Etiket arşivi | "ülker"

Ülker’den Bir Haftada İki Satış



Ülker Grubu’ndan bir hafta içinde iki ayrı satış haberi geldi. Geçtiğimiz günlerde Cafe Crown’ın yüzde 50′sinin Kuveytli Al Sayer Grubu’na satışının açıklanmasının ardından şimdi de Yıldız Holding’in kişisel bakım markalarının üretiminden ve satışından sorumlu Komili Kağıt A.Ş.’nin yüzde 50′sine sermaye arttırımı ile 77 milyon lira karşılığında İsveçli SCA ortak oldu.

Satış ile ilgili ilk haber İsveçli kimya ve ilaç şirketi SCA tarafından geldi. Arkasından Yıldız holding’den yapılan açıklamada da yeni ortaklık doğrulandı ve ”SCA’nın katkılarıyla  birlikte Komili’nin Türkiye pazarındaki potansiyelini en iyi şekilde  değerlendireceğimize inanıyoruz” değerlendirmesi yapıldı.

 

Satışın gerçekleşmesinin ardında Komili, SCA ve Yıldız Holding’in ortak girişim şirketi olarak faaliyet gösterecek.

 

Komili şu anda Türkiye’nin en büyük dördüncü bebek bezi ve kişisel bakım ürünleri üreticisi olarak gösteriliyor. Şirketin aynı zamanda ıslak mendil, sabun ve şampuan gibi alanlarda da operasyonları bulunuyor. Komili’nin yıllık satışlarının 83 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

 

SCA Başkanı ve CEO’su Jan Johanson, “Bu satın alma, bizim Türkiye’de hijyen sektöründe güçlü bir duruş sergilememizi sağlayacak” dedi.

 

Satın alma işleminin gerekli otoritelerden izin alındıktan sonra,  bu yılın üçüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.

 

SÖZEN: POTANSİYELİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRECEĞİZ

 

Yıldız Holding Grup Başkanı Zeki Ziya Sözen, ortaklığa ilişkin, Türkiye  pazarında gelecek vadeden kategoriler konusunda “uzman ve dünyanın saygın  şirketleriyle” ortaklıklar kurma stratejilerini hatırlatarak, “SCA, kişisel  bakım alanında ulaşmak istediğimiz hedefleri anlayan ve bu hedeflere ulaşmak için  gerekli uzmanlığa sahip dünya çapında bir organizasyon. Libresse, Libero gibi  50′den fazla markası ile dünya üzerinde kendine hak ettiği yeri açmış,  tüketicilerin her anlamda güvendikleri markaları üreten SCA’nın katkılarıyla  birlikte Komili’nin Türkiye pazarındaki potansiyelini en iyi şekilde  değerlendireceğimize inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

 

SCA’DA 45 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR

 

SCA, küresel piyasada hijyen ve kişisel bakım ürünleri üreten ve aynı zamanda peçete, paket ve ahşap sektöründe de yer alan bir şirket. 100’den fazla ülkede operasyon yürüten İsveçli şirketin en çok bilinen markaları arasında TENA ve Tork var.

 

Şirketin 2010’daki satışlarının 11.3 milyar euro olduğu belirtildi. Şirketin yaklaşık 45 bin çalışanı bulunuyor.

 

YILDIZ HOLDİNG’İN 53 FABRİKASI VAR

 

Yıldız Holding, faaliyetlerine 1944 yılında Ülker markasıyla bisküvi üreterek başladı. Yıldız Holding bugün 65 üretim ve pazarlama şirketiyle bisküviden çikolataya, gazlı içeceklerden süt ve sütlü ürünlere, bebek mamasından kişisel bakım ürünlerine ve ambalaja kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Bu büyüklüğü ile Türkiye’nin en büyük hammadde alıcısı konumunda bulunan Yıldız Holding, doğrudan 100 bin, dolaylı olarak ise 500 bin kişinin geçimine katkıda bulunuyor. Holding, yurtiçi ve yurtdışında toplam 53 fabrikada üretim yapıyor.

Kaynak: Hürriyet Ekonomi

Kategori HaberlerYorum (0)

Türkiye’de ‘yaratıcı’lığın önü açıldı


Nobel Ödüllü ekonomist Lawrence Klein’ın 2010 yılında gerçekleştirdiği, reklamın satış ve istihdam üzerindeki etkisini ölçtüğü araştırmasına göre, reklam için harcanan her bir dolar şirketlere ortalama 8.7 dolarlık ek satış getiriyor. 2010 yılında ABD’de 279 milyar dolar reklam harcaması yapıldığını ortaya koyan araştırmaya göre, bu harcamanın her bir doları ABD’de 69 tekil iş olanağı yarattı. Türkiye’de ise, Reklamcılar Derneği’nin verilerine göre 2010′da reklam harcamaları yüzde 31′lik bir büyüme ile 3 milyar 613 milyon TL olarak gerçekleşti. Sonuçlar, Türkiye gibi genç nüfusuna daha fazla iş yaratma çabası olan bir ülkede reklam sektörünün gelişiminin önemini ortaya koyuyor.

