Etiket arşivi | "Yapı Kredi"

World Finance’ten Yapı Kredi’ye İki Ödül


Yapı Kredi, finans yayınlarından World Finance tarafından gerçekleştirilen “2010 Yılı Bankacılıkta Mükemmellik Ödülleri” değerlendirmesinde, “Türkiye’nin En İyi Bankası”, Yapı Kredi Özel Bankacılık da, “Türkiye’de En İyi Özel Bankacılık Hizmeti” veren kurum seçildi.

Bankadan yapılan yazılı açıklamaya göre, www.worldfinance.com’un üst düzey yöneticilerden oluşan 120 bin aktif üyenin oylarıyla seçilen Yapı Kredi, müşteri ilişkileri optimizasyonu, inovasyon kültürü ve esnekliği, rekabet ve sektör liderliği, coğrafi yaygınlığı, gelişim arzusu, ürün çeşitliliği ve sonuç veren stratejiler kriterlerine göre değerlendirildi.

Yapı Kredi Murahhas Aza ve Genel Müdürü Faik Açıkalın, banka olarak müşteri odaklı yaklaşımları ile inovasyona ve kaliteye yönelik çalışmalarının, takdir gören bir kurum olmalarını sağladığını belirterek, “Aldığımız ödüller, dünyadaki ekonomik dalgalanmalara rağmen gerçekleştirdiğimiz başarılı çalışmaların bir teyidi niteliğinde” dedi.

Dünya Gazetesi

Kategori SektörelYorum (0)

GMC 2010 Sponsor ve Katılımcı Şirketler Belirleniyor


Global Management Challenge 2010 Türkiye’ye katılan şirketler gün geçtikçe artıyor. Birçoğunuz “2009′u daha yeni bitirmiştik, galayı dün gibi hatırlıyorum” diyorsunuz belki ama ilk turu Aralık 2010′da başlayacak olmasına karşın GMC 2010 için şirketler şimdiden belirleniyor.

2 Nisan 2009′da GMC Türkiye 2009 Gala ve Ödül Töreni’nde finalistler keplerini atarak mezuniyetlerini kutlamıştı ve 2009′u noktalamıştık. Uzun maratonun mutfağında neler oluyor peki? Bu dönemde şirketler de GMC’de yer alıp almayacaklarına karar veriyor.

GMC 2010′da hangi şirketler var?

İlk olarak Opet‘ten bahsetmek istiyorum çünkü Opet bu sene ilk kez katılımcı şirket ünvanıyla GMC’de yer alacak. GMC’de her sene yeni şirketler ve yeni katılımcılar görmek bizi mutlu ediyor. Opet’in GMC’de yer alması eminim birçok GMC katılımcısını heyecanlandıracaktır. Bir diğer katılımcı şirketimiz ise Cargill. Cargil geçen sene olduğu gibi bu sene de GMC’de yer almaya devam etmekte. Cargill hem şirket çalışanlarının oluşturacağı takımla hem de öğrenci takımlarına sponsor olarak yarışmada yer alacak. Bir diğer şirket ise tam 3 yıldır GMC’de yer alan Digiturk. Digiturk de bu yıl katılımcı şirketlerimiz arasında yer alacak. Güzel haberler öyle değil mi (:

Yapı Kredi Bankası GMC 2010′a sponsor oldu

2010′da GMC’ye bankacılık sektöründen bir sponsor dahil olmuş oldu. Geçtiğimiz yıl (GMC 2009) GMC’de katılımcı şirket tecrübesi yaşayan Yapı Kredi‘nin bu yıl sponsor olması GMC’yi sevmesi anlamına geldiğini söyleyebiliriz (:

Tüm bu gelişmeler sadece şu ana kadar olanlar. Gün geçtikçe yeni şirketler aramıza dahil olacak ve elbette yeni katılımcılar, öğrenciler, profesyoneller ve GMC’yi seven herkes (:  Bunlarla birlikte GMC’de öğrenci olarak yer alan arkadaşlarımızın sponsor şirketlerde işe başlamış olmaları da ayrıca bizi sevindiren bir gelişme. Bu gelişmelerin her geçen gün sıklaşacağını göreceksiniz. İleride ayrıntılı olarak GMC’de yarışıp katılımcı ve sponsor şirketlerde iş/staj olanağı kazananları duyuracağız.

