Etiket arşivi | "Tofaş"

Satışlarda ‘Yerli’ ile Lider Oldu 200 Milyon Dolar Fazla Verdi


Tofaş CEO’su Ali Pandır, yılın ilk yarısında 200 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiklerini, iç pazarda sattıkları araçların yüzde 85’inin yerli olduğunu belirtti

 

Türk otomotiv sektörünün en büyük üreticilerinden Tofaş, yılın ilk yarısında binek ve hafif ticari araç satışlarıyla liderliğini ilan ederken, satışlarının yüzde 85’ini kendi ürettiği araçlarla gerçekleştirdi. Yılın ilk altı ayında 200 milyon dolar dış ticaret fazlası veren Tofaş, üretim yaptığı diğer markalara da cari açığı azaltmalarında yardımcı olacak. Tofaş CEO’su Ali Pandır, bugüne kadar dış ticaret fazlası veren Türkiye otomotiv sektörünün 6. ayda dış ticaret açığı vermeye başladığını ve 500 milyon dolar “eksi”ye geçtiğini hatırlatarak, kendilerinin aynı dönemde 200 milyon doların üstünde dış ticaret fazlası verdiklerini bildirdi.

 

Çok markalı denge

Toplam otomotiv pazarında satışların yüzde 39’unun yerli olduğuna dikkat çeken Pandır, “Toplam pazarda satışların yüzde 39’u yerli. Biz ise sattığımız araçların sadece yüzde 15’ini ithal ettik. Yani bizim satışlarımızdaki yerli oranı yüzde 85. Şöyle düşünün, bugün Türkiye’de Tofaş gibi bir üretici olmasaydı, ithalatın payı yüzde 75’e çıkardı” dedi. Bu yılın ilk 6 ayında 1.1 milyar dolarlık ithalata karşılık, 1.3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Pandır, ithalatlarının 900 milyon dolarının yedek parça ve imalata yönelik mamüllerden oluştuğunu kaydetti. Pandır, “Şayet Türkiye’de otomotive uygun çelik üretimi artsa, plastik ve kauçuk parçalar için gerekli hammadde üretimi artsa, kullandığımız mamüllerin ithalatında da büyük azalma olur” ifadesini kullandı. Opel ve Vauxhall için üretilecek Combo’nun da devreye girmesiyle birlikte Tofaş’ın beş markaya birden üretim yapar hale geleceğini tekrarlayan Pandır, bir anlamda bu markaların cari açıklarının azaltılmasına da yardımcı olacaklarının altını çizdi. Avrupa pazarlarında düzelmeler olmasına karşın ülkeler bazında iniş-çıkışlar yaşandığını ve bunun da otomotiv ihracatını olumsuz etkilediğini söyleyen Tofaş CEO’su Ali Pandır, şöyle devam etti:

“Biz, çok markalı üretimimiz sayesinde kendimizi koruduk. Fiat dolayısıyla İtalya’da güçlüyüz. PSA (Peugeot Citroen) ile ilişkimiz sayesinde Fransa da bizim ana pazarımız oldu. Opel için Combo üretmeye başladığımızda, Almanya ve İngiltere de ana pazarlarımız olacak. Böylelikle Avrupa pazarındaki dalgalanmalara karşı koyup, ihracatımızı dengeleyebiliyoruz.”

 

Kapasite şampiyonu

Yeni Combo üretimini beklemeden mart ayında üçüncü vardiyaya geçen, yılın ilk yarısında 168 bine yakın araç üreten Tofaş, yüzde 81’lik kapasite kullanım oranına da ulaştı. Avrupa’da genel olarak fabrikaların kapasite kullanımının yüzde 60’larda seyrettiğini söyleyen Pandır, bu anlamda Fiat dünyası içinde en fazla kapasite kullanan fabrikayız. Combo’nun da yıl sonunda devreye girmesiyle, bu oranın yüzde 90’lara ulaşmasını bekliyoruz” dedi. 2011’de yaklaşık olarak geçen yıl kadar (312 bin adet) üretim yapmayı planladıklarını ifade eden Pandır, 2012 yılı hedeflerinin ise 360 bin adet olduğunu bildirdi.