Yine rekor kırıldı
Hürriyet Gazetesi 8 yıl önce başlattığı Kırmızı yarışmasında bu yıl 1650 başvuru ile yine rekor kırdı. Hürriyet Gazetesi Reklam Grup Başkanı Ayşe Sözeri Cemal, rekor düzeydeki ilgiyi, Kırmızı Ödülleri ile birlikte, gazete mecrasında da reklamcının yaratıcı olabileceğinin yeniden ortaya çıkmasına bağlıyor. Kırmızı öncesine kadar Türkiye’de reklam sektöründe yaratıcılık denildiğinde sadece Reklamcılar Derneği’nin düzenlediği Kristal Elma’nın akla geldiğini hatırlatan Ayşe Sözeri Cemal, “Kristal Elma’da televizyon dahil bütün mecralar değerlendirildiği için gazete reklamcılığı hak ettiği yeri almıyordu” dedi.  Kırmızı Ödülleri’nin Hürriyet’in bir projesi olarak başladığını ancak kısa sürede sektöre mal olan bir yarışmaya dönüştüğünü kaydeden Ayşe Sözeri Cemal, şunları söyledi: “Tarafsızlığı, gizli hiçbir gündemi olmadan sadece Türk reklam sektörüne ve reklamcısına katkı sağlamak için çalışıyor olması Kırmızı’yı, sektörün benimsediği, sevdiği bir markaya dönüştürdü.”

Tam ‘Kırmızı’lık
Kırmızı ile 8 yıldır basının kendine ait bir yaratıcılık yarışması olmasının önemine değinen Ayşe Sözeri Cemal, şöyle konuştu: “Türk reklamcısının kağıt üzerinde ne kadar yaratıcı olduğu, her yıl Kırmızı kazanan işlerle daha iyi görülüyor. Bugün reklam ajanslarında, firmaların reklam departmanlarında, iş toplantılarında, sohbetlerde yaratıcı basın reklamı için ‘Kırmızılık ilan’ tanımı kullanılıyor.”

Bu yıl İstanbul dışındaki reklam ajanslarının katıldığı Kırmızı Bölge yarışması ile Kırmızı’nın tüm Türkiye’yi kucaklayan bir yarışmaya dönüştüğünü söyleyen Ayşe Sözeri Cemal, “İstanbul dışındaki reklam ajanslarına açık Kırmızı Bölge’ye 60 reklam ajansından 388 ilan katıldı. Genç Kırmızı’da 32 fakülteden 207 ilan yarıştı. Bölgesel ve gençlere yönelik projelerin reklamcılığın gelişimine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.”

Tarafsız ve bağımsız yürüyor
Kırmızı Ödülleri’nin jürisinde Hürriyet’ten kimsenin bulunmadığını vurgulayan Ayşe Sözeri Cemal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Jüri toplantılarına Hürriyet mensupları katılmıyor. Biz ancak toplantı bitip Kıpkırmızı belirlendikten sonra kutlamak için jüri ile görüşebiliyoruz. Hepsi bir yana, 2008′de büyük ödül Kıpkırmızı’yı kim almıştı, hatırlıyor musunuz? Grey İstanbul’un Akşam Gazetesi’nin kampanyası kazanmıştı. İşte Kırmızı, Hürriyet’in bir rakibine büyük ödülü verecek kadar tarafsız ve bağımsız.”

Kırmızı ödül töreni sektör zirvesi gibi
Bu yıl Hilton Convention Center’da düzenlenen Kırmızı ödül töreninde 120′den fazla reklam ajansı temsil edildi. Reklamcılar ve reklam verenler tarafından 2 bin katılımcının yer aldığı ödül töreni reklam sektörü zirvesine dönüştü. Gecenin sponsarları ise Ülker, Ağaoğlu, Banvit Kırmızı, Lazzoni, Tergan, Volkswagen, Toshiba, Mey İçki, Golden Bay Tour, Özsüt ve Teknosa idi.

Kırmızı Ödülleri alt yarışmalarla büyüyor
Kırmızı Ödülleri’ne bu yıl Türkiye’nin farklı bölgeleri dahil rekor sayıda başvuru yapıldı. 8′inci Kırmızı Ödülleri’ne ve alt yarışmalara yapılan başvuru sayıları şöyle:
 * Kırmızı’ya 63 ajanstan 634 ilan katıldı.
 * İstanbul dışındaki reklam ajanslarına açık Kırmızı Bölge’ye 60 reklam ajansından 388 ilan katıldı.
 * Genç Kırmızı’da 32 fakülteden 207 ilan yarıştı.
 * Hürriyet Özel Ödülü’ne 95 ekipten 186 çalışma katıldı.
 * Radikal Canlı Kırmızı’ya 14 ekip katıldı.
 * Kırmızı Kalem Eğitimleri’ne hazırlanan çalışmalarla birlikte bu yıl Kırmızı, 1500-1600 reklama evsahipliği yaptı.

Yurtdışında yayınlanan ilanlar da katılabilir
Kırmızı’nın gelecek planları arasında yurtışına açılmak da var. Ayşe Sözeri Cemal, bu konuda şunları söyledi: “Aslında ilk günden beri Kırmızı’ya uluslararası bir boyut kazandırmak gibi bir niyetimiz var. Dünya Gazeteler Birliği (World Association of Newspapers-WAN) konferansında Kırmızı ile ilgili bir sunum yaparak konuyu gündeme getirdik, önümüzdeki dönemde yine ele alacağız. Mevcut durumda ise, yurtdışında yayımlanmış reklamlar Kırmızı’ya katılabiliyor. Kırmızı’da reklamların yayınlandıkları mecraya dair hiçbir kısıtlama yok. Reklamların bir gazete veya dergide çıkmış olması yeterli. Tek kısıtlama, katılımcı firmanın Türkiye’de faaliyet gösteriyor olması.”