GMC’deki gelişmeleri anlık olarak takip etmeniz için Facebook sayfamıza üye olmanızı ve Twitter’dan takip etmenizi öneririm.

Facebook sayfasına buraya, Twitter için de şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Erman Akdeniz

Kategori GMCYorum (0)

“Sektörün neresinde bulunmak istediklerine karar vermeliler”


Sanem Aytekin, Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nde Liderlik ve Yetenek Gelişimi Yöneticisi. Kendisiyle İtalya’daki yeni görevi ve bankacılık sektörü ile ilgili bir söyleşi yaptık.

Sanem Hanım, bize Ankara’da başlayan İstanbul’a uzanan eğitiminiz ve kariyerinizden bahseder misiniz?

1980 yılında Ankara’da doğdum. Ankara Yükseliş Kolejinde ilk, orta ve lise eğitimimi tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudum. Mezun olduktan sonra İstanbul’a taşınıp İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA programıma ve eş zamanlı olarak çalışma hayatıma da 15 Nisan 2003’de Yapı Kredi Bankası’nda Stajyer Eğitim Uzmanı olarak başladım. Daha sonrasında yine Yapı Kredi’de sırasıyla Eğitim Uzmanlığı, Eğitim Danışmanlığı görevlerinde bulundum. 2008 yılında Eğitim ve Gelişim bölümünden ayrılıp İnsan Kaynakları Yönetiminde çeşitli fonksiyonlarda görevime devam ettim. Son olarak Yapı Kredi Bankacilik Akademisi’nde Liderlik ve Yetenek Gelişimi Yöneticisi olarak görev yapmaktayım.

Sizin yakın zamanda İtalya’ya gideceğinizi biliyoruz. Bize bu süreci anlatır mısınız? Kariyerinizde yurtdışı planınız var mıydı?

2006 yılında Yapı Kredi, Koçbank ve UniCredit ile birleşince tüm çalışanlar için farklı bir dönem başlamış oldu. Birleşme sonrasında UniCredit Group tarafından başlatılan bir program olduğu duyuruldu. UniCredit Group bünyesinde çalışan yetenekli çalışanlarını keşfetmek için kişilerin kendi kendine başvurabileceği ve çeşitli değerlendirme aşamalarından sonra başarılı olursa katılabilecekleri UniQuest isimli bir program başlatıyordu. Bu program kişilerin kendi alanından tamamen farklı bir alanda UniCredit bünyesinde farklı ülkelerden gelen kişilerle bir proje ekibi oluşturup bir proje geliştirmesi ve bu süreç sırasında kendisini fark etmesini ve geliştirmesini amaçlıyor. Bu programa başvurup kabul edildikten sonra benim hem kariyerime hem de kendi gelişimime bakışım oldukça değişti.

Örneğin, benim dahil olduğum projenin amacı UniCredit Group bünyesindeki Avusturya’daki bir banka icin müşteri memnuniyeti ve şikayet yönetimi araçlarını geliştirmekti. Hem çok zorlu bir süreçti hem de oldukça eğitici ve öğreticiydi. Çünkü bir yandan Türkiye’deki işimle ilgili tüm sorumluluklar devam ederken bir yandan hiç bilmediğim bir ülke ve banka için yine hiç tanımadığım hatta aynı dili bile konuşmadığım insanlarla çalışmaktaydım. Bu süreçte geliştirdiğimiz proje ile ilgili tabi ki pek çok şey öğrendik ama bunun yanı sıra farklı ülkelerden gelen insanlarla ortak bir dil oluşturmayı, aynı yerde yaşamasanız bile beraber proje geliştirmeyi, farklılıkları avantaja çevirmeyi, zaman yönetimini, kendini yönetmeyi ve kendinin farkında olmayı öğrendik. Siz de bilirsiniz şirketler bu gibi pek çok konuda eğitimler veriyor ama yaşayarak öğrendiğiniz zaman etkisi gerçekten çok farklı oluyor ve kalıcı oluyor.