 

Bakan Ergün’ün ‘Müşterisi yok’ dediği Linea, 6 ayda bir yıllık satışa ulaştı

 

Yerli otomobil konusunda seslerin yükseldiği bir dönemde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün “Fiat Türkiye’de ticari araç üretiyor. Linea, Fiat’ın ürün gamı içinde arabadan sayılır mı? Arabadan sayılmaz o. Türkiye’de bile fazla müşterisi yok. Onu Rusya’ya satmaya gayret ediyorlar. Ancak İtalya’da görüyoruz, ne modeller var. Bunlardan bir kısmını Türkiye’de üretip dünyaya satmalarını istiyoruz” demişti. İşte o Linea’nın ilk 6 aydaki satışları, geçen yılın tamamındaki kadar gerçekleşti. Tofaş CEO’su Ali Pandır, Linea’nın son iki ayda Türkiye’nin en çok satan modeli olduğunu hatırlatırken, Fiat Marka Direktörü Okan Baş da “Binek otomobil satışlarımızın artmasında Linea’nın büyük payı oldu. 16 bin 300 adet sattık. Geçen yılın tamamındaki Linea satışına, bu yılın ilk yarısında ulaştık. Linea, son 2 ayda Türkiye’de en çok satılan otomobil oldu” dedi.

 

Meksika’ya özel motor

 

Bununla birlikte Tofaş, Linea’nın ihracatını artırmak için de çalışıyor. Ali Pandır, Meksika’ya şu ana kadar 2 bine yakın araç gönderdiklerini hatırlatırken, “Meksika pazarı için 1.8 litrelik benzinli motor seçeneğini geliştiriyoruz. Yıl sonunda devreye girecek bu motorla ihracatı gelecek yıl 4 bine çıkartmak istiyoruz” dedi. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve İsrail gibi pazarlara yönelik olarak da 1.6 lt benzinli ve otomatik vitesli araç hazırladıklarını söyleyen Pandır, bunlarla birlikte Linea ihracatında yaklaşık 8-10 bin adetlik adetlik artış öngördüklerini kaydetti.

 

Kaynak: Milliyet Ekonomi

 

 

 

Kategori Haberler, Otomotiv, SektörelYorum (0)

TOFAŞ, 500 yeni istihdamla üç vardiyaya geçecek


TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., Mart ayından itibaren üretimi üç vardiyaya çıkararak ilk aşamada 500 yeni işçi istihdamını öngörüyor.

TOFAŞ’ın, Muhasebe Direktörü Selçuk Öncer ve Mali Direktör Cengiz Eroldu’nun imzalarıyla Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, şirketin, iç ve dış piyasalardaki talebi karşılamak ve devreye girmesi planlanan yeni projeleri dolayısıyla Mart 2011 ayından itibaren 2 vardiya olan üretimini 3 vardiyaya çıkartmayı kararlaştırdığı belirtildi.

Açıklamada, “Bu karar çerçevesinde, ilk aşamada 500 yeni işçi istihdamı öngörülmektedir. 3. vardiyaya geçişle birlikte, iç ve dış piyasalardaki talebin gelişimine ve proje planlarına bağlı olarak, toplam istihdam artışının kademeli şekilde 1.200 işçiye ulaşması planlanmaktadır” denildi.

Milliyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

İlaç devi 2078 adet Fiat Linea aldı


TOFAŞ, Abdi İbrahim İlaç Sanayi filosu için 2 bin 78 adet Fiat Linea teslim edecek.
TOFAŞ tarafından yapılan açıklamada, Bursa’daki TOFAŞ fabrikasında üretilen Fiat Linea’nın Abdi İbrahim İlaç Sanayi’nin yine tercihi olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türk otomotiv tarihinde tek seferde son zamanların en büyük filo satışına imza atan Fiat Türkiye’nin, 2 bin 78 adet emotion donanımlı Fiat Linea’yı Abdi İbrahim İlaç sanayi şirketine teslim etmeye hazırlandığı belirtildi.

