Etiket arşivi | "TÜSİAD"

Bir logo çek sade olsun


Daha çağdaş bir imaj peşinde koşarken logolarını sadeleştiren markaların sayısı artıyor. Kahve zinciri Starbucks, 2011’e logosundaki yazıları atarak girdi. Pepsi ise iki yıl önce ABD’de sadeleştirdiği logosunu Türkiye’de kullanmaya başlıyor

Markalar bir yandan değişen dünyaya ayak uydururken diğer yandan da yüzlerini yenileyerek tazeleniyor. İçecek sektörünün iki dev oyuncusu 2011’e sadeleştirdikleri logolarıyla başlayarak imaj tazeleme yarışına girdi.

Alkolsüz meşrubat üreticisi Pepsi, ABD’de geçen yıl “Her şeyi yenile” sloganıyla gerçekleştirdiği logo değişimini, 2011’de Türkiye’de de kullanmaya başlıyor.

 40. yılını kutlayan ünlü kahve zinciri Starbucks da dün, yeni logosuyla görücüye çıktı.   Pepsi’nin, yeni logosunda yazı karakteri incelirken, mavi ve kırmızı renkleri ayıran beyaz çizgi ‘gülümseme’yi andıracak biçimde çizildi.  Starbucks ise logonun çerçevesini oluşturan halka şeklindeki yazılı bandını sildi. Markanın ikonu denizkızını ise korudu. Starbucks CEO’su Howard Schultz, “Denizkızı başından beri orada. Logomuzu Starbucks mirasına sahip çıkarak gelecekteki büyümeye hazır hale getirdik” dedi.

 Starbucks’ın yeni logosu 51 ülkede marttan itibaren kullanılacak. Yeni logo markanın ana iş alanlarındaki gelişiminin  yansıması olarak görülüyor. Starbucks’ın logosunu kahve dışı  hızlı tüketim ürünlerini kapsaması için de değiştirdiği söyleniyor.

PEPSİ ARTIK GÜLÜMSÜYOR
Pepsi daha önce Danone ve LG’nin yaptığı gibi logosuyla ‘gülümsemeye’ başladı. 2009’da “Refresh Everthing!” (Her Şeyi Yenile!) sloganıyla önce Kuzey Amerika ardından diğer ülkelerde logosunu yenileyen Pepsi, değişime Türkiye’de de başladı. Operasyonun nisana kadar tamamlanması hedefleniyor. Arnell Group’un tasarladığı gülümseyen logo “değişen dünyada daha umutla geleceğe bakmak” fikrinden yola çıkılarak yaratıldı. 111 yaşındaki marka 10 kez logo değiştirdi. PepsiCo İçecek Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Deniz Aktürk Erdem, “Pepsi, logo tasarımları ve sloganlarında sürekli olarak yenilik peşinde gidiyor. 2011, gülümseyen logonun Türkiye ile buluştuğu yıl olacak” dedi.

TÜRKLER DE YENİLİYOR
Yıllara meydan okuyan bazı Türk markaları da değişen dünya ile birlikte logolarını değiştiriyor. Lassa, Arçelik, Eczacıbaşı, Yapı Kredi gibi markalar logo operasyonu yapan firmalar arasında. Albaraka, Piyale, Tüpraş, Vestel ve Şeker Piliç de son dönemde logosunu değiştirdi. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) da logosunu yenilemek için yarışma açtı. Bazı global markalar da değişimden geri kalmıyor. Yakın geçmişte Hilton, Mazda, Fiat, Ford, Canon ve Xerox logosunu değiştirdi. Bazı şirketler ise daha tutucu. IBM, General Electric ve Coca-Cola logolarını değiştirmeyen global markalar.

STARBUCKS YAZIYI ATTI
Markaların müdavimleri yenilenen logolara her zaman kolay alışamıyor. Logosunu değiştiren Starbucks’ın  internet sitesinde ve Facebook’ta, yeni logoyu eleştiren yorumlar da yer aldı. Facebook’ta 20 milyona yakın   hayrana sahip olan Starbucks’ın müşterilerinden bazıları yeni logoyu eskisi kadar benimseyemediklerini belirten yorumlar yaptı.
Starbucks’ın logo operas-yonunda şirketin sadece kahve ürünleriyle anılması yerine daha geniş bir ürün yelpazesine gönderme yapmak için logodaki kahve ibaresi kaldırıldı. Logo operasyonuna giden firmalar her zaman istedikleri sonucu alamıyor. Buna en yakın örnekler arasında ABD’li giyim markası GAP’in ekim başında değiştirdiği logosu gösteriliyor. Şirket, koyu mavi zemin içine yazılmış GAP yazılı logosunu değiştirmiş, tepkiler gelince eski   logosuna dönüş yapmıştı.