Bu süreçte öğrendiğim birçok seyden sonra yurtdışında çalışmak ve yaşamak o kadar korkutucu gelmedi. Zaten UniQuest programı katılımcılarının UniCredit Group bünyesinde bir çeşit görünülürlüğü oluyor. Grubun yetenek hattında yer alıyor olmak, size bazı fırsatların açılmasını sağlıyor. Dediğim gibi daha önce yurtdışına gidip çalışmak istemezken- biliyorsunuz hepimiz için konfor alanımızın dışına çıkmak oldukça zordur- UniQuest programı süresince yaşadığım deneyimlerden sonra bunu yapabileceğime karar verdim. Ama tabi ki karşıma çıkan her fırsata sırf yurtdışına çıkmak amacı ile yaklaşmadım. Çünkü yurtdışında yaşamak çok heyecanlandırıcı gelse de çok zorlu bir süreç. Türkiye’deki tüm kariyerinize hatta hayatınıza bir süre ara verip hiç bilmediğiniz bir ortama gidiyorsunuz, bir anlamda pek çok şeye baştan başlıyorsunuz. Bu nedenle sonunda varmak istediğim yer ve kariyer hedeflerimi göz önüne alarak karşıma çıkan fırsatları değerlendirdim. Karşıma çıkan başka birkaç fırsattan sonra UniCredit Group’un Milano’daki merkezinde Liderlik Yönetimi ve Gelişimi takımından aldığım teklif ve yaptığım mülakat sonrasında bu işin kariyerim ve kişisel gelişimim açısından oldukça önemli bir etkisi olacağına karar verip kabul ettim.

Bilkent Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler bölümü mezunusunuz? Üniversite hayatınızda da birçok projede etkin olarak görev almışsınız. Kısaca paylaşır mısınız?

Üniversite hayatım sırasında tabi ki ben de her öğrenci gibi akademisyenlerimiz tarafından verilen proje ödevlerinde yer aldım.  O dönem geliştirdiğimiz projelerin birçoğu aldığımız derslerle ilgiliydi. Bu ödev projelerimiz dışında MUN (Model of United Nations) ve Euroforum (Model of European Union Conference) gibi Avrupa ve dünya çapında tüm organizasyonu öğrenciler tarafından yürütülen ve birçok farklı ülkeden öğrencinin katıldığı projelerde yer aldım. MUN- Birleşmiş Milletler’in, Euroforum da Avrupa Birligi Konferansının birer simülasyonu tıpkı GMC (Global Management Challenge) gibi. Bu organizasyonlara gelen öğrenciler birer role atanıyor ve bu rolün tüm gerekliliklerini yerine getirerek bu organizasyonların gerçek gündemlerindeki konuları tartışıyor. Sonrasında çıkan karar metinleri ilgili organizasyonlara iletiliyor ve onların dikkatine sunuluyor. Örneğin ben katıldığım Euroforum simulasyonlarının birinde Yunanistan Başbakanı rolüne atanmış ve buna göre davranmak durumunda kalmıştım. Euroforum organizasyonuna yapılmaya başlandığı ilk yıldan itibaren üniversiteden mezun olana kadar dahil oldum. MUN için ise üniversite içinde bir ekip oluştururarak diğer öğrencileri bilgilendirmeyi hedeflemiştik.

Bunun dışında tabi ki başka sosyal faaliyetlerde de yer aldım: Örneğin Bilkent Üniversitesi’nde her sene yapılan Öğrenci Başkanlığı seçimleri hepimizin bildiği anlamda bir seçim sürecidir. Partiler vardır, adaylar vardır, konuşmalar yapılır. Bu süreçlerde de aktif olarak yer aldım.

