Etiket arşivi | "yök"

3 Yıl Yurtdışında Oku Üniversiteye Sınavsız Gir


 

YÖK yaptığı son değişiklikle son 3 yılını yurtdışında okuyan Türk gençlerine üniversiteye sınavsız giriş hakkı tanıdı

 

Türkiye’de gençler bir üniversite kapısından içeriye girebilmek için önce iyi bir Anadolu ve fen lisesini kazanmak ya da iyi bir özel okula gitmek zorunda. Bunun için de yıllarca “özel ders” ve “dershaneler” arasında mekik dokuyor. Yaklaşık 3 yıl süren bu süreç, liseye girdikten sonra bu kez üniversite sınavlarına hazırlanmak için tekrarlanıyor. En az iki yıl yine dershaneler ve özel derslerde geçen bu süre ve harcanan sermaye Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavları’nda (LYS) yaklaşık 1.6 milyon genç arasından başarılı olup, başta kontenjanları 378 bin olan lisans programlarına yerleşebilmek için. Bu süreçte bir ailenin ilköğretimde yaptığı harcama eski Eğitim Sen Başkanı Alaaddin Dinçer’in araştırmasına göre 13 bin TL’yi ortaöğretimde 19 bin TL’yi buluyor. Oysa YÖK’ün yaptığı son değişiklikle örneğin Bulgaristan’da Sofya’da IB diploması veren ve yıllık ücreti 8 bin Euro olan bir lisede çocuğunu 3 yıl okutmak üniversite kapısını sınavsız açıyor.

 

YÖK, geçen yıl 2010-2011 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere Türkiye’de yükseköğretim programlarına yerleştirmede kullanılan Yabancı Öğrenci Sınavı’nı (YÖS) kaldırdı ve yabancı öğrenci kabülünde sözü üniversitelere bıraktı. Buna göre üniversiteler, YÖK Genel Kurulu’nda onaylanmış koşullarda öğrencilerini kabul edecekti. Ancak YÖK’ün Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar’da her defasında yaptığı değişiklikler Türkiye’de öğrenim gören öğrencilerin aleyhine oluyor. 25 Ağustos’ta YÖK Genel Kurulu’nda alınan son karar lise eğitiminin son 3 yılını KKTC dışında bir ülkede tamamlayan Türk uyruklu öğrencilere 1.6 milyon genç üniversiteli olmak için yarışırken, YÖK yaptığı son değişiklikle lisenin son 3 yılını yurtdışında okuyan Türk gençlerine üniversitelere sınavsız giriş hakkı tanıdı. KKTC uyruklu öğrenciler de ellerinde GCE-AL sonuçlarıyla üniversitelere başvurma hakkına  sahip. Uyruklarından biri KKTC ve TC olanlara da bu hak sağlandı

 

Türkiye’deki üniversitelere YGS ve LYS’lere girmeden başvurma hakkı tanıdı. Aynı hak KKTC uyruklu öğrenciler için de sınavsız üniversite yolunu açtı. Öğrenci KKTC uyruklu olup öğrenimini KKTC’de tamamlasa bile GCE AL (The General Certificate of Education -Advanced Level) sınav sonuçlarına sahipse sınavsız Türk üniversitelerine başvurabilecek.

 

Bu haktan çift uyruklu KKTC ve TC vatandaşları da yararlanabilecek.

 

HER DEĞİŞİKLİK ALEYHTE

YÖK, aldığı ilk kararda TC ve KKTC uyruklu olup KKTC dışında bir ülkede lise eğitimini tamamlayanların da üniversitelere sınavsız başvurabileceğini kabul etti. Tepkiler üzerine bu madde önce kaldırıldı, sonra yine kabul edildi. Son olarak da son 3 yılı yurtdışında okuyanlara bu hak tanındı. Ayrıca TC vatandaşlığından çıkanlara bu hak sağlandı.

 

 

Kaynak: Habertürk

Kategori HaberlerYorum (0)

İyi Ki Üniversiteler Var


Ülkemizde üniversite mezunu olanların oranını biliyor musunuz? Birçok kişi yeni üniversite açılmasına ve kontenjanlarına arttırılmasına karşı çıkıyor. Karşı çıkanların bazı gerekçelerine hak verebilirim. Ama ülkemizde üniversite sayısı fazla diyenlere hak vermem mümkün değil. Öncelikle şunu tanımlamak gerekiyor. Üniversite eğitimi ile meslek edinme aynı şey değildir. Üniversite okumak meslek edinmek için bir yol olarak kullanılabilir ama asla üniversite eğitimi meslek edinmenin tek yolu değildir. Ülkemizde aileler çocuklarının mutlu ve daha seçkin yaşamalarının yolunun üniversite eğitiminden geçtiğini düşünürler. Ayrıca üniversite eğitimini, sadece 4 veya daha fazla yıl eğitim yapan okullar olarak tanımlamamak gerek. Meslek yüksekokulları da üniversite eğitimi kapsamına girmez mi?

