Etiket arşivi | "Zeynep Can"

Renkli ve Hareketli Bir Dünya: Digiturk (3)


BÖLÜM 3: Sınıfta yanınızda oturan arkadaşınızdan nasıl bir farkınız var?

BUSINEWS: Çalışanlarınıza nasıl eğitim imkanları sağlıyorsunuz?

TANKUT SUR: Çok fazla konferans ve ilgili third parylerden benchmarklarla çalışıyoruz. Hizmet içi eğitim çok fazla. Her türlü teknik olan veya teknik olmayan eğitimler veriyoruz. Bayi ve teknik servisimize çok yoğun eğitimlerimiz var tüm Türkiye’de. Bu güne kadar 4-5 bin kişiyi eğitmişizdir. Kendi içimizde yetiştirdiğimiz eğitmenlerle çalışıyoruz. Her sene bu eğitimleri yeniliyoruz, çünkü içerik sürekli değişiyor.

BUSINEWS: GMC Türkiye’ye iki yıldır katılıyorsunuz. Takımları nasıl oluşturuyorsunuz?

ZEYNEP CAN: Takımlar oluşmuş olarak bize geliyor, gönüllülük usulüyle oluşuyor. Biz sadece bize düşen yükümlülüğü yerine getiriyoruz.

TS: Takımlar yetkinliklerini artık biliyorlar ve takımlarını o yetkinliklere göre oluşturuyorlar.

GMC sürecinin çalışanlarımızın yaratıcılıklarını, hızlı karar almalarını ve büyük fotoğrafı daha küçük ortamda simülasyonla test etmelerini sağladı. Katılan arkadaşlarımız özellikle de bireysel başarıları ortaya çıkınca çok memnun oldular, çok motiveler. Bu başarılarını biz de içeride duyuruyoruz. Çok fazla şey öğreniyorlar orada. Birebir buradaki işlerini yapmıyorlar belki ama orada öğrendiklerini nasıl burada yansıtabilirler onu düşünüyorlar.

BUSINEWS: Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik “Yaradigi Gençler” yarışmasını düzenlediniz. Süreç hakkında bilgi verebilir misiniz?

TS: Genç kitleyi daha fazla işin içine sokmak istiyoruz. Bu 11 yıl önce de var olan bir projeydi. Şimdi bunu sürekli hale getirmek istiyoruz. Yaratıcılık ile ilgili bir ortam sağlamak istiyoruz. Biz bunu yapmasak da bize sürekli akan bilgi var. Çünkü televizyonculuk herkesin ilgisini çeken bir alan. Tabii hepsi uygulanabilir değil, ama bazıları daha önce bizim aklımıza gelmemiş veya düşünsek de olur mu dediğimiz şeyler. Bunun için meraklı ve hevesli gençlere bir platform sağlamak istedik.

ZC: 554 tane proje gönderildi. Ağırlıklı üniversite öğrencileri gönderdi. 26 üniversitede tanıtım yaptık. Sosyal mecraları da kullandık tanıtırken yarışmayı. Oldukça katmanlı, hiçbir fikrin boşa gitmemesi için oluşturduğumuz, tüm başvuruların değerlendirileceği, birkaç gözle tekrar tekrar bakılan bir sistemle inceliyoruz. 31 Mayısta ilk 10’u açıklayacağız. Ardından bu kişilerden daha genişletilmiş bir sunum isteyeceğiz.  Sonra ünlü televizyon yüzlerinden, akademisyenlerden ve şirket üst yönetiminden oluşan bir jüriye gelip sunacaklar. O sunum esnasında ilk 3 belirlenecek.

BUSINEWS: Staj dönemleri, departmanlar ve süreleri nasıldır DIGITURK’te?

TS: Staj politikamız olarak senede belli dönemlerde belli sayılarda gibi kısıtlar koymamaya çalışıyoruz. Yaz aylarında yoğunlaşıyor öğrencilerin talepleri doğrultusunda. Kış aylarında da stajyerlerimiz var tabii. Onların bize çok katkıları oluyor. Sadece burada olsunlar diye değil staj bizde, onların fikir ve emeklerinden çok faydalanıyoruz.