Üniversite süresince sosyal veya okuduğunuz bölüm ile ilgili projelere dahil olmak kişiye farklı bölümlerde okuyan arkadaşlarla tanışma imkanı sağlıyor. Böylece herkes birbirinden çok farklı şeyler öğrenebiliyor. Tabi ki öğrenci iken hiç birimiz konuya bu şekilde yaklaşmıyoruz. Önemli olan derslerden başarı ile geçmek ve kalan tüm zamanı eğlenerek geçirmek oluyor. Ama sonuçta yaparken eğlenebileceğimiz ve aynı zamanda pek çok farklı yetkinliği geliştirebileceğimiz proje ve organizasyonları üniversitelerimiz de bulmak artık mümkün.

Sizi mezuniyetten sonra bankaya ve insan kaynakları alanına çeken sebepler nelerdi?

Açıkcası ben hep bir bankada çalışmak istedim. Bankacılık ve Finans sektörü bir şekilde vaad ettiği güvenceler ve hayatımızın en önemli yerinde olması nedeni ile hep çok çekici geldi. Ama aynı zamanda sayılar ve tablolar hep çok karmaşık ve sıkıcı geliyordu. Bu nedenle Bankacılık ve Finans sektörünün hızla değişen, yenilikçi yapısını ve İnsan Kaynaklarının insanlarla iç içe olan, yine yeniliklere açık ve tabi ki diğer fonksiyonlara göre sayılardan biraz daha uzak olan yapısını düşününce kariyerim bir banka da eğitim bölümünde başlamış oldu.

Türkiye’nin En Gözde Şirketleri araştırmamıza katılan 13bin 852 kişinin en çok çalışmak istediği sektör bankacılık ve finans sektörü çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence bu çok beklenmedik bir durum değil. Özellikle Türkiye’de finans kuruluşlarının büyüklüğü ve gücü ortada; burada sadece bankaları düşünmemek lazım başka birçok finans kuruluşu da var ( örn. sigorta şirketleri, aracı kurumlar) hatta bu kuruluşların denetimini yapan ve yine finans dünyasının içinde olan denetçi şirketler. Bu kurumların birçoğu çok köklü kurumlar ve kuruldukları günden bugüne yaşanan birçok olumsuz ekonomik gelişmeye rağmen ayakta kalmayı başarmış. Bu açıdan bakınca bu kurumlar tabi ki iş hayatına yeni başlayacak herkes için bir güven uyandırıyor ve özellikle kurumsal şirketler olmalarından dolayı çalışanlarına sundukları pek çok avantaj var, bu avantajlar da oldukça çekici olabiliyor.

Ayrıca bankacılık ve finans sektörü çok hızla değişen ve gelişen bir dünya. Kişi güncel gelişmeleri mutlaka yakından takip ediyor olmalı. Bu da kişiye güncel kalma şansı sağlıyor. Bankacılık ve finans sektöründe benim gibi insan kaynaklarında çalışsanız bile sektörde olup biten gelişmelerden haberdar olmanız gerekiyor ki bankanızın stratejilerini anlayıp yapmakta olduğunuz işe ona göre yön verebilesiniz.  Kısaca dünya da olup biten herşeye en yakında duran ve bunlara kayıtsız kalamayan, yeniliklere ve değişime açık bir sektörde çalışmak gerçekten heyecan verici.

Özellikle Yapı Kredi Bankası ve bankacılığa ilgi duyan üniversite öğrencilere neler tavsiye edersiniz?

