Etiket arşivi | "staj"

Ernst & Young İçin İnsan İlk Sırada


“Ernst & Young’da insan çok önemli. Çünkü biz işimizi çalışanlarımız üzerinden, onların tecrübeleri üzerinden yapıyoruz. Sloganımız “People first”. İnsanların tecrübe kazanması ve insan odaklı olması çok önemli” diyen Ernst & Young İK müdürü Ceyda Çakır, yurtdışı ve yurtiçi eğitimlerle çalışanlarına yatırım yaptıklarını ayrıca onları kimi programlarla yurt dışına gönderdiklerini vurguluyor.

Geçmişi 19. yy ın başlarına kadar uzanan Ernst & Young’un kökleri Arthur Young ve Alwin C. Ernst tarafından kurulmuş çekirdek firmalara dayanıyor. Bugün ise 140 ülkede ve toplam 152.000 üzerinde çalışan kadrosuna sahip büyük bir dev. Sadece Türkiye ofisinde 700 kişinin çalıştığı Ernst &Young’a her yıl 100’ün üzerinde yeni mezun işe alımı yapılıyor. Özellikle insana yatırım yapmak, onların ve dolayısıyla şirketlerin verimliliğini artırmak birincil hedefi olduğu için bu sektörü seçen Ernst &Young İnsan Kaynakları Müdürü Ceyda Çakır,  kariyerine danışman olarak başlamış. Büyük ve orta ölçekli pek çok şirkete danışmanlık verdikten sonra kazanmış olduğu bu tecrübeyi İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak sürdürmüş. Ernst &Young’a katılmadan önce de uzun yıllar yöneticilik geçmişi bulunan Ceyda Çakır aynı zamanda MBA mezunu. Kendisi Ernst &Young’ın İK süreçlerini Businews’a anlattı.

İşe alımlarda hangi adımları izliyorsunuz? Adaylar hangi süreçlerden geçiyor?

İşe alım uygulamalarımızda temel amacımız şirket kültürüne uyum sağlayacak ve pozisyonun gerektirdiği yetkilikteki bireyleri Ernst&Young ekibinde doğru pozisyonlara yerleştirmek. Yeni mezun, stajyer ve yönetici alımlarımızın kendi içinde farklı süreçleri var. Yeni mezunların başvurularını kendi web sitemiz üzerinden diğer başvuruları Kariyer.net üzerinden alıyoruz. Her bir süreç için hedef üniversitelerimizden öğrenci alımına özellikle dikkat ediyoruz. Aranan özelliklere uygun kişileri öncelikle sınav sürecimize alarak bu süreçten geçen adayları görüşmeye davet ediyoruz. Stajlarımız ise yaz ve kış stajı olarak ikiye ayrılıyor. Kış stajımız Aralık  – Mart ayları süresince; yaz stajımız ise Haziran – Ağustos dönemlerinde oluyor.  Staj süresince stajyerlerimiz bize projelerde destek olurken aynı zamanda iş ortamını da deneyimleme fırsatı yakalıyor. Bu yıl uzun dönem stajyer programımızı da başlattık. Uzun süreli staj programı ile öğrencilerin bu sektörü çok yakından tanımaları açısından faydalı olduğunu düşünüyorum. Mali müşavir asistanlığı için bu meslekle örtüşen adaylar ile çalışmaya özen gösteriyoruz. Mali müşavir olmak için İşletme, İktisat, Kamu Yönetimi, Maliye ve Uluslararası İlişkiler Bölümlerinden mezun olmak gerekiyor. Danışmanlık Bölümlerimiz içinse Endüstri ve İşletme Mühendisliği ile konularına göre diğer mühendislik türlerini tercih ediyoruz ayrıca Hukuk Bölümümüz için de Hukuk Fakültelerinden de  mezun alımlarımız oluyor.

Bir İK’cı olarak adaylarda aradığınız özellikler neler?