ORAN SADECE YÜZDE 11

Bunu neden söylüyorum. Çünkü son yıllarda eğitimle ilgili kavramlar her zaman olduğu gibi yine birbirine karıştırıldı. Üniversite, vakıf üniversitesi, özel üniversite, 2 yıllık, 4 yıllık, meslek vb. Sanırım benim en kısa zamanda bir sözlük çıkarmam lazım, yoksa buradan ne kadar düzeltebilirim ki. Geçenlerde eski bir rektör diyor ki, ‘Vakıf üniversitelerinin açılması yasaklansın. Her ile bir üniversite yanlıştır.’ Bu sözleri bir bilim insanı tarafından söyleneceğine asla inanmıyorum. Yazımın başında sorduğum sorunun cevabına geleyim. Hocama da sanırım iyi bir yanıt olacaktır. Ülkemizde üniversite mezunlarının oranı %11, bu fazla mı az mı? Rusya’da bu oran % 55, G. Kore’de % 51, Avrupa’nın birçok ülkesinde %50′lerin üstünde, Şili’de %22, Meksika’da %24′lerde. En önemlisi de doğu bloğu ülkeleri yani düne kadar Sovyetler Birliği şemsiyesinde kalmış sonra dağılmış ve hızla devlet olmaya çalışan ülkeler. Ortalama üniversiteli oranı %35′lerde. Tüm bunların anlamı şudur. Eğer üniversite mezunu sayınız fazla ise daha hızlı kalkınırsınız. Eğer üniversiteniz fazlaysa bu üniversiteler bulunduğu bölgeye kültür ve kalkınmışlık getirir. Hele hele bizim gibi ülkelerde daha fazla insanı üniversiteli yapmak, eğitmek hayati bir öneme sahip değil mi?

Bir de şu açıdan bakın, ülkemizin 18-64 yaş arası çalışan nüfusta eğitim ortalaması 4,5 yıldır. Yani üreten nüfusumuz ilkokul mezunu bile değil. Neden gelişemediğimizi şimdi anladınız mı? Kalkınma ile eğitim arasında çok yakın ilişki vardır. Daha fazla üniversite ve daha fazla okuyan insana ihtiyacımız olduğu kesin.

OKULLARIMIZ YÖNETİLEMİYOR

Dünyanın üniversite kavramını nasıl tanımladığına bakarak üniversitelerimizi tekrar tanımlamak durumundayız. Üniversiteler geleceğimiz, toplumumuzun sigortasıdır. Üniversiteler bilgi üreten, fabrika gibi topluma yayan kurumlardır. Bugün Harvard Üniversitesi dünyanın her tarafından öğrenci alıp ciddi bir eğitim turizmi oluştururken, neden biz Azerbaycan’dan, İran’dan, Suriye’den öğrenci alamıyoruz. Neden Kıbrıs’ta Amerikalılar üniversite açarken, biz büyük üniversitelerimizi yurtdışında açamıyoruz. Cevabı yine ben vereyim. Üniversitelerimiz yönetilemiyor. Üniversiteleri yönetenler YÖK’ten şikayet ederek bu işten sıyrılmaya bakıyor. Kolayı bu olsa gerek. Üniversitelerimize devletin kaynak ayırmasına da şaşırıyorum, neden bu kadar profesörün, doçentin olduğu yerde bilgi üretip satamıyoruz da ilköğretime, anaokuluna harcamamız gereken parayı buralara harcıyoruz. Bir terslik yok mu? Üniversitelerde yapıyı değiştirmek zorundayız.

Düşünün ÖSYS yerleştirme sonuçları açıklanacak, en başarılı ilk 1000 öğrenci bir yerlere yerleşecek, malum tahmin edebiliyoruz nerelere yerleşeceklerini. Otuz yıldır ilk 1000′de yer alan öğrenciler aynı yere gitmiyor mu zaten. Peki, siz bu çocukların gittiği yerlerden üretilen patent sayısını ve alınan ödülleri hiç duydunuz mu? Ben duymadım. Acaba bu çocukları oralarda yanlış mı eğitiyoruz? Bu sorunun cevabını size bırakıyorum.