Bankacılık sektörüne ilgi duyan tüm öğrencilere verebileceğim en büyük tavsiye bu sektörün neresinde bulunmak istediklerine öncelikle karar vermeleri gerektiği olacaktır. Çünkü hepimizin bildiği gibi bankacılık sektörü demek hizmet sektörü demek. Bu hizmet sadece banka müşterileri olarak algılanmamalı, burda hem iç hem de dış müşteriye hizmet var. Bankacılık sektöründe iki önemli takım var: şubeler ve genel müdürlük. Şubeler tüm bankaların dış müşterilere açılan yüzü olurken genel müdürlük genellikle iç müşteri dediğimiz şubelere ve çalışanlarına hizmet vermekte. Bu nedenle bu sektör içinde hangi takımda olmak istediklerini önceden bankalarda yapacakları stajlarla ya da en azından bu sektördeki çalışanlarla konuşarak belirlemelerini tavsiye ederim. Her iki takımda olmanın kendine göre avantajları ve dezavantajları var.

Ayrıca bankacılık sektörü her iş kolunu kapsamakta: sadece satış değil pazarlama, finansal analiz ve raporlama, ürün geliştirme, kalite yönetimi, kurumsal iletişim ve insan kaynakları gibi pek çok fonksiyonu da içinde barındırıyor. Bu nedenle nerde olmak istediğine karar veren öğrenci bankacılık sektörü içerisinde kendine mutlaka bir yer bulacaktır.

Ama özellikle şubelerde çalışmak isteyen tüm öğrencilere artık bir zorunluluk haline gelen SPK lisanslarını önceden almalarını tavsiye ederim. Bu onları yaşayacakları süreçte bir adım önde olmalarını sağlayacaktır.

Teşekkür ederiz.

Simge Sezer / Businews

Kategori RöportajYorum (0)

En Yüksek Maaşı Kim Alıyor?


İş bulmak kadar çalışma şartlarının da önemli olduğu günümüzde özellikle maaş oranları sürekli tartışılan konular arasında yer alıyor. Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers (PwC) Türkiye’nin yaptığı “Başlangıç Ücret ve Yan Haklar Araştırması” ise iş dünyasına adım atacaklara rehberlik ediyor.

21 farklı çalışma alanında başlangıç ücret ve yan haklarının ele alındığı araştırmada sermaye yapısı açısından yerli, yabancı, ortak girişim; çalışan sayısı bakımından ise KOBİ ve büyük ölçekli işletme konumundaki 63 şirket yer alıyor. İnşaattan bilişime, endüstriyel üretimden lojistiğe, perakendeden gıdaya kadar 10’dan fazla sektör temsilcisinin katıldığı araştırmaya göre başlangıç ücretlerinde en yüksek maaşı hukuk, iş geliştirme ve yönetici adayı (Management Trainee), satın alma ve iç denetim pozisyonlarında işe başlayanlar alıyor. En düşük ücretle işbaşı yapanlar arasında ise çağrı merkezi, idari işler, halkla ilişkiler ve muhasebe birimleri dikkat çekiyor.

ÜCRETLER ZAMLANMIŞ

Katılımcılardan yüzde 84’ünün 2010 yılında alım yapmayı planladığını belirten PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Müdürü Murat Karakaş, bu konuda perakende, lojistik, kimya ve finansal hizmetler sektörlerinin öne çıktığını söylüyor. 2009 yılındaki başlangıç ücretlerinin geçen yıla göre yüzde 6,7 yükseldiğini vurgulayan Karakaş, “2010 yılı ücret artışları büyük oranda yüzde 4 ila 10 arasında gerçekleşmiş” diyor.

Araştırma sonuçlarına göre öne çıkan uygulamalardan biri de ücret artışlarının yılda bir defa gerçekleştirilmesi. Katılımcı şirketlerin sadece üçte birinde ise haftalık çalışma süresi 45 saatten az. İzin uygulamalarında genelde kanunda belirtilen süreler dikkate alınıyor. Ancak yabancı şirketler bu sürelerin üzerine çıkıyorlar. Sağlık sigortası kapsamına eş ve çocukların katılımı konusunda da yabancı şirketler ile finansal hizmetler sektöründeki şirketler daha iyi olanaklar sunuyor.