Fiat Marka Direktörü Okan Baş, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ocak-kasım aralığında 13 bin adete yakın
satış başarısına ulaşan ve kompakt sedan sınıfında başarısını ispat eden Fiat Linea ile her geçen gün pazardaki etkinliğimizi artırıyoruz. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli ilaç sektörü firmalarından biri olan ve TOFAŞ gibi ülkemizde üretim yaparak ülke ekonomisine katkıda bulunan Abdi İbrahim’e ‘Made in Turkey’ damgalı Fiat Linea’yı bir kez daha tercih ettikleri için içten teşekkür ediyoruz” dedi.

Açıklamada, filo satışının 400 adetlik ilk partisinin tesliminin, aralık ayı içinde tamamlanacağı kaydedildi. (AA)

Radikal Gazetesi

Kategori Haberler, İlaç, OtomotivYorum (0)

Genç İnsan Kaynakları Uzmanları Bir Arada “GençİK”


Birçok şirketin İnsan Kaynakları departmanında görev alan İK Uzmanlarının oluşturdukları GençİK platformu üyeleri, oluşumlarını Businews’a anlattı.

GençİK platformunu oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?

Grubumuz 2007’den bu yana faaliyet göstermekte olan, farklı sektörlerden genç insan kaynakları profesyonellerinin oluşturduğu bir platformdur.  Her ay aramızdan farklı birinin evsahipliğini yaptığı toplantılarda benchmark çalışmaları yapıyor; projelerimizi paylaşıyoruz.

Yola çıkış amacımız, çalıştığımız firmalardaki insan kaynakları uygulamalarını kıyaslamak, farklı sektörlerdeki yenilikleri görmek ve belli başlı güncel mesleki kavramları tartışmaktı. Ancak 2009 başından bu yana, biz de değişimin gerekliliğini fark ettik ve proaktif bir platform olma yolunda ilk adımlarımızı attık.

Hedef kitlenizdeki kişiler kimler?

Bizler yapmış olduğumuz beyin fırtınaları sonucunda faliyetlerimizin kapsamını ve yönünü belirleyecek altı farklı iletişim ve etki grubu ortaya koyduk. Bu doğrultuda hedeflediğimiz kitleyi; üyelerimiz ve aktif çalışanlarımız, İK çevresinde söz sahibi olan dernekler ve medya kuruluşları, ulaşamadığımız ancak potansiyeli olan üyelerimiz, eğitim ve danışmanlık firmaları gibi tedarikçilerimiz, örnek aldığımız diğer kurumlar ve profesyonel yöneticiler olarak geniş bir çerçevede tanıtabiliriz.

Yakın dönemdeki ilk hedefimiz hem profesyonellere hem de henüz iş hayatlarına yön vermemiş üniversite öğrencilerine sesimizi duyurabilmek. Böylelikle İnsan Kaynakları Yönetimi kavramının bilinirliğini arttırıp, önemini vurgulamış olacağız.

Değişim ve gelişim için ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz?

Yaklaşık 20 kişilik bir ekip olarak çalışıyoruz ancak bu yıl içinde bizimle birlikte çalışmak ve gelişmek isteyen yeni arkadaşlarımızla birlikte büyümeyi hedefliyoruz.

