin müzakerelere düzenli katkı sağlamaktaymış. ABI, iklim olaylarına karşı İngiltere’nin esnekliğini artırmak, riskleri azaltmak ve acil planlamayı geliştirmek amacını taşımaktaymış. Fransa… Fransız Sigorta Birliği; vatandaşların, işkollarının ve politika yapıcılarının iklim değişikliği riski hakkındaki farkındalığının artırılmasına çalışıyormuş.

Zorunlu deprem sigortası örneği

İlginç değil mi? Bahsi geçen ülkelerin hepsi de gelişmiş ülkeler. Ve sık sık da gerek yazılarda gerekse de söylemlerde örnek gösterilen ülkeler. Gelin görün ki, bu ülkelerdeki sigortacılar bile, sigortasızlıktan dert yanıp, halk arasında sigortanın yaygınlaşması için kampanyalar düzenleyip, tanıtımlar yapıyor.

Son olarak şunu da belirteyim: 99 Marmara depremi sonrası kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ve uygulamaya giren zorunlu deprem sigortasının tanıtımı için yapılan kampanyalar kimi kesimler tarafından eleştiri konusu oldu. “Kamunun kurduğu bir sistemin tanıtımı mı olur” dendi. Şu işe bakın ki, Almanya’da Bavyera Eyalet Meclisi doğal afet sigortasını teşvik etmek üzere, 2009 yılı başından itibaren “Geleceği düşün-Doğal afetlere karşı sigortalan” kampanyası düzenliyor. Amaç, halkı konut ve diğer mallarını doğal afetlere karşı korumak üzere teşvik etmek.

Daha fazla söze gerek var mı bilmem…

Noyan Doğan

Referans

Kategori HaberlerYorum (0)