Milliyet Gazetesi

Kategori HaberlerYorum (0)

Bilişim sektörü 2011′den umutlu


Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü, 2010 yılında 27,3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaştı. Sektörün 2011 beklentileri olumlu.

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) 2008 yılından bu yana Türkiye’de resmi ortağı olduğu European Information Technology Observatory’nin (EITO), Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörüne ilişkin rakamsal verilerini açıkladı.

Verilere göre, 2009 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından 2010 yılında Avrupa bilişim sektörü canlanma gösterirken, 2009′da yüzde 4,3 küçülen Avrupa bilişim pazarı, 2010′da yüzde 1,2 büyüdü. Bilişim pazarı 2010′da dünyada 2,5 trilyon avroya (3,3 trilyon dolar) ulaşırken, Türkiye bu pazardan binde 8′lik pay aldı.

Geçen yıl Türkiye bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü büyüklüğü 27,3 milyar dolara ulaştı. Bu hacmin 20 milyar doları iletişim, 7,5 milyar doları bilgi teknolojileri sektöründen geldi. İletişim sektörü yüzde 73 ile toplam sektörde en büyük paya sahip oldu.
Önceki yıl iletişim, özellikle 3G alanındaki yatırımlar bilişim sektörünün büyümesinde etkili olurken, geçen yıl özellikle yazılım ve hizmetlerin öne çıktığı görüldü. 2011 yılında toplam pazardaki büyümenin, özellikle yazılım ve hizmetlerde yaşanacak büyüme ivmesi ile devam etmesi öngörülüyor.

KRİZ PEK ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
2010 yılında, önceki yıla göre yüzde 4,2 büyüyen hizmet alanında en büyük büyüme yüzde 9,5 ile dış kaynak kullanımından geldi. Bu büyüme, özellikle kriz döneminde, şirketlerin verimlilik yatırımlarını ön plana aldığının bir göstergesi olarak ortaya çıktı. Hizmetler sektörünün 2011 yılında yüzde 8,3 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Yüzde 4,1′lik büyüme ile 753 milyon dolara ulaşan yazılım sektörünün 2011 yılında yüzde 7,4 büyümesi bekleniyor. Hizmetler ve yazılım sektörlerinde geçen yıl gerçekleşen büyüme oranları, 2009 yılında olumsuz bir yıl geçiren her iki alanda da hızlı bir toparlanma ile büyüme eğilimine geçildiğini gösteriyor, eğilimin bu yıl da devam etmesi bekleniyor.
Donanımın toplam büyüklüğü yüzde 8,3 büyümeyle 5,6 milyar dolara ulaşırken, 2009 yılında PC talebinde hızlanan artış 2010 yılında da devam etti ve üçüncü çeyrek sonunda toplam 853 bin PC satışı gerçekleşti. Satışların dağılımında üçüncü çeyrek rakamlarına göre, 297 bin adet masaüstü, 557 bin dizüstü bilgisayar satıldı. Böylece bilgisayar pazarının dağılımı yüzde 68 dizüstü, yüzde 32 masa üstü bilgisayar olarak gerçekleşti.

 
Böylece 2009 yılına göre toplam PC satışlarındaki büyüme, miktar bazında yüzde 20′ye ulaşırken, tutar bazında yüzde 12 dolayında gerçekleşti. 2011 yılında donanımda büyümenin yüzde 15′e ulaşması bekleniyor.
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün yüzde 78′ini oluşturan telekom sektörü, 2009 yılında yüzde 7,3, 2010′da yüzde 1,8 büyüdü. Büyüme oranındaki bu düşüş, 3G yatırımlarının büyük bölümünün 2009 yılı içinde tamamlanmasından kaynaklandı.

TELEKOM SEKTÖRÜNDE YÜZDE 4,9 BÜYÜME BEKLENİYOR
2010′da telekom ekipmanları yatırımlarında daralma gözlenirken, en büyük büyüme yüzde 15,5 ile internet erişimi ve yüzde 29 ile mobil data servislerinden geldi. 2011 yılında telekom alanında toplam büyümenin yüzde 4,9 olması bekleniyor. TÜBİSAD üyelerinin değerlendirmelerine göre, kriz sonrasında iş yapış biçimlerinin değişmeye başlaması bu yıl yaşanan büyümede büyük rol oynuyor.
Ancak, “kamu hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören Torba Kanun Tasarısının” kanunlaşmaması gibi kamu kesiminden beklentilerin gerçekleşmemesi, sektörün gerçek potansiyeline ulaşması önünde engel oluşturuyor. (AA)
Radikal Gazetesi

Kategori Bilişim, HaberlerYorum (0)

2010 yılının en popüler iş adamı kim?