Özellikle adayın takım çalışmasına yatkın olması, dürüst olması, sabırlı olması, parlak olması ve çalışkan olması bizim için çok önemli. Stajyerleri seçerken, kişinin kendini çok iyi ifade ediyor olmasına ve bu mesleği ilerde isteyip istemediğine bakıyoruz. Not ortalaması bizim için birinci kriter değil ama derslerinde başarılı olan bir öğrencinin işinde de başarılı olacağı yönünde bir korelasyonun olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Ayrıca uluslararası bir firma olduğumuz için İngilizce’nin çok iyi derecede bilinmesi gerekiyor.

Adaylar ile iletişime geçmek için neler yapıyorsunuz?

Öğrencilerin okul döneminde derslerine konuk oluyoruz. Ayrıca üniversitelerin Kariyer günlerine, özel zirvelerine konuşmacı ve sponsor olarak katılıyoruz. Sadece kaliteli bir iş yapıyor olmak yetmiyor bunu duyurabilmek ve onlarla iletişim halinde olabilmek çok önemli. Bu anlamda sosyal medya kanallarının en iyi araçlar olduğunu düşünüyoruz. Hatta Facebook Kariyer sayfamızı hayata geçirdik. Facebook üzerinden birebir adaylar ile iletişime geçmek onların yorum ve sorularını alabilmek bizim markamızın etkinliğini artırmak için çok önemli. 

SLOGANIMIZ “PEOPLE FIRST”

Ernst & Young’ın İK Politikasından bahsedebilir misiniz?

“Ernst & Young’da insan çok önemli. Çünkü biz, işimizi çalışanlarımız üzerinden onların tecrübeleri üzerinden yapıyoruz. Bu anlamda aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın tecrübe kazanması bizim için çok önemli. Hem yurtdışı eğitimler hem de yurtiçi eğitimler ile çalışanlarımızı sürekli destekliyoruz. Global ekonomide rekabet çok daha fazla ve donanımlı insanı elinizde tutabilmek çok daha zor; bu sebeple Talent Management “Yetenek Yönetimi” şirketimizin İK politikasında en başlarda geliyor. Çalışanlarımızı kısa veya uzun süreli programlarla yurt dışındaki ofislerimize gönderme fırsatımız olabiliyor. Bizler de bu anlamda insana yatırım yapıyoruz ve İnsan Kaynaklarının desteği burada ortaya çıkıyor.

Mülakatlarda en çok dikkat ettiğiniz unsurlar neler?

Her yıl sadece yeni mezun pozisyonlarımız için 2000’nin üzerinde başvuru geliyor. Öncelikle özgeçmişin düzgün yazılıp yazılmadığına bakıyoruz. Özellikle yeni mezunlar özgeçmişlerinin 1 sayfayı geçmemesine özen göstermeliler. Sonuçta özgeçmiş pasaport gibi düşünülmeli, iyi bir özgeçmiş sizi mülakat sürecine sokar, sonraki süreç tamamen sizin mülakatlarda gösterdiğiniz performansa ve aranan kritere uygunluğunuza kalmıştır. Adayın akademik hayatı boyunca kazanmış olduğu başarılar ve katılmış olduğu sosyal sorumluluk projeleri de özellikle yeni mezunlarda dikkat ettiğimiz unsurlar arasında yer almaktadır.

Oryantasyon süreciniz nasıl işliyor? Çalışanların motivasyonunu artırmak için yaptığınız çalışmalar var mı?

Yılın Eylül ve Ekim aylarına rastlayan dönemde toplu yeni mezun alımı yapıyoruz. Oryantasyon eğitimimize öncelikle kurumun geçmişi, değerleri, yapısı anlatılarak başlanıyor. Sonrasında ise yaklaşık 3 hafta süren teknik eğitimler başlıyor. Eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından projelerde yer almaya başlıyorlar. Denetimler ise mutlaka ekip halinde yürütülüyor ve takım yöneticileri ile beraber projelere gidiyorlar. Ayrıca Performans yönetimi sistemimiz çok kuvvetli. Çalışanlarımızı her proje sonrasında değerlendirerek onlara geri bildirimler yapıyoruz. Olumlu yapılan geri bildirimler, sonrasında çalışanlarımızın motivasyonunu artırıyor. Eğer olumsuz bir değerlendirme yapılacaksa da bunun nasıl yapılması gerektiği konularında da çalışanlarımıza eğitimler veriyoruz. Yapılan geri bildirimlerin hem çalışanlarımızın gelişimine katkı sağladığına hem de şirketimiz için artı bir değer yarattığına inanıyoruz.