Çalıştığı departmanda uygun pozisyon olursa öncelikle onlarla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnsan kaynakları departmanında da örneğin stajdan sonra kadroya geçen arkadaşımız var. Bizim tabii bir staj bütçemiz var, ama mümkün olduğunca çok kişiye yer vermeye çalışıyoruz. Bu arkadaşların da hem gençlikleri hem fikirleriyle bize çok katkıları oluyor.

ZC: Yaz dönemi boyunca her ay 15 farklı öğrenci, toplamda 60 kişiye staj imkânı sağlamaya çalışıyoruz. Zaten bizde çalıştıktan sonra başka yere gitmek istemiyorlar. Kadrodaki büyümenin yüzde 5’i kadarını stajyer arkadaşlardan sağlıyoruz.

BUSINEWS: İş hayatına atılmaya hazırlananlara ve kariyerlerinin başında olan gençlere neler tavsiye edersiniz?

TS: Donanımlı olmaları gerekiyor. Benim zamanımdan belki 10 kat fazla önemli bu. Çok mezun var ve hepsini karşılayacak kadar iş kolu ve pozisyon yok. Bize geliyorlar, 4 yıllık okullardan mezun çok pırıl pırıl gençler, ama üniversite eğitiminden başka bir şey yapmamışlar eğitim süresince. Örneğin iş hayatında kullanabilecekleri İngilizce’leri olmalı, belki başka bir yabancı dil öğrenmeliler, bir bilgisayar programına veya kursa, sertifika programlarına katılmalılar. Ayrıca staj da yapabilirler.

Gençler mezun olduktan sonra hemen yüksek lisans yapıyorlar. Ama onlara ben soruyorum, siz acaba mezun olduğunuz dalda mı çalışacaksınız? Çünkü olmuyor. Biraz hayatı görmelerinde fayda var önce. Hep sorduğum şey şu: Sınıfta yanınızda oturan arkadaşınızdan nasıl bir farkınız var? Bir firmanın sizi tercih etmesini sağlayacak nedir? Benim mesela hayatta AIESEC oldu hep bu artım. Ben hep AIESEC’i cebime koydum, o bana uluslararası bir vizyon verdi. Benim silahım oydu. Şimdi yeni mezun arkadaşlara bir silahları olsun, güçlü bir yönlerinin olmasını öneriyorum.

Menekşe Polatcan Serbest

Röportajın birinci ve ikinci kısımlarını okuyabilirsiniz.

 

Kategori RöportajYorum (0)

Renkli ve Hareketli Bir Dünya: Digiturk (2)


Birinci bölümü okumak için tıklayın.

BÖLÜM 2: “İşe alımda her pozisyon için farklı kanallar ve yöntemler kullanıyoruz.”

BUSINEWS: Size uygun olduğunu düşündüğünüz personeli nasıl tanımlıyorsunuz, personel seçimlerinizde olmazsa olmazlarınız var mı?

Bence öncelikle kendi işinin sahibi olması lazım insanların. Burası çok büyük bir organizasyon değil, dolayısıyla konusunda uzman olması ve kişilik olarak da başından sonuna ve her boyutta işinin sorumluklarına sahip çıkması lazım. Bizim için yaratıcılık da çok önemli. Yaratıcılık bizim sabah akşam sürekli konuştuğumuz bir konu. Nasıl bir maliyet avantajı veya müşteri memnuniyeti sağlarız diyoruz. Tabii milyonlar düzeyinde bir izleyici kitlesine ulaştığımız için kişilik özelliği olarak müşteri odaklı olması da gerekli.