Televizyon reklamı futbol, gazete ilanı basketbol gibidir
Kırmızı Ödülleri Koordinatörü Gürül Öğüt, “Televizyon futbol maçlarına benziyor. Gazete ilanları ise basketbol maçları gibi. Farklı kitlelere hitap ediyorlar. Teknolojideki gelişmeler gazete ilanlarında da yaratıcılık imkanlarını artırdı. Biz de gazete ilanlarında yaratıcılığı artırmak için motive edici bir yarışma düzenledik.”

Kaynak: Hürriyet

Kategori HaberlerYorum (0)

18 Şubat 2011 3İK Şirket Kahvaltısı


Türkiye’nin en aktif öğrencilerini, Türkiye’nin en saygın şirketleriyle buluşturan Türkiye İş ve Kariyer Kulüpleri Birliği  18 Şubat 2011 tarihinde  artık bir klasik halini alan 3İK Şirket Kahvaltılarının üçüncüsünü gerçekleştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Hisar Tesislerinde düzenlenen şirket kahvaltısı organizasyonunda 30’a yakın seçkin firmanın yetkilileri biraraya geldi.

Özellikle Kulüpçülük faaliyetlerinin arttığı bu dönemde, firmalar iş dünyasına yatkın üniversite öğrencilerine doğrudan ulaşmak ve gençlere yönelik projelerinde kendilerine yön verebilmek  adına üniversite öğrencilerini en iyi tanıyan topluluk olan 3İK’yı tercih etmektedirler.

 3IK Kimdir ?

İstanbul’da bulunan, ülkemizin saygın üniversitelerinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren 11 öğrenci kulübünün üst düzey yöneticileri tarafından iş ve kariyer kulüplerini tek çatı altında toplamak, yüksek potansiyele sahip kulüpler ve şirketleri buluşturarak üniversitelerde etkili çalışmalar gerçekleştirmek misyonuyla kurulan bir oluşumdur.

Bugün Türkiye genelinde 45 farklı üniversite ve 65 farklı kulüple faaliyet gösteren 3İK kulüpleri arasında dayanışma oluşturup, kulüpçülüğü bir adım öteye taşıyarak hem kulüpler üstü hem de kulüpler arası çalışmalar yapmaktadır.

3İK Organizasyonları:

3İK Kahvaltıları
  

Türkiye’nin en gözde şirketleri veya kulüpleri ile 3İK yönetim ve çalışma grubunun tanıştığı, 3İK projelerinin anlatıldığı, üniversitelerde hangi projelerin daha etkin ve verimli olabileceğinin konuşulduğu, 3İK Kulüp Kahvaltıları ve 3İK Şirket Kahvaltıları olmak üzere iki farklı konsepti olan etkinliklerdir.

 3İK Etkileşim & Gelişim Kampı
 
3İK E&G Kampı, Türkiye’nin en gözde şirketleri ile kulüplerini bir araya getiren ve şirketlerin üniversite program aktiviteleri için fikir veren benzersiz bir eğitim kampıdır.

 

 

 

 

 

3İK Kurumsal Görüşmeler

3İK’nın rektörlükler, belediyeler ve STK tarafından tanıtılması ve 3İK’nın amaçlarının birebir anlatılması amacıyla gerçekleştirilen görüşmelerdir.

18 Şubat 2011 3İK Şirket Kahvaltısı Detayları

18 Şubat 2011’de YTÜ Hisar Tesislerinde gerçekleşen kahvaltıda 3İK’nın gelecek dönem aktivitelerinin anlatılması yanında, 3İK’nın gelecek dönem izleyeceği büyüme stratejisinin ne şekilde ve nasıl olacağı , şirketlerin önümüzdeki dönem üniversite aktivitelerinde daha verimli yer alması için neler yapması gerektiği kahvaltının ana temasını oluşturmaktadır.

18 Şubat 3İK Şirket kahvaltı etkinliğine katılan şirketler:

YapıKredi, JTI, Ağaoğlu Holding, Ülker, Hürriyet, Vodafone, Turkcell Akademi, Kref.net, Bilgeadam, Finansbank, KuveytTürk, Efes, Türkiye İş Bankası, Eduyork, Philip Morris, BAT, Kariyer Enerjim, Mercedes, YeniBiriş, Doğuş Holding, Youth Republic, Superonline, Anadolu Bank, Deloitte, İBS, Sütaş.

3İK İcra Kurulu Başkanı Muhammed Atilla Sevim’in sunumuyla başlayan kahvaltıda, 3İK ve şirketlerin İnsan Kaynakları yüzyüze görüşme şansı buldular. Alışılagelmiş öğrenci organizasyonlarının aksine, şirket sunumları yerine üniversite öğrencilerine yönelik projelerin yüz yüze samimi bir ortamda konuşulduğu 3ik şirket kahvaltısında, 3İK’nın çalışmaları ve hedefleri katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. 