Biz öncelikle üniversiteleri kimin yönetmesi gerektiğini tartışalım. Kesinlikle bugünkü yapının olmaması gerektiğinde mutabık olacağımız kesin. Ayrıca üniversiteleri özerk hale getirelim. Kendileri kendi bütçelerini yapsınlar. Sonuçta yükseköğretimimizin nasıl geliştiğini kısa sürede göreceksiniz. Çünkü üniversiteler özgür olursa üniversite olur.

Turgay Polat / Akşam

Kategori İŞ'in Püf NoktasıYorum (1)

Bu İşsizlik İnsanı Profesör Yapar!


YÖK’ün Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında 41 yeni üniversitede açtığı 2 bin araştırma görevlisi kadrosuna yapılan rekor başvuru, işsizlik sorunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Talepte yaşanan yoğunluk, üniversite yönetimlerinin değerlendirme yapmakta güçlük çekmesine neden oldu. Bazı üniversiteler, binlerce aday arasından seçecekleri öğretim üyelerini belirlemek için ÖYP’de şart koşulmamasına rağmen, master yapmış olma, bilimsel çalışma, İngilizce gibi nitelikleri de dikkate almak zorunda kaldı. 60 kişilik kadro açılan Muş Alparslan Üniversitesi’ne 3 bin, 40 kadro ayrılan Batman Üniversitesi’ne 2 bin 250, 60 kadro verilen Kilis 7 Aralık Üniversitesi’neyse 2 bine yakın başvuru yapıldı. Doğu bölgelerindeki bu yoğun başvuru Batı’daki üniversitelerde daha da arttı. Karabük, Bartın, Yalova gibi üniversitelere 10’ar bine yakın başvuru olduğu öğrenildi.

41 üniversite için 2 bin kadro

YÖK tarafından başlatılan ÖYP kapsamında, 41 yeni üniversite için ilan edilen 2 bin araştırma görevlisi kadrosuna binlerce adayın başvurması, üniversite mezunları arasındaki işsizlik sorununu su yüzüne çıkardı.

35 kişilik kadrolara bin ila 4 bin arası başvuru geldi. Bazı üniversiteler yoğun talep karşısında sınırlı sayıdaki kadroları nasıl dolduracaklarını şaşırdılar. ÖYP’nin üniversite mezunu olma, ALES puanı gibi ağır olmayan koşullarına karşılık, üniversiteler adayların başvurularını değerlendirmek için yüksek lisans, bilimsel yayın, ingilizce gibi niteliklere de bakmak zorunda kaldılar.

Fen Edebiyat, Eğitim Fakültesi gibi işsizlik sıkıntısı yaşayan fakülteleri bünyesinde barındıran üniversitelere talep daha fazla olurken, üniversitenin bulunduğu bölge, büyükşehirlere yakınlığı da talep artışında etkili oldu. Ancak, Hakkari’ye bin 200, Batman’a 2 bin 250, Muş’a 3 bin adayın başvurması, üniversite mezunlarının doğu-batı demeden, işsizlikten kurtulmak için her yolu denediği ortaya çıktı.

Rektörlerin konuya ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş: 70 kadro için 5 bini üzerinde başvuru geldi. Arkadaşlarımız tercihleri almak için gece-gündüz çalışıyorlar. Buraya başvuranlar tercihlerini akademik anlamda koyan insanlar. Piyasada üniversite mezunu çok. Ortaöğretimde sıkıntı var. Çocukları mesleklere göre yönlendirme diye bir şey yok. Ankara’ya da yakınız talep bu yüzden kabardı. Talep yoğun olunca bilgisayar sistemine giremedik.

‘Çok üzülüyorum’

Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şevket Büyükhatipoğlu: Yüreğimiz burkuluyor, çok üzülüyorum. İşsizlik fazla… 35 kadro ilan ettik. Bu kadrolara 4 binden fazla başvuru oldu. Çok şaşırdık. 5 bilgisayardan bu başvuruları aldık ve son başvuru tarihini 10 Ağustos’a kadar uzattık. En yüksek puan alanları aşağıya doğru sıralayacağız.

Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ: Üniversitemize 50 kadro verildi buna karşılık 2 bin yakın başvuru oldu. Son yıllarda Türkiye’de mezun sayısı arttı. İlgi bu nedenle yüksek olmuş olabilir.

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç: Son derece memnuniyet verici bir tablo ile karşılaştık. 60 kişilik kadroya, Türkiye’nin hemen hemen her yerinden yaklaşık 3 bin başvuru oldu.

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın: Bizim üniversite için 70 kadro ayrıldı. Bu 70 kadroya başvuran sayısı 1096 oldu. Ancak bizim üniversitemizde eğitim fakültesi ve fen edebiyat fakültesi yok. Bu fakültelerin bulunduğu üniversitelere başvurular çok daha fazla. Çünkü hem eğitim hem de fen edebiyat fakültesinden mezun çok fazla işsiz var, öğretmen olamayanlar çareyi ÖYP’de arıyor.