Zeynep Can (İç Hizmetler, Organizasyonel Gelişim Departman Yöneticisi)

ZEYNEP CAN: Diğer yandan yenilikleri takip etmek de çok önemli. Teknoloji, içerik ve trendler alanında yarın neler olacak, gelecekte insanlar televizyon yerine neyle ve nasıl vakit geçirecekler bunları çok yönlü takip eden biri olmalı. Sadece içerik veya futbol değil, dünya çoklu oyuna doğru gidiyor iletişim ve medyada. Bunların hepsini takip etmek lazım.

BUSINEWS: DIGITURK’te çalışmak için teknolojiye yatkın olmak şart mıdır?

Tankut Sur: Eskilerin deyimiyle meraklı birisi olmalı. İlla DIGITURK’ün çalıştığı her konuda değil, en azından kendi konusunda meraklı bir insan olmalı. Dünyada var olan durum ve nereye gidildiğine dair içinde merak duygusu olmalı. İçerik departmanında çalışan kişilerin örneğin, sanatı takip ediyor olması gerekli, ama aynı zamanda o sanatı nasıl bir paketle sunabileceğimize de kafa yorabilecek biri olmalı.

Dünyada yavaş yavaş mobil içerik üretilmeye başlandı. Cep telefonunuzdan 1,5 saatlik bir filmi izlemek pek mümkün değildir, o nedenle 10-15 dakikalık showlara gidiş var. Youtube da bu nedenle çok popüler oldu. Yoksa showlar veya belgeseller zaten hep vardı. Bu nedenle mobil ve web teknolojisini bilmeleri gerekiyor. Müşteriler neler ister ve gelecekte neler isteyecek bilmeleri lazım.

BUSINEWS: DIGITURK’te kaç departman var ve departmanlarda kimler çalışıyor aktarabilir misiniz?

TS: Biz aynı zamanda bir satış pazarlama şirketiyiz. Nihai tüketiciye yönelik bir şirket olduğumuz için satış pazarlama en büyük departmanlarımızdan biri. Bu departmanın içinde Pazar araştırma, müşteri hizmetleri, satış ekiplerimiz, call center (her ne kadar outsource etsek de) var. Ayrıca yeni abone getirecek çalışmaları yürüten acquisition (üye satın alma) bölümü, loyalty ile ilgili çalışan bir bölüm, yeni teknolojiklerin satış ve pazarlamasıyla çalışan bir alt departmanımız da var. Alternatif dağıtım kanalları departmanımız var ayrıca. Bölgeleri yöneten departmanlarımız da satış ve pazarlamaya bağlı.

İnsan sayısı olarak en kalabalık departmanımız teknoloji departmanımız. Biz bu bölüme Ürün Geliştirme ve Operasyon Departmanı adını veriyoruz. Bu departmanın altında yayın departmanı var, head-end olarak tanımladığımız, şifrelerin çözüldüğü, uyduya çıkıldığı, 24 saat, yılda 365 gün çalışan bir departmandır bu. IT departmanı da ürün geliştirme ve organizasyona bağlıdır. Illegal ve Fraud Departmanımız da var, yasadışı kullanıma karşı çalışmaları yürütür. Kullandığımız set up box ile ilgili çalışmaları yürüten bir bölümümüz ve yazılım ile ilgili bölüm de bulunuyor. Teknoloji departmanımız toplamda 170 kişiyle en kalabalık departmandır.
İçerik bölümümüz genel müdürümüze doğrudan bağlıdır. Burada Turkmax ve İz TV gibi iç yapımlarla ilgili çalışılır. Aynı zamanda creative studio dediğimiz, ekrana yansıyan tanıtımları hazırlayan bölüm, yayın-yönetim dediğimiz, her şeyi saniye saniye planlayan bölüm, program akışlarını yöneten bölüm ile bütün film, dizi ve kanal alımlarını yürüten bölüm, web ve dergi içeriğini hazırlayan bölüm de bu departman altında yer alıyor.