 

 

 

Kategori Haberler, Kulüp EtkinlikleriYorum (0)

2010 Yılındaki Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri


Şirketlerin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevre için gönüllü olarak katkıda bulunması olarak tanımlanan kurumsal sosyal sorumluluk, toplumlarının gelişmesi için bireylerin yanı sıra kurumlara da önemli sorumlulukların yüklendiği günümüzde vazgeçilmez bir görev haline gelmekte. Kurumlar günümüzde reklam harcamalarına büyük bütçeler ayırarak bilinirliklerini arttırmaya çalışırken bir yandan da sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirerek imajlarını sağlamlaştırıyorlar. Philip Kotler’in A’dan Z’ye Pazarlama kitabında da dediği gibi “Hayır işleriyle bağlantılı pazarlama” denilen bu pazarlama şeklinde şirketler, önemli bir meselenin (daha iyi yeme alışkanlığı, daha çok egzersiz vb.) sponsorluğunu yapabilirler. Şirket, pek çok insanın inandığı bir davaya ortak olarak kurumsal ününü büyütebilir, marka farkındalığını yükseltebilir, müşteri bağlılığını ve satışlarını arttırabilir, basındaki olumlu yansımalara çoğaltabilir.

Geçtiğimiz yıl içerisinde ses getiren birkaç kurumsal sosyal sorumluluk projesine kısaca göz atalım:

1-Avon – Meme Kanseri ile Mücadele

Avon’un 1992 yılından beri 50 ülkede meme kanseri ile mücadelede erken teşhisin önemini tüm kadınlarla paylaşmak ve erken teşhis yöntemleri ile kadınları tanıştırmak için yürüttüğü proje.

2- Aygaz – Yarın Hava Nasıl Olacak?

Toplumun küresel iklim değişikliğine karşı daha duyarlı ve sorumlu hale gelmesini hedefleyen bu projenin 3 yıl sürmesi planlanıyor.

3- Coca Cola – Hayata Artı Vakfı

Gençleri çevre ve toplum sorunlarını düşünmeye ve bu sorunlara çözüm üretecek projeler geliştirmeye teşvik eden bu proje  kapsamında bugüne kadar 34 ilden 52 proje desteklenmiş.

4- Opet – Temiz Tuvalet Kampanyası

Tüm Türkiye’de tuvalet temizliğinin önemine dikkat çekmek ve hijyen bilincini arttırmak amacıyla yola çıkan bu proje 2004 yılında Uluslar arası Halka İlişkiler Derneği’nin Golden World Awards yarışmasında Sosyal Sorumluluk Projeleri kategorisinde birinciliğe layık görülmüştür.

Tarihe Saygı Projesi, Yeşil Yol Projesi ve Her İlde Bir  “Örnekköy” Projesi adlı sosyal sorumluluk projeleri bulunmaktadır.

5-Procter&Gamble –Ergenlik Dönemi Değişim Projesi

Ergenlik döneminde yaşanan fiziksel,ruhsal ve sosyal değişimler konusunda genç kızlar ve anneleri nezninde bilinç yaratmak olan bu projenin yanı sıra şirket Gençlerde Hijyen ve Cilt Sağlılığı adlı diğer projeyle de ergenlik dönemindeki gençleri hijyen ve kişisel bakım konusunda da bilinçlendirmeyi amaçlıyor.

6-Turkcell – Kardelenler

Belki de ülkemizdeki en çok ses getiren ve en çok bilinen kurumsal sosyal sorumluluk projesi. Maddi yetersizlikler sebebiyle okuyamayan kız çocuklarına eğitimde fırsat eşitliği sağlamak mottosuyla yola çıkan şirket 2000 yılından bu yana 20.000 kız öğrenciye burs sağlamış. Turkcell’in, Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı ile ortak yürüttüğü bu proje ulusal ve uluslar arası platformda 16 ödülünde sahibi oldu. Turkcell ayrıca Gönül Köprüsü projesi ile de öğrencilerin farklı illeri ziyaret ederken ülkemizin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfetmeyi ve farklı kültürdeki akranlarıyla ömür boyu süren dostluklar kurmasını amaçlıyor.

7- Türk Telekom – Türkiye’ye Değer

Sürdürülebilir projelerle Türkiye için değer yaratmak için yola çıkan şirket TT Okulları, TT İnternet Evleri, TT Spor Okulları ve E-Fatura ormanları gibi çeşitli projeleri bir arada yürütmektedir.

8- Ülker – Herkes İçin Futbol

Türk Milli Basketbol takımına ve Fenerbahçe Basketbol Takımı’na sponsor olarak spora verdiği önemi gösteren Ülker, çocukların zihinsel ve bedensel gelişimine spor yoluyla katkıda bulunmak için bu sefer Herkes İçin Futbol projesini yürüyütor.

9-Vodafone – İlk Adım Programı

MEB Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün okul öncesi eğitime %100 erişim hedefine destek olmak ve süreci hızlandırmak amaçlı bu proje ile bugüne kadar 414 anasınıfına ve 53.000 anne-çocuk ve öğretmene ulaşılmış.

Not: 1-Bunların yanında daha birçok şirketin ülkemize değer katmak için yaptığı çeşitli sosyal sorumluluk projeleri var. Ancak ben kendi gözüme en çok çarpanları ve ses getirdiklerini düşündüklerimi burada yayınladım. Oldukça detaylı liste benimde kaynak olarak kullandığım MediaCat Ocak sayısı ile birlikte verilen ekte mevcut.

2-www.kurumsalsosyal.com web sitesinden de güncel kurumsal sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi almak mümkün.