 Ernst & Young’da staj yapan öğrencilere sorduk…

STAJYERLERİN GELİŞİMİNE ÖNEM VERİLİYOR

  • Neden Ernst & Young?

Advisory departmanında 2 aydır çalışıyorum. Ernst & Young’ı seçtim çünkü hem dünya çapında hem de Türkiye’de bilinilirliği yüksek olan bir şirket. Kurumsal kültürü burada yaşamanın bir ayrıcalık olacağını hissettim. Ernst & Young’ın stajyerlerini gelecekteki çalışanları olarak görmesi ve bu nedenle gelişimlerine maksimum düzeyde verdiği önem benim için Ernst& Young’ı diğer şirketler arasında ayrıcalıklı bir pozisyona taşıdı. 

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Buraya gelmeden önce başka bir şirkette portföy yönetiminde staj yapıyordum. Oradaki stajımdan gerekli verimi elde ettikten sonra başka bir sektör görmem gerektiğini düşündüm. O sırada Ernst & Young Advisory departmanının stajyer aradığını duydum. Benim de isteğim Advisory sektörüne doğru yönelmek ve proje çalışmalarında yer almaktı. Dolayısıyla başvurdum ve karşılıklı beklentilerimiz birebir olduğundan kolay bir süreç sonunda stajyer olarak başladım

  • Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

3. sınıf öğrencisiyim ve İşletme-Endüstri mühendisliği çift anadal yapıyorum. Bu nedenle okulda çok yoğun bir programım var. Buradaki tecrübeli ve değerli çalışanlar sayesinde teoride öğrendiklerimin pratiğe nasıl aktarıldığını görme fırsatım oldu. Oldukça keyifli bir çalışma ortamında kendimi geliştirmeme olanak tanıyan insanlarla bir aradayım. Kendimi bir ekibin parçası olarak hissediyorum dolayısıyla okulun yoğunluğundan sıyrılıp burada keyifle çalışıyorum. Ernst & Young bana ileride nasıl bir işte ve iş ortamında çalışmak istediğimi belirlemem konusunda çok yardımcı oldu.

Gizem Akçaylan

VERGİ ALANINDA İLK SIRADA

  • Neden Ernst & Young?

Adım Alican Hosser. Transaction Tax departmanında yaklaşık iki haftadır çalışıyorum. Dünya çapında kurumsal bir firma olması bu kararı almamda etkili oldu. Ayrıca Vergi alanında Türkiye’nin en iyi kurumlarından biri olması da bu tercihi etkiledi. Bu alanda başlanabilecek bir kariyer için en iyi tercihlerden biri olduğunu düşünüyorum.

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Kariyer.net üzerinden ilanı gördüm ve başvurdum. Daha sonra yazılı bir sınav yapıldı. Bu aşamadan sonra mülakatı da geçerek çalışmaya başladım.

Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Büyük ve kurumsal bir firmayı tanımak, işlerin nasıl yürüdüğünü görmek ve uzun vadede işi öğrenmek açısından oldukça faydalı oldu.

TAKIM ÇALIŞMASI ÜST SEVİYEDE

  • Neden Ernst & Young?

Adım Görkem Yılmaz. Audit departmanında 2 haftadır stajyer olarak görev alıyorum. Big Four içinde Türkiye’de en büyük olması, Ernst & Young’da çalışıp başka işlere geçen insanlardan aldığım olumlu feedbackler ve en önemlisi denetim sektöründeki hedeflerime erişmek için Ernst & Young’ın buna en elverişli kurumsal şirketlerden birisi olması tercih etmeme sebep oldu.

  • Başvuru sürecinden bahsedebilir misiniz?

Hedefim denetim sektöründe çalışmaktı başvurmadan önce biraz araştırma yaptım. Tüm bu edindiğim bilgiler Ernst & Young’ı seçmemde etkili oldu. Beni en çok etkileyen de Ernst & Young’da  Asistan olarak çalışan arkadaşım Merve’nin anlattıkları oldu. Buradaki ortamın sıcaklığını, takım çalışmasının had safhada olması ve emeğinin karşılığını tamamıyla alınması beni buraya gelmek için teşvik etti.