Bizim sektörümüze özel bir diğer departman ise Medya Pazarlama Departmanımız. Bütün reklam satışları, bize ait kanalların sponsorluk satışları, dergi aboneliği, DIGITURK web sitelerinin reklam satışlarını yürütürler. Ayrıca Finans departmanı ile İç Hizmetler dediğimiz insan kaynakları ve idari işler departmanımız var. Genel yapılanmamız bu şekildedir. Bunun dışında Kurumsal iletişim Departmanımız ve yurt dışı satışları yürüten bir Uluslararası Projeler bölümümüz de var.
LİG TV ve Turkmax tüm destek birimleri bizden alan, kendi içinde bağımsız operasyonlarını yürüten ayrı şirketlerdir, ama sanki ayrı bir departman gibidirler, biz her türlü desteği veriyoruz. Yani burada her şey var. Burada her tür eleman çalışabilir. Gün geliyor kameraman, makyöz, ekran yüzü, gün geliyor grafiker veya editör arıyoruz.

ZC: Güzel sanatlardan tutun, iktisadi idari bilimlere, mühendislik ve elektroniğe kadar çok geniş bir spektrumdan çalışan profilimiz var.

BUSINEWS: Adaylara ulaşmak için nasıl kanallar kullanıyorsunuz?

TS: Çok fazla kaynaktan yararlanıyoruz. Önceleri bizim için daha zordu. Tam yetişmiş eleman bulmak zordu, hala da zorlanıyoruz, o nedenle buradaki oryantasyonlarla işin içine sokmaya çalışıyoruz o kişiyi. Reklam satan ayrı, ekrana yansıyan kişiler için ayrı kanallar kullanıyoruz. Her pozisyon için farklı kanallar kullanıyoruz.

ZC: Farklı yöntemler de kullanıyoruz. Örneğin kreatif taraf için işe alım sürecinde kişiden bazen bir çalışma yapıp göndermesini bekliyoruz. Çünkü bir grafikerin mülakat ile yetkin olup olmadığını bilebilmemiz çok zor, işini görmemiz gerekiyor. Ya portföylerine bakıyoruz ya da bir konu veriyoruz, onun üzerine bir çalışma göndermelerini istiyoruz. Bazen case study’ler kullanıyoruz. Bir film satın almasında çalışacak kişinin Amerika’da listelerin üst sıralarında hangi filmler var onu bilmeleri gerekiyor, dolayısıyla mülakat çok daha farklı geçebiliyor. İşimizi zenginleştiriyor bu süreç.

Birinci bölümü okumak için tıklayın.

Menekşe Polatcan Serbest

Kategori RöportajYorum (0)

Renkli ve Hareketli Bir Dünya: Digiturk (1)


DIGITURK İnsan Kaynakları yöneticileri ile DIGITURK’ün çalışan profili ve başvuracak adaylarla ilgili tercihleri üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

BUSINEWS: DIGITURK’ün hikâyesine geçmeden önce, sizin kariyer yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

TANKUT SUR: Ağustos ayında 11 yılımı bitireceğim DIGITURK’te. Daha önce 3 yıl da Turkcell’de çalıştım. Oradan buraya dijital bir platform kurmak üzere gelen birkaç profesyonelden biriyim. Ekonomistim aslında. Kariyerimin çoğunluğunda idari işler, satın alma ve insan kaynakları bölümlerinde çalıştım.

BUSINEWS: İnsan kaynakları o dönemde çok yeni bir alandı, çok az şirkette insan kaynakları departmanı vardı, karar verirken zorlandınız mı?

TS: Üniversitede AIESEC’çiydim. AIESEC’te öğrencilerin yönelimi olan belli konular vardır. İnsan kaynakları da bu konularda biri. Benden önce de insan kaynakları alanında çalışan abi ve ablalarımız olmuştu. AIESEC’te yurt dışına staja gidecek öğrencilerle mülakatlar yapıyorsunuz, eğitimler veriyorsunuz ve projeler yaratıyorsunuz. Bu da bir insan kaynakları departmanın simülasyonudur aslında. AIESEC uluslararası bir kuruluş olduğu için pek çok konu önce onun gündemine gelir. Günümüzde çok önemli bir kavram haline gelen learning organization’ı biz 90’lı yıllarda çalışırdık. Dolayısıyla insan kaynaklarına doğal bir geçiş oldu benim için.