Medya Takip Merkezi (MTM)’nin gelenekselleşen araştırması, 2010’da iş dünyasında en çok gündeme gelen iş adamlarını belirledi. Rapora göre, yılın en popüler iş adamı ünvanını TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu aldı.

Her gün yüzlerce gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitesinin izlenerek, tüm haberlerin analiz edildiği araştırmada bu yıl ikinci sırada ise TÜSİAD’ın yeni başkanı Ümit Boyner yer aldı. Geçtiğimiz yıl iş dünyasının en çok konuşulan ismi olan, TÜSİAD eski başkanı ve Doğan Holding Yönetim Kurulu üyesi Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın, bu yıl iş dünyasının en medyatik ilk 10 ismi arasında yer almadığı görüldü.

Koç Holding’in Yönetim Kurulu Şeref Başkanı Rahmi Koç, geçtiğimiz yıl listede ikinci sırada yer alırken, 2010 yılında ise yedinci sıraya geriledi. 2009 yılının en çok konuşulan üçüncü ismi olan Sabancı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 2010 yılında ilk on arasına giremeyen bir diğer isim oldu.

 Bu yıl medyadaki görünürlüğü yüzde 75 artan İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ve popüleritesi yüzde 54 oranında yükseliş gösteren Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu,  listenin yukarılarında yer aldılar. Yılın en çok ilgi gören bir diğer ismi de, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince oldu.

Mediacat Online

Kategori HaberlerYorum (0)

Fabrikalar nitelikli eleman bekliyor, 5 gençten biri iş arıyor.


Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, rekabet gücü, kalkınma ve işsizlikle mücadele için istihdam ile mesleki eğitim arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, problemin ‘işsizlik’ değil, ‘mesleksizlik’ olduğuna dikkat çekti.

KOÇ Holding, 4 yıldır yürüttüğü “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi” kapsamında, Türkiye’de mesleki eğitiminin kalitesini artırmak amacıyla ‘Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ile işbirliği anlaşması imzaladı. Bu işbirliği nedeniyle düzenlenen toplantıda, mesleki eğitimin önemini vurgulayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, problemin “işsizlik değil, mesleksizlik” olduğuna dikkat çekti. ERG ile 16 ay sürecek araştırma odaklı işbirliğinin temel amacını, “Genel anlamda Türkiye’de meslek eğitiminin niteliğini artırmaya yönelik öneriler geliştirmek” diye açıklayan Koç, kamu-özel-sivil sektör işbirliklerini özendirmeyi ve kolaylaştırmayı hedeflediklerini de söyledi. Bu arada gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, “Bugün her 5 gençten birinin işsiz olduğunu düşünürseniz ve fabrikalarımıza nitelikli işgücü bulamıyorsak, demek ki bir problem var. Problem işsizlik değil, mesleksizlik” diye konuştu.

4 yılda yüzde 68 artış
“Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi”nin 4 yıldır devam eden çalışmaları hakkında bilgi veren Koç, “ulusal rekabet gücünü artırmak, kalkınmaya katkı sağlamak ve işsizlikle mücadeleye çözüm bulabilmek için, istihdam ve meslek eğitimi ilişkisinin güçlendirilmesinin gerekli ve hatta şart olduğunu söyleyen Mustafa Koç, şöyle konuştu: “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi ile 4 yılda çok önemli kazanımlar elde ettik. Meslek lisesi öğrencilerinin imkan yaratıldığında neler başarabildiklerini yakından gördük. 2006’dan bu yana meslek liselerindeki öğrenci sayısında yüzde 68’lik bir artış oldu. Proje kapsamındaki meslek liselerinde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarını geliştirdik, iş dünyası tarafından uygulanabilir bir model oluşturarak ülkemize katkıda bulunduk.”

Mesleki eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik çalışmaları ilgiyle izlediklerini ifade eden Koç, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen İstihdam ve Mesleki Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı’nı “sevindirici bir gelişme” olarak nitelendirdi. Koç, eylem planındaki, ‘Mesleki ve Teknik Eğitim Ortamlarının İyileştirilmesi, Eğiticilerin Niteliğinin Artırılması ve Yeni Bir Okul Sisteminin Tasarlanması’ konusunu çok önemsediklerini vurgularken, şöyle konuştu: “Meslek okullarına donanım sağlanması, öğretmenlerin nitelikli hizmet içi eğitim alması, staj ve beceri eğitimlerinin amacına ulaşması için mesleki eğitim ve sektör arasındaki işbirliklerini kritik başarı faktörü olarak görüyoruz.”