  • Ernst & Young’da staj yapmanın size olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

Denetim işlemlerini kısa sürede öğrendim.  Ayrıca geçirdiğim iki hafta süresince Senior’ımın benimle ilgilenmesi ve işi öğretmesindeki özverisi beni işe daha da ısındırdı ve iş disiplinim arttı.

Nilgün Şirvanlı

Kategori RöportajYorum (0)

AIESEC Yurtdışı Staj ve Üyelik Fırsatları


AIESEC gençler için uluslararası platformda staj yapma imkanı ile liderlik vasıflarını keşfetme ve geliştirme fırsatları sunuyor. 1948 yılından beri dünyanın en büyük öğrenci organizasyonu olarak faaliyet gösteren AIESEC, toplumda pozitif bir değişim yaratmak amacıyla gençlere profesyonel gelişim, liderlik, uluslararası iş tecrübesi ve global öğrenme ağlarına katılım fırsatı sağliyor.Türkiye’de Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Kayseri ve KKTC lokallerinde faaliyet gösteriyor.

Yurtdışında Maaşlı Staj İmkanı

Katilimcilar proje takımlarını ve organizasyonları yönetip, şube yönetim kurulunda yer alarak; takım yönetimi, bütçe yönetimi, planlama-uygulama, stratejik düşünme ve karar verme, organizasyon becerisi edinme konularında pratik tecrübeler kazaniyor. AIESEC aracılığıyla pazarlama, bilişim sistemleri, insan kaynakları, mühendislik, kültürel anlayış ve toplumsal gelişim alanlarında 6 hafta ile 1,5 yıl arasında değişen sürelerle, yurtdışında, tam zamanlı ve maaşlı staj yapabilir, her yıl uluslararası arenada düzenlenen 450’den fazla uluslararası kongreye katılabilirsiniz. AIESEC’in 110 ülkede ve iş dünyasında sahip olduğu ağa dahil olarak, farklı ülkelerden insanlar tanıma ayrıcalığına sahip olunuyor. Yurtdışı staj sınavı için son başvuru tarihi 29 Ekim. Ekim ayı boyunca 12 lokaldeki farklı üniversitelerde tanıtımlar devam ediyor. Kampüslerdeki AIESEC stantlarından staj ve üyelik fırsatları hakkında bilgi alabilir, online kayıt için www.aiesec.org.tr sitesini ziyaret etmeniz yeterli.

Kategori HaberlerYorum (0)

Bak Bakalım CV Gelmiş mi?


İletişimde kolaylık sağlayan bir başlangıç gibi duruyor. Diğer yandan bıçak sırtında bir durum var.

 

CV – İletişimde kolaylık sağlayan bir başlangıç gibi duruyor. Diğer yandan bıçak sırtında bir durum var. Aynı zamanda önyargı- çıkarım kuyusuna düşüren ilginç bir araç. (Yılda 1500 kişiyi işe almış Bu işi 10 yıl üzerinde bunu yapmış biri olarak söylüyorum bunu. Etki alanımdan kaç “sivi” geçtiğini varın siz tahmin edin)

 

İngiliz tip şu, Fransız tarz bu diye internete girdiğinizde bir formatlama çılgınlığı var, hemen seçebilir ve ona göre düzenleyebilirsiniz. Neden ihtiyaç duyulur özgeçmişe? Çünkü “gönder bir bakalım” diye başlayan bir ön sipariş ürün haline gelmiştir. Aslında şu denmek isteniyor: Ben o 1 -2 sayfadan senin hakkında şimdi edinebileceğimden veya karşıma alıp konuşsam edinebileceğimden daha çok şey öğrenirim. CVyi görünce iş çıkar veya çıkmaz diye anlarım. Zaman kazanırım. En azından bak şimdi “gönder bakalım” dediğimde öteledim mi seninle konuşmayı? Evet.