Aslında insan kaynakları işi yapmaya 89-90 yıllarında karar vermiştim ve bunun için konuyla ilgili araştırma yaptım. Ankara’dan İstanbul’a yeni gelmiştim ve o konuyla ilgili şirketlerden randevu aldım, görüşmeye gittim, hatta çat kapı gittiğim şirketler dahi oldu. Bu konuda çalışmak istediğimi söyledim. En önemli avantajım da Hollanda’da 3 yıla yakın Phillip Morris’te insan kaynakları alanında sayılabilecek organizasyonel gelişim dalında staj yapmam oldu. Türkiye’ye dönünce de en güçlü olduğum alan insan kaynakları olduğu için çalışmak için o alanı seçtim.

BUSINEWS: DIGITURK’ün web sitesinde şirketinizi “kendini sürekli yenileyen, renkli ve hareketli bir dünya” olarak tanımlıyorsunuz. DIGITURK’ün bu yaklaşımını bize detaylandırabilir misiniz?

Tankut Sur (İç Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı)

TS: Bizde staj yapan veya işe yeni başlayan insanlar hep “burası çok hareketli, çok dinamik bir şirket” diyorlar. Bizim kendini sürekli yenileyen ile kastımız, işimiz gereği sürekli gelişim içinde olma zorunluluğumuz, çünkü eğlence sektöründeyiz. İnsanların kısa bir süre öncesine kadar ücretsiz izledikleri televizyonu şimdi bizim aracılığımızla ücretli izliyorlar. Dolayısıyla en iyi hizmeti, en canlı içeriği istiyorlar. Bunu sağlayacak şirketin de canlı, hareketli ve yaratıcı olması gerekiyor.

Biz de insan kaynakları olarak bunu nasıl destekleriz diye düşünüyoruz. Standart işlerimizin yanında aynı zamanda şirketin kendi hedeflerini geliştirmesi için neler yapabiliriz, bunun gayretindeyiz. Departmanlarımızın bir sonraki yılı planladığı workshoplar oluyor, onları biz organize ediyoruz ve kararlarında hep yardımcı olmaya çalışıyoruz. Nasıl daha iyi bir toplantı yaparlar ve daha güzel fikirler ortaya çıkar birlikte çalışıyoruz.

BUSINEWS: DIGITURK’te geçen 11 yılınıza baktığınızda, başlangıçtan bu güne nelerin değiştiğini görüyorsunuz?

TS: Doğrusu ilk başladığımızda en büyük sorunumuz DIGITURK’ü anlatmaktı. Çünkü böyle bir iş kolu yoktu. Televizyon deseniz değil, teknoloji şirketi, GSM operatörü veya internet sağlayıcı değil. Hepsini içeren bir şirket. Hep anlatmaya çalışıyorduk, şunlar olacak şeklinde. Ayrıca bizim teknolojimiz sadece seyredilen değil, kullanılan da bir platform, interaktivite de içeriyor. Oyunlar, bilgi alma, bankacılık, alışveriş, v.b. Bunu anlatmak ve buna uygun insanları bulmak çok zordu. Bulduğumuz adaylar o güne kadar var olan sektörlerden, televizyonculuk veya teknoloji gibi alanlarda yetişmiş uzmanlardı. Biz burada hepsini harmanladık, ortak bir kültür ve know-how içinde yoğurmaya çalıştık. Var olmayan bir işkolunu yarattık. Sadece DIGITURK çalışanlarını değil, bizimle beraber yan kollardaki kişileri de kast ediyorum. Pek çok sektör bizimle beraber gelişti ve bu konularda ehil hale geldiler.

İkinci bölümünü okumak için tıklayın.

Menekşe Polatcan Serbest

Kategori RöportajYorum (0)