Trabzon’da “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, hükümete uyarılarda bulunarak, “Krizden çıkışın iyi bir şekilde yönetilmesi, rehavete kapılmadan gerekli reformların hayata süratle geçirilmesi, ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri olarak kalmaya devam etmelidir” değerlendirmesini yaptı
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, TÜSİAD ve TÜRKONFED tarafından Trabzon’da düzenlenen “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, “Krizden çıkışın iyi bir şekilde yönetilmesi, rehavete kapılmadan gerekli reformların hayata süratle geçirilmesi, ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri olarak kalmaya devam etmelidir” dedi.
Boyner, geçen haftalarda Türk Hükümeti ile Dünya Bankası işbirliğinde dünyanın önde gelen çok uluslu şirket yöneticilerinin de katılımıyla oluşturulan ve 2004 yılından beri her sene bir araya gelerek değerlendirmelerini sunan Yatırım Danışma Konseyi’nin toplandığını anımsatarak, şunları kaydetti:
Sorunlar devam ediyor
“Konsey, Türkiye’nin son krizde yaşanan küresel ekonomik dalgalanmaların oluşturduğu riskleri başarıyla yönettiğini dile getirmekle birlikte, verimliliğin, küresel piyasalardaki rekabet gücünün arttırılması ve güçlendirilmesi için önümüzdeki dönemde de yeni yatırım ortamı reformlarının hayata geçirilmesi gereğine vurgu yapmıştır. Altyapının geliştirilmesi, kayıtdışı ekonomiyle mücadele, işgücü maliyeti ve güvenceli ama esnek işgücü piyasası, istihdam ihtiyacı ile uyumlu eğitimin geliştirilmesi, gereksiz regülasyon, bürokrasi ve kırtasiyenin azaltılması, kurumsal yönetim ve fikri haklar konularında atılması gereken adımlar maalesef 2004 yılından beri bütün sonuç bildirgelerinde dikkat çekilen konular olarak kalmaya devam etmektedir.” Boyner, TÜSİAD’ın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal değişimi için iş dünyasının bağımsız ve gönüllü temsil kuruluşlarının ülkede karar alma, politika ve siyaset üretme süreçlerinde yer alması gerektiğine inandığını da vurguladı.
Rekabet edemeyiz
Sivil toplum derken en geniş ifadeyle ’kamu erki dışında kalan bağımsız ve gönüllü örgütlenmelerin’ akla geldiğini belirten Boyner, “Gelişmiş olmanın diğer bir göstergesiyse vatandaşın ekonomik, sosyal, toplumsal ihtiyaçlarını, kendine en yakın merciden çözebilme olanağına sahip olmasıdır. Bugün teknolojinin süratle geliştiği, değiştiği bir hız çağında yaşıyoruz. Trabzon’da bir çivi çakmamız gerektiğinde yerel düzeyde işimizi halledemiyorsak, mutlaka Ankara’dan onay almamız gerekiyorsa, bazen Ankara’dan cevap gelene kadar çivinin yeni modeli çıkabiliyorsa, böyle bir düzen için günümüzde ne gelişmiş bir toplumdan ne de dünya ile rekabet edebilir bir toplumdan söz edebiliriz” değerlendirmesini yaptı.
‘Terör’ YİK’i Bodrum’dan İstanbul’a aldırdı
TÜSİAD’IN, 2010 yılı ilk Yüksek İstişare Konseyi toplantısı, 24 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleşecek. 24-25 Haziran 2010 tarihlerinde Bodrum’da gerçekleşmesi planlanan toplantı, son bir ay içinde süratle tırmanan ve büyük üzüntü veren terör olayları dolayısı ile İstanbul’da düzenlenecek.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısının açılış konuşmaları sırasıyla, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner tarafından gerçekleştirilecek.
Toplantıda, Fransız akademisyen, yazar ve Devlet Onursal Danışmanı Prof. Jacques Attali onur konuğu olarak katılarak bir konuşma yapacak. Attali konuşmasında, küresel ekonomik gelişmeleri, AB ekonomisinin geleceğini ve iktisadi beklentileri konu alan bir sunum gerçekleştirecek.
KALKINMA AJANSLARININ KAMU AĞIRLIKLI YAPISINI HER FIRSATTA ELEŞTİRİYORUZ
TÜRKİYE’DE DE uygulamaya geçen kalkınma ajansları olgusunu çok önemsediklerini anlatan Ümit Boyner, ajansların kamu ağırlıklı yapılarını ise her fırsatta eleştirdiklerini hatırlattı. Boyner, şöyle devam etti: “Bu tür yerel örgütler kamu kurumlarının oluştuğu sürece evrensel değerlerde kabul görmüş sivil toplum kuruluşları bu yerel yapıların içinde olmadığı sürece kalkınma ajansları arzu ettiğimiz dinamizme kavuşamazlar. Devlet Planlama Teşkilatı ile konuya ilişkin pek çok kez görüşme imkanımız oldu. Kendilerinin bu konudaki yaklaşımlarını umut verici buluyoruz. Umarım en yakın zamanda hukuki zeminde de ajansların daha sivil bir yapıya kavuşması için gerekli değişiklikler yapılır. Aksi takdirde görünürde yerel olan kalkınma ajansları aslında yine merkezi otoritenin doğrultusunda hareket eder bir yapıya dönüşecektir.”
Kalkınma ajanslarının yerel sivil aktörlerin katılımına daha açık olması gerektiğini savunan Boyner, “TÜSİAD, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal değişimi için iş dünyasının bağımsız ve gönüllü temsil kuruluşlarının ülkede karar alma, politika ve siyaset üretme süreçlerinde yer alması gerektiğine inanmakta” dedi.
Vatan