Kaynak: MediaCat Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri 2010 eki

Kategori Haberler, KSSYorum (0)

“Yıldız Holding, yönetici kadrosunu eğitime alıyor…”


Son bir ayda gerçekleştirdiği 3 uluslararası ortaklıkla adından söz ettiren Yıldız Holding, 80 yöneticisini eğitime alıyor. Holding, eğitim için kişi başı 10 bin euro bütçe ayırdı.

Yıldız Holding, işletme okulu Insead ve Mentor Danışmanlık işbirliğiyle holding yöneticileri için özel olarak hazırladığı ‘Liderlik Gelişim Programı’ çerçevesinde 80 üst düzey yöneticisine eğitim veriyor.

Holding İnsan Kaynakları (İK), Hukuk, Satınalma ve Tedarik Zinciri Grup Başkanı Melih Özuyar, eğitim programının tanıtılması amacıyla düzenlenen toplantıda yaptığı sunumda, holdingin Türkiye ve yurtdışında toplam 22 bin 500 çalışanı bulunduğu bilgisini verdi. Son 3 yılda 1728 kişinin Yıldız Holding ailesine katıldığını söyledi. Uyar, Cargill, Kellogg’s gibi global şirketlerle ortaklıkları bulunduğunu, çok uluslu ve kültürlü bir insan kaynağı yönetiminin söz konusu olduğunu ifade etti.

Yıldız Holding’in artık global ölçülerde çalışan bir firma olduğunu vurgulayan Özuyar, “Bildiğim bazı gelişmeler var, eğer bu konularda bir aksilik olmazsa, büyüdüğümüzden çok daha fazla büyüyeceğiz” dedi. Özuyar, liderlik gelişimi programıyla geleceği öngörmek, rekabet avantajlarını yenilemek, liderliklerini sürdürmek ve dünyayla aynı hızda değişimi yakalamak istediklerini belirterek bunun için işletme okulu Insead’ın tamamen kendilerine özgü bir Liderlik Gelişim Programı tasarladığını söyledi.

Program 1 yıla yayılacak

‘Liderlik Gelişim Programı’na grup başkanları, başkan yardımcıları ve genel müdürlerinin katılacağını anlatan Özuyar, 80 kişilik bir hedef kitlenin söz konusu olduğunu, bunun yarısının İngilizce, yarısının ise Türkçe olarak iki faz halinde eğitim alacağını dile getirdi. Özuyar, “Insead kuruma özel online interaktif bir platform üzerinden tüm katılımcılarla sürekli iletişimde. Program 1 yılda tamamlanmak üzere 5 modüle yayılmış 13 günlük eğitimlerden oluşuyor ve çok sayıda vaka, makale ve kitaplarla destekleniyor” diye konuştu.

Bu programla kendi liderlerini yeni rekabet şartlarının gerektirdiği bilgi ve yetkinliklerle donatarak güçlendirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Özuyar, Ülker liderlik modelinin ilkelerini de yaptıkları işin paralelinde geliştirdiklerini kaydetti. Özuyar, liderliğe doğru yürüyenleri yetiştirmek için programı aşağıya doğru yayacaklarını ama içeriğinin biraz daha farklı olacağını söyledi.

Özuyar, Ülker Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in de aralarında bulunduğunu ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştığını belirtti. Özuyar, programın tabana da yayılacağını belirtti.

Programın koordinasyonunu yürüten Mentor Danışmanlık yönetici ortağı Hande Yaşargil de var olan bir modelin alınıp Yıldız Holding’e entegre edilmediğini, Insead tarafından kuruma özel bir liderlik gelişim modeli oluşturulduğunu ve buna uygun eğitim programı geliştirildiğini ifade etti.

Programın ‘Keşfet’, ‘Tasarla’, ‘Geliştir’ ve ‘Uygula’ şeklinde belirlendiğini anlatan Yaşargil, eğitimin Türkçe olarak da tasarlandığını söyledi. Insead Program Direktörü Roger Lehman da Ülker için hazırlanan program için büyük bir çalışma yapıldığına ve ‘büyük para’ harcandığına işaret etti.

YILDIZ HOLDİNG’İN KÜNYESİ
22 bin 500 çalışanı var
Kadın çalışan oranı yüzde 26
Yurtdışında çalışan sayısı 6 bin (4 bini Godiva bünyesinde)
Çalışanların yaş ortalaması 32.1
7 ülkede üretim tesisi, 5 ülkede bölgesel satış ofisi var

ÜLKER’İN LİDERLİK İLKELERİ
İştahlı ol, harekete geç
Hamuru yoğur
Doğru pişir
Mutlu et

Referans Gazetesi

Kategori HoldingYorum (0)

Sosyal Sorumluluk Projeleri Hem Topluma Yarıyor Hem de Şirketlere


Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli kozlardan biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe saygı gösteriyor, kimi ise kansere savaş açıyor. Bundan hem toplum hem de şirket fayda sağlıyor.

Küresel rekabette daha büyük pazar payına ve marka bilinirliğine ulaşarak rakiplerinin bir adım önüne geçmek için büyük bir mücadele veren şirketlerin son dönemdeki gözdesi sosyal sorumluluk projeleri. Sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin marka bilinirliğini artırmadaki en önemli silahlarından biri haline geldi. Kimi okul açıyor, kimi diş fırçası dağıtıyor, kimi tarihe sahip çıkıyor, kimi ise kansere savaş açıyor…

Şirketlerin birbiri ardına hayata geçirmeye başladığı sosyal sorumluluk projeler öyle bir boyuta ulaştı ki bu alanda yapılan harcamalar artık bilançolarda milyon dolarlık kalemler olarak yerini aldı.