 

Öz geçmiş diye çevrilmiş. Çok da güzel çeviri. Ne yazık ki böyle kullanımı az.. Maalesef, “sivi” gönderdin mi?, bak bakalım “sivi” gelmiş mi diye kullanıyoruz. CV, Latince bir kısaltma: “İşte hayatım” demek.

 

“İşte hayatım”ın sadece şurada doğdum, şu okulu bitirdim demekle sınırlı olduğunu düşünüyorsak zor bir yerdeyiz. Diğerlerinden nasıl ayırt edileceğim o zaman? Amaaan zor iş. Allahtan ki, üniversiteye girerken sınav var bu yazma işiyle uğraştırmıyorlar. Güzel de çıkınca uğraşılıyor… Hele oradaki 4-5 yılda da “sivi”yi dolduracak birşeyler yapmadıysak geldi-geçti olacak. Staj, dernek çalışması, klup etkinliği, konferans düzenlemeciliği, spor vb yapılmadıysa özgeçmişin “çağrılacaklar” yerine “mektup yollanacaklar” kutusuna atılmasına rıza göstereceğiz demektir.

İşin tuhafı, kutulara atanda mı kabahat? Kutulara atılmasına rıza gösterip zamanında CVyi dolgunlaştırmaya özen göstermeyende mi? Kabahat arıyorsanız eğer, “torpil lazım, x üniversitelileri hiç çağırmıyorlar” diyenlerin halini gözünüzün önüne getirin. Üniversite boyunca hiç kariyerle ilgilenmemiş, işe girip orada başarılı olmak için hangi sektörü denesem diye çaba gösterip 1 aylık bile staj yapmamış, sonunda 1000 sivi arasından 10 kişilik alıma başvurmuş halde kendini bulanlardır çoğu.

Biraz fazla mı yüklendim? Seçiciye yüklenmek daha kolay değil mi?

Kendim için özenmiş miyim de, oradaki seçici özensin, benim yerime karar versin?

Genelde görüşmeye davet edildikten sonra “böyle bir işmiş, ne yaparlar orada, gidiyim mi, büyük şirket, başlayım değil mi? diye garip sorulara maruz kalırım eşin dostun tanıdıklarından.

“Sen ne yapmak istiyorsun” sorusu için çok geç. “Kalbinin seisini dinle” demek de dalga geçmek o aşamada. Bu yüzden zamanında çantayı doldurmak önemli. Acaba şurası olabilir mi, şu sektör iyi mi diye merak edilmesi ve denenmesi gerek. Staj yapılınca ağır bedel ödenmiyor. Bana göre değilmiş deyip yuvaya geri dönülmesi çok maliyetli değil. Oysa işe girip bana göre değilmiş herhalde daha zor.

Kıssadan hisse: Stajlı CV öne geçer…

Kolaylıklar,

Özlem Balkan

 

Kaynak: Ntvmsnbc

 

 

 

 

 

Kategori Uzman GörüşüYorum (0)

“Microsoft, “kalifiye stajyer” arıyor…”


Stajyerlerini “değerlendirme merkezi” metotlarıyla seçmeye başlayan Microsoft’ta 50 üniversite öğrencisi staja başladı. Yeni dönem başvuruları ise Mart 2011’de alınacak

İşe alım sürecinde ince eleyip sık dokuyan şirketler, stajyerlerini de zorlu bir eleme döneminin ardından kabul ediyor. Bu şirketlerden biri olan Microsoft, seçme sistemini bu yıl biraz değiştirdi. Staj başvurularını değerlendirme aşamasında psikolojik ölçme ve değerlendirme alanında faaliyet gösteren Assessment Systems ile çalışmaya başlayan yetkililer, stajyerlerini artık istihdam edecekmiş gibi seçiyor.

Buna göre değerlendirme merkezi metotlarının uygulandığı seçme ve yerleştirme döneminde adaylar üç aşamalı bir elemeden geçiriliyor. Yazılı sınavların ardından yapılan mülakatlar ve vaka çalışmalarıyla öğrencilerin hem zihinsel ve sözel becerileri dikkatle izleniyor hem de adayın şirket organizasyonunda görev alma durumuna karar veriliyor.