YENİ ALIMLAR DAVET

Birimler arasında ücret sıralaması konusunda sessiz kalmayı tercih eden Yapı Kredi Bankası İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu, 2010 yılında yaklaşık bin kişiyi işe almayı hedefliyor. “Yıl içinde 60 şube açmayı planlıyoruz. Yönetici adayı programı çerçevesinde genel müdürlük birimlerimiz ve şubelerimiz için işe alım gerçekleştireceğiz” diyen Kavuncu, deneyimli yönetici alımlarında ise alanında uzman, dinamik, yenilikçi profilleri değerlendireceklerini belirtiyor.

300 KİŞİYE İSTİHDAM

Nihat Çukurkaya  / Ceva Türkiye & Balkanlar İK Direktörü

Ceva olarak bugün itibariyle çalışan sayımız beş bin. 2010 yılının sonunda beş bin 300 kişilik bir aile olmayı öngörüyoruz. Yıl içinde ilk etapta yeni başlayan operasyonlarımızda yetiştirilmek üzere lojistik ve mühendislik alanlarında görev almak isteyenlere iş olanağı sağlamayı planlıyoruz. Operasyonlar (depolama, dağıtım ve inbound lojistik), iş geliştirme, müşteri ilişkileri, mali işler, uluslararası nakliye gibi alanlarda da organizasyonumuzdaki büyümeye paralel olarak yeni pozisyonlar açmayı düşünüyoruz.

Sabah

Kategori SektörelYorum (0)

Yapı Kredi’ye Üç Dalda Avrupa’nın En İyi Çağrı Merkezi Ödülü


Yapı Kredi, ContactCenterWorld.com World Awards yarışmasında “En İyi Teknoloji İnovasyonu”, “En iyi Yardım Masası” ve “En İyi Çalışan Teşvik Sistemi” ödüllerine layık görüldü.

Yapı Kredi’den yapılan açıklamada, Yapı Kredi Çağrı Merkezi’nin, bu yıl beşincisi düzenlenen 2010 ContactCenterWorld.com World Awards yarışmasında üç altın ödüle layık görülen çağrı merkezi olduğu belirtildi.

Dünyanın birçok ülkesinden bin 200 şirketin katıldığı yarışmada Yapı Kredi’nin, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesinde, Çözüm Hattı ile “En İyi Teknoloji İnovasyonu”, Internet Bankacılığı Destek Hizmetleri ile “En iyi Yardım Masası” ve ödüllendirme sistemi ile “En İyi Çalışan Teşvik Sistemi” ödüllerini aldığı bildirildi.

Yapı Kredi Alternatif Dağıtım Kanalları Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti:

“Geçen sene olduğu gibi bu sene de kendine özgü, yenilikçi ve benzeri olmayan çalışmalarla birçok farklı ödüle layık görüldük. Bundan dolayı çok büyük onur ve gurur duyuyoruz. Kasımda Las Vegas’ta yapılacak yarışmada dünya birinciliği için yarışacağız. Türkiye’de çağrı merkezi tarihine baktığımızda sektörün bugününü şekillendiren birçok ilkin altında Yapı Kredi’nin imzası olduğunu görüyoruz. Günlük yaşantımızda değişmez ve vazgeçilmez bir yer tutan çağrı merkezlerinin de temelini 1991 yılında Yapı Kredi olarak biz atmıştık. Bu anlamda 850 kişi ile Gebze ve Samsun’da hizmet veren deneyimli ekibimiz Türkiye’de çağrı merkezi alanında yeniliklerin öncüsü olmaya devam edecek.”

Dünya Gazetesi

Kategori SektörelYorum (0)

GMC 2009 Türkiye Gala ve Ödül Töreni Gerçekleşti


Uluslararası yönetim ve strateji yarışması ‘Global Management Challenge’ ın 2009 Türkiye ayağı sonuçlanarak, 2 Nisan 2010′da yapılan Gala ve Ödül töreni ile dereceye giren takımlar belli oldu.