Koç, TÜSİAD’da YİK başkanlığını ocakta bırakıyor

MUSTAFA Koç, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanlığı görevini bırakacağını açıkladı. Koç, bu göreve devam edip etmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine “Genel Kurulda bırakıyorum. Genel Kurul herhalde ocak ayının ikinci haftası falan olacak. O zaman bırakıyorum. Zaten 6 sene geçti. Dolayısıyla kan değişiminin daha yararlı olacağına inanıyorum. O yüzden bırakacağım” dedi. Koç, yerine kimin geleceğine ilişkin soru üzerine de, “Sürpriz, daha var” dedi. Koç, “Yine Koç Topluluğundan mı olacak” sorusuna da, “Hayır öyle bir şey yok” karşılığını verdi. Bu arada Koç’tan boşalacak YİK Başkanlığı için, TÜSİAD’ın eski başkanlarından Erkut Yücaoğlu ve Tuncay Özilhan’ın adı geçiyor.

Meslek liseleri özelleştirilirse inceleriz, bakarız

MUSTAFA Koç, gazetecilerin “Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, meslek liselerinin özelleştirileceğini söyledi. Bu özelleştirme meselesine nasıl bakıyorsunuz” sorusu üzerine konunun detayını bilmediği belirtti.

Ancak yine de “Her özelleştirilen kamu kuruluşu çok daha verimli çalışıyor. O bakımdan herhalde iyi olur diye düşünüyorum” diyen Koç, “Siz alır mısınız?” sorusuna, “Bakarız, vaka olarak incelenir tabii” karşılığını verdi.

8 bin öğrenci yararlandı bu yıl istihdam başlayacak

KOÇ Holding’in Vehbi Koç Vakfı’nın desteği ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2006 yılında başlattığı “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi”nden bugüne kadar 8 bin öğrencinin yararlandığı belirten Mustafa Koç, şu bilgileri verdi: “Bu öğrencilerin yüzde 80’i grup şirketlerinde staj yaptı. Bu yıl 4’üncü yıl, ilk mezunları vereceğiz. Projenin istihdama dönüş oranını da o zaman ölçeceğiz. Bu projede nitelikli işgücünün yetiştirilmesi için devletle iş dünyası arasında işbirliğinin tohumlarını artırarak mesleki-teknik eğitimin ülke ekonomisi açısından önemi konusunda farkındalık yaratmak, mesleki eğitimi özendirmek amacıyla yola çıktık. Proje ortaklarımız Milli Eğitim Bakanlığı’nın değerli desteğiyle de amacımıza ulaştık. Proje kapsamındaki meslek liselerinde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarını geliştirdik, iş dünyası tarafından uygulanabilir bir model oluşturarak ülkemize katkıda bulunduk. Biz bunu başlattık, inşallah başka kuruluşlar da bundan esinlenerek, bu çalışmayı devam ettirirler.”

Hürriyet Gazetesi

Kategori Haberler, HoldingYorum (0)

Krizden Nasıl Çıkılır?


Trabzon’da “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, hükümete uyarılarda bulunarak, “Krizden çıkışın iyi bir şekilde yönetilmesi, rehavete kapılmadan gerekli reformların hayata süratle geçirilmesi, ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri olarak kalmaya devam etmelidir” değerlendirmesini yaptı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, TÜSİAD ve TÜRKONFED tarafından Trabzon’da düzenlenen “Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü” toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, “Krizden çıkışın iyi bir şekilde yönetilmesi, rehavete kapılmadan gerekli reformların hayata süratle geçirilmesi, ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri olarak kalmaya devam etmelidir” dedi.