Şu an için oluşturmuş olduğumuz bir takım çalışma gruplarımız var. 2009 yılından bu yana birçok eğitim firmasıyla görüşme fırsatımız oldu. Birçoğundan gelişimimiz için destek aldık ve almaya devam ediyoruz. Bizlere bugüne kadar Origo İnsan Kaynakları, United, Dale Carnegie, Realta, Dinamo Eğitim gibi alanında uzman firmalar destek oldu. Aramızdan dört kişi Realta’nın düzenlediği GMC simülasyon çalışmasına katıldılar. Geçen yıl iki arkadaşımız Koç Üniversitesi’nde çalıştıkları firmalardaki İnsan Kaynakları uygulamalarını aktaran bir sunum yaptılar.  Böylelikle hedeflediğimiz üniversite öğrencilerine doğru bir adım atmış olduk. Web sitesi tasarımı, üyelik sistemi, benchmark için mail grubu çalışmalarımız devam etmektedir. En son Nisan başında 1980 sonrası doğan ve şu an iş hayatında hızla ilerleyen bizler, yani “Y kuşağı” hakkında, konunun uzmanı Evrim Kuran’dan bir eğitim aldık. Kendimizi bir başkasından dinlemek hepimizde gerçekten bir farkındalık yarattı ve daha genç arkadaşlara yönelik gerçekleştirmek istediğimiz projeler için bizi daha çok teşvik etti, birşeyleri değiştirebileceğimize dair inancımız arttı. Önümüzde daha birçok proje var, hepsi için ayrı bir heyecan duyuyoruz.

“Y kuşağı” olarak adlandırılan ve sizlerin de içinde yer aldığı yeni çalışan nesil hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bizler biraz daha esnek ve serbest çalışmayı seviyoruz. Geleneksel organizasyon yapısının dışında biraz daha inisiyatif alabilen, karar yapısının daha çabuk ilerlediği, hızlı ve yaratıcı yapıların içinde yer almayı istiyoruz. Araştırmalar incelendiğinde “Y Kuşağı” çok daha  sorgulayıcı, kariyer yolunu çok daha net görmek istiyor, kendisine de söz hakkı verilsin istiyor. Bu istekler kurum içinde gerçekleşmeyince ortaya mutsuz çalışanlar çıkmış oluyor. Bu durumda hem “Y Kuşağı” olup hem de İnsan Kaynakları fonksiyonunda yer almak çok daha zorlaşıyor. Çünkü hem kendi motivasyonunuzu yüksek tutmak zorundasınız hem de sizinle aynı kuşaktan olan, diğer fonksiyonlarda yer alan takım arkadaşlarınızın motivasyonlarını yüksek tutacak yöntemler geliştirmek zorundasınız.

Sizce organizasyonlarda “Y Kuşağı”na yönelik nasıl çalışmalar yapılmalı?

Y kuşağını organizasyonda tutabilmek ve ondan maksimum faydayı sağlayabilmek için beklentileri çok iyi analiz etmek gerekir. Öncelikle otorite kavramı yerine daha katılımcı yönetim biçimleri geliştirmek, kuralcı olmak yerine yenilikçi olmayı benimsemek bizlerin daha motive çalışmasını sağlar. Aslında “Y Kuşağı” olarak ne istediğimizi bildiğimiz için bu konuda fikir üretmemiz, yöneticilerimize göre daha kolay olacaktır. Örneğin proje bazlı/süreli çalışma koşulları yaratmak, motivasyonu arttırıcı eğitimler düzenlemek, kişisel gelişime destek olmak, kariyer yollarını çizip somut olarak önlerine koymak, arkadaş gibi yaklaşıp, bireysel hedeflerini şirket hedefleri ile uyuşmasını sağlayarak “kazan-kazan” ilişkisi yaratmak, özetle girişimciliği ön planda tutmak genç kuşağın sadakatini oluşturmayı ve maksimum verimi elde etmeyi  sağlayacaktır.