Finaldeki 8 takımın yarışmacıları gecenin sonunda keplerini atarak GMC 2009′u neşeyle uğurladı (:

27 Mart’ta yapılan GMC finalinden sonra gözler Rusya’da yarışacak Türkiye şampiyonunun ve dereceye giren takımların açıklanacağı Gala gecesine çevrilmiş, bir hafta boyunca meraklı bekleyiş sürmüştü. 2 Nisan’daki Gala gecesine finalde yarışan 8 takımın üyeleri ve GMC 2009 Türkiye sponsor ve katılımcı şirketler ile GMC destekçilerinden yöneticilerin yer aldığı gecede, 3 ay boyunca devam eden yarışmanın ödül töreni gerçekleşti.

Global Management Challenge 2009 Türkiye şampiyonu Team Intense takımı oldu. Kaya Duman, Yavuz Aydın ve Sinem Aktaş’ın yer aldığı Team Intense, 14-17 tarihleri arasında Rusya’da Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. İkinciliği Finansbank sponsorluğunda Okan Feyman, Murat Mısır ve Çağatay Gürpınar’ın yarıştığı MadManAge – Finansbank Uni takımı alırken, 3. lüğü ise bilgiMBA sponsorluğunda Güner Hişmioğulları, Abdurrahim Yılmaz, Erhan Özlü, Mehmet Tansık Tan ve Hakan Bölücü’nün yarıştığı  The First – BilgiMBA takımı almış oldu. Businews’un sponsorluğunda yarışan Özgür Üzden, Şevki Erinç Çelikset, Fatih Denizalp ve Burak Sarıkaya’nın yer aldığı Martenziter takımı ise Türkiye 6.sı oldu.

3. kez şampiyonluk başarısı yaşayan Team Intense takım lideri Kaya Duman, “Geçen yıl dünya 5.’si olmuştuk, bu yıl Rusya’daki dünya finalinde en iyi dereceyle zirvede bırakmak istiyorum.” dedi.

GMC 2009 Sonuçları

4. Team Intense 1.812
1. MadManAge – Finansbank Uni 1.741
3. The First – BilgiMBA 1.720
8. Medcezir – Cadbury Uni 1.707
7. Vira Vira – Bilim İlaç 1.703
5. Martenziter – Businews 1.661
2. Crealysis – Cadbury Uni 1.627
6. Aluminist – Assan 1.613


Final Günü ve Finalist Takımlar -Video-

http://www.businews.eu/2010/04/gmc-2009-turkey-final/

http://www.businews.eu/2010/04/gmc-2009-finalist-takimlar/

GMC 2009 Türkiye:

Organizasyon: Realta

Proje Ortağı: Kariyer.net

Ana Sponsor: bilgiMBA

Sponsorlar: Areva, Cadbury

Katılımcılar: Assan Alüminyum, Bilim İlaç, Cargill, Finansbank, Schneider Electric, Yapı Kredi, Prelli, Nike, Coca Cola İçecek, Digiturk.

Destekleyenler: Aiesec, Businews, Üniaktivite, Centrum, Stajını Puanla, Bloomberg BusinessWeek Türkiye, Infomag.

Global Management Challenge

33 ülkede yapılan, iş dünyasından profesyonelleri ve üniversite öğrencilerini aynı ortamda buluşturan, katılımcıların bir şirketin yönetim kurulunu oluşturduğu ve 4 ana departmanı yönettikleri (pazarlama, insan kaynakları, finans ve üretim planlama) dünyanın en kapsamlı simülasyonu olan GMC, kazandırdığı yönetimsel beceriler yanında takım ruhu, ekip içi iletişim, görev dağılımı ve liderlik konularına da değinerek, gerçeği  bire bir yaşatacak ve gerçek hayatta asla alamayacağınız riskleri alma fırsatını bularak size sınırsız deneyim kazandırma olanağı sunmaktadır.

www.worldgmc.com/tr

Kategori GMC, HaberlerYorum (0)

Advert

Facebook

Businews on Facebook

Stajını puanladın mı?