Boyner, geçen haftalarda Türk Hükümeti ile Dünya Bankası işbirliğinde dünyanın önde gelen çok uluslu şirket yöneticilerinin de katılımıyla oluşturulan ve 2004 yılından beri her sene bir araya gelerek değerlendirmelerini sunan Yatırım Danışma Konseyi’nin toplandığını anımsatarak, şunları kaydetti:

Sorunlar devam ediyor

“Konsey, Türkiye’nin son krizde yaşanan küresel ekonomik dalgalanmaların oluşturduğu riskleri başarıyla yönettiğini dile getirmekle birlikte, verimliliğin, küresel piyasalardaki rekabet gücünün arttırılması ve güçlendirilmesi için önümüzdeki dönemde de yeni yatırım ortamı reformlarının hayata geçirilmesi gereğine vurgu yapmıştır. Altyapının geliştirilmesi, kayıtdışı ekonomiyle mücadele, işgücü maliyeti ve güvenceli ama esnek işgücü piyasası, istihdam ihtiyacı ile uyumlu eğitimin geliştirilmesi, gereksiz regülasyon, bürokrasi ve kırtasiyenin azaltılması, kurumsal yönetim ve fikri haklar konularında atılması gereken adımlar maalesef 2004 yılından beri bütün sonuç bildirgelerinde dikkat çekilen konular olarak kalmaya devam etmektedir.” Boyner, TÜSİAD’ın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal değişimi için iş dünyasının bağımsız ve gönüllü temsil kuruluşlarının ülkede karar alma, politika ve siyaset üretme süreçlerinde yer alması gerektiğine inandığını da vurguladı.

Rekabet edemeyiz

Sivil toplum derken en geniş ifadeyle ’kamu erki dışında kalan bağımsız ve gönüllü örgütlenmelerin’ akla geldiğini belirten Boyner, “Gelişmiş olmanın diğer bir göstergesiyse vatandaşın ekonomik, sosyal, toplumsal ihtiyaçlarını, kendine en yakın merciden çözebilme olanağına sahip olmasıdır. Bugün teknolojinin süratle geliştiği, değiştiği bir hız çağında yaşıyoruz. Trabzon’da bir çivi çakmamız gerektiğinde yerel düzeyde işimizi halledemiyorsak, mutlaka Ankara’dan onay almamız gerekiyorsa, bazen Ankara’dan cevap gelene kadar çivinin yeni modeli çıkabiliyorsa, böyle bir düzen için günümüzde ne gelişmiş bir toplumdan ne de dünya ile rekabet edebilir bir toplumdan söz edebiliriz” değerlendirmesini yaptı.

‘Terör’ YİK’i Bodrum’dan İstanbul’a aldırdı

TÜSİAD’IN, 2010 yılı ilk Yüksek İstişare Konseyi toplantısı, 24 Haziran 2010 Perşembe günü İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleşecek. 24-25 Haziran 2010 tarihlerinde Bodrum’da gerçekleşmesi planlanan toplantı, son bir ay içinde süratle tırmanan ve büyük üzüntü veren terör olayları dolayısı ile İstanbul’da düzenlenecek.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısının açılış konuşmaları sırasıyla, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner tarafından gerçekleştirilecek.

Toplantıda, Fransız akademisyen, yazar ve Devlet Onursal Danışmanı Prof. Jacques Attali onur konuğu olarak katılarak bir konuşma yapacak. Attali konuşmasında, küresel ekonomik gelişmeleri, AB ekonomisinin geleceğini ve iktisadi beklentileri konu alan bir sunum gerçekleştirecek.

KALKINMA AJANSLARININ KAMU AĞIRLIKLI YAPISINI HER FIRSATTA ELEŞTİRİYORUZ

TÜRKİYE’DE DE uygulamaya geçen kalkınma ajansları olgusunu çok önemsediklerini anlatan Ümit Boyner, ajansların kamu ağırlıklı yapılarını ise her fırsatta eleştirdiklerini hatırlattı. Boyner, şöyle devam etti: “Bu tür yerel örgütler kamu kurumlarının oluştuğu sürece evrensel değerlerde kabul görmüş sivil toplum kuruluşları bu yerel yapıların içinde olmadığı sürece kalkınma ajansları arzu ettiğimiz dinamizme kavuşamazlar. Devlet Planlama Teşkilatı ile konuya ilişkin pek çok kez görüşme imkanımız oldu. Kendilerinin bu konudaki yaklaşımlarını umut verici buluyoruz. Umarım en yakın zamanda hukuki zeminde de ajansların daha sivil bir yapıya kavuşması için gerekli değişiklikler yapılır. Aksi takdirde görünürde yerel olan kalkınma ajansları aslında yine merkezi otoritenin doğrultusunda hareket eder bir yapıya dönüşecektir.”
Kalkınma ajanslarının yerel sivil aktörlerin katılımına daha açık olması gerektiğini savunan Boyner, “TÜSİAD, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal değişimi için iş dünyasının bağımsız ve gönüllü temsil kuruluşlarının ülkede karar alma, politika ve siyaset üretme süreçlerinde yer alması gerektiğine inanmakta” dedi.

Vatan

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (0)