Türkiye’de aralarında Zorlu Holding, Koç Grubu, Sabancı Grubu, Turkcell, Sanko Holding gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu birçok firmanın sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor. Şu anda üzerinde çalışılan sosyal sorumluluk projelerinin sayısı ise 100′e yakın.

Türkiye’de sosyal sorumluluk projelerinin ulaştığı boyut resmi olarak bilinmese de tahminler 750 milyon ile 1 milyar dolar civarında olduğu yönünde.

Günah çıkarma mı?

Sosyal sorumluluk kavramı 1980 sonrası daha sık kullanılmaya başlansa da geçmişi 1950′lere kadar dayanıyor. Bir İngiliz düşüncesi olarak ortaya atılan kavram, daha sonra OECD’ye üye ülkeler tarafından geliştirildi. Bugün, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan bildirilerde (OECD Guidelines, EU Principles Brussels, UN Global Compact) sık sık öneminden bahsediliyor. Ancak firmaların gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerine yönelik “şirketler kepçeyle aldıklarını kaşıkla veriyor” ya da “günah çıkarıyorlar” eleştiriler de mevcut.

Yapılan bu eleştirilere katılanlardan biri de ünlü iktisatçı Milton Friedman. Friedman, 1970 yılında New York Times’da yazdığı bir makalesinde şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini karlarını artırmak için yaptığına dikkat çekiyor. Friedman’a göre, sadece insanlar sorumluluk sahibi. “Kurumlar yapay bir insan olduğu için sorumlulukları da yapaydır. Şirketlerin de bütün olarak, böyle belirsiz bir konuda sorumluluk sahibi olduğu söylenemez” diyor.

Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri AB Komisyonu’nun da üzerinde durduğu güncel konulardan biri. Bu konuda Lizbon’da strateji çiziliyor ve ülkeler de mevzuatlarını buna uygun hale getiriyor. “The Green Paper” adı verilen bu çalışma kapsamında kurumlar mali performanslarının yanı sıra, çevre ve toplum için yaptıkları açısından da raporlanacak.

Markaya değer katıyor

Sosyal ve sorumluluk kelimeleri ilk okunduğunda toplumsal ya da topluma dair bir ifadeyi çağrıştırsa da bir o kadar markaya katma değer sağlıyor. Çevreden, eğitime, sağlıktan yoksulluk problemine kadar geniş bir alanda projeler, çok uluslu şirketlerde uzman danışmanlar eşliğinde seçiliyor, markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı hesaplanarak hayata geçiriliyor.

Sosyal sorumluluk projeleri, Türkiye’de de özellikle son yıllarda büyükten küçüğe birçok firmanın literatürüne ve bütçe kalemlerine girmiş durumda. Bunlar çok geniş ölçekte uygulanan ve büyük miktarlar ayrılarak yapılan projelerden daha yerel ve bölgesel projelere kadar uzanıyor. Bu kadar geniş kapsamlı uygulanan projelerin giderleri ve reklam harcamaları da bir o kadar büyük. Öyle ki, bazı projelerin reklam ve tanıtım harcamaları projenin esas maliyetinin çok üstüne çıkabiliyor. Uzmanlara göre Dünya Bankası, OECD, IMF gibi kurumların sosyal sorumluluk çalışmalarına verdikleri önemin artması ve bunu hemen hemen her raporlarında dile getirmesi şirketlerin bu alana yapacakları yatırımları da artıracak.

Eğitim ve sağlık gözde

Türkiye’de de şirketler sosyal sorumluluk projelerinin şirketlerine ve markalarına katacağı değeri ölçmek için çeşitli araştırmalar yapıyor. ERA Research & Consultancy Kurucu Ortağı Elvan Oktar, yaklaşık 3 yıldır sosyal sorumluluk projeleri ve bu projelerin kamuoyu nezdinde algılanmasının ölçümlenmesi konusunda çeşitli araştırmalara ve çalışmalara imza atıyor. Oktar, şirketlerin en fazla “A firması çok az bütçeli bir sosyal sorumluluk projesi yapıyor, bizim firmamız onun 2 misli para harcıyor, nasıl oluyor da A firması sosyal sorumluluk alanında daha başarılı bulunuyor?” sorusu ile karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Oktar, “Sosyal sorumluluk projelerinin kamuoyu nezdindeki etkisi birçok dış faktörle de bağlantılı. Burada etkin olan sadece projenin tasarımı ya da ayrılan bütçe değil. En önemli faktör ise doğru tanıtım” diyor.

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin toplumsal duyarlılıklarla da paralel olması gerektiğini belirten Oktar, şöyle “Kamuoyunu ilgilendiren ve eğitim, sağlık gibi ihtiyaç duyulan bir proje üzerinde çalışıldığı takdirde markaya getirisi daha fazla oluyor” diyor ve ekliyor, “Aksi takdirde çok yüksek bir geri dönüş beklemek doğru olmaz.”

Oktar’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise sosyal sorumlulukta sürdürülebilirlik… “Sürekli olmayan bir faaliyet ne kadar önemli olursa olsun zaman içinde unutulacaktır” diyen Oktar, sosyal sorumluluk faaliyetlerinin şirketlerin iş alanıyla bağdaştırılması gerektiğine de dikkat çekiyor.