Biz de mühendislik, iletişim ve iktisadi ve idari bilimler fakülteleri var. Bir harita mühendisi mezun olduğunda 3 bin TL maaşla işe başlıyor, ama demek ki iş bulamıyorlar ki gelip 1500 TL’ye razı olup öğretim üyesi olmak istiyorlar. Bir de bu programın ÖYP’nin, aslında İngilizce şartı yok, yurtiçi ve yurtdışında dil eğitimi imkanı da verdiği için bu kadar yoğun ilgi var.

Nevşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Kılıç: Bizim için ayrılan 70 kadroya 2 binin üzerinde başvuru yapıldı. Bu kadar çok başvurunun olması olumludur, bizi memnun ediyor. Bu kadar çok insanın akademiye ilgi göstermesi olumlu bir gelişme. Bizim açımızdan da çok fazla talep olması, seçme şansımızı, en iyilerini bulma şansımızı artırıyor, bizi mutlu ediyor.

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Prof. Dr. İsmail Güvenç: 60 kadar kadro ayrıldı bize, 2 bine yakın başvuru yapıldı. Özellikle bazı bölümlere yapılan başvurular rekor kırdı.

Mesela Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü için 415 kişi başvurdu. Okul öncesi öğretmenliği, engellilere yönelik öğretmenliklere ilişkin bölümlere çok fazla talep beklemiyorduk, öyle de oldu. Bazı bölümlere başvuru sayısında gerçekten rekor kırıldı.

Bayburt Üniversitesi Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu: Bizim üniversitemiz için 70 kadro ayrıldı, 1650 kişi başvurdu. Açıkçası bu kadar yoğun bir başvuruyu beklemiyorduk. ÖYP’nin sadece ALES puanı, varsa dil sınavı ve tabii ki mezuniyet koşullarının sağlanmasını istemesi, talebi artırdı.

Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Belenli: 35 kadro ayrılmıştı, 1200 başvuru aldık. Çok talep var. Hakkâri 35 ile en az kadro ayrılan üniversitelerden birisi.

Burada kadro alanlar doktora için gelişen üniversitelere gidiyorlar ve bir yolunu bulup gelmemeye çalışıyorlar. Ya istifa ediyorlar ya da mecburi hizmetini başka ilde yapmaya çalışıyorlar. ÖYP kapsamında kazanan öğrenciler iyi öğrenciler. Ben Hakkâri’ye gelen her araştırma görevlisi ile görüşüyorum. Hakkâri’de kalacaksanız gelin diyorum.

Betül Kotan / Radikal

Kategori SektörelYorum (0)

7 Şehre 7 Üniversite Tasarısı İmzaya Açıldı


Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan ilk tasarı için teklifin YÖK’ten geldiğini söyledi.

Çiçek, şöyle konuştu: “İstanbul’da Medeniyet Üniversitesi, Ankara’da Yıldırım Bayezit Üniversitesi, İzmir’de Turgut Reis Üniversitesi, Bursa’da Orhan Gazi Üniversitesi, Konya’da Konya Üniversitesi, Kayseri ve Erzurum’da da bu illerimizin isimlerini taşıyan yedi tane üniversitenin kurulmasıyla ilgili kanun tasarısı da imzaya açılmıştır.”

Eğitimle ilgili ikinci tasarı ise Milli Eğitim Temel Yasasında değişiklik içeriyor.

Başöğretmen ve uzman öğretmen olma esasları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda yeniden belirleniyor.

Avrupa Birliği’yle ilgili gelişmeleri de değerlendiren Bakanlar Kurulu, 4 başlıkla ilgili tasarıların Meclis’te öncelikli görüşülmesini kararlaştırdı.

Bu kapsamda, “Rekabet Politikası ve Kamu Alımları”, “Gıda Güvenliği”, “Veterinerlik ve Bitki Sağlığı”, “Sosyal Politika ve İstihdam” konularındaki tasarılar Meclis’te öncelikli ele alınacak.

Kapatılan belediyelerdeki 15 bin 600 personelin başka kamu kurumlarına alınmasıyla ilgili çalışma da başlatan Bakanlar Kurulu, belediyelerin takibe düşen 6,5 milyar liralık alacağını da yeniden yapılandırıyor.

Bu alacaklar için ana para korunacak. Ana para üstüne enflasyon farkı eklenerek yeni tutar belirlenecek.

Kurul, adalet personelinin yol tazminatlarıyla ilgili yasa tasarısını da imzaya açtı.

Kategori SektörelYorum (0)