Beş şanslı alınacak

Staj için bu yıl 3 bin 500 öğrencinin başvuru yaptığını belirten Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Belgin Ertam, 35’i uzun dönem -yaklaşık11 ay- olmak üzere toplam 50 stajyer aldıklarını söylüyor.

Bu kişiler arasından şirket kadrosuna katacakları stajyerler olabileceğini dile getiren Ertam, bu konuda oldukça temkinli konuşuyor: “İstihdam, tamamen stajyerlerin performanslarıyla doğru orantılı.”

Ertam, bundan sonra Microsoft Academy for College Highers (MAC) adı verilen global programa katılacak adayları da stajyerler arasından seçeceklerini açıklıyor. Üniversiteden yeni mezun olmuş gençleri yetenekleri ve şirketin ihtiyaçları doğrultusunda işe alma ve şirkette iki yıllık kapsamlı bir eğitim programına tabii tutmaktan oluşan MAC için iki ila beş kişi seçilecek.

Gençlere önem veriliyor

Microsoft’un iki aylık eleme dönemini geçmeyi başarabilen stajyerler, departmanlarından ve çalışma koşullarından oldukça memnun. Stajyerlere verdikleri önemin değerlendirme sürecinden başladığını belirten Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 4’üncü sınıf öğrencisi Mehmet Can Sezer, staja başladıkları günden beri şirketin bir çalışanı olarak değer gördüklerini söylüyor. Küçük ve orta ölçekli şirketlerin iş ortaklarından sorumlu olan SMSNP bölümünde çalışan Galatasaray Üniversitesi Endüstri ve Bilgisayar Mühendisliği çift anadal son sınıf öğrencisi Yasemin Çelik ise önemli projelerde fikirlerinin alındığını dile getiriyor.

Uzun dönem stajyerlerinden Koç Üniversitesi İşletme Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Zeynep Yenibayrak da şirketin kurumsal yapısından ve kendilerini geliştirme imkanı sunulmasından hayli etkilenmiş. Yazılım geliştirme biriminde görevli olan Yenibayrak, İnternet siteleri üzerinden yazılımcılarla şirket arasında bir köprü oluşturacağını söylüyor.

İŞTE İNSAN

Kategori HaberlerYorum (0)

Schneider Electric’e Yaz Stajı İçin 10 Bin Öğrenci Başvuru Yaptı


Uyguladığı staj programları ile özellikle mühendislik fakültelerinde okuyan öğrencilerin ilk tercihi olan Schneider Electric, bünyesinde staj yapan öğrencilerin her birini Schneider Electric çalışanı olarak görüyor. Yaz dönemi boyunca staj yapacak öğrencilerin seçim ve yerleştirme sürecinde oldukça titiz davranan Schneider Electric, gelecekte şirket bünyesinde çalışacak takım arkadaşlarını da erkenden seçmiş oluyor.

Schneider Electric olarak öğrencilerin staj yaptıkları dönemi en verimli şekilde kullanmalarının en büyük hedefleri olduğunu ifade eden Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya İK Direktörü Aylin Satun Olsun, 2010 yılında staja kabul edilen 52 öğrencinin stajlarını başarıyla tamamladıklarını da sözlerine ekledi. Olsun, öğrencileri çeşitli proje ve eğitimlerle desteklemenin, onların hem kişisel, hem de profesyonel gelişimlerine katkıda bulunduğunu belirtti.

8 Bin Online, 2 Bin Kariyer Günlerinde Elden Olmak Üzere, Schneider Electric’e Toplam 10 Bin Staj  Başvurusu Yapıldı

Bu yıl kariyer sitelerinden alınan 8 bin online başvuru ve üniversitelerin kariyer günlerinde  öğrenciler tarafından iletilen 2 bin özgeçmiş ile beraber toplam 10 bin’e yakın öğrenci, yaz aylarında Schneider Electric’te staj yapmak üzere başvurdu. Yapılan başvurular arasından seçilen 100 öğrenci, “Greenlight Assessment” olarak adlandırılan değerlendirme merkezi çalışması için Schneider Electric’e davet edildi. “Green Light Asessment”, öğrencilerin yetkinlikleri ve motivasyonları konusunda bilgi verirken, stajyer adaylarının şirket içerisinde hangi departmanda daha verimli çalışabilecekleri konusunda da Schneider Electric yetkililerine yardımcı oldu.