Yaptığı araştırmada Türk halkının sosyal sorumluluk projelerine duyarlılığının her geçen gün arttığı sonucunun çıktığını söyleyen Oktar, şöyle devam ediyor:

“Halkın yüzde 75′i kurumların sosyal sorumluluklar konusunda tanıtım yapmaları gerektiği görüşünde. En başarılı bulunan sosyal sorumluluk projeleri ise genellikle eğitim ya da sağlık alanında. Bu da toplumsal sorunların başında bu iki konunun olmasından kaynaklanıyor. Toplum firmalardan en fazla eğitim ve sağlık konularında projeler bekliyor.”

Hüsranla sonuçlanan projeler

Topluma sağlayacağı faydanın yanı sıra hayat geçirilirken markaya neler kazandıracağı, satışları ne kadar artıracağı da hesaplanan sosyal sorumluluk projeleri, her zaman istenilen sonuçları vermiyor.

Almanya piyasasında hem ucuz markalarla mücadele etmeyi, hem de üçüncü dünya ülkelerinde yaşayanlara yardım etmeyi amaçlayan Kellogg’s'un hayata geçirdiği proje gibi… Uluslararası şirketlere sosyal sorumluluk danışmanlığı yapan Marjorie Thompson, bu noktada şekerleme üreticisi Cadburry’nin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesine dikkat çekiyor. Thompson’a göre, Cadburry’nin çikolata tüketimini artırmak için okullardaki basketbol turnuvalarına sponsor olması başarısız örneklerden biri. ABD’deki tüketici dernekleri, çocukların yedikleri çikolatanın kalorisini yakmak için 4 saat boyunca basketbol oynamaları gerektiğini ortaya çıkarınca sonuç hüsran olmuş.

Uluslararası şirketlerin hayırseverliği

Phillip Moris: 2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.

2005 yılında 70 farklı ülkede toplam 28 milyon dolardan fazla yardımda bulundu.Coca Cola: Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.

Şirket, 2005 yılında toplumsal yatırım programları kapsamında 76 milyon dolarlık harcama yaptı.Microsoft: Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.

Geçtiğimiz yıl çeşitli ülkelerdeki sosyal sorumluluk projelerine 40 milyon dolar aktaran Microsoft, kar amacı gütmeyen 5 bin organizasyona 224 milyon dolar değerinde bilgisayar yardımında bulundu.Gilette: 5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.

5 milyon dolara Kanser evleri kurdu.Türkler en çok eğitim projesi istiyor

Metro Grup’un desteği ile 2005 yılında Strateji GFK Araştırma Şirketi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türk halkı en çok eğitim alanında sosyal sorumluluk projeleri yapılmasını istiyor. 20 ilde 15 yaş ve üzeri bin 335 kişi ile görüşülerek yapılan araştırmada görüşme yapılan kişilerin yüzde 29,9′u şirketlerin eğitim ve öğretime yatırım yapmasını istiyor.

Sağlık ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 20,7. Görüşme yapılan kişilerden yüzde 11,9′u çevreye, yüzde 9,1′i hayır işlerine, yüzde 7,2′si çalışanlara, yüzde 4,7′si insan haklarına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.

Araştırma, dünyada yükselen bir kavran olan “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” çalışmalarının Türkiye’de nasıl uygulandığını ve halkın şirketleri hangi çalışmalarla özdeşleştirdiğini de ortaya koydu. Buna göre; Sabancı Holding, Koç Holding, Turkcell, Sanko Holding, Arçelik, Vestel, Ülker, Has Holding, Tofaş ve Doğan Yayıncılık eğitim ve öğretime verdikleri destekle anılıyorlar. Sağlık, çevre, spor, sanat, tüketici bilinci, çalışana destek, iş ahlakı, insan hakları” gibi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” konularının hepsinde başarılı görülen şirketler ise sırasıyla şöyle: Sabancı Holding, Koç Holding, Arçelik, Sanko Holding, Ülker, Turkcell, Vestel, Beko, Eczacıbaşı, Bosch, Doğan Holding.

Türkiye’de önde gelen sosyal sorumluluk projeleri

Turkcell

Kardelenler-Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları: Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.

Ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen kız çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlanıp genç kızların meslek sahibi ve ufku açık bireyler haline gelmeleri amaçlanıyor. Bu doğrultuda Türkiye genelinde 5 bin kız öğrenciye öğrenim bursu sağlandı.Doğan Holding

Aile İçi Şiddete Son

Kadınlar ve çocuklara karşı aile içindeki şiddet uygulamalarını sonlandırmayı amaçlıyor. Kampanyanın en önemli ayaklarından birini bir eğitim projesi oluşturuyor. Şehirleri semt semt dolaşan eğitim otobüsleri, binlerce kadın ve erkeğe eğitim veriyor. Büyük bir gönüllü topluluğu ise, kadınlara şiddete maruz kaldıklarında yapmaları gerekenleri, başvurabilecekleri yerleri anlatıyor.

Baba Beni Okula Gönder

Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla başlattığı proje kapsamında şu anda öncelikli olarak 19 ilde çalışmalar yürütülüyor. Bu illerde kız yurtları yapılıp, kız çocuklarına eğitim bursları sağlanıyor. Kız çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelerin ikna edilmesine çalışılıyor.