“Y Kuşağı” çalışanlar, bizden bir önceki kuşak olan “X Kuşağı” yöneticilerimiz tarafından çoğu zaman hayalperest olarak algılanabiliyor. Biz aslında sadece birşeyleri değiştirebilmemiz için fırsat verilsin istiyoruz.  GençİK oluşumu da bu anlamda “Y Kuşağı”nın buluşma platformu olarak düşünülebilir. Belki hali hazırda İnsan Kaynakları alanında faaliyet gösteren derneklerin çatısı altında kendimize yer bulabilirsek, bu isteğimizi çok daha kolay gerçekleştirebiliriz. Günümüzde İnsan Kaynakları organizasyonlar içinde destek fonksiyon olma durumundan sıyrılıp, çok daha stratejik bir fonksiyon olma yolunda giderken, bizler de bu sistemin birer parçası olarak taze fikirlerimizle bu süreci hızlandırmayı hedefliyoruz.

Y kuşağı İK’cıların karşılaşabilecekleri zorluklar neler olabilir?

Y kuşağını tanımlarken, eskiye oranla daha hareketli, düşündüğünü direkt olarak söyleyen, farklılıklara ihtiyaç duyan, operasyonu uygulamaktan ziyade akışı yönetmek isteyen bir nesilden bahsediliyor. Hal böyle olunca, Özellikle “olgunluk” kavramının ön planda olduğu İK’da kariyer, Y nesli için zorlayıcı bir hal alıyor. Özellikle nesil çatışmaları, kuralları nispeten bir pazarlama departmanına göre daha belli ve yer yer durağan olabilen bu departmanda daha sık görülüyor. Bizler de, hem içimizdeki yenilikçi ve akıntıya karşı durabilen gücü koruyup hem de ülkemizde İK’ya bakış açısını değiştirmeye çalışıyoruz. Bunun için kendimizi geliştirerek güçlü yönlerimizi daha görünür kılıyor, yaptığımız şeylerin sonuçlarını ispat ederek departmanın ve dolayısıyla bizlerin daha da değer kazanmasını hedefliyoruz.

Tüm bunların yanında, kendi neslimizdeki diğer kişilerin de hem mutlu olabilecekleri hem de değer yaratabilecekleri bir ortam sağlamakla yükümlüyüz (bunu başarmak eskisinden kat kat daha zor) , bu bizim varolma nedenimiz. Bu yüzden, her zamankinden daha çok araştırma ve uygulamaya, birbirimizden öğrenmeye ve Y neslinin özellikle önem verdiği “topluma fayda” çalışmalarına odaklanmamız gerekiyor.

GençİK’nın sosyal sorumluluk olarak hedefledikleri çalışmalar nelerdir?

Bizler “Y Kuşağı” olarak, “Y Kuşağı”na yönelik projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitelerin kariyer günlerine katılarak İnsan Kaynakları fonsiyonun önemini ve iş alanlarını genç arkadaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Mülakat teknikleri, cv oluşturma gibi konularda kendilerine destek olarak; son sınıf ve lisansüstü öğrencilerine yönelik işe yerleştirme, okurken çalışmak isteyen öğrencilere yönelik stajyer havuzu oluşturma projelerini hızla hayata geçirmeye başlayacağız.

Yeni mezun, bir çok başarılı ve istekli arkadaşımızın hızla bizlere yetiştiği inancındayız. Grubumuza gönüllü olarak katılacak, takımımız içinde yer alacak yeni arkadaşlarımıza her zaman açığız. Eğer aramıza katılmak isteyenler olursa Facebook’ta yer alan GençİK grubumuza mesaj atarak bize ulaşabilirler.

Ayaktakiler Soldan Sağa: Selin Derya (Ezcacıbaşı), İrem Gökçel (FritoLay), Nesligül Şakrak (Tofaş), Tuba Gündoğdu (MSD İlaçları), Güldane Yılmaz (DHL), Furkan Aşkın(Avea)

Oturanlar Soldan Sağa: Özgecan Okan (MSD İlaçları), Serap Bostan (Boehringer-Ingelheim), Fatih Ayhan (Anadolu Grubu), Simge Sezer (Realta)

Kategori Haberler, RöportajYorum (2)