Schneider Electric Stajyerlerini “Green Light Asessment”da Motive Ediyor

Öğrencilerin stajları boyunca bölüm içinde görevlendirildikleri projeler dışında,  şirket genelinde düzenlenen çeşitli proje yarışmaları ve eğitimlerle de desteklendiğini belirten Aylin Satun Olsun, “Bu anlamda “Green Light Asessment “ adlı yapılanmamız da önemli bir destekleyici. Ayıca stajyerlere yönelik eğlenceli ve eğiştici aktivitelerle de bu dönemi renlendiriyoruz. Bu yıl stajyerlere yönelik uyguladığımız projelerinden bir tanesi de “Schneider Electric Kısa Film Yarışması” oldu. Öğrenciler büyük keyif aldı ve ödüllendirildi” şeklinde konuştu.

Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya İK Direktörü Aylin Satun Olsun: “Şirketimizde staj yapan öğrencileri birer Schneider Electric çalışanı gibi görüyoruz”

Staj başvurusunda bulunan öğrencilerin, Schneider Electric’in dinamik yapısına ayak uydurabilecek, insiyatif alan ve fark yaratabilecek potansiyele sahip olmasına dikkat ettiklerini söyleyen Aylin Satun Olsun, şirketin misyonunu taşıyabilecek tutkulu, etkili, açık ve dürüst gençleri seçerken, gelecek için de kendilerine bir kaynak yarattıklarını belirtti. Olsun, “Şirketimizde staj yapan öğrencilerin herbirini, staj yaptıkları süre içinde aldıkları sorumluluklar ve onlara sağlanan gelişim imkanları açısından gerçek birer Schneider Electric çalışanı gibi görüyoruz. Onları yarım günlük bir oryantasyon programı ile karşılayıp, sonrasında ilgili bölümlere yönlendiriyoruz” dedi.

Kategori SektörelYorum (1)

Diploma ‘İşsiz’ Olmak İçindir


Bugünlerde birçok üniversite öğrencisi mezun olmanın haklı sevincini yaşıyor. Kep atma töreni, ardından mezuniyet balosu derken Temmuz’a kadar hareketli ve eğlenceli günleri geride bırakıyorlar. Sonrasında ortalık duruluyor, herkes kendi köşesine çekiliyor ve iş ciddiye biniyor. Akıllardaki soru şu: “Peki şimdi sırada ne var?

Birçok yeni mezun hemen, güncellenmiş özgeçmişleriyle iş ararken bazıları da tatile odaklanmış durumdalar. Bir kısım yeni mezun da şimdiden geleceğin onlar için neyi getireceğini kestiremediklerinden büyük bir boşluğun içerisindeler. Çevrenizde varsa eğer “okulumu özledim”, “çok sıkılıyorum” diyen yeni mezunlar görebilirsiniz. Mezuniyet bir anda gelmiş gibi gözükür ve siz de bir anda yeni mezun olarak değil artık bir “işsiz” olarak anılabilirsiniz.

Eğer mezun olmadan oluşturduğunuz, mezuniyet sonrasını kapsayan net bir planınız yoksa sizin öncelikle güzel bir tatil yapmanız doğru olabilir. Mezun olur olmaz iş arama telaşına girişmek kariyenizin ilk adımını atarken yanlış kararlar vermenize neden olabilir. Tatilde hem dinlenir hem geleceğiniz hakkında düşünme fırsatı elde etmiş olursunuz. Mezun olmadan, mezuniyet sonrasına iş veya staj ayarlayamamış yeni mezunlar için öncelik kısa da olsa tatil yapmak olmalıdır. Hak ettiniz öyle değil mi? (:

Üniversite öğrencilerinin hedefi tek başına mezun olmak (okulu uzatmamak) olmamalıdır. Öğrencilik hayatı boyunca tek başına derslerine yoğunlaşıp “sağ sağlim mezun olalım, gerisine bakarız” düşüncesi ile hareket edenler her geçen gün mezuniyete değil aslında işsizliğe yaklaşmış olurlar. Bugün elbette okulunu başarılı ortalamalarla bitirmek takdir edilesi bir durumdur ama bunun yanında üniversite öğrencisi geleceğini de planlamalı ve ona göre kendini yetiştirmelidir. Kimse size mezuniyet belgenizi görüp iş vermeyecek!