Koç Holding

-Ülkem İçin

Bu projesi ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.

ile, engelliler için çocuk parkı yapmak, okul tadilatına, laboratuvar kurulumun, bilgisayar bağışına ve kütüphane yapımı gibi bir çok sosyal sorumluluk projesi, Koç Topluluğu bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Topluluk şirketleri, çalışanları ve bayileri 81 ilde250′ye yakın sosyal sorunluluk projesi gerçekleştirdi.- Meslek Lisesi Memleket Meselesi

Bu kampanya ile başta devlet ve özel sektörün konuya ilgisini çekip mesleki eğitimin özendirilmesini amaçlıyor. Kampanya kapsamında çeşitli illerdeki meslek liselerinin alet, teçhizat ihtiyaçları karşılanıyor, öğrencilere Koç Holding bünyesindeki şirketlerde staj imkanı sağlanıyor.

Arçelik

Eğitimde Gönül Birliği

Türkiye genelindeki yatılı ilköğretim bölge okullarından 200 bin öğrenci ve 6 bin öğretmene ulaşılması amaçlanan proje ile öğrencilerin eğitim ve gelişim standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Projenin “Gönüllü Aile Birliği Platformu”, “Öğrenci Bireysel Gelişim Programı”, “Öğretmene Destek ve Eğitim Programı”, “Onlar da Çocuktu” ve “Arçelik Eğitim Bursu” gibi alt projeleri bulunuyor.

Aygaz

Dikkatli Çocuk Kampanyası

Okullar ziyaret edilerek ilköğretim çağındaki çocukların yangın, deprem, trafik, ilk yardım ve ev kazalarına karşı bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor

Bu sosyal sorumluluk kampanyası, acil vakaların üçte birini oluşturan ev kazaları konusunda halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan bir proje. Türkiye çapında düzenlediği seminerlerle ev kadınlarını ev kazaları ve LPG kullanımı konusunda bilgilendirildi. Kampanyanın daha geniş bir kitleye ulaştırılması için, web sitesi ve danışmanlık hattı kuruldu, isteyen herkese gönderilen Ev Kazaları Başucu Kitabı hazırlandı.

Sabancı Holding

Brisa- Farım da Açık Yolum da

Brisa’nın Bridgestone markası ile yürüttüğü bu kampanya, dünyanın en iyi sosyal sorumluluk projesi ödülünü aldı. Trafik kazalarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında, önce İstanbul’da daha sonra diğer illerdeki benzin istasyonlarına gelen sürücülere tek tek gündüz farının yararları anlatıldı. Otomobillerine diğer sürücülere örnek olması için “Farım da hep açık yolum da” yazılı sticker’lar yapıştırılarak bilinç oluşturulması amaçlandı.

Doğuş Holding

Doğuş Otomotiv- Trafik Hayattır

Kampanyasıyla toplumu trafik kurallarına karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. Doğuş Çocuk ve Doğuş Otomotiv, çocukların araç içi can güvenliğinin sağlanması ve ölüm-yaralanma oranlarının azaltılmasını hedefleyen “Arka Koltuk Benim” projesinin devamı olan kampanyada özellikle televizyon reklamlarıyla çocukların arka koltukta oturtulması, kırmızı ışıkta durulması gibi temel trafik kurallarına uymalarını sağlamayı amaçlıyor.

HSBC

HSBC Gönüllüleri Projesi

HSBC Gönüllüleri projesi ile, 3 yılda 30 bin çocuğa ulaşarak farklı ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı. Yoksul bölgelerdeki okullara bilgisayar, kitap, soba, mobilya yardımının yanı sıra, okulların boya, badana ve tadilat işlerini de üstleniyor. Ayrıca çocuk esirgeme kurumlarındaki kimsesiz çocuklara kıyafet, oyuncak yardımının yanı sıra çocukları tatile, tiyatroya veya yemeğe götürme gibi faaliyetlerle toplumla bütünleşmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Opet

Temiz Tuvalet Kampanyası

Türkiye’de yapılan en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden. Proje kapsamında eğitim vermeye devam eden OPET Eğitim Ekibi, yurt genelinde 72 ili gezerek 1 milyon kilometre yol katetti. bin 700 saat eğitimle 300 binin üzerinde kişi doğru ve temiz tuvalet kullanımı konusunda bilgilendirildi.

P&G

Prima Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek

Bebeklerin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi konusundaki toplumsal bilinci yükseltmeyi hedefleyen proje ile yeni doğum yapmış annelerin bilinçlendirilmesi ve eğitimi, annelerin sağlık hizmetlerine talebinin artırılması, bebek ve çocuk ölümlerinin azaltılması, erken çocukluk döneminde gelişimin desteklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor. Bebeklerin doğdukları ilk anlarda hastanede yanlarında olunarak ailelere, bebeklerinin sağlıklı gelişimine yönelik temel bakım ve sağlık bilgileri proje ekibi tarafından yüzyüze verilerek, “Bilinçli Anne Sağlıklı Bebek” eğitim kitapları dağıtılıyor

Avon

Meme Kanserine karşı Bilinçlendirme Mücadelesi

Avon kampanyasının Türkiye ayağını oluşturan çalışmalar sonunda oluşturulan fonlarla devlet hastanelerine mamografi cihazları bağışlanıyor. Kadınlar hastalık ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçlendiriliyor.

Kariyerinfo.com

Kategori KSSYorum (0)