Tuğla döşeyen üç adam varmış. İlkine sormuşlar: “Ne yapıyorsun?” diye, cevap vermiş: “Tuğla döşüyorum”. İkincisine sormuşlar “Ne için çalışıyorsun?” adam: “Günlük beş dolar için” demiş ve üçüncü adama sormuşlar: “Peki sen?” ”Ben bu binayı inşa etmelerine yardımcı oluyorum” demiş adam. Peki sen hangisisin? (Charles M. Schwab)

Günümüzde artık mezun olduktan sonra iş aramak bir adım geriden gelmektir. Çalışmak istediğiniz sektör veya şirket için mücadele mezun olduktan sonra değil, üniversitede okurken başlıyor. Şunu bilmelisiniz ki istediğiniz şirket ve departmanda işe girmek için önünüzdeki engel mezun olmamış olmanız asla olmayacak!

Üniversite eğitimi boyunca kendini çeşittli stajlarla geliştiren, mesleki ve kültürel birikimini okuduğu dergiler ve makalelerle süsleyen, katıldığı etkinliklerle, tanıştığı insanlarla her geçen gün yeni şeyler öğrenmeyi bilen, araştırmacı ve girişken özelliklerini geliştiren kısaca her yıl kendisine yeni bir nitelik eklemeyi başaran üniversite öğrencisi mezun olmadan mezuniyet sonrasını da planlayabilecek duruma gelmiş olacaktır.

Nasılsa bir gün olacağına emin olduğunuz birşeye odaklanmak yerine (mezuniyet), yapmak istediğiniz şeyleri hayal ederek, varmak istediğiniz yolu her gece rüyanızda görerek kısaca uzun vadeli düşünerek kendinize büyük hedefler edinin. “Hepimiz aynı çukurun içindeyiz ancak kimileri gözünü yıldızlara dikmiş.” (Oscar Wilde) Yıldızlara odaklanırken bulutları ve gökyüzünü de düşünmek zorundasınız. Önünüzde başarmak istediğiniz bir hedef varken 2. ve 3. hedefinizi çoktan planlamış durumda olmak, karşılaşabileceğiniz fırsatları kaçırmamanızı sağlayacaktır.

Üniversite 1. sınıf sonunda dahi yaz stajıı yapmaya başlayın. 20 iş günlük bir staj bile mezun olduktan sonrası için size yol gösterici fikirler edinmenizi sağlayacaktır. Ne istemediğinizi bile öğretmesi küçümsenemez bir katkıdır. Genelde zorunlu stajı olan bölümlerde öğrenciler zorunluluktan staj defteri doldurur, zorunluluktan staj yapar. Mezun olmadan öğrenmeniz gereken şey staj yapmayı sevmektir. Derslere girmeyi sevmeseniz de olur! Staj mezun olduktan sonra karşılaşacağınız “deneyim” sorusuna verebileceğiniz en güzel cevap olacak, ihmal etmeyin.

Üniversite yılları, bir bebeğin gelişimi için altın çağ olan ilk 6 ay ve alınması gerekli olan anne sütü değerinde bir dönemdir. Kariyeriniz için mutlaka atlanamaz bir evredir ve yapmanız gereken kendiniz için doğru ‘anne sütünü’ bulmak.

Kariyerinizin ilk adımını atarken ise gerçekten olmak istediğiniz ve sizi mutlu edecek kararları vermelisiniz. 5 dolara tuğla mı dizeceksiniz, yoksa büyük bir bina mı inşa edeceksiniz? Hepsi kendinizi daha iyi tanımak zorunda olduğunuz tatil günlerinden sonra belli olacak..

Erman Akdeniz / Businews Genel Yayın Yönetmeni

Kategori Haberler, İŞ'in Püf NoktasıYorum (2)